Herkesin Sorduğu Sorular ve Yanıtları 1

Kurlar Niçin Yükseliyor?

Çünkü ülkenin çok fazla ve yüksek dereceli riskleri var. Bu riskler; komşularla sorunlardan, yargı bağımsızlığı sıkıntısına, merkez bankası bağımsızlığının zedelenmesinden faiz politikasının yanlışlığına, düşünce ve ifade özgürlüğü eksikliğinden döviz rezervlerinin eksiye düşmesine kadar hemen her alanda mevcut. Sayıları ve ağırlıkları zaman içinde azalacak yerde artıyor. Sonuçta ülke riskini ölçmeye yarayan CDS primi, Türkiye’yi, dünyanın en riskli üç ekonomisinden birisi konumuna getiren 700’ler düzeyine yerleşiyor. Öyle olunca Türkiye’ye yatırım yapmak isteyenler vazgeçiyor, borç vermek isteyenlerin sayısı düşüyor, iştahı azalıyor. Yurtiçinde yerleşik olanlar ise ekonomideki risk artışının eninde sonunda enflasyonu artıracağını ve TL’ye verilen faizin enflasyonla kaybedecekleri satın alma gücünü yerine koymaya yetmeyeceğini görerek dövize geçmeye yöneliyor. Döviz arzı yeterince artmazken döviz talebi yükseldiği için de kurlar yükseliyor.

Enflasyonun Yükselmesinin Nedeni Ne?

Enflasyonun iki temel nedeni var: Maliyetlerin yükselmesi (maliyet ya da arz enflasyonu deniyor) ve talebin, arzdan daha hızlı artması (talep enflasyonu deniyor.) Türkiye’de yaşanan enflasyonun temelinde bu iki neden de var. Maliyetler, yukarıda değindiğimiz gibi kurlardaki artış nedeniyle yükseliyor. Çünkü Türkiye, üretimde ciddi miktarda ithal girdi kullanıyor. Kur yükselince ithal girdi maliyetleri, dolayısıyla üretim maliyetleri ve giderek satış fiyatları artıyor. Kur sürekli yükseldiği için de bu artış süreklilik kazanıyor ve maliyet enflasyonuna yol açıyor. Enflasyon yükselince, ücretler, kiralar, taşıma maliyetleri başta olmak üzere diğer maliyet kalemleri de yükseliyor ve kur yükselişiyle başlayan maliyet enflasyonu diğer kalemlerle de beslenerek hızlanıyor. Maliyetlerle başlayan enflasyon artışı tüketicileri, faizin de enflasyonun altında olması nedeniyle, paradan kaçmaya, mal alıp stoklamaya, öne çekilmiş talep etkisinde kalarak harcamalarını artırmaya itiyor ve bunun sonucunda da talep enflasyonu ortaya çıkıyor. Sonuçta risklerin yüksekliğinin yarattığı olumsuz ortamda faizin düşürülmesiyle doruk noktasına çıkan yanlış ekonomi politikası uygulaması maliyet ve talep enflasyonunun birbirini beslemesiyle karma bir enflasyona dönüşüyor.

Merkez Bankası Bu Kadar Döviz Sattığı Halde Dövizleri Nasıl Bitmiyor?

20 Mayıs 2022 tarihi itibarıyla Merkez Bankası’nın brüt rezervleri, 40,3 milyar doları altın, 60 milyar doları döviz olmak üzere, 100,3 milyar dolar. Bunun 89 milyar doları ödünç rezerv, yani bankaların zorunlu karşılıkları veya mevduat olarak Merkez Bankası’nda duran varlıkları. Kalan 11,4 milyar doları Merkez Bankası’na ait, buna net rezervler deniyor. Ayrıca Merkez Bankası’nın rezervlerinin içinde 63,3 milyar dolar tutarında swap işlemiyle alınmış ödünç rezervler var. Bunları da düşünce swap hariç net rezervler – 52 milyar dolar olarak hesaplanıyor.

Swap hariç net rezervler – 52 milyar dolar olsa da brüt rezervler 100,3 milyar dolar. Yani Merkez Bankası, zorunlu karşılıkları bankalara iade etmediği, bankalar Merkez Bankası’ndaki döviz mevduatlarını çekmediği ve swap işlemi karşılığı ödünç alınan dövizler geri ödenmeyip yenilendiği sürece Merkez Bankası’nın elinde, kullanabileceği 100,3 milyar dolar rezerv var demektir. Öte yandan Merkez Bankası’nın piyasaya sattığı dövizler de yok olup gitmiyor. Merkez Bankası dövizi bankalara satıyor, bankalar bu dövizlerin bir bölümünü döviz almak isteyenlere mevduat yapıyor. Bu dönemde dövizle kimse kredi almadığı için o dövizlerin önemli bir kısmını bankalar, ya müşterilerinin dış borç ödemelerinde kullanmak için dışarıya transfer ediyor ya da TL kredi talebini karşılayacak TL likiditeyi bulabilmek için Merkez Bankasına geri satıyor. Böylece Merkez Bankası, bankalara döviz sattığında bir bölümü bir süre sonra kendisine geri dönüyor, karşılığında piyasada o kadar TL kalıyor. Bunlara ek olarak ihracat gelirlerinin yüzde 40’ı ve kur korumalı mevduat uygulamasıyla TL’ye dönen dövizler Merkez Bankası’na yatıyor ve rezervler arasına giriyor. Ne var ki ithalat, ihracattan büyük olduğu için gelen dövizden fazlası tekrar dışarı gidiyor. Risklerde azalma olmadığı için dövizlerin bir bölümü de yastık altına giderek sistem dışına çıkıyor. Merkez Bankasının sattığı ile bankaların Merkez Bankasına geri sattığı dövizler arasındaki fark Merkez Bankasının rezervlerini azaltıyor.

Özetle söylemek gerekirse Merkez Bankasının rezervleri kullanarak dövize müdahalesi, çektiği suyu aynı kuyuya geri basan bir çeşit emme basma tulumba gibi çalışıyor. Ne var ki arada bir kur korumalı mevduat gibi ilave su eklense de her çekip basmada giderek artan sızıntılar (yurt dışına çıkan, banka kasalarına ya da yastık altına çekilen dövizler) olduğu için kuyudaki su miktarı azalıyor.

Yorumlar

  1. Sayfayı yeniledikten sonra yeni yazınızla karşılaşmak, ne güzel bir sabah:)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Hocam ne kadar güzel herkesin anlayabileceği bir dille anlatmışsınız. Tşk.

      Sil
    2. Merkez bankası döviz büfesi gibi ali, sati. Dertsiz düzen...

      Sil
    3. Mahfi Bey, yani ne zaman film kopma noktasina yaklasacagiz? Brut rezerv’in ne olmasi gerekiyor? Cok tesekkur ederim.

      Sil
    4. 128 + 30 milyar Dolar gitti ama, seçimlere kadar harcayacakları 100 milyar Dolar daha var. Ben böyle anladım.

      Sil
    5. Çok güzel bir anlatım. Teşekkürler. Sanırım altın rezervlerini ipotek olarak kullanıyoruz.

      Sil
    6. Paramızın bereketi bol, o yüzden sattıkça sattıkça bir sorun olmuyor.

      Sil
    7. Mahfi abi yaznığı berrak bir şekilde anlaşılan nadir yazarların zirvesinde siniz.teşekkürler

      Sil
  2. Ustat Günaydın ; Altın rezervlerini neden satmıyoruz ? Döviz yerine neden altın rezervlerini satmıyorlar ?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Altın rezervleri paranın karşılığı. Balya balya kağıtlar taşınamayacağından ya da dijitial paralara güvenilmediğinden, ıretilen mal ve hizmetlerin fiziksel karşılığıdır.

      Sil
    2. Satıyoruz, ne bulursak satıyoruz, eldekiler borç.

      Sil
    3. Sayın hocam yargı bağımsızlığından bahsetmiş siniz bu ülkede ne zaman sizin anladığınız ölçüde yargı bağımsız olmuş böyle bir şey var mı hangi dönem olmuş böyle bir şey

      Sil
    4. Belki hiç bir zaman bağımsız olmamıştı her zaman ideolojik bir gölge olabilir. Ama bu kadar taraflı veya iktidar aparatı olarak da kullanılmamıştı. Siyasi yönünü bir tarafa bırakırsak bu yatırımcılar için kesinlikle risk...birikiminizin buharlaşması bir kararnameye bakar, itiraz ettiğiniz mahkemeyi kararnameyi çıkartan atıyor. Hocam bu tarafını konuşuyor...

      Sil
    5. 20 yıl önce bugünle kıyaslanamayacak kadar bağımsızdı. Kaldı ki hiçbir zaman bağımsız olmasa bile bizim yurttaş olarak görevimiz bu bağımsızlığı talep etmek olmalı.

      Sil
    6. L. Emlegen. Bizler ekonomik mücadelelerin içine doğduk. Ama o zaman tarımımız, şekerimiz, buğdayımız, havancılığımız, kağıdımız vardı; Anadolu tahıl ambarıydı, yerli malı yurdun malı haftalarımız vardı. Kısacası etrafımız yangın yeri olsa bile, kendi kendimize yetebiliyorduk. Çok daha öncelerden başlayan tarımı hayvancılığı küçümseyen; kırsala yatırım yapmayıp kentleşmeye önem veren politikalarla ve en sonunda da tuzu biberi, fabrikaların kapanmasıyla bu hale geldik. Bir de şimdi üstüne işin olmazsa olmazı ileri haberleşme teknolojisi geldi. Tamam, eskiden de enflasyon vardı ama şartlar bam başkaydı; şimdi işler çok daha fevkinde zor, nüfus da çok daha fazla; düşündükçe insanın kafası almıyor, nasıl bunun altından kalkabileceğiz…

      Sil
  3. Kıymetli hocam.
    Kur, enflasyon, işsizlik, gıda - giyim - akaryakıt - kömür - doğalgaz- konut fiyatları- ev kiralari artışlari ile ekonomi sürekli kötüye gidiyor. Suriyeli-Afgan-Pakistanlılarin varlığı da ekonomik sıkıntıları etkileyen bir diğer değişken.
    İktidar değişirse; Tüm yabancıların gönderilmesi, liyakatli üst yönetici atamaları, Merkez Bankasının bağımsızlığı sağlanırsa ekonomi ne kadar sürede düzelir.
    Bir de özellikle en ciddi sorunlarımız olan Ekonomi ve Hukuk ile ilgili devlet yöneticileri ile istişare edecek ekonomi ve hukuk kurulları oluşturulsa her şey daha sağlıklı ilerlemez mi ? Sizin gibi değerli ekonomistlerin devlet yönetiminde olması ya da en azından kritik süreçten çıkılmasında telkin ve tavsiyelerinize istifade edilmesinin sorunların cozumunde yararli olacağını düşünüyorum

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Memlekette böyle iyi yetişmiş kıymetli insanlardan yararlanılsaydı elbette ki şu duruma düşmezdik; ama heyhat…

      Sil
  4. Teşekkürler hocam

    YanıtlaSil
  5. Gerçekten içinde olduğumuz durum bu kadar kolay ve basit anlatılır ki her vatandaş anlasın. Teşekkürler.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. L. Emlegen. Olaya politik yaklaşmayıp, memlekette böyle iyi yetişmiş kıymetlerden yararlanılsaydı bu duruma düşmezdik, elbetteki… ama heyhat, lunaparkta şapkadan tavşan seyrediyoruz … iş işten geçtikten sonra danışılsa da ne kadar faydası olabilir, yanlışı düzeltmek çok daha zor ve sancılı…

      Sil
    2. Maalesef haklısınız ve tabii sonunda bu feci faturayı hep birlikte ödemek zorunda kalacağız.

      Sil
  6. Emeğinize sağlık hocam

    YanıtlaSil
  7. Hocam her bir vatandaşın maaşları artıyor. Bu artışla beraber harcamalarda artıyor. Bunun yanı sıra enflasyon beklentisi etkisiyle kimse harcamalarından kısmıyor. Bu harcama ortamında enflasyon nasıl düşebilir ?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Konu vatandaşın maaşının yükseltilmesi ve harcamasının yüksek olması değildir. Enflasyon sebebiyle değer kaybeden para biriminin, geçim sağlaması gereken tabakaya açlıktan ölmesin diye verilen ekstra ücretten bahsediyorsunuz. Etrafınızda ekonomiyi anlayan biri varsa sıfırdan anlatmalı , aksi takdirde ekonominin nasıl işlediğini anlamadığınız aşikar.

      Bir problemi çözmenin tek yolu , kaynağından çözmektir. Vatandaşa az para verip öldürerek de çözülebilir orası ayrı konu ama aslında yapılması gereken yukarıda satır satır anlatıldığı gibi , her yönden zengin olan ülkenin ithalata bu kadar bağımlı olmasının önüne geçilmesi gerekmektedir. Tabi yöneticiler , halkını düşünüyor olsa üretime destekler verilerek ihracat attırılır ama burası Türkiye...

      Sil
    2. Öncelikle sorumun başında “hocam” diye belirttim. Sorumu yanıtlamak sizin haddiniz değil bence. Bunun yanı sıra cevabını merak ettiğimden veya bilgi eksikliğimden kaynaklı bu soruyu tabiki de Mahfi hocama sorma ihtiyacı duydum, çevremdeki veya herhangi birine ne soru sorcağım konusunda siz kafanızı fazla yorup burnunuzu sokmayın bence.
      Maaşlar artıyor derken de bunu destekler nitelikte söylemedim, tabiki de böyle bir enflasyonun olduğu ortamda maaşlar daha fazla artmalı. Benim merakım maaş bazında artış var ve tek bunu baz alarak konuya nasıl bakılabilir ve yorum yapılabilirdi. Örneğin; faiz artırılarak gibi. İkinci paragrafta yazdığınız alıntı cümleler sorumun cevabını oluşturmuyor. O yüzden siz kendi halinizde hayatınıza devam edip başkalarının merakına da engel olmayın. İyi günler

      Sil
    3. Ücretler artınca ister istemez enflasyona olumsuz baskı yapıyor ama ücretlerin artma nedeni, kur artışının yarattığı enflasyon artışına karşı düşen satın alma gücünü biraz olsun karşılayabilmek. Aksi takdirde gelir dağılımı daha da adaletsiz hale geliyor. Sonunda enflasyon ücret artışını, ücret artışı da enflasyonu tetikleyerek 'kedi kuyruğunu kovalama sendromu'na dönüşüyor.

      Sil
    4. Eğer biri internette mahfi hocamızın makalelerini okuyorsa aynı şeyi konuşuyor fakat iletişimsizlik var demektir.

      Sil
  8. Elinize sağlık hocam

    YanıtlaSil
  9. Hocam emeklerinize sağlık. Çok güzel bir yazı

    YanıtlaSil
  10. Yazınızın:
    "Ayrıca Merkez Bankası’nın rezervlerinin içinde 63,3 milyar dolar tutarında swap işlemiyle alınmış ödünç rezervler var."
    kısmını tam anlayamadım Hocam. Bu 63,3 milyar dolar 100,3 milyar doların dışında mı?
    Bir de swap, ilgili ülkenin para birimiyle yapılmıyor mu? Elde 11,3 milyar dolar net rezerv olduğuna göre swapla gelen paralar (riyal, yuan) satılıp USD ve Avro mu alındı?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Swaplar 100,3 milyar dolarlık brüt rezervin içinde. Dolayısıyla swap hariç rezervler - 52 milyar dolar. 100,3 milyar dolar brüt rezerv var. Bundan bankalara ait karşılıkları, mevduatı ve swapları düşerseniz - 52 milyar dolar ediyor. Yani MB, ödünç rezervler satarak durumu idare ediyor.

      Sil
    2. Hocam o zaman şu cümlede sorun var:
      "Bunun 89 milyar doları ödünç rezerv, yani bankaların zorunlu karşılıkları veya mevduat olarak Merkez Bankası’nda duran varlıkları."
      Ben buradan 89 milyar doların tamamı bankaların (zorunlu karşılık veya mevduat) olarak anlıyorum.
      89 milyar doların 63 milyar doları swap ise bankalara 26 milyar dolar kalıyor.
      BDDK verilerine göre bankalardaki döviz mevduatı yaklaşık 220 milyar dolar. ZK oranı %25. Bu durumda sadece zorunlu karşılıklardan merkez bankasında 55 milyar dolar olması gerek. Bu durumda merkez bankası zorunlu karşılıklardan en az 29 milyar doları satmış.

      Sil
  11. Herkesin sorduğu sorular, herkesin anlayabileceği dilde cevaplar.
    Sadelik, numayişten daha etkilidir...
    Teşekkürler Mahfi Hocam...

    YanıtlaSil
  12. Hocam çok teşekkürler. Peki emme basma tulumba mekanizması küçük firelerle çalışıyorsa yani bu döngüde merkez bankası rezervlerinin ithalat > ihracat dengesi nedeniyle azar azar düşmesi sonucu doğuruyorsa; o halde 128 milyar dolar net rezerv nasıl 11.5 milyar dolara inebildi? O 128 milyar dolar sonuçta döviz olarak kayboldu (ancak TL veya altın olarak varlığı devam ediyor) öyle değil mi?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Altın olarak değil TL olarak devam ediyor. Swaplar hariç net rezervler - 52 milyar dolar dediğimizde içinde altınlar da var.

      Sil
  13. Hocam deniz bitti göle devam ediyoz o da biterse akarsu ile devam edecez gibi

    YanıtlaSil
  14. Hocam
    Bilgiler için teşekkür ederim.
    Benim anlamadığım kurlar gerçek enflasyon veya gerçek enflasyon eksi kurdaki enflasyon kadar artmazmı?Bastırılmış kur ne olursa olsun gerçek değerine gelmezmi?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkürler.
      Rezervleri satarak kuru düşük tutarsanız bir süre idare eder.

      Sil
  15. Sayın Kerim Rota 2019'da yazdığı bir yazıda sizin emme basma tulumba olarak tanımladığınız bu mekanizmayı "Con Ahmet'in devr-i daim makinesi" olarak isimlendirmişti. Nebati sonrası güncellediği yazısında da sayın bakanımızın gözlerindeki ışıltının bu makinenin ışığı olduğunu söylemişti. Işıltı giderek azaldığına göre makine ciddi şekilde yağ kaçırıyor demektir. Süper bono gibi yeni bir yağ takviyesi yapmazlarsa yakında motoru yakarlar, benden uyarması...

    YanıtlaSil
  16. Hocam 7'den 70'e herkes ekonomik politikanın yanlış olduğunu bildiği halde hükmet neden inatla yanlışlara devam ediyor kendilerinin nasıl bir çıkarı olabilir ki? Kendileri bir ekonomik kriz sonrası geldiler şimdi de bir kriz yüzünden gidebileceklerini hiç mi düşünmüyorlar ülkeyi yönetenlerin arasında bir kişi bile çıkıp demiyor mu biz ne yapıyoruz diye ellerinde her türlü güç varken doğru yerine yanlışı neden seçiyorlar isteseler birçok şeyi düzeltebilirler ama onların keyfi kararları yüzünden biz yaşayamaz hale geldik artık bir şeylerin düzelmesi için hükümetin değişmesi mi gerekiyor illah ki siyaseti hiç sevmiyorum ama hayatıma bu kadar müdahale etmesi moralimi bozuyor.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Siyasal islâmcılar iktidara bir daha hiç gitmemek üzere gelirler. İçlerinde bir daha gitmeyecekleri konusunda inanılmaz bir özgüven vardır, bu nedenle de akıllarına gelen her şeyi yapmayı kendilerine hak görürler. Ne hikmetse eninde sonunda hepsi bir şekilde giderler, giderken de arkalarında bıraktıkları büyük yıkıma rağmen ne kadar mağdur olduklarını anlatmaya devam ederler. İlginç bir ideolojidir vesselam...

      Sil
    2. Bunlar gidinceye kadar bu bahsettiğiniz özgüven ezilen vatandaşın kafa üzerindeki sopaya benzetiyorum. Özgüven artıkça sopanın hızı da artıyor.

      Sil
  17. Hocam
    Bastırlmış kur mutlaka gerçek enflasyon veya gerçek enflasyon eksi kurdaki enflasyon değerine mutlaka gelmezmi?

    YanıtlaSil
  18. Hocam merhaba, her düzey de insanın anlayabileceği şeklinde anlatımlarınıza hayranım,,bilerek ve isteyerek yapılıyor bunlar artık çok net, ve yapılanların ekonomi bilimi ile uzaktan yakından alakası yok,sizce temel amaç ne o zaman diye sormak istiyorum ama soramıyorum çünkü ekonomi uzmanısınız ve bu yapılan hamleleri kendi bilgileriniz ışığın da değerlendirmeniz maalesef mümkün değil sanırım,iyi çalışmalar

    YanıtlaSil
  19. Hocam hem akademik bir üslup kullanıp hem de herkesin anlayacağı sadelikle anlatmak çok farklı bir seviye emeğinize sağlık. Çok teşekkür ederim.

    YanıtlaSil
  20. bizim gibi finans eğitimi olmayan sıradan vatandaşların anlayacağı dilde yazdığınız için çok teşekkürler. Çok bilgilendirici..

    YanıtlaSil
  21. Hocam deflasyon etkisinde bir ekonomide olsaydık devlet, hemen memurların maaş artışlarını dondururdu. Ama dörtnala bir enflasyon ortamındayız ve sabit ücretlilerin (memur, emekli, işçi, asgari ücretli) maaşına, ücretlerine yapılan zam oranları pazardaki-marketteki, mal/hizmet fiyat artışlarının çok altında ve bu alım gücü düşmesi toplumun büyük bir kesiminin umurunda değil. Halbuki bu kesimlerin fakirleşmesi diğerlerini de zincirleme olarak fakirleştirecek bir durum diye düşünüyorum. İkinci olarak piyasaya mal/hizmet arz eden üreticinin mevcut şartlarda üretimi, tüketicinin talebini karşılayamadığı için fiyat artıyor evet ama bunlar üretimi arttırmalı diye düşünüyorum salgın şartları da sona erdiği için. Hocam ekonomideki mevcut hastalığın sizce tam çözümü nedir?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çözüm öyle bir iki önlemle olacak gibi değil. Yapısal Reformlar ve Türkiye kitabımda çözüm için gerekenleri anlattım.

      Sil
  22. Merhaba hocam,

    Bu durumda satılabilir döviz rezervi için brüt rezervi mi dikkate almamız gerek? Kalan 11,5 milyar dolarlık net rezerv bitse bile döngü devam ettiği için döviz satışları devam edebilir diye anlıyorum.

    Net rezerv dışındakiler satışta kullanılamaz diye biliyordum önceden.

    Teşekkürler

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Öyle bir kural yok.
      Ödünç dövizlerin ve altınların sahipleri bunları geri istemedikçe brüt rezervleri dikkate alabiliriz.

      Sil
  23. Tebrikler hocam güzel anlaşılır bir anlatım

    YanıtlaSil
  24. Kuyu tamamen yıkılırsa ? Teşekkür ederim Hocam.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. O, ödünç rezervlerin sahipleri paraları geri isterse olabilecek bir durum.

      Sil
  25. Bu dönem aldığım ders özeti finalden önce yazsaydiniz keşke buna çalışırdım :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Final tarihini söyleseydiniz yetiştirmeye çalışırdım. :)

      Sil
  26. Mahfi Bey merak ettiğim bir şey var. Alım gücünü yükseltmek aynı oranda üretim olmadığında enflasyonu daha fazla tetikleyecek bir şeydir diye düşünüyorum. Talebi karşılayacak derecede üretim olmadığında ithalat artacak bu da kurların yukarı gitmesine neden olacak. Ana çözüm ülke içindeki üretimi artırmak diye anlıyorum. Eksik veya hatalı olduğum bir yer var mı?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Doğru düşünüyorsunuz. Bir tek ilave yapabilirim: Alım gücünü değiştirmeseniz de riskler böyle kaldığı sürece kur yükselmeye devam eder ve enflasyonu da peşinden sürükler.

      Sil
  27. Hocam bugün ekonominin başına bağımsız ve bilimsel yaklaşımı olan biri gelse bile enflasyonun tek hanelere düşmesi en az 3-4 yıl diyebilir miyiz? Bir de hocam konutta balon var konusuyla ilgili. Hükümet değişse ve akılcı bir yönetim gelse bile, konut fiyatları düşer mi? Ben düşmez ama fiyatların artış hızı düşer diye düşünüyorum. Fikrinizi almak istedim. Herşey için teşekkürler.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ekonominin başına dünyanın en iyi iktisatçısını da getirseniz bilim yoluna dönülmedikçe hiçbir şey yapamaz. Diyelim ki geldi faizi enflasyon düzeyine çıkarabilecek mi? Hayır mı? O zaman hiçbir şey değişmez sadece o kişi de itibar yitirmiş olur.

      Sil
  28. Yüreğinize sağlık Mahfi hocam, siz de bıkmadan usanmadan sorunlar ve çözüm önerilerini yazıyorsunuz ben de yazıyorum, bazen de sizin yazınızı kaynak gösteriyorum, yazınıza eklemek istediğim şöyle bir açılım var, mevcut hükümetin ülke sorunlarını çözme gibi bir programı da yok zaten niyeti de yok, alında sorunun ne olduğunu da bilmiyorlar, sık sık söyledikleri gibi Anonim şirket gibi yöneteceksin diyorlardı, evet öyle yönetiyorlar da sermayeyi kendileri koymadılar ki, ülke yönetmeyi satmak ve ihalelerden çıkma almakla eş değer tutan bir zihniyet...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkürler Adnan Bey. Haklı olabilirsiniz, biz iyi niyetle yazıyoruz.

      Sil
  29. bu konuyu çok merak ediyordum. bu güzel bilgi için teşekkürler hocam

    YanıtlaSil
  30. Aylin Seçkin Georges31 Mayıs 2022 11:55

    Mahfi hocam sizce mudi ne zaman güvenini kaybedip DTH’larını çeker bankalardan? Yani sizce tahmini kaç ay sonra bank run olur? Ben olacağına inanıyorum. Teşekkürler cevabınız için.

    YanıtlaSil
  31. Çok net olmuş Mahfi hocam , yüreğinize sağlık…

    YanıtlaSil
  32. Her yazınızla aydınlanıyoruz çok yaşayın İyiki varsınız🙏🏻

    YanıtlaSil
  33. Hocam bir tane de ben sorayım. Enflasyonun yüzde 70 açıklandığı bir ülkede büyüme yüzde 7 açıklanıyorsa reelde ekonomi küçülmüş anlamına gelmez mi?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yüzde 7'lik büyüme verisi enflasyon arındırılmış veridir. Bütün mesele enflasyonun kaç olduğu. % 70 arındırırsanız başka büyüme çıkar % 120 arındırırsanız başka.

      Sil
    2. Hocam , çok açık yazıyorsunuz. Bazen kabullenmek çok zor oluyor:)

      Sil
  34. 2022 Mart sonu itibarıyla, orijinal vadesine bakılmaksızın vadesine 1 yıl veya daha az kalmış dış borç verisi kullanılarak hesaplanan kalan vadeye göre kısa vadeli dış borç stoku, 181,4 milyar ABD doları düzeyinde gerçekleşmiştir. MB Kısa Vadeli Dış Borçlar- Mart raporuna göre hocam tulumbaya çok su lazım, saygılar.

    YanıtlaSil
  35. Bu yazınızda anlattıklarınız çok açıkça bir milli güvenlik sorununa işaret ediyor. Hükümet maalesef sürekli dış mihraklar diye nitelediği güçlere ülkenin iplerini vermiş. Yarın öbür gün büyük devletler ile yaşanılacak ciddi bir anlaşmazlıkta Merkez Bankamıza verilen borçlar geri istense ülkenin nasıl bir kaosa sürüklenebileceğini kestiremeyiz. Çok yazık.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Genellikle bunlar geri istenmiyor faizi artırılarak devam ediyor. Ama onun da bir sınırı var tabii.

      Sil
  36. Yani Merkez Bankasının şak diye 10'ar milyar dolar satmasında bir sakınca yok. Çünkü rezervlerimiz var gözüküyor.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Var gözüküyor sözcükleri anahtar sözcükler.

      Sil
  37. Hocam elinize kaleminize sağlık kitaplarınız ve makaleleriniz daim olsun sonsuz teşekkür ler

    YanıtlaSil
  38. Hocam selamlar,

    Tüik 2022 1. Çeyrek GSYH rakamlarını açıkladı, 180 milyar dolar çıkmış. Artık kafamda iki ihtimal var, ya gerçekten bu ülkede kriz falan yok, dolar artsa da fiyatlar ve gelirler de aynı oranda arttığından alım gücü düşmüyor, ya da dövizin gerçek yeri çok daha yukarıda. Bu GSYH rakamlarına baktıkça iki senaryo dışındaki açıklamalar beni tahmin etmiyor.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Cari fiyatlarla GSYH, enflasyon dahil hesaplanır. O nedenle durumu tam göstermez.

      Sil
  39. Hocam anlaşılır bir dille anlatım için teşekkür ederim. Swaplarında sonuç olarak bir vadesi, ömrü yokmu hocam.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Var ama doldukça biraz daha yüksek faizle yenileniyor.

      Sil
  40. Teşekkür ederim Mahfi hocam

    YanıtlaSil
  41. Net rezervler, Merkez Bankası Analitik Bilanço verileri kullanılarak aşağıdaki şekilde hesaplanamaz mı?

    [(Dış Varlıklar] - (Toplam Döviz Yükümlülükleri)] / (Son USDTRY)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bu sitede hesap şekli var: https://mb-reserves.github.io/

      Sil
  42. Hocam elinize sağlık, herkesin sorduğu soruları aynı şekilde herkesin anlayabileceği şekilde cevaplamışsınız.

    YanıtlaSil
  43. Sayın Hocam, iyi, anlaşılır bir yazı, sizden ricam, konut hakkında son süreçte bir değerlendirme yazınız var mı,sitede tarattım bulamadım, yazmayı düşünüyormusunuz,
    "konutta balon var, şimdi değil bir yıl sonra fiyatlar normale döndüğünde alınmalı" önerisinde bulunan ekonomistler var,sizin görüşünüz nedir?
    Zaten bu ikiye üçe katlayan fiyatlarla zaten alma şansımız da yok!
    Emeğiniz için teşekkürler, saygılarımla

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Konut konusunda balon olduğu görüşündeyim. Beklemek lazım.

      Sil
  44. Merhaba, enflasyon vergisinden kaçınmak isteyen tüketicinin talebini öne çekerek malı almak istemesi sanırım enflasyonun 30-40% seviyelerindeyken geçerliydi. Tüketicilerin çoğunun işsiz, ücretlerdeki artış seviyesinin enflasyonun çok altında kaldığını ve buna pek tabii satın alım gücündeki ciddi erimeyi de eklersek ; işveren tarafında artan maliyet enflasyonu nedeniyle satışları düşen ve personel azaltmaya giden firmaları da eklersek anlık ülke ekonomisinin stagflasyonda olduğunu söyleyebiliriz.Yazınıza sadece tüketicinin talebini öne çekmesi kısmına katılmıyorum.Çekemezler paraları yok.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Paraları olanlar var olmayanlar da borçlanıyor.

      Sil
  45. Mahfi Hocam ortaya koyduğunuz durumda eğer dolar mevduat sahipleri dolarlarını evde tutmak isterlerse, yani fiziki talep ederlerse MB'sı bunu her zaman öder, bunun teminatı Türkiye Cumhuriyeti devleti ve hazinesidir değil mi?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Herkes aynı anda parasını çekmek isterse bunu dünyanın hiçbir ülkesi ödeyemez. O paraların çoğu kredi olarak verilmiş durumda.

      Sil
  46. Hocam bilal e anlatır gibi anlatmışsınız. Ben 2010 yılından beri üç kağıt ekonomisi diye diye dilimde tüy bitti çevremdekilerin çoğu hala ikna olmadı istemesemde hala aynı havayı beraber soluyoruz insanın zoruna gidiyor. Hocam iyi ki varsınız...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Emlegen. Ben de o tarihlerden itibaren bu balon ekonomisi ve bir gün patlayacak demekten dili damağım kurudu. Fabrikalar kapanırken, uzun vadeli üretimler son bulurken, emek karşılığı ücretli para kazanma azalırken ekonomi nasıl kendi çarkını döndürebilir ki. Bizim Arap ülkeleri gibi yeraltı kaynaklarımız mı varda onları taklit ettik. Tamam, inşaat sektörü kısa vadede işi götürmek için en iyi yöntem; işin işçiliği, malzemesi var, bir müddet için göz boyar ve durumu kurtarır. Ama o bile görün bakın ki işin içine ithal malzeme girince patlar. Emlak fiyatlarımda 5, 10 senelik binalar ve daha eskileri ucuzlayacak bence ama yeni yapılanlar için zor, maliyetleri çok ve bunlar satılamazsa ayrı bir kriz de kapıda gibi, bilmem yanılıyormuyum… Yeni bir laf çıkmış, İstanbul HongKong gibiymiş, yahu bunlar ne kullanıyor. Şükredin deniyor bir taraftan da. Şimdi anlayamadım, Hong Kong olduk diye sevinelim mi, yoksa halimize napalım artık diye şükredelim mi. Perşembenin geleceği Çarşambadan belliydi ama artık konuşmakta nafile, olan oldu zaten…

      Sil
  47. Sayın Eğilmez güzel ve kolay anlaşılır yazınız için , bütün yazılarınız için çok teşekkürler. Bence tüm sorunlarımızın esası SİYASAL İSLAM a dayanıyor . Yazınızın ilk paragrafında belirttiğiniz gibi " Ülkenin çok fazla ve yüksek dereceli riskleri var. Bu riskler; komşularla sorunlardan, yargı bağımsızlığı sıkıntısına, merkez bankası bağımsızlığının zedelenmesinden faiz politikasının yanlışlığına, düşünce ve ifade özgürlüğü eksikliğinden döviz rezervlerinin eksiye düşmesine kadar hemen her alanda mevcut." Bu risklerin sebebi SİYASAL İSLAM dır. Çok kişinin anladığı ancak dile getirmekten çekindiği risklerin azalmayacağı da biliniyor. Yöneticilerin ilk düşündüğü şey SİYASAL İSLAM dır, HALKIN Refahı , Huzuru, Güvenliği değil.
    Saygılarımla.

    YanıtlaSil
  48. Elinize sağlık hocam çok güzel anlatmışsınız.
    Ülke ekonomisi şu anki haldeyken düzeleceğine inancınız var mı acaba merak ediyorum hocam. Bu, hükümetin değişmesi veya mevcut hükümetin tamamen farklı ve doğrı politikalar izlemeye başlaması (ki bu biraz ütopik) varsayımlarıyla olabilir.

    YanıtlaSil
  49. Merhaba Hocam, anlaşılır bu yazınız için teşekkürler.
    Sizden ricam,blogta aradım bulamadım, konut hakkında bir yazı düşünüyor musunuz?
    Bazı ekonomistler," konut fiyatlarında balon var, şimdi alınmaz,en az bir sene beklenip fiyatların normalleşmesi beklenmeli" diyor.Sizin görüşünüz nedir?
    Bu ikiye üçe katlanan fiyatlarla emeği ile geçinen işçi memur emeklinin konut alma
    şansı kalmadı zaten!
    Emeğiniz için teşekkürler!
    Selamlarımla!

    YanıtlaSil
  50. Merhabalar hocam, şu anki enflasyon belası, kurların aşırı yükselmesi ve hayat pahalılığı için çözüm olarak öneriniz nedir? Elbette merkez bankalarının bağımsız olması, liyakatli kişiler tarafından yönetilmesi, yine piyasaların beklentilerinin düzene girmesi önemli konular fakat, enflasyonla acil bir şekilde mücadele açısından faizlerin ani yükseltilmesi mi önerirsiniz yada faizlerin kademeli olarak ve az az arttırılarak mı mücadele edilmesini mi önerirsiniz. sizce hangi politika kısa vadede olumlu sonuç verir? yada bunu kısa vadede çözmektense uzun vadeye yayarak mı çözülmeli? sizce somut para politikası olarak ne yapılmalı, şu anki yaşadığımız ve acil olarak çözülmesi gereken kur enflasyon ve hayat pahalılığı sorununa. teşekkürler

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bu konudaki düşüncelerimi Yapısal Reformlar ve Türkiye adlı kitabımda ayrıntılı olarak anlattım.

      Sil
  51. Ramazan YURTLU31 Mayıs 2022 14:36

    Peki hocam bu swapların geri ödemesi nasıl oluyo? Ben a ülkesinden b birim elma aldım swap olarak, geri öderken b birim elma artı dolar olarakta faizini mi ödüyorum yoksa faizinide kendi para birimleriyle ödüyorum? Eğer kendi paramla ödüyosam biz bu ülkenin parasına nerden ulaşıyoruz gidip kendi bankalarından dolar satıp kendi paralarını mı satın alıyoruz ?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Faiz ödüyoruz, süresi dolunca genellikle uzatılıyor, devam ediyor bazen de sonuçlanıyor ve dövizi verip TL'yi almak durumunda oluyoruz.

      Sil
  52. Mala anlatır gibi anlatmışsınız bravo. Böyle değerli bilgiler için sağolun hocam, adamsınız.

    YanıtlaSil
  53. Hocam yazılarınızı zevkle okuyorum. Elinize emeğinize sağlık. Teşekkür ederim

    YanıtlaSil
  54. Hocam peki TCMB’nin Piyasada SATABİLECEĞİ SATILABİLİR döviz miktarı ne kadar şuan itibarıyla ?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Brüt rezerv kadar: 100,3 milyar dolar. Ama bunların kendisine ait olanı yok, hepsi başkalarına ait.

      Sil
    2. Böyle daha iyi hocam, el alemin parasını satıp yemek daha kolaydır, nasılsa borcu hükümet ödemeyecek, benden sonrası tufan diyecek.
      Sonraki de, benden öncekinden sorumlu olamam, alacaklı düşünsün diyecek.
      Du bakalii neler olceek

      Sil
  55. Mahfi hocam, sizin yazılarınızı okumak benim için bir yudum suyu kana kana içmek gibi. Teşekkürler Mahfi hocam

    YanıtlaSil
  56. Hocam emeğinize sağlık biz sizin bilgilerinizden yararlanıyoruz sizde ilminizin zekatını veriyorsunuz Allah hepimizi doğru düşünen doğru konuşan doğru ileten kullarından eylesin.

    YanıtlaSil
  57. Hocam peki bu kadar maliyetin döviz borcunun yanı sıra kkm nin kuru dengeleyememesinden oluşan mevduat sahiplerine ödenen kur farklarının sonucu ne olacak. Hazineye ek yük getiriyor sonuçta

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Sonunda dönüp bizden vergi alacaklar.

      Sil
    2. Selam 1730,
      Hazine borcunu 20 küsür milyon vergi mükellefine böl.
      Bulduğun para senin borcun.

      Sil
  58. Hocam, çok teşekkür ederiz. Herkesin anlayabileceği bir dilde kısa ve öz yorumunuz için.

    YanıtlaSil
  59. Hocam, bizim ülke ben bildim bileli hep böyleydi,
    Enflasyon yüksek,
    MB rezervi düşük,
    dış borç yüksek faizli,
    kısa vadeli dış borç yüksek,
    hükümetler alakasız,
    ahali adam sendeci,
    vergi desen toplanamaz,
    esnaf kamu afları ile oyalanır,
    yatırımlar hep atıl alanlara,
    kadrolar liyakatsiz...
    ve sizin çok daha iyi bildiğiniz bir sürü vesair...

    Bana Türkiye ekonomisi ne diye sorulsa,
    40 yıldır yukardaki sıraladıklarımı söylerim.

    Eski tas, eski hamam işte hocam, bildiğin Türkiye işte.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bu kez Cumhuriyetin kazanımları da gidiyor yalnız.

      Sil
  60. Hocam sade ve net anlatım için çok teşekkürler.
    Saygılarımla,

    YanıtlaSil
  61. Hocam öncelikle yazı için teşekkürler, CDS'in artması ödünç sahiplerinin verdiklerini geri istemesi için bir neden midir?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Vade dolmadan isteyemezler normal olarak ama yenisini vermezler ya da faizler çok yükselir.

      Sil
  62. TV ihtiyac alamıyorum, iphone 6s de kaldım UPgrade edemiyorum. Camasır makinesi bozuldu tamir yolunu sectim. Araba desen 2014 sanırım 10 yıl daha kullanacağım. Benim gibi milyonlar vardır sanırım. Formül çalıştı ithalat düştü. Şimdi sıra Kur tekrar 1 TL olur muyu TV ekranlarında tartışmaya geldi ne zaman konusmaya baslayarak jöle kafa bakalım

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Arabanızı satmadan yaşayabiliyorsanız hiç ses etmeyin, hele birde depoyu doldurup kullanabiliyorsanız, aman diyim kimseler duymasın. (Ağlanacak halimize gülüyoruz, ki bundan bile bıkkınlık geldi aslında)
      Çalışan formülde ithalatın düşmesi yönünde değil de sermaye transferinin biz uykudayken de başarıyla devam ediyor olması sanki. Tv’nin arızalı olması kitap okuma için çok büyük fırsat, mutlaka değerlendirin ;)

      Sil
  63. Bir düşünür söylemişti hatırlamıyorum ismini "aptallık doyum noktasına ulaşmadan akıl galip gelemez" henüz o noktaya gelmedik görünüyor pozitif toplu bilincimizin makul çoğunluğu yeterli sayıya ulaştığında ve yapılanlar değişime yettiğinde hepimiz rahat edeceğiz tıpkı şimdi hepimizin acı çektiği gibi.
    Bu değişime, anlayışa olan katkından dolayı teşekkürler hocam 🙏

    YanıtlaSil
  64. Değerli hocam kaleminize sağlık ancak şunu gerçekten merak ediyorum sürekli borçlanıldığını düşünüyorum peki bu kontrolsüzce yapılan borçlanmaları bilim dışı yapılan uygulamaları denetleyen bir birim yokmu ülkede doğmamış çocuklarımızın geleceği ipotek altında küçük bir şirket bile onlarca denetimden geçerken 100 milyonluk bir ülkenin kasası yapılan harcamalarını ve giderek azgınlaşan enflasyonun nedenlerini araştıran çözüm üreten uyaran bir kurum yokmudur ülkede tüm ipler tamamen siyasilerin elindemidir dünyada örnekleri nasıldır seçilen istediği gibi özgürmüdür bu denli teşekkürler

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Denetim mekanizmaları tek tek işlevsiz hale getirildi.

      Sil
  65. Hocam, bir konuyu tam anlayamadım. Kamu bankaları TCMBnın rezervlerini TL/$ kurunu sabit tutmak için arka kapıdan satma işlemlerini uluslararası piyasalarda yapmıyorlar mı? Ve bu şekilde biz 128 milyar doları yurtdışına heba etmedik mi ?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Hepsini değil ama önemli bir bölümünü heba ettik. Zaten kuyudan sızıntılar onlar.

      Sil
  66. Hocam ,bir senaryoya göre Avrupa ve Amerika borsaları bu yıl %40-50, 2024 yılı sonuna kadar da %80-90 ına kadar düşse ve oralarda belkide 1929 dan daha büyük bir buhran banka iflasları olsa bu durum bizi nasıl ,ne ölçüde etkiler etkiler?Aynı senaryoya göre bu dönemde gelismekte olan ülkeler ve Asyada ise borsalar yeni zirveler görecek deniyor.Kimler diyor derseniz Elliottwave.com internet sitesi Avrupa Asya Amerika pazar yorumcuları ile dalga teorisyeni Robert Pretcher böyle düşünüyor

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ciddi sorunlar yaşanacağı tahminine katılıyorum.

      Sil
  67. Ticaret açığımızın 50 milyar usd ve kamu dış borcunun 25 milyar dolar olduğu bilgisi altında 100 milyar dolar ve 700cds primi ile 12 ay çok büyük bir kriz olmadan idare ederiz gibi duruyor.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Kamu dış borcu 180 milyar dolar. 12 ay, sağlıklı kalabilmek için, bu ortamda çok uzun bir süre.

      Sil
  68. Üstad kaleminize sağlık.

    YanıtlaSil
  69. Elindeki 10.000.-TL'yi bankaya vadeliye yatırdığında ay sonunda eline geçecek olan tutar ile o 10.000.-TL ile almak istediğin bir ürünün aynı ay sonu itibarıyla fiyatı arasındaki fark insanları alım yönüne ittiğinden enflasyonu körüklüyor.

    YanıtlaSil
  70. Çok çok teşekkürler sayın hocam. İyi ki varsınız. Kendinize ve sağlığınıza çok iyi bakın çünkü bu ülkeye lazımsınız.

    YanıtlaSil
  71. Hocam kaleminize saglik. Keske ulke yonetimi de bunları okuyup uygulasa.

    YanıtlaSil
  72. Brüt rezerv: 100,3 milyar dolar
    Swap + banka zk: 89 milyar dolar
    MB'nin kendi parası 11,3 milyar dolar
    ise
    mb kime 52 milyar dolar borçlu?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Net Rezerv = Brüt Rezerv - Banka Zorunlu Karşılıkları ve MB'deki mevduatları
      = 100,3 - 89 = 11,3
      Swaplar = 63,3 milyar dolar
      Swap Hariç Net Rezervler = Net Rezervler - Swaplar
      = 11,3 - 63,3 = - 52 milyar dolar

      Sil
    2. Hocam türkiye artık zenginler için bile yaşanmayacak bir yer oldu,kkm ile filan fakirden alınan zengine veriliyor deniyor ancak verilse ne olur? lüx olan herşeyde ateş gibi yakıyor.ben arkadaşlarıma da söylüyorum türkiye artık benim gibi 10milyon dolar ve üstü serveti olanlar içinde yaşanılacak bir yer değil..son 9 yılda 7 defa azerbaycana gitmiş biri olarak istanbuldan baküye yerleşmeye karar verdim en azından ortalık durulana kadar,size biraz orayı anlatayım,hersey türkiyeye göre daha gevşek,zenginsen orda gercekten kralsın,benzin,dizel baküde 0,15 manat.1,7manat=1dolar.bu baküde böyle,ordan uzaklaştıkca örneğin rusya sınırına yakın bedava oluyor,örneğin benzinciye giriyorsunuz depoyu fulle diyorsun,restoranında yemek yiyen ve marketinden yüklü alışveriş yapandan ayrıca yakıt için ücret alınmıyor,evet benzin okadar ucuz.tc kimliginle 3ay gitmek mümkün sürekli kalmak için başvurdum , 2günde işlemlerim halloldu.tabiki varlıklı olmammı,yoksa ismimin ali haydar olmasımı bunda etkili oldu bilmiyorum.ev fiyatları baküde istanbula göre 4-5 kat ucuz,araba fiyatlarıda.örnegin kendime kullanmak için baktığım araba,baküde 295 bin avro,sarıyerde istanbuldaki evimin sokağındaki bayide 22,5 milyon tl..inanmayan bakabilir:
      https://turbo.az/autos/6311908-mercedes-maybach-gls-600-4matic
      https://www.sahibinden.com/ilan/vasita-arazi-suv-pickup-mercedes-benz-one1car-mercedes-benz-gls600-maybach-8-cylinder-full-option-1024450334/detay
      dedigim gibi orada da hak hukuk adalet beklemeyin ama,baküde istanbulda yaşayacagın hayat standartını 5-10kat az paraya yaşamak mümkün.orda bizim gibi orta direk yok,ya kendine bmw x7,karısına x6,ogluna x5,kızına x4 alan,4araçlık otoparklı,yüzme havuzlu villada oturan bir kesim var yada,bütün gün evde oturan bir tayfa var,harcamamak için..hocam varlıklı insanlarını bile kaçırtan bir ülkenin geleceği varmı sizce?

      Sil
    3. 1503,
      "Türkiye'nin zengininin bile fikri fakir" sözünün canlı misalisin.

      Sil
  73. Emeğinize sağlık hocam gayet net bir açıklama olmuş..

    YanıtlaSil
  74. Hocam teşekkürler.

    YanıtlaSil
  75. Ekonomi açısından bakarsak ortada bir cenaze var gibi görünüyor. Kim kaldıracak bu cenazeyi? Bu günler de geçecek bu karanlık da bitecek belki ama tortusu da hayatın her alanında uzun yıllar sürecek gibi. Umutluyuz ama mutsuzuz.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bu cenazeyi hep birlikte kaldıracağız ama fatura çok ağır olacak.

      Sil
    2. Selam hocam,
      Cenazeyi kaldırmaya türklerin gücü yetmez.
      türklerin gücü yetseydi cenaze haline gelmeyecekti.
      ortadoğuya yayılacak bir cenaze bu,
      tüm ortadoğu, biraz da olsa avrupa cenazenin yükünü çekecek.
      daha sizler ne olduğunu tam anlayamadınız.
      5 sene sonra daha net anlayacaksınız.
      cumhuriyetin yıkıldığını yeni yeni birileri anlamaya başladı,
      seneye herkes anlayacak.
      türkiyedeki insanlar devletlerini yönetemiyorlar,
      devlet - halk bağı ile meclis - hükümet bağı koptu.
      siz yukardaki yorumunuzda denetim mekanizmaları kaldırıldı yazdınız,
      meclis de kaldırıldı, yok artık.
      biraz bekleyelim, seneye netleştiğini herkes görür.

      Sil
  76. Türkiye'de bir normalleşme başlasa hukuk reformları , komşularla iyi ilişkiler , piyasaya güven veren politikalar gibi o zaman cds primimiz düşecek . Risk primi düşünce yatırımlar artacak borç bulabilme yetimiz artacak bütün bunların sonucunda ülkeye döviz girecek. Döviz girince kur düşecek , kur düşünce ithalatımızın maliyeti düşecek üretim artacak enflasyon düşecek. Mevcut hükümet yada seçimi kaybetmesi halinde yeni hükümet bu yönde adımlar atarlarsa 2 yılda mevcut ekonomik şartlarda ciddi iyileşmeler yaşanır mı?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. türkiyede normalleşme nedir?
      Hukuk reformu, komşularla iyi ilişkiler, piyasaya güven veren politikalar türk nüfusun en fazla yüzde 5inin talep ettiği konular. Yüzde 5 . O kadar.

      Sil
    2. Zaten ülkenin potansiyeline karşılık içinde bulunduğu bu anlaşılmaz durumun farkında olanlar da aşağı yukarı o dediğiniz oranın iki katı kadar.

      Sil
  77. Hocam merhaba. Öncelikle teşekkürler bu güzel yazınız için.
    Bu rezervlerle ilgili benim uzun süredir kafama takılan bir soru var. Merkez bankası ihracatçıların dövizinin %40ini alıp satarak veya bankalardan swapla aldığı dövizi satarak kuru durdurmaya çalışıyor. Ve bunda da kısmen başarılı oluyor. Ancak benim anlamadığım nokta nasıl kuru az da olsa dizginleyebiliyorlar? Merkez bankası ihracatçının dövizinin %40ini aldığında piyasadan döviz çekmiş oluyor. Bu kuru artıran bir unsur olur. Çektiği bu dövizi geri sattığında ise bu sefer kur düşmüş olur. Yani kur önce artar sonra azalır eski düzeyine döner. Makro kitaplarında bize anlatılan bu. Aynı durum swap için de gecerli. 2020 yazında swapla bankalardan döviz çekip 128 milyar dolar satmislardi.
    Genel olarak şu soylemi anlamıyorum. Muhalif iktisatçılar da bu şekilde söylüyor: "TCMB kuru düşürmek için ihracatçıların dovizinin %40ini alıyor."
    Bu konuda aydınlatırsanız çok memnun olurum hocam. Teşekkürler.

    YanıtlaSil
  78. Hocam ülkemizde çoğu kayıtsız olmak üzere yabancıların tl cinsi kazanimlarini haliyle dövize cevirip büyük kısmını ülkelerine gonderdikleri bir gercek. Yıllık bu sekilde transfer edilen döviz miktarı hakkinda bir ongorunuz varmi dır. Teşekkürler

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bu konuda yayınlanan veriler yalnızca yabancı sermaye yatırımlarının yurtdışına yaptığı kar transferi rakamları. Onlarla ilgili bir yazı var:
      https://www.dunya.com/ekonomi/iki-efsane-verimlilik-ve-kar-transferi-haberi-650930

      Sil
  79. Hocam merhaba, şu aşamada mümkün mü bilmiyorum ancak zamanında hane halkının dövizi yatırım aracı olarak kullanması engellenseydi ( Sadece ara mamul ithalati yapan firmalara, ispatlanması durumunda yurtdışında okuyan öğrenciye verilmesi şartıyla ailelere satılması, ispatlanması durumunda yurtdışına çıkacak olanlara satılması v.b) her ne hata yapılırsa yapılsın bu duruma yine düşer miydik? Sistemin dışında kalan fazlaca döviz var ve güven olmadığı için sisteme geri entegre edilemiyor. Evet, serbest piyasa koşulları geçerli fakat paranın sadece bir değişim aracı olarak kalması gerekmiyor muydu? Şuan Rusya'nın uyguladığı ruble üzerinden ödeme kabulü de yıllardır bana çok mantıklı gelmekteydi. ABD'nin karşılıksız bastığı paralarla istediği yerden istediğini alabilmesi yıllarca neden kimseyi rahatsız etmedi? Aklıma takılan birçok şey var fakat konu dışına çıkmaya başladım. Verdiğiniz bilgiler için çok teşekkürler.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bu tür yollarla enflasyonu engellemek mümkün değil. Bu dediğiniz olsaydı o zaman karaborsa kuru doğardı. Para bir alış veriş aracı ama eğer bir ülkenin rezerv para niteliği taşımayan parası enflasyon nedeniyle değer kaybediyor ve ülke o kaybı karşılayacak faizi vermiyorsa yabancı ülkelerin rezerv paraları o ülkede yatırım aracına dönüşür. Bu, sadece para için değil konut için, araba için, beyaz eşya için bile geçerli olur. Hep söylediğimiz gibi faiz tek başına bir kurtarıcı olmasa da yanlış belirlendiğinde bütün sistemi batırabilir. Bizde böyle oldu.
      ABD'nin bastığı paraların büyük bölümü yurt dışına çıktı. Rezerv para olduğu için herkes bu parayı alış veriş aracı olarak kabul etti. Şimdi o paralar geri döndükçe ABD de enflasyon yaratıyor.

      Sil
  80. Hocam, iktidar artık sıfırı tüketen mirasyedi gibi .
    Her şeyi örtülü yapıyor .

    YanıtlaSil
  81. bu topraklarda anitta'nın laneti eksik olmuyor maalesef :-(
    antik çağda temeli atılan demokrasinin, 18. yüzyılda temel kurallarının oturtulduğu cumhuriyet rejimini hala pratik manada uygulayamamanın sıkıntılarını yaşıyoruz maalesef.
    Ekonomik göstergeler bu düşünce yapısının, su üzerine çıkmış buzdağının küçük bir parçası.

    YanıtlaSil
  82. Hocam meraba peki kuru düşürmek için en hızlı adım ne olmalı.Yargı bağımsızlığı falan hemen düzelecek gibi durmuyor.İlk iş olarak faizi %25 yapsa kura nasıl bir etkisi olur mesela

    YanıtlaSil
  83. Hocam yazı için teşekürler bir kaç sorum olacaktı.
    enflasyonun bir sınırı var mıdır?
    Kuru önce yükseltip sonra tutunca enflasyon da düşmeye başlar mı?

    YanıtlaSil
  84. Hocam MB rezervlerini anlamakta zorluk çekenler için günlük hayattan benzer şöyle bir örnek verilebilir mi?
    Bir ihtiyacınız var ve;
    89.000 $ arkadaşından borç aldın (MB'na yatan bankaların zorunlu karşılıkları),
    63.000 $ bankadan kredi çektin (SWAP)
    +------------------------------------------------------------------------
    152.000 $ (Toplam çekilen para)
    Bu paranın 52.000 $'ını ihtiyaçların için harcadın.
    152.000 $ - 52.000 $ = 100.000 $ Elinde para kaldı (MB Brüt Rezervi)
    Eğer arkadaşın borcunu isterse (Bankaların zorunlu karşılıkları):
    100.000 $ - 89.000 $ = 11.000 $ , borcunu ödediğinde kalan (MB net rezervi)
    Fakat bu paranın 63.000 $'ı bankadan çekilen kredi (SWAP) olduğundan;
    11.000 $ - 63.000 $ = -52.000 $ kredi hariç net bütçemiz (MB'nın SWAP hariç net rezervi)

    YanıtlaSil
  85. Hocam merhabalar, size bir sorum olacak. Şuanda ülkede gerçek ve tüzel kişilerin ne kadar dolar ne kadar altın tuttuğunu öğrenebilme imkanı var mıdır?

    YanıtlaSil
  86. Kıymetli hocam, bu uygulanan ekonomi modeli için şöyle bir teorim var. Şu an ihracat artış gösteriyor. İthalatçı ise temkinli davranıyor, hatta küçülmeye gidiyor. (Dolar bu kadar yüksekken artması zararlarına olur diye düşünüyorum) Dolayısıyla kuru aniden çok hızlı bir şekilde düşürecek adım atılsa bu durumda kara geçmek söz konusu olabilir mi? Yani şu anki hamleler aslında geri planda bilinen bir güvenceden dolayı bir çeşit olumlu feda olabilir mi? Tıpkı satrançta yapılan gambit gibi.
    Ekonomiden anladığım söylenemez, cahilce konuşmuş olabilirim. Fakat malum kişinin körleme bir dalış yaptığını düşünmüyorum. Kast etmek istediğim anlaşılmıştır umarım. Aydınlatırsanız çok sevinirim.

    YanıtlaSil

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

Yüksek Enflasyona Karşın Piyasa Nasıl Canlı Olabiliyor?

Lozan Antlaşması 2023'de Bitecek, Biz de Madenlerimizi Çıkarabileceğiz

Türkiye’nin Dış Finansman Sıkıntısının Nedenleri