İdeal Ekonomik Dengeye Ulaşmanın Yolu

Ekonomi bilimi bazı kavramlarını fizik bilimlerden almıştır. Denge kavramı bunlardan birisi hatta belki de en fazla bilinenidir. Fiziksel anlamda denge; İki karşıt gücün birbirine üstünlük sağlayamadığı durumdur. Bunun en basit örneği ip çekme oyununda iki tarafın birbirini hiç kıpırdatamadığı durumdur.

Fizik bilimlerde iki tür denge vardır: İstikrarlı denge, istikrarsız denge. Bu iki dengeyi aşağıdaki şekilde gösterelim. Aşağıdaki şekilde iki tas var. Soldakinde tas normal şekilde duruyor ve içinde bir top var. Sağdaki şekilde ise tas ters dönmüş durumda ve top tasın üzerinde duruyor.


Soldaki şekildeki tas sallandığı zaman top da tasla birlikte sağa sola yukarı aşağı sallanır. Ama tasın sallanması bittiğinde top da eski yerine gelir ve tekrar ilk denge haline döner. Buna istikrarlı denge diyoruz. Sağdaki şekilde ise tas sallandığında top yere düşer ve gidip ileride bir yerde durur. Tasın sallanması bittiğinde top eski yerine gelmez. Buna da istikrarsız denge diyoruz. İstikrarlı dengede topun eski denge noktasına yeniden gelmesi için dışarıdan müdahale edilmesi gerekmez, buna karşılık istikrarsız dengede topun eski yerine gelebilmesi için dışarıdan müdahale edilmesi gerekir.

Ekonomideki dengeler de istikrarlı ve istikrarsız denge olarak ikiye ayrılır.

Soldaki şekil fiyatlarda ve/veya arz ve talep miktarında meydana gelen değişimler nedeniyle dengenin bozulduğunu ve fakat zaman içinde yeniden arz ve talep eğrilerinin kesiştiği noktada dengeye gidildiğini gösteriyor. Bu durum istikrarlı dengeye bir örnektir. Tıpkı tasın içindeki top gibi yeniden eski dengeye dönülecektir. Sağdaki şekilde ise denge bir kez bozulduktan sonra arz ve talep eğrilerinin kesiştiği noktaya dönülememektedir. Bu da istikrarsız denge halinin ekonomideki örneğidir. Tıpkı tasın üzerindeki top gibi eski dengeye dönülebilmesi için dışarıdan müdahale gerekli olmaktadır.  

Ekonomide her iki dengenin en çok görüldüğü örnekler tarım alanında ortaya çıkar ve Cobweb Teoremi (örümcek ağı teoremi) denilen bir teori yardımıyla açıklanır.

Denge her zaman eski noktaya dönülerek sağlanmaz. Bazı hallerde (hatta çoğu halde) yeni denge noktası eskisinden farklı bir yerde oluşur. Ekonomi politikasının amacı en iyi dengeyi yakalamaya çalışmaktır. Dengeyi etkileyen değişken sayısı arttıkça bu iş zorlaşır. Örneğin Türkiye için ideal ekonomik denge enflasyonun yüzde 1 – 2 gibi düşük oranda, işsizliğin doğal işsizlik oranı dolayında (ülkeden ülkeye değişir, Türkiye için yüzde 8 kabul edilebilir), büyüme oranının potansiyel büyüme oranı dolayında (yüzde 5) olduğu bir denge halidir. Hatta iş bunlarla da bitmez: Bütçe açığı ve cari açığın da yüzde 3’ün altında olması, borç yükünün artmaması, çevrenin korunup kollanması gibi birçok değişken daha işin içine girer. Bu kadar çok hedefin bir arada olması ideal denge bileşimine ulaşmayı, imkânsız değilse de, çok güç hale getirir. Çünkü bu hedefler birbiriyle çelişir. Örneğin enflasyonu düşürmeye çalışmak genellikle büyümeyi de düşürür ve sonuçta işsizlik artışa geçer. Bütün bu hedefleri birbiriyle çelişmeyecek şekilde ele almanın bir tek yolu vardır: Beklentileri iyileştirmek. Ekonominin karar alıcıları ve yönlendiricileri insanlardır. İster bireysel, ister şirket yönetimi isterse kamu yönetiminde karar alsınlar eğer insanlar ekonominin geleceğinden umutlu iseler alıp uygulayacakları kararlar da iyimser olur. Örneğin yakın gelecekte enflasyonun düşeceğine ve TL’nin yabancı paralara karşı değer kazanacağına inanmaya başlarlarsa döviz talebini bırakırlar. O zaman kurlar düşer TL değerlenir ve enflasyon da geriler.

Türkiye, beklentileri düzeltmeyi 2001 krizinden sonra başardı ve gerçekten de ekonomide bu saydığım değişkenlerin hepsinde hedefe doğru yol alınmaya başladı. O dönemde demokrasi, insan hakları, hukukun üstünlüğü gibi karar alıcıların beklentilerini fazlasıyla etkileyen konularda Türkiye bugünkünden çok farklı bir yol izliyordu. Ne var ki hedeflere tam ulaşılamadan önce sosyal ve siyasal alanlarda sonra da ekonomi alanında beklentilerin bozulmasına yol açacak adımlar atıldı.

Bu yazının özeti şudur: Eğer ekonomik dengeyi fazlasıyla etkileyen beklentileri düzeltemezsek, bir başka deyişle ideal olmayan dengeye dışarıdan müdahale etmezsek, ideal dengeye ulaşmamız mümkün olamaz. Burada dışarıdan müdahaleden kastettiğim şey ekonomi dışı gibi görünen sosyal ve siyasal düzenlemeleri çağdaş görünüme uygun hale getirmek ve ekonomide sistemin çalışmasını engelleyecek hamlelerden kaçınmaktır. Bir başka deyişle dışarıdan müdahale; bazı hallerde düzeltmek için müdahale etmek, bazı hallerde ise müdahaleden kaçınmak biçiminde olmalıdır. 


Yorumlar

  1. Sevgili Mahfi Hocam, yazınızı okuyunca; Dücane Cündioğlu'nun, Motto isimli kitabındaki şu cümleyi okumuştum. Okuduğum cümleyi ise izninizle burada paylaşmak istiyorum.
    ''Tarih ayrıntılardan, ekonomi belirsizliklerden, hukuk istisnalardan, fizik rastlantılardan, politika zorunluluklardan hoşlanmaz.''

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok yerinde bir alıntı.
      Güzel tespit.
      Teşekkürler

      Sil
  2. Yeni nesil kriz teorilerinde beklentilerin spekülatif ataklarlarla özellikle kurlar üzerinden krizi ve ekonomik dengeyi etkilediği tezi şuan Türkiye için de geçerli mi sizce hocam? ( Bu yazınızda beklentilere ataf yapmanız bana yeni nesil kriz teorilerini hatırlattı).

    YanıtlaSil
  3. Mahfi hocam bugünkü ekonomik ortamda işadamı olsaniz yatırım yaparmisiniz fabrika vs saygılar

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bütçe ve gelecek öngörülerine göre atılacak adımlar çeşitlenebilir/çeşitlenmelidir. Bu soru biraz da "Borsada paramı nereye yatırmalıyım?" gibi olmuş. KOBİ'ler ya da olma niyetinde olanlar için risk taşısa da mekan ve yer bağlamında değişkenlik de gösterebilir. Saygılar :)

      Sil
  4. Bunca belirsizlik içinde ( ekonomik-siyasi-dış politika- mülteci- ve saymakla bitmeyecek diğer etkenler) bırakın dengeyi yarın ne olacağını bilebilmek olanaksız... Bindik bir alâmete..........

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Katılmıyorum,başkanlık sistemi hertürlü dengeyi kurmuştur ve herhangi bir belirsizliğe yer bırakmamaktadır.

      Sil
  5. Bir mühendis ve girşimci olarak, ekonomide dengeyi benzetimlerle anlatmanızdan etkilenmekle kalmadım, anlamam çok hızlı oldu. Teşekkürler…

    YanıtlaSil
  6. Hocam elinize sağlık, yine çok sade, anlaşılır güzel bir makale çıkarmışsınız. Yalnız Türkiye ekonomisi için %1-2 enflasyon çok ütopik değil mi? Şöyle %5-6 bandında olsa tadından yenmez :) ama itibar edilen 5-6 bu!

    YanıtlaSil
  7. Hocam yazi icin tskler ve emeginize sağlık. Ekonominin hem dengeye ulasmasina izin verilmiyor hemde beklentilerde bozulma siddetini artirarak devam ediyor diye düşünüyorum. Ayrica makaleniz bu konuda yine reçete niteliginde ve cok isabetli olmuş.

    YanıtlaSil
  8. "Beklentileri ekonomik yapı kadar, elde edilen bilgiler de yönlendirmektedir. Elde edilen her bilgi doğru olmayabilir. Elde edilen bir haber piyasaları bir yönde hareketlendirirken, bir süre sonra bu haberin yanlış çıkması, piyasaları bu kez ters yönde de hareketlendirecektir."M.Eğilmez,11/06/2013

    YanıtlaSil
  9. Türkiye'de ekonomik istikrarsızlık söz konusu diyenlere teessüf ediyorum. 2013'ten bu yana her geçen yıl istikrarlı olarak düşmeye devam ettik, tablo bir kez dahi olsun bozulmadı. Beklentilerimiz bu yöndeyken, birkaç sene daha istikrarımızı koruyacağız gibi duruyor.

    YanıtlaSil
  10. Görsellerin yerleri mi farklı yazıyla uyumsuz geldi de? Yoksa ben mi anlayamadım?

    YanıtlaSil
  11. Hocam,klasik bir soru olacak ama türkiyede özel tüketim vergisi oranlarının düşürülmesiyle yaşanacak iktisadi canlanma toplam vergi gelirlerinde artışa yol açarmı? tsekkürler :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bu oranın bir sınırı var. Oraya düşerse sorun olmaz. Mükemmel canlanma sağlanır.

      Sil
    2. Her mal veya hizmet için farklı durum söz konusu. Esnekliği düşük olan zorunlu mallarda vergi oranı düşerse toplam vergi miktarı azalır. Fakat talep esnekliği düşük olan mobilya, beyaz eşya vb mallarda vergi oranı düşerse toplanan vergi artar.

      Sil
  12. Bizim tas aslında soldaki gibi duruyor da hain dış güçler arada gelip tekme atıp kaçıyor.

    YanıtlaSil
  13. Sevgili hocam, linkteki videomu izleme şansınız olursa ve yorumunuzu alabilirsem çok mutlu olurum. Saygılarımla...

    YanıtlaSil
  14. Hocam

    Arkadaşlarımla birlikte, bir gün, Salacak'taki bir balık lokantasında sizle beraber "erik dalı" oynamak istiyoruz.

    Gelir misiniz lütfen?

    YanıtlaSil
  15. Persecki Heraklis1 Eylül 2021 17:22

    Sayin Mahfi Egilmez,

    Sitenizdeki makaleleri surekli okuyorum. Bizler gibi ekonomi bilgisi sinirli insanlara müthiş bir kamu hizmeti veriyorsunuz. Bugüne kadar hiç yorum yazmadım ama bu makaleniz bir "felsefeyi" özetleyen bence en guzel yaziniz olduğu icin ozellikle teşekkür etmek istedim.

    "Ekonomi politikasının amacı en iyi dengeyi yakalamaya çalışmaktır". Yıllardır anlamaya calistigim bir "concept"i bundan daha guzel açıklayan bir cümle olamazdı.

    Sag olun, var olun.

    YanıtlaSil
  16. Sayın Eğilmez, güzel yazınızın bir yerinde "Örneğin enflasyonu düşürmeye çalışmak genellikle büyümeyi de düşürür" diyorsunuz. Genellikle böyle olur diyorsunuz. Ancak uzunca bir süredir enflasyon düşürülmeye çalışılıyor, hatta bu günkü açıklamaya göre ikinci çeyrekte %21,7 büyüdüğümüz rapor edildi (eğer doğruysa) , buna rağmen büyüme devamlı yüksek seyrediyor (eğer doğruysa) .Bu büyük büyüme oranıyla, enflasyonun daha da artacağını anlamamız mı gerekiyor acaba?

    YanıtlaSil
  17. Ekonomide denge Turkiye icin konusulacaksa sayet
    Enflasyon :%3.5
    MB Politika Faizi: %4.75
    Cari Denge acigi orani: -%3
    Butce Dengesi acigi orani: -%1.5
    Cari Denge ve Butce dengesi Acigi toplamda -%4.5 gecmemesi gerekir hatta bu bir kural unusuru olarak da ele alinabilir ekonomi politkasini olusturan faktorler tarafindan.
    Issizlik:%7.5
    Buyume:%5

    Burada zannimca bu blogun yazarindan ayrildigim husus enflasyon konusudur. Kendisi %1-2 oraninda bir enflasyonu denge ve/veya hedef olmasi gereken seviye olarak ele almis. Ben buna kulliyen katilmiyorum. Katilmama nedenim oncelikle 90larin ortasindan itibaren ozellikle 2000lerin basinda Amerikan merkezli ekonomik arastirmalar neticesinde ozelinde ABD ve gelismis ekonomiler icin Enflasyonda altin oranin yani is as yaratan balonlasma yaratmayan ekonomide verimliligi etkin kilan yan etki yaratmayan surdurulebilir buyume atmosferi olusturan uzun yillarin ortalamasiyla uyumlu enflasyonu %2 ile 2.5 arasinda bir rakam olarak telafuz etmislerdir. Orta nokta olarak da %2.2 rakaminin enflasyonda basta ABD ekonomisi ve Gelismis ulkeler icin altin oran pi sayisi gibi bir dengenin oldugunu hesaplamislardir. Bu baglamda da Gelismis ulke mblarinin hedef enflasyon ve para politiklalarini olusturma yapitasi da bu %2.2 lik enflasyonun yarattigi fiyat istikrari kavramidir. Bu rakamin %1.95 olmasi ve ya %2.6 olmasi kisa sureler icin tolere edilebilir goz yumulabilir seviyelerdir.
    Ancak Ekonomi anlayisi olarak Kita Avrupa merkezli ekonomilerde anlayis daha cok %2 ve onun hemen altindaki seviye fiyat istikrari olarak betimlenmistir. Bu bakimdan buradaki farklilik ekonomi anlayisinin farkliligindan kaynaklanmaktadir. ABD merkezli anlayis issizligi onemserken Kita Avrupa merkezli anlayis ise daha cok dusuk enflasyon kosullarini onemsemektedir.
    Bu baglamda Gelelim neden TR icin enflasyonun %3.5 bandinin fiyat istikrari altin oran olabilecegi argumanima ya da neden %1-2 ve yahut Gelismis ulkeler baglaminda %2.2 olamayacagi dusunceme...
    Bana gore Basta TR olmak uzere GOUlerdeki demografik kulturel ve buyume faktorleri icin gerek %1-2lik enflasyon gerekse GUler icin belirlenen %2.2lik enflasyon bir anlamda deflasyonik yapinin farkli bir durumudur. Cunku biz gibi ulkelerde buuyume gereksinimi her daim olgusal bir fenomendir sonuc olarak gelismekte olan bir ekonomik durumun tezahurudur. Dahasi demografik olarak da genc kusaklardan olusan nufus yapisi dinamik dogal olarak tuketime her daim meyillidir. Bu durum hem buyume ekseninde hem de talep yonlu surecte ekonomiyi farkli kulvara surukleyen bir durumdur. Dahasi artan is gucu arzi ise takdir edersiniz ki istihdam acisindan philips egrisi baglaminda biraz enflasyonun zarardan cok yarar getirecegini dusuncesini olusturmaktadir. Bu baglamda TR ve biz gibi GOU ulkeler icinde ideal denge enflasyon orani %4 ve altidir. %3.5 ise son derece ideal makul surdurulebilir bir orandir. Bu rakamin %1.25 uzerindeki MB politka faizi ise gerek buyume dinamikleri gerek enflasyon gerekse issizlik oranlarina efektif etki etme anlaminda makul bir araliktir. %1.25lik reel faiz MB oyun alani olarak MB etkinligini saglamasi bakimindan idealdir.

    YanıtlaSil
  18. 3 dişli çatal neyin simgesi hocam, komplo mu gerçek mi olduğunu nasıl ayırt edebilirim? Ben gerçek olmasını arzu ediyorum.

    YanıtlaSil
  19. Ekonomi yüzde 21 büyüdü, benim evlerin TL değeri de yüzde 21 büyüdü!
    Kiracılarım ekonominin büyüdüğünü henüz kavrayamadı.
    Ülkece böyük böyüdük netekim.

    Dünyada herkes bi şekilde oyalanıyor,
    Türkiye de böyle oyalansın,
    Biz kendi bahçemize bakalım,
    Canlar erenler, kendi dengemizi bulalım.

    YanıtlaSil
  20. Sayın hocam bence sizin denge dediğiniz Türkiye ekonomisi söz konusu olduğunda dengesizliğin dengesi olmaktadır. Öncelikle denge olması için yapının zeminin dengeli olması elzemdir. Oysa Türkiye her 100 birimlik üretim için en az 70 75 birim ithalat yapmak zorundadır. İşte bu zemin duzeltilmedikce cari dengesizlik olur bunu da genelde sıcak para dediğimiz kalitesiz ve kısa vadeli finansman ile dengeler ve böylece dengesizliğin dengesi ortaya çıkar. Keza bütçe açıkları da genellikle ülke tasarrufu yetersiz olduğu için yine dış finansman ile kompanse edilir. Yine dengesizliğin dengesi devreye girmiş olur. Hatta son 20 25 yıla bakacak olursak global ekonomide bile çin bas üretici ABD bas tüketici hale gelmiştir. ABD cari açığını önemli oranda çin tasarruf fazlasıyla finanse etmektedir. Bu bile dengesizliğin dengesi.

    YanıtlaSil
  21. Son 5 yilin eko politik ve ekosiyasi analizi ve diger ulkeler yazisi yazarmisiniz?

    YanıtlaSil
  22. Türkiye cumhuriyeti devleti ekonomosinden sebep orman yakıyor diyor dış basında bazıları bunu keza ekonomisi bozuk olan italya ispanya rusya vs. de yapıyor bunun hakkında ne cevap verirsiniz teşekkürler hocam.

    YanıtlaSil
  23. Dis müdahale olmadan istikrar ve dengede birlesme ve/veya insaat çalışması olur diye dusunuyorum

    YanıtlaSil
  24. Değerli Hocam..
    Iki şekil ile bir kitap anlatımı bu kadar olur..Sonuç kısmı da tam bekledigim gibi..
    Çünki "sizin alanıniz ekonomi"
    Ancak etkili dahli olan ama yetkisi kadar bilgisi olamayanlar da,bazen " benim alanım ekonomi" diyerek denge teorilerini altüst edebiliyorlar..
    Teorik sonuclar, pratik hayal kırıklığı ile bitebiliyor tabi..
    Saygılarımla..

    YanıtlaSil
  25. Mahfi Hocam kaleminize sağlık, çok güzel açıklamışsınız.

    Bir sorum olacaktı size. Yanlış hatırlamıyorsam eski yazılarınızda veya röportajlarınızda Türkiye için ideal enflasyon oranının (gelişmekte olan ülkeler kategorisinde olmasından dolayı) %6-7 bandında olması gerektiğini söylediğinizi hatırlıyorum. Bu yazınızda ise %1-2 civarında olması gerekliliğini belirtmişsiniz. Bu aradaki farkın diğer ekonomik faktörlerden (büyüme hedefi, borç seviyesi vb.) dolayı olduğunu düşünebilir miyiz? Yoksa başka bir nedeni var mıdır? Teşekkür ederim.

    YanıtlaSil
  26. Hocam ekonomide devletin rolü bakımından “en iyi devlet en az devlettir” fikrini katılır mısınız?
    Bu,Türkiye’nin karar vericilerinin açısından, hemen şimdi uygulanabilir bir model olabilir mi?Yoksa Türkiye için bu fikir,devletin ekonomideki konumunun zamana yayılarak ve kademeli olarak azaltılacağı bir vizyonu mu işaret etmelidir?

    Saygılarımla

    YanıtlaSil

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

Rezervlere Ne Oldu?

Ne Oldu da TL Değer Kazandı?

Veriler Kötüyse Piyasa Nasıl Böyle Canlı Olabiliyor?