Merkez Bankası'nın Altınları

Son dönemde Merkez Bankası ve yaptığı işlemler konusunda yeniden çok sayıda söylenti ortaya atıldı ve tartışmalara konu oldu. Bu haftaya kadar konuşulan konuların başında Merkez Bankası’nın (TCMB) sahibinin yabancılar olduğu, adında i harfinin bulunmamasının Türkiye Cumhuriyetine ait olmadığını gösterdiği ve elindeki döviz rezervlerinden piyasaya döviz satarak kur dengesini TL lehine bozmaya çalıştığı iddiaları geliyordu. Bu hafta bunlara, dövize ihtiyaç olduğu için TCMB’nin Londra’da altın satarak dövize döndüğü iddiası eklendi. Bu iddiaları birer birer inceleyip aydınlatalım.

Bankanın sahibinin yabancılar olduğu iddiasının büyük bir yalan olduğunu daha önceki yazılarımda göstermiştim. TCMB’nin hisse dağılımını elde mevcut son bağımsız denetim raporundaki verilere göre (31.12.2021 tarihli) bir kez daha gösterelim:

Demek ki TCMB’nin sermayesinin yüzde 55’i Hazine’ye (Hazine ve Maliye Bakanlığı), % 19’u T.C. Ziraat Bankası’na, yüzde 5’i Merkez Bankası çalışanları vakfına (MERVAK), kalanı da bankalara, kurumlara ve gerçek kişilere (sayıları 6500 dolayında) ait bulunuyor. T.C. Ziraat Bankası’nın sermayesinin tamamı da Türkiye Varlık Fonuna aittir. Eğer şirket ana sözleşmesinde bazı hisseler için özel düzenlemeler yoksa sermayenin yarıdan fazlası kime aitse o şirkette söz sahibi odur. TCMB’nin ana sözleşmesinde hisse oranlarıyla ilgili tek özel hüküm Hazinenin payının yüzde 51’in altına düşmeyeceği yolundaki düzenlemedir. Aynı düzenleme TCMB Kanununda da yer almıştır. Bu durumda TCMB’nin sahibi açık ve net bir biçimde T.C. devletidir ve kanun ve ana sözleşme değişmediği sürece bu durum değişmeyecektir.

Hakkında şehir efsaneleri üretilen ikinci iddia Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası unvanında yer alan Cumhuriyet ifadesinin Cumhuriyeti biçiminde olmamasının bankanın devlete ait olmadığını gösterdiği iddiasıdır. Bu iddianın da koca bir yalandan ibaret olduğunu daha önce bu blogda yazmıştım. Bir kez daha yazayım.

Kuruluş yasa tasarısı Türkiye Büyük Millet Meclisine gönderildiğinde Merkez Bankası’nın unvanı tasarıda Cumhuriyet Merkez Bankası olarak yer almıştı. Cumhuriyetin kurucu kadroları, padişahlıktan ayrı bir yapı olduğunu vurgulamak için birçok kurumun veya unvanın başına Cumhuriyet ibaresini koymuşlardır. Mesela Cumhuriyet Savcısı böyle bir unvandır. Yasa tasarısının Türkiye Büyük Millet Meclisi İktisat Encümeninde görüşülmesi sırasında Banka’nın uluslararası görüşmeler ve yazışmalarda hangi ülkenin merkez bankası olduğunun bir bakışta anlaşılamaması olasılığı gündeme gelmiş ve başına Türkiye ibaresi eklenmesine karar verilmiştir. Bu ekleme sonucunda bankanın Türkiye Cumhuriyetine ait olduğu bir bakışta görülebilecek duruma gelmekle birlikte merkezi yönetimden bağımsız bir kurum olduğunu da vurgulamak amacıyla Türkiye Cumhuriyeti ibaresinin konulması yerine adının Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası olması kararlaştırılmıştır. Madeni parada Türkiye Cumhuriyeti yazmasının nedeni madeni parayı basan (Darphane’nin) bir anonim şirket değil, Hazine’ye bağlı bir kurum olmasındandır.

Üçüncü mesele aslında bir iddia değil bir gerçek: TCMB, kuru baskılamak amacıyla rezervlerinden piyasaya döviz satışı yapıyor. TCMB’nin döviz ve altın rezervlerine baktığımızda rezervlerdeki düşüşü açıkça görebiliyoruz. Rezervlerde ortaya çıkan bu erimeyi giderebilmek için son dönemde alınan önlemler arasında kur korumalı mevduat uygulaması ve ihracat gelirlerinin yüzde 40’ının TCMB’ye satılması yer alıyor. Bu önlemlere karşın rezervlerde artış değil azalma var. Bu da bize TCMB’nin rezervlerden döviz satışına devam ettiğini gösteriyor.

Bugünlerde ortaya atılan bir iddia da son günlerde Londra’da yüksek miktarda altın satıldığı, satış miktarının yüksekliğine bakıldığında bu satışın ancak bir merkez bankası tarafından yapılmış olabileceği iddiasıydı. Bu satışı, kuru denetim altında tutmak isteyen ülke merkez bankalarından birisinin yapmış olabileceği düşünülüyordu. Kuşkular TCMB üzerinde yoğunlaştı.

Öncelikle bağımsız denetim raporu verilerinden yararlanarak TCMB’nin kendi malı ve bankalara ait olup da TCMB rezervlerinde bulunan altınların miktarına ve nerede tutulduğuna bakalım:

Uluslararası altın ağırlığı ölçüsü olarak troy ons (31,1 gram) kullanılıyor.  Buna göre yaklaşık toplam 658 milyon gram (658 ton) tutarındaki altın 21,2 milyon ons ediyor. Bu toplamın 3,8 milyon onsu (2,5 milyon onsu TCMB’ye, 1,25 milyon onsu da bankalara ait)  İngiltere Merkez Bankasında saklanıyor (bu altınların orada bulunmasının amacı swap işlemi yapabilmek.)  Bugün itibarıyla altının ons fiyatı 1.846 dolar. Buna göre TCMB’nin rezervlerinde ye alan ve İngiltere Merkez Bankası’nda tutulan altın miktarının piyasa değeri bugünkü fiyatlarla (3,8 milyon ons x 1.846 USD =) 7 milyar dolar ediyor. 13 Mayıs 2022 tarihini taşıyan TCMB Uluslararası Rezervler ve Döviz Likiditesi Raporuna göre altın rezervlerinin miktarı 22 milyon troy onsa yükselmiş görünüyor. 

Merkez Bankası’nın iddia edildiği gibi böyle bir işlem yapıp yapmadığını önümüzdeki günlerde bankanın finansal tabloları yayınlandığında göreceğiz. Her ne kadar günümüzde yol göstericiliğini yitirmiş olsa da geçmiş deneyimim ve birikimim, bana, TCMB’nin böyle bir işlem yapmayacağını söylüyor. Her şeye karşın TCMB hesapları en açık hesaplardan birisidir ve uluslararası kuruluşlar (IMF, BIS, OECD) bu verileri günü gününe yakından izlerler.

İşin en acı tarafı bu tür bir olay ortaya çıktığında Türkiye’nin kuşkulanılan ülkeler arasında ilk akla gelenlerden birisi konumuna girmiş olması. CDS primimizin sürekli yükselmesinin önemli nedenlerinden birisi de piyasaların güvenini yitirmiş olmamızdır. 


Yorumlar

  1. ellerinize sağlık hocam..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Hocam açık bilgilendirmeniz için teşekkürler

      Sil
    2. Hocam yeni kurulacakhukumetin sizi değerlendirmesi lazım. Ama inşallah geçmişte yaşanan olaylar yasanmaz

      Sil
  2. elinize sağlık hocam.MB Darphaneyi çalıştırıp piyasadan ne bileyim kuveyt dinarı gibi bir yabancı parayı toplasa onu da dışarda (londra) satıp USD alsa ve içerde bozsa nasıl olur

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bunlarla çözüm gelmez.

      Sil
    2. Emin olmamakla birlikte arbitaj denen bir husus var. Merkez bankası Dinar da ruble de piyasadan çekse TL yine değer kaybeder. Hocam daha iyisini bilir.

      Sil
    3. Buna Ali Cengiz Oyunu deniz, ve aynı oyunun laciverti o (Swap) i Zaten uyguluyorlar, sonuç ortada...
      Ama kafasız beyinsiz canlılar, paranın değerinin herhangi bir politika ile yapılabileceği ni sanıyorlar...

      Paranın gücü alım. Gücüdür...

      O da ancak üretimle mümkündür... Hadin geçmiş olsun...

      Sunu da unutmayalım, vatandaşlık satılarak da alomgucu artırılabilir... Bazı ekonomistler bunu deneyebilir ama sonucu görüyorsunuz zaten.

      Sil
    4. tl basıp piyasadan farklı bir para birimi alıp onu londrada usdye çevirip içeride de satalım diyorsun. ilk bakışta mantıklı gibi görünse de hiç öyle değil zira örnek veriyorum kuveyt dinarı alacaksın fakat kuveyt dinarı alabilmek için elinde TL olacak yani TL verip dinar alacaksın. bu durumda piyasadaki TL arzını artıracak ve TL'ye değer kaybettireceksin.

      Sil
    5. Tl bastığı zaman, dinar aldığı zaman Tl'yı alan adamlar TL ile ne yapacak? Karşılığı varmı? Nerede harcama yapacaklar.? Türkiye bunun karşılığında toprak satacaksa kabul edilir bu durum karşı taraf için..

      Sil
  3. Elinize sağlık hocam

    YanıtlaSil
  4. hocam kıymetli bilgileriniz ve tecrübelerinizi bizimle paylaştığınız işin teşekkürler

    YanıtlaSil
  5. Hocam merhaba, TCMB Net rezervi 1 haftada 3,5 milyar dolar azalmış. 11.5 milyar dolar görünüyor şu an. Dövize müdahale edilebilecek rezerv tam olarak bu mudur? Yolun sonuna mı geldik?

    Teşekkürler

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Swaplar hariç net rezervler eksi 50 milyar dolara geldiğine göre yolun sonunu da geçmişiz demektir. Şimdi u dönüşü yapıp geriye gelmemiz lazım.

      Sil
    2. Yani, TCMB kasasının tam takır kuru bakır olabilmesi için 50 milyar dolara ihtiyacımız var.

      Sil
  6. Saygıdeğer hocam merkez bankasının bağımsızlığını kaybettiği şu dönemde zamanında önemli bir anlam için ismi Türkiye Cumhuriyet olarak konmasına rağmen şimdi yabancılar yönetiyor iddiasının ortaya atılması çok acı verici bir durum.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Değerli hocam hem bağımsızlığını kaybeden merkez bankası diye aşağılıyor ve değersizleştiriyorsunuz sonrada üzülüyorsunuz.Ne kadar açı veriçi bir durum.

      Sil
    2. Durum tespiti ve aşağılamak arasında fark olduğunu biliyor olmanız lazım

      Sil
  7. İşin en acı tarafı bu tür bir olay ortaya çıktığında Türkiye’nin kuşkulanılan ülkeler arasında ilk akla gelenlerden birisi konumuna girmiş olması. Sanırım en kotu tarafı da burası. Teşekkür ediyorum TCMB hakkında çok açık bir bilgilendirme yazısı olmuş.

    YanıtlaSil
  8. Bunun gibi kaynağı olmayan haberlerin gelmesinin ana sebebi yine bizleriz

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bizden kastınız Merkez Bankasının bağımsızlığını zedeleyen yönetimse haklısınız.

      Sil
    2. Biz değiliz, hesap verilmeyen , standart dışı uygulamalar , geçmiş dÖnem performans ı

      Sil
  9. Merhaba mâfi bey ..Bu şartlar altında erken seçim olasılģı nedir..! Hürmetler

    YanıtlaSil
  10. Rezerv önemli konu; eksi 50 mly dolara 2020 den sonra hızla düşüyor.
    Hocam son iki yılda bu kadar dolar nereye ödeniyor. Siz bilançosunda bunu görebiliyormusunuz. Bu ne kadar sıkıntı oluşturur. Örneğin iki yıl daha eksi 70 mly dolara inerse nasıl etkileniriz, swapların geri ödemeleri ne zaman. Aklımda deli sorular... İlginize çok teşekkür ederim.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Rezervlerin erimesi döviz kurunu tutabilmek için piyasaya yapılan döviz satışından dolayı oluyor.

      Sil
  11. iddialardan biri de tcmb bilançosunda taklaşık yirmi beş milyar usd tutarında altın olarak gözüken fiziki altının aslında olmadığı yani satıldığı yönünde, bu konuda bilginiz var mı

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Asıl konu o değil. Fiziki altın var ama rezervler eksi 50 milyar dolar dolayında.

      Sil
  12. Hocam cds değeri 709 gibi bir değerle tarihi rekor seviyesine gelmiş görünüyor. Nedeni ne olabilir?

    YanıtlaSil
  13. Elinize saglik hocam, bilgilendirici bir yazi olmus.
    Benim sorum su: 51%'i Hazine Bakanligi'na ait bir kurum (TCMB) nasil "bagimsiz" olarak degerlendirilebiliyor?
    > ..tek özel hüküm Hazinenin payının yüzde 51’in altına düşmeyeceği yolundaki düzenlemedir.
    > ...merkezi yönetimden bağımsız bir kurum olduğunu da vurgulamak amacıyla...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Birçok merkez bankasında durum böyle ama bağımsız davranabiliyorlar. Bu, yasalara saygı göstermeye bağlı.

      Sil
  14. Hocam çok hakkınız var üzerimizde çok fazla bilgi birikiminizden yararlandık. Çok teşekkür ederim

    YanıtlaSil
  15. Değerli hocam dalgalı kur rejimini bırakıp serbest piyasa dolar kuruna geçsek bir artısı olur mu?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Olmaz. Tek başına kur rejimiyle ya da faizle ekonomiyi düzeltmek mümkün değil.

      Sil
  16. Uğur Çınaroğlu20 Mayıs 2022 16:52

    Asla olmaz diyemiyorsunuz yani hocam, satılmış olabilir

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ben denetlenmiş verileri, istatistikleri görmeden kimseye kefil olamam.

      Sil
  17. Ne güzel de yazıyosun hocam. Emeğine sağlık..

    YanıtlaSil
  18. Yazılarınız için teşekkürler. Çok faydalı bilgiler. Merkez Bankası'nın dolar rezervinin swaplar dahil kaç kaldığını biliyor musunuz?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Brüt rezervler 107 milyar dolar. Net rezervler 12 milyar dolar. Swaplar hariç net rezervler eksi 48 milyar dolar.

      Sil
  19. Emeğinize sağlık hocam.

    YanıtlaSil
  20. Hocam elinize sağlık. Merakım şu; TCMB neden Altın'larını BİST nezdinde tutar. Tşk&syg.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Swap işlemlerinde kullanma kolaylığı sağlıyor orada tutulması

      Sil
  21. Hocam, bu yazınızın temeli sanırım Bloomberg'in 19 Mayıs'taki yazısı. Yazıdaki dikkat çeken bölüm, bir merkez bankasının ons başına piyasa değerinin 1 dolar altında altın satması. Hangi merkez bankası olduğu ve satılan miktar yazıda belirtilmese de aklıma eski bir siyasetçinin yakın zamanda söylediği sözler geldi. Sanırım youtube'da aranırsa halen de bulunabilir. Mealen şöyle diyordu "Merkez bankasında ne varsa satın, altınları da satın. Bunlara mı bırakacağız?"

    YanıtlaSil
  22. Çok aydınlatıcı olmuş hocam iyi ki varsınız

    YanıtlaSil
  23. Değerli bilgiler için çok teşekkürler. Bilmiyorum o boğaz kayıkçısının öyküsünü bilir misiniz ama özetle: Derler hocam, derler. Öyle bir adı çıkmış ki satmasa da sattı derler.

    YanıtlaSil
  24. Elinize sağlık hocam. Bu yazıdan, bir kesimin, "Berat Albayrak zamanında yurtdışındaki tüm altınlar Türkiye'ye getirildi" cümlesinin de yanlış bilgi olduğunu çıkardım. Bu doğru olsa SWAP işlemleri yapılamazdı diye anladım.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok daha fazlası dışarıdaydı ve getirildi.

      Sil
  25. Hocam darphane stoğumdaki altın neden yok listede

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Darphane, Merkez Bankasına değil Hazineye bağlı.

      Sil
  26. Sayin Hocam, yaziniz icin tesekkur ederim. Kur korumali mevduatin, (kuru baskilama etkisinden ve satilan dovizlerden bagimsiz olarak) munzam karsiliklari TL’ye dondurerek aciga cikaracagi icin, doviz rezervlerini azaltmasini beklemez miyiz? Sonucta banka musterisi dovizden TL’ye dondugunde para bankada kalip piyasaya surulmus olmaz mi? Saygilarimla.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Olabilir, bunların tamamı faizi artırmamak uğruna atılmış yanlış adımlar. Olumsuz etkileri şimdiden çıkmaya başladı.

      Sil
  27. Hocam sizce vergiciligin, mali müşavirliğin bir geleceği var mı yoksa artık bu meslekler için ölen mesleklere yavaş yavaş giriyor diyebilir miyiz

    YanıtlaSil
  28. Sayin Hocam, yazi icin tesekkurler. KKM MB rezervini azaltici etki yaratmaz mi aksine? (Bankadaki doviz TL’ye donunce aciga cikacak munzam karsilik sebebiyle?) saygilar.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bankalar TL ile topladıkları mevduata karşılık dövizle zorunlu karşılık yatırabiliyor. O nedenle çok fazla etkilenmez. Etkilenecek gibi olursa TL mevduata zorunlu karşılıklar dövizle yapılacak der çıkarlar işin içinden.

      Sil
  29. Yıllar önce Türklere yapılanın servet transferi olduğunu buradan yazdım.
    Ben yazdıktan bir yıl kadar sonra twitter ortamında bazı iktisat ve finans yazanlar da işin matematiğini çıkardılar, toplumda bir bilinç oluşumu güzel.
    Ahalimizden de okumuş bir kesim durumu aktarmaya başladı, bu da güzel.
    Şimdilerde de siyasilerden bir kısmı akıllandı, yapılanın servet transferi olduğunu söylemeye başladılar.

    Ancak, yanlış söylemde bulundukları bir konu var, halkı kandırıyorlar bu konuyla.
    O da şu, bu paraların bir şekilde hukuk yoluyla geleceği düşüncesini halka veriyorlar.
    Bir kısmı da görev sahibi insanların varlıklarına el konulup paranın geleceği hatasını halka anlatıyor.

    Böyle bir şey asla olmayacak.
    Bir kere bu işleri yapanlar, sizin siyasileri kukla olarak kullanıyor.
    Bir kuklanın cebinde ne varsa size o kalır.
    İkincisi , bu işi yapanlar, yukardaki söylemleri yapanlardan daha iyi sistemi biliyor.
    Üçüncüsü, bu işi yapanlar, uluslar arası hukukun, uluslar arası finansal para hareketlerinin takibini Türk hukuku ve savcılarının takiplerinin etki/yetki alanının dışında yaptılar ve bitirdiler.

    Yorumlarımda belirttim, 90lı yıllarda Türk İslam Siyasetini desteklemek için; İç Anadoludaki K belediyesi nin X belediye başkanı gidiyor, bir Hollanda firmasından hizmet/mal alıyor.

    Usülsüzlük tesbiti yapılıyor, mahkeme bir bakıyor, interpolden destek istiyorsunuz, bi bakıyorsunuz Hollanda firması alımdan 1 sene önce kurulmuş, sahibi doğru düzgün belli değil, bilmem ne vergi cenneti adasında kurulmuş bir firma, onun da sahibi başka bilmem ne vergi cennetindeki başka firma.

    Belediyelerin paraları, türkiye sınırı dışına Hollandaya çıkarılmış, paranın teknik takibi mümkün değil. Avrupa polisinin yetki alanı dışına çıkmış , onlarca küçük firma üzerinden bi cennet adasından öbürüne, ordan bilmem nerelere gitmiş, kaybolmuş.

    Elinizde ne var, uyduruk belediye başkanı, bir kaç yetkili ile mal varlığı. Onların da ciddi bildiği hiç bir şey yok, halka açık kaynaklardan Hollanda firmasının ismi var. Tipleri içeri alıyorsun, mallarına el koyuyorsun, giden on milyonlarca dolar, elde var yüzbin ikiyüz bin. Bu adamların yerine geçecek on binlerce adam var ülkede. Partileri kapatsan para yine dışarda.

    Sonra bir bakıyorsun, Marmara bölgesinde, İstanbul da bilmem ne partisininin bilmem ne belediye başkanına yurtdışı bağlantılı bilmem ne firması finansör olmuş, para bir şekilde içeri gelmiş.

    Hepsi de kukla. Biri başkan, biri vekil, biri danışman, biri bilmem ne, hepsi de aynı işe yaramazlar sürüsü. Hepsini yine toplasan, yine mallarına el konulsa, yine siyasi yasaklı yapsan, para yine dışarda, bilmem nerelerde. İçerde yine onbinler var bunların yerini alacak.

    Gerçeklere bakıp, gerçekleri görmek gerek. Hayal dünyasına kapılmamak gerek, insanların enerjilerini de boş hayallere sürüklememek gerek. Ne ile mücadele ettiğini bilirsen, hangi araç ile mücadele edeceğini de bilirsin. Hayal kurmak, hayal satmak bırakalım roman yazarlarının, senaristlerin işi olsun. Gerçek makamlara gelmek isteyenler, halka gerçekleri aktarsın.

    Altın a ne olmuş? Ne bilelim ne olduğunu? Altınlar gramına kadar yerinde dursa bile, neler gitti altına gelene kadar? O altının kaç katı gitti? Ne oldu bir şey oldu mu onlar gidince? Bir şey olmadı. Bu altınlar da gitmişse, yine bir şey olmaz.

    36v85ZtkKhLcgIqB


    YanıtlaSil
  30. Sayın Değerli Mahfi Hocam, şöyle ilginç bir site var usdebtclock.org, orada abd'nin borcunu gdpsini vb finansal verilerini güyya anlık olarak gösteriyor bu gerçek olabilir mi? Bir de orada Türkiye'nin de olduğu 30 tane ülkeyi de gösteriyor gdp ve debt olarak. Orada abd ve rusyanın gdp'si neden azalıyor gösteriyor acaba? Bana anlık olarak bunları göstermesi ilginç geldi belki de gerçek değildir oradaki veriler. Gerçekse bu tabloyu nasıl yorumlamalıyız? Rezerv para dolar ve altın açısından nasıl yorumlamalıyız?
    https://www.usdebtclock.org/

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bunlar tümüyle mevcut projeksiyonlara göre yapılan tahminlere dayanıyor. Tahminler tutmazsa bunlar doğru çıkmaz.

      Sil
  31. İyi ki varsınız..

    YanıtlaSil
  32. mahfi bey bir şey sormak istiyorum. ekim ayında faizler 16ya inince doların minimum ne kadar artacağını hesaplayabilir miydik? Eylül ayında enf %1.25ti (gerçeği 1.50 fln olsun) amerikadada %0.4 filan olsa tr biraz artsa 1.8 oluyor tl %1.5 civarı değer kaybediyor. Bu hesaplama mantıken doğru mu başka bir hesaplama yöntemi var mı?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Hesaplamanız mantıken doğru. Ama bunlara eklenmesi gereken risk artış veya azalışları var.

      Sil
  33. Bizim ülke de ne kirli çıkıymış be!

    Salladıkça çıkıyor bişiler, vurdukça dökülüyor.

    Döviz bitti dediler, sonra bi baktık -60 milyar dolara kadar kullandık.
    Şimdi altın bitti derler, arkadan -20 milyar lık altın çıkar, millet kös kös bakar.
    Daha çoook yolu var.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Borç alabildiğiniz swap yapabildiğiniz sürece bu gider ama onların da bir sınırı var tabii.

      Sil
  34. Hocam biliyorum yatırım tavsiyesi vermiyorsunuz ama kafamda genel bir fikir oluşması adına soruyorum bu soruyu,sermayemi koruyabilmek için sürekli rotatif krediler kullanıyorum,faizler yarın bir gün yükselse ödeyecek durumum yok, iflas edeceğim,sattığım arabaların fiyatı artık o kadar yükseldi ki insanların alım gücü yetmemeye,talep düşmeye başladı bu sistem daha ne kadar sürdürülebilir? Nereye gidecek bu işin sonu?

    YanıtlaSil
  35. Hocam kriptoparalarla alakalı yazı bekliyoruz. Özellikle terra luna nın çöküşğne dair

    YanıtlaSil
  36. Hocam sizlere afiyetler diliyorum. Yazılarınızı ve kitaplarınızı yakından takip ediyorum. Değerli bilgilerinizle bizleri hala bilgilendirmektesiniz. Biz de bu sayede doğruyu ve yanlışı kolay anlıyoruz.

    YanıtlaSil
  37. Çok sadece ve çok bilgilendirici. Birikimlerinizi bizimle paylaştığınız için teşekkür ederiz hocam.

    YanıtlaSil
  38. Sevgili Hocam Dolar kurunun artmasının önüne geçmek için her türlü argumanı denediler Kur korumalı , Dönüşüm hesapları , ihracat bedellerinin %40 falan yine çözüm yok MB rezervlerimiz bu seviyedeyken daha ne yapılabilir bugünden sonra Politika faizini arttırmak çözüm müdür değilse bizleri nasıl günler bekliyor.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Artık çok zor. Faizi % 75'e yükseltmeleri gerekiyor. Ki o da yetmeyecek.

      Sil
  39. Kaleminize sağlık. Sade ve anlaşılır bir şekilde kaleme aldığınız yazılarla gündemi sağlıklı bir şekilde takip edebiliyoruz. Teşekkürler.

    YanıtlaSil
  40. Merhaba hocam! Her şey yolundadır umarım. Deneyimlerinizi bizimle paylaştığınız için canıgönülden teşekkür ederim.
    Döviz kurunun hararetini -bir nebzecik- dindirmek için TCMB'nin altınların tamamını erittiğini farz edelim! Böyle bir hadisenin tesiri -siz de taktir edersiniz ki- 200 km/h hızla giden bir arabaya çelme takmaya çalışmakla eş değer olur. Kar kütlesi yamaçtan yuvarlanmaya başlayalı hayli zaman oldu, her geçen gün ivme kazanıyor dolayısıyla tahribat gücü de artıyor... Felaketi ne zaman ilan edecekler? Bir sorunu çözmek için önce sorunun var olduğunu kabul etmek gerekmez mi? Vergi oranlarını daha ne kadar artıracaklar? ÖTV ve KDV toplayarak bir arpa boyu yol alabilecek miyiz? Çırpındıkça batağa saplandığımızı ifade eden yüzlerce teknokrata neden kulaklarını tıkıyorlar? Deveyi yardan uçuran bir tutam ''Faiz sebep, enflasyon sonuç.'' teorisi değil mi? Tozpembe tabloların yansıtılmaya çalışılacağına ikna oldum... Artık ne zaman çığın altında kalacağımızı merak ediyorum. Bir fikriniz var mı?
    Biraz uzun yazdım, mazur görün lütfen!
    Alakanız için şimdiden teşekkürler ederim.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ne deseniz haklısınız. Çin atasözü: Bin doğru adım bir yanlış adımı düzeltemez diyor. Faizi düşürmeyecektik.

      Sil
  41. Hoca yine sahame yazmis.. 👏👏

    YanıtlaSil
  42. Hocam TL nin bu kadar değer kaybettiği ortamda; ülke olarak para birimimiz Euro olarak değiştirerek enflasyondan kurtulmamız mümkün olur mu?(Bizim Euro kullanmamızı kabul ettiklerini varsayarak.)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Enflasyon para değiştirerek değil mentalite değiştirerek bitirilebilir.

      Sil
  43. Ekonomik anlamda bu süreç böyle devam ederse en kötü senaryo nedir hocam?
    Saygılar…

    YanıtlaSil
  44. MB güven kaybetti. Politikleşmesi yanlış idi.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Sadece Merkez Bankası mı? Bütün ülke güven kaybetti.

      Sil
  45. Hocam siz ve sizin yetistirdiginiz fidanların bu ülkede olması en büyük umudumuz, bilgi birikiminizi bizden esirgemediğiniz için çok sağolun

    YanıtlaSil
  46. Çok teşekkürler.İlgi ve saygıyla okuyorum.

    YanıtlaSil
  47. Neden sizin gibi liyakatli insanlar işin başına getirilmez anlayamıyorum.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Türk siyasetçisi muhalefetteyken doğruları savunanları destekler, iktidara gelince onlardan uzaklaşır.

      Sil
  48. Hocam brüt rezervler ne oluyor, o mu bizi kurtarıyor?

    YanıtlaSil
  49. Hocam verdiğiniz tablodaki son bilgi 31Aralık2021.Altın stoğuna ilişkin finansal tablolar hangi periyotta yayınlanıyor,elimizde daha taze bir veri yok mu?
    Neden perşembeyi(26Mayıs) bekliyoruz?
    Saygılar...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Aslında uluslararası rezerv tablosunu bekleyeceğiz. O gelecek ayın 15'inde yayınlanıyor. Ama benim aldığım bilgiye göre altın rezervlerinde azalma değil artış var.

      Sil
  50. Olayın Rusya ile ilgisi olabilir mi?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Rusya veya Ukrayna ile ilgili olabilir. Ama net bir şey görmeden hepsi spekülasyondur.

      Sil
  51. Olayın Rusya ile ilgisi olabilir mi?

    Bu yöntem Ukrayna'daki savaş durumu ile birlikte Batı ile Rusya arasında ortaya çıkan swift ve ambargo krizini aşmak için bir araç olarak kullanılmış olabilir mi?

    YanıtlaSil

  52. Speküle edici haberlerin anında kamuoyuna dogrusunun izahı oldukça değerli...Elinize sağlık.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Evet, bugünlerde en önemli mesele gerçeği yakalamak ve paylaşmak.

      Sil
  53. Sevindirici tek tarafı iyi bari Merkez Bankası yabancıların değilmiş en azından :)
    Buna da şükür!

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Maalesef Cumhuriyet düşmanları her yerde Merkez Bankasının yabancılara ait olduğu, Lozan Antlaşmasının gizli maddeleri bulunduğu gibi yalanları anlatıyorlar ve ne yazık ki yalnızca cahil insanlardan değil üniversite mezunları arasından bile bu yalanlara inananlar çıkıyor.

      Sil
  54. Hocam yeni bir ekodiyalog zamanı gelmedi mi ? TV ler de bu kadar gereksiz programlar varken gerçek manada iyi bir ekonomi programının olmayışı da ayrı soru .

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bu itiş kakışın arasına girmek çok anlamlı görünmüyor açıkçası

      Sil
  55. Hocam ellerinize sağlık. Güzel bilgilendirme olmuş. Merak ettiğim bir soru var. Merkez bankasının swaplar hariç net rezervi eksi kaça kadar gidebilir en fazla?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkür ederim.
      Böyle bir limit yok ama bulunduğumuz yer bile çok sıkıntılı bir düzey.

      Sil
  56. Merkez Bankası faizleri en yüksek ülkelerden biriyiz. Ancak dolar kuru bir türlü düşmüyor. Kuru düşürmek için Faizi yükseltmekten başka çözüm yokmu hocam. Faizi yükseltmek te iyi bir şey değil aslında.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Merkez Bankası faizinin neye göre yüksek olduğu önemli. Biz, aslında enflasyonu en yüksek ülkelerden biriyiz. Enflasyonu bırakıp faize odaklandığımız için buradayız. Enflasyonu düşürmek için faizi düşürünce böyle bir facia ortaya çıktı. Onun için hep söylüyorum: Bilimden ayrılanı kurt kapar.

      Sil
    2. Mahfi bey merhabalar,

      Bir önceki yazınıza aynı soruyu yazmıştım ama cevabını merak ettiğim için konu ile alakası olmamasına rağmen buraya da yazmak istedim. TL cinsinden enflasyon ve fiyatların artışını ve sebeplerini az çok anladığımı düşünüyorum. Fakat döviz cinsinden fiyatların artışını nasıl yorumluyorsunuz? Pandemi öncesi 200 bin Euro olan bir evin fiyatı bugün (özellikle son açıklanan kredi paketi ile birlikte) 400ü geçmiş durumda. Keza arabalarda ve diğer bir çok üründe de benzer bir durum söz konusu anladığım kadarıyla.

      Ekonomiyi sadece çeşitli haberleri takip ederek öğrenen birisi olarak ben durumun TL cinsinden yüksek enflasyonla birlikte arka kapı yöntemlerle dövizin baskılanmasından kaynaklı olduğunu düşünüyorum, yani durumun "İran Mucizesi ve Türkiye" başlıklı yazınızdaki İran'ın durumuna benzetiyorum. Her ne kadar bizde resmi sabit kur olmasa da gayri resmi yöntemlerle kur bastırılmakta, fakat TL cinsinden de büyük bir enflasyonla fiyatlar artmakta. Bu iki durum birleşince İran'ın sanal GSYH'sine benzer bir durum ortaya çıkıyor gibi geliyor. Sizin konu hakkındaki düşünceleriniz nelerdir?

      Sil
    3. İnsanlar 1.000.000 liraya aldığı bir konutun fiyatını o günkü dolar kuruna bölüyor. Diyelim ki bu 5 olsun. O zaman evin dolar cinsinden değerini 250 bin dolar olarak hesaplıyor ve bugün satışa çıkardığında kazançlı çıkabilmek için diyelim üzerine bir 50 bin dolar koyup 300 bin dolar x 16 = 4.800.000 TL istiyor. Öyle olunca da evin değeri dolar cinsinden de artmış oluyor.

      Sil
  57. Sayın hocam emeğinize sağlık öncelikle, teşekkürler. Ekim, Kasım, Aralık ayları ile düşünceleriniz neler ekonomik kriz etkisini daha fazla hissettircek mi ?

    YanıtlaSil
  58. Biz elimizdeki rezervi kullandıkça kredi kartı gibi üzerine borçlanıyoruz. Ona rağmen kur yükseliyor. Merkez bankasına müdahaleyi bıraksak bu kur düşer mi? Yada artış hızı yavaşlar mı?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Faizi ne kadar artıracağınıza bağlı, sonrasında da ne yapacağınıza.

      Sil
  59. Hocam enflasyonun yanlış hesapalandığı ortamda cari fiyatlarla gsyh da yanlış mı demektir yoksa birbirinden bağımsız mı hesaplanmaktadır bunlar

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bağımsız değil. Sonuçta malların ve hizmetlerin fiyatlarını alıp ona göre GSYH hesaplıyorlar.

      Sil
  60. Hocam kur artınca enflasyon artıyor? Peki o enflasyonun artması tekrar kuru arttırıyor mu? Eğer olmuyorsa enflasyon farkı formülü nasıl doğru olabilir çünkü dolar %10 artınca ilk başlarda enflasyon %2 civarı artıyor yani enflasyon artışı az kalıyor dengeye gelmiyor Türkiye ucuz kalıyor.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Evet artırıyor. Bir paranın iç ve dış değeri birbirinden bağımsız değildir.

      Sil
  61. Hocam anlaşılır bilgilendirmeleriniz ve gerçekleri dile getirme gayretiniz için çok teşekkür eder, devamını dilerim.

    YanıtlaSil
  62. Hocam,
    Bu konuda sizlerden uluslarası rezerv tablosu geldiğinde yeni bir yazı daha bekliyoruz.

    YanıtlaSil
  63. Hocam emeğinize sağlık . Peki şunu sormak istiyorum bizim pazarımız bu kadar ucuz , bu kadar ihracat yapıyor da döviz alıyorsak ; nereye gidiyor bu dövizler ?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. İthalata. İthalatımız, ihracatımızdan çok daha yüksek.

      Sil
  64. Hocam Cari fazlalık durumunda kur ve enflasyon düzene girermi ve cari fazlalık olmamız münkünmü?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Öyle bir garanti yok. Öte yandan bizim cari fazla vermemiz kriz zamanlarında mümkün oluyor.

      Sil
  65. Mahfi bey

    Biz yamyamız.

    Eğer siyasete girmezseniz, sizi kuşbaşı doğrayıp afiyetle yiyeceğiz.

    Not: Etinizin lezzetli olduğuna eminiz, çünkü 72 yıldır "bilim"le terbiye ediliyor!

    YanıtlaSil
  66. Yatirimin yenilenebilir enerji, tarim ya da yazilim gibi alanlara yonlendirmesi bu ulkeyi duze cikarmaz mi? Bol parasi olup da piysayi bilmeyip garanti getiri bekleyen eve arsaya gömen amcalarimizi dayilarimizi boyle yatirimlara nasil yonlendirebilirizi konusmak gerekir. Keske siyasetciler bu konulara odaklansa.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bu dedikleriniz uzun vadeli işler. Bizim siyasetçilerin o kadar uzağı görecek kapasitesi olsaydı Türkiye çoktan gelişmiş ekonomi olurdu. Kısa vadede en çok istihdam ve büyüme sağlayacak olan yatırım inşaat yatırımıdır. O nedenle siyasetçi oraya girer.

      Sil
  67. Mahfi Bey, öncelikle böyle bir zamanda rehberliğiniz ve yorumlara da cevap verme inceliğini gösterdiğiniz için teşekkür ederim. Barınma amaçlı konut alımı için, balon olduğunu düşündüğümüz bu fiyatlara rağmen düşük faiz ve ileride daha da artabileceği gerekçesi ile şimdi mi alım tercih edilmeli (1/3 kredi ile), yoksa bir süre yabancı parada bekleyip konut fiyatlarının (en azından döviz bazında) geri geleceği, nakdin tekrar kral olacağı :) günleri beklemek mi isabetli olur, siz olsanız nasıl hareket ederdiniz? Şimdiden teşekkürler..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Şu an fiyatlar çok yüksek.

      Sil
    2. Hocam fiyatlar elbette ki yüksek ama, bu fiyatların düşeceğine dair insanların hayale kapılmaması lazım. Neden? Şöyle basit bir örnek vereyim. Ayşe Teyze'nin, ortalama bir semtten 1 milyon TL'ye ev aldığını duyan yan komşusu, "benim evim de 1 milyon eder" düşüncesiyle evini 1 milyondan aşağı satmaz. Bu birinci etken. İkincisi, Ayşe Teyze de "1 milyona aldığım evi neden daha düşük fiyata satayım" diye, aldığı fiyatın altına satmaz. Bu ülkede fiyatlar düşmez, sadece insanların gelirleri artırılarak denge sağlanabilir, alım gücü artırılabilir. Arkadaşın sorusuna gelince, enflasyonun TUİK rakamlarıyla bile %70 olduğu bir ülkede ( ki %120 civarında), %20-25 faizle uzun süreli ev kredisi kullanmak, mantıklı bir yatırım olur. Çünkü er yada geç, faiz artırımına gidilecek. Hatta eğer fırsat var ise 1/3 değil, 2/3 ünü kredi kullanmak lazım. Çünkü bu enflasyonla, bu yıl ödediğiniz kedi taksitleri 3-4 yıl sonra adeta 2 kg domates parası olacak.

      Sil
  68. Hocam sürekli yanlış bilgiden halkın safsatalara inanip teoriler üretmesinden bahsediyordunuz. Bugün CB bile Abdülhamit tek karıs toprak kaybetmedi demiş. Halimiz vahim

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Diyecek söz bulamıyorum. Tarihin kaydettiği en büyük toprak kaybı (1,5 milyon km2'den fazla) Abdülhamid zamanında oldu. Ama ne desek boş. Herkes inanmak istediğine inanıyor.

      Sil
  69. Kıymetli hocam değerli bilgilerinizi bizimle paylaştığınız için teşekkür ederim. Bu yapılan hatalarını bedelini ödeme günümüz geldiğinde faizler %80-100 (sizler daha iyi bilirsiniz) arttığında ekonomide çok ciddi bir duraklama olacak başta inşaat sektöründen olmak üzere bir çok firma batacak, izin verilirse zombi şirket sayısı artacak, kobiler çok ciddi darbe yiyecek ve hane halkı yine en büyük bedeli ödeyecek ülke bu demir gülleyi nasıl yutacak?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Merak etmeyin Türkiye demir gülle yutmaya alışık.

      Sil
  70. Türkiyede kurumların ismini yok etmek veya değersizsizleştirmek işi dincilerin bir numaralı işidir yıllarca. Eminim çok memnun oluyorlardır bu işlerden. Hatta TCMB isminde i harfi olmadığından yabancıların bankası diye uyduran yine güruh ve bankanın gerçek sahipleri yabancılar bizi onlara köle yaptılar bu CHP liler diyenlerde yine aynı güruh.

    Bu ezik ve cahil kesimin başka bir çok yalanı var mesela lozan anlaşması ile petrollerimizi çıkarmıyoruz ve çıkanlarada beton döktü CHP diyenler bunlar.

    Atatürk hakkında söylenenleri yazsam akıl almaz mantık çalışmaz uydurdukları yalana öyle inanıyorlar ki sözde Mustafa Kemal Atatürk çok günahkar olduğu için toprağa gömmüşler toprak kabul etmemiş sonra suya gömmüşler su kabul etmemiş en son beton dökelim demişler ve öyle kurtulmuşlar tövbe haşa artık bu yalanlar yıllardır söylenir.

    Bunların yazdıkları kitaplar dahil yalan. Bunlar düşünmez sadece kabullerle yaşarlar. Hiç akıl etmezler firavunu kabul eden toprak cengiz kabul eden toprak nice dinsiz ölenleri kabul eden toprak dünyada en büyük günahkar olan tanrı benim diyenleri kabul eden toprak nasıl oluyorda Atatürkü kabul etmemiş diye sormuyorlar.

    Hocam kısaca akıl almaz yalanlarına kendi inanan bir toplum yetiştirdi dinciler islamcılar dünyadaki en büyük kötülüklerin kendileridir. Bu ların tarihçileri bile yalancı iftiracıdır. Bunları hiçbir iş başına getirmeyeceksiniz geldikleri yerlere bile hile ile geliyorlar torpil kıyak atama günah haksızlıkla gelip birde kul hakkından bahsediyorlar. Yeryüzünün en büyük günahkarları dinciler dir

    YanıtlaSil
  71. Hocam merhaba,

    Hazine ve Maliye Bakanlığı’nın %55 ile ana sahibi olduğu bir Merkez Bankası biraz garip olmuyor mu? Bunu genel olarak tüm merkez bankaları özelinde de soruyorum aslında. Yani şöyle ki parayı (bana göre) yoktan var ederken; Merkez Bankaları; Hazinenin borçlanma senetlerini bankacılık aracılığıyla alarak bunun karşılığında para basıyor. Fakat para basan kurumun aynı zamanda %55 ile ana sahibi borç senetlerini basan Hazinenin ta kendisi. Beyin yakan bir sistem değil mi?

    YanıtlaSil
  72. Saygıdeğer hocam, yazdıklarınız için size müteşekkiriz. Ne kadar üzücü ki ekonomi yönetimi ciddi anlamda tökezliyor. TL sürekli olarak değer kaybediyor. Faizi artırmak da kısa sürede olumlu sonuçlar gösterse dahi uzun vadede çözüm olmayacaktır.
    Yapısal sorunlarımızı çözmedikçe hiç bir yere varamayız. Merkez Bankasına olan bütün güven yitirildi. Başkanlarının sıklıkla değiştiriliyor olması, hükümet edenlerin Banka yönetimine egemen olması, para piyasaları politikasında Merkez Bankasından daha çok Devlet Başkanı danışmanlarının sözünün geçiyor olması, hukukun üstünlüğünün zedelenmiş olması, demokratik parlementer sistemimizin kökten yitirilmiş olması gibi sayılabilecek çok temel sorunlarımız var.
    Bunun yanında üretemiyoruz. Sanayi, bilişim, tarım gibi bütün alanlarda son derece kötü durumdayız. Üretemeyen asla ekonomik olarak başarılı olamaz.
    Saygılarımla Mahir ERSÖZ

    YanıtlaSil
  73. Merhaba hocam, yazıyı "böyle bir şey mümkün değil" ya da "böyle bir şey olmamış" diyerek bitirrceğinizi umarak okudum. Nitekim siz bile bunun olmahtimalini göz ardı edememişsiniz. Vay halimize..

    YanıtlaSil

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

Lozan Antlaşması 2023'de Bitecek, Biz de Madenlerimizi Çıkarabileceğiz

Bir Şehir Efsanesi: Merkez Bankası'nın Sahibi Kim?

Doların Geleceği