5 Haziran 2015 Cuma

Seçimden Önce Son Görünüm

Pazar günü seçim var. Aşağıda başlıca finansal piyasa göstergelerinin yılbaşından bugüne kadar (01.01.2015 – 05.06.2015) çizdiği eğilimleri göreceksiniz. Yorum yok. Yalnızca grafikler.  



53 yorum:

  1. Daha iyi günler olacak inşallah Hocam

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Kim icin? Eger saraydaki icin ise Yandi gulum keten helva. Vizesiz gidilebilen bir ulkeye kapagi atmaya bakmak lazim...

      Sil
  2. Alperen Tuğrul5 Haziran 2015 19:06

    Hocam göstergeler yabancı yatırımcının kaçtığı yönünde.Acaba seçim bakımından beklentileri şüpheli ve halk olarak biz bunun farkında değilmiyiz ? Sıcak para bizden daha az riskli ülkere mi kaçıyor bu konuda bilgilendirirseniz seviniriz,
    Saygılarımla.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Seçim varsa risk vardır. Özellikle de yabancı yatırımcı açısından. O nedenle nerede olursa olsun seçimden önce kârını realize eder ve oradan büyük ölçüde çıkar. Bu her yerde böyle olur. Önemli olan seçimden sonra geri dönüp dönmeyeceğidir. Eğer seçimden sonra dönmezse işte o zamana iş ciddileşiyor demektir.

      Sil
    2. Sayın Hocam ben kime anlattıysam kimse inanmıyor Türkiye üretmiyor üretim yapmak gerekiyor üreterek büyümüyoruz diyorum tüketimle ne kadar büyüyeceğiz dedikçe insanlar hala bir sorun yok diyor ekonomi şuan kötüye gidiyor bazı yeni hamleler yapılması gerektiğini artık politikamız üretmek üzere olması gerektiğini söyledikçe herkes halimden memmunum demeye başladı . Ve siyasi parti temsilcilerini bunu ikaz ettikti mi de çarptırıyorlar konuyu başka yöne çeviriyorlar. Seçimden sonra ekonomide büyük bir zam olacak gibi Sizce öylemi ?

      Sil
  3. Kararımı verdim:

    1. Filozofsunuz!

    2. Oyum 'Mahfi Partisi'ne!

    3. Sizi başkan yapacağız!

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok teşekkür ederim. Beni apartman yöneticisi bile yapamadılar siz nasıl parti başkanı yapacaksınız merak ediyorum.

      Sil
    2. Ne apartmanı ya!

      Fakir misiniz?

      Sizin:
      5 katlı villa,
      2 yüzme havuzu,
      Otomobil için 1 garaj,
      Jeep için 1 garaj,
      Rahmi Koç ile beraber en büyük hobiniz olan Akdeniz turlarına özel yaptırdığınız yat için ufak bir uçak hangarı genişliğinde garaj,
      Boş vakitlerinizi değerlendirdiğiniz 2 katlı ahşap marangoz atölyesi,
      Dünyanın en kaliteli kırmızı şaraplarından 500 adet seçkinin muhafaza edildiği, özel havalandırma sistemli bir mahzen ya da kiler,
      9999 adetlik kitabınız için villanıza ek inşa ettirmeye başladığınız, Victorian esintisi taşıyan bir bina,
      1 helikopter pisti,
      Ve 1 golf sahasına sahip olduğunuzu sanıyorduk.

      Müsteşarları zengin bilirdik ama fakir çıktınız?

      Sil
    3. Fakir de değilim zengin de değilim. Kimseye muhtaç değilim diyelim. Apartman yöneticiliği olayı eski bir olay yeni değil. Oturduğum bina victorian esintisi değil Karadeniz esintisi taşıyor.

      Sil
    4. Hocam, lafı evirip çevirmeden şu tanımı koyalım:
      Siz 'upper-middle class' içindesiniz.

      Türkçe ifade edecek olursak:
      Gerçek bir 'Beyaz Türk' ya da 'Tuzu kuru burjuva'sınız.

      Sil
    5. Ben kendimi bir yerlere dahil etmeyi sevmem ama siz öyle diyorsanız öyle olsun sizi mi kıracağım.

      Sil
    6. İlk defa 'ne Beyaz Türk'ü kardeşim, manyak mısınız siz!' diye bağırmayıp, yerini yurdunu bilen bir münevver ile muhatap olduğum için mutluyum.

      Diyarbakır'a asla gitmeyiniz ama Boğaz'a karşı, hafif meltem ile, lavanta kokulu balkonunuzda, elinizde bir Fransız şampanyası ile, son model bilgisayarınızla iktisadı geliştirmeye devam ediniz...

      Sil
    7. Diyarbakır'a bu yıl iki kez gittim.
      Türkiye'de gitmediğim yer çok azdır.
      Evim Boğazı görmüyor. Eksikliğini duymuyorum çünkü zamanımın çoğu bilgisayar başında geçiyor.
      Şampanyadan nefret ederim. Tercihim rakıdan yanadır.
      Bilgisayarım iyidir ama son model değil, biraz eskidi artık.

      Sil
    8. Daha önce gözlemleyen oldu mu bilmiyorum: Mahfi Bey, çok sabırlı bir insansınız ve kalp kırmaktan çekinen bir mizacınız var. Ne yalan söyleyeyim, peygamber olsaydınız, sünnetinizi takip ederdim, o derece...

      Sil
  4. Mahfi Bey unuttuysanız hatırlatırız:
    8 Haziran sabahı Yeni Türkiye yolunda ikinci yarı başlıyor!

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bu bir futbol maçı mı ki ikinci yarısı olsun.

      Sil
    2. Hocam cevap çok güzel olmuş :) kimine göre sinema arası, kimine göre maç arası. Halbuki ülke aynı ülke, tabela değiştirmekle devrimler yapmak arasında ki farkı henüz idrak edemeyenler mevcut :))

      Sil
    3. Takım ilk 15 dakikada attığı bir golün üzerine yattı. İkinci yarı 5 yemezse iyidir.

      Sil
    4. Evet tabii bir ülkenin kaderini bir futbol maçı gibi takdim edince işler karışıyor. İkinci yarı bitince ne olacak?

      Sil
    5. Ikinci yarisi varsa bitisi de vardir. Biz bu cumhuriyeti bir gun bitirmek icin mi kurduk? Batan 17. Turk devleti mi olacak? Yerine 18. sini kurabilecekmiyiz o zaman?

      Sil
  5. Hocam adeta "iyi halt yediniz, hadi ayiklayin bundan sonra pirincin tasini" der gibi olmus. Yoruma cidden gerek yok.
    Anlamiyorum, su ulkenin ekonomisini sizin gibi ehli adamlara verip ucurmak cok mu zeka istemis?

    Hayirlisi adimiza.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ben bu işlere talip değilim. Türk tipi siyaset bana göre bir iş değil. 25 yıl siyasetçiyle uğraştım bürokrat iken. Bir daha uğraşamam. Türk siyasetçisiyle uğraşmanın ne demek olduğunu bilemezsiniz. Ben burada çok iyiyim. Akıl sonran olursa yazılarımı kendime yazsam da herkese açıktır. İsteyen okur. Beğenirse alıp bakar, uygular, beğenmezse 'adam zaten bize değil kendine yazmış' der geçer.

      Sil
    2. Benim bir tespitim var, Türk siyaseti ile ilgili. Yeri gelmişken paylaşmak isterim:
      Örneğin XYZ partisinden siyasete atılmak istiyorsunuz. Partiye gidersiniz, seçim listesine girebilmek için
      daha önceden belirlenmiş bir hava parasını ödeyerek listeye girersiniz. Aday adayı olduktan sonra kesenin
      ağzını biraz daha açarsınız. XYZ seçim kurulu üyelerini yemeklere götürürsünüz, kendinizi aday seçtirmek için.
      XYZ partisine ödediğiniz para oranında, sıranız belirlenir. Yani en çok parayı bastıran 1. sıradan, diğerleri sırayla 2. ve 3.. sıralardan aday olur. Aday olmayı bu şekilde başardıktan sonra, kesenizi bu sefer sonuna kadar açarsınız, kendinizi halka tanıtmak için gereken bütün seçim kampanyaları, reklam broşürleri, hepsini siz organize eder ve ödersiniz. Sanırım bugünün parasıyla en az 300 bin lira harcamak gerekiyor, milletvekili adayı olmak için... Bu rakam bir çok insan için çok ciddi bir bütçe. Türkiye'nin beyin kadrosunun ne bu işe ayıracak bütçesi, ne de bu işlere ayıracak vakti olmadığı için, sonuç ortada...

      Sil
    3. Ya özür dileyerek bi atasözü paylaşayım Kaz gelecek yerden tavuk esirgenmez.....bence olay sadece para değil düşünebilen insanlar siyasete bulaşırlarsa cuzzam mikrobu bulaşmış gibi curumeye başlıyorlar bizim ülkemizde ve sonuçte düşünememeye başlıyorlar ki bunun birçok örneği mevcud...

      Sil
  6. Dünya ile bu denli bağlı olmak ne derece doğru merak ediyorum. Elbette kabuğumuza çekilelim gözümüzü kapayalım demiyorum ama suların her şeyi önüne katıp geldiği zamanlar için bir kapak olması gerekmez mi ? Adı ne olursa olsun sistem adil bölüşümü esas almalı. Mahfi Hocam siz bu işlere kafa yormuş birisisiniz. Asgari ücrete biraz zam deyince patronlar ve hükümet tavır alıyor ve bunun arka fonuna da ekonominin rekabet edemeyecek duruma gelmesini koyuyorlar.
    1) Söylenenlerde kismen haklilik payi vardir fakat sistem bu tehditleri englleyecek ne yapabilir?
    2) Birey olarak ben agari bir yasam düzeyini bile tutturamiyosam sistemin batmasini istemem etik disi midir?
    3) insanlari kardan başka harekete, üretime tesvik eden bir sey yok mudur?
    4) 3`üncü soruya cevabiniz hayir ise bence cözum egitimde ama akademik bir egitimden ziyade değerler egitiminde
    Bu vesileyle de size teşekkuru borc biliriz. Saygılarla...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Aslında bütün sorularınızın yanıtını siz 4'üncü şıkta vermişsiniz. Çok doğru biz değerleri kaybettik. Yanlış yollardayız. Onun için de tartışmalar gelip kısır noktalarda takılıp kalıyor.
      Gini katsayısının 0,40 olduğu bir toplumda gelir dağılımının düzeltilmesini istemek elbette ki doğru bir tavırdır. Bunun yolu da bir anlamda asgari ücretten, işgücüne yapılan ödemelerin artırılmasından, emekli aylıklarının yükseltilmesinden geçer.

      Sil
  7. Hocam gösterge faiz ile politika faizi arasındaki ilişki nedir _?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Şu yazılarıma bir göz atın:
      http://www.mahfiegilmez.com/2015/05/ekonomi-politikasyla-ilgili-faizler.html
      http://www.mahfiegilmez.com/2013/07/guncellenmis-faiz-dersi.html

      Sil
  8. Hocam yazılarınızı arkadaşlarla beğenerek okuyoruz.Ele almış olduğunuz yazılar birbirinden değerli her birinin önemini biliyoruz fakat sizin örneklerle daha da basit hale indirmek zor zanaat.Sizin yazılarınızda tahvil bono piyasası , emtia ve değerli madenler piyasası, Küresel piyasalar hakkında herhangi bir yazınıza rastlamadık...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkürler.
      Arada bir finansal piyasalar üzerine de yazılar yazıyorum.Daha sık yazayım.

      Sil
  9. Hocam merhaba,
    bu tablolardan benim anladığım seçim sürecinde olan bir ülkede risk olur ve para riski sevmediğinden ülke dışına yada daha güvende olacağı yere göçer , benim sormak istediğim seçim sonrası tekrar bu para döner mi? ya da dünya üzerindeki dengelerin halen tam yerine oturmadığını düşünürsek , paranın bize dönmesi için ne yapılmalı?
    Tşk.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Para=risk demek sadece para belirsizligi sevmez

      Sil
    2. Secimden dolayi volatil piyasaya devam ucasagi bes yukari boyle olacak gibi buyume dusuk enflasyon yuksek issizlik ayni faiz yulkari doviz stabil.

      Sil
    3. Seçim sonrasında paranın bize dönmesi için sanırım faizleri yükseltmek gerekecek.

      Sil
  10. Çalışana verilmeyen zam, yatırıma dönmüyorsa, işveren kendi bacağına kurşun sıkıyor. Ayrıca çalışan tüketemediği/ tasarruf edemediği için yatırımın finansmanı da dışardan oluyor. İşveren, vermiş olduğu zammın kendisine döneceğini neden anlamaz.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bu biraz çelişkili bir durum. Çalışana para verirseniz onlar harcayacağı için talep artar, artan talebi karşılamak için üretim artar, artan üretimi karşılamak için yeni yatırım gerekir. Yani çalışana zam yapmazsanız yatırımcı üretip de satamayacağı iş için yatırım yapmaz.

      Sil
  11. hocam büyüme ile oy oranı ilişkisi adlı yazılarınızdan sonra hesaplamama göre ak partinin oy oranı yüzde 44 ile yüzde 39 arasında bir yerde oluyor. yüzde 41.5 tam ortası. bakalım ortaya göre ne kadar sapacak.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bu hesaplamanız benim yüzde 38 ile 42 arasındaki hesabıma yakın sayılır. Ben de orta nokta olarak yüzde 40 verdim ve +/- 2 puan dedim.

      Sil
    2. 41.5 hemen hemen tuttu hocam :)

      Sil
  12. Hocam hukuk ve adalet sistemini sorguladigimiz ve bircok eksikliginin oldugunu söylediğimiz ulkemizin değerli hakemi cuneyt cakirin dunyanin en onemli final macini yonetmesi de ayri bir ironi. Gelir dağılımı adaletsizligini burada bile görüyoruz ülkemiz futbolunda hakemlerden yana cok sikayetciyiz fakat en guvenilen hakem de bizde. Hicbir alanda istikrarimiz yok :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. İstisnalar kaideyi bozmaz diye bir söz var biliyorsunuz. Her konuda istisnalar çıkabilir. Ama Çakır'ın durumunun yarattığı ironi gerçekten hoş.

      Sil
  13. Hocam, ülkemizdeki seçimler sonuçlandıktan sonra, grafiklerinizle cahil bir insanın bile anlayabileceği sadelikle anlattığız; yazınızdaki tablonun ülke lehine gelişmesini sağlayabilecek, aklı başında- vicdanı kalbinde bir siyasi tablonun TBMM'nde bulunabileceğine inanıyor musunuz? Bir de ülkedeki hukukun son durumunu grafiklerle anlatabilmek mümkün mü?
    Saygı ve sevgilerimle emeğinize sağlık diyorum.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ülkenin insan profili ne ise meclisdeki profil de aşağı yukarı odur. O nedenle hayale kapılmak doğru değil diye düşünüyorum.
      Hukuk konusunda böyle grafikler yapmak kolay değil. Çünkü hukuk alanındaki durumu sayılara, oranlara dökmek ekonomideki kadar kolay değil.

      Sil
  14. Hocam, sayın Yalçın Küçük hakkındaki görüşleriniz nedir? Hatırladığım kadarıyla, siz Mülkiye'deyken hocanızdı?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yalçın Küçük benim Mülkiyede hocam olmadı. Bildiğim kadarıyla Mülkiye mezunu olmakla birlikte Mülkiyede hocalık yapmadı. Sanırım ODTÜ, AİTİA ve Gazi Üniversitesinde öğretim üyeliği yaptı. Benim Gazi Üniversitesinde doktora programında aldığım seçimlik sosyal bilimlerde araştırma yöntemleri adlı dersin hocasıydı. Derse fazla gelmedi. Onun yerine doçenti geldi. Derse geldiğinde de Türkiye Üzerine Tezlerde yazdıklarını anlatıyordu. Dolayısıyla hocalığı ve ekonomi bilgisi hakkında fazlaca bilgim yok.

      Sil
  15. Hayirli olsun sonunda gercek demokrasi geldi:))

    YanıtlaSil
  16. ikinci yari bitti hayirli olsun herkese

    YanıtlaSil
  17. Mahfi Bey, bu güzel özet için çok teşekkürler. Bir seçim daha tamamlanmak üzere iken sonuçlar neredeyse kesinleşmek üzere. Siz, ekonominin büyüme oranı ile iktidar partisinin oy oranı arasındaki ilişkiye göre bu seçimde iktidarın %38-%40 arasında bir oy alabileceğini bir yazınızda yazmiştınız. Ben o yazıyı yazdığınız gün okuduğumda, bilimsel bakış açınıza güvendiğim ve bunu yazılarınızda net gördüğüm için bu sonucun çıkacağına inanmıştım. Bu son haftada da arkadaşlarla bu oran üzerinden bahse de girdim. Sonuçlara baktığımızda kesin olmayan sonuçlar olsa da iktidar partisinin %41 oranında oyu görünmektedir. Sizi tekrar tebrik ediyor ve sizi yanlı gösteren yorumcuların bir kez daha tarafsız düşünme fırsatını değerlendirmelerini dilerim. İyi ki varsınız.

    YanıtlaSil
  18. AKP kürt açılımı dedi, CHP destekledi
    AKP Atatürk'e Dersim diye saldırdı, CHP'de Tunceli'ye Dersim dedi.
    AKP de CHP de ekonominin patronunu Kemal Derviş olarak belirledi.
    Şimdi bunların arasındaki fark ne?
    Klozet farkı,

    Mecliste de PKK

    sonuç budur

    YanıtlaSil
  19. Her şey "VİRAL REKLAM GEEKLİĞİ" değil !

    Her şey "TCMB'NİN DEPO FAİZİ AYARLAMASI" değil !

    Her şey "KÂR MAKSİMİZASYONU" değil !

    Her şey "KAPİTALİZM" değil !

    "Partilerin başarı sıralamasıyla maddi olanak sıralaması ters orantılı:
    En yoksul HDP en galip, en zengin AKP en mağlup.
    Para yetmiyor..."

    https://twitter.com/cakir_rusen/status/607624607420547076

    Ruşen Çakır (Gazeteci)
    7 Haziran 2015

    YanıtlaSil
  20. TÜRKİYE; EKONOMİK KRİZE KİMİN YÖNETİMİNDE GİRECEĞİNİ BELİRLEMEK İÇİN SANDIKTA OY VERME İŞLEMİNİ TAMAMLADI!

    İŞTE ADAYLARIN OY ÖNCESİ SON AÇIKLAMALARI:

    Tarihinin 18. genel seçimine girmeye hazırlanan Türkiye, yaklaşan ekonomik felaket esnasında kimin kafasına yazar kasa fırlatıp; kimin alanlarda yuhalanacağının yanıtını sandıkta vermeye hazır. Kriz alametlerinin giderek belirginleşmesi sayesinde ilk kez ekonomik buhran esnasında hükümetin başında kimin olacağını belirleme şansına sahip olan seçmenler, bu tarihi fırsatı en iyi şekilde değerlendireceklerine emin.

    HALK; EKONOMİK KRİZ ORTAMINDA İLK DEFA SÖZ SAHİBİ OLACAK

    7 Haziran Genel Seçimleri’ne sayılı saatler kala, seçmenlerin ne için oy verecekleri de tamamen netlik kazanmış durumda. Siyasi partiler ‘Barajı geçer miyim, başkanlık sistemini getirebilir miyim, koalisyon kurar mıyım?’ gibi beklentilerle seçime girerken; vatandaşlar ise göz göre göre gelen ekonomik krizde kimin iş başında olacağını belirlemek için sandığa gidecek. Konuya ilişkin bugün bir açıklama yapan Ande-Ar Araştırma Şirketi Başkanı Ramazan Dilmen de “Halk da durumun farkında ve bunun için oy kullanacağının bilincinde. İlk defa da bir ekonomik krizde söz sahibi olduğu için de neredeyse memnun” sözleriyle tabloyu doğrulayarak, genel seçimler tarihinde bir ilk yaşandığını kaydetti.

    TARİHTEN FARKLI ÖRNEKLER

    “Aslında geçmişe baktığımızda Türkiye’de seçimlerde hükümetin seçildiğini söylemek son derece güç” diyerek sözlerine başlayan Dilmen, bugüne dek yaşananlardan çeşitli örnekler verdi. Dilmen’e göre 1946’da ‘açık oy-gizli sayım’ kuralıyla yapılan ilk seçimlerde “Hangi partiye oy verirsek sandık başında bekleyen jandarma .ötümüzü kesmez?” sorusu yanıtlandı ve seçmen CHP’ye 395 milletvekili kazandırarak vücut bütünlüğünü korumayı başardı.

    1970’lerin çalkantılı ortamındaysa bu defa her ikisi de ülkeye çok şey kazandıracağını iddia ettiği halde pek de bir iş yapmayan liderler arasında “Şişman ve çoban olan mı yoksa zayıf ve şiir yazan mı?” seçimi gerçekleştirildi. 12 Eylül darbesinin ardından da Türkiye, “Hangi lider, ülkede demokrasi varmış gibi yapabilir?” sualine cevap vermek üzere sandıkların başına gitti. Dilmen, bu defa da sıranın ekonomik krize geldiğini vurguladı.

    PARTİ LİDERLERİ BAŞLARINA BELA ALMAYA HAZIR

    Bu durumun buz gibi farkında olan parti liderleri de, her şeye rağmen “Kriz geldiğinde hükümetin başında olan parti” olabilmek için canla başla mücadele ediyor. Kılıçdaroğlu, geçtiğimiz günlerde miting için bulunduğu Edirne’de yakın çevresine “Bize hiç nasip olmadı bugüne kadar, ama hayırlısıyla ilk defa başımıza iş almaya bu kadar yakınız” ifadelerini kullanırken, MHP kanadı ise 2001 krizinde de hükümette olduklarını hatırlatarak “tecrübe” vurgusu yaptı. AKP Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu ise özel durumunu hatırlatarak vatandaştan oy talep etti.

    “Valla boyum diğerlerine göre kısa, daha az enerjiyle fırlatılabilir o yazar kasa benim kafama” sözleriyle herkesi kendisine oy vermeye davet eden Davutoğlu’na yanıt veren HDP Eşbaşkanı Demirtaş ise “Kürt, Alevi, Ezidi demeden artık sesini duyurmak isteyen ‘biz de doya doya krize isyan etmek istiyoruz’ diyen tüm Türkiye halklarını kucaklıyoruz” sözleriyle bu kutsal göreve talip olduklarını ifade etti... Haber yayına hazırlandığı sırada dört partinin de ülke ekonomik krize girerken en tepede olma mücadelesi son hızıyla sürüyor.

    http://zaytung.com/haberdetay.asp?newsid=280680

    YanıtlaSil
  21. 01 Mayıs 2015 tarihli " İktidar partisinin oy oranı ile ekonominin büyüme oranı arasındaki ilişki üzerine bir deneme " başlıklı yazınızda; bilimsel bakış açısıyla iktidar partisinin 07 Haziran 2015 seçimlerinde alabileceği oy oranını geliştirdiğiniz hipotezinizle hesaplamıştınız. Neredeyse tam 12'den vurup; bilimin yanılmayacağını ( çok iyi bir bilim insanı olarak kendinizin de yanılmadığını ) bir kez daha ispatladınız.
    Teşekkürler..

    YanıtlaSil
  22. Hocam gerçekten yapıcı bir akp-chp koalisyonunun bu ülkeyi uçuracağını düşünüyorum fakat gördüğümüz üzere Akpnin niyeti daha doğrusu Erdoğan'ın niyeti bu ülkeyi yönetmek değil kendi zihniyetince sahip olmak olduğu anlaşılıyor. Akp ye oy veren arkadaşlarım şimdi Erdoğancı ve Mevcut ak partici olarak bölünmüş vaziyetteler. Mevcut Akparti Erdoğanın boyunduruğundan kurtulup böyle bir koalisyona cesaret edemez görülüyor. Mhp-akp koalisyonu bence olmamalı. Bana çok tehlikeli geliyor. Akp-chp koalisyonu sizce mümkün mü? Seçim öncesinde böyle projeler olduğuna dair yazılar okumuştum.

    YanıtlaSil

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...