Hesaplama Değişti, Dış Borç Azaldı

Türkiye’nin dış borç istatistiklerinde önemli bir değişiklik yapıldı. Uzun yıllardır iki kurum tarafından yürütülen veri derleme sistemi artık tek elde toplanmış durumda.

Bugüne kadar uzun vadeli dış borçlar Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından hesaplanıp yayımlanırken, kısa vadeli dış borçlar Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) tarafından izleniyordu. Yeni düzenlemeyle dış borç istatistiklerinin tamamı TCMB tarafından derlenip yayımlanmaya başlandı.

Aslında bu tür bir değişiklik teknik açıdan anlaşılabilir. Veri üretiminin tek elde toplanması istatistiklerin tutarlılığını artırabilir. Nitekim TCMB de yaptığı açıklamada amacın dış borç istatistiklerini uluslararası standartlarla uyumlu hale getirmek olduğunu belirtiyor.

Ancak değişiklik sadece kurumlar arasında bir görev devrinden ibaret değil. Aynı zamanda dış borçların hesaplanma yönteminde de iki önemli revizyon yapıldı: Birincisi; menkul kıymet niteliğindeki borçların sınıflandırılmasında artık ihraç yeri değil, bu kıymetleri elinde tutan yatırımcının yerleşikliği esas alınacak. İkincisi; borçlanma araçlarının değerlemesinde nominal değer yerine piyasa değeri kullanılacak. TCMB’nin açıklamasına göre bu değişiklik, dış borç istatistiklerini Uluslararası Yatırım Pozisyonu istatistikleriyle uyumlu hale getirmeyi amaçlıyor.

Bu metodolojik değişikliklerin sonucu olarak dış borç serileri geriye dönük olarak güncellendi. Aşağıdaki tablo eski ve yeni seriyi alt alta gösteriyor:

Hazine tarafından yayımlanan eski seride Türkiye’nin dış borç stoku 2025 yılının üçüncü çeyreği itibarıyla yaklaşık 565 milyar dolar görünürken, TCMB’nin yayımladığı yeni seride 2025 yılsonu itibarıyla dış borç stoku 520 milyar dolar olarak yer alıyor. Dış borçlanmanın arttığı bir dönemde son çeyrekte dış borç stokunun yaklaşık 45 milyar dolar daha düşük görünmesi, büyük ölçüde bu yöntem değişikliğinden kaynaklanıyor.

Bu farkın önemli bir bölümünün yerleşiklik esasına geçilmesinden kaynaklandığı düşünülebilir. Çünkü yurtdışında ihraç edilen bazı tahviller zaman içinde Türkiye’de yerleşik bankaların veya yatırımcıların portföyüne geçebiliyor. Eski yöntemde bu kıymetler dış borç sayılırken, yeni yöntemde artık dış borç kapsamına girmiyor.

Bu durumda borç ortadan kalkmış olmuyor; sadece sınıflandırması değişiyor. Daha önce dış borç olarak görünen bazı yükümlülükler artık yerleşik yatırımcıların elinde bulunduğu için dış borç istatistiklerinden çıkıyor. Bu da dış borç verileri ile Hazine’nin borç stokuna ilişkin diğer istatistikleri arasında yeni farklar ortaya çıkmasına yol açabilir.

Dış borçların nominal değer yerine piyasa değeri üzerinden hesaplanması da stok büyüklüğünü etkilemiş olabilir. Örneğin Hazine’nin 100 dolar nominal değerle ihraç ettiği bir Eurobond’un piyasa fiyatı 95 dolara düşmüşse, yeni yöntemde bu tahvil dış borç stokunda 95 dolar olarak görünecek. Oysa borçlu açısından bakıldığında Hazine vade sonunda yine 100 dolar ödeyecektir. Bu durumda nominal değer esaslı bir seri ile piyasa değeri esaslı bir serinin birlikte izlenmesi gerekebilir.

Bu yaklaşım finansal varlıkların güncel değerini yansıtması açısından uluslararası istatistik standartlarıyla uyumludur. Ancak borcun ekonomik yükünü yorumlarken farklı bir perspektif de ortaya çıkar. Çünkü borçlu açısından bakıldığında vade sonunda ödenecek tutar nominal değerdir; piyasa fiyatındaki dalgalanmalar bu yükümlülüğü doğrudan değiştirmez.

Sonuç olarak dış borç stokunun gerçekten azalıp azalmadığını değerlendirirken yalnızca rakamlara değil, bu rakamların hangi yöntemle hesaplandığına da bakmak gerekiyor. Bundan sonra dış borç stokunu değerlendirirken bu yöntem farkını mutlaka akılda tutmak gerekecek.


The Calculation Has Changed, External Debt Has Decreased / Mahfi Eğilmez

An important change has been made to Türkiye’s external debt statistics. The data compilation system, which had been carried out by two institutions for many years, has now been consolidated under a single authority.

Until now, long-term external debt had been calculated and published by the Ministry of Treasury and Finance, while short-term external debt was monitored by the Central Bank of the Republic of Türkiye (CBRT). With the new arrangement, all external debt statistics will now be compiled and published by the CBRT.

In fact, such a change is technically understandable. Centralizing data production can improve the consistency of statistics. In its statement, the CBRT noted that the aim is to align external debt statistics with international standards.

However, the change is not merely a transfer of responsibility between institutions. At the same time, two important revisions have been made to the methodology used to calculate external debt:

In the classification of debt securities, the determining factor will no longer be the place of issuance, but the residency of the investor holding the securities.

In valuing debt instruments, market value will now be used instead of nominal value.

According to the CBRT, this change is intended to align external debt statistics with International Investment Position statistics.

As a result of these methodological changes, the external debt series has been revised retrospectively. The table below shows the old and new series side by side.

New Series (CBRT)


Old Series (Treasury)

At a time when external borrowing has been increasing, the fact that the stock appears about $45 billion lower in the last quarter of 2025 is largely due to this methodological change.

A significant part of this difference likely results from the shift to a residency-based approach. Some bonds issued abroad may over time end up in the portfolios of banks or investors resident in Türkiye. Under the old method, these securities were counted as external debt, whereas under the new method they are no longer included in external debt statistics.

In this case, the debt itself has not disappeared; only its classification has changed. Some liabilities that previously appeared as external debt are now excluded because they are held by resident investors. This may create new differences between external debt data and other Treasury statistics related to the government’s debt stock.

Calculating external debt based on market value instead of nominal value may also have affected the size of the debt stock. For example, if a Eurobond issued by the Treasury with a nominal value of $100 falls to a market price of $95, the new method will record it as $95 in the external debt stock. From the borrower’s perspective, however, the Treasury will still repay $100 at maturity. In this case, it may be necessary to monitor both a nominal-value-based series and a market-value-based series.

This approach is consistent with international statistical standards in terms of reflecting the current value of financial assets. However, it also introduces a different perspective when interpreting the economic burden of the debt. From the borrower’s point of view, the amount to be repaid at maturity is the nominal value; fluctuations in market prices do not directly change that obligation.

In conclusion, when evaluating whether the external debt stock has truly declined, it is necessary to look not only at the figures themselves but also at the methodology used to calculate them. From now on, this methodological difference will need to be kept in mind when assessing Türkiye’s external debt stock.





Yorumlar

  1. Böyle bir soruyu başka kime sorabilirim bilmediğim için size sordum Mahfi bey, neolur yanlış anlamayın:

    Biz vatandaşlar olarak İlber hocamızın cenazesine katılabilir miyiz?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Herhangi bir engel olacağını sanmam.

      Sil
    2. Dedemi kaybetmişim gibi hissettim Hocam, çok etkiledi!

      Lütfen sağlığınıza dikkat ediniz, artık sizler kaldınız...

      Sil
  2. Yapay zeka kullanarak makalenizin infografik resmini oluşturttum. umarım beğenirsiniz.
    https://imgur.com/a/nN2M4jf

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Hoca size X'de teşekkür etti. Biz de teşekkür ederiz.

      Sil

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

İkinci Varlık Vergisi Faciasına Doğru

Altın ve Gümüş Fiyatları

Altın ve Gümüşün Yükselişi ve Düşüşü