Heyet-i Mümtaze

1839 yılında ilan edilen Tanzimat Fermanı mali konularda ıslahat yapmak, vergi adaletini sağlamak, rüşveti ortadan kaldırmak gibi hedefler güdüyordu. Bu hedeflere mevcut teşkilatla ulaşılamayacağı ve denetimde gerekli etkinliğin sağlanamayacağı görülünce Sultan II. Abdülhamid’in fermanıyla 25 Temmuz 1879 yılında Maliye Teftiş Kurulu (o zamanki adıyla Heyet-i Teftişiye-i Maliye) kurulması kararlaştırıldı. 26 Ağustos 1879 tarihli ‘Teftiş-i Muamelâtı Maliye Nizamnamesi’ ile ilk maliye müfettişlerinin atanması yapıldığından bu tarih kurulun kuruluş tarihi olarak kabul ediliyor. 2011 yılında kapatılmamış olsaydı bugün kurulun 143’üncü kuruluş yıldönümü kutlanıyor olacaktı.

Devlet çocuğu yetiştirme düşüncesi ilk kez Spartalılarca uygulandı. Osmanlının devşirme yöntemi ve Enderun sistemi de bu yaklaşımdan esinlenmişti. Devşirme yöntemiyle ailelerinden küçük yaşta alınan çocuklar sarayın içindeki Enderun okulunda yetiştirilirler ve ileri yaşlarda devlet yönetiminin en üst makamlarına kadar yükselirlerdi. Devlet çocuğu yetiştirmenin filmlere konu olmuş en bilinen örneği jedi şövalyeleridir. Jedi’ler George Lucas’ın ünlü Yıldız Savaşları filmlerinde yer alan kurgusal gruptur. Görevleri Galaktik Cumhuriyeti ve barışı korumaktır. Jedi şövalyelerinin eğitim ve sınıflandırmasını oluşturan hiyerarşik yapıda, çocuk, 13 yaşına gelene dek bir jedi şövalyesi tarafından ‘padawan’ olarak seçilmezse, şövalyeliğe giden yoldan ayrılır ve başka bir göreve kaydırılırdı. Jedi'ler, metafizik gücü kullanmayı öğrenirler, kötülerle mücadelede bu gücü kullanırlardı.

Maliye müfettiş muavinliğine girmek için adayın, kurulca yapılan maliye, iktisat, muhasebe, matematik, hukuk, yabancı dil konularındaki yazılı sınavlardan on üzerinde en az yedi alması ve sözlü sınavı kazanması gerekirdi. Yazılı sınavı geçenler hakkında sözlü sınav öncesinde, müfettişlik mesleğine uygun olup olmadıkları konusunda soruşturma yapılırdı. Bu soruşturmaları yapan müfettişler, yazılı sınavı kazanan adayın ilkokul öğretmenine kadar gidip kişiliği hakkında bilgi toplarlardı. Sınavı kazananlar muavin olarak atanırlar, üç yıllık son derecede sıkı ve ağır bir eğitim ve deneme sürecinden geçirilirlerdi.

Üç yıl süren muavinlik döneminde, muavinler mevzuat öğrenmenin yanında üstatlarından iş başında öğrenme eğitimi alırlar, son yılda öğrendiklerini kendi başlarına uygularlardı. Üç yılın sonunda üstatlarından aldıkları tezkiyelere bakılır, girdikleri yeterlik sınavı sonuçları değelendirilir başarılı olanlar maliye müfettişliğine atanırlardı. Maliye müfettişliği yeterlik sınavı ayrı bir efsaneydi. Dokuz ayrı konudan dokuz ayrı yazılı sınava girilirdi (Vergi Kanunları, Vergi Usul Hukuku, Tahsilat, Teftiş Usulleri, Tahkikat Usulleri, Memur Suçları, Milli Emlak, Devlet Muhasebesi, Hazine ve Kambiyo İşlemleri.) Başarılı olamayanların kurulla ilişkisi kesilir ve başka memuriyetlere devredilirlerdi.

Maliye müfettişliği bilimsel çalışmanın yanı sıra önemli ölçüde usta – çırak eğitimine dayanan bir meslekti. Mesleğin kıdemlilerine üstat denmesi bundandı. Bu kadar seçilerek göreve alınan ve yükselen insanların olduğu bu kurula, kuruluşundan bir süre sonra ‘Heyet-i Mümtaze’ (seçkin kurul) adı takılmıştı. Kuruluşundan kapanışına kadar kurulda yalnızca 800 dolayında maliye müfettişi yetişmiş olması kurula niçin ‘heyet-i mümtaze’ adının verildiğini açıklar. Yeterlik sınavından 3 - 5 yıl sonra müfettişler bir yıl süreyle yurt dışı staja gönderilir, yabancı dil bilgilerini geliştirmeleri ve kendilerine verilen iki konuda araştırma yaparak rapor yazmaları istenirdi.  

Jedi şövalyelerinin kötülerle savaşta kullandıkları metafizik gücün maliye müfettişlerindeki karşılığı edindikleri teorik bilgilere ekledikleri derin mevzuat bilgisi ve uygulama deneyimiydi.  

Bu kadar seçkin biçimde yetişmiş insanlara kamu kesiminin her bölümünden görev talebi gelmesi kadar doğal bir sonuç olamaz. Maliye müfettişleri bir süre kurulda görev yaptıktan sonra genellikle idari görevlere geçer, buralarda yükselirlerdi. Aralarından başbakan, çok sayıda bakan, müsteşar, büyükelçi, yüksek yargı üyesi, öğretim üyesi, yurt dışı kuruluşlarda, özel kesimde üst düzey yönetici ve yazarlar çıkmıştır.

Bir görev, maliye müfettişine verildiğinde, onun o görevi nasıl yapacağına kimse karışamazdı. Maliye müfettişi yaptığı inceleme, teftiş ya da soruşturma sırasında konuyla bağlantılı gördüğü alanlarda kimseden izin ya da onay almadan (re’sen) inceleme ve sonuçlandırma yetkisine sahipti. Bu sınırsız yetki, siyasetçilerin zaman zaman canını sıkan sonuçlar yaratırdı.  

Maliye Müfettişleri denetim çerçevesinden yetişseler de mali yönetimi en geniş şekliyle kuşbakışı gördükleri için devletin yönetim kademelerinde ve özel kesimde aranan liyakatli insanlardı. Çoğu, yönetim kademelerinde üstün hizmetler verdiler.

2011 yılında ‘Heyet-i Mümtaze’ Maliye Teftiş Kurulu kapatıldı. Böylece yalnızca kamu kesiminin mali denetimi zayıflamakla kalmadı, devlete ve ekonominin her alanına nitelikli, iyi yetişmiş, liyakat sahibi yöneticiler yetiştiren bir okul da kapanmış oldu.

Gün gelir, devletin yeniden jedi’lere ihtiyacı olur bunu biliyorum ama o zaman onları yetiştirecek yeterince jedi şövalyesi bulunabilir mi onu bilemiyorum.

  

Not: Bu yazım 9 Kasım 2011’de Radikal Gazetesinde yayınlanmış olan Jedi Şövalyeleri başlıklı yazımın gözden geçirilip yeniden yazılmış şeklidir.

Yorumlar

  1. "Kadınları öldürmeyin, çocukları taciz etmeyin, ormanları yakmayın, devleti yağmalamayın, hukukun üstünlüğünü tanıyın, adil olun, çağdaş üniversitelere dokunmayın, eğitimin temelini dine dayayarak perişan etmeyin, ayrımcılık yapmayın, din sömürücülüğünü bırakın......." diyenlerin muhalif, dolayısı ile de terörist ilan edildiği şu dönemde çok anlamlı bir yazı olmuş, teşekkürler hocam...

    YanıtlaSil
  2. Sevgili Hocam, Günaydınlar, birgün herşey aslına döner. Merak etmeyin ancak bu arada heba olan nesillere yazık oluyor..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Aslına dönmesi kolay değil ama umalım ki öyle olur. Sağ olun.

      Sil
    2. 2011 , 2022 aradan 11 yıl geçmiş. hoca kalmamıştır.
      O dönem 53-54 yaş ve üstü tecrübeli eski mezunlar emekli olmuş.
      O dönem 45 - 50 yaş civarı olanlar da artık etliye sütlüye dokunmaz, emekliliği bekler.
      O dönem 35 yaş altı olanlar da zaten bastırılıp sindirilmiştir.

      Geriye o dönem 35-45 yaş arasında olanlar kaldı, onlar da şimdi 46-56 yaşlarına gelmişler.

      Umut varsa bunlarda var. İktidar değişmezse bunlar da 5 sene sonra yok.
      Devlet bitti be hocam.

      Sil
    3. Türkiye çok fena dağıldı. Bakalım kurtarabilecek mi. Yine klasik eski yöntemle "süper yönetici" çıkaracak gibi duruyor. Başka çare kalmadı. Ekrem ya da Mansur bir şekilde adam gibi kadrolarla gelirse bir şeyler değişebilir, kaybolan odak tekrar bulabilir. Aksi takdirde dağılma devam eder. Bir süre sonra zaten o kadar dağılır ve odağını kaybeder ki sorunların ne olduğunu işaret bile edemez, aklınızda belirleyemez hale gelirsiniz. İşte ona da zaten Lübnan'laşma deniyor. Odağın tam kaybı. O olursa zaten geçmiş olsun. Ülke size ömür.

      Sil
  3. Çok güzel bir yazı olmuş hocam elinize sağlık. 2011 de okuyamamışım hatırlatmada oldu. Hırsız önce alarm sistemini bozmuş.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkür ederim. Güzel benzetme.

      Sil
    2. Hırsız önce güvenlikçileri temizledi de siz uyudunuz.

      Sil
  4. Şimdi ise kurum içi sistemiyle; KPSS A puanı, mülakat puanı, yeterlilik süreci olmadan uzman kadrolar sırf memur oldukları için kişilere hediye ediliyor.

    YanıtlaSil
  5. Birsen KOÇYİĞİT26 Ağustos 2022 08:45

    Kendi sonunu kendin hazırlamak böyle bir şey olsa gerek tabii sadece kendinle kalmayıp aileni de bu sona beraberinde gidiyorsa ve bunun farkına varamıyorsak işte o zaman bittik. Teşekkür ederim Mahfi Hocam, her yazınızda yeni bir veri kazanıyorum.

    YanıtlaSil
  6. Özellikle ülkemizde devletin kendi mevcut sistemini devam ettirmek amacıyla verdiği her türlü eğitim faaliyetini ideolojik baskı aygıtı olarak kullanması Osmanlıdan beri bize kalan kötü bir miras. Bunun en bariz sonucu, sonuçlarla meşgul olan yetiştirilmiş elemanın, mevcudun ilerisine geçecek soyutlamayı yapamamasıdır. Pratisyenlikten öteye gidemeyen, değer üretemeyen, kuram yapamayan zihin ne işe yarar? Aman efendim sepet efendimin ötesine geçemeyen, körlerin sağırları ağırladığı, apse yapmış ilişkilerden başka üretilen ne var?

    YanıtlaSil
  7. Hocam elinize sağlık,

    Geçtiğimiz ay Gelir İdaresinin Müdür Yardımcılığı sınavına iç kaynaktan katılacaklar listesi yayınlamışlar. Sülale sülale katılım var her soyadı 10 15 tane sıralı. 300-400 kişinin girdiği bir sınavda bu kadar çok soyadı benzerliği sizce mümkün mü? Resmen her makamda saltanatlaşma olmuş...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Verilen bilgi yanlış. O sınava 2754 kişi girdi.
      Sıralama ise Soyada göre yapılmakta.

      listenin linki:
      https://gib.gov.tr/sites/default/files/fileadmin/duyurular/sinav/VDMY_Giris_Yerleri.pdf

      Sil
  8. Bu değerli yazınız nedeniyle Büyük Ustam'ın sözünü paylaşmak istedim.
    [Sadakat güvene, güven rahata, rahat ahmaklığa, ahmaklıksa yıkıma yol açar. Bu çağda yıkılmak istemeyen liyakate değer verir, sadakate değil.]

    YanıtlaSil
  9. Bu yazı aynı zamanda BDDK, RTÜK gibi denetleyici kurumların da önemine işaret ediyor, değil mi hocam?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Sadece önemine değil aynı zamanda niteliğinin korunmasına da.

      Sil
  10. Merhabalar hocam ben yaklaşık bir yıldır kurum sınavlarına çalışmaktayım bayağıda yol katettim sizden ilham alarak çıktım bu yola bu yazınızın benzerini kendime yazılar kitabında veya blogtan yine okumuştum çok üzüldüm böyle bir mesleğin rafa kaldırılmasına. Hocam peki günümüzde kamu kesiminde elit meslek kategorisine girecek bir kurum bir meslek kalmış mıdır kalmamışsa bile siz hangi mesleği önerirsiniz

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Vergi müfettişliği, Sermaye Kurulu Uzmanlığı, müfettişlikler gibi meslekler iyidir. İleride daha da iyi olacaklarını tahmin ediyorum.

      Sil
  11. yazıda kendimi gördüm Mahfi hocam, bu tarz köklü meslekler ve üst kurullar bitti maalesef, 666 nolu khk eşit işe eşit ücret sloganı ile sözde adalet getirdi, gerçekte üst kurullardaki kaliteli insan kaynağını bitirdi, yetişenler kaçtı, iyi okullardan mezun olanlar da artık bu kurulları tercih etmemeye başladı, sanırım yakında danışmanlık alarak Kurumların meslek personelinin yapacağı işleri yaptırmak için para saçarlar yerli yabancı uzmanlara.

    YanıtlaSil
  12. iktidara jedi ler değil kediler lazımdı. bundan dolayı MTK kapatıldı.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yaptığınız hamasettir bugün kimse vergi denetim kurulu ve çalışanlarına kedi diyemez!!! Hatta VDK içinde Mahfi hocanin satırlarda övdüğü kurulun mensuplarına var ben Mahfi hocayı severek takip ediyorum ancak kendisini eski mensuniyetinden dolayı biraz mülga MTK ya karşı aşırı romantik buluyorum. MTK da hiç siyasetin dümen suyuna kapılan olmadı tabiki tamamen öyleydi. Eski kurulların kapatılma sebebine gelince neden çok basit çağ disi kalmışlardı artık elektronik denetim, dijitalizasyon, denetimde standardizasyon ve akabinde kalite gibi nedenlerden dolayı VDK bir gereklilikti.

      Sil
    2. Ben bu yorumdaki kedileri VDK için yapılmış olarak anlamadım. Kediler, söz dinleyen, kendilerine verilen talimatları yerine getirenleri tanımlamak için kullanılmış diye anladım. Ki bu tipler kamu kesiminin her tarafında var. Öte yandan Vergi Denetim Kurulu içinde elbette çok iyi yetişmiş insanlar var. Benim şahsen tanıdığım vergi müfettişlerinin hepsi iyi yetişmiş, üstün nitelikli insanlar.
      Bu arada MTK'da da siyasetin dümenine kapılanlar oldu tabii ki. Tıpkı Star Wars'daki eski jedi Anakin Skywalker'in karanlık tarafa geçip Darth Wader olması gibi.
      Asıl olan çoğunluğun durumudur. Bir kurum, çoğunluğun durumuna bakılarak değerlendirilebilir.

      Sil
    3. Yapılan kedi benzetmesi tamamen meslekten bağımsız, mesleğin gerektirdiği donanıma hassasiyete ve niteliklere uygun davranmayan, Mahfi Hocanın dediği gibi siyasetin dümenine kapılmış her bir meslek erbabını hitaben söylenmiştir.
      Bunların varlığını kabul etmeyene söylenecek lafımız yok, Sadece gülüp geçerim.
      Saygılarımla.

      Sil
  13. Sevgili Hocam, ben çevremde hayatının en verimli dönemi olan 45-60 yaş arası emekli olmuş tüm profesyonellere her gün diyorum " Sıkı durun, kendinize iyi bakın, okumaya devam, çünkü yakında hep birlikte işe geri dönmek zorunda kalacaksınız". Ayrıca her toplantıda herkesden en az 10 yaş büyük olmaktan da bıktım yahu :-) Yaşlı Jedi'lar geri dönecek, en azından Obi Wan Knobi'nin eğittikleri hala hayattalar.....

    YanıtlaSil
  14. Kendimi sanki 1908 yılında gibi hissediyorum. Yabancılar istediği limanı, köprüyü, evi vs. alıyor. 1908 deki meşhur dikiş makinesine bakar gibi arabalara bakıyorum, kendi köyümden çıkamaz gibi şehrimden çıkamıyorum, eleştirsen hain ilan ediliyorsun, sussan yüreğin elvermiyor....

    YanıtlaSil
  15. Mahfi hocam bir şey sorabilir miyim? 2021 son çeyreğinde ve sonra hızla artan para arzının sebebi faiz düşük diye sürekli kredi çekilmesi mi?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Kamu harcamaları hızla artıyor. Mesela 2022 bütçesinde hiç olmayan ek bütçeyle 40 milyarlık ödenek konulan KKM ödemelerinin 250 milyar TL dolayında olabileceği görülüyor. Bu ve benzeri harcamaları karşılamak için para basılıyor.

      Sil
    2. Hocam bende bir soru sorayım Ülkeler cari açık verirse bu açığı ödemek zorunda kalırmı cari fazla verirse bu para hazineye yada merkez bankasına mı gelir? Eğer bu para geliyorsa merkez bankası bu parayı nasıl kullanır

      Sil
    3. Ülkeler cari açığı yıl içinde finanse ederler. Dış kaynak bulurlar. Meseleye ülke olarak baksak da bu işi yapanlar daha çok firmalardır. Mesela 100 Dolarlık ithalata yapacaksa ve 80 doları var kalan 20 doları dışarıdan borç olarak almışsa bu 20 dolar açık ve açığın finansmanı olarak kayda girer. Bu para Merkez Bankasına gelirse resmi rezervlere ilave edilir.

      Sil
  16. Merhaba Mahfi Bey,
    Geçen sene Temmuz ayı itibarıyla yayınlanan bir kararname ile kalkınma ajanslarındaki iç denetim yapılması hususundaki faaliyetler de sonlandırılmıştı. Takip ettiğim kadarıyla yine bazı müfettişlik kadrolarında azalışlar gerçekleşiyor. Eski bir banka müfettişi olarak iyi bir teftiş/denetim sisteminin hem kamu hem özel kurumlar için çok önemli olduğunu düşünüyorum. Müfettişlerin/denetçilerin kendini çok yönlü geliştirmesinin yanı sıra, denetlenenler de istem dışı bile olsa bu sayede kendilerini yetiştirmek ve öğrenmek zorunda kaldıklarına inanıyorum. Bu bağlamda her alanda kalitenin artması gerektiği yerde, sağlam ve güçlü yapıların yıkılıp sıradalaştırılması işinin mevcut hükümetten çıkmasına şaşırmamak gerek sanırım.

    YanıtlaSil
  17. Değerli Mahfi hocam
    Mesleki yaşantısının son demlerini yaşayan, yazılarınızdan çok şey öğrenen bir beyin cerrahı olarak yazıyorum. Ülkemizdeki liyakat sorununu kendi alanınızdan örnekle çok zarifane vurgulamışsınız. Şimdi rahmetli olmuş bir hocamın profesörlük ünvanında gerekli ikinci dil şartını yerine getirebilmek için doçentliğinde 4-5 yıl beklediğini, herkese açık amfi dersinde buram buram terlediğini acı acı gülümseyerek hatırlıyorum. Bir hekim olarak beyin cerrahisinde liyakatsiz insanlar işbaşında olursa toplumun çok da birşey kaybetmeyeceğini, ancak hukuk ve ekonomide liyakatsizliğin ülkeyi toptan batıracağını düşündürdü yazınız. Balık baştan kokar deyip sonlandırayım. Saygılarımla

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. O kadar güzel özetlediniz ki. Eskiden iki yabancı dil bilmeyen prof. olamazdı. Eskiden her iş liyakate dayalıydı. İstisnaları yok muydu? Vardı. Ama istisna istisnaydı, geneli doğruydu. Bugün her şey istisna.

      Sil
    2. Mahfi Hocam şöylede bir gerçek var istisnalar kaideyi bozmaz...

      Sil
  18. Maliye Teftiş Kurulu yapılanması ve çalışma sistemi ile kamudaki diğer denetim birimlerine de örnek olmuştur. Günümüzde maalesef meslekten olmayan hatta hiçbir meslek sınavı ve KPSS sınavına glrmemiş istisnai memurlar kurul başkanı olarak atanmış durumda. Denetim birimleri eski saygınlığını yitirdi maalesef.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Denetim birimleriyle birlikte denetim de saygınlığını yitirdi ve sonuç ortada.

      Sil






  19. Liyakatli kadrolarla girdiğimiz 2001 krizinden sonra millet liyakate önem vermeyi bırakmış sonucunuda almıştır.

    YanıtlaSil
  20. Hocam sizin tüm yazılarınızı zevkle okuyorum. Son yazınızı da dikkatle okudum. Bu günkü bu durumu yaşamak zorunda kalmamızda bizlerin hiç mi sorumluluğu yok. Nurettin Canikli beyde Maliye Müfettişi Kurulundan yetişmiş ve Milli Savunma Bakanlığı yaptı ve kendi partisinin en yetkilisi.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok teşekkür ederim.
      Elbette hepimizin sorumluluğu var.

      Sil
  21. Mahfi Hocam, Allah size uzun ve sağlıklı ömürler versin. Yeni ' padawan 'lar için sizlere ihtiyaç var. Teşekkürler, elinize emeğinize sağlık.

    YanıtlaSil
  22. Bir tarafta Mülkiye susturuldu, ODTÜ şenlikleri bastırılıyor, Tabipler Birliği sıkıştırılıyor, doktorlara git deniyor, Boğaziçi boğuluyor, sendikalar meydana çıkamıyor kukla yöneticiler nedeniyle, Maliye Teftiş Kurulu kapanıyor, Sayıştay raporları okunmuyor, İkinci barolar kuruluyor, alternatif faizsiz bankacılık kuruluyor, TMSF kayyum gibi, askeriye, yargı bastırılıyor, konserler iptal ediliyor, Diyanet İB protokolde öne çekiliyor ve garip garip konuşmasına izin veriliyor, Atatürk ismi olan yerler ya yıkılıyor ya ismi değiştiriliyor yani kaleler ele geçiriliyor. Öte yanda kokain pudra şekeri, arabada seks, sıfırlanan paralar, kuran kurslarında çocuklara tecavüz, İngiliz mahkemeleri, sürtük demeler, seçim yenilemeler. Nasıl bir film bu, her şey bir arada. Nasıl bir senaryo?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Maalesef olan bu. Özgür düşünce istenmiyor.

      Sil
    2. Netflix'de bir siyasal islâm belgeseli izlediğinizi farz edin. Üstelik interaktif, siz de oyunculardan birisiniz.

      Not: Senaryonun böyle gelişeceğini pek çok aklı eren bundan yıllar önce yazdılar, çizdiler, anlattılar. Kimileri öldürüldü, kimileri sürüldü, kimileri hapsedildi ve millet kendi yaşayıp deneyimlemek istedi. Nasıl biteceği de belli, zira siyasal islâmın senaryosu introdan finale hep aynıdır, sadece oyuncular değişir...

      Sil
  23. Hocam toparlanma başladı, borsa coşuyor,büyüme ivmeleniyor ve düşük faizin mükafatını alıyoruz.

    YanıtlaSil
  24. Birsen Koçyiğit26 Ağustos 2022 17:59

    Mahfi hocam 09.11.2011 tarhinde manşet dışında radikal gazetesi ile ilgili bir belge bulamadım

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Radikal Gazetesi kapatıldıktan sonra arşivini Hürriyet Gazetesi tutuyor ve sürdürüyordu bir süre önce bunu kaldırdı. Bugün maalesef o arşive erişilemiyor.

      Sil
  25. Kamu harcamaları hızla artıyor. Mesela 2022 bütçesinde hiç olmayan ek bütçeyle 40 milyarlık ödenek konulan KKM ödemelerinin 250 milyar TL dolayında olabileceği görülüyor. Bu ve benzeri harcamaları karşılamak için para basılıyor.

    Nasıl basıyor? bütçe borçlanmıyor mu? asıl para arzı artma nedeni enflasyon beklentisi 80ken kredi faizlerinin 40 olması değil mi? ve herkesin kredi çekmesi?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Evet nedenlerden birisi bu tabii ama başkaları da var. Türkiye sürekli risk artıran bir ülke. Risk artınca kur, kur artınca enflasyon artıyor. Son risk artışı örneği faizin düşürülmesiydi mesela.
      MB para basıyor doğrudur.

      Sil
  26. Bu kafalar denetimden kaçan ve ne yaptıkları bilinmesin istenen kafalar.O nedenle ülkenin bütün güzelliklerini yok ediyorlar.Gizli bir amaçları olduğuna inanıyorum

    YanıtlaSil
  27. Muhteşem bir yazı. İmparatorluk kültürünün arabanın arka camına tuğra sticker'ı yapıştırma ile olmadığı. Arkasında binlerce yıllık devlet geleneği ve ciddiyet olduğunu hissettiren bir yazı. Cumhuriyet döneminde devam eden bu ciddiyeti özlüyorum.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Hocam,Powell yüksek enflasyonun olduğu yerde gerçek büyüme olmaz, ekonomik refah ve büyüme için öncelikle enflasyonu kontrol altına almamız lazım dedi.Öyleyse biz yalandan mı büyüyoruz?

      Sil
  28. Merhabalar Hocam, konudan bağımsız bir şey sormak istiyorum.Altın Standardı sisteminde merkez bankaları para basıp insanların ellerindeki altınları alıp karşılığında bu basılan parayı mı veriyorlardı yok ise tam tersi mi? Vakit ayırıp cevaplarsanız çok sevinirim.Şimdiden teşekkür ederim.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Fed mesela 35 dolar basıp da piyasaya sürerken kasasına 1 ons (31,2 gram) altın koymak zorundaydı. 35 doları bastığında, piyasaya sürerken o kadar altın alıp kasaya koyuyordu.

      Sil
  29. Krizin sebebi enflasyon beklentisinin faizin üstünde olması değil mi ve herkesin kredi çekmesi para harcamaası yabancı para gelmemesi bunlar yüzünden? başından beri.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bana sorarsanız bunlar sonraki nedenler. Asıl nedenler Türkiye'nin her alanda sürekli risk yaratan bir ülke olması.

      Sil
  30. MSB Teftiş Kurulu Başkanlığı bu usullerle müfettiş alıp yetiştirip görevlerini icra ediyor. En büyük katkıyı da Silahlı Kuvvetlerde uzun yıllar görev yapmış muvazzaf subaylarından alıyor.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. MSB müfettişleri mesela kuvvet komutanları hakkında soruşturma yapabiliyor mu?

      Sil
  31. Şimdi Murat’ı daha iyi tanıdığımı düşünüyorum. Inferis ve Sahte Sultan’ı tekrar okumalıyım. Çok teşekkür ederim yazınız için, emeğinize sağlık.

    YanıtlaSil
  32. 2011 yılında alınan saçma bir kararla Maliye Müfettişliğinin yanı sıra Hesap Uzmanlığı ve Gelirler Kontrolörlüğü de kapatıldı. Hesap Uzmanlığı ve Maliye Müfettişliği özel sektör için nitelikli insan kaynağıydı. Çoğu kurulda 8 yılını doldurduğunda istifa eder özel sektörde başarılı bir kariyer çizerdi. Örneğin Levent Çakıroğlu. Bu kadar başarılı bir kurum neden kapatıldı akıl yoluyla anlatılamaz.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok doğru. Benim sınıf arkadaşım eski hesap uzmanı Ayhan Yavrucu mesela Alarko Holding'in en üst düzey görevine yükseldi ve o görevi yıllarca en yetkin biçimde yaptı, hala da yapmaya devam ediyor.

      Sil
    2. Ayhan bey'in adını görünce aklıma bir tanıdığımın anlattığı anı geldi; iş nedeniyle geldiği Fethiye'de bir gece konaklaması gerekince Alarko holding'e ait bir otelde kalmak istemiş. Ayhan bey'le de tanıştığı için torpil amaçlı onu aramış. Gerçekten otelde iyi bir oda ayarlanmış, o gece güzel yemiş içmiş, yatmış uyumuş. Sabah çıkış yapacak, önüne gelen hesabı görünce gözleri yerinden fırlamış ama yapacak bir şey yok. Parayı ödeyip İstanbul'a dönünce Ayhan bey'e biraz sitemkâr vaziyette durumu aktarmış, Ayhan bey'in cevabı, o otelde kaldığı zaman kendisinin de aynı şekilde hesap ödediği, herhangi bir indirim yapılmadığı olmuş :)

      Kıssadan hisse, kolay kolay ne Ayhan Yavrucu ne de Alarko holding olunuyor...

      Sil
    3. Tam da benim tanıdığım Ayhan Yavrucu budur işte. Evet kolay kolay Ayhan Yavrucu olunmuyor.

      Sil
    4. Mahdut, benim anlamadığım, basit bir otel rezervasyonu için bir insan niye arkadaşını arar?
      Ben arkadaşım yerine otelleri bütçeme uygun oda için ararım. Zaten iş için gittiysem, otelimi, önceden ayarlamış olurum.

      Böyle tipler de iş adamı diye geziyor ya.

      Ayhan ın yerinde olsam, bu adamı defterden silerim, belki o da öyle yaptı.

      Beni, böyle lüzumsuz ve işle alakasız konularda arayanları silerim.

      Sil
  33. Mahfi Bey, sizce hala umut var mı ekonominin düzelmesi için? Eski yazılarınızda bunu detaylı anlatmıştınız . Sorum son süreçle ilgili. Ve varsa bunun çözümü nedir?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Var ama zahmetli ve zaman alıcı: Yapısal reformlar.

      Sil
  34. Teftiş Kurulları, ülkemizde, yakın zamanlara kadar, Sizin de belirttiğiniz gibi, asli görevlerinin yanısıra, üst düzey yönetici yetiştirme okulu işlevi de görmekteydi. Bir müfettiş, görev yaptığı süre zarfında, görev yaptığı kurumun yurt sathındaki bütün teşkilatını dolaşır, en düşük rütbelisinden en yüksek rütbelisine kadar personelin mühim bir kısmını tanır, uzmanlık birimlerindeki görevlilerin aksine görev alanına giren bütün konularda çok farklı uygulamalarla karşılaşır; hemen her olay kendine özgü nitelikler taşıdığından, sürekli kendini yetiştirmek/okumak/araştırmak durumunda kalır, böylelikle muazzam bir entellektüel birikime sahip olmasının yanısıra, her bakımdan yetişmiş, kişiliği olgunlaşmış, kendisini de denetlemeyi öğrenmiş ve bunu hayat felsefesi edinmiş çok nitelikli bir üstdüzey yönetici namzedi durumuna gelirdi. Nitekim, 1980 öncesinde, devletin üstdüzey idari kadrolarında (müsteşar, müsteşar yardımcısı, genel müdür, genel müdür yardımcısı, daire başkanı ve bunların eşdeğeri) görev alanların kahir ekseriyeti müfettiş kökenli bürokratlardan oluşurdu. Ve, o dönemlerde, bugün artık kanıksadığımız can sıkıcı gelişmelerle mukayese dahi edilemeyecek kadar önemsiz hukuk/ahlak dışı olaylar ancak istisnai denecek kadar az gerçekleşirdi. Üstelik, bu tür olayların söylentisi dahi, çoğu zaman görevden almaya gerek kalmadan, ilgilisinin istifası ile sonuçlanırdı. Maliye Teftiş Kurulu ve Hesap Uzmanları Kurulu gibi "mümtaz heyetlerin" kapatılması ve diğer teftiş kurullarının saygınlığının ve etkinliğinin azalmasına yol açan uygulamalara gidilmesi, gelecekte ciddi sorunlar doğuracaktır. Usta-çırak ilişkisine dayanan denetim mesleğinin eski saygınlığını kazanması hiç de kolay olmayacaktır. Büyük üzüntü duyuyorum.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ne yazık ki öyle oldu. Türkler kadar geçmişine aldırmayan ama işine gelince geçmişten dem vuran başka ulus var mıdır bilmiyorum.

      Sil
    2. Türkler kadar değil, hocam, cahiller kadar.
      Dediğinizi milliyeten bağımsız cahiller yapar.

      Sil
  35. Sayın hocam sizden bir bilgi edinmek istiyorum.Üniversite 4 yıllık ekonometri bölümünü okuyan bir öğrenciye bir tavsiyenizi ve önerinizi alabilirmiyim.Şimdiden teşekkürler saygılar hocam.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ekonometrinin yanına mutlaka üst düzey ekonomi bilgisi koymanız ve hepsini muhasebe ve hukukla takviye etmeniz lazım.

      Sil
  36. Hocam her alanda böyle profesyoneller yetiştirmeye çalışsak çok güzel olurdu. Her bakanlıkta bir üst akıl gibi.
    Bakalım muhaliflerin dönemi yaklaşıyor. O zaman geldiğinde, muhalefetin çıkar çatışmaları ve sonu gelmez kaos mu olacak yoksa eleştirilerin ve önerilerin dikkate alındığı mantıklı, mantıksız yüksek eleştiri stresine dayanacak, kendi tabanına yaranmak için uğraşmayan başarılı bir koalisyon mu olacak.

    Umarım o dönemde son 10 yıldaki alınan her kararın sonucunu gördüğümüz bu süreçten ders almış insanlar görürüz.
    Sizin gibi geniş pencereden bakabilen insanların her eleştirisinin ve önerisinin karşılığını bulduğumuz bir dönem hayal ediyorum.
    Devletin organizasyon şemasının sadeleşmesini, zorunda olmadan sırf gelecek nesil için hala e...k gibi çalışarak millete faydalı olan memurların kurumlarda üst pozisyonlara geçtiği bir Türkiye hayal ediyorum.

    YanıtlaSil
  37. Üstadım, yazınızı bahsedilen 800 kişiden biri olmanın gururu ile okudum.Teşekkürler. Elinize/Emeğinize sağlık, Mesut Erkovan

    YanıtlaSil
  38. Hocam Teftiş Kurulu aslında Düyun-u Umumiye"nin devamı değil mi?
    Bu nedenle ilk müfettişler gayri müslim değil mi?

    Okumuş insanlar olduğundan kanunların yazımında onlar görev alıp her kanuna kendilerine bir yetki verenler onlar değil mi?

    Vergi teftişi sıkıcı gelince hesap uzmanlığını icat eden onlar değil mi?

    Hiç ama hiç Kadın müfettiş almayan onlar değil mi?.
    Yine de çoğu vatan için çalışmıştır diye düşünüyorum.
    Vatan için çalışanlardan Allah razı olsun.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teftiş Kurulu Düyun-u Umumiye'nin devamı değil. İlk müfettişler arasında gayrı müslimler de var çünkü o tarihlerde yüksek tahsilli kişi bulmak kolay değildi.
      Kendilerine yetki aldıkları doğru değil. Siyasal karar verici konumda değillerdi. Ama kanun koyucu konumundaki kişiler maliye müfettişlerinin tarafsızlığını görünce onlara pek çok yetki vermişler.
      Vergi teftişini yapmaya kapanıncaya kadar devam ettiler. Buna karşılık 1950'lerde Türkiye'de gelir vergisine geçilince sayıları vergi incelemesine yetmeyeceği için Hesap Uzmanları Kurulu kuruldu. Hesap Uzmanları Kurulu da son derecede saygın bir kuruldu.
      Kadınları maliye müfettişliğine almadılar. Bu, bana da uygun gelmiyordu. İlk zamanlar seyahat şartları, kalacak yer sorunları vb. nedeniyle anlayışla karşılanabilir ama sonraki dönemlerde doğru bir yaklaşım değildi diye düşünürüm.

      Sil
    2. Biraz bilgi sahibi olup öyle yorum yapsanız olmaz mı? Hocam maliye müfettişine yakışır cevap vermiş.

      Sil
  39. Hocam merhaba, umarım cevap verme fırsatı bulursunuz, zira fikriniz benim için çok önemli. Ben yaşça genç ve 2013 mezunu olduğum için, 2011 öncesi ayrıcalıklı uzmanlık ve müfettişlik devrine yetişemedim. Sizinle aynı kampüsten hukukçu olarak mezunum. Hâkimlik sınavlarının birkaçında derece de yapmama rağmen kazandığım 5 sınavın da mülakatında elendim. Bu süreçte X hukuku alanında uzmanlaşmamı sağlar ve nasıl olsa artık hiçbir merkez-kariyer uzmanlık ve müfettişliğin bir diğerinden özlük farkı yok diye Bakanlık uzman yardımcılığına girdim ve şu anda da uzmanım. Fikrinizi merak ettiğim ve benim için can alıcı nokta şu. 2011 öncesi ayrıcalıklı olan bu uzmanlık ve müfettişlikler bir gün tekrar eskiye döner de Bakanlık merkez-kariyer uzmanlıklarından ayrılırlar mı? Bu sebeple yerine getirmiş olduğum uzmanlık şartlarını ve yetişme sürecini bir kenara bırakıp 2011 öncesi duruma bir gün gelecek ümidi ile o kurumlarda sil baştan uzman yardımcılığına girmeye değer mi? Şimdiden, çok teşekkürler.

    YanıtlaSil
  40. İşlevini yitiren kurumlar kapanır. Ya da düzeltilir. Kimse hayal kurmasın.

    YanıtlaSil

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

Lozan Antlaşması 2023'de Bitecek, Biz de Madenlerimizi Çıkarabileceğiz

Çok Daha Zor Günler Kapıda

Bir Şehir Efsanesi: Merkez Bankası'nın Sahibi Kim?