Ekonomi 101: Enflasyon

Genel Olarak

Enflasyon; çeşitli mal ve hizmetlerin fiyatlarının, aile bütçelerinde yer alan kullanım ağırlıklarına göre dâhil edildiği bir sepetin aylar itibarıyla değerindeki değişimle ölçülür. Bu sepete endeks denir. Endeksin genel düzeyinin sürekli olarak artmasına enflasyon denir. Bir başka tanıma göre paranın satın alma gücünün belirli bir dönemde düşmesine enflasyon denir.  

Enflasyonu ölçmekte kullanılan başlıca iki sepet (endeks) vardır: (1) Tüketici Fiyatları Endeksi (TÜFE) ve (2) Üretici Fiyatları Endeksi (ÜFE.) Tüketici fiyatları endeksi (TÜFE); belirli bir dönemde (genellikle ay ve yıl) tüketicilerin satın aldığı mal ve hizmetlerin, aile bütçesindeki ağırlığına göre (anketlerle belirlenir) bir sepette toplanmasıyla oluşturuluyor. Her ay bu sepetteki mal ve hizmetlerin fiyatları derleniyor ve sepetteki ağırlıklarıyla çarpılıp toplanarak bir endeks sayısı elde ediliyor. Sonra bu sayıdan bir önceki ayın endeks sayısı çıkarılıp fark yine bir önceki ayın endeks sayısına bölünerek o aya ait enflasyon bulunuyor. Üretici fiyatları endeksi (ÜFE); belirli bir dönemde (genellikle ay ve yıl) ülkede üretilen ve satışa konu olan ürünlerin, üretici aşamasındaki fiyatlarını karşılaştırarak fiyat değişikliklerini ölçen fiyat endeksidir. ÜFE’nin TÜFE’den iki önemli farkı vardır: (1) TÜFE, fiyatların tüketiciye satış aşamasında derlenen, bir başka deyişle mal ve hizmetlerin nihai satış fiyatlarını temsil eden endekstir. Buna karşılık ÜFE, yalnızca malların üreticiden toptancıya ya da satıcıya devredildiği (satıldığı) aşamadaki fiyatları temsil eden endekstir. (2) TÜFE, her türlü vergiyi (KDV gibi) içerdiği halde ÜFE bu vergileri kapsamaz.

Enflasyonun üç kaynağı vardır: (1) Talep enflasyonu, (2) Arz enflasyonu (maliyet enflasyonu), (3) Yerleşik enflasyon (built in inflation).

Talep enflasyonu; bir ekonomide para arzındaki (belirli bir anda ekonomide mevcut para stokunun düzeyi) artış oranının ekonomik büyümeyi aşması halidir. Bu durumda, ekonomide üretilen ve ithal edilen mal ve hizmetlere yönelik talep, ekonominin üretim ve ithalat hacminden (arzdan) hızlı artar ve fiyatlar yükselir. Parasalcı (monetarist) iktisatçılar bu durumu genelleştirerek enflasyonun temel nedenini para arzındaki artışa bağlarlar. Milton Friedman, bu yaklaşımı şöyle formüle eder: ‘Enflasyon her zaman ve her yerde parasal bir olgudur.’

Talep enflasyonunun günümüzde rastlanan bir alt türü öne çekilmiş talebin yarattığı fiyat artışlarıdır. İnsanlar enflasyonun gelecekte daha da artacağını bekliyorlarsa ileride almayı düşündükleri malları bugünden alarak stoklamaya yönelirler. Bu eğilim mallara yönelik talebin normalden hızlı artmasına yol açar. Üretim (arz), talepteki bu hızlı artışa hemen ayak uyduramayacağı için de ister istemez fiyatlar artmaya başlar.

Maliyet enflasyonu ya da arz enflasyonu; üretim sürecinde kullanılan faktör ve girdilerin fiyatlarındaki artışlarla oluşan enflasyondur. Üretim sürecinde kullanılan girdiler ikiye ayrılır: (1) Üretim faktörleri; emek, sermaye, doğal kaynaklar ve girişimciliktir. Bunların üretim sürecine katılma karşılığındaki aldıkları paylar sırayla: Ücret, faiz, rant ve kârdır. Bunların bedellerinde ortaya çıkacak artışlar üretim maliyetlerini artırarak fiyatlara yansır ve enflasyona neden olur. (2) Üretim sürecinde kullanılan girdiler; doğal gaz, su gibi malın içeriğini oluşturan hammaddeler, un gibi nihai ürünün (ekmek) içinde kaybolan ara malları ve makine ve teçhizat (ekmek fırınının makineleri) gibi malı üretmekte kullanılan sermaye mallarıdır. Bu iki grupta ortaya çıkan fiyat artışları mal veya hizmetin üretim maliyetinin ve dolayısıyla da fiyatının artmasına yol açarak enflasyona neden olabilir.  

Maliyet enflasyonunun önemli bir alt türü ithal edilmiş enflasyondur. İthal edilmiş enflasyon; üretim sürecinde önemli oranda ithal üretim faktörleri (özellikle dış borçlanma şeklinde sermaye) veya girdi (petrol, doğal gaz, makine vb.) kullanan ekonomilerde, ithal faktör ve girdi fiyatlarında ortaya çıkan artışların önce üretim maliyetlerini sonra da satış fiyatlarını etkilemesi sonucu ortaya çıkan enflasyon türüdür. 

Dolarizasyon oranının (döviz mevduatı / toplam mevduat oranı) yüksek olduğu ekonomilerde maliyet enflasyonu, yerli paranın yabancı paralara karşı değer kaybetmesiyle de (kurun yükselmesi) ortaya çıkabilir. Ülkede yürütülen yanlış siyasal, sosyal ve ekonomik politikaların sonucu olarak ekonomideki risklerin artışı, insanların ve şirketlerin kendilerini korumak amacıyla dövize taleplerini artırmalarıyla kur yükselir, kur yükselişi ithal edilen üretim faktör ve girdilerinin fiyatını yükseltir ve bu da enflasyonu yukarıya iter.

Yerleşik enflasyon; insanların mevcut enflasyonun gelecekte de bu şekilde devam edeceğini beklemeleri ve mevcut durumlarını aynen sürdürebilmek için fiyatlarını, ücretlerini ya da sundukları mal veya hizmetten elde ettikleri bedelleri bekledikleri enflasyona göre arttırmaya yönelmeleriyle ortaya çıkar. Ekonomide beklentilerin önem kazandığı son elli yılda özellikle rasyonel bekleyişlerin öne çıkmasıyla gündeme gelmiş olan bir enflasyon türüdür. Enflasyonun yükseleceğine ilişkin olumsuz beklentilerin yol açacağı en bilinen durum ücret – fiyat sarmalı denilen olgudur. Mevcut durumunu gelecekte de korumak isteyen ücretli kesim, sendikaları aracılığıyla, gelecekte beklenen enflasyonun farkını şimdiden almaya yöneldiğinde bunu ödeyecek olan işveren bu farkı fiyatlara yansıtır ve bu da enflasyonu yükseltir.

Genel olarak üç çeşit enflasyondan söz edilir: (1) Ilımlı (sürünen) enflasyon, (2) Yüksek enflasyon, (4) Hiper enflasyon.

Ilımlı enflasyon; düşük oranlı enflasyona verilen addır. Gelişmiş ekonomiler için yıllık yüzde 1 – 3 arasındaki oran ılımlı enflasyon olarak kabul edilir. Gelişme yolundaki ekonomiler için bu oran yıllık yüzde 4 - 6 arası olarak kabul ediliyor. Bu oranların altındaki enflasyon oranları düşük oranlı enflasyon olarak adlandırılabilir.

Yüksek oranlı enflasyon; enflasyon oranının genellikle yıllık yüzde 6’nın üzerinde oluşması halini ifade eder.

Hiper enflasyon terimi; enflasyon oranının aylık olarak yüzde 50 ve üzeri olması halini anlatmak için kullanılır.

Yüksek enflasyonu belirten yıllık yüzde 6 ve üzeriyle hiper enflasyonu belirten yıllık yüzde 500 ve üzeri orandaki enflasyon arasındaki her orana yüksek enflasyon denmesi konuyu eksik bırakmak olabilir. O nedenle mesela yıllık yüzde 15 ve üzeri enflasyona çok yüksek oranlı enflasyon denilebilir.

Türkiye’nin Enflasyon Karşısında Durumu

Türkiye 2022 sonu itibarıyla enflasyonu en yüksek 7’inci ülkedir. Türkiye, enflasyon sorununu son kırk yıldır çözememeiştir. Çöüzme yaklaştığı dönemler olmuş ama bu girişimler sürdürülememiştir. Türkiye’nin 2023 yılında içinde bulunduğu enflasyonist ortam maliyet (başlıca kur kaynaklı) ve talep (başlıca öne çekilmiş talep) kaynaklıdır. Giderek yerleşik enflasyon niteliği kazanmaktadır.   


Yorumlar

  1. Cari fazla vermek nihai amaç mı olmalıdır? Cari açık ne zaman sıkıntı olur borçla finanse edildiğinde mi?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Cari açığın yüzde 2'yi aşması sıkıntı yaratır. Her ekonomi cari fazla veremez.

      Sil
    2. Mahfi Bey. Ütopik ekonomi modelinde ekonomiyi siyasiler mi yoksa bürokratlar mı yönetmeli? Saygılar..

      Sil
    3. Ikiz acik denilen cari acik arti butce acigi toplami gsyhye %3.5 oranini gecmemelidir.

      Saygilar
      Tost Aci Soyler

      Sil
  2. Yazınız için teşekkür ederim, elinize sağlık.

    YanıtlaSil
  3. Bu yorum yazar tarafından silindi.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Birinci dünya savaşında yok yere kaybedilenler ve savaş sonrası yaptırımlar.

      Sil
  4. Hocam cari açık ile ilgili de yazı yazmanızı rica ederim

    YanıtlaSil
  5. son paragrafta 500 olmuş

    YanıtlaSil
  6. Hocam, yaklaşık bir yıldır ÜFE-TUFE oranları arasinda ciddi bir fark var. Bu fark aracı ve toptancılarin deflasyonist bir politika(!) ile fiyat belirlemeleri ve de perakende aşamasında bilmediğimiz bir vergi indirimi (!) nedeni ile oluyor sanırım (!) . Hocam TÜFE sepetinde yer alan ürünlerin ağırlıklarının tespiti hangi esasa göre yapilmaktadir. Keyfiyetin bir nebze dahi hakim olma riski olduğunda ölçüm de ideal şekilde yapılsa, sanırım yaşanılandan farklı sonuç çıkacaktır, konu enflasyon olduğu icin ceremesi/yükü de toplumsallasacaktir diye düşünüyorum.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. ÜFE sadece imalat sanayisini kapsıyor, TÜFE bütün malları kapsıyor. O nedenle bir fark olması normal. TÜFE sepetinde yer alan malları ağırlıkları hane halklarına uygulanan anketlerle belirleniyor.

      Sil
    2. Anlaşılan bizde hepsi var lakin körükleyen galiba para arzındaki artış. Neden böyle genişlemeyi tercih ettiler, neden bu kadar para basılıyor? En önemli soru bu.

      Sil
  7. Ama cari açığın bazen borçla bazen rezerv para olduğu için taleple (mesela abd ve dolar) bazen doğrudan bazen portföy yatırımlarıyla yapıldığını biliyoruz farkeder mi?

    YanıtlaSil
  8. Hükümetin seçime kadar insanların eline tasarruf edebilecekleri yani dolar alabilecekleri para geçmesini engellemeye çalışıyor olduğunu düşünüyorum. Mesela eyt ile emekli olacaklar tazminatları ile dolar alarak kur atağına sebep olabilirler diye eyt yasasını geciktiriliyor olabilirler mi?

    YanıtlaSil
  9. Cüneyt Birhan22 Ocak 2023 10:53

    Talep ve maliyet kaynaklı enflasyon birleşerek yüksek enflasyonu oluşturduğu bir durumda ; Örneğin biz seramik sektöründe faaliyet gösteriyoruz 2021 ve 2022 yillarında doğalgaza sürekli zam gelmesi ile, gelecek ayda da zam gelecek ve maliyet yükselecek beklentisi ile üretici açısından doğalgaz ucuz ken üretelim stoğa koyalım, alıcı açısından da fiyat düşükken alalım stoğa koyalım psikolojisi ile mal stokta fiyat yüksekte denklemi ile ilerledi 2023 e gelindiğinde hindistan, çin, iran ve italya menşeli seramiklerin ithalatı daha ucuz hale geldiği için tüketici ithalata yöneldi sonuçta üretici ve stokçuların elindeki mal ellerinde patladı, önümüzdeki dönem benzer bir çok sektörde de ithal ikame ürününlerin fiyatının uygun olması nedeni ile dış ticaret açığı artmaz mı , artan dış ticaret açığı döviz fiyatlarını yukarı tetiklemez mi , yukarı tetiklenen döviz fiyatları tekrar maliyetleri arttırmaz mı, artan maliyet tekrar yüksek enflasyon la sonuçlanmaz mı....

    YanıtlaSil
  10. Enflasyon katılığı ne demek hocam?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Enflasyonun yerleşmesi ve insanların hep enflasyonda yaşayacaklarını düşünerek hareket etmeleri hali.

      Sil
  11. Sayın hocam iyi pazarlar diliyorum. TÜİK’in titizlikle ve güvenilir bir şekilde çalıştığını varsaysak bile enflasyon, yapısı gereği hayat pahalılığını tam anlamıyla ölçmüyor. Bu tür tartışmaların önüne geçebilmek adına daha şeffaf ve güvenilir ölçüm yöntemleri geliştirilemez mi? Yaşadığımız yüzyıl itibarıyla küreselleşen ve dijitalleşen dünyada bu nasıl mümkün olmuyor? Teşekkür ederim.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Sorun ölçüm yöntemlerinin şeffaflığı veya güvenilirliği değil. Sorun ölçüm yapanların şeffaflığı ve güvenilirliği.

      Sil
  12. Hocam bu yazı serinizin sonu yeni bir kitabın habercisi mi? EKONOMİ 101 ...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Buna benzer bir kitabım var zaten: Kolay Ekonomi.

      Sil
  13. Hocam hep son 1 yıl konuşuluyor ama ben son 5 ve 10 yıllık beni etkileyen fiyatlara bakıyorum nesela 10 yıl önce 12 ile 20 ₺ arası elektrik faturası öderken şimdi 400₺ üzerinde %4000 artış, mesela 4 5₺ ye aldığımız 3kg yoğurt 60₺ seviyesine gelmiş %1200 artış uzun vadede baktığımızda görüntü daha korkunç ve bu artışlar karşısında alım gücünün azalması hayatı daha da zorlaştırır bir hal aldı.Syg.

    YanıtlaSil
  14. İlker Engüdar22 Ocak 2023 14:48

    Hocam yazılarınız için çok teşekkürler öncelikle. Benim sorum şu : Sizce, İthalatçı tekrar döviz alımı sırasında oluşan vadede oluşabilecek kur artışına göre , kendini garantiye almak için yüksek kur ile maliyetlendirme yapmıyor mu ( TL fiyatlama için) ? İthal edilen ürünlerin , yurtiçinde maliyetlendirilirken bu güvensizlik ayrıca bir enflasyon yaratmıyor mu?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Kesinlikle yaratıyor. Hükümete ve Merkez Bankasına olan güven yok olunca bu sonuç çıkıyor ortaya.

      Sil
  15. Hocam deflasyon bekliyor musunuz Türkiye'de?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Deflasyon kiiiim Turkiye kiim??? Deflasyon bu toplumun genetigine aykiri bir kavram.

      Saygilar
      Tost Aci Soyler

      Sil
  16. Hocam saygılar, HMB müfettiş yardımcılığına hazırlanıyorum ders çalışırken yazılarınızdan faydalanıyorum. Elinize sağlık.

    YanıtlaSil
  17. Güzel yazınız için teşekkürler.fiyatlarin düşmesi için negatif enflasyon görülmesi gerekir diyebilir miyiz hocam? tabii bunun için de faizin enflasyon düzeyinin üzerine çıkması lazım. bu durumda pek mümkün görünmediği için enflasyon kontrol edilebilir ama fiyatlardaki düzeyler kalıcı desek yanılmış olur muyuz ?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Fiyatların düşmesi için enflasyonun durması ve başta MB olmak kamu kurumlarının itibar kazanması gerekir. Ki beklentiler olumlu hale dönüşebilsin.

      Sil
    2. Aslında sorum şuydu tam ifade edememiş olabilirim ; enflasyon %1 düzeyine bile inse bu fiyatlarda %1 yükseliş anlamı taşımıyor mu haliyle fiyatlarda düşüş beklememiz mantıklı gelmiyor hocam

      Sil
  18. seçimden sonra imfye gidersek ihracatçı zorlanacağı için bir devalüasyon mu olur? yoksa ihracat fiyatları maaşlar mı düşürülür?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Son iki yılda ne yapılmışsa tersi yapılır.

      Sil
  19. Mahfi bey dalga geçmiyorum.

    Taksim Meydanı'na gitsem, sizin "Yapısal Reformlar ve Türkiye" kitabınızı yakarken video çekip internette yayınlasam, bu videoyu izleseniz, blogunuzda veya twitter'da ne cevap verirdiniz?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bu linki verirdim: https://www.mahfiegilmez.com/2012/06/fahrenheit-451.html

      Sil
  20. Enflasyon yokmuş gibi yaşasak, olmaz mı Mahfi bey?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Olur tabii. Zaten hükümet de enflasyondan etkilenenler yokmuş gibi yaşıyor.

      Sil
  21. Size bir sorum olacak eğer tek bir reform/devrim yani sil baştan kanun yapma yetkiniz olsa haa bu arada anayasada da bu dediğim 2 konudan biri için yetkiniz olacak ekleyip çıkarabileceksiniz şansınız olsaydı eğitim sistemi mi yoksa ekonomiyimi seçerdiniz? cevaplarsanız sevinirim

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Böyle saçma bir yetkiyi kabul etmezdim. Türkiye'nin sorunları bir tek alanda reform yaparak çözülecek basitlikte değil. Mucizeler masallarda olur. Bilimde mucizeye yer yoktur.

      Sil
  22. Hocam önümüzdeki dönemde ithalatı frenlemek için ek gümrük vergileri bekliyormusunuz ?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Artık hiçbir şeye olmaz denilemeyecek bir aşamadayız.

      Sil
  23. Hocam güven ve istikrar ortamı tekrar gelmeden enflasyonu kralı gelse düşüremez diye düşünüyorum. Şok faiz artışları bile çare olmayacaktır . Kurumların bağımsızlığı, liyakat, adalet bunlar olmadan zor hocam . Bilmem siz ne dersiniz. Saygılarımla .

    YanıtlaSil
  24. Ekonomi bilimine uzak biri olarak, son 3 yazınızı okuyup şu sonuca vardım: Hocam biz bitmişiz, uzatmalardayız.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Her şeyin bir çıkışı vardır. Bazıları ne yazık ki çok zaman alır.

      Sil
  25. Toplumun ya da uluslarin iktisat kulturu yasadiklari donemin uretim metodu ya da uretim kulturuyle parelel.
    Uretimin gelismedigi toplumlarda ne sosyal,kulturel,siyasal ve daha cok iktisaden hic bir sey gelismiyor.yani toplum modern cagda yasarken insan beyin,bilinc ve kulturel olarak ilkel insan modeli gecmis donemin bilinciyle yasamaya devam ediyor. Toplumda bu durumu degistirmek pek olasi olmuyor yani bir mucize gerekiyor. Ornegin Turklerin iktisat bilinci bin yildir gelismiyor neden? Cunku yasadiklari cagin uretim metodlarindan yoksunlar, neden yoksun uretim teknolojisi gelismemis, muhendislik, beyin gelismemis. Buna karsilik mubala,abarti, siir,sairlik son safhada gelismis.
    İnonu Tek parti doneminde hersey yaptik. Ne yaptik? Yaptik dedimiz butun faprikalari Ruslara yaptirtip isletmesinide onlardan ogrendik.
    İsletme deyip gecmeyin o fabrika kurmaktan daha buyuk bir birikim ve deneyim gerektiriyor.
    Ulus olarak hak etmedigimiz karsiligini uretmedigimiz bir hayati, yasami yasiyoruz.uretip satip karsiligini elde ettigimiz kazanci degil finans cevrelerinde yuksek faizle aldigimiz borc parayla konforlu yasam alanlari edinmeye calisiyoruz neden bu kadar konfor, o da ayri bir bilinc. Cunku alin teri olmayan kazanc konfora donusur. Avrupanin bir cok ulkesini gorme imkanim oldu, birakin konforu otomobilin ulkesinde kimse luks araca binmez uzatmadan Avrupa'da konforun bireysel olanini degil kamusal alanini gordum cevre, ulasim ve cevre disiplini ...

    YanıtlaSil
  26. Merhaba hocam 1,5 - 2 sene önce aldığım oldukça düşük maliyetimin olduğu 2 şirkete ait hisse senedim var. Hisse senetlerimin bir kısmında şu şekilde bir düzenlemeye gitmek istiyorum: 3.000 adet THY hissesi satıp oradan elde edeceğim nakitle altına dayalı devlet tahvili (kira sertifikası) alıp onu VIOP'ta teminat vererek vadeli 30 sözleşme (3.000 adet dayanak varlık) almayı düşünüyorum. Vadesi yaklaştıkça da bir sonraki vadeye uzatarak taşımak istiyorum. Bu durumda 2 senaryo çizersek kötü bir ekonomik kriz olduğunda THY hissesi %50 oranında düşsün döviz ve altında %100 yükselmiş olsun bir birini dengeleyip zarar yada kar oluşturmuyor. Eğer hem hisse hemde altın yükselirse en yüksek kazancı elde etmiş oluyorum. Tek risk hem altının hemde hissenin düşmesi buda çok mümkün gözükmüyor. 1 aylık taşıma maliyetimi aylık maximum %1.5 varsayabiliriz MetaTrader 5 ile algoritma kullanarak alıyorum örneğin 2023.01.12 10:41:16 F_THYAO0123: 132.07 F_THYAO0323: 130.89 hatta mart vadesi daha düşük bile olabiliyor ama bunlar nadiren gerçekleşen olaylar muhtemelen düzelir ama aylık %1,5 den yüksek olacağını sanmıyorum. Burada yaptığım aylık %1,5 maliyetle borçlanıyorum ama kaldıraç kullanmadığım içinde margin out olma ihtimalim yok. Sizin yorumunuz nedir? Riskten korunma amaçlı yapılabilir mi? Çok teşekkür ederim.

    YanıtlaSil
  27. geçmiş enflasyonun önemli olma sebebi insanların geçmişe endeksli zamlar yapması mı?

    YanıtlaSil
  28. Türkiye, enflasyon sorununu son kırk yıldır çözememiştir diye yazmışsınız çözemez çünkü Türkiyedeki enflasyon nedeninin temelinde dolarizasyon var ve dış ticaret fazlası veremediğimiz için kapitalist çok serbest piyasa sisteminde sürekli TL ucuzlayacak bütün herşey dolara endeksli olduğu için enflasyon devam edecekdir.
    Ama dış ticaret fazlası vermek için yapılması gerekenler yapılırsa (arge-patent destekleri) dolarizasyon önlenirse (çok serbest kapitalizm) enflasyonda önlenir.

    YanıtlaSil

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

Lozan Antlaşması 2023'de Bitecek, Biz de Madenlerimizi Çıkarabileceğiz!

Önümüzdeki Aylarda Enflasyon Hızla Düşecek

Paradan Kaçış