Zorunlu Karşılık Oranları Değişti

Zorunlu Karşılık Nedir, Değişiklik Ne Yönde Olmuştur? 

Banka ve diğer finansal kuruluşların bilançolarında taşıdıkları mevduat, kredi ve benzeri yükümlülüklerine karşılık merkez bankasında tutmak zorunda oldukları rezerv miktarını gösteren yasal orana zorunlu karşılık oranı denir. Zorunlu karşılık oranı, yükümlülüklerin çeşidine, vadesine ve para birimine göre farklı oranlarda olabilir.

Zorunlu karşılık oranı para politikasının bir aracı olarak kullanılabilir. Bu oran artırıldığında bankaların verebileceği kredi miktarı azalacağı için harcama talebi düşer ve bu gelişme büyümeyi sınırlayıcı etki yapar. Tersine oran düşürüldüğünde bankaların verebileceği kredi miktarı yükselir ve oluşan talep artışı ekonomik büyümeye olumlu etki yapar. Merkez bankaları bu oranı enflasyon ve büyüme arasındaki tercihe göre artırıp azaltırlar.

A Bankasına 1 aya kadar vadeli 10.000 TL’lik mevduat yatırıldığını düşünelim. Banka bu paradan (yeni düzenlemeye göre, ekteki tabloda gösterildiği gibi) yüzde 6 oranını uygulayarak 600 TL zorunlu karşılık ayıracak ve bunu zamanı geldiğinde TCMB’ye yatıracaktır. Kalan 9.400 TL’yi kredi olarak verebilir. Diyelim ki Merkez Bankası enflasyonla mücadele için talebi kısmaya karar vermiş ve bu çerçevede banka kredilerini frenlemek amacıyla zorunlu karşılık oranı yüzde 6’dan yüzde 10’a yükseltmiş olsun. Bu durumda A Bankası kendisine yatırılan 10.000 TL mevduattan yüzde 10 zorunlu karşılık oranını uygulayarak 1.000 TL düşecek ve kalan 9.000 TL’yi kredi olarak verebilecektir. Görüleceği gibi A Bankası’nın kredi hacminde ilk orana göre bir daralma ortaya çıkmış olmaktadır. Bu yolla para arzı sınırlanarak talebin enflasyon üzerinde baskı yapması engellenmeye çalışılmış olmaktadır. Eğer tersi olsaydı yani enflasyon makul olduğu halde büyümede sıkıntı olsaydı bu durumda Merkez Bankası’nın zorunlu karşılık oranlarını düşürmesi ve bankaların kredi hacmini genişleterek ekonominin canlanmasını sağlamalarının yolunun açılması gerekecekti. 

TCMB, zorunlu karşılıkları 2010 yılından başlayarak para politikasında etkin biçimde kullanmaya başlamıştır. 

27 Kasım 2020’de yayınlanan yeni değişiklikle zorunlu karşılıklar ekli tabloda gösterildiği şekilde yeniden belirlenmiştir.

Zorunlu Karşılık Oranlarının Değiştirilmesinin Sonuçları 

Yukarıdaki tablonun altındaki dipnottan ve oranların incelenmesinden görüleceği gibi bu yeni düzenleme reel kredi büyüme oranları Zorunlu Karşılıklar Hakkında Tebliğ’de belirlenen koşulları sağlayan bankaların aleyhine olmuştur. Örneğin (TL yükümlülükler için Mevduat/Katılım Fonu (yurtdışı bankalar mevduatı/katılım fonu hariç) / a) Vadesiz, ihbarlı, 1 aya kadar ve 3 aya kadar (3 ay dahil) vadeli) alt başlığında eski düzenlemede %7 ve 4 olmak üzere iki oran yer almaktadır. Bu oranlardan %7, reel kredi büyüme oranları Zorunlu Karşılıklar Hakkında Tebliğ’de belirlenen koşulları sağlayamayan %4 ise bu koşulları sağlayan bankalar için uygulanacak oranlar olarak belirlenmişken yeni düzenlemede bu oran her iki grup için de %6 olarak belirlenmiş bulunuyor. Bu durumda koşulları sağlayamayan bankaların zorunlu karşılık oranı 1 puan düşürülüp bu bankalar ödüllendirilirken, koşulları sağlayan bankaların zorunlu karşılık oranı 2 puan artırılarak bu bankalar cezalandırılmış olmaktadır. 

Değindiğimiz bu olumsuz gelişmeye karşılık bu değişiklikle birden fazla oran uygulanan kategorilerdeki oran sayısının bire düşürülmesi Merkez Bankası’nın sadeleşme politikası çerçevesinde olumlu bir adım olarak görülebilir. Bu değişiklikten bundan ötesini beklemek pek doğru olmaz. 

Ek Tablo: Zorunlu Karşılık Oranları Eski ve Yeni Durum (Kaynak: TCMB ve 27 Kasım 2020 tarihli T.C. Resmî Gazete.)
 

Türk Lirası Yükümlülükler İçin

Önceki

Yeni

Mevduat/Katılım Fonu (yurtdışı bankalar mevduatı/katılım fonu hariç)

%

%

a) Vadesiz, ihbarlı, 1 aya kadar ve 3 aya kadar (3 ay dahil) vadeli

7 ve 4(*)

6

b) 6 aya kadar (6 ay dahil) vadeli

4

4

c) 1 yıla kadar vadeli

2

2

ç) 1 yıl ve daha uzun vadeli

1

1

Müstakriz Fonları (Diğer yüküm. y.dışı banka mevd. /kat.fonu dahil

a) 1 yıla kadar vadeli

7 ve 4(*)

6

b) 3 yıla kadar (3 yıl dahil) vadeli

3,5

3,5

c) 3 yıldan uzun vadeli

1

1

Yabancı Para Yükümlülükleri İçin

Önceki

Yeni

Mevduat/Kat. Fonu (y.dışı banka mev./kat.fonu ve kıym. maden depo hes.hariç)

%

%

a) Vadesiz, ihbarlı, 1 aya kadar, 3 aya kadar, 6 aya kadar ve 1 yıla kadar vadeli

22 ve 17(*)

19

b) 1 yıl ve daha uzun vadeli

18 ve 13(*)

13

Kıymetli Maden Depo Hesapları

a) Vadesiz, ihbarlı, 1 aya kadar, 3 aya kadar, 6 aya kadar ve 1 yıla kadar vadeli

22

22

b) 1 yıl ve daha uzun vadeli

18

18

Müstakrizlerin Fonları

22 ve 17(*)

Diğer Yükümlülükler (yurt dışı banka mevd./katılım fonu dahil)

a) 1 yıla kadar (1 yıl dahil) vadeli

24 ve 21(*)

21

b) 2 yıla kadar (2 yıl dahil) vadeli

19 ve 16(*)

16

c) 3 yıla kadar (3 yıl dahil) vadeli

14 ve 11(*)

11

ç) 5 yıla kadar (5 yıl dahil) vadeli

10 ve 7(*)

7

d) 5 yıldan uzun vadeli

8 ve 5(*)

5

*Reel kredi büyüme oranları Zorunlu Karşılıklar Hakkında Tebliğ’de belirlenen koşulları sağlayan bankalar bu oranlara tabidir.

Yorumlar

  1. Hocam aktif rasyosunun kaldırılması ile beraber bu kanuni karşılık oranlarının artırılmasının TCMB rezervlerine "dikkate değer" bir etkisi olur mu ?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Rasyoları boşver Anonim 1106,

      Mafya, muhalefet partisi lideri Kılıçdaroğlu'nu üçüncü kere tehdit etti.
      Kılıçdaroğlu'na kaç kişi oy verdiyse, bu tehditler hepsine hepsinin dünya görüşüne hepsinin ailesine yapıldı. Aziz ve necip millet, kendine yakışanı yaparak derin sessizliğini gösterdi. Sanırım sandık başını bekliyorlar sabırsızlıkla. Sandık hileleri ile kimin çıkacağı belli. Seçim sonrasında da yahu ne çok oy vereni varmış, yine kaybettik deyip, bir sonraki seçimi bekleyecekler. Bir sonraki seçim daha fakir, ezik, azalmış olarak yine aynı düzeni devam ettirecekler.

      TCMB yi de kimin yönettiği belli, rasyoların da bir umut amacıyla niçin inip çıktığı belli, yatırımcılara sözde şirinlik yapılıyor. Bunu yiyen yatırımcı varsa buyursun gelsin milyar dolarını koysun. Risk kendisinindir.

      Etkisi olsa ne olur , olmasa ne olur?

      Türkiye bu, adı hıdır elinden gelen budur.

      Sil
  2. Hocam merhaba,

    Merkez bankası net rezervlerinin eksi olmasının uzun vadede ne gibi etkileri olur? Bu durum sürdürülebilir mi? Yeni rezerv oluşturulması için ne gerekir? Rezerv kullanımının sağladığı avantajı geri vereceğimizi söyleyebilir miyiz?

    Teşekkürler

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Rezerv kullanımının sağladığı avantaj? Boyle bir avantaj yok, daha dogrusu bu avantaj sadece Haziran-Agustos arasi hisse senedi ve devlet tahvili satip, ucuz kurdan doviz toplayip parasini yurt disina cikaran yabancilar icin vardi. Bir de elinde TL'si olup ucuzdan doviz toplayan yerliler icin. Bizim geri verecegimiz bir avantaj yok, cunku hic olmadi. Yabancilarda tuzu kuruyken ciktilar, geri verecekleri birsey yok. Yeni rezerv olusturulmasi icin MB'nin piyasadan doviz toplamasi gerekir, bu da kurlari yukseltir dogal olarak. Son gunlerde Katarlilara yapilan satislar da bu amacla zaten, yeter ki doviz gelsin.

      Aslinda burada sorulmasi gereken asil soru su, Katardan ve son gunlerde yurt disindan gelen sicak para, faizleri artirmak yerine tekrar kuru baskilamak icin mi kullanilacak. Eger oyleyse baslangic noktasina geri donmekten baska birseye yaramaz bu. Bu dovizlerin nasil kullanildigina dikkat etmek lazim, onumuzdeki sene bir erken secim olup olmayacaginin da bir gostergesi olacak cunku bu.

      Sil
    2. Avantaj, kurun kontrol altında tutularak TL'nin değer kaybetmesinin önüne geçilmesidir. Rezervler burada sigorta görevi görüyor. Ülkede döviz ihtiyacı vardı ve birikmiş dövizler kullanıldı. Sorun kullanım biçimi ve miktarlarla ilgili. Rezerv eksiye düşünce birikmemiş döviz de kullanımış oluyor. Bunun geçmişte bir örneği yok.

      Sil
  3. Bilgilendirdiğiniz için teşekkürler hocam.

    YanıtlaSil
  4. Bu ülkenin düşünen insanlarının işi çok zor, çünkü mevcut iktidarın her uygulamasına, iki günde bir yaptığı her değişikliğe 18 yıldır mantıklı bir izah bulmaya çalışıyorlar ama ne yazık ki böyle bir izah yok. O anda birilerinin kafasına ne eserse, kendi çıkarlarına o sırada ne uygunmuş gibi görünürse öyle bir uygulama yapıyor, ertesi gün beğenmeyip bambaşka bir şekle çevirebiliyorlar ve bu şekilde durumu idare edip gidiyorlar. Bankacılıkla ilgili son bir yılda zırt pırt yapılan değişiklikler, 45 dk. ötede Trabzon havalimanı varken deniz doldurularak yapılan Rize havalimanına çay bardağı şeklinde kontrol kulesi dikilmesi, Somali'nin IMF borcunun ödenmesi, doları tutmak için 130 milyar doların heba edilmesi, kanal İstanbul garabeti v.s. aynı dikişsiz zihin yapısının tezahürlerinden başka bir şey değil.

    Bu iktidar tepede oturdukça ne yazık ki giderek daha da mantıksız, akıl dışı, hiçbir izaha gelmeyen saçmalıklar göreceğiz, şimdilik kafayı sağlam tutup sabretmekten başka yapacak bir şey yok...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Mısır piramitlerini gördüğünüzde, ne firavunmuş be binlerce yıl önce bunu yaptırmış, bravo adama mı diyorsunuz yoksa bu piramitler yaptırılırken kaç bin işçi ne zor koşullarda, emeği sömürülerek, karın tokluğuna mı çalıştırıldı diyorsunuz. Dikkat etmediyseniz dikkat ediniz, bu yaklaşımınız geleceğinizi belirliyor, farkındalık önemlidir.

      Sil
    2. Milletin parasını çöpe atarak ince belli çay bardağı formunda kontrol kulesi ya da mevcut bir su kanalına paralel ve tümüyle non-fonksiyonel, gereksiz, çevreye tamiri imkansız zararlar verecek ikinci bir su kanalı yaptırarak eski Mısır firavunları misali tarihe geçeceğime inanıyor olsaydım muhtemelen çevremdekiler benim bir psikiyatri kliniğinde tedavi altına alınmamı sağlarlardı ama bu işlerde çevrenizdeki kişiler kadar zaman, zemin ve makam da önemli tabii...

      Sil
    3. Zevksizlik ve rant önce İstanbul'u sonra küçük Asya'yı mahvetti. İtalya'dan daha güzel ülkeydik halbuki. İstanbul'u seviyorum diyenler İstanbul'a en çok zararı verdiler bitmek bilmeyen inşaat projeleriyle. Tarihi bir şehrin silueti böyle mi olmalıydı? Caddeleri böyle mi olmalıydı? Bizim halk da iki gökdelen görmekle kendini gelişmiş zannediyor ya. Vah vah halimize. İstanbul, çöl kuraklığına dönmüş. Dünya çapında bir metropol olabilecek İstanbul, maalesef kasabalı zihniyeti yansıtıyor ve bir kasabada ne görebilecekseniz aynısı kültürel ve fiziki olarak orada. Havalimanındaki kule de, Kanal projesi de eyvah eyvah. Biraz zarafet, biraz akıl. Kraliçeye yazık oldu. Düzgün koca seçmezse böyle olur.

      Sil
  5. Merhaba Hocam,
    Döviz tevdiat hesaplarında bankalar zorunlu karşılıklarını Merkez Bankasına döviz mi TL mi olarak gönderiyorlar?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Selam TL hesaplar için TL, döviz hesapları için döviz

      Sil
  6. Ortamaya çalışmışlar..LÂKİN geçen senelerde fakire 40 torba kömür yardımı yapılıyordu bu sene 33 torbaya indi..fakire ortalama niye yok?.
    Kalın sıhhatlice..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bu fakir kömürlerinden biz çok çekiyoruz.

      Bizim kayseri'de boş arsamız var, kapalı depo alanı yaptık.

      Evinde kombi olana kömür yardımı geliyor, adamlar bize depoya getiriyor. Aklı sıra garibana satacak. 1 ay 2 ay duruyor bizde, adam satamıyor, satsa bize depo borcunu ödeyecek. Ardından yok pahasına biz satmaya kalkışınca kavga ediyoruz, niye, adamın borcu var, kömür satıp para kazanamadığı için bizle kavga ediyor.

      Kömürü getirirken de yalan söylüyor, neymiş koyacak yerleri yokmuş, kullandıkça depodan alacakmış. Tabi satamıyor, kömür bizim başımıza kalıyor.

      2 yıldır kömür depolamak isteyene hayır diyorum. Her gün geliyorlar. Adama hayır diyorum, 3 gün sonra tekrar geliyor.

      Sil
    2. Kayseri küçük Türkiye

      Sil
  7. Yani artık bankalar güvenli görmediği şu zamanda kredi vermek zorunda kalmayacaklar diye anlayadabilir miyiz?

    YanıtlaSil
  8. Öncelikle yazınız yine şahane Hocam. Aydınlattınız bizleri.
    Size bir sorum olacak: '' karayollarının kamu özel işbirliği modeli ile yapılması yerine iç borçlanma veya dış borçlanma yoluyla yapılsa nasıl bir faiz yükü ortaya çıkar?'' başlıklı bir araştırma konum var.
    iç borçlanma veya dış borçlanma ile ilgili verilerde tahvil ve eurobond'umu dikkate almalıyım? yani o verilerden mi yararlanmalıyım?
    Saygılarımla..

    YanıtlaSil
  9. Hocam Katar parası Türkiye'nin derdine deva olur mu, nereye kadar Türkiye'yi götürebilir.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Mahmut bey, secime kadar yolu var. Sonrasi ya tufan (benden sonrasi hesabi) ya da Katar'a satislara devam. Bir de bakmissin TVF Katar KVF'nin bir varligi oluvermis.

      Sil
    2. Katar parası, Sudan toprağından çıkan buğday, Malezyadan- İstanbul'a kadar yetişmiş siyasetçiler, Mısırdan darbe öncesi çıkmış olan paralar, bir MB nın heba edilip yurtdışına çıkarılan dövizleri vs...

      Bunlar uluslar arası Müslüman Kardeşler örgütünün finans yönetim ağlarıdır.
      İçindeki herkes aynı örgüt mensubudur.

      Bunlar yönetiminde bulundukları hiç bir ülkeye fayda sağlamaz, aksine o ülkeleri kendi halklarına rağmen dizayn etmek için kullanılır.

      Türkiye özelinde olan, servetin dışarı çıkarılmış olması, MB nın kaynaklarının kaybedilmiş olmasıdır. Şimdi, MB nın rezervlerini tekrar şişirme zamanı. Rezervler şişsin ki sonra tekrar boşaltılabilsin. MB rezervlerini doldurmak için ne gerekir ise yapılacaktır.

      Bu aşamaya birileri normalleşme diyor. İşin içinde normalleşme vardır, aksi durumda rezervler tekrar boşaltmak için doldurulamayacaktır.

      Bu sefer farklı olan durum şudur. Batı dünyası kendi parasının bu sistemi şişirmesini istemiyor. Yani, kendi bulduğunuz para ile MB rezervlerini şişirin bizi karıştırmayın diyor. Batı kendi sermayesine kolay çıkış imkanı verilmeden parasını kaptırmak istemiyor. Borsacıların tabiri ile aradaki doldur boşaltı destekleyecek keriz lazım. Uluslar arası arenada da keriz yok.

      O zaman, aziz ve necip Türk milleti, fakirleşmek suretiyle ucuz emeğinin karşığılı para ile , milli gelirinin azalan kısmıyla MB rezervlerini dolduracak. Sonra o para dışarı çıkarılacak. Bu sistemi türkiye içinden kırabilecek bir güç yok. Gördüğümüz kadarı ile Batı dünyası da şu aşamada müdahil olmak istemiyor, bekliyor.

      Yapacak bir şey yok, bir bardak soğuk su içiniz. Özeti, yan mahallenizdeki komşunuzun parası sizin evi ne kadar geçindiriyor ise, Katar parası da Türkiye yi o kadar geçindirir :)

      FVV8EDkB6s^kOrD3

      Sil
    3. Katar parasi dediginiz aslinda Katar'in kendi parasi olmayabilir. Katar'i paravan olarak gosterip birilerinin Katar'da tuttugu parasi olabilir. Bu paranin kaynaginin Turkiye olmasi kuvvetle muhtemeldir. Katar seyhinin annesinin daha Turkiye'de kimsenin haberi yokken kanal Istanbul civarinda arsa kapatmasini baska turlu aciklamak mumkun degil. Ne zaman Turkiye'nin dovize ihtiyaci olsa kendi paralarini getiriyor ve karsiliginda Turkiye'den gayrimenkul ve varlik kapatiyor olabilirler. Yani golun tasi ile golun kusunu vuruyorlar.

      Bu arada yapilan islemler dolar ile ve hepsi dolar'in sahibi tarafindan kaydediliyor ve izleniyor. Katarlilarin cok guzel bulbul taklidi yapabildigini biliyor musunuz? Belki bir gun yapip bu yeteneklerini dunyaya gosterirler. Malum ABD'nin orta dogudaki en buyuk askeri ussu Katar'da.

      Unutmayin ic dinamikler sessiz ve yetersiz, cunku korkutuldu; ancak dis dinamikler degisikliklere sebep olabilir Turkiyede.

      Sil
    4. ''Bülbül taklidi''derken neyi kastettiniz.O zaman iç kamuoyuna ABD ile müttefiklikten kopuluyor,görüntüsü verilip,Saman altından su mu yürütülüyor? O zaman dış dinamiklerde değişikliğe sebep olmaz.Ergonokon,Balyoz ve kozmik oda operasyonlarında ABD'nin operasyonu olduğunu bilen şanlı Türk Subayları hiç bir direnç göstermediler.Yıllarca ABD müttefiki adı altında şanlı Türk ordusunun bağımsız hareket etme kabiliyetini yok edenler (Saçma bir Komünizm korkusu kullanarak)ABD'den gelen operasyonlarda Türk Milletinin Milli çıkarlarını hep unuttular.Rahmetli Eşref Bitlis'in başına gelenleri de biliyorlardı tabii.Bu ülke hiçbir zaman kendi vatandaşını el üstünde tutmadı.Yaşadığı çöplükten niye çağdaş vatandaş çıkmıyor diye küçümsedi ve sonuçta böyle bir iktidarın ülkeye hegemon olmasına sebep oldular.Aziz ve necip Türk milletine kızıyoruz ama bu memleketin geçmiş iktidar iradesini kullanan bütün kesimlerinin de nerede hata yaptığını şapkasını önüne koyup düşünmeli.Bu iktidar tüm varoşları ilkel ideolojileri ile işlerken, o günkü yönetenlerde iktidara gelip adalet,açlık,işsizlik,eğitim,sağlık,yolsuzluk,nepotizm sorunlarını çözmek için yeterli çaba (aslında hiç)göstermediler.Sonuçta kötüye gidiş,dibe vurup dönmedi, kötü bir iktidardan,daha kötü (aslında en kötü)iktidara evrildik.12 Eylül öncesini hatırlayın.Her gün terör ve cinayetler varken bir türlü önlem alınmadı.Dış mihraklar vardı bahanesi bunu tamamen açıklamaz.Organize olamayan kaybeder.Sorunu görmezden gelen AB taklitçisi iktidarların,temel sosyal yaşam gerekleri olan suçu engelleme,adaletsizliği azaltma,şeffaf yönetim oluşturma,yolsuzlukları yok etme becerileri olmazsa,yerinize birileri gelir.Elbette daha beteri gelir.Toplumun çağdaş değerlerle özbenlik oluşturmadığı ülkelerde aydın denilen ,okur-yazar kesiminde ne kadar bu değerleri özümsediği de tartışılır.Türkiye Cumhuriyetini kuran kurucu irade nitelikli insanlardan oluşunca işgal edilmiş bir ülkeden bağımsız bir ülke yaratıyor.Devrimler ne kadar tepeden inmede olsa geniş toplum kesiminin çıkarına olursa benimsenir.Ama toplum çıkarını boşlar,''haketmiyorlar''düşüncesiyle kıraç tarladaki buğday başaklarını unutursanız,karşımıza bugünkü tablo çıkar.Bunları bugünkü iktidarın kötülüklerini azaltmak amacıyla yazmıyorum. Geçmiş yönetimlerin unuttuğu temel ilke şuydu.''Çözülemeyen hiçbir sorun aynı kalmaz yeni sorun bileşikleri oluşturarak ve daha karmaşık hale gelerek sürmeye devam eder.''

      Sil
  10. Hocam son günlerdeki sürekli gündemde olan bir konuydu. Detaylı açıklamalar için teşekkürler. Bankalar TCMB'na verdikleri rezerv paralar karşılığında faiz alıyor mu? Alıyorsa hangi orandan?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Evet aliyorlar. Zorunlu karsilik faiz oranlari diye ararsaniz TCMB'nin sitesinde bile bulabilirsiniz.

      Sil
  11. Sade, anlaşılır anlatımınız için teşekkürler...

    YanıtlaSil
  12. Katar üzerine;

    Katar, tüm finans sistemi İngiliz finans sistemi ile iç içe çalışan, çok iyi kontrol edilen bir yapıdır. Katar, finans bürokrasisi çok iyi yetişmiş kişilerdir. Yönettikleri sermaye Katar GSMH nın 6 7 katı büyüklüklere ulaşabilmektedir.

    Türk cemaatlerinin finans sistemi ile tanışmalarını sağlayan da İngiliz istihbaratıdır. 1990 larda adil düzen ismi ile Sabahattin Zaim ve Hayrettin Karaman, özellikle Erbakan siyasi islam finansını 90 ların başında kontrol etmek isteyince, eğitimler vermeye başlamışlardır. Kafası bir miktar çalışan Erbakan, finansman kontrolünün partisi içinde kendi istemediği kişileri yükselttiğini müşahade etmiştir. Bunu engellemek istedi, başaramadı, Erbakan'ın partisi içinden sözde liberal islami görüşleri öne çıkaran bir grup yeni bir lider çıkardı.

    (Yani siyasal islamın lideri olan zatı muhterem bizzat sistemi değiştirmek istese bile değiştirecek gücü, iktidarı yoktur, türkiye içindeki mevkisi ne olursa olsun, genç libarel konuşan bir alternatifi hazırlanmıştır, ülkedeki herkese dokunabilir o alternatife dokunamaz, o alternatif zamanı gelince konuşur oy ister. Bkz Erbakan'ın başına gelen.)

    Bunlar bir kaç yılda yapılan çalışmalar değil, uzun süreli çalışmaların eseridir, ve benim özellikle hayran olduğum bir çalışmadır.

    Türkiye, Rus, Amerikan ve İngiliz servislerinin yoğun çalıştığı bir ülke olmuştur. Bilinen kişilerden, Rus devlet başkanı Putin, CIA pek çok üst düzey danışmanı, günümüz İngiliz istihbarat başkanı R. Moore, Türkiye de uzun yıllar çalışmış insanlardır. Çoğu, Mahfi hocamıza şapka çıkartıracak kadar güzel, saf, aksansız bir İstanbul ağzı kullanbilir.

    İstihbarat da finans gibidir. Network ağınızı bir kere kurunca, ülke elitlerine nüfuz etmek, sermayeye ve siyasete nüfuz etmek kolaylaşır, ülkenin sahibi gibi her işinizi yaparsınız.

    Katar üzerinden Türkiye'nin servetini yönetmek, dağıtmak, kullanmak, Katar'ı aracı yapmak uluslar arası hukuk için ilerde olası sıkıntıları bertaraf ederken, her finansman işleminde kontrolün de sizde olmasını sağlar.

    Bu düzen içinde Türk halkı için yapacak bir şey yok. Pasif nesne durumundadır. Çalışsınlar, vergi ödesinler, sistemi beslesinler yeterdir.

    Sevgiler.

    zLiiZ9U48dLWn%19

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Derler ki, Katar üzerinden uzun siyasetçi kendi parasının aklanmasını sağlar.

      O uzun kişiye geçmiş olsun, onun şahsına ve ailesine ait olduğunu zannettiği paranın kuruş kuruş kaydını birileri Katar, Malezya, Sudan ve diğer ilgili dünya ülkeleri üzerinden tutmuştur. Zamanı geldiğinde, kendi ortadoğu politikalarına kaynak olsun diye o paraları kullanacaklar.

      Türk halkına da geçmiş olsun, o paralar gitmiştir.

      Z0L*5H^ZkR42po@6

      Sil
  13. Hocam siz aynı zamanda "iktisat tarihi"ne de hakimsiniz.

    1929 buhranıyla beraber, Keynes'in isminin dünya genelinde tanınır olduğunu biliyoruz.

    Mustafa Kemal Atatürk,
    İsmet İnönü,
    Celal Bayar;

    Keynes'i hiç duymuş mudur? Bilginiz var mı?

    TBMM'de, Çankaya'da, bizzat Keynes'i ağırlamasalar bile, en azından Keynes'in teorileri üzerine sunumlar yapılmış mıdır Atatürk'e, İnönü'ye, Bayar'a?

    Not: "Zorlama bağlantı" kurmaya çalışmıyorum Mahfi hocam.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. İllaki duymuştur.

      Sil
    2. Selam 1942,

      John Maynard Keynes, genç iken, büyük ihtimal ile 1902 ile 1903 arasında Anadolu'ya gelmiştir.

      Benim gibi Ateisttir.

      Benim gördüğüm tek bir tane Anadolu'da resmi vardır. Sanırım Antalya Demre civarında eski hristiyan azizlerinin mezar veya anıtlarını veya yaşam tarzlarını görmek için turistik! bir ziyarettir.

      Benim gördüğüm resimde, eşek/katır üzerinde bir dağ köyünde verilmiş pozudur.

      Bu foto bizim devlet arşivlerimizde vardır, kim niye çekmiştir bilmiyorum. Belki sonradan önemli bir konuma gelince, o dönem arşivciler fişlerden arşive aktarılmıştır. Fotografçı fotoyu Keynes'e iletmemiş belli ki , öyle olsa Keynes'in şahsi arşivlerinden halka açık görünürdü.

      Bizim üst düzey yönetimin Keynes hakkında bilgisi olup olmadığını bilmiyorum. Atatürk döneminde, eski Osmanlı akademik, bürokratik elitlerinden mutlaka bilen kişiler vardır.

      Sevgiler.

      zL7y&GHIRT*ge2Ol

      Sil
  14. Mahfi bey
    Karma Ekonomi, komünistlik midir?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Belki biraz sosyalistliktir ama komünistlik çok farklı

      Sil
  15. Hocam öncelikle iyi akşamlar, Merkez Bankası'nın bu kararı para politasının araçlarından biri olan "para çarpanı" üzerinde nasıl bir etki oluşturur?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Zorunlu karşılık oranında yapılan küçük bir değişiklik bile para arzını büyük oranda değistirebilir. Çünkü zorunlu karşılık oranı mevduat çarpanı içinde yer alır.
      https://acikders.tuba.gov.tr/pluginfile.php/4391/mod_resource/content/3/ders-notlar%C4%B1-kitap-%28s1%2C1%29.pdf

      Sil
  16. Onumuzdeki aylarda enflasyon dusup buyume gelir mi?
    2021de virusten kurtuldugumuzda yüzde5 büyürmüyüz ? Yoksa yerimizde mi yuvarlanırız?
    Şafak Salda

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Benim tahminime göre ülke ekonomisi yeniden küçülme dönemine girecek. Bu faiz arttırımı, kredi arzının azalmaya başlaması, para arzını kısmaları gibi göstergeler bunu gösteriyor. 2018 yılının son aylarına geri döndük.

      Sil
  17. Hocam altınla alakalı bir yorum bekliyoruz sizden terste kalanlarımız var bilgilerinize ihtiyacımız var

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Altin uzun sure yukselmeyecek. Gram altin 500'un uzerindeyken asi haberleri gelince kademeli satip cikmaniz gerekiyordu. Gec kalmissiniz. Youtube'da Nasrullah Ayan, Devrim AKYIL ve kidemli analist videolarini duzenli olarak izleyin. Hic biri yatirim tavsiyesi vermez ama kendi gorusunu paylasir, bundan yorum cikartip yatirim kararinizi vermek size ait. Portfoylerde %10-15 kadar altin hala tutulabilir ama sadece uzun vadeli yatirim araci olarak.

      Sil
  18. Mahfi Hocam;bugünkü konunuzla ilgili değil ama,Bankaların yüzdürülen kredi olarak tabir edilen geri dönüşü imkansız olan ve bilançolarında gösterilmeyen kredi oranları, aktif rasyosu sebebi ile tehlike arz edecek kadar yükselmiş olabilir mi?. Kamu bankalarını sormuyorum.Onların bilançosunun epey bir görev zararı yazacağını tahmin ediyorum.Ceremesini halkın sırtlanacağı bankaları zarar ettirmek kolay tabi.Adamın cebinden çıkmıyor. Özel bankalarda kredi teminatlarını göz ardı ederek kredi dağıtmış olabilirler mi? Aktif rasyosu nedeniyle zorda kalmış bankalar,oran tutturmak için kendi iştiraklerine kredi vermişlerdir diye düşünüyorum. 2021'de özel bankalarda özellikle ekonominin tekrar kapanması nedeniyle oluşacak kredi batıkları sebebiyle bankacılık krizi bekliyor musunuz?

    YanıtlaSil
  19. Hocam, sizi ne zaman sahalarda göreceğiz. Yoksa hep tribünlerde seyirci mi olacaksınız?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Adamcağız "yapısal reformlar" diye bağırmaktan yoruldu her sahada!

      Siz kaçırmış olabilir misiniz sayın Öztaş?

      Sil
  20. Hocam, merkez bankası özellikle tl de zk yı artırması faiz artırımı ile başladığı parasal sıkılaşmayı artıracağı ve para politikasında normalleşmeye devam edeceği mesajı verdi değil mi?. böylece kaydi para genişlemesini de azaltmış oluyor ki biraz daha azalacak lira likiditesi ile dövize karşı değerlenme sağlamaya da çalışmış oluyor.kredi hacmini de bu yolla azaltmış oluyor ve talebi azaltıp bir de kurları düşürüp enflasyonist baskıyı azaltmayı planlıyor. ancak hocam, kurları baskılamak ithalatı artırıp ihracatımızı baltalamaz mı?. cari dengesizliği nasıl azaltacağız peki?. sonuçta talep asla sıfırlanmayacağına göre üretim azalsa da devam edecektir. bu durumda da dış açık verilmeye devam edeceğiz ve haliyle cari açık da vereceğiz.ayrıca ekonomi giderek yavaşlayıp resesyona girerse de bütçe açığı daha da büyümeye başlayacak. bu da borçlanma gereksinimi artışını ve haliyle de faiz artışı baskısının armasına neden olacaktır. burada enflasyon-faiz-kur sarmalına girmiş görünüyoruz.

    YanıtlaSil
  21. dth munzam karşılığı da artırıldı 2 puan daha. doları baskılamak için. merkez bankası bilançosu swaplarla zorunlu karşılıklarla yani kısacası emanet kaynakla ayakta tutuluyor. ciddi kur riski taşıyor merkez bankası. bilanço kalitesi yerlerde sürünüyor. merkez bankası bilançoları ülkenin ekonomik durumunun adeta aynası gibidir.

    YanıtlaSil
  22. Hocam sizce bu siyasi irade reform yapabilir mi.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ülkeyi bu duruma getirenlerin yeniden düzeltmesini beklemek komik olur. Eğer reformlar yaparlarsa ilk yargılanacak kişiler kendileri olacaklarını biliyorlar. Reform falan beklemeyin.

      Sil
  23. Almanya Ekonomisini nasil goruyorsunuz ozellikle bu pandemi doneminde?
    Hamburga hic geldiniz mi?

    Serkan Beyde

    YanıtlaSil
  24. Hocam, ülkemizde kısa vadede bir ekonomik kriz olasılığı görüyor musunuz?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. ekonomi zaten krizdedir. işsizlik , bütçe açığı cari açık tasarruf açığı merkez bankası bilançosunun durumu borç stokunun çok artmış olması vs vs. sıcak para krizin üzerini örtüyordu. azalma trendine girince yavaş yavaş kriz algısı ortaya çıkmaya başladı. 94 te 2001 de ve 2018 de de aynı tablo. sıcak para akımları güçlü ise kriz su altında kalıyor; zayıflayınca kriz göstergeleri su yüzüne doğru çıkmaya başlıyor.

      Sil
    2. Ulkeler iflas etmezler. Turkkiye'nin bir dukkan gibi kepenk kapatip iflas etmesini beklemeyin. Ama bugun yasanan bir iflasin kendisidir. Yetersiz internet altyapisi yuzunden ogrencilerine online egitim veremeyen, ABD'li firmalara 2.3 milyar dolarlik ilac parasini odeyemeyen, Corona asisi ithal etmek icin rezervasyon yapabilecek kadar dahi parasi olmayan, MB doviz rezervleri eksi 48 Milyar dolara dusmus olmasina ragmen yoneticileri rant elde edebilmek icin hala kanal Istanbul hayali goren, 8 milyondan fazla issizi olan, kisa calisma odenegi icin ayda sadece 1150 TL para verebilen borca batmis bir ulke iflas etmis demektir. Ekonomik krizi dibine kadar yasiyoruz bugun. Sorunuz yanlis, kisa vadede sosyal patlama olasiligi goruyor musunuz diye sormaniz daha dogru olurdu (bkz Romanya 25 Aralik 1989).

      Sil
    3. Ülke esasen bir ekonomik krizde bulunuyor.

      Sil
    4. Ama sayın Başkan OECD ülkeleri içinde en iyilerdeniz demiş daha Ekim ayında. 1 ay sonra da TCMB başkanını görevden almış, diğerini affetmiş.

      https://www.evrensel.net/haber/417592/oecd-verileri-oecd-olceklerine-gore-en-iyi-konumdayiz-diyen-erdogani-yalanliyor

      Sil
    5. Mahfi hocam, bazı platformlarda ocak-şubat 2021 döneminde Türkiye için moratoryum ilanı iddiaları dolanıyor. Mevcut ekonomik göstergeler dahilinde böyle bir şey yaşama ihtimalimiz var mıdır?

      Sil
  25. Mahfi bey İlber Ortaylı epey zayıflamış. Sağlık sorunu mu var?

    Siz biliyor musunuz? Yakın arkadaş olduğunuz için haberiniz vardır belki.

    YanıtlaSil
  26. Siz 1968-72 arasında lisans eğitiminizi aldınız.

    2020'deyiz... Hayat değişiyor, ekonominin parametreleri değişiyor...

    Kendinizi güncel tutmak ağır gelmiyor mu? 1972'de kapattığınız ders kitaplarını tekrar açmak zor, bıktırıcı değil mi?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bu bloğu okuyan birisi için çok boş bir soru olmuş bu.

      Sil
    2. Hocam boşverin bunun gibileri, dediğiniz gibi yorum boş muhtemelen sahibi de boş.

      Sil
    3. Kusura bakmayın ama bu salakça soruyu sormakla neyi hedefliyorsunuz.Savunucusu ben değilim ama,sorunun amacını merak ettim.Nasıl bir karakter yapısı (belli ki hocanın görüşlerini pek beğenmiyorsunuz.Fanatik bir düşünce dünyanız olduğunu da tahmin etmek zor değil) eleştiri adabını bile öğrenemeyecek kadar arızalı.Onurlu bir insanın düşmanıyla bile mücadele ederken ilkeleri,adabı olur.Kendinizle onur duymak gibi bir derdiniz var mı? Merak ettim.(Hocam kusura bakmayın,polemik ortamı oluşsun istemem ama sorunun ahlakı yok. O yüzden sert cümleler yazdım)

      Sil
    4. Tipik trol.

      Sil
    5. Bazı şeyler bedava. Neler olduğunu yazmayayım.

      Sil
  27. Sayın Eğilmez,

    Aziz Nesin kitaplarını hiç okudunuz mu?

    Görüşünüzü bir-iki cümleyle yazar mısınız?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çoğunu okudum. Türkiye gerçeklerini anlatıyor ve ne yazık ki o gerçeklerin çoğu trajikomik.

      Sil
  28. Hocam

    Jimnastik mi?

    Cimnastik mi?

    J ile mi? / C ile mi?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Merhaba, Hocam siz de yanlış biliyorsunuz.
      Jimnastik esasen "J" ile doğrudur, ancak federasyon ismini zamanında "C" ile aldığından Türkiye Cimnastik Federasyonu olarak yanlış kullanım her yere sirayet etmiştir.

      Sevgiler.

      Sil
    2. Batı dillerinden geldiği için doğrusu "G" dir ve "ci" diye okunmaktadır.

      Sil
    3. Cimlastik yapardık gençken, hey gidi gençlik hey.

      Doğrusu : cimlastik, içinde lastik var, lastik gibi esnek olmak anlamında, nastik bir anlam ifade etmez.

      Beşiktaş Jimnastik Klübü yanlış yazmış, Türkiye Cimnastik Federasyonu da yanlış.

      (Bu arada yanlış değil yannış olacak ama başka tartışma konusu ).

      Gens D'armes vardır bize Jandarma diye geçmiş (doğrusu kemal sunal ın Davaro daki telaffuzu olan Cenderme dir).

      Hani derler ya el şeyiyle şeye girilmez diye, bu G kelimesi zamanıda Fransızca'dan alınmış, onlar J olarak telaffuz eder.

      Fransızlar da Japon diye yazar, onlar da başkalarından arakladıkları için. G ile başlayan bir isim uydurmaları lazımdı. ( Buradan Fransız Dil Kurumunu kınıyorum.)

      Metrobüs derler, doğrusu metrobos tur.

      Konuşma dili önemlidir, yazı dili 2. planda kalır.

      Buyrun buradan yakın.

      Sil
    4. Hadi ben de topa gireyim.

      Deutche Bank mıdır? Yoksa Doyçe Bank mı?

      Sorunun cevabı, kullandığınız dili başkasının nasıl kabul ettiğidir.
      Türkiye'de Ermeni, Rum ve Yahudi azınlıklar yaşar iken, kullandıkları Türkçe'yi diğer Batı milletlerine kabul ettirebilirlerdi. Mesleki saygınlık da dilinizi kabul ettirmek için önemlidir.

      Deutche Bank, bir zamanlar kendi İstanbul Şubesi tabelasında Doyçe Bank yazardı.

      http://maviboncuk.blogspot.com/2013/08/doyce-bank.html
      http://4.bp.blogspot.com/-tBblZ5RHzsw/UhtSLryIoZI/AAAAAAAAPFY/SG0DH1nkRCI/s1600/doycebank2.jpg

      1930 ların Galatasında böyle idi.

      Ben hayatın garip yanını size yazayım.

      Milliyetçilerin büyük kısmı batı dünyasını düşman olarak görür. İronidir, o milliyetçilerin mallarının mülklerinin garantisi de düşman dedikleri batı dünyasıdır.

      Nasıl mı? Elinizdeki kendilerinize ait mülklerinizin tapusu üzerinde Türkiye Cumhuriyeti yazar.
      Türkiye Cumhuriyeti tanınmış bir devlettir. Tanınmış olduğu için o tapu belgesi sizin mülkiyet hakkınızı korur. Türkiye Cumhuriyetini tanıyan kimlerdir? Batı dünyasıdır. Batı dünyası TC'yi tanıdığı için diğer dünya da TC yi egemen devlet olarak bu topraklarda tanımıştır. TC dünyada elinizdeki mülk üzerinde egemen haklı olarak tanındığı için mülkünüz değerlidir.

      Düşman! diye nitelenen, mülkünüzün de bir anlamıyla teminatıdır. Dünya pazarında ürettiğiniz malların yarısının da alıcısıdır. Tabi ki gerçek düşman, milliyetçiliğin kendisidir.

      Sevgiler.

      Q8B73MUmr@Gtnw1P

      Sil
    5. TDK Jimnastik, Dil Derneği ise Cimnastik yazımının doğru olduğunu söylüyor.

      Sil
    6. Hocam, siz yukardaki yorumda geçen Doyçe bank ismini biliyor muydunuz?

      Resimleri görünce dumur oldum.

      Ben önceki yorumda arkadaşın yazdığını sevdim, en iyisi cimLastik olsun.
      Lastik gibi vücudu olan insanların sporu.

      Sil
  29. Hocam

    Batak oynayalım mı? İddialı mısınızdır?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Her gun oynuyorsunuz zaten, hayatiniz batak oldu, doymadiniz mi hala?

      Sil
    2. Batak oynamam briç oynarım. Epeydir oynamadım.

      Sil
    3. Ot geldik, ot gideceğiz, ne batak bilirim, ne briç ne de iskambil kağıtlarını bilirim.

      Üniversite yıllarında oda, sınıf, üniversite arkadaşlarımın hemen hemen hepsi batak oynardı. Ben de onlara ara ara bakar bir şey anlamazdım. Kaç kere bana geel sana öğretelim dediler, ben de o yaşa kadar öğrenmedim bir daha da hiç öğrenmeyim deyip konuyu kapattım.

      Neyse, üniversite 3 de istatistik dersimiz var. Sınavlarımız kitap defter açık. Hoca soru sormuş, diyor ki bir iskambil destesinde şu sıra ile kartlar çekiliyor, valesi kızı papazı soruya girmişler, 1 ler 2 ler 3 ler var, as var.

      Ben soruya bakıyorum, soru bana bakıyor, ben soruya bakıyorum, soru bana bakıyor. Altında onla ilgili 5-6 tane alt soru var. Hepsine 5-10 puanı koymuş, toplam 50 puan iskambil destesinden.

      Ben ne kart ismini bilirim, ne kaç tane olduğunu ne desteyi... Hoca da yok ki sorayım, asistan koymuş, ona sordum o da korkusundan bir şey söylemedi. Hoca gelirse derdini anlat dedi. Kitap, defter açık sınav ama hiç bir kitapta iskambil sorusu yok ki! Olsa bilirdim.

      Hayda 1.5 saatlik sınavın yarım saati geçti, ben mal gibi kaldım. Sonra hoca geldi. Dedim böyle böyle, hoca inanmadı. Hocam istediğini seç sınıfa sor dedim. Hoca sınıfa sordu, arkadaşlar durumu aktardı.

      Hoca, bir sabır çekti, çevirdi kağıdı, kart sayılarını yazdı. Dedim yarım saat gitti, onu da sınav sonuna ekledi.

      Neyse, sonuçlar açıklandı 95 almışım. Sınıf ortalaması 40, ben AA ile geçtim.

      18 yıl geçti üzerinden hala daha merak edip bu iskambil destesi kağıtları neler, sayısı nedir bilmem.

      Sil
  30. Hocam '' uluslararası ticarette İnovasyon ve rekabet ilişkisi'' konulu tez yazıyorum. Tez dönemindeyim bir çok kaynak topladım. Sizlerin de tavsiyesini almak isterim,

    kitap, analiz için yöntem vb, tavsiyelerinize açığım,

    YanıtlaSil
  31. hocam yazılarınız için çok teşekkürler. Benim cevabını merak ettiğim bir soru var yanıtlarsanız çok memnun olurum. Farzedelim bankalardaki DTH lar bugun herkes karar verip mevcut kurdan TL ye çevirse bunun kur üzerindeki etkisi ne büyüklükte olur?
    teşekkürler

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bankalar o durumda DTH zorunlu karşılık kadar dövizi MB alırlar.

      A. Kendi borç ödemelerinde kullanırlarsa, döviz fiyatı etkilenmez.
      B. Dövizi TL ye çevirip, TL işlemlerinde kullanmak isterlerse, piyasada onların karşısında döviz alımı yapmak isteyen bir yabancı veya Türk kurum yok ise, döviz fiyatını düşürürler.

      Sil
  32. Mahfi Hocam merhaba,

    İlk cümlede belirttiğiniz banka yükümlülüğü olan krediler, bankanın verdiği değil aldığı krediler olsa gerek. Yükümlülük değil de varlık verdiği krediler için de IFRS kuralları gereği ayrılan karşılıkların içinde TCMB ZK yok mu?

    Var ise heralde son değişiklik bunu kapsamıyor ki tabloda yok, halbu ki onda da bir artış olsa amaçlanan kredi büyümesindeki yavaşlatmakta desteklenmiş olmaz mıydı?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bu krediler bankaların aldığı krediler aslında bu da yükümlülük o nedenle bunlara da zorunlu karşılık ayrılıyor. Son zamanlarda bankalar ödediklerinden daha azını kredi olarak alabiliyorlar.

      Sil
  33. Hocam her zamanki gibi dokturmussunuz iktisatçı değilim ekonomi ile ilgili yorum kapasitede yok ama en azından ekonomi bloglarını yada merkez bankası haberlerini sayenizde anlayabiliyorum herşey için teşekkürler iyiki varsiniz

    YanıtlaSil
  34. Hocam! Zorunlu karşılıklar hep TCMB de mi toplanır? Her banka ve hatta bir bankanın her şubesi kendi kasasında da belirli oranda para vs bulunduruyordur? MB nın zorunlu karşılık oranı ile bir alakası var mı? Para çekmek isteyince bazen para kalmadı diyorlar şubedekiler:) Bir de MB nın rezervleri -50 milyar dolar diyorlar ve ödenmesi gereken borç da çok diyorlar. Öyleyse borç sahipleri niye panikleyip de Dolar almıyor ya da hesapdaki dolarlarını çekmiyorlar anlayamıyorum? Borçlu kim alacaklı kim, vakti gelince borçlu borcunu nasıl ödeyecek, alacaklı alacağını nasıl alacak? Eksi rezervin alakası ne bu işte? MB mı ödeyecek ki bu parayı eksiye düştü diye kızıyoruz onlara? Borsanın %10 unun katara verilmesi bir nevi haciz gibi miydi? Daha çok soru var da aklım da neyse:) Kısaca eksi rezerv ve olası sonuçları üzerine de bir yazı yazsanız da talep eden talebe olarak öğrensek:)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Anonim 16:19 bun da anlaşılmayacak bir şey yok kanaatimce. neden mi?. çünkü türkiye'de ekonomi uzun yıllardır ya ikiz açık ya da üçüz açık vermektedir. yani sıcak sermaye akımları yoğun olduğu zaman bu açıklar kolayca finanse ediliyor. işte bahsedilen bankacılık sistemindeki 228 milyar dolarlık kaydi para olsun borsadaki milyarca liralık hisse portföyü olsun bono tahvillerdeki milyarlarca dolarlık portföy olsun uluslar arası finans kapitalin hakimiyetindedir. farklı farklı isimler ve işletmeler adına kayıtlı görünür. oysa büyük kısmı london of city dediğimiz küresel sermayenin beyin takımının en tepesindeki hanedanlığın kontrolündedir. dolayısıyla spekülatif sermaye dediğimiz sıcak para özellikle siyaset üzerinde vurucu güç olarak zamanı gelince kullanılır. aslında kurların çoktan çift hanelere faizin de yüzde 30 lara gelmiş olması gerekirdi çoktan. ama hep söyledim yine söyleyeceğim; bu ülkedeki sözde ekonomik krizler perde arkasında kesinlikle siyasi krizlerdir. sözde hükümet, istenilenleri yaparsa ekonomideki büyük açıklar finanse edilerek görmezden gelinir. ancak direnirse devreye ters finansman hareketleri sokularak kriz açığa çıkarılır. buna en iyi örnek kesinlikle 2001 krizidir. ecevit ırak işgaline evet deseydi büyük ortadoğu projesine evet deseydi türk telekomun satılmasına eveet deseydi ege kıta sahanlığından taviz verseydi kıbrıstan taviz verseydi kısacası ulusalcı siyaset izlemeyip akepe gibi küreselci politikalara uşaklık yaparım deseydi ecevit ölene değin başbakan olurdu inanınız. şu anda britanya hanedanlığının doktrinlerini bire bir uygulayan akepe ve lideri işte bu yüzden fazla yıpranmıyor. ancak alacakları herşeyi aldık dedikleri zaman kriz çok büyük bir şekilde çok fena şekilde ortaya çıkarılacaktır. zamanı tam gelmedi.

      Sil
    2. alacaklı mı. alacaklı dünya finans imparatoru Rothschild hanedanlığıdır.

      Sil
  35. Merhaba Sayin hocam ve degerli okurlar,

    *Reel kredi büyüme oranları Zorunlu Karşılıklar Hakkında Tebliğ’de belirlenen koşulları sağlayan bankalar bu oranlara tabidir.

    Bu kosullari saglayan/saglayamayan bankalar ilan ediliyor mu?

    Tesekkurler.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Benim bildiğim kamu oyuna açıklanmıyor.

      Sil
    2. Tesekkurler Hocam, iyi ki varsiniz.

      Sil
  36. Hocam lütfen sağlığınıza dikkat ediniz.

    Karabiber, tarçın, bal, kaynamış suyu geniş bir fincanda karıştırıp içerseniz, soğuktan etkilenmezsiniz.

    Soğuk nedeniyle hastalanmadığınız için koronaya yakalanma riskinizi de azaltmış olursunuz.

    Sizi seviyoruz Mahfi hocam...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok teşekkür ederim. Lütfen sizler de sağlığınıza dikkat edin.

      Sil
  37. Mahfi bey'e ve sitenin ziyaretçilerine hatırlatma:

    Maden Mühendisleri Odası: "Kanal İstanbul için açıklanan 75 milyarlık maliyet, sadece kazı ve hafriyata harcanacak"

    Maden Mühendisleri Odası İstanbul Şubesi, Kanal İstanbul raporunu açıkladı. Sadece kazı, nakliye ve depolama maliyetinin kanalın tüm maliyeti olarak belirlenen 75 milyar lirayı bulduğu vurgulandı.

    Maden Mühendisleri Odası İstanbul Şubesi tarafından hazırlanan "Kanal İstanbul Kazı, Patlatma, Nakliye Teknik Değerlendirme Raporu", Maden Mühensileri Odası İstanbul Şubesi ile TMMOB İstanbul İl Koordinasyon Kurulu tarafından düzenlenen toplantıyla kamuoyuna açıkladı.

    Mimarlar Odası İstanbul Büyükkent Şubesi konferans salonun gerçekleşen toplantıya, TMMOB’a bağlı odaların üye ve yöneticileri katıldı.

    Evrensel gazetesinin haberine göre; toplantının açılış konuşmasını Maden Mühendisleri Odası Genel Sekreteri Erşat Akyazılı yaptı.

    Maden mühendisleri olarak Kanal İstanbul’un kendi meslek alanlarına giren kazı, patlatma ve depolama konularına dair rapor hazırladıklarını belirten Akyazılı, "Mega projeleri değerlendirirken en az 3 kritere bakarız. Birincisi projelerin bilim ve tekniğe uygun olması lazım. İkincisi doğaya, çevreye zarar vermemesi. Üçüncü kriterimiz ise toplum ve insan. Proje toplum ve yaşama katkı sunmuyorsa desteklenmez. Yani, bu üç kriter olmadıkça bizler tarafından desteklenmez" dedi.

    TMMOB İstanbul İl Koordinasyon Kurulu Sekreteri Cevahir Efe Akçelik, "Cumhurbaşkanı Erdoğan geçtiğimiz hafta Kanal İstanbul hazırlıklarında sona geldiklerini açıkladığı için bu açıklamayı yapmak durumunda kaldık. TMMOB tarafından açılmış 5 dava bulunuyor ve hukuki süreç devam ediyor. Bu süreç devam ederken Cumhurbaşkanı'nın 'Kanal İstanbul'da sona gelindi' demesi hukuka müdahaledir, bu açıklamalar yanlıştır" dedi.

    Ardından Maden Mühendisleri Odası İstanbul Şube Yöneticisi Mehmet Makar, hazırlanan raporu sundu.

    ÇED raporunda yer alan hataları madde madde sıralayan Makar, şunları söyledi: "Raporun farklı bölümlerinde farklı kazı süreleri söyleniyor. Bir yerde ‘4 yıl boyunca yılda 300 gün ve günde 16 saat’ deniyor, başka bir yerde ‘5 yıl boyunca, yılda 12 ay, ayda 30 gün ve günde 24 saat’ deniyor. Süresi doğru saptamamış. Yine raporda harfiyat ve nakliye miktarının değiştiğini görüyoruz. Bu ne demek, maliyetin de değişmesi demek. Yine kazı sonrası taşınacak hafriyat miktarı 1,76 milyar metreküp ile 1,43 milyar metreküp arasında değişecektir. Dolayısıyla, kabarma faktörünün yanlış hesaplanması nedeni ile ÇED raporunda belirtilen taşınacak malzeme miktarı ve maliyeti daha yüksek, nakliye süresi de ÇED raporunda belirtilenden daha uzun olacaktır.

    Kanal İstanbul ÇED raporundaki yanlış yaptıkları hesaplara göre sadece kazı, nakliye ve depolama 69 milyar tutuyor. Gerçekte ise kazı, nakliye ve depolama maliyetinin 75 milyar olduğunu söyleyebiliriz. Bu miktar bütün Kanal için hesaplanan maliyet. Yani sadece kazı, nakliye ve depolama faaliyetleri bütün kanal için açıklanan maliyet kadar."


    Maden Mühendisleri İstanbul Şube Sekreteri Umut Atahan da, Kanal İstanbul gibi ekolojik, çevresel, ekonomik ve jeopolitik açıdan büyük sonuçlar ortaya çıkaracak bir projenin konunun uzmanları olan bilim ve meslek insanları tarafından uzun ve detaylı bir değerlendirme sürecinden geçirilmesi gerektiğini belirterek, "Kazı, patlatma ve nakliye işleri projenin en büyük bölümünü oluşturması nedeni ile Kanal İstanbul ÇED raporunun ve Kanal İstanbul projesinin iptal edilmesi gerekmektedir" dedi.

    Kaynak:
    https://t24.com.tr/haber/maden-muhendisleri-odasi-kanal-istanbul-icin-aciklanan-75-milyarlik-maliyet-sadece-kazi-ve-hafriyata-harcanacak,918064

    YanıtlaSil
  38. Mahfi bey, bu ay (Aralık) yine TCMB toplantısı var mı?

    Eğer toplantı varsa, size göre, faizi yükseltirler mi, sabit mı bırakırlar, düşürürler mi? (Sizin baz puan tahmininizi sormuyorum.)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Selam,

      Faizleri yine yükseltecekler.

      Enflasyon çok yükseldi.

      En az 200 ile 250 baz puan ekleme gelecektir.
      Faizleri Aralık toplantısında yükseltmez ise, yeni yıl müjdesi diye en az 700 ile 1000 baz puan ek faiz açıklamak durumunda kalırlar.

      Seneyi rahat geçirmek için dolar fiyatını 7.50 ile 8.90 arasında tutacak şekilde faiz uygulamaları lazım.

      Eğer ekonomiyi de büyütmek istiyorlar ise, gelecek yılın dolar ortalamasını 7.90 - 8.10 bandı arasında tutacak bir faiz politikası uygulanması lazım.

      Sil
  39. Merhabalar ben iktisat 1. sınıf öğrencisiyim. Genelde insanlarla ekonomik tartışmaya girmem (malum kitleden dolayı) fakat benim de cevap veremediğim birkaç nokta var. Bilenler gerekçesi ile cevaplarsa çok memnun olurum.
    1- Madem kriz var neden herkesin elinde 10.000 liralık telefon var
    (bunun bir de araba versiyonu var, kriz varsa herkeste nasıl araba var vs..)
    2- gerçek enflasyon nasıl hesaplanır (sözlük anlamı fiyatların artış hızıdır ama karşı tarafa en basit nasıl açıklanır?)
    3-Tüm dünya ülkeleri küçülürken biz nasıl büyüyoruz(tabi gerçekse)
    4-Şu anki kriz (2018-2020) temel sebebi nedir ve yoksa tüm dünya krizde Türkiye ye özel bir durum değil mi ?
    5-mevcut krizden çıkış için gereken ekonomik tedbirler nedir ?

    Teşekkürler

    YanıtlaSil
  40. Hocam, blogun tarzı değişmiş, çok havalı olmuş. Elinize sağlık...

    YanıtlaSil
  41. Site yenilenmiş. Hepimize hayırlı olsun hocam.

    YanıtlaSil
  42. Mahfi bey

    Siz "Hazine Müsteşarı" iken, karar alma aşamasına gelindiğinde tek başınıza mı karar alıyordunuz?

    Yoksa, mutlaka kadronuzla birlikte istişare ederken oluşan "ortak karar" ne ise, o yönde mi karar alıyordunuz?

    YanıtlaSil
  43. Mahfi Bey siz "epidemi", "ecza" gibi alanlarda akademisyen değilsiniz, "iktisat" alanında akademisyensiniz. Branşınız farklı olsa da, "bilimsel metotlar" ve "eleştirel düşünce" konuları aynı.

    Sizin cesaretinizi veya ürkekliğinizi açığa çıkarmak için sormuyorum. Sadece, bilim insanı hüviyetiniz ile nasıl bir yöntem izliyorsunuz? Ve bizim gibi bilim insanı olmayanlara neler tavsiye ediyorsunuz?

    Korona aşısını vurdurmayı isteyenler de, bu aşıya karşı olanlar da var.

    Süreci sükûnetle, bilimsel yol içinde kalmaya çalışarak anlatan kişilerin sayısı çok az, sesleri ısrarla bastırılıyor, gürültü içinde kayboluyor.

    Branşınız dışında olsa da, "aşı" meselesini siz nasıl değerlendiriyorsunuz? Bizlere neler tavsiye ediyorsunuz?

    YanıtlaSil
  44. Mahfi bey niçin YouTube kanalı açmadığınızı izah ettiniz.

    Peki sizin takip ettiğiniz İngilizce & Türkçe YouTube kanalları var mı? Özellikle bilim içerikli yayın yapan birkaçının adını yazar mısınız?

    YanıtlaSil
  45. Yazalım çizelim konuşalım ama bu siyasiler aramızdan çıkıyor ve aramızdaki kişilere göre bir plan belirliyolar.halk yolda yürümeyi bilmezken insanlarla konuşmayı dahi öğrenememişken( örn istanbul halkı)çok birşey beklememek lazım a - b - c partisi farketmez. Bize düşün değiştirmek durmadan değiştirmek. Değiştirmeyip her seferinde şuursuzca oy vermeye devam ettiğimiz sürece akıllanmayacaklar.

    Yakın zaman da 2018 seçimlerinden önce recep bey 2040 yılına kadar istanbul'un su sorununu biz çözdük demişti. Türkiye su sorunu yaşayan bir ülke. 2020-2018 yani 2 yıl 2040 gelmeden suyumuz bitmek üzere. Yağmur yok kar yok. Düşünün. Bu konuda yalan söyleyen, korona vakalarını saklayan, tüik verilerinde oynama yapıp gizleyen hükümet daha neler neler gizliyordur. Ama ben siyasilere de kızmıyorum. Siyasilerin seçim öncesi halkımız en iyisini bilir dedikleri dünyanın en büyük yalanıdır. Halk daha yere çöp atmamayı, toplum içinde yıllardır yaşamalarına rağmen yazılı olmayan kuralları bile öğrenememişken nasıl doğru oy kullansın. Bize düşen alanımıZ dışında da bilgi sahibi olmak entellektüel olmak. Çocuklarımı önce insan olarak yetiştirmek.

    Bu arada iklim değişikliği içimize kadar girdi farkında mısınız? Gelecek nesillere nasıl bir dünya bırakacağımız. Farkında bile değiliz dünya olarak. Dünya bize miras değil emanet. Ama bizlere miras mal gibi tüketmeye devam ediyoruz. İhtiyaçlarımızı başkaları belirliyor ve tüketiyoruz. Hunharca tüketiyoruz. El birliği ile son 40 yılda dünyayı mahvettik ediyoruz.

    Aklıma şu soru son zamanlarda durmadan geliyor. Dünya insanlar içinse neden savaşlar, kıtlıklar, iklim değişikliği var? Neyse dine girmek istemiyorum.

    Bir ay önce koronayı atlattım. Sakın ama sakın olmamak için elinizden geleni yapın. C ve D3 vitamini çok önemli. Hergün kullanın.

    YanıtlaSil
  46. Mahfi bey
    Berat Albayrak şu an nerede? Neler yapıyor? Bilginiz var mı?
    Haftalar geçti his ses yok...

    YanıtlaSil
  47. Hocam, yapacağım bir analizde zorunlu karşılık değişkenini kullanmak istiyorum. Veri setinde 1 aya kadar vadeli mevduat için uygulanan oranı almam zorunlu karşılıkları temsil eder mi yoksa her bir vade türü için belirlenen oranları ayrı ayrı mı değerlendirmeliyim? Bu konuda bir öneriz olur mu?

    YanıtlaSil
  48. Merhaba Hocam, yazılarınız ve aydınlatıcı bilgileriniz için teşekkürler. Bankaların Merkez bankasındaki zorunlu karşılıkları için oranlar veriliyor fakat bankaların tutar olarak ne kadar zorunlu karşılığı olduğunu Merkez Bankasında verilmiyor ya da ben bulamadım. Bunun sebebi nedir ve varsa nereden bulabiliriz bu veriyi. Tekrardan teşekkürler.

    YanıtlaSil

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

Rezervlere Ne Oldu?

Ne Oldu da TL Değer Kazandı?

Veriler Kötüyse Piyasa Nasıl Böyle Canlı Olabiliyor?