Çin ve Türkiye Karşılaştırması

Ekonomik Karşılaştırma

Aşağıdaki tabloda Çin ve Türkiye ekonomilerinin başlıca göstergeler yönünden 2000 – 2020 arası ortalamaları ve 2020 yılı sonuçları karşılaştırmalı olarak yer alıyor (Veriler IMF’nin World Economic Outlook Database October 2021’den alınmıştır.)


Bu tablo Çin’in ekonomik açıdan bizden çok daha iyi bir yerde olduğunu ortaya koyuyor. 2020 sonu itibarıyla Türkiye’nin Çin’den iyi olduğu alan kamu borç yüküdür. Çin’in yatırımlarının GSYH’sine oranı bizim yatırımlarımızın iki katına yakın durumda. Benzer bir durum tasarruf oranlarında da görülüyor. Çin’in tasarrufları yatırımlarından fazla olduğu için cari fazla veriyor. Türkiye’nin tasarrufları yatırımlarının altında olduğu için cari açık veriyor. Çin’i model almayı düşünüyorsak önce tasarrufları artırmamız gerekir. Tasarrufları artıracak unsur reel faizdir. Çin’de güncel enflasyon yüzde 2,3 iken Çin Merkez Bankası’nın faizi yüzde 3,9. Türkiye’de ise güncel enflasyon yüzde 21,31 olduğu halde TCMB’nin uyguladığı faiz yüzde 15. Bu durumda Türkiye’de tasarrufların artırılması ve sürdürülebilir cari fazla verilmesi mümkün bulunmuyor. 

Çin’in döviz rezervi 3,4 trilyon dolar. TCMB’nin brüt rezervi 124 milyar dolar (swaplar hariç tutulduğunda net rezervi – 38 milyar.)

Çin’in ihracatında yüksek teknolojili imalat sanayi ürünlerinin payı yüzde 30’un üzerinde bulunuyor. Buna karşılık aynı oran Türkiye’de yüzde 3’ün altında.

Taklitçilikten Özgün Üretime

Çin, ilk bakışta, ekonomi açısından örnek alınabilecek bir büyüme modeli yakalamış görünüyor. Ne var ki bu modeli otokratik bir rejim altında yürüttü. Bu rejimde emeğin sömürülmesi en ileri noktadaydı. ABD ile Sovyetler Birliği arasındaki soğuk savaş döneminde ABD, Sovyetler Birliği’ni kenara itebilmek için Çin ile yakınlaşmaya yöneldi ve zaman içinde ABD ve Avrupa’nın önde gelen şirketleri ucuz emek ve çeşitli teşviklerden yararlanmak amacıyla Çin’i bir yatırım üssü haline getirdiler. Kendi ülkelerinde tasarımladıkları ürünleri Çin’de çok daha ucuza mal edip oradan pazarlayarak kârlarını katladılar. Bu dönemde Çinliler bu ürünleri üretirken bir yandan da taklit ettiler. Çin’in bu dönem boyunca yaptığı en önemli hamlelerden birisi batıya öğrenci göndermek ve orada yetişen öğrencileri üniversitelere hoca olarak alıp eğitim kalitesini yükseltmek oldu. Bugün dünyanın en iyi üniversiteleri sıralamasında ilk 50 üniversite arasında Çin’in 4 tane üniversitesi yer alıyor (Tsinghua Üniversitesi, Peking Üniversitesi, Northwestern Üniversitesi, Hong Kong Üniversitesi.) Buna karşılık ilk 400 üniversite arasında Türkiye’den hiçbir üniversite bulunmuyor. Eğitime yapılan bu yatırım bir süre sonra meyvelerini vermeye başladı: Çin taklit ürün yapmaktan özgün ürün üretmeye geçti. Bugün pek çok ürün artık Çin markası altında dünyaya satılıyor.  

Bir yandan da kuru sabit tutan Çin, başlarda ABD ve Avrupa’nın Sovyetleri zayıflatma politikası çerçevesinde batıdan teşvik gördü. Soğuk savaş tehdidi ortadan kalktıktan sonra ABD, Çin’in kendisine rakip olmaya başladığını fark etti ve Yuan’ın dalgalı kura göre belirlenmesini istemeye başladı. Bu yolda IMF’nin Çin’e verdiği taviz de önemlidir: Bir süre sonra dalgalanmaya bırakılmasının kabul edilmesi sonucu olarak Yuan, SDR sepetine eklendi ve görünürde olsa da rezerv para konumuna geçti.  

Sosyal ve Siyasal Göstergeler Açısından Karşılaştırma

Ekonomide sağlanan bu başarı öteden beri gelen bir otokratik rejimin emeğin sömürülmesine göz yummasıyla gerçekleşti. Bu rejimin ekonomideki başarısının maliyeti sosyal ve siyasal alanda dünyanın çok gerisinde kalmasına yol açtı. Bazı sosyal ve siyasal göstergeler açısından Çin ile Türkiye’nin karşılaştırılması aşağıdaki tabloda yer alıyor.

Demokrasi endeksinde Türkiye’ye göre çok daha gerilerde olan Çin, hukukun üstünlüğü konusunda Türkiye’nin önünde yer alıyor. Buna karşılık iki ülke de bu konularda birbirini örnek alacak durumda değil. Yolsuzluk algısı her iki ülkede de oldukça yüksek. Her ne kadar Çin, bu alanda Türkiye’den iyi durumda gibi görünse de örnek alınacak bir durumu olmadığı çok açık. İnsani gelişmişlik endeksinde Türkiye, Çin’den çok daha önde bulunuyor.

Görüleceği gibi Çin, sosyal ve siyasal konularda Türkiye gibi alt sıralarda bulunuyor ve örnek alınabilecek bir durumda değil.  

Değerlendirme

Bir ülkenin hızlı büyümesi ve satın alma gücü paritesiyle ele alındığında GSYH büyüklüğü açısından dünyanın en büyük (ya da cari fiyatlarla bakıldığında ikinci büyük) ekonomisi konumuna gelmesi o ülkenin gelişmiş olduğunu göstermiyor. Ekonomik anlamda büyüme, bir ekonominin bir yıldan ötekine daha fazla üretmesi demek. Kalkınma, ülkenin temiz su, elektrik, ısınma, yol vb. gibi daha iyi bir fiziksel ortamda yaşamaya başlaması demek. Gelişme ise bir ülkede hukukun üstünlüğünün, demokrasinin gelişmesi, yolsuzlukların azalması, eğitimin ve eğitim kalitesinin yükselmesi, ifade özgürlüğünün sağlanması demek. Çin’de bunlar olmadığı için Çin gelişmiş ekonomi olmaktan henüz uzak. Buna karşılık biraz daha zenginleşirse bu sayılanları talep eden bir topluma dönüşecek ve gelişmiş ekonomiler arasına girecek.

Özetle söylemek gerekirse Çin, soğuk savaşın yarattığı ortamda, büyük ölçüde batı sermayesinin desteğiyle, otokratik bir yönetim altında, demokrasiyi, insan haklarını bir kenara bırakarak ve emeği sömürerek hızla büyümüş bir ekonomidir. Ticaret savaşlarına karşın Çin, batı sermayesini çekmeye devam etmektedir. 2020 yılında Çin’in çektiği doğrudan yabancı sermaye yatırımı 163 milyar dolar iken Türkiye’ye giren doğrudan yabancı sermaye yatırım miktarı 5,2 milyar dolardır. Türkiye, batı sermayesini çekmeyi AB ile tam üyelik müzakerelerinin ciddi olduğu dönemde yakalamış (yıllık ortalama 20 milyar dolar dolayında yabancı sermaye miktarı) ve sonra kaybetmiştir. Dolayısıyla bugün Çin’in sağladığı yabancı sermaye desteğini de sağlayabilecek durumda değildir.   

Türkiye, Çin’in aksine yaklaşık yüz yıldır demokrasi yolunda yürümeye çalışıyor. Bu aşamada bu adımları geliştirecek yerde geriye dönüp de Çin modelini benimsemeye kalkarsa istikrarsızlığın daha da artacağı bir ortam yaratmış olacak.


Yorumlar

  1. Türkiye nin kuruluş değerlerini yok sayan bir anlayışla nereye kadar gidilebilinirdi?
    Geldiğimiz ve geleceğimiz nokta kaçınılmazdır...
    Sevgilerimle

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Türkiye'nin kuruluş değerleri de demokratik değil. !950'ye kadar Çinden bile gerideydi demokrasi bakımından. AKP' de başta bazı iyi şeyler yaptı sonra berbat etti bıraktı.

      Sil
    2. TR ın kuruluş değerleri mi sadece yok sayılan, akıl ve mantığın yöntemlerini de yok sayan bir anlayış.

      Sil
    3. Sn Hocam, sanırım Cin i yeterince bilmiyorsunuz maalesef. Ben Cin de yaşıyorum.

      su an issizlik 15% jobless ve 5% half Jobless ve bu su an yukarı cikiyor. inşaat firmalarının etkisi cok büyük, batan firma 300B USD ile batti digerleri de sirada. Çünkü kaynakları yok oldu, ne idi kaynakları, size söylemeyim oyunun nasıl döndüğünü.. firma gider devletten kredi alır aldigi kredi ile lokal hükümetten arsa alır proje çizer ve proje ile satar ve her zaman eksi dir firmalar. Simdi devlet dediki uc koşul surdu bu koşulları saglar isen sana kredi veririm, 95% sağlayamadı, yani cash akisi durdu, arsa alamıyor ve plan yapamıyor ve para toplayamıyor, sonra da devlet firmalara ev fiyatları düşmesin diye fiyat sinrlamasi getirdi su fiyattan asagiya satamazsın diye, simdi problemleri nasıl büyük siz dusunun, para lazım satamıyorlar para lazım proje yapıp toplayamiyorlar.. bir sure işçi cikarildi… sizin dünyadan haberiniz yok yaziyorsunuz… maalesef kusura bakmayın ole soyledigim icin.
      Banka faiz oranları düşük ama enflasyon inanılmaz Yuksek.
      85 m2 ev 19. kat iki oda bir salon 3M RMB = 6M TRL normal bir yer posh degil yani
      Cin in ic borcu 7.2T USD enn borçlu ülke neden ole yazdınız anlamadım
      2014 ten bu yana CIn parası deger kazanıyor, isterseniz size tablosunu göndereyim
      size raflardan fiyat göndereyim bana email adresinizi verin isterseniz
      Bu ülkede olan enflasyon ole bole degil.
      Cin neden ulamayalım, biz yarin mi olacağız deniyor?
      Cin e 1971 de Nixon geldi Gold Stardard i kaldırdı sonra Mao US e gitti sene 1970 ler
      simdi bir kalkip yarin Cin olacağız deyip konuşmak bence cok doğru degil
      CIn 1971 den sonra 1980 e kadar ytirim Aldi
      bugun dünyaya USD nin dagilmasinin mimaridir CIn maalesef
      SImdi uyandılar ve daha fazla USD istemiyorlar
      Burdaki corruption ne siz sorun ne ben soyleyeyim, ole bole degil…en dibine kadar inmiş.
      Tren yollarının zarar inanilmaz boyutta
      fabrikalar kapanıyor su an kuzey dogu da elektrik kesintisi var.
      daha yeni ben bir plastik makinası Hatti kotrol ettim TR de ki firma icin
      bir arkadaşım 25 konteynerlik hatta alan bir firmaya hizmet veriyor
      siz kalkıp doğru rakkamalar yazmiyorsunuz maalesef..
      biraz daha arastirin ve ole yazın bence yoksa konuya hakim olanların gözünde iyi bir itibar bırakmıyorsunuz.
      product cycle de su an Cin declining period da hükümet bunun biliyor ama maalesef çözüm üretemiyor
      ama çözüm ne biliyormusunuz ki su an onu yapıyorlar kindnergarten larda daha komünist part değerlerini öğretiyorlar. bu yolla da insanları kontrol etmenin hesabini yapıyorlar

      imla ve yazim hataları icin de kusura bakmayın ama konunun ozunun bilmeden yazmak doğru degil.

      Sil
    4. Bora Ozten kardesim bastan beri soyluyoruz, gel Turkiyeye rahat et. Madem bu kadar kotu ve biz iyi diye biliyoruz, niye orda yasiyorsun? Insane daha iyisi varken never kotu olan yerde yasar? Cevabi hepimiz biliyoruz da, neyse sen yine biz bilmiyormusuz giving devam et, he hee Cin cok kotu..

      Sil
    5. Öncelikle sayın hocama burdan kenndisine olan saygı ve sevgimin bir kat daha arttigini ifade etmek istiyorum çünkü boyle bir eleştiriyi yayinlamas kendisinin rasyanol bir kişiliği oldugunu gösteriyor.

      sizin neden boyle yazdiginizi anlamadım konu benim nerde sizin nerde olduğunu degil Cin ile ilgili bilgilerin eksik oldugunu düşünerek ve bizzat yasayan biri olarak ifade etmek istedim ve hocam da bunu yukarıda ifade ettigim gibi yayınlayarak eleştiriye açık oldugunu göstermiş oldu.

      Sayet bir argumaniniz var ise, söylersiniz konu ile alakalı bende bakar size Evet hayir derim bir konu ile alakalı olarak sadece ifadelerle konuşmak konunun özünden sapmakla birlikte konuyu kisisellestirmek oluyor. Benim burda nasıl ve hangi şartlarda yasadigimi bilemezsiniz, ben burası kotu iyi demiyorum bildiklerimi paylaştım. Cin ile alakalı olay bu Ben su kotu bu kotu demedemi Cin i anlattım. Unutmadan, davulun sesi uzaktan hoş gelir.

      Yapilan hersey doğru, bakin goreceksiniz Ocak Şubat döneminden sonra daha kontrol edilebilir bir USD ve hatta daha da asagiya inen bir USD olacak, sayet parayı para olarak degil de bir mal ve hizmet birimi olarak alırsanız birde SUPPLY&DEMAND i biraz anlarsanız yaşananların sebebinin anlarsınız. Size sadece TR nin koalisyon doneminde izlediği sabit kur politikasının ve kamu bankalarının nasıl Gorev Zararlarini kapattigini biraz arastirisaniz eminim su an TR de olanın unun tersi oldugunu, SINIRLI VARLIKLA (TL) ne kadar SINIRSIZ (USD) alacaksınız? 235B USD para var 980M tüzelde 133M özel de (veya tersi simdi hatirlayammadim). Bakalım daha ne kadar USD alinacak piyasada. ve soru su, TR nerde? kimden gelecek TR. ben economist değilim ama yillarini is hayatına harcamış, CIn UK arasında ticaret yapmis 2000 de 1MUSD batirmis birisi olarak Cin ideki bildiklerimi paylaştım.

      Sayin hocama sevgi ve saygi ile….

      Sil
    6. bir de, su an TR de malum maas artislari soz konusu ve piyasada daha cok TL ye ihtyac olacak doğru mu doğru, peki soru su TL nerede, butun herkes parasını arabasını onu bunu USD ye yatırdı ve piyasada cok USD var kural ne, mal fazla deger az, mal az deger fazla. bole bakarsanız sanirm ilginç bir tablo var karsimiz da. Ben burda sayın değerli hocam Ozgur Demirtas a da katılmıyorum nasıl olacak enflasyon artacak piyasada yeteri kadar TL yok ki. TL ler merkez bankasında. bilmen yaniliyormuyum.

      ifade ettigim gibi ben economist degilim zaten economy aslında bir fantasy bilimi isminide degistirmnek istiyorum, FANTACOMY…. :—D

      Size bir gercekte daha bahsedeyim, ocak Şubat mart hatta nisan aylarında ihracat tan TR ye cok büyük miktarda USD girecek, sebebide su, Cin yeni yılı nedeni ile Cin de fabrikalar kapanacak hatta ben bizzat gordum bazı fabrikalariscilerini evlerine erken gönderiyor sipariş yok diye, dolayıyla siprislarin cogu TR gibi ülkelere kayacak. Bu aylardaki büyüme rakamları acciklandiginda sasirmayin.

      Sil
    7. İhracatı bir noktaya kadar arttırabilirsiniz. Pek çok ihracatçı firma şu anda 2022 siparişlerini bile doldurmuş durumda. İsteseler de daha fazla siparişi yeni yatırım yapmadan alamazlar. Bu bir süreç. Yeni ekonomi modelinin işe yaraması için işçinin ve memurun enflasyona ezdirilmesi lazım. Yoksa işe yaramaz. Tüm umutlarını yazın gelecek turizm gelirlerine bağlamış durumdalar ama bence o da yeterli olmayacak. 2022'de istenildiği düzeyde cari fazla verilemeyebilir.

      Sil
  2. Cumhurbaşkanının Çin faiz indirdi o yüzden böyle büyüdü, güçlendi gerekçesinin hiçbir temel gerçekliğe dayanmadığını yazınız ile açıkça görmüş olduk hocam. Bilgilendirici ve aydınlatıcı bu yazınız için teşekkür ederiz.

    YanıtlaSil
  3. Hocam, elinize sağlık. hayaller peşinde koşup, inşallah, maşallah, ya tutarsa kültürüne ders vermeye devam ediyorsunuz. Atatürk ülkeyi kurarken 3bin kadar doktora öğrencisi, birkaç yüz kadar alman profesör ve çırakları ile kurmuştur. Hep söylenmez ihmal edilir; meritokrat şekilde köyünden dışarıya doktoraya gönderilmiş zeki türk çocuklarının geri dönüp, devrime yaptıkları katkılar. Gidemeyenlerin haseti bugün bile nefret ve kamu kaynakları hırsızlığı olarak hep karşımızda. Çin de, 90larda 150bin! kadar doktora öğrencisi gönderdi batıya. Yarısı konformizme yenik düşse de, bir miktarı sleeper cell olsa da, milliyetçi olanları Aldılar geldiler bilimleri. konfüçyen itaatkar çinlinin huyu, oynak ve bağımsız türkmen huyuna pek benzemez. orada tek parti, imparator altında birleşir onlarca eyalet belki, ama bizde olsa olsa kambura yatar gizlenir, sınır tanımaz türkmenin bireysel özgürlük huyu. Araplaşanlar, çinlinin obedians kültürüne hayran hayran baksa da, işin özünde o ekonomik model, celali isyanlarından beri bize uymaz. Çünkü tam itaat isteyenin nepotizm yapmaması lazım, rüşvet yememesi lazım, meritokrat olması lazım, örnek insan olmaya eğitilmiş olması lazım, krupye gibi yağma paylaştırma ve helal komisyonunu almaya değil. Yani protestan ahlakına doğru döndürmüştü ülkeyi Atatürk. fakat bunlar -demokrasi tramwayını kıvama getirinceye kadar sürüp durakta indiler- tekrar ortadoğu ve çin yönüne çevirdiler. neticede batırdılar. ister bop başkanı olarak zaten görevliydi diyelim, ister ihvancıların ele geçirdiği ilk ülkeyi yönetmeyi bilemediler diyelim. tarihe "failed turkish experiment" olarak geçecek 2021 krizi. Cahiliye dönemi kapandığında daha rahat tespit edilecektir hasar. şu anda korkunç bir bilgi kirliliği olduğunu gören ciddi kurumlar, rapor bile vermiyor, tabandan kopmuş üstyapıya legitimacy sağlamamak için.. başka yoruma gerek yok "ne yaptığımı bilmiyorum". modeli hakkında.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Cok basarili bir yorum, tebrikler..
      Ozellikle hasar tespiti kismi konusunda ben de cok karamsarim.
      Ustelik webb teleskobu uzaya yeni gonderilmisken..

      Sil
  4. Yazınızın ''Taklitçilikten Özgün Üretime'' bölümü gerçekten çarpıcı. Yazınız için teşekkür ederim.

    YanıtlaSil
  5. Çin'de "itibardan tasarruf olmaz" diyerek yüzlerce araçlık konvoylar ve binlerce korumayla gezen, saraylarda yaşayan, emekçi kesime "sizin kaybedecek bir maaşınız var, ben ise tüm mal varlığımı kaybederim" diyen yöneticiler hiç olmadı. Yoksulluk da, yıllar içinde görece artan varsıllık da adil bölüşüldü. Çin'deki asgari ücretle Türkiye'yi karşılaştırmak anlamsız zira Çin'deki çalışanlar için barınma, eğitim, sağlık gibi temel hizmetler ücretsiz sağlanıyor, emekçi bizdeki gibi kira ödemiyor, çocuğunu okula gönderdiğinde ya da hastaneye gitmek zorunda kaldığında ekstra ödemeler yapmak durumunda kalmıyor.

    Çin'le Türkiye aşağı yukarı aynı dönemlerde plânlı ekonomiye geçti. Çin hem bölgesel hem de genel plânlamalarla gelişirken biz DPT'yi kapatıp Bakara Makara ekonomisine geçiş yaptık.

    Çin, 1950'lerden başlayarak gençlerini önce Sovyetler Birliği üniversitelerinde, daha sonra da Mahfi hoca'nın söylediği gibi batı üniversitelerinde eğitmeye başladı. Böylece her iki kesimin teknolojik düzeyini, olanaklarını öğrendi, daha sonra da kendi ülkesine uyarladı. Biz ise üniversiteler dahil tüm okullarımızı imam-hatip'e çevirme misyonu ile hareket ederek ülkeyi 780 bin kilometrekarelik mescite dönüştürdük. Çin, yüksek teknolojiye yatırım yaparken biz yatırım alanı olarak cami, cezaevi ve pudra şekeri sektörlerini seçtik.

    Yazacak çok şey var da uzatmayalım. İktidarın bir kalkınma modeli belirlemediğini, tek amacın ekonomiyi iyice batırıp, ortaya çıkacak sosyal ayaklanmaları bahane ederek OHAL ilânı ile seçime gitmek olduğunu elin Japonu bile gördü, bakalım bizim millet ne zaman görecek...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Sayın Mahdut MESULİYETLİ Burada rahmetli babannemin sözünü bir daha hatırlatmak istiyorum. Zaten bu platformda aylar önce bir kaç defa yazmıştım. Tam bizim millete yakışır ve özünü anlatan bir söz. Rahmetli derdi ki " Az yiyen çok yemiş, çok yiyen b*k yemiş." An itibarı ile ülkemizi en iyi tanımlayan söz. Biz yiyemedik ama onlar çok yediler.

      Sil
  6. Hocam elinize sağlık güzel bir yazı olmuş ama sizce Çin'in mali verileri ne kadar güvenilir ?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. O konu biraz karışık ama bizimkiler de aynı durumda.

      Sil
  7. Acaba soran oldu mu neden Almanya değil de Çin modelini benimsiyorsunuz diye!!

    YanıtlaSil
  8. Hocam orta ve ileri seviye matematik kitabı/kitapları önerebilir misiniz?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ben matematikçi değilim size sadece matematiksel ekonomi kitabı önerebilirim: Alpha C. Chiang, Matematiksel İktisadın Temel Yöntemleri.

      Sil
  9. Hocam maliye bakanımız bu model tutmazsa üzülürüm dedi. "Türkiye Ekonomi modeli" ile Nasrettin hocanın göle yoğurt çalması arasındaki ilişkiyi de açıklar mısınız? Ya tutarsa? Hepimiz zengin mi olacağız? Şimdiden teşekkür ederim.

    YanıtlaSil
  10. Çin'in 90ların başında uygulamaya başladığı model sadece ucuz yuan ucuz iş gücü ile açıklanamaz. Aksine bunlar uygulanan politikanın yan unsurlarıdır. Asıl unsurlar yüksek yatırım ve tasarruf, hammadde lojistik, know-how ve ürün bazlı çok titiz bir planlama ile tüm bunların otokratik bir yönetimle koordine edilmesine dayalıdır. Mahfi hocam bunu gayet açık ortaya koymuş. TL'yi düşür ihracat artsın cari fazla verip büyüyelim gibi amatör bir politika ile Çin değil ancak Arjantin olunur.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Hocam mevcut durumda yani ithalata bu kadar bagimliyken arkadaşın dediği TL yi düşür ihracat artsın cari fazla ver modeli uygulanabilir mi?

      Sil
    2. Üretiminin %70 i ithalata bağlı iken tlyi düşürmek maliyetleri artırır iç talep iyice perişan olurken dışarıya da yeterince ihracat yapılamaz ki

      Sil
  11. Hocam dolar ferman dinlermi ?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Fermana bağlı. Faizi beş puan yükseltin bakın nasıl dinliyor.

      Sil
    2. Yazı için çok teşekkürler…
      Bir belirsizlik olarak;
      Verilerin doğru olmadığında herkes mutabık iken, 5 puan faiz arttırımı olunca, birikimi olanlar pozitif alana geçildiğine nasıl ikna olup TL tasarrufu yaparlar, bilemiyorum!!🖖🏻

      Sil
    3. Hocam 5 baz puan artırılsa bile reel faiz eksiden artıya çıkamayacak sanırım doğru değil mi ?

      Sil
  12. Güzel yazı olmuş Hocam.
    İnsan faktörünü de unutmamak gerek diye düşünüyorum.
    Öğrenci olarak, 3 yıl kadar yurtdışında bulundum. Bu süre zarfında gördüğüm en hırsı ve en çalışkan öğrenciler Çinlilerdi. Saatlerce konsantre kalarak çalışabiliyorlardı. Çin'deki tüm nüfus elbette öyle değildir ama yurtdışına gönderdikleri öğrenciler çalışma ve devamlılık anlamında gerçekten başka bir seviyedeydi.

    YanıtlaSil
  13. İyi kötü işleyen bir köfteci devraldınız..
    Adı Cumhuriyet Köftecisi.
    Başlarda, ortaklarınızla işler yürüyordu..Hatta ortaklardan birinin dükkanda mahallenin küçük kızlarını sıkıştırmasını da görmezden geliyordunuz...
    "Yaw şu köftecinin çoğunluk hisselerini almak laazım" fikrinin cazibesi ile önce naif ortakları tatlı entrikalarla dehlediniz..O tacizciyi de ihbar ettiniz..O da hapsi boyladı hisselerini de üç otuz paraya üzerinize geçirdiniz..Damadı da kasaya oturtup, yeni müşteriler de gelir diye gezici sütçüler derneği başkanını küçük ortak aldınız:)
    Küçük ortağınızla Köftecinin adını da değiştirip
    Türk Tipi, Helalihoş Köfte yaptınız..
    Ne güzel her şey sizin kontrolünüzde..Muhasebe, tedarik, köfte vs..
    Dediniz ki;"Lan bu köftelerin içindeki ekmeği arttırsam ya.... etin de; taze olanından değil, son kullanma tarihi yakın, azcık da tahşişli olanından alırım, ucuz personel istihdam edip, masaya da fırından bedava aldığım bayat ekmekleri ıslayıp ısıtıp, tazeymiş gibi koydummu.....ooof süper kar yaparım!..
    Müşteri uyanana kadar karınızı arttırdınız..Ama yavaş yavaş müşterilerin ayağı kesilmeye başladı..Siz de;
    "Lan o zaman sürümden kazanırım" deyip köfteleri ucuzlattınız..Bu sefer hem müşteri profili değişti.Hem de sayısı azaldı..3 yıldızlı Köfteciniz yıldız kaybetmeye başladı..Sonunda yıldızlar da gitti:) "Bu ne biçim köfte" diyen bir iki müşteriye de dükkanda temiz bir sopa attınız
    ***"Abi yanıma para almamışım yaarın öderim" diye sıyıranlar, yemeği yedikten sonra yakaladığı sineği tabağa atıp; "bu ne rezalet kadeşim!" diye ödeme yapmadan tüyen hatırlı müşteriler dava arkadaşları.. vs***
    Bir gün, stoğunuzdayken son kullanma tarihi geçmiş kıymadan birkaç kişi de zehirlenince işler iyice bozuldu..
    Zehirlenenlerin açtıkları tazminat davaları da borcu iyice büyüttü mü sana..
    Sonuç;
    ***Devren Satılık Köfteci****
    Doğrusu bu ya, devralanın da işi zor :)
    İsim değişecek, müşterinin ayağını tekrar alıştıracaksınız, ikna edeceksiniz..vesaaire..
    Yeni işletmecinin; net, güvenilir, rasyonel bir programı ve işinin ehli bir ekibi yoksa..O da batacak:)

    YanıtlaSil
  14. Merhaba Hocam,

    1- Ülkemizde kimse enflasyonun gerçekten TÜİK'in açıkladığı oran olduğuna inanmıyor. TÜİK %20 derken mesela ENAG %60 diyor. Biz ikisinin ortasını alıp %40 diyelim. Piyasada oluşan faizlerin TÜİK'in açıkladığı enflasyon ile hemen hemen aynı olduğunu görüyoruz %40'larda değil. Bu durumda TÜİK'in açıkladığı enflasyon rakamı doğru olabilir mi? Yoksa insanlar %5 değil de %25 eksi reel faiz mi alıyor?

    2- Yine enflasyonu %40 olarak alsak büyümenin + değil - %10 olduğunu kabul etmemiz gerekir. Ama büyümenin gerçekleştiği bariz. Bu durumda yine TÜİK'in rakamları o kadar da insafsız değilmiş diyebilir miyiz?

    3- İğneyi kendine çuvaldızı başkasına demişler. Merkez Bankası geçmişte nispeten daha bağımsızdı. Para politikası araçlarını istediği gibi kullanabiliyordu ama hiçbir zaman ana görevi olan fiyat istikrarını sağlayamadı. Bu durumda Sayın Cumhurbaşkanının Merkez Bankasına güvenmemesi normal değil mi?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. 1.Ciddi tutarda bir eksi reel faiz söz konusu. O yüzden de insanlar dövize dönüyorlar.
      2. Diyemeyiz. Ama hesapta bir düzeltme yapayım -10 değil + 3,5 filan olur.
      3. Nispeten bağımsızlık olmaz. Bir Merkez Bankası ya bağımsızdır ya değildir. Nispeten bağımsızdı dediğinizde de faizi kendisi belirleyemiyordu.

      Sil
  15. Yazınız için teşekkürler hocam. Benim farklı bir sorum olacak. Çoğu ekonomist Merkez Bankası dolar rezervlerini satmaya devam ederse 2022'nin ortalarına doğru iflas eder diyor. Peki Merkez Bankası iflas ederse ne olur? Para mı basamaz? Dolar swap edecek banka mı bulamaz?

    YanıtlaSil
  16. Değerli Hocam, yazınız için teşekkürler. 2001 ekonomik krizi ve şuan ki durumu özellikle asgari ücretli güzünde karşılaştıran bir yazı kaleme almayı düşünür müsünüz? Saygılarımla.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Biraz daha zaman geçmesi lazım, insanlar krizde olunduğunu kabul etmiyor.

      Sil
    2. Hocam, Dünya.com'da Erdoğan'ın akıl hocası olarak nitelendirilen Şefik Çalışkan'ın söyleşisi yayınlandı. Yeni ekonomik modelin savunusunu yapmış ve özetle şunları söylemiş;

      1- Ülkemizin para ve maliye politikası; iş adamlarımızı batırmak, işçilerimizi işsizliğe mahkûm etmek ve devletimizi de vergisiz bırakmak için kurgulanmıştır.
      2- Bugün ekonomimizi sömürgeleştiren, düşük kur yüksek faiz politikasıdır. Bu politika sonucunda ülkemizde imalat sanayisi çökmekte, ülkemiz ithalata boğulmakta, insanımız işsiz, iş adamımız kârsız, devletimiz de vergisiz kalmaktadır. Düşük kur yüksek faiz politikası, devletin borcunu artırarak talep enflasyonuna, cari açığı yükselterek maliyet enflasyonuna; milletin ve devletin gelirlerini yüksek faizle iç rantiyeye, sıcak parayla da dış rantiyeye akmasına neden olmaktadır. Ondan sonra da ülkemizdeki tüm sosyal ve siyasal taraflar; sonu gelmez, çare üretmez bir kör dövüşün içine giriyorlar.
      3- Değerli TL’nin imalat sanayisini ve turizm sektörünü öldürdüğünü görmeyen, yüksek enflasyonu cari açık halısının altına süpüren; insanımızı işsiz, şirketlerimizi kârsız, devletimizi vergisiz bırakan, bu sistemin duvara çarpması, tasarımının gereğidir.
      4- Ekonominin yol haritasındaki bu stratejik değişiklik, ilk başta mekanizması gereği kurları artıracak, bu da enflasyonu yükselterek halkın bir kısmının alım gücünü düşürecektir.
      5- Cari açığın düşmesi ve fazlaya geçmesiyle enflasyon geleceği yerden daha yukarı gidemeyecektir.
      6- Gerekli makine ekipman yatırımı yapılmış ve üretim için kapasite sorunumuz bulunmamaktadır. Buradaki gelişmeler, ihracata dönük imalat ve turizm sektöründe işçi sayısını ve gelirini de artıracaktır. Böylece İMF programında her zaman en çok bedel ödeyen işçilerimiz, ihracatçı şirketlerimiz ilk kazanan olacaktır. Buradaki gelir artışı, devletin de gelirini artıracaktır. Bu da devletin sosyal harcamalarını borçlanmadan yapmasını sağlayacak ve bu gelişmeden de ilk yararlananların arasında memur ve emeklilerimiz olacaktır.

      Savunulara yorumunuzu merak ediyorum. Belki de yeni bir yazı konusu olur.
      Yazının link'ini de paylaşıyorum.
      https://www.dunya.com/ekonomi/modelin-ozeti-uretim-ve-istihdami-korumak-haberi-642732

      Saygılarımla.

      Sil
    3. Sayın Çağıl, yazdıklarınıza istinaden bende size bir liste yaptım:
      1. 2002'den beri yönetimde olan bir ekibin "Bugün ekonomimizi sömürgeleştiren, düşük kur yüksek faiz politikasıdır. Bu politika sonucunda ülkemizde imalat sanayisi çökmekte, ülkemiz ithalata boğulmakta, insanımız işsiz, iş adamımız kârsız, devletimiz de vergisiz kalmaktadır. " demesi Erdoğan ve AKP'nin çoklu kişilik bozukluğuna mı işaret ediyor sizce? Yani benden evvelkiler hata yaptı demeye hakları var mıdır?
      2. Bu liste cevap verilebilecek bir liste midir? Verilecekse bunun cevabını Mahfi Hoca niye versin? O mu kurguladı 20 senedir ekonomik şartları?
      3. Dünya teknolojide ışık hızıyla ilerlerken,Türk Telekom'u üstüne para vererek satan bir ekipten medet ummak Polyannacılık değil midir?
      4. Hepimiz bir umut ışığı ararken, biraz da gerçeklerle yüzleşsek, uzun vadede daha az canımız acımaz mı?

      Sil
    4. Çağıl,

      danışmanın aklı şimdi mi başına gelmiş? Yani yüksek dış borç, eksi rezerv ve hiperenflasyonun yolu açılmışken..

      yıllarca neoliberalizmin yerel taşeronluğunu yapanlar, bilanço iflas edince, tıpkı fetö işinde olduğu gibi yine kandırıldık hikayesine sarılmanın planlarının yapıyorlar ancak bu kez ekonominin soğuk matematiksel yüzü ile karşılaşacaklar..

      xyz..

      Sil
    5. Yüksek faiz düşük kur doğru bir politika değilse, düşük faiz yüksek kur politikası da doğru olamaz.
      Ekonomist değilim ancak yıllar önce derste hocamızın söylediği "Ekonomi 3 lü sac ayağı üzerinde durur Faiz-Enflasyon-Kur" bunun her zaman dengede olması gerekir, bu dengenin adı da istikrardır sözünü hatırlarım hep. Dengenin bozulduğu veya sağlanamadığı bir ekonominin de ne yerleşiklere ne de yabancılara güven vermesi söz konusu dahi olamaz...

      Sil
  17. Hocam, nacizane Çin'in patent sayılarında dünya birincisi olduğunu da belirtmek gerektiğini düşünüyorum.

    Kaynak: https://www.wipo.int/edocs/pubdocs/en/wipo_pub_941_2020.pdf

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Doğru, bu da bize Çin'in son yıllarda ne kadar çok buluşa imza attığını gösteriyor.

      Sil
  18. Merhaba Hocam,
    Zihin açıcı çok güzel bir yazı olmuş.Elinize ,emeğinize sağlık.
    İzninizle iki soru sormak isterim:

    • Yazıda belirttiğiniz,Türkiye’nin 20 yıllık ortalama tasarruf oranı olan % 24’ü,yatırımlarda tam olarak kullanabildik mi?(Neden)Rekabet halinde olduğumuzu öngördüğünüz diğer ülkelerdeki tasarruf oranlarını ve Türkiye’nin hedeflemesi gereken tasarruf oranını paylaşabilir misiniz?

    • Çin’i bugünlere taşıyan felsefeyi;ekonomik,siyasal,sosyal tercihlerini kavramamıza yardımı olabilecek bir kaç kitap önerinde bulanabilir misiniz?

    İki soru mu demiştim? :)
    Kusura bakmayın.

    Saygılarımla.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkür ederim.
      . Tasarrufları yatırımda kullanmanın yanı sıra ciddi miktarda da dış tasarruf ithal ettik.
      . Kissinger'ın Çin kitabı önemli. Yu Hua'nın China in Ten Words kitabı da çok basit bir kitap.

      Sil
    2. City of Tranquil Light (Sessiz Işıklar Şehri) yazar Bo Caldwell, açınca okuyup tek seferde bitirebileceğiniz eski Çin hakkında güzel bir kitaptır. Lao Tzu'nun (Yaşlı Üstad'ın) özlü sözlerini de kitapta bulabilirsiniz.

      Sil
    3. Yanıtınız için teşekkürler Hocam.
      Önerdiğiniz kitapları okuma listeme ekledim.Ama ilk sorumun son kısmındaki ek soruya da cevap rica ediyorum:

      “ Rekabet halinde olduğumuzu öngördüğünüz diğer ülkelerdeki
      (mesela g kore,g.afrika,polonya,rusya vs.) tasarruf oranlarını ve Türkiye’nin hedeflemesi gereken tasarruf oranını paylaşabilir misiniz?”

      Saygılarımla

      Sil
  19. hocam yazınızın sonunda "türkiye, çin modelini benimsemeye kalkarsa" demişsiniz fakat kanaatimce son 2 senedir türkiye halihazırda bu modeli benimsedi. fakat kısmen başarılı olunabilen tek alan rekabetçi kur-yüksek ihracat(aslında çok da bir gelişme yaşamadı) alandı, bunu yaparken pandemiden yararlanarak çin'den kaçabilecek yatırımcıların/markaların türkiye'de fabrika açması amaçlandı fakat ülkede yaşanan dış siyaset krizi nedeniyle bu da sağlanamadı. aslında türkiye, çin modelini benimsemeye kalkışmaktan ziyade bu modeli benimseyip başarısız oldu diye yorumluyorum. sizin neden daha benimsememiş fakat benimsemeye yakınsıyor dediğinizi merak ediyorum, bu konuyu biraz açabilir misiniz?

    YanıtlaSil
  20. onumuzdeki ilk uc ay icin AKP faiz indirimlerine devam eder doviz daha da yukselir cari fazla yuksek kalir ithalat coker. Enflasyon kartopu gibi bir yapiya burunur faiz arttirmak zorunda kalirlar ve ithalat tam coker ve hem faiz hasebiyle hem de cari fazla hasebiyle doviz kuru stabilize olur. Bir sure boyle devam ederler. Enflasyon kuru pesinden surukler Ondan sonrasi allah kerim.

    YanıtlaSil
  21. Hocam şu halde ekonomi bu haldeyken ohalde olurmu?

    YanıtlaSil
  22. https://store.donanimhaber.com/45/65/f1/4565f10a51468bf5e5f8822bd57a19df.jpg

    hocam,yorumunuz? :)

    YanıtlaSil
  23. Hocam ekonomik modelimiz nedir?

    YanıtlaSil
  24. Merhaba Mahfi Bey,
    Çok bilgilendirici ve düşündürücü bir yazı olmuş. Emeğinize sağlık. Belirttiğiniz gibi eğitim kalitesini iyileştirmeden ve demokrasi olmadan bir yerlere varılamayacağı aşikar.

    YanıtlaSil
  25. https://seyler.eksisozluk.com/turkiye-ile-venezuela-arasindaki-bu-kadarina-da-pes-dedirten-benzerlikler

    YanıtlaSil
  26. Değerli hocam iyi tarafından bakarsak ülkemizde tüketimin azalması ile CO2 emisyonu azalmıyor mu?Böylelikle daha yeşil bir dünya amacıyla diğer ülkeler için örnek teşkil etmiyor muyuz?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Tüketim azalmıyor, azalması için enflasyondan yüksek faiz olması lazım.

      Sil
    2. Hocam gerçek enflasyonu kim biliyor?

      Sil
  27. Hocam yeni yapılan üniverste sıralamalarında çinli üniversiteler ilk 10 da yok.

    YanıtlaSil
  28. Memleketin bütün ayarlarını bozdular, ayarsızlar.

    YanıtlaSil
  29. Bugün teknoloji ve sanayi alanlarda yatırımları arttıralım diyoruz ama bence öncelik tarım olmalı. İlk olarak tarım reformu ve ciddi bir devlet politikası olarak hangi parti hükümete gelirse gelsin değişmez kurallar konulmalı. Bugün ekmek fiyatının iki katına çıkmasının temel nedeni bu denli verimli topraklara sahip ülkenin verimli kullanılmıyor olmasıdır. Urfa bölgesindeki çiftçi buğday ve arpanın maliyeti yüksek, kârı düşük diye verimli topraklarını fıstık ve badem tarlalarına dönüştürmekte ve bu sisteme itiraz edecek bir devlet politikamız yok. Eğer böyle devam ederse bu günlerimizi dahi çok arayacağız. Yazınız ve bizleri aydınlattığınız için teşekkür ederim...

    YanıtlaSil
  30. Hocam Çin e gittiniz mi ?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Gittim. Şangay, New York'dan daha zengin ama biraz dışına çıkın Bangladeş'den daha fakir yerlerle karşılaşıyorsunuz. Gelir dağılımında uçurum var. Ama o insanların dünyadan haberi olmadığı için bu durumun farkında değiller.

      Sil
  31. Sayın hocam,kulislerde:"Ağır ekonomik bunalım sebebiyle alınan olağanüstü hal tedbirlerine dair ..."sözleriyle başlayan bir cumhurbaşkanlığı kararnamesinin hazırlandığı,perşembe veya cuma günü olmazsa en geç gelecek hafta kamuoyuna duyurulucağı,alınacak tedbirler arasında devletin tüm bankalardaki özel ve tüzel kişilere ait döviz ve altın mevduatlarına bir sonraki karara kadar ülke yararına geçici olarak el konmasınında bulunduğu bazı tedbirler alınacağı şeklinde haberler var,bu gerçekleşirse etkileri ne olur,tskkürler..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ben de sizin kadar biliyorum bu konuyu. Böyle bir adım intihar olur.

      Sil
  32. Çin, denetimli sermaye kontrolü uyguluyor, Türkiye ise para olarak ne gelirse gelsin protokolü.

    Türkiye Çin gibi sermaye kontrollerine girerse, kabak gibi oyulur, yabancı bir komisyon tarafından vergi gelirlerine kadar kaynağında el konulur.

    Bir kere Çin bir devlet, ülkesinin planlarını projlerini yapan bir ekibe sahip. Bir tren projesi için 3 boyutlu tasarım projesinde bulundum onlarla, kamu kurumu, iki eyalet arasında tren fizibilitesini hesaplamak istiyordu. Proje tasarımı iki yıl sürdü. Tabi, bu konuda tecrübem yoktu, Kanada'dan benzer bir proje yapan başka bir firma danışmanlık desteği verdi. 800 km uzunlukta bir hat. 6 veya 7 farklı ülkeden aynı anda merkezi bir cloud sisteminde geliştirildi. Projedeki kimse evinden veya ofisinden dışarı çıkmadan uluslar arası bir proje bitirmiş oldu.

    Hat inşa edileceği tarlaların hangilerinin üzerinden geçerse tarım ürün üretimini en az etkiler veya etkilemez, çiftçilerin hasat, tohumlama, sulama zamanlarına göre projenin hangi aşamalarının ne zamanlar yapılacağı, çiftçilere bilgilerin aktarılması vs iki yıl boyunca ciddi detaylı planlama yapıldı.

    Türkleri bırak planı projeyi, plan proje için yazılım kullanmayı bile bilmezler. Arada yönetim yeteneği açısından yüzyıl fark var.

    Ne Çin ekonomi modeli ya! İki günde kafadan uydurma ekonomik model mi olur? Kabile liderinin ve eşrafının lafları.

    Maksat gündemde iki laf olsun. İnternette de hayret ediyorum, sözde ekonomi hocaları MB muhasebe hesabını paylaşıyor, adamların ülke elinden gitmiş, gelecekleri satılmış, fatura kapıya gelmiş, bunlar twit ile takipçi yarışında, hükümetin kendilerini nasıl yolduğunun muhasebesini yapıyor. Eğitimlisi böyle, eğitimsizi zaten ne dersen de.

    Boş işler

    YanıtlaSil
  33. Çin, için içini yerken, Çin için niçin böyle dediniz?

    Şaka bir yana siz en önemli karşılaştırmayı vermemişsiniz.

    Dolar, bugünkü 14.40 Tl seviyesindeyken , Çinli vatandaşın dolar bazında kişi başına ortalama geliri nedir? Bir de Türk vatandaşının dolar bazında ortalama geliri nedir?.

    Ben en az 2.5 kat fark olduğunu düşünüyorum. Çin'li vatandaş lehine...


    Bakalım doğrumu söylemişim. 2021Türkiye Gsyih si yaklaşık 5.8 trilyon Tl olacak.
    Dolar 14.4 Tl seviyesinde kalırsa, Kişi başı gelirimiz 5.8/85/14.4=4740 dolar olacak.

    Çin’in 2021 sonu kişi başı geliri tahmini 11.000 dolar olacak.
    11.000/4740=2.3 kat mış.

    Demekki 2.5 kat tahminimde yanıldım.


    Para basmaya devam edelim. Böylece dolar 50 Tl olur ve kişi başı gelir sıralamasında dünyanın 1 numaralı ülkesi oluruz. Ama sondan 1 numara...

    Ülkenin kurtuluşu, merkez bankasının para basmayı durdurmasına bağlıdır.

    Çünkü arz talep kanunu gereği, Dünya'da Tl ne kadar bollaşırsa, değeri o kadar düşer.

    YanıtlaSil
  34. Hocam zaten ithalata dayalı bir ekonomide Çin Modelini uygulayacaz demek baştan yanlış değil mi ?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Aslında bizim böyle bir iddiayı tartışmamız da saçma ama gündem böyle işte.

      Sil
    2. bu kadar bilgi birikim sahibi insanların saf dışı bırakılıp dinlenmemesi ve söyledikleri şeylerin kaale alınmaması ,,ve ülkemin içinde bulunduğu durum içimi acıtıyor...ben bir esnaf olarak müşterimin yokluk içinde çırpındığını görmek beni kahrediyor...allah sonumuzu hayır eğlesin..(yüreyinize saglıkk hocam...)

      Sil
  35. Hocam, her yerde ekonominin neyin yanlış yapılğını okuyoruz ve denilenleri aynen yaşıyoruz. Buna rağmen bu yanlışta ısrar edenlerin politikası, heleki seçim yaklaşırken, Çin modeli olamaz diye düşünüyorum. Aklıma iki seçenek geliyor; 1 - Ekonomi yönetimi bilmediğimiz bir modele inanıyor 2 - Gerçekten ne yaptıklarını ve işin sonun nereye varacağı bilmiyorlar. Ben halen iyimser düşünerek 2 olamaz diyorum ama 1 in ne olduğunu anlayamıyorum. Sizin bakış açınızdan ekonomiyi yönetenler ne yapmak istiyorlar? Uygulamak istedikleri nedir?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Benim bakış açımla ne yapıldığını anlamak imkansız en iyisi siz bir başka bakış açısıyla bakmayı deneyin.

      Sil
  36. Hocam nacizane bende gidişata doğru görüşlerimi burda siz ve arkadaşlarla paylaşmak istiyorum. Tehlikenin farkındamıyız. 2001 krizinde TR genel borcunun çoğunluğu Kamuya aitti. Bu kriz sonucunda yükselen kur maliyetini, Devlet vergi ve dış borç ile mümkün olduğunca zamma çevirmeden uzun vadeli maliyetlerle karşıladı. Ancak şuanki krizde borcun çoğu Özel sektöre ait. Özel sektörün vergi vs gibi opsiyonları olmadığı için kur maliyetini direk olarak fiyatlara yani vatandaşa yansıtıyor. 2022 asgari ücret zammı ise krizde tam bir altın vuruş yaratacak. Bu zamlar adeta ölüye elektro şok vermeye benziyor. Bu zamlar üzülerek söylüyorum ki direk enflasyona yani mukabilince fiyat artışları ile etikete yansıyacak. Bir çıkmaz sarmalı içerisindeyiz şuan. Ülkem ve milletim adına üzülüyorum. Yılbaşını sevinçle değil korkuyla bekliyorum. Kriz maalesef derinleşecek. Bu artarak felaket ve enflasyonu azdıran sarmaldan çıkmanın bir yolu var. Ekonomi bilimine uygun hareket etmek. Bugün için zararın neresinden dönsek kardır. Ekonomi bilimi ne der. En az enflasyon oranının 1-2 puan üzerinde faiz belirle ki kur dengeye otursun. Kur/Döviz dengeye oturunca üretici ve esnaf maliyetini bilir ve ona göre satış fiyatı belirler. Enflasyon dizginlenir ve piyasa oturur. Şuan ülke ekonomisi öngörülebilir ve tutarlı bir yapıya sahip değil. Riskleri azaltıp, piyasaları ve gündelik hayatı normale çevirmek için ekonomiyi kuralına göre idare etmek şart. Yoksa bu zihniyet devam ettikçe. Hepimizin borsa, fed, faiz kararı vs gibi konulardan daha önemli kısa vadeli büyük bir sorunumuz olacak. Sosyal patlama. Allah muhafaza.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Paylaşımınız için teşekkürler

      Sil
    2. Hocam Çin modeli dedikleri Mem (Milli ekonomi modeli-Haydar Baş) olabilirmi? yapılanlar ona benziyor para basma ,sendikasyon kredisi almama, faiz düşürme, fakat senyoraj hakkından bahsetmiyorlar mem in Çinde uygulandığı bahsediliyor.https://www.yenimesaj.com.tr/memi-uygulayan-ulkeler-ilk-5-icinde-H1314589.htm basitçe milli ekonomi modeli hakkında bilgi https://www.facebook.com/haydarbas/videos/931011650652341/ mem web sitesi http://www.milliekonomimodeli.com/makaleler.php?k_id=28

      Sil
  37. Merhaba Mahfi hocam,
    Yazınız için teşekkür ediyorum, elinize sağlık. Sormak istediğim bir şey var: İktisat bilmeyen kişilerin, hatta iktidar yanlısı olan kişilerin dahi "evet, biz ekonomik kriz yaşıyoruz." demesi için ne olması gerekir, ve ne olacaktır? Şu an ne yazık ki gerçekle paralel olmayan hayallere dalarak bunu söylemekten uzaklaşıyorlar. Ama bir noktada herkes kabul etmek zorunda kalacaktır kriz yaşadığımızı. O nokta nedir?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Hiçbir fikrim yok. Bana sorarsanız son üç yılda yaşadığımız durum krizdir.

      Sil
  38. Hocam bir de şunu atlıyorlar yeni çin olacağız diyenler. Çin ürettikleri ürünleri kendi içlerinde üretiyor.
    Türkiye ise montaj ülkesi gibi. İçeri giren herşey dolar ile. Bu yüzden ürettiğin ürünün de maliyeti artmayacağını mı düşünüyorlar anlamış değilim. Geçen sene tanesini 45TL ye yaptırdığımız çantalar için imalatcı artık dolar olarak fiyat veriyor. Verdiği teklif de 8 dolar

    YanıtlaSil
  39. Hocam iş başa mı düştü?

    YanıtlaSil
  40. Ekonomik ohal bekliyor musunuz ? Olursa sizce ekonomik etkisi ne yönde olur ?

    YanıtlaSil
  41. Hocam madem çinden konuşuyoruz,bugün putin ve çin devlet başkanı çevrimiçi görüştü,bizde hiç bahsedimiyor ama çin&rus basınında çıkan haberlere göre,iki lider arasında toprak pazarlığı da yapılmış,şöyleki kore yarımadasınln kuzeyinde mançurya denilen bir bölge var:yaklaşık 2/3ü çine kalan 190bin kmkaresi rusyaya ait,ismine primoski dedikleri ormanlarla kaplı,bir rus askeri üssü dışında yerleşimin olmadığı boş bir bölge..haberlere göre çin 10yıl önce rusyaya 800milyar $karşılığında bölgenin 100yıllığına kendilerine tahsis edilmesini teklif etmiş ve rusya ozaman reddetmiş,dünkü görüşmede tekrar gündeme gelen konu,miktar iki katına çıkarılıp birtakım ticari,ekonomik ve askeri ayrıcalıklar karşılığında teklifin yeniden düşünülebileceği konuşulmuş.böyle bir antlaşma gerçekleşirse rusya bundan büyük bir ekonomik kazanç sağlar..bizdeki dolar kurunu nasıl etkiler sizce çinden rusyaya trilyon $lık bir transfer olursa ekonomik antlaşma dahilinde..

    YanıtlaSil
  42. Hocam maşallah hepsine cevap verebilmişsiniz , gerçekten çok etkileyici.
    Müsadenizle bende bir soru sormak istiyorum.
    Denedik olmadı denilirse tekrar iki ay öncesine dönülür mü ?
    Yani doların 7 TL olma şansı var mı? Yoksa düzelse bile artık 14 bandı ve üstünde mi kalır?
    Teşekkür ederim

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. İki ay öncesine dönülmesi için çok farklı şeyler yapılması lazım.

      Sil
    2. Temmuzda üfe %45'e ulaşmıştı. Biz bunun üzerine kur depremi yiyoruz. Daha da kötüsü, bu yıkımı oluşturan deprem öncü olabilir. Türkiye, üfeye göre bakarsak çok büyük ihtimalle hiperenflasyona(%100 enflasyon) girdi. Şubat ayında açıklanacak enflasyon raporunda biz bunu görürüz. Yıl ortası gibi de bu ekonomi programıyla yüksek enflasyon kalıcı hale gelir. O noktadan sonra 3 ve 4 basamaklı doları ne zaman göreceğimizi konuşmak gerekir.

      Sil
  43. Değerli Mahfi hocam Amerika ve Avrupadaki ekonomik durumlar ile ilgili yazılarınız olacak mı?Biraz farklılık görmek güzel olur bence.

    YanıtlaSil
  44. https://pbs.twimg.com/media/FGemGcdXwAEBg4B.jpg
    hocam ogünleri hatırlıyormusunuz?
    o zamanla bugünü karşılaştırsak..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Hatırlıyorum. O dönemde ekonomi kötüydü ama sosyal ve siyasal durum bundan iyiydi.

      Sil
    2. Gerçekte 1 milyon kat daha kötü olmuş, o zamanın lirası ile şu an kur 15milyon TL üzerinde.

      Sil
  45. https://store.donanimhaber.com/cd/a6/0f/cda60f8b289837121b3e649df857b182.jpg

    Hocam sizde,newyork times gibi erdoganın ekonomi politikasının "unorthodox" oldugunda hemfikirmisiniz?bence unorthodox değil "anti-islamic"..çünkü islamda çocuğun süt hakkı vardır,%18kdv alamazsınız ondan..birde itibardan tasarruf olmaz diyerek lüks bir saray yaptıran ülkenin vatandaşlarının yabancı gazetelerde tuvalet kağıdı alamayıp,ekmek kuyruklarında beklediginin yazılmasının sizce ülkenin itibarına olumsuz bir etkisi yokmu?tskkürler...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Hemfikir değilim. Bir ekonomi politikasının unorthodox olabilmesi için her şeyden önce ortada bir ekonomi politikası olması gerekir.

      Sil
  46. Emeğinize sağlık, oldukça aydınlatıcı olmuş yazınız.

    YanıtlaSil
  47. Türkiye'nin derdi bitmez hocam.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Kendi yarattığımız dertleri yaratmamaya özen göstersek biter de.

      Sil
  48. Hocam merhaba. Sizce halkın döviz hesabına bir kontrol getirilmesi günlük/aylık çekme limiti vb. gibi adımlar atılabilir mi?

    YanıtlaSil
  49. Hocam dürüstlüğünüze ve liyakatinize güvenim sonsuz. Ancak Ne Çin Nede Türkiye yayınladığı verilere güvenilecek ciddiye alınacak ülkeler değiller. Tarım ekonomisi için TÜİK verilerini kullanarak yazdığım yüksek lisans tezi için bugün utanıyorum. Verilerin adam gibi ekonometrik analizleri yapılsın hepsi uydurma dünde öyleydi bugünde böyle kabul edelim. Arşivde Tarım verilerine 1914-2020 arası bakılsın nitelik ve nicelikteki sahtekarlıklara inanılamaz. Türkiyenin tek adam gibi çalışan kurumu Yalaka ve Yalamalık idaresidir. Adalet dağıtan muhteşem dediğimiz Sultan Süleyman döneminde sultanın yere düşen mendilini almak için balkondan atlayan sadrazamlar döneminden bugüne yalakalıkta ne değişmiş ? aksine artış var. Yalakalığı bırakıp eğitilmişe değer vermeden hangi politikayı uygularsak uygulayalım alttan gelmeyen hiçbir başarı sürekli olamaz. Japonya sistemini oturttu. Ancak Güney Kore ve Çin için aynısını söyleyemem. Eğitim sistemleri başarılı görünüyor ama zorbalık hakim mutlaka geriye gidecektir.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Doğru ama yine de bir değerlendirme yaparken verilere bakmaktan başka çaremiz yok.

      Sil
  50. Hocam güzel yazı tebrik ederim bişi soracam alakasız olacak ama Özgür Demirtaş, CNN'e bağlandığında üç isim saymıştı baktım hepsi Özgür Demirtaş da dahil sizi takip ediyor ama siz takip etmiyorsunuz. Sebebi nedir? Alakasız bir çok gereksiz insanı takip edip Daron Acemoğlu, Ufuk Akçiğit gibi Özgür Demirtaş gibi meslektaşlarınızı neden takip etmediğinizi sorabilir miyim?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkür ederim. Ben Özgür hocayı da Daron Acemoğlu'nu da takip ediyorum.

      Sil
    2. Ufuk Akçiğit'i de takip ediyorum. Bazı hocaların birden fazla hesabı var. Ben birini takip ediyorum.

      Sil
  51. Dolar Tl Paritesi Al Sat Yaparak 30 Bin Lirami 70 Bin Yaptim. Şimdi Enflasyona Bakinca Ben Kardamıyim Zararda miyim Anlamadim ? Dolardan Çıkmaya Korkuyorum? Elime 100 Tl Geçse Gidip Dolar Alıyorum...Bu Yükseliş Nereye Kadar Surer.Herşeyin Bir Sonu Olur Biliyorum Ama Bu Son Nerede Kestiremiyorum...Dolarda Hedef 25 Olur Mu ?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Dolar/TL'de artık al/sat yapılmıyor, al/kasaya at yapılıyor :)

      Şaka bir yana, bence bu seviyeler tehlikeli, çok dikkatli olmakta fayda var....

      Sil
  52. Hocam Kemal Derviş'i arasak ekonomiyi birkez daha kurtarır mı?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. IMF her zaman desteğe hazırdır sonuçta üyesiyiz.

      Sil
    2. IMF, ulke ekonomisi kurtarmaz. Sadece bir yol haritasi sunar program yapar o programda ortodoksekonomi politikasidir ona uymanizi ister ona uydunuz takdirde kredi dilimini serbest birakir rutin denetim ve kontrollerle programa uyup uymadinizi raporlar. IMF programlari genel olarak 3 yildir ve belli makro hedefler uzerine kurgulanir. Ulkenin kendi basina gelecegini belirlemesi ise kuskusuz kendi insani ve o insaninin sececegi ilgililerdir.

      Sil
  53. Bu yazının üzerine MIT ' de Prof. Daren ACEMOĞLU' nun Ulusların Düşüşü kitabını önermek istiyorum

    YanıtlaSil
  54. merhaba, bizim kamu borcumuz az görünüyor ama aslında gölge kamu var kamu hizmeti tabanlı işleri hep özelleştirdiler ve onlara dövizle ödeme yapıyoruz ve ve onları sübvanse ediyoruz. thy ye yurt dışı uçuş benzin sübvansiyonundan tutun da usd ödemeli desteklere kadar

    YanıtlaSil
  55. Türkiye gibi olmazların olduğu bir ülkede şunu varsayalım. Ekonomi yönetiminin siyaset ayağı makul dengeli iktisat bilimine uyan açıklamalar yapıyor. Bu yönde maliye politikası izliyor ancak merkez bankası rüzgarın tersine gidip şapkadan tavşan çıkaracak politikalar izliyor herkes faiz arttırırken o faiz indiriyor dahası faizi haramdır diyerek 30 enflasyona rağmen sıfırlıyor vs... şimdi sorum şu bağımsız merkez bankası bunu yapacak süresi kadar görevde kalacak ısrarla benim politikam doğru diyerek geri adım atmayacak ülke enflasyon işsizlik vs artacak hesabı siyaset ödeyecek merkez bankasının politikasına evrensel iktisat kuralları serbest piyasa ekonomisi ne derseniz deyin adına siyaset karış(a)mayacak . Buyrun burdan çözelim bu denklemi.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Böyle akıl dışı işleri ancak ideolojik saplantıları olan, bilimi gereksiz gören, kendisinin dünyanın gelmiş geçmiş en akıllı kişisi olduğuna ve gökten gelen emirlerle hareket ettiğine inanan siyasetçiler yaparlar. Merkez bankasının başına böyle bir kişiyi getirmeyip para piyasası konularında uzmanlığını kanıtlamış bir başkan seçerseniz sorun kalmaz, siz de böyle saçmalıklarla kafa yorma durumuna düşmezsiniz...

      Sil
    2. Faiz haram sözü ideolojik bir söylem.

      Enflasyon 30 iken 15 faiz vermek bu sefer borç veren aleyhine bir durum yani negatif faiz olur. Yeryüzünde 0 faiz diye bir denklem yoktur.

      Sil
    3. Ya seçtiğin adam fikrim değişti ben gömlek değiştiriyorum derse !!!!

      Sil
  56. 500luk ve 1000likler basilir mi?

    YanıtlaSil
  57. hocam, mevcut ekonomik sistem, basit yönetilmesi gereken karmakarışık bir sistemdir söylemine ne dersiniz?

    YanıtlaSil
  58. Hocam majör depresyona mı giriyoruz ?

    YanıtlaSil
  59. Mahfi hocam yeni çıkan Sahte Sultan kitabınızı imzalı satın alma şansımız varmı? Ayrıca önceden yazdığınız yazdığınız kitaplar ve buradaki yazılarınız sayesinde toplumda ekonomi okur yazarlığı artıyor. Emekleriniz için çok teşekkürler.

    YanıtlaSil
  60. Hocam asgari ücrete %50 zam enflasyonu kaç puan daha arttırır?

    YanıtlaSil
  61. Hocam bütçe yılbaşından beri 40 milyar açık vermiş görünüyor nasıl olurda bu kadar az açık verilir aralık ayında bütçe yine fazla verecek merkez bankası kar payı dağıtılınca Allah bilir bütçe fazla verecek

    YanıtlaSil
  62. Bişi olmaz hocam, millet yüzde 50 zammı aldı, mutluluktan bayram yapıyor, yarın seçim olsa, oylar reisin yine.

    YanıtlaSil
  63. Burda en dikkat çekici cari açık bermeden büyümiyoruz ,çin ise cari açık vermeden büyübilen bir ekonomi bütün diğer anamolilerin başıda bu !

    YanıtlaSil
  64. Hocam dün gece ekonomiyle ilgili bir kabus gördüm,naçizane paylaşayım:2023 ün son günleriymiş,reisimiz kk nun %0,1önünde seçimi kazanmış yanlız payitaht dizisini izledinizmi bilmiyorum,abdülhamitin son zamanları gibi çok yaşlanmış,beyaz sakalları göbeğine kadar uzamış,elinde altın bir baston titriyor,parkinson galiba başı da titriyor.enes feyzullah bayati isminde biri maliye bakanı olmuş.dolar kaç para görmedim ama 100bin,200bin ve 500bin liralık banknotlar çıkmış,morumsu yeşil,sarımsı yeşil,ve al yeşil renklerinde elime alıyorum bunlar sahtemi diye arkadan biri pamuk kıtlığından dolayı bunlar 3.kalite selülozdan yapıldı ondan öyle dıyor,bu arada asgari ücret 865bin lira olmuş,a para da bahçeliyi görüyorum,tuhaf gençleşmiş,siyah parlak saçlı,adnan menderese benzetiyorum, bu göktürklerden beri yapılan en büyük zamdır diyor,en düşük emekli maaşı da 360bin lira olmuş,ekmek almaya gidiyorum,fırıncı 17500lira diyor,10tane alıp ,demin elimdeki 200bin olanını veriyorum,fırıncı bozuk yok abi helal et deyip para üstü olarak 3tane sakız veriyor,ve yarın zam gelecek keşke 20tane alsaydın diyor..kabus daha bitmedi eve geliyorum,tv de 31marta kadar eski mavi 100lükleri 1dolardan,eski pembe 200lükleri 1yurodan değerinin çok üstünde özeller battığı için kamu bankalarından değiştirebilirsiniz diye bir haber duyuyorum ahaber de,sıkıntıyla uyanmışım.hocam buraya kadar okuyup vaktini harcadığın için tsekkürler...

    YanıtlaSil
  65. yani daha başlarda türk ekpmomisi kuruluşunda yalnış temeller üzerine kuruşmuş sabah akşam herkes tarımdali sorunlardan bahşeder hiç kimse tarımda kulunalılan makine ekipmanın yanancı olduğunu sorun olarak bile görmez bu mantıkta bir çelişki değil mi ?

    YanıtlaSil
  66. Hocam ,çin uçak yapıyor ,uçak motoru yapıypr ,araba bataryası yapıyor ,kendi tankını yapıyor yani bağımlı değil artık biz yüz yıldır batıdan gelen paraya yaslanırjem onar çalışıp real olarak birşeyler yaptı ümit ederim gi bunu görüsunuzdur ,biz ise çamaşır makinesi buzdolapı yaptık dıye sevındık

    YanıtlaSil
  67. 1-2
    Yorumu ikiye ayırdım, toplantılar arasında yazıyorum, yazdıktan sonra da okumaya zamanım olmuyor. Kısaltamadım.

    Türkiye ve Çin kıyaslamasını, asker ve istihbarat perspektifi ile yazayım. Benzerlikleri görebilirsiniz. Sanırım, kukla Türk başkanın bilinç altından çıkan çin benzetmesinin niye olduğunu anlaşılır. Herkesin okumasına gerek olmadığı için, yeni bir blog yazısının çıkmasını bekledim. Şimdi temel unsurları yazalım.

    1. Çin yakın tarihinde ciddi bir batı sömürgeciliğine maruz kaldı. Batı, askeri istihbaratının yüzyıllık sömürme sürecinde çin içine kök atmaması, ortadoğu da yapılanları bilen bizler için sürpriz olmaz. Yani batı istihbaratı çin içinde yer etti. Türk siyasetinde batı istihbaratı yazılarımı bilenler için çin de de aynısı olduğunu belirtirim. Mao nun hayatına bakarsanız, nasıl bir ingiliz eğitimi ve etkisi içinden geldiğini görürsünüz. Tek parti ÇKP içi de ayrı çok fraksiyon ile doludur. Mevcut Çin başkanı Xi de, malum ülkenin başkanı gibi rüşvetçiliği ve yolsuzluğu ile meşhurdur.

    2. Temel konular, gıda ve güvenlik. Tr güneyinde kürt bölgelerini bilirsiniz. askeri harekatlar ile ülke kaynaklarının nasıl heba olduğunu da. Çin içinde benzeri vardır, batı çin-türk bölgeleri-, tayvan ve hongkong. Nasıl kürt hareketleri batı tarafından silahlandırılırsa ve meşru sayılırsa, tayvan da benzeridir. Olası bir çin yayılmacılığında destekleneceklerdir. Çin batısındaki türk bölgelerine de aynısı yapılacaktır. Baskı altındaki türklerin silaha erişimi sağlanınca, çin için büyük sorun çıkar, çin kolay kolay böyle bir isyanı bastıramaz. Şu anda eşleri çin görevliler tarafından (görevli sayısı 250 ile 400 bin) düzenli tecavüze uğramış, milyonlarca türk genç yaşıyor. Kendinizden düşünün ne yaparsınız ilk imkanda?

    3. gıda konusu. 2 milyarlık çin, her şeyi düşünür de bir türlü gıda güvenliğini sağlayamaz. Çin son zamanlarda sağa sola sert söylemler yaparken, dikkat edin, batı dünyası çin in tüm gıda kaynaklarını özellikle brezilya ve avustralyayı da kendine bağladı. Brezilya lideri nerdeyse nato için, nato üyesi olmayan en ayrıcalıklı üyeliği ülkesi adına elde etti. Kendisinin de bir diktatör old hatırlatırım. 1. maddede yazdığım sebepten dikkat edin hiç bir çin siyasetçisi de çıkıp demiyor ki kardeşim, dünya ile savaşırsak biz nasıl 2 milyar adamı besleriz? Avustralyada yavaş işleyen süreci Nato, projeyi yavaş yürüten Fr ı elimine ederek tamamladı. Bu da ayrı bir konu.

    Gıda konusunda TR ile iran dikkat edin, verimli tüm su havzalarına HES yaptılar. Heslerin harita yoğunluğuna bakarsanız, güney doğu anadoluda, iran ve ırak içinde bir yerine 5-6 hes yapılmış yerler görürsünüz. Sebep, bölge halkını tarımdan uzaklaştırıp, silahlı gruplara katmaktır. yani bir taşla iki kuş vurur, hem kürt halkının silaha sarılmasını sağlar, hem de türk halkının ucuz gıdaya erişimini kısıtlar.

    Gıda öyle önemlidir ki, batının tr ile iş yapmadığı dönemde, laik sistemin kurucusu olmuştur. 100 yıl önce laik sistemin temel taşı olan fabrikalar, rusların gıda sorunu sayesinde teknolojinin transferi ve kurulumu ile gıda - teknoloji takası ile ruslara yaptırılmıştır. türklerin gıda üretimi kendileri dışında komşu dünya ile ilişkilerinde üstünlük meselesi iken, son 20 yıl tarım politikasızlıkları türkleri gıda açısından dışarıya tıpkı çin gibi bağlamıştır. Çin ve Türk modelleri gıda konusunda da benzerdir.
    52dM9Xxwy0UpIhjW

    YanıtlaSil
  68. 2-2
    Dış ticaret konusu. Aklı başında herkes şunu bilir. ticaret karşılıklıdır. yani uzlaşı ile yapılır. her malı ucuz olan dünyaya mal satamaz. Avrupa son 20 yılda tr bölgesine ciddi fabrika techizatı satamıyor. türk işçinin 100-150 euro aylık maliyetine düştüğü ortamda, bazı düşük seviye teknoloji ürünlerinin tr da üretimi için tr a teknoloji transferi lazım. tıpkı ucuzken çin e yapıldığı gibi. bu transfer olmadan mouse, klavye gibi basit ürünler bile tr da üretilemiyor. bu da günün sonunda bir ticaret dengesi sağlıyor. yani ihracat artsa bile teknoloji transferi fazlalığı Avrupa tarafına aktaracaktır. Keza avrupa aldığı ürünlerde seçici olacak, ve ticari dengeyi gözetecek, tr ın ürettiği bazı ürünlere iç piyasa dengelerini bahane gösterip kotalar koyacaktır.



    Yani, özet ile TR, güneydoğusunda askeri, siyasi ve gıda olarak kontrol altına alınıp, tr siyasetçisi tarafından yeterince ucuzlatıldıktan sonra çin modeli tamamlanmış olacaktır. temel aşamalar tamamlanmıştı, şimdi ucuz işçi aşamasında.

    bir son sebep de olası bir batı -çin sıcak savaşı olur ve savaş nükleer dışına çevrilirse, saha kontrolü için çok askere ihtiyaç olacak, TR askeri tahminim, Çin in batı kesimlerine konuşlandırılacak, batının asker ihtiyacı kısmen tr üzerinden de karşılanacak.

    İşte çin modeli, budur, el altında tutulan arka bahçe ülkesi tr'in, zamanı gelince eti, sütü, yünü değerlendirilmek üzere kullanımıdır.

    TR ve çin karşılaştırması temel kavramlar üzerinden böyledir, daha detay için sizler bu konuları inceler araştırırsınız.

    Sevgiler.

    BL3Gp1ULxOkmhA5H

    YanıtlaSil
  69. Merhaba hocam , Çin'de de üfe tüfe'yi geçmiş durumda şuan ama faizlerle onlarda durumu kurtamaya çalışıyorlar bir bakıma .Türkiye ile karşılaştırdığımızda türkiye'nin neler yapması gerekiyor ki üfe ve tüfe arasındaki makası azaltsın

    YanıtlaSil
  70. Hocam merhaba konumuzla alakasız ama sormak istedim şuan türkiye'de para politikası etkinliğini sürdürüyor mu ?

    YanıtlaSil
  71. Çin, 1,7 milyar nüfusuyla daha Türkiye'ye göre fiyat performans bakımından daha iyi olduğu için daha fazla tercih ediliyor. Batının, yatırım yaparken kıstası ülke de ki demokrasi ve insan hakları değil bizzat fiyat performans olmasıdır. Çin,bunun en açık örneğidir.

    YanıtlaSil

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

Yüksek Enflasyona Karşın Piyasa Nasıl Canlı Olabiliyor?

Lozan Antlaşması 2023'de Bitecek, Biz de Madenlerimizi Çıkarabileceğiz

Veriler Kötüyse Piyasa Nasıl Böyle Canlı Olabiliyor?