CDS Primi Yine Gündemde

Son günlerde Türkiye’nin CDS (kredi temerrüt takası) primi yeniden gündeme geldi. Özellikle Orta Doğu’da artan jeopolitik gerilimlerin ardından risk primindeki yükseliş piyasaların dikkatini bu göstergeye çevirmiş durumda.

CDS; bir ülkenin borcunu geri ödeyememe riskine karşı ödenen sigorta primi olarak kabul edilebilir. Bir yatırımcı bir ülkeye ya da bir kuruluşa borç verirken geri ödeme konusunda risk görüyorsa bu riski sigortalatır. Ülkenin riski yüksek görülüyorsa sigorta talebi artar, sigorta talebi artınca CDS primi yükselir. Bu nedenle CDS priminin yükselmesi piyasanın o ülkeyi daha riskli gördüğünü gösterir.

Bir ülkenin CDS primi iki temel faktörden etkilenir: Ülke dışı koşullar, ülke içi koşullar.  Jeopolitik gerilimler, küresel risk iştahındaki değişimler ya da büyük merkez bankalarının faiz politikaları risk primlerini doğrudan etkileyen dış koşulların örnekleridir. Enflasyonun seyri, rezervlerin yeterliliği, ekonomi politikalarının tutarlılığı, siyasal istikrar gibi ülkenin kendi göstergeleri de ülke içi koşulların başlıca örnekleridir.

Son dönemde CDS primlerindeki yükselişin temel nedeni büyük ölçüde ABD – İsrail – İran savaşının yarattığı jeopolitik gelişmeler olarak karşımıza çıkıyor. Bu gelişmelerin yol açtığı enerji fiyatlarındaki artış Türkiye gibi enerji ithalatçısı ülkeler açısından ek bir kırılganlık yaratıyor. Petrol fiyatları yükseldiğinde cari açık artıyor, döviz ihtiyacı büyüyor ve bu durum risk primine yansıyor.

Türkiye geçmişte çok daha yüksek CDS seviyeleri gördü. Özellikle ekonomi politikalarına ilişkin tutarsızlığın arttığı 2021 – 2023 yılı arasındaki dönemde risk primi 800 baz puana kadar çıkmıştı. 2023 sonrasında uygulanan sıkı para politikası ve rezervlerdeki toparlanma sayesinde CDS kademeli olarak geriledi ve 2026 başında 200 baz puan dolayına kadar düştü. ABD – İsrail – İran savaşıyla birlikte CDS primi 263’e kadar yükseldikten sonra Trump’ın son açıklamalarıyla 245’e geriledi.

Her yılın son ayına ilişkin CDS primlerini gösteren yukarıdaki grafikte Türkiye ile Brezilya’nın CDS primleri birbirine yaklaşmaya yönelmişken son dönemde savaş sonrası yeniden ayrışmaya başlamış görünüyor. Bunun temel nedeni Türkiye’nin savaş bölgesine yakın, Brezilya’nın uzak olmasıdır.  

CDS priminin yükselmesi finansal piyasaların yanı sıra ekonomiler üzerinde de sonuçlar yaratır. Bir ülkenin uluslararası piyasalarda borçlanması sırasında devreye giren CDS primi faize ek faiz olarak borçlanmanın maliyetini artıran bir faktör şeklinde ortaya çıkar. Bankalar ve özel şirketler yurtdışından borçlanırken ülkenin risk primiyle bağlı olduğundan risk primindeki artış özel kesim şirketlerinin dış finansman maliyetlerini de yükseltir.

Risk priminin yükselmesinde etkili olan dış şokları ortadan kaldırmak bizim elimizde olmayabilir. Ama bunların etkisini en aza indirecek bir siyasal, sosyal ve ekonomik çerçeveyi oluşturacak yapısal reformları yapmak bizim elimizdedir. Bunları yapamazsak Trump’ın her gün değişen ruh haline bağlı olarak yaptığı olumlu ya da olumsuz açıklamalarına göre maliyet hesabı yapmak zorunda kalırız.


Yorumlar

  1. Sayın hocam,

    CDS harflerinin açılımı:

    Cenderelerde Dengelenip Sürüklenmemek mi demek?

    YanıtlaSil
  2. Yazınız için teşekkür ederim.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Sayın hocam, CDS priminin borçlanma maliyetine etkisi basit bir hesapla çok net görülebiliyor. Örneğin 100 milyon dolarlık bir borç için CDS 200 baz puan olduğunda yıllık yaklaşık 2 milyon dolar risk primi oluşurken, CDS 400 baz puana çıktığında bu maliyet 4 milyon dolara yükseliyor. Yani CDS sadece finansal bir gösterge değil aynı zamanda ülkenin risk algısının doğrudan fiyatıdır. Bu nedenle CDS’teki her artış aslında ekonomiye ek bir faiz yükü anlamına geliyor.

      Sil
  3. Sözde Cumhuriyetlerin ve sözde Demokrasilerin oluştuğu bir köyde, terörizmin her türü ile 24 saat, 365 gün terörize edilen köylülerin elbette CDS Primi yüksek olur... bu yüzden BG arttıkça, kaskosu yüksek olur Atların...;)

    YanıtlaSil
  4. Hocam selamlar, konu ile alakasız olacak fakat, acaba bir gün eski yıllardaki ürün ve maaşlara bakılarak yaklaşık 2 katında olması gerektiği görülen doların neden bu kadar düşük tutulduğunu ve kime ne faydası olduğunu anlatan bir yazı yazabilir misiniz ? Ekonomiye, üretime turizme vs. ne gibi katkıları var ? Doların bu kadar ekstrem düşük kalmasının bana sadece yerel piyasada para kazanan memur, esnaf, hekim, avukat vs. meslek gruplarının biraz daha rahat otomobil ve telefon alması ve yurt dışına tatile daha rahat gitmelerini sağlamaları dışında bir faydası yokmuş gibi geliyor. Fakat zararları çok ama çok daha büyük gibi. Sizin bu konudaki görüşlerinizi duymak isteriz.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bunu birçok defa yazdım. Halka hiçbir yararı yok ama siyasal iktidara övünme imkanı sağlıyor. Çünkü doları düşük tutarsanız GSYH'niz ve kişi başına geliriniz dolar cinsinden yüksek görünür. Öyle olunca dış borç oranınız düşük görünür. Ülke uluslararası karşılaştırmalarda olduğundan daha iyi görünür. Bunlar da iktidar için övünme ve başarılı olduğunu anlatma imkânı sağlar.

      Sil
    2. Mahfi bey, yakın tarihte Esfender Korkmaz hoca yazdı, son 23 yılda bir trilyon 200 milyar dolar dış ticaret açığı vermişiz, bu açığın yaklaşık yarısını Çin e vermişiz, Çin e karşı neden tedbir alınmadı, ABD Çin i kur spekülatörü ilan ederek tedbirler alırken alırken, bizim yyapabileceğimiz birşeyler yokmudur, selamlar,

      Sil
    3. Mahfi bey, ülkemizde kişi başı milli gelirimiz 3500 dolardan 10000 dolara çok kısa sürede yükseldiği yıllarda dövizin çok değersiz olduğu yıllarmıdır, yoksa hesaplama yöntemimi değişti selamlar,

      Sil
    4. Mahfi bey, Çin 1980li yıllardan beri abd ve Avrupa da 1dolar olan bir ürünü 25, 30 cente vererek ülke üretimlerini damping ile çökertmiş olması en büyük handikap oldu, büyük firmalar Çin üretimi mallarla çok büyük karlar yaptılar, sonunda her ülke bizim gibi Çin den ithalatçı oldular, selamlar,

      Sil
    5. Yurdum insani eger dolar artiyorsa ekonomik krizin oldugunu anlar, eger dolar artmiyorsa yurdum insanini ekonomik kriz olduguna inandiramazsiniz.

      Sil
    6. Savaş çıkalı 13 gün oldu. Dolar 13 günde sadece 13 kuruş artmış.

      Sil
    7. TCMB'nin rezervlerinde 23 milyar dolar azalma var. Bir de o tarafından bakın bakalım konuya. Başkasının bastığı parayı yerinde tutabilmek için on günde 25 milyar dolar harcamışsınız.

      Sil
  5. Sizin yazılarınızı finansal okuryazarlık kapsamında okullarda ders olarak okutabilseydik keşke. Ama nesil yaratma projelerinde boğuluyoruz, ayakları üzerinde durabilen yurttaş kavramından rahatsız oluyoruz galiba ne dersiniz?

    YanıtlaSil
  6. İlber Ortaylı'nın 5 gündür yoğun bakım ünitesinde olduğu söyleniyor.

    Sizin bilginiz dahilinde mi Mahfi bey, birbirinizi tanıdığınız için son gelişmeleri hemen öğreniyorsunuzdur diye düşündüm o nedenle sordum size?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Evet ne yazık ki yoğun bakımda. Umuyorum en kısa sürede sağlığına kavuşur ve iyileşir.

      Sil
    2. Tarihçi İlber Ortaylı hocaya Allah'tan acil şifalar diliyorum,

      Sil
  7. Konu CDS olunca sizden bir konuda bilgi almak istiyoruz.
    Eurobondlara CDS uygulanıyor ama tahvili ihraç eden ülke ya da kurum temerrüte düşerse, gerçekten bu ödenmiş sigorta primi karşılığı zararın tazmini söz konusu mu?
    Biraz bakındık ama tatmin edici bir cevap ya da açıklama bulamadık.
    Hatta bankadaki MT'ye sorduk, döneceğim dedi 1 hafta geçti.
    Küçük yatırımcı için gerçek bir koruma sağlıyor mu?
    Şimdiden cevabınız için çok teşekkürler.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Evet tabii. Ülkenin ödeyememesi durumunda CDS sözleşmesi devreye giriyor ve gereken ödem ilgili kurumca yapılıyor.

      Sil
    2. Hocam yanılıyor olabilir misiniz. Zira 2023 yılında batmakta olan Credit Suisse UBS tarafından satın aşındığında İsviçre Finansal Piyasa Denetleme Kurumu (FINMA), bankayı kurtarma operasyonu sırasında 17 milyar USD'lik AT1 Eurobond'un tamamının silinmesine (write-off) karar verdi. Yani Eurobond sahipleri hiçbir şey alamadı.

      Sil
    3. CDS primi ödemiş ve sigorta yaptırmışlar mıydı acaba?

      Sil
    4. AT1 (Sermaye benzeri) Eurobondların sözleşmesindeki maddeden dolayı borç silinmiş. CS olayından sonra Eurobonda bakış değişti deniliyor.

      Sil
  8. 900'leri gördü hiçbir şey olmadı 250'lere kurban olsunlar.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bugün yaşadığımız enflasyon işte o 900'leri görmesinin sonucu. 2008 krizi teğet geçti demek gibi bir şey bu dediğiniz.

      Sil
    2. Mahfi bey, Almanyanın cdc baz puanı 20 ve 30 larda olurken bizim cdc puanımız 200 ve 300 lerde 10 kat fark olması övünç vasilesi olması ağlanacak halimize gülmek anlamına gelmezmi, selamlar,

      Sil
    3. O arkadaş muhtemelen trol. Benim yanıt verme nedenim de belki eğitilebilir diye düşünmüş olmam.

      Sil
    4. Yüreğinize sağlık hocam Sabrınıza hayranım Muhteşemsiniz

      Sil
  9. Dünyada petrol ve doğalgaz krizi oluştu ama bizim ülkede pandemi döneminde çoğalan yemek götüren motosikletli kuryeler hergün petrolün hem de böyle petrol arzı ve ulaştırmasını sıkıntılı olduğu bir zamanda vızır vızır her ilde milyonlarca varil petrolün boşa yanmasına sebep olurlarken restoranlarda yemek fiyatlarının artmasına da sebep oluyorlar.

    YanıtlaSil
  10. Sayın hocam CDS primleri tüm dünyada da artabilir mi? Meraktan soruyorum, yanlış anlaşılmasın. Malumunuz dünya artık öngörülenebilir değil, borsalar bile sarının sözüne bakıyor. Sonuç olarak beyaz saray sözcüsü müdür nedir "anandır" dedi bir soruya hocam. bu ne çirkeflik, bu ne saygısızlık. Neyse hocam, iyi günler dilerim. Sağlıklı ömürler dilerim. Bol mutluluklu ömürler dilerim hocam

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Evet maalesef dünyada siyasal yöneticiler düzeyinde maalesef inanılmaz bir kalite düşüşü söz konusu.
      CDS primleri bütün dünyada artıyor ama bazı ülkelerde çok daha hızlı artıyor. Türkiye hem kendi iç riskleri hem de savaş ortamına komşu olması nedeniyle CDS primi hızlı artan ülkeler arasında yer alıyor.

      Sil
  11. ​Hocam yazınız ve ufuk açıcı analizleriniz için çok teşekkürler. Uzun süredir devam eden yüksek faiz ortamına rağmen enflasyonda kalıcı bir düşüş sağlanamadı. Bunun üzerine, doğrudan tarafı olmasak da İran savaşının yarattığı petrol/enerji şokuyla birlikte CDS primimizin yeniden hızla yükseldiğini yazınız da da bahsettiğiniz gibi görüyoruz. Önümüzdeki yıl yaklaşan seçimleri de göz önüne alırsak; Merkez Bankası'nın faiz indiremeyeceği (ve hatta belki de artırmak zorunda kalabileceği) bu sıkışık tabloda, hükümetin büyüme ve istihdamı kaybetmemek adına yeniden ortodoks politikalardan sapma (geçmişteki gibi yeni bir 'çılgınlık' deneme) riski görüyor musunuz? Böyle bir u-dönüşünün mevcut kırılganlıklarımıza faturası ne olur?"

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Sağ olun.
      Aslında bir yıllık bir süre ekonomide kısa vadedir ama finansta uzun vadedir. Ne var ki böyle her şeyin alt üst olduğu bir ortamda önümüzdeki yıla ilişkin tahmin yapmak mümkün değil. Savaş yarın sona erebilir. O zaman bambaşka şeyler beklemeye başlarız. O nedenle şimdilik tahminlerimizi bu yılla sınırlı tutmakta yarar olduğunu düşünüyorum.

      Sil
  12. Savaşın tarafı olan İsrail'in CDS primi bile düşüyor

    YanıtlaSil
  13. Hocam carry trade için ödediğimiz faiz , CDS priminin çok çok üzerinde değil mi , bu nasıl açıklanabilir ?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Başka türlü dış kaynak bulamıyoruz.

      Sil
    2. Türkiye mi dış kaynak bulamıyor. Bu kadar az borcu olan ülkenin borç bulamaması ancak gizli ambargo ile açıklanabilir.

      Sil
    3. Türkiye'nin kaynak sorunu yok Baskalarına kaynaklık ediyoruz artık.

      Sil
    4. Adsız 13:08: Ah bu dış güçler. Bizim her şeyimiz harika ama işte dış güçler yok mu?
      Adsız 18:05: Doğru herkese dünyanın en yüksek faiziyle borçlanarak kaynaklık ediyoruz.

      Sil
    5. Mahfi bey, karadenizliyi hastanede ziyaret eden arkadaşları iyisun iyisun diye moral vermişler, karadenizliyi mezar taşına iyisun iyisun dediniz bak şimdi ne oldi diye yazdırmış,!

      Sil
  14. İlber hoca gitti...

    Artık sadece siz kaldınız.

    Eğer siz de giderseniz, Atatürk'ü kim savunacak?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Atatürk'ün savunulmaya ihtiyacı yok. Tam tersine onun fikirleri ve devrimleri bizi hala savunuyor.

      Sil
  15. '2023 sonrasında uygulanan sıkı para politikası' demişsiniz sevgili Hocam ama 2023'den bu yana para arzı 3 kat artmış. Piyasada para bol diye, esnaf dilediği gibi sattığı ürüne zam yapıyor ama benim gibi sabit ücretle çalışanların alım gücü, zahiri enflasyon rakamları nedeniyle giderek eriyor. 2001 krizini de yaşamıştım, o zamanlar gerçekten sıkı para politikası uygulayıp piyasada para bırakmamışlardı. İş yeri sahipleri para bulabilmek için 8-10 yıllık kira bedeline dükkanlarını, evlerini satılığa çıkarmıştı. Hatta hiç unutmam pek çoğu 'keşke maaşlı bir işte çalışıyor olsaydım' diye bize gıpta ederdi. Şimdi ise talebi kısacağım derken, sadece sabit gelirlilere yükleniliyor bence. Şahsen çok yoruldum artık, mutsuzlaştım. İktisat uzmanı olarak siz ne dersiniz bu konuda?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Para arzı 2023'den bu yana GSYH artışı kadar artmış. Yani enflasyon + büyüme kadar.

      Sil

Yorum Gönder