Enflasyon Düşer mi?

Aşağıda sunduğum grafikte enflasyon hedefi, TCMB politika faizi ve gerçekleşen enflasyon birlikte gösteriliyor (2022 yılı için gerçekleşen enflasyon olarak eldeki son veri olan Eylül ayı 12 aylık enflasyonu alındı. Enflasyon Hedefleri ve TCMB Faizi TCMB sitesinden, gerçekleşen enflasyon verileri TÜİK sitesinden alınarak tarafımdan hazırlandı.)

Grafikten de görüleceği gibi TCMB’nin hükümetle birlikte belirttiği enflasyon hedefi on bir yıldır hiç değişmiyor: Yüzde 5. 2012 ile 2016 yılları arasında gerçekleşen enflasyon faiz politikasının da doğru uygulanmasıyla hedefe yakın seyretmiş. 2017 yılında kopma başlamış ama faizin artırılmasıyla enflasyon yeniden biraz daha yüksek düzeyde olsa da denetim altına alınmış. Asıl kopma 2021 yılında başlıyor. 2021 yılının Ağustos ayından başlayarak TCMB’nin politika faizini 19’dan günümüzde geçerli olan 13’e kadar indiren bir yaklaşım izlemesinin yarattığı faciayı grafikten net bir biçimde görmek mümkün. 2022 yılının Eylül ayına geldiğimizde sapma maksimum düzeye tırmanmış görünüyor. Enflasyon hedefi yüzde 5, TCMB faizi yüzde 13, gerçekleşen enflasyon yüzde 80.

Bu grafik bize çok önemli bir şeyi gösteriyor: Enflasyon yükselme eğilimindeyken (2019’dan 2020’ye geçiş) politika faizini düşürürseniz enflasyon fırlar gider. Bu her ülkede böyle olmayabilir. Tek para düzeni içinde olan bir ülkede (ABD, Almanya gibi) maliyet enflasyonu varsa, fiyatlar üzerinde talep yönünden kaynaklanan bir baskı yoksa ve bu enflasyon daha çok finansman maliyetlerinin yüksekliğinden kaynaklanıyorsa o zaman merkez bankasının bir süreliğine faizi düşürmesi doğru bir yaklaşım olabilir. Buna karşılık bizim gibi çift para düzeni (dolarizasyon) içinde bulunan bir ekonomi söz konusuysa ve maliyet enflasyon yüksek risklerin yarattığı kur artışında kaynaklanıyorsa o zaman merkez bankasının faizi düşürmesi önce kurları ve ardından da enflasyonu tırmandırır. Türkiye’de son bir yıldır yaşanan yüksek enflasyon faciasının nedeni, yukarıdaki grafikten açıkça görüldüğü gibi, yükselen risklere ve dolayısıyla yükselen kurlara aldırmadan faizi düşürmekle başlamış olan bilim dışı yolculuktur.

İşin en kötü tarafı da böyle bir hatada uzunca bir süre ısrar edince enflasyon kalıcı hale geliyor. İnsanlar, fiyatların gelecekte daha yüksek olacağına inanmaya başlamalarıyla birlikte anlık olarak ihtiyaç duymasalar bile ileride ihtiyaç duyacaklarını düşündükleri malları bir an önce almaya çalışmaları talebi yükseltiyor. Böylece risk artışından kaynaklanan kurlardaki yükselişin yarattığı maliyet enflasyonu bu kez talep enflasyonuna yol açıyor (öne çekilmiş talep.) Sonuçta enflasyon kendi kendini besleyen bir mekanizma halini alıyor ve yerleşiyor.

Açıklanan programa, bütçenin ve KİT’lerin açıklarına, yapılması planlanan harcamalara, risk priminin gidişine, faizlerle enflasyon arasındaki negatif ilişkiye baktığımda önümüzdeki dönemde enflasyonda düşüş sağlayacak tek durumun Aralık ayında yaşanacak baz etkisi olduğunu görüyorum. 2021 yılının Aralık ayında aylık enflasyon yüzde 13,58 çıkmıştı. Bu yılın Aralık ayında enflasyon 3,58 çıksa yaklaşık 10 puanlık bir düşüş olacak demektir. Bundan başka da enflasyonun düşeceğine ilişkin bir görünüm, en azından şimdilik yok. Buna karşılık riskler ve kur artışından kaynaklanan maliyet enflasyonuna talep yönlü katkıların artacağına ilişkin birçok belirti var.

Böyle bir enflasyonist yapıyı tersine çevirmek sanıldığı kadar kolay ve kısa süreli bir iş değil. Bu, harcamaların kısılmasını, faizin artırılmasını, büyümeden fedakârlık edilmesini gerektirecek uzun ve zahmetli bir yol. Türkiye bu tür bir yapıyı 1980’ler ve 90’lar süresince yaşadı. Ancak 2001 krizinden sonra uygulanan IMF programıyla ve AB’ye tam üyelik müzakerelerin başlamasıyla enflasyonist beklentiler kırıldı ve enflasyon düşürülebildi.

Yorumlar

  1. Hocam önceki yazılarınızda çoğu kişi bu sistemin bir parçası oldu demiştiniz. Bunu bilerek ve böyle yani enflasyonla yaşamak isteyen insanlar hangi noktaya gelince tersine dönmesini arzularlar?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çoğunlukla enflasyon arttıkça işsizlik düşer, bu da kişi başı geliri artırır ve tüketimi de artırır, artan tüketim de kısa vadede mutluluğu artırır. Enflasyon düşerse genellikle işsizlik artar çünkü düşen enflasyon ile birlikte yatırım harcamaları da düşer, yatırım harcamalarının düşmesi kişi başı geliri de düşürür, nominal maaşların yapışkan olduğunu varsayarsak bu kişiler işlerinden çıkarılır ve tüketim harcamalarını en düşük seviyeye indirgemeye çalışırlar ama bu tabi ki öyle kolay olmaz, kredi, kira, fatura gibi otonom harcamalar gelirlerle birlikte düşmediği için insanların otonom harcamalarını finanse etmesi de zorlaşır ve insanlar uzun vadede daha mutsuz ve verimsiz olur çünkü büyük ihtimalle ya kredi borçlarını kapatamadıkları için evlerine haciz gelir ya da kiralarını ödeyemedikleri için evlerinden çıkarılırlar veya ikisi birden olur. Mahfi hocamın kısa şekilde özetlediği şeyi daha detaylı bir şekilde anlattım. Bir yanlışım varsa açıklarsanız hocam.

      Sil
    2. Yanıt vermemenin de bir yanıt olduğunu anlamışsınızdır umarım.... Siz herşeyi yanlış anlamışsınız....

      Sil
    3. Mahfi bey'in yazısını özetlemeye çalışırken tüm bilimsel edinimleri yakmış olmanız ve "bir yanlışım varsa açıklanması"nı istemeniz olağanüstü bir durumdur. Sanırım ülkemizdeki yöneticilerden birisiniz.

      Sil
    4. 19.55 gibilere fırsatçı denir.
      İşi olması gereken doğruya göre değil, kendi doğrularına göre, kendilerince kendilerini haklı çıkaracak biçimde yorumlarlar. Yorumları da subjektif olunca, kendileri dışında inanan olmaz, ama yine kendileri bu durumun da farkında değillerdir.

      Her gün karşımıza çıktıkları için başka örnek vermeye de gerek yok.

      Bu toplum böyle, çok fazla bu topluma karışmamak, mümkün oldukça kendini ayırmak lazım. Çok çalıştım, uğraştım, 5 dairem oldu kiraya verdiğim, her kiracı sözleşmeyi kafasınca yorumlar çıkmazdı. Sonunda daireleri satıp, yabancı finans piyasalarına aktardım paramı. Ne kadar az muhatap olur, ne kadar az bir araya gelirsem o kadar iyi bunlarla. İstanbulda yaşamın kuralı bu.

      Yılın da 4-5 ayını yurtdışında geçirebilirseniz, ne mutlu. Çok uğraştım anca, 56 yaşında huzuru buldum diyebilirim. O milli uçak şirketini bile kullanmıyorum. Türkiyeden arayınca biletleri farklı, yurtdışından arayınca farklı hizmet veriyor. TC vatandaşıysanız, hiç kolaylık yapmıyor. Bunlar hep böyle.

      Sil
  2. Milton friedmanın söylediği gibi enflasyonu hükümetler bilerek yükseltiyor para basarak yada arzı azaltarak ben bunu çıkarabildim hocam ülkemiz buna benzer dönemlerden geçti ve güçlü cıktı doğru ,gerçekci bilimden uzak olmayan iktisadi temellere dayalı ve sürdürebilir bir ekonomi ile mutlaka bunları atlatacağız.. Ama o gün bugün değil hocam...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Hepsinin bir sınırı var tabii o sınır aşılınca destek biter.

      Sil
    2. 19.55 Üç beş satır okuyunca bu cümleleri yazan kim ki, şakamı yapıyor diye deşhet içinde okumaya devam ettim. Beyin nakli yapılabiliyor olsa hangi birinize yetişecek doktorlar? Eğer Ekonomi mezunuysan sizinkilerin oluşturduğu bir kanaldan mezun oldun biliyorum.. Önkayıtla doldurduklarını HASGÜR sesleriylemezun ediyorlardı.

      Sil
  3. Seneye hükümet değişirse ve gelecek olan hükümet böyle kafasına buyruk davranmazsa dolar düşer, dolar düşerse de fiyatlar düşer deniliyor. Böyle bir şeyin olması ne kadar hızlı olur, dolar ne kadar düşer ya da ne kadar düşmesine izin verirler bununla ilgili bir tahmininiz var mıdır hocam?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Enflasyon düşmeye başlayınca fiyatlar düşmez. Fiyatların artış hızı azalır. Mahfi hocam yanılıyor muyum?

      Sil
    2. FED faiz arttırırken mi dolar düşecek,akıllı ol.

      Sil
    3. Enflasyon düşünce fiyatlar düşmez. Enflasyon düşünce fiyatların artış hızı azalır. Fiyatlar ancak deflasyonda düşer.

      Sil
    4. Demek istediğim de oydu hocam. Örnek veriyorum dolar 18'den 14'e inerse deflasyon olmaz mı? Benzin fiyatları düşer, dolara bağlı ürünlerin fiyatları düşer vs ama bunların hepsini Dünya'da gelişen olaylardan bağımsız olarak soruyorum mesela enerji fiyatlarının artışından ya da doların Dünya çapında değer kazanmasından falan. Ama sormak istediğim bu değildi. Hükümet değişirse ve gelecek hükümet makul hamlelerde bulunursa dolar ilk ay içinde düşüşe geçer miydi?

      Sil
    5. Daha doğrusu dolar düşer miydi değil Türk Lirası değer kazanır mıydı?

      Sil
    6. Hükümetin gitme olasılığı ile (öyle bir olasılık yokta neyse) doların düşebileceği neden sizi bu kadar çok heyecanlandırıyor ve mutlu ediyor anlamış değilim? Şahsen ben diğer ülkeler kadar üretmeyen, diğer ülkeler kadar dünyaca büyük markalara sahip olmayan Türkiye'nin milletinin ithal ürünleri ucuza almasına karşıyım, bu bizi ömür boyu başkalarına mecbur bırakır, sen bunu ister kabul et ister etme ama ben etmiyorum.

      Sil
  4. Mahfi bey, enflasyonla mücadele TCMB'den alınıp TÜİK'e verildikten sonra enflasyon'un istenilen sürede istenilen seviyeye indirilmesi gayet mümkündür diye düşünüyorum. Ne dersiniz?

    YanıtlaSil
  5. %5 enflasyon hedefleyip %80-180 arası bir yerlerde enflasyona ulaşan ve yaptıklarının doğruluğunu gururla savunmaya devam eden, bütün dünyanın kendilerini kıskandığını, uyguladıkları modele gıpta ile baktığını iddia eden bir ekonomi yönetimi olsa olsa psikiyatri biliminin konusu olabilir, bence toplum içinde serbestçe dolaşmaları bile o toplum açısından ciddi tehlike arz eder...

    YanıtlaSil
  6. Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, enflasyon sorusuna şaşırtan bir açıklamada bulundu.
    Enflasyon aslında bir anlamda modern hırsızlık.
    https://finans.mynet.com/haber/detay/ekonomi/enflasyon-modern-hirsizliktir/86183/

    YanıtlaSil
  7. Ali Babacan, bilerek üretilen enflasyonun en büyük hırsızlık olduğunu söyledi.
    https://www.bloomberght.com/haberler/haber/1281739-babacan-bilerek-enflasyon-en-buyuk-hirsizlik

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Hepimiz hırsısız. https://www.diken.com.tr/hepimiz-hirsiziz/

      Sil
    2. Levent Gültekin'in yazısı müthiş.

      Sil
    3. Sn Gültekin'in yazısını da okuyunca, az önce akşamüstü bizim apartmanda oldu, ev sahibi üç kişi ile kiracının evine geldiler, eylül ayında çıkacağım dedi çıkmadı yüzde 25 zam ile oturmak istedi kiracı, ev sahibi de evi başkasına söz vermişti o da söz verdiği aile de mağdur olmuş. Anlaşamamışlar. Kiracıyı ve eşini ambulansla götürdüler. 2 çocuk zırıl zırıl ağlamaktan halsiz düştü.

      Babam da emlakçıları, iki aydır kiracıya da dedi, zorla kalma, uygun fiyatlı bir yer bulalım diye. Kiracının avukatı yasa ile atamazlar diye tutturdu, adamcağızın aklına girdi. Babam çok uğraştı, ev sahibi de o para ile ev geçindiriyor onun da ekmek teknesi bura.

      Adaletin bittiği yerde kişiler kendi adaletini oluşturur, kimin gücü kime yeterse.

      Sil
    4. Sistem değişikliği istiyorsak bu sisteme karşı anti bir dikta kurmamız gerekir. Toplum yolsuzluk yapanı seçiyorsa demokrasi orada işlemez, sisteme karşı yeni bir sistemin diktası gerekir. Bu dikta demokraside işleyemediği için daha farklı yollarla dayatılır. O da ülkede infial yaratır, iç karışıklığa sebebiyet verir. Bu yüzden Türkiyenin bu sorunu bu zamana kadar çözülememiştir. Çünkü büyük sorunlar oldukça radikal ve riskli çözümler gerektirir ve bunlar da bir ülkeyi hiç beklenmedik yerlere sürükleyebilir.

      Sil
    5. Açık konuşmak gerekirse yolsuzluk, hırsızlık yapanı milyonların desteklediği yerde bu bozuk düzen son bulmaz. Sistem değişikliği için önce toplumun değişmesi gerekir. Eğer toplumun kendisini değiştirecek kapasitesi yoksa o ülkede olan biten her şey o topluma müstehaktır. Kendi çocuklarını dahi düzgün yetiştirme kapasitesi olmayan koca bir güruhun doğru kişilere oy vermesi ya da kendi içerisinden dürüst siyasetçiler çıkartması beklenemez.

      Bu durumda da siyaset toplumun aynası denilebilir, bir ülkenin yönetimi o ülke halkının kapasitesini gösterir. Eğer halk sürekli yanlış yapmakta ısrar ediyorsa artık suçu siyasete atmak yerine dönüp bir halka bakmak gerekir. Sistemi değiştirecek olan da halktır, demokrasi değil. Bunu daha iyi anlayabilmek için tarihe bakmak gerekir. Kendi krallarına sözleşme imzalatan yahut aristokratlara cehennemi yaşatan toplumlara bakmak gerekir. Gerçek demokrasiye ve akılcı yönetime kavuşmanın tek yolu budur. Ancak ne yazık ki Türkiye tarihinde hiçbir zaman toplum devriminden bahsedilemez. Sadece ordunun ayaklanması yahut birkaç eşkiya. Devrim bile yine diktatörlerin elinden olmuştur. Mustafa Kemalde bir diktatördür. Ama halka yön vermeye halkı ileriye taşımaya çalışmıştır. Hatta birkaç padişah dışında, Osmanlı padişahları bile halkın yahut kurumların ne kadar vahim durumda olduğunu anlayıp reformlar, devrimler yapmak istemiştir.

      Sil
    6. Kiraci ev sahibi iliskisi tam bir teror sorununa dondu. Malesef zorbaliga basvuran kiraci ve ev sahibi haberleri etrafimizda cok artti.

      Kiraciyi doven ev sahibi ceza almiyor, mahkemede. Tam tersi de dogru. Kimse ceza almiyor.

      Sil
    7. 04,04 Adamlar 20 yılda Kiralayanı ev sahibi haline getirdiler, Hayatımız boyunca ev sahibi çık deyince 1 hafta durmayan bir aileydik, kimsenin malının ortakçısı değildik, şimdi kiracı ev sahibini evden atabiliyor. Aklı ve evi olan evini kiraya vermez.

      Sil
    8. 03:46
      Mahfi hoca bu dediğini çok iyi deneyimlemiştir son 50 yılda. Mahfi hocanın yaşıtları hödük dayılar da sokak röportajları veriyor. Mahfi hoca nadir element, toplum ise sokaktaki hödük dayılar. İşte Türkiye bu yüzden bu halde. Burada hödük bir dayı blog yazsaydı Mahfi hoca ise sokak röportajlarına çıksaydı işte o zaman paralel bir evrende yaşıyor olurduk.

      Sokaktaki mahfi hocaların artması dileğiyle.

      Sil
    9. Blog olmasada sözcüde düzenli olarak yazan bir dayımız var: Ege Cansen
      Şuanda sokaktaki dayılara en iyi yaklaşabilmiş elimizdeki tek entellektüel dayı. Diğer yazanlar zaten iktidar yalaması. Ama Ege hocam harbi harbi o kafada. Ege hocam <3

      Sil
  8. Gelecek Partisi Ekonomi Politikaları Başkanı Kerim Rota,
    “İnsan onuruna yapılan en geniş kapsamlı ekonomik saldırı, enflasyon ile vatandaşı ezmektir”
    “Enflasyon vatandaşın cebinden çalınan paradır, organize hırsızlıktır.
    https://www.gazeteduvar.com.tr/enflasyon-vatandasin-cebinden-calinan-paradir-organize-hirsizliktir-haber-1537471

    YanıtlaSil
  9. Hocam 2020 lerin yüksek enflasyonla geçeceği kesinleştimi?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Evet çünkü aksine bir faaliyet göremiyorum.

      Sil
  10. Almanya %0.1 büyümüş, yani euro cinsi büyümüş dolar cinsi küçülmüştür. türkiyedede böyle oluyor değil mi? tasaruflar tüketime kanalize olduğu için. İkincisi büyüme hızı düşünce üçüncü dördüncü çeyrekte işsizlik artacak mı? büyüme düşmeye başlayınca artacak değil mi?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Türkiye'de tam olarak öyle olmuyor. Devlet ne derse o oluyor.

      Sil
    2. Toplumda nedense bir şekilde kendini Almanya ile kıyaslama durumu var kimse kendini Tacikistanla kiyaslamiyor yada aynı sepette oldugumuz baska ülkelerle (kredi notu anlamında) enteresan bir kafa bunlar farkında mi değiller yoksa işlerine mi gelmiyor kim doğruyu söylüyor gerçekten anlamak güc..... Sana tek bir cevap veriyorum kardeşim mercedesde sahinde aynı yolda gidiyor bazen aynı oranda ivmelenmelerini kabediyorlar ama biri Mercedes biri Fiat

      Sil
    3. Aslında bizimkilerin bir bölümü (sanırım Almanya'da çok akraba falan olduğundan) en iyi bildiği gelişmiş ülke olan Almanya'yı kıskanıyor ve tam tersini, Almanların bizi kıskandığını, söyleyerek kendilerini tatmin ediyor.

      Sil
  11. Biliyor musunuz, Türkiye’de tüm kuruluşları, bankaları ve kişileri çökerten, yanlış yola götüren ana sebep nedir: Enflasyon!
    [ Prof. Dr. Halil İnalcık ]

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Belli ki Halil Hocanın da maaş zammı enflasyona yenilmiş, hocayı kızdırmışlar.
      Büyük hocaydı.

      Sil
  12. Hocam faiz artışının yaratacağı kur düşüşü ile faizin artmasının yaratacağı finansal maliyetin enflasyona etkisi nasıl hesaplanabilir?Enflasyona hangisi daha çok etki eder?

    YanıtlaSil
  13. Hocam öne çekilmiş talep kötü bir şey mi? Şu an enflasyon yüksek olsa bile millet nasıl olsa daha da yükselecek diye her şeyi hemen alıyor. Böylece her sektör iyi kötü iş yapıyor. Faiz artışı yapılsa talep yavaşlar, durgunluk başlar ve işsizlik artar. Bu daha kötü değil mi?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bu yöntem sonsuza kadar gidemez. Bizde 1990'lar böyle geçti ve ardından 2001 krizi geldi.

      Sil
  14. Büyüme tl cinsinden artıyor dolar cinsinden düşüyorsa neden şirketler dolar olarak karlarını arttırıyor? yada genel olarak arttırmıyor mu? arttırmıyorsa neden işsizlik azalıyor?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Aslında arttırmıyor. Karlar TL cinsinden artıyor. Enflasyonu % 80 yerine 180 alırsanız o da karışıyor. Son soruyu TÜİK'e sormanız gerekecek.

      Sil
  15. Hocam 1,2,5 ve 10 yıllık tahvil faizlerinin artması veya azalması ne anlama geliyor? Enflasyon, faiz ve istihdam üzerindeki etkileri tam olarak neler oluyor? Yeşillendirirseniz sevinirim hocam.

    YanıtlaSil
  16. Hocam yazılarınızla, yazılarınızı okuyanlara öyle kaliteli ekonomi dersleri veriyorsunuz ki hakkınız kolay kolay ödenmez. Emeğinize sağlık.

    YanıtlaSil
  17. Beklentileri iyi yönetmek gerekir. Halk enflasyonun düşeceğine inanmazsa talep enflasyonu devam eder ve bu sarmaldan çıkamayız

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Tavuk ve yumurta gibidir bu dediğiniz. Enflasyon düşmezse halk enflasyonun düşeceğine inanmaz.

      Sil
  18. 3-4 yıl öncesinde soru sormuştum enflasyon mu gelir dağılımını daha çok bozar deflasyon mu ? cvb enflasyon demiştiniz dar ve orta gelirlileri kast etmiştiniz galiba çünkü görüntü dağılımını iki uç noktada toplandığı görülüyor kişi başi 9.000$ dolar olrusa üstünde yüzde10 altinda 90

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Evet. Enflasyon düşük gelirlilerin durumunu daha da bozuyor.

      Sil
  19. Hocam şunu söyleyebilir miyiz: Eğer bir ekonomide enflasyon tamamen maliyet enflasyonundan oluşuyorsa ve talep enflasyonu hiç yoksa yüksek faiz enflasyonun yükselmesine yol açar. Çünkü faiz artışı ile birincisi talep azalmaz. İkincisi firmaların faiz artışı ile işletme sermayelerini çevirme maliyeti artar. Üçüncüsü artan faiz yatırımların azalmasına yol açarak uzun vadede üretim kapasitesinin azalmasına yol açarak enflasyon artışına yol açar.
    Tabii bu durum daha çok durgunluk içinde olan gelişmiş ülkeler için geçerli. Şu anda onlar için geçerli değil ama. Çünkü talep enflasyonu da yaşıyorlar.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Eğer kur yükselmiyorsa diyebiliriz. Ama kur yükseliyorsa diyemeyiz. Risk artar - kurlar yükselir - ithal girdiler pahalanır - maliyetler artar - fiyatlar yükselir - enflasyon yükselir. Faizi yükseltirseniz döviz girişi artar, içerideki insanlar döviz bozdurup TLye geçer, kurlar düşer - ithal girdiler ucuzlar - maliyetler düşer - fiyatlar artmamaya başlar - enflasyon düşer.

      Sil
  20. Mahir ERSÖZ Kamu Yönetimi Uzm.8 Eylül 2022 16:58

    Ekonomik politikalar ne kadar iyi ve bilimsel olursa olsun hükümet edenlerin demokrasiye kurumlara saygısı olmadıkça başarılı olunamaz.
    Merkez Bankası bağımsız mı?
    TÜİK objektif ve bilimsel sonuçlar yayınlıyor mu?
    Hukuka güven ne kadar?
    Parlementonun saygınlığı ve üretkenliği nedir?
    Temel hak ve özgürlükler liginde neredeyiz?
    Sorularımı çoğaltabilirim.
    Ne kadar üzücü ki, bu gün hükümet edenlerin sıralamaya çalıştığım konularda karnesi kırıklar ile dolu.
    Şimdi Mühfi Hdcama sormak isterim bu alanlarda ligimizi değiştiremez isek ne kadar başarılı ekonomi proğramı yönetebiliriz?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Mühfi Hocayı ilk gördüğümde soracağım. :)
      Ne yazık ki yazdıklarınızın hepsi doğru ve bunları düzeltmeden doğru dürüst bir ekonomi programı yürütülemez.

      Sil
  21. Hocam 3 zor sorum var

    1- şuanki büyüme hanehalkı harcamalarından geldiği için mi işsizliik azalıyor? herkes cebinde ne varsa harcıyor böylece şirketlerin dolar cinsinden de geliri artıyor. peki büyüme düşünce son çeyrekte mesela çok az eksi veya çok az artı gelecek muhtemelen hanehalkı harcamaları gene görece çok kalırsa işsizlikteki düşüş daha mı az olur ve borsa yine gitmeye devam mı eder? sonuçta yatırım harcamaları istihdam yaratmıyor değil mi?
    2- dövizi etkileyen etkenler: 1- yerlilerin talebi 2- cari denge 3- kalan yabancıların talebi diyebiliriz. şuan ikisi kontrolde. yerliler kontrolde yıl başından beri doğru düzgün döviz almamışlar. az kalan yabancı borsadan çıktı ama 50 milyonluk çıkmış değil herhalde 3-5 milyar dolar bir şey. cari denge ise ihracatçılardan alınan dövizlerle bile kapatılabilecek kadar küçük bir baskı uyguluyor rezervlerimize. Peki o zaman MB sene başından beri 80 milyar civarı dövize neyi karşılamak için sattı? Özel sektör şirketleri borçlarını ödemek için döviz alıp direkt mi ödüyor? O zaman bunu nerede görebiliriz mb sadece aylık pozisyonlarını ve rezervlerin seviyesini açıklıyor.

    3- diyelimki zenginlerden yüksek vergi alıp fakirlere verdik. O zenginler belki o parayla lamborgini alacaktı ama o fakirler o parayla temel tüketim ihtiyaçlarını alacaklar. O zaman talep başka yere kaymış olup enflasyon yükselmez mi?


    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. 1. Hane halkı tüketim harcamaları % 22,5 arttı, devletin nihai tüketim harcamaları da % 16,4 arttı. Bu bize büyümenin tüketim kökenli olduğunu gösteriyor. Üçüncü ve dördüncü çeyrekte tüketim talebinde düşüş olması ve ortalama yıllık büyümenin yüzde 5 düzeyine düşmesi bekleniyor. Bu oran yine de yüksek bir oran olduğu için işsizlikte artış olmadan yola devam edilebilir. Borsa, büyük ölçüde spekülasyona dayalı bir alan olduğu için ekonominin geneliyle pek tutarlı hareket etmiyor.
      2. Bunu iki yerde görebiliriz: TCMB rezervlerde ve dış borç stokunda. Dış borç stoku geriden geldiği için gecikmeli görebiliyoruz. TCMB ve bankalar dış kaynakları daha çok swapla karşılıyor. Bir de bu arada son bir ayda 15,4 milyar dolarlık döviz rezervi artışı oldu. Çoğun Akkuyu için Rusya'dan geldi.
      3. İşin tuhafı biz tersini yapıyoruz. Fakirlerden aldığımız vergiyi zenginlere KKM farkı olarak bütçeden ödüyoruz ve böylece gelir dağılımını daha da bozuyoruz.

      Sil
  22. dolar cinsinden büyümemizin artması normal değil mi? herkes tasarruflarıyla ürün alınca harcamalar inanılmaz artıyor. tasarruflar tüketime kanalize oluyor adam 10 dolara hamburger alıyor bir tane daha alıyor bir tane daha alıyor. hamburger aldıkça dış ticaret açığı yüzünden tl değer kaybetse de tasarruflarına yüklenmesinin etkisi daha fazla ayrıca tlde görece stabil birkaç aydır.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Dolar cinsinden büyümemiz artmıyor. Büyüme TL cinsinden artıyor. Geçen yıl GSYH'miz dolar cinsinden 807 milyar dolardı bu yıl 808 milyar dolar bekleniyor.

      Sil
  23. Bir şey soracağım yukarıda gördüm. Almanya %0.1 büyümüş ama aslında inanılmaz küçülmüştür çünkü euro çok daha fazla küçüldü. Şimdi hem Türkiyenin hem ABDnin gdp per capitası artarsa ama abdnin daha fazla artarsa nasıl oluyor,dolar artmaz mı? ithal ürünler dolarla değil mi? Dolar artınca ithalatımız azalmaz mı otomatikmen? bize kıyasla daha çok tüketiyorlar ama bizimde tüketimimiz mi artıyor?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Dolar yükselince ithalatımızın düşmesi için büyümemizin de düşmesi gerekiyor. Oysa Türkiye büyümeye devam ediyor. Ayrıca bizim ithalatımızın önemli bir bölümü petrol ve doğalgaz gibi fiyata nispeten duyarsız mallardan oluşuyor.

      Sil
  24. Dolar cinsinden hesaplanan değerlerde - kişi başına düşen milli gelir gibi - ABD deki enflasyon dikkate alınıyor mu.?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Dolar/TL Kurunun yıllık ortalaması alınıyor, enflasyon düşülmüyor.

      Sil
  25. Hocam Merhaba ülkemizin bu koşullarda temerrüd riski oranı yüksek mi?

    YanıtlaSil
  26. Hocam bu hafta net rezervler artmış ama analitik bilançoya bakınca SWAP dövizlerin arttığını ve arttırdığını görüyoruz ve swap dışı rezervler düşüyor. Bu ne demektir?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Swap ile alınan dövizler kısa vadeli ödünç rezervdir. Rezervlerin artması swap artışıyla olmuş. Yani ödünç rezervler artmış.

      Sil
    2. Şenol Babuşçu, twit atmış hocam. Reizden alıntılamış, o dövizler dost ülkelerin ateşlemesiymiş.

      Hocam, şu hayatta 100 dolar bile ateşleyecek dostum olmadı ya, ona yanarım.
      Reizin nasıl dostları varsa, milyar dolar milyar dolar ateşliyorlar.

      Biz boşa mı yaşadık be hocam?
      Deseler ki, p.çin teki olcaksın ama 1000 odalı evde başkasının parasıyla oturacaksın.
      Biz p.çlik yapmayız be üstad. Bırak 1000 odayı, elalemin 1000 lirasında bile gözümüz yok.

      Sil
    3. Ödemeler Dengesinde net hata ve noksan 17,5 milyar dolar. Yani bu ülkeye nasıl ve nereden girdiği bilinmeyen 17,5 milyar dolar var.

      Sil
  27. eğer türkiye ihracat rasyosını düzeltmezse emflasyonu düşürmesi gereken yüksek faiz bile düşürmez bu kadar net söylüyorum ,aman açımığız enerji açığından kaynklanıyormuş aman efendim zaten çoğu gelişmiş ekonomi nin açıkları enerji açığından gelıyor fakat yaptıkları ihracat ihcarat olduğu için enerji açığını kapatıyorlar bizdeki modelde yüksek düşük enflasyon getirmez a tersi çalışır mı e o da çalışmaz bu yüzdenki sorunun tipi yapısal yani temelden bozuk

    YanıtlaSil
  28. tamamlıyım yukarda bazı kelimeleri yemişim ,iktisadi model bozuk olduğundan ne yüksek faiz enflasyonu düşürür ,a düşük faizde de hiç bir ekonomik modelde düşürmez

    YanıtlaSil
  29. Hocam diyelimki abd geliri 10 bin dolar 12 bin dolar oldu bizim 1000 dolardı 2000 dolar oldu. Şimdi kur bizim lehimize haraket etmiş olur bu süreç içinde değil mi? peki onlar oransal olarak bizden çok büyürse bizim alım gücümüz mal olarak artıyor ama dolar olarak azalıyorsa nasıl oluyor? kur artınca alım gücümüz düşmeyecek mi? yada dolar biraz artıyor ama bizim alım gücümüz ÜRÜNLERE göre artıyor ama dolara göre azalıyor mu?

    İkinci olarak dolar cinsi büyümüyorsak istihdam niye artıyor? insanların harcayarak doları daha az olursa satışlar azalır satışlar azalırsa da istihdam azalmaz mı? Büyümenin cinsiyle mi alakalı? Maaşlar dolara göre görünür şekilde azaldıysa bu parayı kim harcıyor?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Tüketim % 22,5 artmış. İnsanlar ileride daha pahalı olacağı için alımlarını artırıyor. Bu da ekonomiyi büyütüyor. Tabii TL ile.

      Sil
  30. swap ile rezerv nasıl alıyoruz ve niçin? swap kullanamaz değil mi? zaten kullanamadığımıza göre net rezervlerde koymanın ne anlamı var?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Net rezerve koymuyor, brütlere koyuyor swapları.

      100 dolar MB na ateşledim, o da bana 1800TL ateşledi.
      İkimizde de para var. hacimlerimiz arttı.

      Kobi sahibi olduğumda, kardeşime de şirket kurdurdum.
      O bana 1milyon TL çek yazdı, ben de ona.

      Sil
  31. Hocam grafiğe bakınca "facia" nitelemesi çok uygun olmuş. Ekonomiden anladığını iddia eden tek adam kafasına göre ekonomiye müdahalelerde bulunuyor ve sonuç tam anlamıyla facia. Enflasyonunun düşeceğine ilişkin bir görünüm şimdilik yok demişsiniz ama sanıyorum TÜİK'i unutmuşsunuz. Gerçek enflasyon düşmese bile TÜİK enflasyonu düşer gibime geliyor. Ufukta daha fazla yoksullaşma görünüyor.

    YanıtlaSil
  32. bist100 hakkında bilgilendirme
    akp iktidara geldikden sonra fed parasal genişlemeleri ile birlikde bist100 de yabancı alımları ile yükselmeye başladı ve bist100 üç defa 500 dolar değerini geçdi 2008-2010-2013 yıllarında 05.2013 yılında imkb100 de üçüncü 500 dolar zirvesinden (üçlü tepe) başlayan satış 08.2018 de 132 dolara kadar düştü 08.2018 den beri bist100 en düşük 109 dolar pandemide(11.2021) gördü üç defa 200 dolar civarına çıkıp düşdü şu andaki fiyatı 193 dolardır.1990 yılında bist100 aylarca 125 dolar-200 dolar arsında hareket etdi.1990 yıldaki 32 yıl önceki şirket sayısı ve değerleri şimdiki sayı ve değelere göre çok düşük olmalı bist 100 1990 yılı değerinin en az iki mislinde olmalı 1990 yılına kıyaslarsak bist100 400 dolar civarında olmalı eğer yine 200 doları geçip yükselemezse bu şu anlama geliyor Türkiye ekonomisi gelecek için ümit vermiyor bu sebeple talep oluşmuyor.Okuduğunuz için teşekkür ederim

    YanıtlaSil
  33. Mahfi Bey, ben yukarıda da sormuştum ama kafama takılıyor hala. Şimdi siz pizza satıyorsunuz 8 lira dolar 8 tl diyelim. 1 dolarlık bir pizza sattınız. sonra faiz düştü kur artıyor 10.4 talep artıyor vb vb. yine zamlarla 1 dolara satıyorsunuz ama mesela eskiden sattığınız o 1 dolarlık pizzanın değeri düşüyor mesela. 0.75 dolarlık pizza satmış gibi oluyorsunuz. sonuç 1.75 dolar kazanıyorsunuz. yani faiz düşmese o ekstra talep gelmeyecek öte yandan talep arttıkça ithalat yoluyla kur yükseliyor. Sizin cironuz artmıyor mu hem tl (bu kesin) hem dolar olarak?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Büyüme TL ile hesaplanan GSYH üzerinden enflasyon arındırması yapılarak hesaplanıyor. Sonra GSYH o yılın kuruyla bölünüp dolar cinsinden hesaplanıyor.

      Sil
  34. Mahfi bey, Charles Gave ( France) ağzından batıda merkez bankalarının kaldırılmalarının tartışıldığını duydum , sizin fikrinizi sormak isterim.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Kimin tartıştığını bilmiyorum. Parayı kim basacak? Para politikasını kim yönetecek? Bunları söylemeden merkez bankasını kaldıralım demekle devleti kaldıralım demenin hiçbir farkı yok.

      Sil
  35. Sayın hocam aklımdaki soruyu size sormalıyım ekonomiden çok anlamıyorum kur korumalı mevduat olayı bitince oradaki paralar tekrar dolara dönmeyecek mi bu doları zıplatmaz mı böyle bir risk yok mu?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Elbette var. Kur korumalı mevduat, sadece günü, çok pahalıya mal olan ve bütçeye gereksiz yükler yükleyen bir çözümle kurtarmaya hizmet ediyor.

      Sil
  36. Mahfi Hocam merhaba,

    Hükümetin enflasyon artışına izin vermesi durumunda , devletin iç borç kaynaklı rakamı , enflasyon öncesi örn.100 birim ise enflasyon sonrası da 100 birim olarak mı kalır ? Bu durum hükümetlerin işinemi geliyor ? Ülkemiz ve dünyada yaşanan bu enflasyona,borçlarının olduğundan daha az görünmesini istediklerinden sebepmi izin veriliyor ? Fikrinizi rica ederim teşekkürler.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Hükümetin enflasyon artışına izin vermesi diye bir şey söz konusu değil. Enflasyon zaten artıyor sadece hükümet düşük açıklanmasını istiyor ve öyle de oluyor. Ama siz enflasyonu kaç açıklarsanız açıklayın gerçek neyse o yaşanıyor. Enflasyonun düşük açıklanması büyümenin yüksek çıkmasına yol açıyor. Ne var ki bu da geçici bir olgu. Bir yıllık bir yüksek büyüme sağlar.

      Sil
    2. Hocam bu enflasyonist ortamda vatandaşa tavsiyeniz nedir ? Hayat akıp gidiyor. İnsanların maddi manevi ihtiyaçları bitmiyor. Tüketime dayalı bir toplum olduğumuzda apaçık ortada. Kapitalizm bir taraftan vatandaşın cebine göz dikmiş durumda. Sürekli yenilikler ve insanların gözünü döndüren bir üretim ve hizmet çılgınlığı da var . Vatandaş Rıza ne yapsın alıp satmasınmı ? Sadece karnını doyursun otursun beklesin mi ? Beklemek mi daha mantıklı harekete geçmek mi ? Teşekkürler .

      Sil
  37. Hocam sizde bilimde açmaz ın tanımı nedir bilirmisiniz bazıları kara delik diye tanımlar ben konuyla alakalı olan kısmımı tanımlayın bozuk ihracat rasyosu üzerine ihracat miktarını artırmak şu anda da olan o ucuz türk lirası ihracat mikyarını artırıyor fakat temel deki ihracat rasyosu düzelmeden sonuç nedir iki yüzlü büyüme ve bir noktadan snr

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bilimde bir tek açmaz olabilir: Gerçeği doğru tanımlayamamak. Böyle bir durumla karşılaşırsak çözümlerimiz de yanlış olur. Türkiye'nin bugünkü durumu budur. Gerçek enflasyon % 180 ise ve siz onu % 80 olarak tanımlıyor ve para ve maliye politikalarınızı buna göre uyguluyorsanız çözüme ulaşamazsınız.

      Sil
  38. farklı şeyler soyledim o zaman sizin söylediğinizden gidiyim isterseniz rakamı olduğundan fazla açıklasınlar diyelim ki yüzde 300 ben çözümlerden bahsediyordum eğer ihracat rssyosyu bozuksa omu düzeltmeden hiç bir şey indiremezseniz çünkü türk ekonomisi temelden bozul isterseniz kapılule de türk tır kuyruğuna göz atın hiç bir tane türk markası tır yok ,daha ne söyleyim

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Gerçeği görmeden ve gerçeğe göre politika uygulamadan çözüme gidemezsiniz. Bu, tıptaki yanlış teşhis gibidir. Hastalığı yanlış teşhis ederseniz tedavi de yanlış olur ve hastalık daha da ilerler. Onun için çözüm üretmeden önce doğru tanı koymak lazım. Eğer enflasyon %180 ise ve siz % 80 görüyor ve gösteriyorsanız uygulayacağınız para ve maliye politikası önlemleri bu sorunu çözemez. Hatta büyütür.

      Sil
  39. Hocam ; Steve Hanke' nin Bulgaristanda daha önce uyguladığı Currency Board (Para Kurulu) Türkiye'de uygulanabilir mi? Devletin sabit para kuru belirlemesinin, enflasyonu gerçekten düşüreceğine inanıyorum. Merkez bankası seçim öncesi son koz olarak bunu değerlendirir mi? Ve bunun sonuçları sizce enflasyon ve TL değeri açısından kısaca ne olur?

    YanıtlaSil
  40. Selamlar 2018 yılını nasıl yorumlarsınız?

    YanıtlaSil
  41. Hocam selamlar
    Bir çok sektörde üretim yapan fabrikaya ambalaj tedariği sağlıyorum, kendim de üreticiyim. Hepsi çok yoğun çalışıyor hatta yetişemiyorlar ayrıca farklı sektörlerde online satış yapan arkadaşlarım her ay adet bazında yeni rekorlar kırıyorlar.
    Alım gücü düşmedi mi ? Fiyatlar uçmadı mı ? enflasyonun %100 üzerinde olması sebebiyle hala insanlar talebi öne çekiyor olamaz, çünkü artık paranın bitmiş olması gerekmiyor mu ?. Tek açıklaması birikimlerini harcıyor olmaları mı acaba ? herkes cepten mi yemeye başladı ? bu da bitince ne olacak, üstüne işsizlik de eklenecek.

    YanıtlaSil

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

Lozan Antlaşması 2023'de Bitecek, Biz de Madenlerimizi Çıkarabileceğiz

Çok Daha Zor Günler Kapıda

Bir Şehir Efsanesi: Merkez Bankası'nın Sahibi Kim?