6 Nisan 2016 Çarşamba

Niçin Analiz Yapamıyoruz?

Çoğu öğrenci türev almayı bilir, ama yine çoğu türevi niçin aldığını, bu işlemin ne işe yarayacağını bilmez. Eğitim sistemimiz genel olarak ezbere dayalı bir sistem olduğu için amaç açıklamaya yönelmez. Oysa bir insan yaptığı işin neye yaradığını, nasıl bir sonuç yaratacağını bilmezse o işten ne ona ne de başkasına hayır gelmez. Aldığı türevin ne işe yarayacağını anlamayan insan bunu bir analiz tekniği olarak öğrenmek yerine kendisine empoze edilmiş bir görev olarak yapar. Böyle bir durumda öğrenip sindirmek yerine ezberleyip geçer. Öyle olunca da bu araçları gerektiğinde analize katamaz. Yeterince aracı analize katamayan insan analitik düşünmeyi de başaramaz.

Ekonomi bilimi okuyanların, okuduklarını yaşama uygularken ya da karşılarına çıkan sorunları çözerken analiz yapmaları gerekir. Ne var ki ekonomi okumuş çoğu insan, üniversite eğitimi de büyük ölçüde ezbere dayandığı için, tıpkı türev almayı bildiği halde türevin ne işe yaradığını bilmeyen öğrenci gibi ekonomi konularını bildiği halde analiz yapamayan kişi konumundadır. Öyle olunca da faiz ile enflasyon, büyüme ile istihdam arasındaki ilişkileri kuramaz. Hatta daha kötüsü bu ilişkileri ters kurar, neden – sonuç ilişkilerini birbirine karıştırır. Etrafınızda enflasyonun talep enflasyonu mu maliyet enflasyonu mu olduğunu ölçüp biçmeden, “faiz enflasyonun sonucu değil nedenidir” diyen pek çok insan görürsünüz. Bunu öylesine kendilerine güvenen bir tavırla söylerler ki eğer analitik düşünme yeteneğiniz gelişmemişse siz de, enflasyonun niteliğine bakmayı ihmal ederek, onlara inanıp peşlerine takılabilirsiniz.  

Bu blogda analiz yapmak, analiz yeteneğini geliştirmek ve olay yeri incelemesini ekonomiye uyarlamak gibi konuları içeren bir seri yazı yazdım. Bu yazılara yönelik ilgiye ve gelen soru ve yorumlara bakınca ekonomik analiz konusunda büyük bir boşluk olduğunu, üniversitelerde bu çerçevede bir ders olmamasının büyük eksiklik olduğunu düşünmeye başladım. Ekonomik analiz başlığı altındaki kitapların ya da derslerin tam olarak eksikliğini gördüğüm anlamda bir ekonomik analiz eğitimi vermediğini gördüm. Bu kitapların bazıları ekonominin konularını ekonomik analiz adı altında veriyor, bazıları ise matematik, istatistik ve ekonometriye dayalı modellerle konuyu ele alıp farklı bir biçimde analize tabi tutuyor. Matematik, istatistik ve ekonometrik tekniklerin ekonomik konuları ve ilişkileri analiz etmekte yararı tartışılmaz kuşkusuz ama analiz mutlaka matematik teknikler kullanılarak yapılması gereken bir şey değil. Bunları düşünürken sonunda kolları sıvayarak bir Ekonomik Analiz kitabı yazmaya başladım. Kitap ekonomik konularda analiz yapmak isteyen herkese yönelik olacak.

Yazmakta olduğum kitapta, ekonomi okuduğu halde ekonomik konuları analiz edemeyenlere, matematik teknikleri kullanmaksızın analiz yapmayı öğretmeyi hedefliyorum. Kitabı, olabildiğince basit tutarak ve bol ve güncel örnekleri kullanarak yazıyorum ki okuyanlar daha önce anlayıp yerli yerine oturtamadığı ekonomik konularda kolayca analiz yapmaya başlayabilsinler. Konuları tümden gelim ve tüme varım analiz teknikleri çerçevesinde aşama aşama ele alıp sonuna kadar analiz ederek hipotezden sonuca varacak bir yöntem izliyorum. Olay yeri incelemesi yapan ve kanıtları toplamaya çalışan dedektif gibi olayı çözüp analiz etmeye yarayacak verileri toplayıp analizde kullanmanın yollarını anlatmaya çalışıyorum.

Öyle sanıyorum ki yayınlandığında örneği olmayan bir kitap olacak. Ve yine öyle sanıyorum ki bu kitap, bir süre sonra üniversitelerde bu başlık ve bu kapsam altında yeni bir dersin verilmesine yol açacak. 

220 yorum:

  1. Kolay gelsin hocam...Kitabınızı bekliyor olacağım...

    YanıtlaSil
  2. Size defalarca yazdım ama küçümser yaklaştınız.

    Ekonomi veya iktisat, ne derseniz deyin, bilim değildir! 48 küsür yıldır size ve sizin kuşağınıza 'bilim' diye öğretilmiş olması, bugün de 'bilim' olduğunu ispatlamaz! Bugün ekonomi (iktisat), en geniş kapsamlı ve tek kelimelik açıklanacaksa eğer, bir tür disiplindir. İlk önce sizin kuşağınızdan ekonomistler bunu anlamalı!

    Bir diğer husus, yazmakta olduğunuz analiz kitabında, siz de matematik temelli bir çizgi izleyecekseniz, bu kitabı hiç yazmayın daha iyi! Yukarıda 'matematiğe o kadar ağırlık vermeyeceğim' yazmışsınız ama eliniz kayabilir, dikkat edin!

    İçinde 'insan davranışları'nın olmadığı, yok sayıldığı ekonomi (iktisat) diye bir şey yoktur!

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Tamam peki, anladık, ısrar yok.

      Sil
    2. PLASEBO ETKİSİ

      Geleneksel (neoklasik) iktisat, yıllarca insanı matematiğe dayalı modellerin içine sıkıştırmaya çalıştı. İnsanı, karşılaştığı en karmaşık problemleri formüle edip çözebilen ultra rasyonel bir varlık olarak varsaydı. Psikolojik faktörleri, belirsizlik dönemlerinde karar alınırken başvurulan "zihinsel kısa yolları", duyguları, dışsal etkileri göz ardı etti. İnsanın her zaman "fayda-maliyet analizi" yaparak, matematik kullanarak kendisi için "en doğru ve en yararlı olanı" seçtiği ve seçeceği kabul edildi.

      Bu varsayımlara dayalı ekonomik modelleri temel alan politikaların ekonomik aktivitedeki konjonktürel dalgalanmaları nasıl yönettiği ya da yönetemediği ise ortada.

      Bu çerçevede son yıllarda iktisatçılar; psikoloji, sosyoloji ve antropoloji gibi insan davranışlarını irdeleyen sosyal bilimlerden daha çok destek almaya başladı. Bu farklı disiplinler arasında ortak bir çalışma olanı oluştu ve "davranışsal iktisat" doğdu. Hızla da gelişti. 2002 yılında Nobel Ekonomi ödülünün Daniel Kahneman isimli bir psikoloji profesörüne gitmesi bu alandaki çalışmaları hızlandırdı.

      İnsanın her zaman rasyonel hareket eden "homo economicus/ekonomik insan" olmadığı düşüncesi giderek güç kazanırken "sınırlı rasyonellik" ve "normal insan/gerçek insan" kavramları literatürde daha çok yer bulmaya başladı.

      Yazımın devamının bu girizgaha ihtiyacı vardı. Başlığıma dönüyorum, "plasebo etkisi":

      Plasebo (placebo, placera) latince bir kavram, "memnun edeceğim, hoşnut bırakacağım" şeklinde karşılık bulmuş Türkçemiz'de.

      Tıp ve psikiyatride yaygın kullanımı var.

      Halk arasında "şeker hapı" olarak bilinir.

      Hastaya ilaç şeklinde şeker verilir. Halbuki, her yönüyle (renk, biçim) ilaca benzeyen bu şeyin içinde tedavi edici hiçbir kimyasal madde bulunmamaktadır. Verilen ilaç özünde etkisizdir. Ancak hasta kendisine verilenin ilaç olduğuna inanmıştır ve "bu, bana iyi gelecek" algısına kapılmıştır. Sürecin sonunda psikolojik ya da fiziksel iyileşme yakalanabilmektedir.

      Buna plasebo etkisi deniyor.

      Çok basitleştirdik lakin plasebo etkisini ölçen binlerce araştırma yapıldı. Ve zaman zaman ciddi anlamda başarıya ulaşıldığını ortaya koyan birçok klinik çalışma var.

      Avrupa Merkez Bankası (ECB) iki hafta önce "güya" kapsamlı bir teşvik paketi devreye soktu.

      İçinde ne vardı?

      Zaten sıfıra yakın olan politika faizini sıfıra indirdi. Zaten para bolluğu içinde olan ama bu parayı kredileştirmeyen bankalara daha çok para vereceğini açıkladı. Kendisine para getiren bankaları zaten cezalandıran ECB bu cezanın biraz daha büyük olacağını açıkladı.

      Özetle ECB, ekonomik aktörlere ilaca benzeyen ama içinde tedavi edici özellikler barındırmayan bir "şeker hapı" verdi. Ekonomik aktörlerin psikolojisini "bu, bana iyi gelecek" yönünde değiştirmeye çalışan ve bu sayede onları tüketim ve yatırıma yönlendirmeyi amaçlayan bir hamle.

      ECB, para politikası ile "plasebo etkisi" yaratmaya çalışıyor. Bu son çırpınışların ne kadar başarılı olacağını ise zaman gösterecek.

      Erkin Şahinöz
      http://www.takvim.com.tr/yazarlar/erkin_sahinoz/2016/04/02/plasebo-etkisi

      Sil
    3. Talep kanunu dünyanın her yerinde aynıdır. Yani eğer bir mal giffen mal değilse miktarı arttıkça talebi azalır, miktarı azaldıkça talebi artar. İktisat bir sosyal bilim olarak sadece psikolojiden değil sosyoloji ve daha bir çok bilimden de faydalanır. Ancak insanlık tarihinin son yüzyıllarına bakacak olursanız dünya insanlar istediği için bu hale gelmedi bilakis bir avuç kafası çalışan belki iyi belki de kötü insan dünyayı bu hale getirdi. Hâsılı kelâm iktisat acımasız bir bilimdir. Mevcut dünyanın yani vahşi kapitalizmin de babası hatta ta kendisidir. Basit yazıyorum ki siz de anlayasınız diye.

      Sil
    4. Çocukken ben de dünyayı böyle basit görür, sorunların çözümünü böyle kolay zanneder, üç beş kötülüğü alt edince her şeyin düzeleceğini sanırdım. Güzel günlerdi.

      Sil
    5. iktisat ister bilim olsun ister olmasn fark etmez biz bu bölümün svdalısıyız ne demiş mecnun leyla için gel birde benim gözümden bak:)

      Sil
  3. Çok büyük bir eksikliği giderir bu hocam,yüksek lisansda hocalarda dahil olmak üzere bağıntı kurabilen,analiz yapabilen çok az ekonomist ve adayı gördüm.Ezbere dayalı eğitim, neden sonuç ilişkilerini bağdaştırmamızı veya çözümlememizi zorlaştırıyor.Gerçekten eksik noktalara el atıyor ve zevkle okunacak yazılar yazıyorsunuz.Emeğinize sağlık, Allah ilminizi artırsın.

    YanıtlaSil
  4. Tarih kitaplarına baktığımızda sorumsuz insan görmeyiz. Peygamberler, kahramanlar, şehitler hülasa başkasına hayrı olsun diye kendinden geçenlerin diğer insanlardan en önemli farkı sorumluluk duygularının çok gelişmiş olmalarıdır. Sorumluluk öyle bir duygudur ki Çanakkale Savaşı sürerken Gazi Paşa "Sorumluluk duygusu ölümden bile üstündür." mealinde bir söz söylemiştir. Nedense yazınızı okuyunca bunları hatırladım. İyi ki varsınız hocam.

    YanıtlaSil
  5. Sayın Eğilmez, benim görüşüme göre, yetişme tarzımızda okulda, evimizde , çevremizde duyduğumuz veya bize öğretilen şeyleri kabulleniyoruz, öğrenmiyoruz. Öğrenmemiz için bize söylenilen şeylerin ne kadarının doğru, ne kadarının doğru olmadığını düşünmemiz ,araştırmamız ve muhakeme etmemiz gerekir. Böylece genellikle düşünme ve muhakeme yeteneğimiz gelişmiyor. Bu nedenle neden yan baktın diye ölümüne kavga edebiliyoruz. Kabullenmekle, öğrenme arasındaki farkı anlamamız gerekir. Bazen ise bize, düşünce tarzımıza, anlayışımıza ters gelen konularda hemen reddediyoruz, ne kadarı doğru, ne kadarı doğru olmadığını bile anlamaya çalışmıyoruz. Olaylara toptan yaklaşıyoruz, konular bize ya siyah veya beyaz geliyor, bunlardan çok daha geniş olan gri kısmını anlamak için düşünme veya muhakeme yeteneğimiz yetersiz kalıyor.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Aynı kanıdayım. Pek çok nedeni var bunun. En önemlisi sorgulayan insan istemeyen bir coğrafyada bulunmamız.

      Sil
  6. Hocam merhaba,
    Faiz ve enflasyon arasında talep enflasyonu varsa ilişki ters eğer maliyet enflasyonu varsa ilişki doğrusal oluyorsa enflasyon faizi nasıl körüklüyor.Yüksek kur,düşük faiz politikası olduğunda enflasyon faizi körüklemiyormuydu?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bunların hepsini kitapta inceleyeceğiz.

      Sil
  7. Oleeeeyyy.. heyecanla bekliyoruz Hocam

    YanıtlaSil
  8. Tahmini bir tarih var mı hocam?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Sonbahar diyelim de bir hedef olsun.

      Sil
  9. http://www.bloomberght.com/haberler/haber/1865682-zeybekci-yuksek-enflasyon-yuksek-faizin-sonucudur ekonomi bakanlığı yapmış zeybekcı : Yüksek eflasyon , yüksek faizin sonucudur demiş.. Ekonomi bakanlığı yapmış.

    Yüksek Faiz , yüksek enflasyonun sonucudur.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bakan olmak doğruyu bilmek ya da söylemek anlamına gelmiyor biliyorsunuz.

      Sil
  10. Hocam merakla bekliyor olacağız...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Açık söyleyeyim ben de sonucunu merak ediyorum.

      Sil
  11. Hocam, bu blog kitap satışlarınızı artırdı mı?

    Bu yorumu yayınlayacağınızı varsayarak yazıyorum.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Maalesef tersine düşürdü. Zaten blogda okuyoruz diyenler kitapları almıyor. Oysa blogla kitaplar aynı değil. Ama olsun ben bilgi paylaşmaya devam edeceğim.

      Sil
    2. Hiç kitapla burdaki yazılar bir olur mu anlamak zor. Ve kitabın zevki bambaşka

      Sil
  12. Ne analizi manalizi tanalizi banalizi, saçmalamayı ne çok seviyorsunuz!

    Bize plan değil pilav lâzım, ne çabuk unuttunuz!

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yok unutmadık da pilavı ne kadar ve nasıl yapacağımızı da planlamak gerekir diye yola çıkıyoruz.

      Sil
    2. :))))) Harikasınız hocam.

      Sil
  13. enflasyonun niteliğine bakmayı ihmal ederek... İç ve dış odaklar ülkemizdeki enflasyonu kur aracılığı ile yükseltiyorlar! Böylece TCMB'yi PPK faizini yüksek tutmaya mecbur ediyorlar! Eğer PPK faizini düşürürsek, bütün bu odakların hamleleri suya düşer!

    Bunu göremiyor musunuz?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. İşte analiz yapamayışımızın nedeni bu yanıtta. Her yaptığın hatayı, her anlamadığın konuyu başkalarına yükle, sorumluluğu başkalarına at ve rahatla. Bu şekilde yetişen insan analiz yapamaz.

      Sil
    2. Hangi sorumluluğu başkalarına atmak, ne rahatlaması Mahfi bey! Ne yazdığınızın farkında mısınız!

      İç ve dış odakların hamleleri hiç mi yok! Bugün (6 Nisan) kur niçin 2,86'ları test etti zannediyorsunuz Mahfi bey!

      Artık Bretton Woods çağında değiliz! 2016'dayız! Panama belgelerinden hiç mi haberiniz yok! Elektronik ortamda artık her şey mümkün!

      Haliyle, iç ve dış odakların kur aracılığı ile ülkemizde enflasyonu yükseltmesi de mümkün! Bunu niçin anlamak istemiyorsunuz?

      Sil
    3. Eskiden enflasyon canavari vardi. Simdi faiz lobisi, doviz lobisi, paralel yapi, pkk, daes, deas, isid vb. var. Bizim hukumetlerimiz yanlis yapmaz hocam. Bizim hukumetlerimiz her zaman en dogrusunu en namuslusunu en onurlusunu yapar da; dis mihraklar bir canavar hazirlayip yollarlar uzerimize. Zavalli hukumetlerimizde yilmaz sovalyeler olarak can siperhane savasirlar... :))))))))))))

      Sil
    4. Yav hee kardesim hee.bu iç ve dış odaklar ebediyete kadar azgelismis kafanızın bir savunma harcı olacak. Hocam bazı saçma yorumlara cevap vermeyin diyeceğim ama tarzınız değil biliyorum. Emeğinize sağlık hocam.

      Sil
    5. İktisat ile ilgileniyor,iktisadi konuları bilimsel argümanlarla temellendirilmiş ve güncel,yenilikçi bir bakış açısı ile sunan bir blog ise ihtiyacınız güzel tercih fakat mihraklı odaklı bilimle uzaktan yakından alakası olmayan sadece ideoloji bataklıklarınızı besliyecek kahve muhabbetinden öteye geçemiyecek enformasyon yığını arıyorsanız yanlış adres.İNsan biraz haddini bilmeli hiç olmazsa ne bilmediğini bilmeli. Hocam ellerinizle sağlık bu arada kitabınızı heyecan ve ilgi ile bekliyoruz

      Sil
  14. Hocam hayatınızda hiç jöle kullandığınız yıllar da oldu mu?

    YanıtlaSil
  15. Hocam sabırsızlıkla bu kitabınızı bekliyorum. Barış

    YanıtlaSil
  16. Evet yeni bir kitabın sancılı doğuşunu bekleyeceğiz. Bu Kitabinizda insanı psikolojisinin analiz yöntemlerine etkilerini bir bölüm olarak islerseniz seviniriz.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Kitabınızı yazarken Darwin, marksizm ve kapitalizm propagandası yapmayın da gerisi mühim değil.

      Bakalım, objektifliğinizi koruyabilecek misiniz!

      Sil
    2. Siz o kısımları atlayın okurken ama şimdiden söyleyeyim o zaman analiz yeteneğiniz eksik kalır.

      Sil
  17. Paylasmak bilgiyi artirir eksiltmez kitabinizi heyecanla bekliyorum

    YanıtlaSil
  18. Hocam bloktu diğer kitaplarınızdı günün koşuşturmacasıydı derken bana zaman kalmıyor. Siz bunları hangi ara yazıyorsunuz. Günün kaç saati uyur, kaç saati çalışırsınız?
    Ben de tembel sayılmam ama sizin bir gününüzü düşününce ve yaş farkını da değerlendirince moralimde bozulmuyor değil.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yaş farkı bazen deneyim farkı da getirdiği için lehe olabiliyor.

      Sil
  19. Hocam toplumsal duyarlılığınız için teşekkürler , keşke halkla daha içiçe olan kurumların başında olsanız da değer katsanız Nasıl olur ?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Emin olun bu blogdan daha çok değer katabiliyorum. Aslında sizlerle birlikte hep birlikte katıyoruz.

      Sil
  20. Hocam merhaba, kitap içeriği heyecan verici bence. Bekliyoruz. Emeğimize sağlık iyiki varsiniz. İlk kitabınızı sanırım 2002 de okumuştum üniversite yıllarında krizleri nasıl çıkardık daha sonra light günlük 14 yıl geçmiş. Saolun sizi takip etmek ayrıcalık.. Sayg.

    YanıtlaSil
  21. Hocam mükemmel bir fikir. Çok sevindim bu haberi duyduğuma. Bir nevi ekonomik Sherlock Holmes kitabı diyebilir miyiz bu kitaba?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Aşağı yukarı. O türe benzer bir analiz kitabı yazmayı deniyorum.

      Sil
  22. Kitabinizi sabirsizlik ile bekliyorum hocam.Guncel verileri takip ederken yorumlamak neden sonuc iliskini kurmakta zorlaniyoruz.Ve bizim dilimizden ancak siz anliyorsunuz.Tesekkurler hocam iyi ki varsiniz.

    YanıtlaSil
  23. Mahfi Hocam her hoca sizin gibi ilminin sadakasını bu şekilde verse beşeri sermayemiz epey sıçrama gösterir. Lisansımı ekonometri, yüksek lisansımı da Türkiye'nin en iyi üniversitelerinden birinde iktisat alanında aldım ve aynı üniversitede doktoraya başladım. Böyle bir arkaplana sahip bir kişi olarak şu kanaate vardım Hocam, YÖK acil bir şekilde doktora derecesi verme şartlarını yükseltmeli. Yani doktora eğitimi belli başlı 15 üniversitede verilmeli. İktisat için konuşacak olursam, insanlar ekonometri, istatistik ve matematik bilmeden doktora alıyor. Doktora düzeyinde Mikro iktisat dersi alıp "first order condition" duymayan doktoralı insanlar var. Bunları kutsamıyorum ama bize araç olarak çok gerekli. Lisansı olmasa bile yüksek lisans ve doktora programları acil düzenlenmeli ve en az birer matematik, istatistik dersi ve en az iki tane de ekonometri dersi konulmalı. O zaman dişe dokunur çalışmalar çıkar diye düşünüyorum. Saygılarımla Mahfi Hocam.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok teşekkür ederim. Dediklerini doğru, katılıyorum.

      Sil
  24. Hocam konuyla alakası yok ama bi şey soracagim iflas ertelemeler çiğ gibi buyur düşünceniz nedir bu konuda

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ben de duyuyorum ama yansımasını henüz rakamlarda göremiyorum.

      Sil
  25. Hocam fakültelerde "iktisadi trollük" diye bir ders varmış, yeni duydum.

    Sizin bu dersten haberiniz var mı, içeriği nedir? Curve'leri nasıl anlatıyorsunuz bu derste?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Siz bildiğinize göre siz anlatın zahmet olmazsa burada.

      Sil
  26. Hocam emeğiniz için teşekkürler,hocam iki tane kitap bekliyoruz biri Kolay Maliye diğeri Analiz.
    Hocam iktisat ve siyaset arasında nasıl bir ilişki var? İktisat okuyan bir öğrenci olarak siyasetten uzak kalmaya çalışıyorum çünkü sürekli bir gerilim siyasetidir gidiyor nasıl bir yol izlemek daha doğru olur?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. İlkini yazdım ve yayınlandı zaten: Kamu Maliyesi. Adı Kolay Maliye değil değil ama konuyu mümkün olduğunca kolay anlaşılacak biçimde anlattım.
      İktisat ile siyaset arasında yakın bir ilişki var. Zaten iktisatın ilk adı siyasal iktisat idi. Sonuçta nasıl bir iktisat politikası izleneceğini belirleyen de siyasettir. Siyasetten ayrı durmak başka bir konu, siyaseti ve iktisata etkisini öğrenmek ayrı bir konu.Eğer siyasetten hoşlanmıyorsanız siyaseti ve etkisini öğrenin ama siyasete girmeyin.

      Sil
  27. Muharrem Afşar7 Nisan 2016 00:12

    Mahvi hocam, bloğunuzu büyük bir keyif alarak takip ediyorum. Bir meslektaşınız olarak sizi ve açıklamalarınızı saygı ve takdirle karşılıyorum. Yeni çalışmanızın bu alanda büyük bir eksikliğin giderilmesinde önemli rol alacağını düşünüyorum. Yolunuz açık olsun. Saygılarımla...

    YanıtlaSil
  28. En güçlü olan değil, değişime en hızlı uyum sağlayan tür hayatta kalır.. bu sözün sahibi bellidir ve zaman ve olaylar göstermiştir ki, söz doğrudur, direnmek yanlış..

    Analiz önemlidir, analitik düşünme yetisi önemlidir, her şeyden evvel kişinin gelişimi için, gelişmiş bireylerden oluşan bir toplum için hatta ve hatta empati yapabilmek için bile analiz yetisine sahip olmalı insan, ekonomik sosyolojik yeter ki ideolojik olmasın, her hususta analiz yapılır hatalar ayıklanıp yola devam edilir bu esnada gelişme yaşanır. Zaman her daim ileri gider, geri giden tek canlı analiz yapamayan insandır ve yazıktır..

    Sormak sorgulamak irdelemek önemlidir, her vakaya topyekun doğru yada yanlış diye yaklaşmak sığ düşüncedir analiz yaparak yanlışın içindeki doğruyu ayıklayarak ilerlemek..

    Bilmeyen bilene kanar olay budur.. bilen bilmeyeni kandırır olay budur..

    Hasılı analiz yapma yetisine sahip olmak, olmamaktan yeğdir..

    Hiç bilen ile bilmeyen bir midir? bilmek için okumak, anlamak için analiz..( dünü bugünü en önemlisi yarını planlarken çünkü gelecekte bir gün gelecek )

    Teşekkürler Sayın Mahfi bey, teşekkürler sevgili katılımcılar.

    YanıtlaSil
  29. Analizin olduğu yerde sentez de olur hocam, unutmayalım kitabınızda...

    YanıtlaSil
  30. hocam,beatles dan en sevdiğiniz şarkı hangisi?

    YanıtlaSil
  31. soren kjerkegaard okudunuz mu hocam hiç ?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Korku ve Titreme, Felsefe Parçaları.

      Sil
  32. hocam yazınca burdan haberimiz olsn lütfen teşekkürler :)

    YanıtlaSil
  33. Mahfi hocam,oncelikle yeni kitabinızı sabırsızlıkla bekliyorum,aklıma takilan
    Bir soruyu sormak istiyorum;
    Bir ulkede enflasyon oranının 0 veya - değerde olması neyi ifade eder?
    Sevgi ve dua ile...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Enflasyonun 0 olması veya eksi olması yani deflasyon hali genellikle o ülkede talebin düşük olduğunu yani tüketimin düştüğünü, dolayısıyla üretimin de düştüğünü ve ekonominin büyümediğini gösterir. Japonya bunun tipik örneğidir. 25 yıldır enflasyonu 0 veya eksi. Japonya tüketmiyor ve büyüyemiyor.

      Sil
  34. işçisi,garsonu analiz yaparsa devlet çöker iç savaş başlar,anneannem bile evlilik programı izlemez bir saldırı tüfeği alıp hemen bir hendek kazar.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Korkmayın, bilimsel düşünmeden kimseye zarar gelmez.

      Sil
  35. Yazi icin tesekkur ederim, elinize saglik hocam.
    Burdan Ankara'da bir devlet universitesinde iktisat bolumunde okuyan ogrenci olarak yaziyorum. Malasef ulke genelinde cok az sayida olan ust duzey devlet universitelerini cikardigimiz zaman elde kalan diger tum universitelerin ogretim kadrosunun zayif oldugunu dusunuyorum. Tamam diyebilirsiniz ogrencilerin yaptigi bircok yanlis var ortada(derslere yeterince onem vermemek, tekrar yapmamak, eksta calismalar yapmamak vb.) ama ogrencileri siki tutucak olanda aslinda ogretmenlerin verecegi odevler ve ogrenci uzerindeki disiplini, emek vermesi, caba harcamasi degil mi? Yurtdisi universiteleriyle kiyasladigimiz zaman devlet universitelerinde hocalarin buyuk bolumunun akademik alandaki calismalara katilmada cok isteksiz, geride oldugu herkesin gozu onunde.
    Yanlis anlamanizi istemem ama sizin gibi bircok degerli hocalar ozel universitelerde hocalik yapiyor. Hakli olarakta ucretleri daha fazla oldugu icin buralara yonelmesine bizlerde itiraz edemiyoruz. Ama diyecegim odurki ulkede bu kadar devlet universite olacagina yarisi kadar olsun, hoca sayisi yari olsun, hocalarin ucretlerinde artis olsun ve de sizin gibi ogrencileriyle ilgilenen ust duzey hocalar olsun devlet universitelerimizde. Yani cidden bizde sikildik hocanin ilgisiz tavirlarindan, zoraki ilgilenmesinden. Ankara'da durum boyleyse diger anadolu sehirlerindeki devlet universitelerinde durum nedir dusunemiyorum. Universite egitimi adi altinda kalitesiz bir egitim almaktayiz. Benim dusuncelerim budur.
    Saygilar.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. O nedenle bu tür boşlukları doldurma görevi daha çok ve yaygın çalışmaya yönelme anlamında öğrenciye düşüyor. Ben Mülkiye'de okurken çok kaliteli bir öğretim kadrosu vardı. Ama dönem boykotlar ve işgaller dönemiydi. O nedenle ilk üç yıl yılda 8 ay ders yapacak yerde 3 - 4 ay ders yapabiliyorduk. O boşluklarda ek kitap okuyarak ders çalışanlar başarılı oldu. Ders yok deyip keyfini sürenler başarılı olamadı.

      Sil
  36. Hocam gercekten en büyük sorunumuz bu olsa gerek merakla bekleyecegiz

    YanıtlaSil
  37. Sayın hocam. Bundan sonra sanırım kitaplığımda bir "Mahfi Eğilmez" kısmı ayırmam gerekecek. Çünkü kitaplarınız diğer kitapların arasına alınacak türden değil artık. Bu kitapta çıkınca bunu yapacağım. Kolleksiyon genişliyor. Sizinde bildiğiniz gibi. yok ekonomi bilim değilmiş, yok bretton woodsda değilmişiz dış mihraklar varmış ööööeeaaagghh filan :) bunları geçiyoruz. Öner Günçavdı hocanın "İTÜ İktisat bilimi ve iktisad eğitiminin 100.yılı" adında güzel bir makalesi var. Bu çalışmada 45. dipnot (sf.23) konuyu güzelce açıklamış. Sizinle paylaşmak için aktarıyorum.

    Günümüz iktisat bilimi, ampirik temelleri ne kadar güçlü ve karmaşık matematiksel yöntemlerle donanmış
    olursa olsun, sonuçta bir sosyal bilimdir ve toplumsal gerçekler üzerine inşa edilir. Toplumda ortaya çıkan
    ihtiyaçların karşılanmasına ve bunun neticesinde meydana gelen sorunlara cevap bulmaya çalışır. İktisatın
    toplumsal gerçeklerle ilişkisini koparmaya çalışmak ve müsbet bilimlerde olduğu gibi, onun zaman ve mekan
    boyutundan arındırılarak, evrensel bir bilim dalı olduğuna (en azından birtakım temel iktisadi ilişkiler dışında)
    olması gerekenden daha fazla vurgu yapmak çok da doğru bir yaklaşım olmayacaktır. Bunu en güzel şekilde
    şöyle ifade edebiliriz. Bugünkü teknolojik seviyemizle, örneğin tıpta geliştirilen bir ilaç ve bir tedavi yöntemi
    günümüzde olduğu kadar geçmişte de uygulama alanı bulunabilir. Ancak bugünkü ekonomik gelişmişlik
    seviyesi ve piyasa yapılarımızın bir sonucu olan bir iktisadi yöntemin ve/veya bilginin tamamıyla farklı bir
    toplumsal ve ekonomik realiteye sahip olan geçmiş iktisadi sistemlerde, yukarıdaki örnekte olduğu kadar rahat
    bir uygulama imkanı olmayacaktır. Zira, bugünün iktisat bilgileri bugünün iktisadi yapı ve sorunlarını
    açıklamaya yöneliktir. Geçmişteki toplumsal ve iktisadi yapı farkları bugünkü iktisat bilgilerinin geçmişteki
    uygulama imkanlarına kısıtlama getirmektedir. Dolayısıyla iktisat ve elbette iktisat eğitimi toplumların,
    ekonomilerin belli bir zamanda, belli bir toplumsal yapıya sahip olduklarında ortaya çıkan ihtiyaçlar ve bu
    ihtiyaçlar neticesinde meydana gelen sorunların çözümünü esas almaktadır. Yani iktisat bilimi, icra edildiği
    ekonomilerin sorunlarına cevap aramalıdır. Bu ihtiyaçlar bizi iktisat biliminde ve iktisat eğitiminde bir
    fonksiyonalist yaklaşımın gerekliliğine götürmektedir.

    Sonuçta bir işletmeci olarak yaptıklarınızı çok takdir eden çoğunluğun içerisinde sadece bir kişiyim. Sizdende çok şey öğrendim. Çok faydası da oldu, oluyor. Ülkeye bilime ve literatüre bu çok değerli katkılarınızın sürmesi dileği ile.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. katkı için teşekkürler..

      Sil
    2. Çok teşekkür ederim.
      Öner hocanın yazdıkları da çok esaslıymış doğrusu.

      Sil
  38. hocam iyi gunler ulkeler arasi karsilastirmalarda kullandiginiz butce dengesini imf data sette bulunan verilerden hangisini kullaniyorsunuz

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ben net lending borrowing verisini kullanıyorum.

      Sil
  39. Muharrem Afşar7 Nisan 2016 08:21

    Hocam gecenin ilerleyen saati olduğu için gözümden kaçmış olsa gerek. İsminizi yanlış yazdığımı şimdi fark ettim. Çok özür diliyorum.

    YanıtlaSil
  40. Gerçekten de büyük bir eksikliğe değinmişsiniz şimdiden hayırlı olsun.

    YanıtlaSil
  41. Hocam Günaydın. Yazınızı okudum ve her kelimesine katılıyorum.

    Konu ile biraz ilgili olarak kısaca sorum şu olacak; 20 Nisan`da yapilacak olan para politikalari kurulu toplantisinda sizce faiz indirimi gibi bir karar cikabilir mi? Şu anki ekonomik göstergeler merkez bankasının bu yönde alabileceği bir kararı destekler durumda mı?

    Şimdiden zamanınız için teşekkür eder kolaylık dilerim.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkürler.
      Ben hiç bir zaman bir kurumun nasıl bir karar alacağını tahmin etmeye çalışmıyorum. Ama ne yapması gerektiği konusunda görüşümü açıklıyorum.
      Bu çerçevede MB'nin (eğer bugünkü koşullar devam ederse) gelecek PPK'da 10,50 olan gecelik borç verme faiz oranını 10'a ya da 9,75'e indirmesi gerektiğini düşünüyorum.

      Sil
  42. Kolaylıklar dilerim hocam.
    Merakla bekliyoruz kitabınızı.
    Saygılar.

    YanıtlaSil
  43. Hocam, Singapur'u görünce hayata bakış açım değişti. Ne kadar çok yatırım almışlar, o yatırımları ne kadar iyi değerlendirmişler.

    Biz finans merkezi olacağız deyip atasehire gökdelen inşa eden bir milletiz. Finansı da müteahhitlik zannediyoruz.

    Biz finans merkezi olacağız diyoruz, citibank arkasına bakmadan kaçıyor. Hsbc, Türkiye operasyonunu satacak adam bulamadı diye çıkamıyor.

    Biz finans merkezi olacağız diyoruz fakat hala ekonomiyi yönetenlerin yok faiz midir yok enflasyon mudur, muhabbetlerine konu oluyoruz.

    Ülke olarak ne yaptığımız belli değil hocam, maalesef. Bir dogrultumuz, hedefimiz yok.

    Biz böyle yapmaya devam ettikçe, yeniçeri misali iki ileri bir geri gitmeye maalesef mecburuz, hocam. Gerçi, çok da meraklıyız zaten yeniçerilere ve türevlerine. Hakkımızda hayırlısı. Herkese iyi günler dilerim.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Evet Singapur çok çarpıcı bir örnek. Ama unutmamak gerekir ki arkasında İngiliz sermayesi ve girişimciliği var.
      Dediklerinize katılıyorum. Zaten bu kitabı da biraz onun için yazmaya karar verdim.

      Sil
  44. Hocam ekonomik analizle ilgili kitabınızda her konu ile ilgili ,birden fazla ekonomik konu hakkında aynı analiz kuralını uygulayarak, analiz örnekleri vermeniz farklılıklardan giderek analiz kurallarının daha anlaşılabilir olmasına katkı sağlayacaktır.
    Aşağı yukarı ne zaman piyasaya çıkar kitabınız bir tahmin yapabilirmisiniz.
    Şimdiden başarılar

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Sonbahara yetiştirmeyi planlıyorum. Ama bilemiyorum tabii.

      Sil
  45. Hocam yazı için çok teşekkür ederim.Kitabınızı sabırsızlıkla bekliyorum.

    YanıtlaSil
  46. Mahfi Hocam;
    Sabırsızlıkla bekliyorum. Kolay gelsin..

    YanıtlaSil
  47. Tanımlar, tanımlar... 1 sayfada anlatılacak bir konu, 3-5 satıra sığdırıldığında ezber oluşur maalesef. Oysa biz gerçek hayattaki karşılığını anladığımızda öğrenmiş oluruz. Kitabınızda Örn. Fatih, Sultan, Mehmet gibi isimler üzerinden olayları diyalog şeklinde anlatırsanız daha akılda kalır düşüncesindeyim. Saygılar hocam.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bu tur diyaloglari masal kitaplarinda bolca veriyorlar onlari okuyun.

      Sil
    2. Bol örnekle açıklayacağım analiz önerilerimi ama diyalog kullanmayacağım.

      Sil
  48. Hocam iktisat son sınıf hatta son dönem artık öğrencisiydim.Mortgage Krizi ile birlikte bugüne kadar yapılan bütün teoremler bütün iktisat okullarının varsayımlarının çöktüğü dogrumudur?Bir bilgi verirseniz sevinirim.Çünkü özellikle SAY yasası bana en mantıklı kuram olarak geliyordu.İyi günler

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Hayır doğru değil. Ama şu gerçeği kabul etmek lazım. Ekonomi biliminde kuramlar değişebilir yapıdadır. İnsanla, toplumla uğraşıyoruz sonuçta. İnsan değişiyor, toplum değişiyor, anlayışlar, yaklaşımlar değişiyor. Bu davranış ve yaklaşımlara göre şekillenmiş kuramlar da tabi değişmek, yenilenmek zorunda. Ekonomi bilimini değişmez kuramlar ve yasalar dayalı bir bilim gibi görenler için bu değişimler yıkılma anlamına geliyor. Oysa bizim için yalnızca yenilenme.
      Bu arada Say yasası bugünün dünyasında geçerli biş yasa değil. Say yasası, paranın bu kadar egemen olmadığı, takas (barter) ekonomisinin geçerli olduğu dünyada geçerliydi. Bugünün dünyasında arz talebi değil, çoğunlukla talep arzı yaratıyor.

      Sil
  49. Maşallah. Size de bu yakışır zaten.
    Burada zaman zaman sizin inancınızı sorgulayan bir kaç zibidi ile karşılaşıyoruz. Hatta geçen gün "Kuran'ı hiç okudunuz mu" diye soracak kadar ileri gitmiş olduklarına şahit oldum. İşte buyursunlar Kuran'ı ne kadar güzel idrak ettiğinizi, bilgi/bilime hizmet ederek yıllarınızı geçirdiğinizi bir görsünler.
    Allah kitabınızı sağlıklı ve kolay bir şekilde tamamlamanızı nasip etsin, biz gibi ekonomi/finans ile uğraşan insanlara her daim örnek olsun inşallah. Yüreğinize sağlık diyorum çünkü hakikaten sevmeden yapılacak işler değil bunlar..

    YanıtlaSil
  50. Allah uzun ömürler versin Hocam. Kitabınızı heyecanla bekliyoruz.
    Ben de fizik, kimya ve biyoloji derslerinin tarihi gelişimiyle birlikte biraz da belgesellerdeki gibi hikayevari şekilde öğretilmesinin çok daha faydalı olacağını düşünüyorum.
    Saygılarımla,

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Sağolun. Pek hikaye gibi olmnayacak ama bol örnekli olacak.

      Sil
  51. hocam baktınız mı, sizin kimlik bilgilerinizi de çalmışlar mı?

    o bilgilerle şunlar yapılabiliyor:

    kredi çekme
    resmi belge alma
    vekalet vererek mal varlığı devri
    okul ve ehliyet gibi resmi işlemler
    sahte kimlik çıkarma
    kefil olma
    ticaret yapma
    şirket kurma
    telefon hattı alma
    mal ve hizmet satın alma
    bankadan para çekme

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bu kontrolu nereden yapabiliriz lutfen onu da yazabilirmisiniz. Tesekkurler.

      Sil
    2. Evet bunu nereden öğreneceğimizi söylerseniz bakalım gerçekten de.

      Sil
    3. Adsız 15:19 neyin kontrolünü yapacaksın bir site ad-soyad bilgisiyle tüm kimlik dökümünü ve adresini veriyor işte. Eğer 1990 dan önce doğmuş isen ve 2009 seçimlerinde oy kullanma listesine girdiysen %99 seninde kimlik ve adres bilgin ifşa edilmiştir.

      heleki büyükşehirde yaşıyorsan muhtar bizzat senı tanımıyorsa A şahsı kimliğimi kaybettim nüfus cüzdan talep belgesi istiyorum kimlik numaram bu al birde resim dedi mi, muhtar belgeyi muhurler verir. gerçekten o kişi doğru kişi mi kontrolünü yapamaz çünkü sistemde böyle bir kontrol mekanizması yok. Allah'a emanet yaşıyoruz.

      Sil
    4. Bu yorum yazar tarafından silindi.

      Sil
    5. https://thanksgiving.who.ec/Home/Search?NationalIdentifier=&First=&Last=

      site bu hocam giriliyor burdan. Memelket insanin hali sartlari ortadayken boyle ciddiyetsizligi boyle yoneticiligi gercekten anlamdiramiyorum. Devlet kendi yoneticeleri halkin bilgilerini korumaktan aciz. Yakinda merkez bankasi da dolandirilsa sasmam. sonra bagimsilzik itibar laflari piyasalarda sen kahkaha olur.

      ne olacak bu memleketin hali ?

      Sil
  52. Mahfi Bey;
    Net dış alem faktör gelirini, yurtdışındaki vatandaşlarımızın gelirlerinden ülkemizdeki yabancıların gelirlerini çıkararak buluyoruz sanırım. Fakat burada "gelir"den kasıt yurtdışındaki vatandaşımızın elde ettiği tüm gelir değil, anavatanına gönderdiği miktar kadarı mı hesaplara dahil edilmektedir?

    YanıtlaSil
  53. Hocam,Emeğinize sağlık kitabınızı sabırsızlıkla bekliyorum.Evet bu blog da bir çok şey var ama kitaplarınızı arşivlenmesi gereken kaynaklar olarak görüyorum ve mutlaka satın alınması gerektiğini dşünüyorum. Sizden öğrenecek daha çok şeyimiz var emeğinize sağlık.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok teşekkür ederim. Hepimizin birbirimizden öğreneceği çok şey var.

      Sil
  54. Hocam Merhaba, biligilenderici yazılarınız için teşekkür ederim. Evet belirttiğiniz gibi birçok bilgiye blogunuzdan erişebiliyoruz fakat kitaplarınızın arşivlenecek kaynaklar olduğunu düşünüyorum ve mutlaka satın alıyorum . Emeğinize sağlık hocam yazılarınızı ve yeni kitabınızı sabırsızlıkla bekliyorum hocam.

    YanıtlaSil
  55. Hocam analiz yapmayı öğretmek için doğru yöntem model göstererek öğretmek midir bu yöntem psikomotor öğrenmelerde çok işe yarasada bilişsel öğrenmelerde tam verim sağlamayabilir. Hayret yargısız merak tanıma anlama açıklama tanımlama yorumlama döngüsünü tetiklemek üzerine bir kitap planlamak gerekir mi

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bilmem ben analiz yapmayı önce genel bilimsel yaklaşımlarla açıklayıp sonra da tek tek örneklere bu teknikleri uygulayarak yapıyorum. Kitapta da bunu yapacağım.

      Sil
  56. Hocam kitabınızı merakla bekliyoruz. Makro derslerinde ek kaynak olarak kullanabilir ya da ayrı bir ders açarak orada değerlendirebiliriz. Saygılarımla...

    YanıtlaSil
  57. Aklıma Bilimsel Araştırma Yöntemleri dersinden Tez Hazırlama Sürecini getirdiniz."Problemi ortaya koymak..tanımlamak..Bu öyle zor bir süreçtirki..birçok bilim adamı yazacağı tezin tüm ham bilgilerine sahip olmasına rağmen Problemin Tamımı konusunda depresyona girmiştir".Hocam sorgulayıcı eğitim ve Sebep-Sonuç konusuna eğilmenizden dolayı insanlık adına tekrar tekrar teşekkürler.Kitabınıza "Doğru Düşünme Tekniği" şeklinde basit bir algoritma da eklemek mümkün olurmu.Başarılar Hocam.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok teşekkür ederim. Bu dediğinize de ayrıca bakacağım.

      Sil
    2. Aklın kapanmasının iki yolu vardır. Bir : akıl ile herhangi bir şeyin bilinebileceğinin inkarı, İki : gerçekliğin bilinemeyeceğinin kabulü. Bu iki önermeyi hayata geçirirseniz insan aklı ve gerçeklik arasına mesafe koyarsınız. bunun neticesi neden-sonuç ilişkisinin reddidir ki, yorumlar içinde sıklıkla görüyoruz.( Bir adım ötesi komplo teorilerine olan talebin patlaması) Lübnan kökenli Amerikalı Fuat Acemi ( Fouad Ajami ) "Ortadoğu coğrafyasında nereye gidersem gideyim hep ayni sorun ; neden-sonuç ilişkisinin reddi" demek zorunda kalmıştır.

      Eskiden öğrencilere "talebe" taleb eden denirdi. Şimdi öğrenci diyoruz. Birinci durumda talebin arzı yarattığını söylemek mümkün ikinci durumda arzın talebi yaratması bekleniyor sanki. Eğitimcinin işi talebi yaratmak olmalı. Okuyucuların büyük çoğunluğu kısa süreli eğitimlere katılmışlardır, bir vak'a verilir ve çözmeniniz istenir. Tabi ihtiyacınız olan araç ve tekniklere vakıf olmadığınızdan sorunu çözemezsiniz. Böylelikle eksikliğinizin farkına varmanız sağlanarak "talebe" olmanız sağlanır. Örgün eğitimde ise size araç ve teknikler tanıtılıyor, nasıl uygulanacağını sizin bulmanız isteniyor.

      Bir de de-hellenization sorunu var ki evlerden ırak.

      Sil
  58. Hocam kitabı sabırsızlıkla bekliyorum, umarım en kısa zamanda yayınlanır:))

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Sağolun, sonbahara yetiştirmeye çalışacağım.

      Sil
  59. Hocam tahvile talep artınca yani borç vermek isteyenler çoğalınca tahvilin faizi düşüyo ve tahvilin fiyatı artıyo fakat anlamadığım şey tahvilin fiyatının artması borç veren için daha fazla borçlanma anlamına mı geliyo fiyatı daha da artınca daha çok borca mi girmiş oluyor?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bunu daha çok ikincil piyasada düşünün. X, 100 TL lik tahvili 90 TL'ye almış. Y de o tahvili almak istiyor ve X tahvili Y'ye 92 TL'ye satıyor. Bu durumda faiz 8 TL'ye düşer. Borçlu için bir şey değişmez. Yılsonunda 100 TL'yi ha X'e ödemiş ha Y'ye. Ama eğer çıkardığı tahvillere ikinci piyasada büyük talep oluşur da faiz örnekteki gibi 8 TL'ye düşerse o zaman yeni tahviller çıkarıp 92 TL'den satar.

      Sil
  60. Sahi neden türev alıyorduk ki biz bilen var mı?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Marjinal maliyet, marjinal gelir derken ancak üniversitede anladım ne işe yaradığını. Eminim başka mesleklerde de benzer işlere yarıyordur.

      Sil
    2. http://www.evrimagaci.org/fotograf/108/6623 Farklı bir bakış.

      Sil
    3. İntegral gemi inşaatında "tumblehome" denilen tekne şeklinin hacmini hesaplamak için yapılan araştırmalar sonucu ortaya konulmuştur. Bir eğrinin altındaki alanı hesap etmeye yarar. Türev ise alandan eğriye ulaşmanın yoludur.

      Sil
  61. Mahfi hocam Hazinenin borç üstlenim taahhüdü de neyin nesi? İç ve dış proje ve yatırımlarda neden böyle bir taahhüde girişildi? Sıcak para kaçışı yakın mıdır?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. http://www.mahfiegilmez.com/2014/04/yap-islet-devret-ve-hazine-garantisi.html

      Sil
  62. Hocam, askerliği nerede yaptınız?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Arkadaşlar ilginize çok teşekkür ederim ama bu blogu magazin blogu haline getirmemek için bundan böyle kişisel sorulara yanıt vermeyeceğim. Kırılma, üzülme olmasın.

      Sil
  63. Gayet Mantıklı olmuş.
    birde meclise tüm fakültelerin 6 yıl olması hangi bölüm olursa olsun ekonomi eğitimi verilmesini hatta milli eğitim bakanlığının ilk okul müfredatına "çocuklar için ekonomi" "oyuncak ekonomisi" vs gibi konuların girmesi gerektiğini düşünüyorum. Yarın ekonomiyi bilmeden yetişen nesiller ekonomiyi de sanal sanıp yitirilip kaybolmasın.
    Saygılar Hocam.

    YanıtlaSil
  64. (1/2)

    Sayın Eğilmez,

    İlk olarak 2007'de "Zeitgeist: The Movie" (belgesel) olarak başlayıp, sonra "The Zeitgeist Movement (TZM)" ismiyle bir çeşit dernek, topluluk, organizasyon olarak yoluna devam eden akımın isminde "movement" geçmesi aklınıza, kalıplaşmış siyasi parti teşkilatlarını, "new age-religion movement"ları, dünya çapında marksist devrim yapmak için gizliden gizliye faaliyet sürdürüen CIA & FSB (Federal Security Service of the Russian Federation) güdümünde bir organizasyon olduğunu, George Soros'un fonladığı kripto-kapitalist bir organizasyon olduğunu getirmesin.

    Her belgeselin sonunda, hangi kaynaklardan yararlanıldığı ve açık adresleri yazılmış.

    "Zeitgeist" belgesel serisi, ölümcül kapitalizme karşı farklı bakış açıları sunmak için hazırlanmıştır, çözüm önerileri üzerine kafa yoran bir akıma evrilmiştir.

    [2007] "Zeitgeist: The Movie"
    (Not: Firefox'da izlerseniz, ses sorunu çözülür.)
    (Sadece İngilizce, altyazı yok: https://www.youtube.com/watch?v=OrHeg77LF4Y )
    (Türkçe altyazılı: https://www.youtube.com/watch?v=BRkyY23mgVc )

    [2008] "Zeitgeist: Addendum"
    (Türkçe altyazılı)
    (Not: Firefox'da izlerseniz, ses sorunu çözülür.)
    ( https://www.youtube.com/watch?v=x1kuDClkE3w )

    [2011] "Zeitgeist: Moving Forward"
    (Türkçe altyazılı)
    (Not: Firefox'da izlerseniz, ses sorunu çözülür.)
    ( https://www.youtube.com/watch?v=faXZ2VdNu-A )

    The Zeitgeist Movement Orientation Guide:
    ( http://www.thezeitgeistmovement.com/uploads/upload/file/19/The_Zeitgeist_Movement_Defined_PDF_Final.pdf )

    16 Mart 2016'da TZM'nin Polonya aktivistlerinden Jasiek Luszczki'nin moderatörlüğünde TZM Hollanda'dan Anthony Jacobi'nin ve Robert Schram'ın katılımıyla yapılan radyo programını dinlemek için:

    "NLRBE": Natural Law/Resource-Based Economy (The Zeitgeist Movement, the Polish chapter presents)

    This episode of TZM global is hosted by Jasiek Luszczki from the Polish chapter of TZM. Today's show features an interview with two activists of the Rotterdam TZM Chapter (Holland) – Anthony Jacobi and Robert Schram.

    They talk about their way of utilising the NLRBE-like philosophy and code of conduct within the confines of today's monetary system. They present some ideas on how to move away from "business as usual" (working for profit) to "awareness as usual" (generating social capital) mindset.

    Address: ( https://www.youtube.com/watch?v=egxopLfju4s )

    YanıtlaSil
  65. (2/2)

    Ben New York’da büyüyen genç bir delikanlı iken “bayrağa bağlılık” yemini etmeyi reddettim. Tabii ki okul müdürünün odasına gönderildim! Müdür bana; “neden bağlılık yemini etmek istemiyorsun?” diye sordu. “Herkes ediyor, sen de yemin etmelisin!” dedi.

    Cevap verdim:
    “Bir zamanlar herkes dünyanın düz olduğuna inanıyordu! Ama herkesin yanlış şeye inanması; dünyayı düz yapmıyor!”

    Ve devam ettim:
    “Bugün Amerika Birleşik Devletleri sahip olduğu her şeyi diğer kültürlere, diğer milletlere borçlu. Ve ben bağlılık yeminini ‘dünyaya’, üstünde yaşayan herkese etmeyi yeğlerim!”

    Söylememe gerek yok herhâlde; bu olayın üzerinden çok geçmeden okulu tamamen bıraktım. Ve yatak odamda bir laboratuvar kurdum...

    Orada “bilim”i ve “doğa”yı öğrenmeye başladım. Sonra fark ettim ki; evren yasalarla yönetiliyor. Ve insanoğlu, toplumla birlikte, bu yasalardan bağımsız değil.

    Bütün bunları keşfederken, şimdilerde “Büyük Buhran (The Great Depression)” olarak adlandırdığımız “1929 krizi” geldi çattı. Bütün fabrikalar boş boş dururken; milyonlarca insanın neden işsiz, evsiz ve aç kaldığını anlamakta zorlandım!

    Kaynaklar değişmemişti! İşte o zaman farkettim ki; “ekonomi oyunu”nun kuralları yapısı gereği hükümsüzdü!

    Kısa bir süre sonra; bir sürü ulusun birbirlerini sistematik olarak yok etmek için sıraya girdiği “II. Dünya Savaşı” başladı!

    Bir hesap yaptım; bütün bu yıkım ve savaş için boşa harcanan kaynaklar, aslında gezegen üzerindeki tüm insanî ihtiyaçları rahat rahat karşılayabilirdi!

    O zamandan beri; insanoğlunun kendi neslinin tükenişine zemin hazırlayışına tanık oldum! Son derece değerli ve sınırlı kaynakların “kâr etmek amaçlı!” ve “serbest piyasa!” adına sürekli olarak yok edilmesini acı içinde gözlemledim!

    Toplumun, toplumsal değerlerin;
    Materyalizmin ve bilinçsiz tüketimin temelini oluşturduğu bir yapmacıklık, sahtelik seviyesine düşürüldüğünü izledim!

    Parayla ifade edilen güçlerin; “sözde özgür!” toplumların politik yapısını kontrol etmesine tanık oldum!

    Şimdi 94 yaşındayım!

    Ve korkarım ki düşünce yapım; 75 yıl öncesiyle tam olarak aynı!

    Bir kez daha uyarıyorum:

    Bu saçmalık artık sona ermeli!

    (15 Ocak 2011,
    Jacque Fresco,
    Endüstriyel tasarımcı, mucit, yazar ve aktivist)

    ( https://www.youtube.com/watch?v=eMVjmxf642M )

    YanıtlaSil
  66. Mahfi hocam 49 milyon vatandaşımızın adresi internette yayınladığı an ilk merak ettiğim sizin adresinizdi. Sarıyer'de yaşadığınızı öğrendim.

    Eğer müsaitseniz bu akşam size misafirliğe gelmek istiyoruz, 3 paket baklava ile beraber.

    Kabul ediyor musunuz?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Arkadaşlar ilginize çok teşekkür ederim ama bu blogu magazin blogu haline getirmemek için bundan böyle kişisel sorulara yanıt vermeyeceğim. Kırılma, üzülme olmasın.

      Sil
    2. ben de geliyorum.

      Sil
  67. Bunu komiklik olsun diye sormuyorum hocam. Osmanlıca bilir misiniz? Gramerine hakim misinizdir? Sözlük ihtiyacı hisseder misiniz?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Arkadaşlar ilginize çok teşekkür ederim ama bu blogu magazin blogu haline getirmemek için bundan böyle kişisel sorulara yanıt vermeyeceğim. Kırılma, üzülme olmasın.

      Sil

  68. hocam, sitelerde kimlik belgelerimiz adreslerimiz id numaralarimizin olmasi nasil devlet ciddiyeti ve gelenegi ile bagdasir. Soylemek istemiyorum amma bu ulkede kan davalari var uyuyan faylar gibi esinden siddet nedeniyle kacanlar var. Bu nasil bir devlet yonetimi. Siz de kalkmis bize analitik dusunmeden bahsediyorsunuz. Yani yaptiginizi takdir ile karsiliyorum ama colde tarim yapmak gibi bisey,

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Nasreddin Hocanın göle maya çalması gibi. Analitik düşünce sahibi birisi bunu yapmaz ama hocanın zekasına sahip birisi bunu yapıyorsa bir espri var demektir içinde. Bizimki de öyle olsun varsın. Bir kişiye yararımız dokunsa ne ala.

      Sil
    2. hocam sizi seviyoruz yola devam. Kizginligima verin. Zaten siz nedemek istedigi anladiniz

      Sil
  69. Bir eski burokrat ve tabiri uygun gorurseniz devlet kamu adami olarak ya da daha mutevazi tabirle bir memur olarak bu 50 milyon vatanas bilgilerinin kapsamli sekilde ulusal ve uluslarasi ortama acik bir sekilde internete birileri tarafindan sizdirilmasina yayinlanmasi hakkinda ne dusunuyorsunuz?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Aslında bunu duyduğumda hiç şaşırmadım desem yeridir.

      Sil
    2. Insanlar bir bilgi kagit uzerinde olunca onu sakli mi saniyor acaba? Hic oy kullanmamislari anlarim, ama oy kullandiysaniz sandik basinda oy kullanan herkesin, adi ve soyadi, sitede gecen bilgiler ve hatta adresinin oldugu bir listeyi imzaladiklarini gorursunuz.

      O bilgiler yuzbinlerce noktaya nasil gidiyor? Tabi ki digital olarak yollaniyor, bunun da birileri tarafindan amaci disinda kullanilmayacagini dusunmek, hirsizlarin dort dondugu ortamda evin kapisini acik birakip bir sey olmamasini beklemek kadar iyi niyetli olur.

      Gelin gorun ki, bu vesile ile bir sonraki secimde bu olay bizi ismimizi arapca isimler arasindan arama zevkinden mahrum kilacak. Sasacaksaniz buna sasin bence, o bilgilere ve hatta cok daha fazlasina motivasyonu olan herkes ulasir zaten.

      Sil
  70. Hocam,

    Baba gibisiniz.

    YanıtlaSil
  71. Hocam ben birinci sınıf ingilizce iktisat öğrencisiyim ve çok severek takip ediyorum sizi, var olun. Ama o kadar geniş bir alan ki nasıl kendimi geliştirip öğreneceğim bilmiyorum, bir o kadar da zevkli. Yeni kitabınızı da sabırsızlıkla bekliyorum, gerçekten iş aslında analiz yapabilmekte.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Daha birinci sınıftasınız, telaşa gerek yok, bazı şeyler zamanla üst üste konarak oluşur. Ben ünversitede son sınıfa geldiğimde bunu ilk kez hissetmiştim. Ekonomi derslerini artık hızlıca bir göz atınca anlar olmuştum. Yani 4 yıl tuğlaları üst üste koya koya aşağı yukarı evin büyük bölümü tamamlanmış, iş ince kısımlara kalmıştı.

      Sil
  72. Hocam fedin 3-4 kez faiz artırmayacağını aslında baştan belli değil miydi çünkü artirtığında ucuz ithal mal sebebiyle enflasyon düşmez ve işsizlik yeteri kadar düşmez çalışma ücretleri artmaz aksini düşünmek fed üyelerinin çok öngörüsüz olduğu anlamına gelmez mi üç beş hamilelik bir öngörü ama böyle olmaz mı

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Baştan belli değildi. Ekonomik büyümedeki ve istihdamdaki duruma bakıldığında enflasyonun da artışa geçeceği tahmin ediliyordu. Nitekim Fed üyelerinin yılsonu Fed faizi tahminleri de 4 kez 0,25 puanlık faiz artışı yapılacağına işaret ediyordu. Şimdilerde yapılan tahminler ise enflasyonun kolay kolay artmayacağını gösteriyor. Öyle olunca da faiz artırımlarından vazgeçtiler.

      Sil
  73. hocam kolay gelsin merakla bekliyoruz.

    YanıtlaSil
  74. Merhaba Mahfi bey,

    off-shore fonlar hakkında bir yazı yazmayı düşünür müsünüz, hazır gündemdeyken konu ile ilgili görüşlerinizi bilgilerinizi merak ediyorum, saygılarımla.

    YanıtlaSil
  75. Kitap için teşekkürler. Blog için Allah sabır versin.

    YanıtlaSil
  76. Olaylara siz ve sizin gibi bakabilen bir neslin varlığı bugün en çok ihtiyaç duyduğumuz şey, sizi özellikle gençliğin ufkunu açtığınız ve bunu sabırla,sıkılmadan yaptığınız için tebrik ediyorum hocam inşallah tanışmak da nasip olur heyecanla bekliyorum kitabınızı.

    YanıtlaSil
  77. hocam iktisat evrim geçirmiş midir?
    İktisadın evrim/devrim aşamaları nelerdir?
    Siyasetin iktisat önüne koyduğu engel ve zorluklar nelerdir?
    İktisatta kapitalizm sosyalizm ve meteryalizm vd. karşı oluşan tabular nelerdir?
    İktisat teorilerini nasıl değerlendirmeli; günümüz şartlarına uygulanabilirliği var mıdır?
    İktisat teori ve uygulamalarında insani gelişmişlik, ekonomik gelişmişliğin altında mı bırakılmıştır?

    Yazdığınız kitabınızda bu sorularıma yanıt bulabilecek miyim?
    Bunların cevabını kitabınızda yer almayacaksa rica etsem burada yorum olarak cevap verebilir misiniz?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Evrim geçirmeyen hiç bir şey yoktur. İktisat ta evrim geçiriyor doğal olarak.
      Yazdığım kitap bu konularla ilgili değil. Bunlar, üzerinde çalıştığım ekonomi tarihi kitabının konuları. Ama o daha zamanımı alacak diye tahmin ediyorum.
      Bu sorularınızı burada değerlendirmek ne yazık ki mümkün değil. Her biri sayfalarca yazmayı gerektiriyor.

      Sil
  78. Hocam ,yaptığımız işlerden ne fayda gördük ki bir de üstüne analiz yapalım. Bırakalım bari analiz dünyası rahat kalsın. Yukarıdaki yorumları okuyunca ülkeye olan inancım azaldım. Hepimizin hayata bakışı siyasi görüşümüze göre şekilleniyor.
    Buna karşın sizden bir analiz talebim var. Kemal sunal'ın Zeki Alasya ve Metin Akpınar'ın İlyas Salman'ın filmleri ile ile büyüyen ve filmde hep onların kazanmasını isteyen onların haline üzülen bu nesil nasıl oluyorda şimdi bu hale gelebiliyor. Herkes Şener Şen oldu.Acı ama gerçek.
    Bu arada büyüme verisi açıklandı inanan var mı ? Piyasaların inanmadığı belli.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yaptığımız işlerden fayda göremememizin bir nedeni analiz yapmamak.

      Sil
  79. Hocam bu sterlin ne olacak? Bu kadar dusmesi normal mi?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Haziran ayında yapılacak referandumda İngiltere'nin AB'den çıkması ya da kalması oylanacak. Oraya kadar Sterlin düşer ya da buralarda gider. Karar kalmak yönünde olursa yine yükselir.

      Sil
  80. Hocam merhaba,

    Kitapla ilgili -naçizane- iki önerim olacak (aslında isteğim demek daha doğru sanırım :)),

    >bol örnek vaka; gerekirse kitap ciltli olsun bir demirbaş gibi dursun kütüphanelerimizde,

    >her bir vaka için, neler yapılsaydı da böyle olmasaydı/olmazdı minvalinde alternatif çözüm mahiyetinde bir kısım,

    Müellife müdahale olmaz ama benimkiler salt temenni. Umarım haddimi aşmamışımdır.

    Bir mali tahlilci olarak heyecanla bekliyorum, kolay gelsin hocam...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Aynen sizin dediğiniz gibi yapmaya çalışıyorum. Ama ciltli olmayacak, çünkü o zaman pahalı oluyor.

      Sil
  81. Hocam sizi seviyorum. 44 yaşındayım yeni farkettim itiraf edeyim öncelikle. Benim gördüğüm tüm sosyal bilimler ve de temel bilimler ayrıca sanat ve siyaset felsefenin açtığı yoldan ilerliyor. Felsefe okumadan hiç birini gerçek anlamda idrak etmek mümkün değil

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok doğru çünkü felsefe de aslında analiz ve akıl yürütme üzerine kurulu. Bilmiyorum hala var mı eskiden lisede mantık diye bir ders vardı ve çok yararlıydı.

      Sil
  82. Merhabalar Mahfi Bey,
    Cemil Ertem'in 7 Nisan tarihli yazısında şu şekilde bir anektod var; '' yeni nesil çalışmalar içerisinde Belaygorod & Dueker (2009) ve Castelnuovo & Surico (2010) Yeni-Keynesçi dinamik olasılıksal denge modelleri tahmin etmişler ve faiz oranındaki bir artış sonucunda enflasyonun da hemen yükseleceğini bulmuşlardır. '' Konu hakkındaki düşünclerinizi öğrenmek isterim. Bazı konularda mutlak doğruların olmaması, o konulara ilişkin yapılabilecek analizlerin de birden çok sayıda ve hatta zaman zaman birbirileriyle ile çelişen doğrular içermesine sebeb olmaz mı?

    Saygılarımla,
    Hasan Gizlice

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bu doğu olsaydı Japonya 25 yıldır faizi artırıp enflasyonu da artırıverirdi. Bu tür çalışmalar özel bazı koşullarda özel sonuçlar çıkarır ortaya. Onları genel durum gibi almak doğru olmaz.

      Sil
  83. Hocam merak ettiğim bir konu; Dünyada teknolojinin hızla gelişmesiyle neredeyse her türlü üretim maliyeti düşerken bu zamana kadar mal ve hizmet fiyatları neden düşmedi. son 30-40 yılda deflasyon olması gerekmezmiydi.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Düştü ya. Bundan 30 - 40 yıl önce bir mikser, blender ya da saç kurutma makinesi bugünkünden en az 3 - 4 kat daha pahalıydı.

      Sil
    2. neden ekonominin tamamına yayılması gereken bu maliyet düşüşü bazlı deflasyon genele yayılmıyor. Herşey daha az insan emeğiyle, çok daha hızlı ve çok miktarlarda üretilebiliyorken fiyatlara neden yansımıyor. Üstelik sermaye bile bol. reel faiz 0 veya eksi. Tekstil veya küçük ev aletlerinde yaşanan diğer ürünlerde de yaşanması gerekmez mi.

      Sil
    3. her sey reel olarak dustu Otomobil beyaz esya televizyon bilgisayar ayakkabi. tibbi goruntulme aygitlari ve buna bagli saglik tetkitleri, temizlik urunleri, halilar kilimler, dis tedavileri ozelinde implant, sac ekimi, bazi tibbi tedaviler estteik operasyonlar fotograf makinasi ve goruntuleme aletletleri, vs,,,

      neler artti reel olarak tutun ve tutun mamulleri, Alkollu icecekler havyar belli gida urunleri ev fiyatlari arsa fiyatlari, benzin fiyatlari

      Sil
  84. Hocam merhabalar. Tüm yazılarınızı takip ederim fakat bu yazınıza ilk defa yorum yapma ihtiyacı duydum. Son derece haklısınız. Ben de hep kendime aynı soruyu sormuşumdur. İyi bir okulun iktisat bölümünü bitirdim sosyal bir insan olmamın da etkisiyle bir bankanın genel müdürlüğünde iyi pozisyonlarda çalıştım şuan ise Türkiye nin en büyük holdinglerinden birinin hazine biriminde görev alıyorum yetkili kişi olarak. Yaşım 32 fakat inanın konuştuklarımın, düşündüklerimin o kadar havada kaldığını düşünüyorum ki size anlatamam. Müthiş derinlikli işlere giriyoruz ama bahsettiğiniz gibi şirketimiz nereye gidiyor ve ne yapmalıyız ki risklerimizi hedge edebilelim bu konularda yorum yapabilmek çok güç hele de böyle istikrarsız ve siyasi aktörlerin bu denli ekonomiye müdahil oldukları bir coğrafyada. Bize kılavuz olabilecek yayınlar yayımlayabilmeniz sevindirici. Çok teşekkürler. İyi çalışmalar.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Evet ne yazık ki hepimizin aldığı eğitim bu yönde oldu. Sorgulamayı, analiz etmeyi öğretmedi sistem bize. Çoğumuz bunları kendi kendimize, merak ettiğimiz için uğraşıp öğrendik. Ben şimdi bu çabamı paylaşmayı hedefliyorum bu kitapla. Umarım düşündüğüm kadar iyi sonuçlar verir.

      Sil
  85. Merhabalar Mahfi Bey kitabı ne zaman çıkarmayı düşünüyorsunuz?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Kıştan önceyi hedefliyorum ama bakalım başarabilecek miyim zamanı tutturmayı.

      Sil
  86. TOPKAPI SARAYI'NDA HAYALET VAR MI?

    Prof. Dr. İlber Ortaylı, Topkapı Sarayı'nda hayalet olup olmadığı yönünde sorular soran muhafakazar basına sert çıkarak “Röportaj yapmak istiyor geri zekalı kızcağız. Niye o mesleğe girmiş bilmiyorum” dedi.

    Tarihçi ve Topkapı Sarayı eski müdürü İlber Ortaylı’nın "Tarih Söyleşileri" adlı panelde yaptığı konuşmanın videosu yayınlandı. Prof. Ortaylı konuşmasında, muhafazakar gazetenin bir muhabirinin kendisine sürekli telefon ederek Topkapı Sarayı’nda hayalet olup olmadığını sorduğunu söyledi. Ortaylı bu soruya çok kızarak konuşmasında, “Bu normal bir durum değildir. Bunun arkasında büyük bir cehalet ve saygısızlık yatar” dedi. Hayalet sorusunu soran muhafazakar gazetesinin kadın muhabirinin röportaj yapmak için ısrar ettiğini anlatan Ortaylı, “Röportaj yapmak istiyor geri zekalı kızcağız. Niye o mesleğe girmiş bilmiyorum” dedi.

    Ortaylı'nın cevabı için: http://odatv.com/vid_video.php?id=8E315

    YanıtlaSil
  87. Hocam kitabı dört gözle bekliyoruz, siz bildiklerinizi bizlerle paylaşıyorsunuz, size yöneltilen sorulara yanıtlarda veriyorsunuz ama görüyorumki eleştirmekten başka birşey yap(a)mayan arkadaşlarda sizi eleştiriyorlar; kendileri daha iyisini yapıp ortaya koysunlar hep birlikte görelim velhasıl "elma veren ağaç taşlanır" derler. Bizler sizi seviyoruz bu ülkede isminin önünde "prof." ve "doç." yazan bir çok akademisyen mesleklerini en az sizin kadar öğrenebilselerdi (öğretebilselerdi demiyorum) şu anda ülkemizde çok farklı şeyleri konuşuyor olurduk buna eminim.

    YanıtlaSil
  88. Kolaylıklar dilerim hocam. En kısa zamanda temin edip, okumak isterim. Bu arada bir nevi konuyla ilgili bir şey belirtmek istiyorum. IMF, OECD ve Dünya Bankası gibi bizler için önemli veri kaynaklarından bu verilere nasıl daha verimli ve kolay ulaşabiliriz? Genelde beni gerçekten çok uğraştırıyorlar, bu konuda tavsiyelerinizi okumak isterim hocam.

    YanıtlaSil

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...