19 Eylül 2018 Çarşamba

Faiz Artırımı Niçin Çözüm Olmuyor?

Son zamanlarda yaygın bir akıl yürütme söz konusu: “Faizi artırdık ama kurlar düşmedi, demek ki faizi artırmak işe yaramıyormuş.” Akıl yürütme Sherlock Holmes’in bir konuda sonuca varmak için kullandığı oldukça yararlı ve basit bir yöntem. Yalnız biraz tehlikelidir. Çünkü neden – sonuç ilişkilerini etkileyecek unsurlar dikkate alınmazsa tamamen ters sonuçlara varılmasına yol açabilir. O nedenle bu yöntemi kullanırken çok dikkatli ve titiz olunması, hiçbir ayrıntının atlanmaması gerekir. 

Gerçekten faiz artırımı işe yaramıyor mu? Faiz artırımı tek başına çözüm getirmez, mutlaka ardından asıl çözümlerin onu izlemesi gerekir. Faiz artırımı kanamalı bir hastanın kanamasını durdurmaya benzer. Kanama durdurulmakla hastanın sorunu çözülmüş olmaz ama hastanın kan kaybından ölmesi önlenmiş olur. Asıl derdin ne olduğunu teşhis edip onu tedavi etmek için gerekli işlemleri yapmak şarttır. Bunların hepsi doğru ama faiz artırımı da öyle “hiçbir işe yaramıyormuş” diye kenara atılacak bir şey değil. Çünkü kısa vadede ciddi biçimde işe yarayan bir önlemdir.

Madem faiz artırımı işe yarıyor, madem biz faizi enflasyona neden olan kur artışını tersine çevirsin diye yapıyoruz o halde niçin artırımdan kısa bir süre sonra başladığımız yere geliyoruz, niçin kurlar önce düşse de tekrar artarak aynı noktalara geliyor? Bunun iki nedeni var.

İlk neden faiz artırımının ardından gereken adımların atılmamasıdır. Türkiye’nin bugün ciddi yapısal reformlara ihtiyacı var. Yargının ve eğitimin siyasallaştığı, demokrasinin ahbap çavuş demokrasisine, kapitalizmin ahbap çavuş kapitalizmine dönüştüğü bir yerde bunları düzeltecek adımlar atılmadıkça faiz artışı çözüm getiremez. Üretimin ithalata bağımlılığı artarak sürerken, tarım ve hayvancılık sektörleri üretip ihraç eden alanlar olmaktan çıkıp ithalâtçı olmaya dönmüşken faiz tek başına çözüm getiremez. O halde faiz artırımından gereken etkiyi alamamanın ilk nedeni faiz artışının yapısal reformlarla desteklenmemesidir. Faiz artışı bir çeşit ek önlemdir. Asıl olanlar bu yapısal reformlardır. Ek önlem, asıl önlemlerin yerini dolduramaz.  

İkinci neden faiz artırımının “kerhen” yapılıyor olmasıdır. Kerhen yapılan hiçbir işten hayır gelmez. Faizi artırıp ardından faizin kötü bir şey olduğu, bunu artırmak değil aslında indirmek gerektiği söylenir, bankaların piyasa değerlerini düşürecek açıklamalar yapılırsa faiz artırımının hiçbir etkisi kalmaz. Faiz artırımı, yükselen risklerin bedelidir. Yeni risk artışlarına yol açacak yeni tartışmalar açıldığında faiz artırımının etkisi sıfırlanır.

Eylül ayı başlarında 550’yi aşmış olan CDS primi, 13 Eylül’de Merkez Bankası’nın yaptığı sert faiz artırımının ardından hızlı bir düşüş sergiledi. Sonrasında tekrar yükseldi. Bu düşüşü izleyen yükselişler 13 Eylül’den hemen sonra risk artırıcı gelişmeler olduğunu ortaya koyuyor. 13 Eylül’den sonra neler olduğuna bir bakalım: (1) Faizin aslında düşürülmesi gerektiğine ilişkin açıklamalar. (2) Bazı banka hisselerinin Hazineye devredilmesi gerektiğine ilişkin söylemler. (3) Türk Parasının Kıymetini Koruma düzenlemeleri (döviz ile yapılan sözleşmelerin TL’ye çevrilmesi.) (4) İDLİB gelişmeleri.

Bunlardan sonuncusu dışında tamamı Türkiye’den kaynaklanıyor. Ve tamamı riskleri artırıcı gelişmeler. Meseleye böyle baktığımızda faiz artırımının işe yaramasının zaten imkânsız olduğunu görmek mümkün. Riskleri artırmaya devam edeceksek o zaman faizi artırmanın bir anlamı yok.

255 yorum:

  1. Mesaji aldik Hocam. Elinize emeginize saglik.

    Kissadan Hisse..!

    "Bu saatten sonra bu yogurttan bir cacik olmaz" diyebilirmiyiz?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Hocam, son yapılan 625 baz puanlık artış çok çok çok geç kalınmış (45 gün kadar) bir karar değil mu?

      Sil
    2. Yogurt eksi hocam, hep eksiydi. Zaten sutumuz de bozuktu.

      Sil
  2. Mahfi bey ntv den ayrıldınız mı?tsk.ederim

    YanıtlaSil
  3. Sayın hocam elinize sağlık . En kötüsü tıp eğitimi almamış ambulans şoförünün kanamaya gazlı bez bastırıp hastaya Ankara turu yaptırmasıdır.

    YanıtlaSil
  4. Iyi aksamlar Mahfi bey , geçenlerde roubininde açıklamaları oldu bu konuda esanli mali sikilastirmaninda yapılması gerektiğini beyan etti. Mali politikalar anlaminda ne kadar şiddetli sıkılastirmalar olabilir düşüncenizi ogrenebilirmiyim

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Buna gerek kalmayacak çünkü zaten kendiliğinden oraya gidiyor.

      Sil
  5. elinize sağlık hocam hukuk ve adalet li bir türkiye görmek dileğiyle.

    YanıtlaSil
  6. Orta Vadeli program var. Bir reform paketi
    Damat Berat bey ayrica isadamlarina acikladi yapisal reformlar ne dedi
    Ayrica yeni bir sistem var Baskanlik sistemi ulke yeniden kuruluyor.
    Kurucu idare ve iradeye sanirim piyasalarin biraz zaman tanimasi sans vermesi lazim diye dusunuyorum.
    Baskanlik rejimin kalici refah istikrar ve mutluluk getirecegi muhakkak
    Halkin yarisindan cogu baskanligi destekliyor bu da ayri bir durum.Yani halkin buyuk cogunlugu bunun icinde cobanindan din adamina ciftcisinden iscisine kadar herkeimden insan var.
    halkin cok az bir ksimi baskanliga karsi bunlarda ulkenin elit kesimi onlarda zaten cekip gidiyor gittikce de baskanlik rejimine destek geometrik olarak artiyor. Bu da milli iradenin artisi anlamina geliyor.
    Ak parti islam felsefesinde malumunuz faiz kavramina yer yok. Faiz haram olan bir sey. Domuz kulagi yemek gibi bir sey. Helal yoldan bir yonetimde faiz kavrami piyasalarda algiyi guclestirdigini dusunuyorum.
    Islam ahlakinda faizle kalkinma yok. Islami yonetimlerde tek adam yonetim tarzi var. Dindar insanlar faize duyarli faiz oldu mu uretimden ticaret hayatindan elini etegini cekiyorlar.
    Ak parti islam felsefesi de bunu bildigi icin surekli faize karsi tavir sundu.
    Gelinen nokta ise ortada faiz artti dolarda dusmedi. Faizlerin artiisi enflasyonu da azdiracak

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Herkes müslüman değil bu ülkede.herkesi sizin gibi yaşamaya zorlarsanız savaş çıkar ülkede.nasılki geçmişte yaşam tarzlarına müdahale edilmesine rağmen muhafazakarlar yaşam tarzlarından vazgeçmedilerse diğer kesimlerde yaşam tarzlarından vazgeçmeyecektir.insanların birbirini boğazlamasını istiyorsanız bu düşüncede devam edin.

      Sil
    2. İnsanları zorla dindar yapamazsınız.

      Sil
    3. Bu dediğiniz doğru değil. Faizi artıran başkası mı?

      Sil
    4. Sekil A da goruldugu gibi islamda dindarlarda baski var otoriterlik var yasam hakkina mudahale var.kisaca otekini yok sayma yok etme soz konusu

      Sil
    5. Oha gözüm kanadı okurken. Hoca da uykusunda ters dönmüştür kesin

      Sil
    6. Bu durumda nüfusun %50 si gittiğinde milli irade tam tecelli etmiş oluyor.Ben mutmain oldum.

      Sil
    7. Adsız efendi :Ayrica yeni bir sistem var Baskanlik sistemi ulke yeniden kuruluyor.
      Kurucu idare ve iradeye sanirim piyasalarin biraz zaman tanimasi sans vermesi lazim diye dusunuyorum diye buyurmuş
      Ülke niye yeniden kuruluyor. 1923te kurulanı beğenmiyorsan çeker gidersin, zorla tutan mı var!

      Sil
    8. ak partinin, İslâm felsefesinde olmadığını biliyoruz, yaşıyoruz..
      Siz istediğiniz kadar aksini savunsanızda..

      Sil
    9. Baskanliga destek vermeyen cok az kisi var demeniz cok komik cunku referandumda %49 baskanliga hayir oyu cikmisti, ve egitim oraninin dusuk oldugu illerde evetler cikarken yuksek yerlerde hayir oyu cikmisti

      Sil
    10. Adsız19 Eylül 2018 20:21, ben bu yazdiklarinin senin dusuncelerini yansitmadigini dusunuyorum, saniyorumki mevcut kosullar ya da yasadiklarin seni akli yonden degistirmis ve artik gercek olmayan seylere inanir ve oyle gozukur olmussun. gecmis olsun, mutlulugu bulmussun..

      Sil
    11. Söylediklerinin hiçbiri mantık içermiyor, ezberden konuşmuş. Ülke kendine kalacak ya pek umutlu çomar, okumuş kesimi yanına almadan nasıl üreteceksin, inovasyon yapacaksın bakalım

      Sil
    12. Adsız19 Eylül 2018 20:21: Yeniden kurulduğunu belirttin ülke nasıl bir ülke olacak? Bunu hiç düşündün mü? Bir milleti ayakta tutan eğitim, adalet, vergi, gelir dağılımı, tarım, sanayi nasıl şekillenecek? Bilimden uzak, öğrenmeye değil, inanmaya yönelten bir eğitim sistemi çocuklarını/torunlarını nasıl kalkındıracak? Bilimden uzak kaldığı için katma değer üretemeyen çocukların/torunların milli geliri, ürettiği değer ile kat be kat artmış milletlerin sömürgesi olmayacak mı? Dinine bağlı, ataları ile övünen ama neticede sömürge çocukların/ torunların. Bu mu istediğin, iyi düşündün mü? Adalet sence bağımsız mı? Kimler neden tutuklu, koy vicdan terazisine bak bir? Ödediğin vergilerin; fen lisesi açılarak çocuklarımınızın bilimle aydınlanması, değer üreten fabrikalar, yazılım evleri teşvikleri ile teknoloji üreten nesillere, ithal ettiğimiz mercimeği, nohutu ekecek çiftçiye desteğe mi harcanmasını istersin yoksa lüks kamu harcamalarına mı?
      Yetki zaten 16 yıldır kurucu irade dediğin teşkilatta değil mi? Neyi yapamıyordu da şimdi şans verilmeye ihtiyacı var? Kalıcı refah ve istikrar getireceğine nasıl bu kadar eminsin? Nasıl gelecek bu refah az önce sorduğum soruların cevabını veremezken?
      Elit kesim dediğin çekip gittiğinde kalanlar ile nasıl gelecek bu refah seviyesi? Bu çekip gidenler, ülkenin genç mühendisleri değil mi? Onlarsız nasıl kuracağız/işleteceğiz fabrikaları? Sensiz de olmaz, onlarsız da. Hepimiz bu milletin evlatları değil miyiz?
      Hiçkimse yüksek faiz istemiyor ki? Ancak ülkede yapılması zaman alacak yukarıda ip uçlarını bulacağın bazı şeyleri yapmak için maalesef buna mecbur kalındı. Açlıktan ölmemek için domuz kulağı yemek gibi bir şey bu. Kendi nohutumuzu, mercimeğimizi üretince zaten kim yer domuz kulağı?
      Bence bu soruları sor ve aynen az önce yaptığın gibi Mahfi hocamı okumaya devam et. Bence zaten düşündüğün bazı şeylerin sana da çok doğru gelmediğinin farkındasın. Allah'a emanet ol.

      Sil
    13. İnandığı gibi yaşayamayan yaşadığı gibi inanmaya başlar sözünü haklı çıkarmışsınız. Tebrik ederim. Bu kadar partizan olmayınız. Ülke yeniden kurulmuyor. Sadece bir sistem değişikliği var ki bu değişiklik ekonominin içinde bulunduğu duruma gerekçe olamaz.

      İslam'dan örnekleme yapmaya çalışmışsınız. İslam çalışmayı ve üretmeyi emreder. İşçinin hakkının alnının teri kurumadan verilmesini öğütler. Otokrasiyi değil devlet yönetiminde şurayı, istişareyi öğütler. İşi ehline verin der. Tembelliği, bencilliği, hileyi, israfı, talanı, rüşveti, adam kayırmayı şiddetle yasaklar.

      İktidarı destekliyor olabilirsiniz. bu en doğal hakkınız. Ama yanlışlara dini kılıflar uydurmayı bırakınız. Dine iftira atmayınız.

      Sil
    14. "Bir Çinli soruyor: Müslüman iş adamları bize gelip almak istedikleri sahte ürünlerin üzerine ünlü markaların adlarını yazmamizi istiyor. Ancak onları yemeğe götürdüğümüzde yemeklerin helal olup olmadığını soruyorlar. Soruyorum, sahte ürüne ünlü marka adı yazmak helal mi?" Umarım almışsınızdır mesajı.

      Sil
    15. Bence daha kolayi var, bol bol koyun ve sigir ithal edin, hep beraber geometrik olarak artarsiniz, bir farkiniz yok nasilsa.

      Sil
    16. aslinda dogruyu soylemissiniz.
      Bugun islam ulkeleri ya da muslumanlarin cogunlukta olan ulkelerde otoriter yonetimler ve egilimler mevcut. Dahasi adam kayirma luks satafatin yaninda kronik yoksulluk da cabasi. Yolsuzlukta bunun cemeresi.Yolsuzlugu acmaya gerek yok rusvet vergi kacirma bu ulkelerde duzen hatta birer kultur olmus durumda Butun Bunlardan gocunma bu durumu degistirme yonunde bir basari yonelim suana kadar gormedim. Varsa da ben bilmiyorum. Belki muhalefet vardir da haberimiz yok bu ulekelerde. En azindan benim yok cahilligime verin
      Cok daha da ileri giderek bizdeki iktidar ve liderine bu ulkelerdeki topluluklarin buyuk ilgi alakasi ve sevgisi var. Hatta bana kalirsa siradan partizan bir akpliden daha da cok seviyorlar bizim liderimizi ve politikalarini...Bizzat sahit oldum biliyorum.Zaten tahmin etmeye de gerek yok.Girin BBC haberlerine bizimkilerle ilgili haberlere ilgi alaka olumlu partizan yorum yazanlarin %90ini pakistanli ve arap turevleri %10u da afrikadan musluman topluluklar.
      Dogru yoldasin devam et adsiz 20.21

      Sil
    17. mig29zaten yapiyorlar,
      sigir ithal ettiler sarbonlu cikti.
      simidi de 250bin dolarlik ev alana yurttaslik bedava
      gelecek kisilerde kim oldugunu yazmama gerek yok
      yani AKP, ulkenin asli unsurlarini kovuyor
      ulkeyi batakhaneye cevirecek ne edugu belirsiz tiplere vatandaslik verme derdinde. Artik karaparadan para kazanip 250bin dolar ev alip vatandas olmak isteyen bir suru 3. dunya ulkesi insani var.
      Turkiyede ileride bu kisiler yer yurt sahibi olunca toprak istemeyecekleri ne malum.

      Sil
    18. Hayatimda gordugum en basit,temelsiz,haksiz ve en cokta YALAKALIK ILE YANDASLIK kokan yorum. Bari dini degerleri oldugundan farkli gostermeye calisma. Islami arastirmani ve ogrenmeni tavsiye ederim. her cumlen ayri facia olmus. Eminim ki yorumunu okuyan onlarca kisi senin bu nefret dolu ve yalan yanlis dusuncelerine bakip hayretle bakakalmistir. En yakin zamanda mevcut olan aklini kullanabilmen ve ne olursa olsun dogrulari soyleyebilmen dilegiyle.

      Sil
  7. Cumhurbaşkanı Erdoğan bugün yaptığı açıklamada ülkede ekonomik krizin olmadığını konuşulanların manipülasyon olduğunu söylemiştir.Atılan adımlara bakıldığında ülkenin krizde olduğu görülüyor zaten.Cumhurbaşkanı faizin düşük olduğu ülkelerde enflasyonun düşük olduğunu ülkemizde enflasyonun yüksek olmasını yüksek faize bağlamıştır.Ben ekonomi alanında uzman değilim ama bu durum çok trajik geliyor bana.Almanya'nın ihracat rakamı 900 milyar dolar Türkiye'nin ihracat rakamı 150 milyar dolar ve bunun sebebini faizde arıyoruz.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Almanya'nın 2017 yılı ihracat geliri 1,5 trilyon dolar (https://www.dw.com/en/germany-posts-record-exports-and-imports-for-2017/a-42496560) Türkiye'nin aynı yıl ihracatı 157 milyar dolar. 10 katı. 2018'de Almanya'nın ihracatı böyle kalacak, hatta muhtemelen artacak. Bizim rakamımız ise kur nedeniyle yarıya inecek. Fark ne yazık ki çok daha açılacak.

      Sil
    2. Aslında kurdaki yükselme ihracatı arttırır; senin malın yurtdışı için daha ucuz hale gelir. Ancak, yüksel ithal girdi, katma değerin düşük olması sebebiyle ülkeye çok az nakit fazlası kalıyor; 100 usd alıyorsun, 95'i ithal ettiğin ürünler için ödüyorsun. Dolayısıyla çok da işimize yaramıyor.
      Bir de gıcık bir psikoloji: yabancılar ülkene geliyor, kendi alım güçleriyle 100 bin kendi para birimine ev alıyor, 20 kendi para birimine lüks yemek yiyor; sen o evi 700 bin TL'ye alıyorsun, 140 TL'ye yemek yiyorsun :((

      Sil
  8. Hocam yapısal reformlar içinde yazınızda belirttiğiniz gibi ithal girdiye dayalı üretimi azaltıp yerli üretime geçmek var. Peki bu ve bunun gibi reformlar yanında maliye ve para politikası olarak adımlar atılmalı mıdır? Atılacaksa sizce bunlar neler olmalıdır?

    YanıtlaSil
  9. Hocam, bu defa çok açık ifade etmişsiniz.

    YanıtlaSil
  10. Merhaba hocam benim bir sorum olacak, Fed’in şu anda kontrol ettiği faiz oranı olan interbank rate yani onların deyimiyle “federal funds rate” ile bizdeki “gecelik borç verme faizi” aynı mıdır? Eğer aynı değilse bizdeki karşılığı hangisidir? Ek olarak eğer ikisi aynı ise bizim merkez bankamız neden politika faizi olarak 1 haftalık repo faizini kullanmaktadır? Saygılarımla.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bizde birden fazla faiz var o nedenle en doğrusu TCMB Ağırlıklı Ortalama Fonlama Maliyetini almaktır.

      Sil
  11. Hocam yarınki ovp’nin kur üzerinde ne kadar etkisi olacaktır? Teşekkürler.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Hocam ovp de gerçekçi el tutulur bişiler olmazsa zaten uçmuş vaziyetteki $$ zirveleri gürdürür merak ettiğim tek şey hocam sabit kura geçilemiyormu serbest piyasa ekonomilerinde

      Sil
  12. Şeker fabrikalarının satılmasına karşı çıktınız, ama "devletçi ekonomist" değilsiniz.

    Özel sektör girişimciliğini daima savunuyorsunuz, ama "holding ekonomisti" değilsiniz.

    Siz nesiniz, anlamadım gitti.

    "Devlet tiranlığını" da kabul etmiyorsunuz, "holding tiranlığını" da kabul etmiyorsunuz.

    Kusura bakmayın ama, siz, nerede konumlanacağına karar veremeyen dengesiz bir iktisatçı mısınız?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Illa birilerini bir yere konumlandirmak zorunda misiniz?
      Illa birileri sucu bucu ocu olmak zorunda mi sizin gozunuzde?
      Illa herkese ideolojik kuramsal bir yerlere koyma steortiplestirmeden mi yanasiniz?
      Illa birileri tarafsiz bagimsiz ozgun ya sahsina munazir olmaz mi?

      Merak etmeyin bu ulkenin %lik olarak cogunlugu sizinle ayni kafadan.

      Ayni tepkileri de ben de aliyorum dengesiz degil de karmakarisiksin kimsin sen gibilerinden....

      Oysa ben insanlari bir kefeye koymaktan once fikirlerinden yararlanmayi begendigim goruslerini belirtmeyi begenmediklerimi de nedenleri ile sunmayi tercih ederim.

      Insanlar olaylar celiskileri ile vardir. Bati felsefesinin temelinde celiski vardir. Diyalektik her zaman her yerde bulunur.Diyalektik dogaya insana yasama aittir. Diyalektik celiskileri icinde barindirir.

      Diyalektik ve celiski kavramlarina sahip olmayanlar kisiler uzerinden kisileri kategorize etme cabasindadir.

      Insanlari bir yere konumlandirmadan once kaygilarini fikirlerini dusunmek insanlari insan yerine koymak dengesiz karmakarsiik oldugunu iddia etmekten daha iyidir. Unutmamak gerek ki dogada karmakarisik dengesizlikler uzerinden yurur cogu sey.

      Sil
    2. Bu fikirler karmasik gorunuyor ancak 1930'larda Halk Partisi'nin 'devletcilik' ilkesi hakkinda yapilan elestrilerin bir kismindan bahsediyorsunuz. Elestrilere verilen cevabi o donemde 'devletcilik' adina yazilmis herhangi bir kitapta gorebilirsiniz. Kemalist devletcilik pragmatist bir devletcilik yorumudur.

      Her ne kadar o donemki demokrasi ve birey hak ve ozgurlukleri alanindaki elestriler zamanla hakli ciksa bile bu iktisadi tarafi tutarsiz yapmiyor.

      Ozetle cok orjinal bir sey soylemiyorsunuz.

      Sil
    3. Aynen öyle. Ben hiçbir yere veya görüşe bağlı değilim. Hepsinin doğrusu var yanlışı var. Ben doğruya doğru yanlışa yanlış derim. Filanca görüşe sempatim var diye körü körüne o görüşü yanlışl yaklaşımını desteklemem. Özelleştirmeyi desteklerim ama yanlış yapılan özelleştirmeyi asla desteklemem. Onun için benim nerede olduğumu bilemezsiniz beni konumlandıramazsınız. Ben doğrunun olduğu yerde durmaya çalışırım.

      Sil
    4. Hocam, iyi ki varsınız.

      Sil
    5. Madem beğenmiyorsunuz neden okuyorsunuz? Demek ki hoşunuza gitmeyen bilgiler açıklanıyor. Demek ki açıklanan bilgiler doğru ve sizi rahatsız ediyor. Doğru dürüst bazı değerlerimiz var saldırmayı bırakın. Ha buradan para kazanıyorum diyorsanız işe yarar bir iş bulun bu iş mevsimlik iş kalıcı bir şey bulun.

      Sil
    6. Piyasa ekonomisinin yapısı eklektik; düzlemler sıklıkla yararcılık yönünde değişiyor; birbiri içine karıştıkça, biçimsiz bir yapı ortaya çıkıyor.

      Bir dizgede karar kılınmış olsa, hiç değilse eksiğimizi biliriz!...

      Sil
    7. Sayın Hocam. Bu ülkede minibüsçüler, taksiciler ve eczacıların bir yılda ödedikleri vergiyi bir kamu çalışanı bir ayda ödüyor. Ama o kamu çalışanı ömür boyu çalışsa ne o araçların plakasını alabilecek, ne de eczanenin ruhsat bedeli kadar parayı elde edebiliyor. Bana sorarsanız hesap ortada. Ülkedeki ne var ne yok herşeyi kamulaştırsak ülke vergi zengini olur. Yanlış mıyım Allah aşkına:))

      Sil
    8. Sizde hadsiz...

      Sil
    9. Fanatiklik bulunduğu gruptaki şeytanı melek, muhalefette ki meleği şeytan gösterirmis

      Sil
  13. MB normalde piyasadaki faizleri duzenleyen bir kurum degil mi hocam? Halihazirda piyasa zaten kendi mevduat ve kredi faizlerini olusturmusken MB'nin bu faizlere yetismek icin faizi indirmesi veya cikarmasinin anlami ne? Tam olarak neyi saglamis oluyor?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. MB bankalara borç verir. O nedenle o borcu hangi faizle vereceğini açıklar. Bu faiz aynı zamanda piyasa için de bir gösterge olarak kabul edilir.

      Sil
    2. Evet Hocam ama faizler zaten MB'dan bagimsiz belirlenmisti, MB o faizlere yetismek icin faizi arttirdi. Gosterge niteligi kalmadi ki. Kaldi mi?

      Sil
  14. Hocam;
    Thomas pıketty nin “kapital” isimli kitabını okudunuz mu? Tavsiye eder misiniz? Okunmaya değer mi?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Oku oku, o arkadaş Fransız devlet nişanıni reddeden biridir. Siz kimsiniz lan bana nişan veriyorsunuz?

      Sil
  15. OVP ile eğer yatırımcının ilgisi tam manasıyla çekilemez ve gerekli güven ortamı sağlanamaz ise, hem faizi arttırdığımız hemde kur artışını durduramadığımız ile kalırız. Zaten yıl sonu enflasyonun yükseleceği bekletilenleri piyasada hakim iken kanamakta olan yaralar artık tedavi edilmesi hepten zor hale gelecektir.

    YanıtlaSil
  16. Hocam kaleminize sağlık

    YanıtlaSil
  17. Sevgili Hocam,

    Siz de zaman zaman sizi okuyanların hissettiği gibi, emek ve tecrübelerinizle ortaya koyduğunuz yazıların uzayın sonsuz boşluğunda dağılıp gittiğini hissediyor musunuz?

    Yakın gelecekte sakal bırakmayı düşünür müsünüz?

    Yine de bizi kıymetli fikirlerinizden mahrum bırakmadığınız için teşekkürler.

    Sevgiler..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok teşekkür ederim, sakal bırakmayı düşünmüyorum.

      Sil
    2. Sıkıysa bırakma!

      Yoksa seni ciddiye alan olmaz hoca...

      Sil
    3. Sakalla olunsaydı kişi, tekeye danışırdık her işi.

      Sil
    4. Birisi beni sakal dolayısıyla ciddiye alacaksa almasın daha iyi.

      Sil
  18. Hocam merhabalar,yazınız yine çok bilgilendirici bir yazı emeğinize sağlık.Hocam tüfe artık 9.ayda tepe yapıp sene sonuna kadar düşüş görmemiz muhtemel midir?2018 yıl sonu ve 2019/6.ay tüfe tahmininiz var mıdır?saygılar hocam.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkür ederim. Ekim ayı dışında pek düşüş olmayacak gibi.

      Sil
    2. Kasım ayında iran ambargosu başlıyor. Bir önceki ambargoyu delen ülkeyi(ABD yargısının kararına göre) yeterince cezalandırmazlar ise yeni ambargoya uyma konusunda diğer ülkeleri ABD ikna edemez. Türkiye'ye daha önce gelen göstermelik yaptırımlar yerine gerçeklerinin gelmesi gerekir. İran ambargosuna uymayacağımızı belirttik.
      İran ambargosuna uysak bile artan enerji fiyatları ile baş etmemiz mümkün değil.

      Ayrıca bir yıl içerisinde yenilememiz gereken yurtdışı krediler var. CDS primi merkez bankasının son faiz artışı sayesinde yaklaşık 1 puanlık keskin düşüş gösterdi. Faiz arttırımının en önemli yararı CDS deki azalma oldu. Bankacılık sektörü artık eskisi kadar sağlam değil. Kredi vermemek için kırk takla atıyorlar.

      En kötüsü ise kredi bulamayan yerli firmaların hızla batması.

      Çok fazla uzattım kusura bakmayın. Bu krizden kısa vadede çıkamayız. Eğer doğru işleri yaparsak 2019 sonunda toparlanma görebiliriz. Ancak bu geçici olacaktır. Teknolojik gelişmelere uymamakta direnen bir türkiye için uzun vadede işler çok karanlık.

      2019 sonu için tüfe tahminim %35. O zamana kadar herşeyi doğru yaparsak enflasyondaki düşüş başlamış olur.

      Sil
  19. Hocam elinize sağlık,
    MB faizi artırmak yerine, kuru artıran diğer etkenlerde (idlib hariç) kur lehine hareket edilseydi de kur aşağı yönlü hareket eder miydi?
    Ayrıca 19 Eylülde yukarıda sıraladıklarınız ortada olmasına rağmen tl deki düşüşü durduran, tl nin %2 civarında değerlenmesine sebep gerekçe ne gösterilebilir? Medyadan takip edebildiğim kadarıyla kriz olmadığı söyleminin dışında pek bir gelişme olmadı ki “kriz yok” söyleminin de artırmasını beklerdim.
    Saygılarımla

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Cumhurbaşkanının ABD'li yatırımcılarla görüşmesi.

      Sil
  20. Hocam bizim akıllanıp kapattığımız fabrikaları açıp kendi yağımızda kavrulmamız çok mu zor anlamıyorum. Cumhuriyetin ilk yıllarında o kadar fabrika yapılmışsa şimdi de yapılabilir. Kriz bir fırsattır ne de olsa. Yapısal feformlara zaten sıcak bakmıyorlar nedir ki yapısal reform dediğiniz deyip geçiyorlar. Cidden anlamakta zorluk çekiyorum dost kim düşman kim?

    YanıtlaSil
  21. bilimden akıldan ve sonuç olarak gerçeklikten uzak yobaz bir zihniyetin Türkiye yi nasıl yok ettiğini anlatan bir yazı olmuş Buna akla ve bilime dayalı ne söylense etkisiz kalır

    YanıtlaSil
  22. Hocam yapısal reformların yapılması hükümete kısa ve orta vadede oy kaybettireceği için mi yapılmıyor? Eğer öyle ise yapısal reformların yapılmamasının hükümete getirdiği faydanın ülkeye getireceği zarardan daha fazla önemsendiği ortaya çıkar. Bu yaklaşım ne kadar doğru olacaktır?

    YanıtlaSil
  23. Sağduyulu bütün yurttaşlara tercüman oluyorsunuz.Teşekkürler!...

    YanıtlaSil
  24. Sayın hocam cözüm önerileriniz somut değil gibi

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Eğer yapısal reformların ne olduğuyla ilgili tereddüt varsa bu blogda bu konuda en az 6 - 7 tane yazım var.

      Sil
  25. Hocam öncelikle yazı için çok teşekkürler.
    İktisat son sınıf öğrencisiyim.Finans alanında çalışmayı hedefliyorum bunun için Spl düzey 3 sınavlarına hazırlanıyorum.Bu konu hakkında tavsiyenize ihtiyacım var sizce lisansın alabilirsem faydasını görebilirmiyim

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Aynı zamanda finans yüksek lisansı yapmayı düşünün.

      Sil
  26. Hocam merkez bankası daha önce bu kadar caresiz bir duruma düştü mü? MB Faizi arttırmak zorunda yerli paranın değerini korumak için ancak dış politika buna izin vermiyor. Fiyat istikrarını doviz kurundan bağımsız sağlayamayız. Biraz realiteden kopuğuz sanki

    YanıtlaSil
  27. Sn Mahfi Bey; yazınız için tesekkur ediyoruz. Yapısal reformların yapılmamada ısrar edilmesi bu halka katkısı var mı? Boyle gitmeye devam ederse şuan vergi verebilen kesim de vergi veremeyecek duruma gelecek. Bu ulkenin ekonomisini de daha bozmaz mı?
    Mevcut asgari ücret milyardan fazla nüfusu olan çinden daha ucuz hale geldi diye dusunuyorum. Ekonomini basındakilerin amacı dunyada en ucuz asgari ucret hedefi olabilir mi?
    TL nin degeri 7 yıldır iç savas ile boğusan suriye parasına karşısında bile yaklasık % 50 değer kaybetmiş, bizim ekonomi oranın ekonomisinden daha mı kötü durumda mıdır?
    Herkese zaman ayırdığınız için oncelikle harika bir insansınız. Tesekkurler

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok teşekkür ederim.
      Amaç nedir bilemiyorum ama yapısal reformları yapmadığımız her geçen gün sıkıntı artıyor.

      Sil
  28. Hocam iyi aksamlar.Ben cok cuzi bilgimle para yonetimindeki yanlislari gorunce midem yaniyor. Siz sagliginizi nasil koruyorsunuz.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Benim de uykularım kaçıyor.

      Sil
    2. Kitabın Adı Beyninize Hoş Geldiniz
      Kitabın Orijinal Adı Welcome to your Brain
      Yazarı Sandra Aamodt, Sam Wang
      Kitabın İlk Basım Yılı 2008
      Kitabın Yayımcısı NTV Yayınları

      Sayfa183: Hayatınızın geri kalan kısmı boyunca, her sabah on beş dakikayı sevdiğiniz biri ile rahat rahat bir şeyler içip sohbet ederek geçirmenin, sizi PİYANGO KAZANMAKTAN daha mutlu edeceğine inanmak kolay değil, ama bu NEREDEYSE KESİNLİKLE DOĞRU.

      Sil
  29. Sayın hocam; Bizim gibi gelişmekte olan ülkeler ile gelişmiş ülkeler arasındaki bilimsel ve teknolojik ilerleme farkı giderek açılmaktadır. Onlar her anlamda daha fazla üretirken biz bu yarışta geri kalıyoruz. Aradaki bu mesafeyi kapatma adına ortaya atılan "imovasyon" kavramı hakkında ne düşünüyorsunuz? Teşekkür ederim.

    YanıtlaSil
  30. Hocam çok içtenlikle teşekkür ediyorum yazılarınız için çünkü bizler için büyük bir yok gösterici niteliğinde.
    Finans alanında düzey 3 lisansı hakkında bir önceki yazınızda soru sormuştum cevabımı aldım ancak yanlışlıkla buradada aynı soruyu sordum dikkate almayın.
    Tekrar teşekkürler hocam.

    YanıtlaSil
  31. Türkiyede asıl sorun hukuk sisteminin siyasetin tam boyunduruğunda olması ve siyasi figürün her gece para sistemini sarsacak kararlar alacak kadar dengesiz oluşudur. Bu nedenle AB-ABD kaynaklı yabancılar gidiyorlar yeni yatırımda yapmayacaklar. Bu gün bir fransızla konuştum eskiden gelirdim artık turist olarak bile gelmeyeceğim, sokaklarınızı güvenli bulmuyorum dedi.

    YanıtlaSil
  32. Cumhuriyet tarihinin en büyük faiz artırımını yapılsa da fayda etmez. Cumhurbaşkanı ekonomik krizi kabullenmiyor suçluyu dışarıda arıyor manipülasyon yapılıyor diyor. Sürekli hoşuna gitmediği bankalara sert konuşmalar la tehdit yada kanun hükmünde kararname ile olayları yönetebileceğini sanıyor.
    Şimdi kendisine soralım siz başka bir ülkeye yatırım yapacak olsanız yazılı bir anlaşması olmayan hukukuna güvenmediği adaletinden emin olmadığı biryere yatırım yapar mı. Adalet bozulursa o ülkede ekonomik siyasi kültürel yapısal dinsel hiç birşey kalmaz herşey yok olur.
    Şuanda Türkiyede ki sorun Adalete güven yok ilk önce tesis edilmesi gereken Adalettir ve ülkedeki %40 AKP li memnunum desede diğerlerininde yani % 60 karşı tarafında Adaletten memnun olması lazım.
    Herşey Ekonomi değil ama herşey adalettir. Adalet mülkün temelidir. Eğer mülk alacak insan adalete inanmıyorsa orada yatırım yapmaz.
    'Ben size adaleti emrederim' ayeti işine gelmiyor demekki bu hükümetin.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. yalnız "adalet mülkün temelidir" sözündeki mülk sizin kastettiğiniz mülk değil, oradaki mülk devlet anlamındadır. Mülkün birden fazla anlamı var karışıklık oradan..

      Sil
  33. Hocam yazınız için teşekkürler. Ben size bu konudan bağımsız başka bir soru sormak istiyorum. Bugün görsel ve yazılı medyadaki akademisyen iktisatçıların neredeyse hepsi özel üniversitelerde öğretim veriyor. Ayrıca bu sadece iktisatta böyle değil. Tıp, siyaset bilimi ve hukukta da durum bu şekilde. Günümüzdeki başarılı akademisyenlerin neredeyse tamamı neden hep özel üniversitelerde? Para mı tatlı geliyor? Yoksa bunun altında yatan sebepler neler? (Hocam bu arada sizi çok seviyorum umarım yanlış anlamassınız.)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Başkalarını bilmiyorum ama benim açımdan esnek çalışma saatleri önemli.

      Sil
  34. Hocam reel sektörün borcu 220 milyar dolar olduğunu biliyoruz ama toplam ellerinde tuttukları döviz varlıklarının ne kadar olduğunu bilmiyoruz ya da ben bakabilceğim yeri bilmiyorum.Nereden nasıl öğrenmeliyim?Bu arada emeğinize sağlık hocam.Sizin bloğunuz ve kitaplarınızda ekonomiyi öğreniyorum teşekkürler,saygılar hocam.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bu konuda TCMB sitesindeki istatistikler/ödemeler dengesi başlığı altında yer alan uluslararası yatırım pozisyonu tablosu bir fikir verir.

      Sil
  35. Asıl sorun direk vergilerden vazgeçemiyoruz dizel otomobil den vergi alalım derken tarımsal üretimdeki traktör dende aynı vergiyi alıyoruz nakliye yapan kamyondanda vergi alırken üretimin rekabet gücünü hallediyoruz organize olamıyoruz çiftçi kayıt sistemi ile üretimi yönlendiremiyoruz dışarıdan 2 usd ye et ithal etmek 2 usd kar koyup büyük marketlerde satmak ve büyük tüccara kazandırmak daha kolay geliyor bize sonra dolar neden yükseldi faiz neden yükseldi oluyor otu boku herşeyi dolar ile alırsan doları sen basmadığına göre yükselmesi normal oluyor

    YanıtlaSil
  36. Mahfi bey, ben finansal tedbirler ve kısa süreli mali manevralar yerine büyük resme dikkat çekilmesi ve vurgulanması taraftarıyım.
    Bu topraklar için tarih tüm acımasızlığıyla tekerrür ediyor. Osmanlı'nın, Avrupa'da yaygınlaşarak eğitim ve bilginin yayılmasına önayak olan matbaaya karşı direndiği gibi; Türkiye Cumhuriyeti de gelişmiş toplumların uyguladığı modern bilim temelli eğitime karşı direnerek, uygulamada piyasası olmayan, verimsiz, geleneksel ve islami eğitime yönlendiriliyor. Yine Osmanlı'nın Sanayi Devrimi sonrası Avrupa'da ticaretin önünü açan özel mülkiyetin sağlanması ve korunmasına direndiği gibi, Türkiye Cumhuriyeti de özel mülkiyeti ve sermaye haklarını hiçe sayıyor, bu değerleri güvence altına alan hukuk normlarını pasifize ediyor. Ve Türkiye Cumhuriyeti aynı Osmanlı gibi, ülkenin kaynaklarının kullanımını toplumun tabanına adilce dağıtmak yerine, çok kapsamlı ayrıcalıklarla belli bir zümrenin inisiyatifine sunuyor. Ve netice itibariyle Türkiye Cumhuriyeti aynı Osmanlı gibi adım adım iflasa ve kaosa gidiyor...

    YanıtlaSil
  37. Faizleri TL üzerinden yükselttiklerinden, dövize etkisi dolaylı oluyor. Faizlerin yükselmesi, piyasadan çekilen paranın biriktirime kayması, dışsatıma yönelik yatırımları zorlaştıracaktır. Yeterli büyüme sağlanamayacak ve biriktirimdeki paranın geri ödemesi geldiğinde enflasyon ortaya çıkacaktır. Bu durumun uzun sürmesi durumunda düşen büyüme ile birlikte para genleşmesi yaşanacak: bir başka deyişle 'slumpflasyon' olgusu ile karşılaşılacaktır.

    Dövizi düşürmek için yapılan faiz arttırımı neo-liberal bir çözüm olup, benim değerlendirmeme göre üstyapının üstyapısal bir düzenlemesi; kısa süreli, etkisiz bir çözüm olarak kalacaktır.

    YanıtlaSil
  38. Hocam, mali müşavirlik staja giriş sınavını kazandım. İki yıl staj göreceğim. Bu süreçte doktora yapmak istiyorum. Sizce iktisat mı, maliye mı? düşünmeliyim. Saygılarımla

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Lisansta ne okuduğunuza bağlı. İktisat, işletme veya maliye okuduysanız finans yüksek lisansı yapın.

      Sil
  39. Ruh hastasiyim. Sizi okumak bana iyi geliyor. Ak partiliyim bu arada

    YanıtlaSil
  40. Kerem İnanır20 Eylül 2018 00:47

    Hocam merhaba,
    Bu sefer çok kısa ve öz anlatmışsınız, tebrikler ☺️
    Ellerine, kaleminize sağlık, sevgi ve saygılarımla.

    YanıtlaSil
  41. Hocam sizin gibi bir değerimizin olması beni çok mutlu ediyor iyi ki varsınız.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Beni de üzüyor,çünkü gerçekleri dile getiriyor.Gerçeklerse çok acı

      Sil
  42. Hocam merhabalar size bir sorum olacaktı.Merkez Bankası faiz oranlarını yüzde 24 olarak açıkladı.Bankalar niçin %28-29 faiz oranları ile mevduat bulmaya çalışıyor.Bankalar Merkez bankasından bu parayı borclanamazlar mi?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. MB, bankaların toplam kaynak ihtiyacının sadece % 10 - 15'ini karşılıyor. Öte yandan MB'nin verdiği para gecelik, oysa mevduatın ortalama vadesi 3 aylık. MB'nin faizini 360 gün üzerinden bileşik faize çevirirseniz kabaca mevduat faizine denk gelir.

      Sil
  43. Hocam ahlaklı ekonomist olarak sizler doğruları söyleyebilirsiniz bu sizin göreviniz fakat sürekli algılar üzerinden siyaset yapan bir iktidara karşı muhalefet partileri doğruları söyleyerek asla başarılı olamaz hiçbir sonuçta elde edemez. Örn. Faiz artırmak vatana ihanettir diyen bir iktidara karşı mb sı bağımsız olmalı diyen muhalefet lideri doğru söylemişte olsa maçta bir sıfır geri düşer.olması gereken muhalefetin o lafın üzerine gitmesi faiz artırdığı anda ortalığı ayağa kaldırması.bir gelişme oluyor iktidar o gelişmeyle ilgili doğru olmayan yöntem uyguluyor muhalefet hemen doğrusu bu diye ortaya atlıyo ve reisin tam istediğide bu oluyor. Algısını kasıyor ve iş sonunda muhalefetin dediği noktaya geliyor ama iş işten geçmiş oluyor sonra muhalefet biz demiştik diyo. Biz demiştikle iktidarı altedemezsiniz bilakis yanlış söyledikleri şeylerin üzerine aynı şeyle giderek altedebilirsiniz.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bir iktisatçı olarak beni muhalefetin ya da iktidarın veya herhangi bir siyasal partinin söyledikleri fazla ilgilendirmez. Ben söylemlerin ve eylemlerin ekonomiyi ve ekonomi politikasını ne kadar ve hangi yönde etkilediğine bakarım. Siyaset benim işim değil.

      Sil
    2. İşte oyüzden siyasete girmediğinizi biliyorum ama benim lafım muhalefete. Dibine kadar algı kasan iktidara karşı iktidarı arzulayan muhalefetinde algıya ters algıyla yüklenmesi gerekirken ilkeli davranmaya çalışmaları onların birsıfır yenik duruma düşürüyor. Adamlar iktidarın yanlışlarını düzelte düzelte bihal oldular. Cb nı faiz artırmak vatana ihanettir dediğinde muhalefet yarışa giriyor mb bağımsız olmalı gerekirse faiz de artırılmalı gibi ekonomin doğrularını savunmaya çalışıyorlar. Halbuki kurnaz bir muhalefet lideri böyle bir hatayı asla affetmez hemen atlar evet iş dünyasının batma noktasına geldiği bir noktada faiz artırmak vatana yapılacak enbüyük ihanettir mbsına söz geçiremiyorsan çıkar bir khk bağla kendine deyip gündemden hiç düşürmicen öyle bir hale getircenki iktidar faiz artırmak zorunda kaldığında oturup iki kere düşüncek nehalt ettikde ağzımızdan bu cümle çıktı şimdi artırsak muhalefetin diline düşeceğiz diye bin kere düşüncek. Artırdığı zamanda yine yüklencen sıkıştırcan. Muhalefet sürekli bak bizim dediğimize geldin deyip duruyo.muhalefet doğruları söyleyerek iktidarı elde edemez. Yanlış tezleri olan iktidara doğruları söyleyerek ancak iktidarın ömrünü uzatırsınız. Muhalefet parti liderlerinin hiçbirinde bu yetenek yok ne kılıçdaroğlunda var ne akşenerde nede incede.

      Sil
  44. Faiz tek başına hiçbir işe yaramaz maliye politikasında destek vermesi lazım fakat görünen o ki maliye politikası Merkez Bankasına zıt adımlar atacak ve Faiz artırmak yanlış biz daha önce söyledik diyerek tüm suçu Merkeze atacak belki saçma gelir ama Cumhurbaşkanının Krizi kabullenmediğinden belli mutlaka suçu başkasına atmalılar ve aradan sıyrılmalılar.
    Yarın açıklanacak OVP de herşey ortaya çıkar üretime devam üretmeden olmaz diyecekler ama gerçekte üretim değil tüketime bağlı hizmet sektörü ağırlıklı büyümeden bahsettikleri. İmalat sanayi tarım hayvancılık teknoloji bunlar sözde kalır acil para eden inşaat sektörü hizmetler sektörü turizm yatırımlarından bahsedilir, Kanal istanbul, Finans merkezi İstanbul, Turizmde yeni yatırımlar falan bunlar doydu artık fazlası var bu yapılaşma yerleşen insanlar tarım ürünü yiyecek sizin tarıma hayvancılığa teknolojiye yatırım yapmanız lazım.
    İmalat sanayi gelişmedikçe dışarıdan imal edileni alıp montaj yapıp süsleyip ekleyip işin kolayına kaçarak satmaya devam etmek istiyorlar.
    Bu yönetim tüccar mantığı ile çalışıyor al sat ekonomisi yıllarca türkiye bu sistem aşılandı riske girme al sat yap dışardan al vatandaşa sat.
    Üretim üretim üretim derken sözde üretmeyen toplum batar evet ama ne üretiyosun ki inşaat bile değerinin tam 10 katı fiyatına satıyorsun Allah hesap sorar yakındır.
    Eğer bu düzen bozulmazsa yeni düzen yenilikler ortaya çıkmaz bu düzeni ya kendileri bozacak yenilikleri kendileri yapacak yada sistem zorlayacak mecburen başkası yapacak karar verme zamanı hadi bakalım

    YanıtlaSil
  45. Yerli hammaddeye ile Üretime dayalı bir ekonomin yoksa ithalata dayalı tüketim ekonomin varsa ve sıcak para ile günü kurtarır ve tasarruf etmezsen bir yere kadar. Stop engine.

    YanıtlaSil
  46. %80 e yakını tarım arazisi olan bir ülkede tarım ve hayvancılıkta reformlar yapılmalı, endüstri de bu sektörlerden beslenmeli böylece hammaddeyi ithal etmeden ihracat yapılmış olur. Yerli otomobil üretmekten daha düşük maliyetli bir iş yapılmış olur. Otomobili üretmek değil mesele onu yürütecek enerjiyi üretmek.

    YanıtlaSil
  47. hocam iş bankasıyla ilgili devyazı yazsanız ne güzel olur.

    YanıtlaSil
  48. Hocam döviz bazlı sözleşmelerin TL ye çevrilmesinin nasıl bir etkisi var?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bu konu AVM'ler için geçerli. Konutlarda zaten döviz bazlı kira pek kalmadı. AVM'ler ise döviz kredisiyle yapıldığı ve taksitleri dövizle ödendiği için kiraları dövizle alıyorlar. Kiralar TL'ye çevrilince AVM sahipleri zarar etmeye ve borçlarını ödeyemez duruma geliyorlar.

      Sil
  49. Hocam merhaba,

    Bugün Yılmaz Özdil'in Venezüella ile ilgili yazısını okuyunca, aklıma size de sormak geldi. Venezülla bu kadar petrol rezervi var iken nasıl enflasyon %83bin oluyor? Parası nasıl bu kadar değer kaybedebiliyor?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Aslında bunun yanıtı yazının içinde var: Kötü yönetim.

      Sil
    2. Venezuellayi birak kendi ülkene bak. Bu kadar uzaklara gitmeye gerek var mi.? Kendi ülkene bak, farkli bir durum göremeyeceksin.


      Sil
  50. CDS primi düştükçe , kurlar da düşme eğilimine girer mi?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Riskler, kurlar, enflasyon ve CDS primi birbiriyle bağlantılı. Riskler düşerse kurlar düşer ve CDS primi de düşer. Bunların sonucu olarak enflasyon da düşer.

      Sil
  51. Selamlar hocam yazı çok klasik kalmış sadece örnekleme var ..sonuç yok hasta dan bahsetmişsiniz ama çözümleri sıralamamışsınız ahbap çavuş ilişkisi uzun yıllardır var her zaman olacak ..sizin asıl bence konuyu ele alarak maddeler halinde bir çözüm önerisi sunmanız etkili olacaktır ..örneklemeniz çok sıradan olmuş ..Hayvancılık ve Tarım konusu ile çözülecekse devlet yıllardır bu konudaki çalışmalarını zaten ahbaplarına yapıyor ve sonuç yetersiz kalıyor..Thomas ın kitabı ütop ya ya dönmüş konular ..Yıllar sonra bizi anlatıyor ...lütfen aynılarını yaşamıyoruz bu söylentiler geci deyin ..yada sahneye cıkın ...Çırağan da gedik privte da konuşmanızı dinledim başarılı bir anlatımdı ama zaten bu görülebiliyordu...Bence bir sonraki seneryo önemli ...Oyun nasıl kuruluyor ..Kartlar kim de sonuç lazım

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çözümler yazının içinde var: Yapısal reformlar. Onların ne olduğunu da en az 6 -7 kez bu blogda yazdım. Arama boşluğuna yapısal reform yazın hepsi çıkar karşınıza.

      Sil
  52. Hocam Merhaba,

    Teşekkürler yazı için.
    Merak ettiğim bir konu var. Her yazınızın altında yorumların çoğuna cevap veriyorsunuz. Ben yorumların yarısını okumaya yetişemiyorum, siz bütün yorumlarla nasıl başediyor sunuz?

    Teşekkürler.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bana saygı gösterip soru sormuş, yorum yapmış herkese ben de aynı saygıyı gösteririm ve elimden geldiğince yanıtlarım. Tabii yetişebildiğim kadarıyla. Çünkü bazen yetişemiyorum.

      Sil
    2. Seviliyorsunuz Hocam.
      Saygılarımla.

      Sil
  53. Sonuncusu da Türkiye'den kaynaklanıyor.Dinci meshepçi dış politika yüzünden İdlip,Pyd v.b sorunlar ortaya çıkmış,Türkiye ortadoğu bataklığına saplanmıştır.

    YanıtlaSil
  54. Sayın hocam, yazılarınızı büyük beğeni ile okuyorum. Ekonomi bilmeyen birinin bile anlayacağı dilde yazmanız benim gibi bir gıda mühendisinin bile ekonomi hakkında konuşmasını sağlıyor:) Tabi ki Mahfi hocam şöyle şöyle anlatmış diye kaynak göstermeyi ihmal etmiyorum :))))

    YanıtlaSil
  55. hocam faiz artışının üstelik sert artırımına rağmen kurların sekmesinde ithalata bağımlılığın son yıllarda çok artmış olmasının ve buna bağlı olarak dolarizasyon hacminin de çok artmış olmasının büyük etkisi olduğu kanaatindeyim. eskiden bu derece yüksek kur artışları olduğunda ithalat bıçak gibi kesilirdi. cari açık aynı hızla kapanır hatta çoğunlukla fazla pozisyona geçerdi. çünkü mesela 2001 krizinde her 100 birimlik üretimin 56 sı ithalata bağımlı durumdaydı. fakat öylesine uzun süre aşırı spekülatif sermaye girişleri oldu ki TL uzun süre fazla değerli bırakıldı ve içeride ara mallar üreten üreticinin beli kırıldı ve hızla bu malları tamamen ithal eder hale geldik. bugün her 100 birimlik üretimin neredeyse 80 ini ithal hale getirilmiştir. dolayısıyla kurlar yükselse de bu ithalat yapılmak zorunda ve dolara talepte olmak zorundadır. sadece bu yapısal durum merkezin faiz silahının gücünü azaltıcı etkiler yaratmaktadır. tabi zamanında yapılamaması siyasal baskı ve merkeze olan güven azalışı da bu işin tuzu biberi oldu hocam. yanlışım varsa düzeltiniz hocam. saygılar...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok doğru, işin bir yönü de bu.

      Sil
    2. guzel ozet, bu su demek oluyor onumuzde donemde kurlarda ciddi bir artis kacinilmaz.
      mesela 1994de yuksek kronuik enflasyona ragmen kur artisi ile cari acik fazlaya evrilmis bir kac gecmeden yuksek enflasyona ragmen kurlar ciddi dusmustu.

      Sil
  56. Sayın Hocam sizi uzun süredir takip ediyorum, bu günlerde "Değişim sürecinde Türkiye" kitabınızı okuyorum. Yazılarınızı İnvesting mobil uygulaması üzerinde sürekli takip ediyorum. Bir çok yazınızı sosyal ağ üzerinden paylaştım. (Kaynak Belirterek) Bir kaç grafiğinizi izinsiz (kaynak göstermeden) paylaşmış olabilirim. (Hakkınızı helal edin lütfen) Mümkün olduğunca kitaplarınızı almaya çalışıyorum. Sizin gibi insanları uzaktan da olsa, kitaplarınızla ve yazılarınızla tanımak keyif verici. Vermiş olduğunuz bilgiler için sonsuz teşekkür ederim.
    Saygılarımla.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Vefa bu işte hocam.
      İsmi gibi vefalı.

      Bir insan ismi ile uyumlu daha güzel nasıl bir yorum yazabilir?

      Sil
  57. Faizi ekonominin bir unsuru olarak gören bir cahilden öğrenecek hiçbirşeyiniz yok çocuklar. Zaten dünya konjektüründende çok uzak, dünya da faiz uygulayan, hiçbir gelişmiş ülke yok. Amerikada , isviçrede uygulanan şey , türkiyede brezilyada uygulanan şeyle aynı değil. Amerikada yüzde 24 faiz getiremezsin, 10 bile getiremezsin, Türkiyede 300 bile getirirsin. Bunlar önemli konular, bir muhasebeciden alacağınız dersler değil, 24 ü 30 yaparım, 40 yaparım , ardındanda gerekli adımları atarım faiz çok işe yarar diyen bir zırcahilden ne öğreneceksiniz, hadi ordan akilsiz.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Abicim, saydığın ülkelerde enflasyon ne kadar bir düşün? Sen Mahfi Hoca'nın yazılarını ya hiç okumamışsın, ya da son derece anlaşılır biçimde yazılan bu ekonomi yazılarını hiç anlamamışsın. Bu yazılar bizim gibi iktisatçı olmayan sıradan insanlar için çok değerli. Bence, şöyle 3 yıl geriye git, yazıları sırayla oku, sonra da eğer anladıysan buraya bir "özür yorumu" yaz. Ama halen anlamadıysan, yapabileceğimiz bir şey yok. Yolun açık olsun...

      Sil
  58. Hocamız bu konuya son kitabında yer verdi. Okuduğunuzda sorunuzun cevabını rahatlıkla bulabilirsiniz

    YanıtlaSil
  59. Çok güzel bir bilgilendirme olmuş hocam , kaleminize sağlık.

    YanıtlaSil
  60. Merhaba Hocam ben işe yaramadığına inanmıyorum faiz arttırılmadan önce dolar 6,5 in üzerindeydi 6,10 a düştü şimdi 6,20 de faiz artırılmasaydı şimdi 6,20 ye 5 puanlık düşüşü eklesek 6,7 sonradan gelen 10 puanı da eklesek 6,8 oluyor. yani artırılmasydı dolar en düşük 6,8 olurdu bence

    YanıtlaSil
  61. Peki hocam, bu ülke nasıl pozitife dönebilir,

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Sen hala donebilecegine inaniyor musun? Soyle donebilir, RTE siyaseti birakinca. Ancak o zaman olur bu is.

      Sil
    2. yapısal reformla kardeş

      Sil
  62. Hocam, Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak, Frankfurter Allgemeine gazetesi için kaleme aldığı makalede Türkiye'nin kur krizini atlattığını belirtmis. Albayrak, küresel yatırımcının Türk ekonomisine güvenini yeniden kazanmayı hedeflediklerini vurguladı.

    Burada küresel yatirimci derken. 16 yildir "Lobiler" dedikleri yapilardan mi bahsediyor acaba?

    Hocam, Yoksa kur krizi yine teget gecti de haberimiz mi olmadi.?

    YanıtlaSil
  63. Merhaba Mahfi Bey,
    Son kararname ile bilişim sektöründe tamamı döviz ile ithal edilen ürünlerin de TL ile satılması zorunlu hale geldi. Distribütörler ortalama bir kur üzerinden fiyatlarını TL'ye çeviriyorlar. Bu da enflasyona neden olmaz mı? Bu genelge yayımlanırken herhalde bunlar da düşünülmüştür diye umuyoruz :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Tüik dolarla da belirlense ürün, o ay için TL karşılığını esas alır. Yani dolar fiyatı değişmedi diye artış sıfır tüge artmadı demez.

      Sil
  64. Sayın hocam sizi uzun zamandır takip ediyorum. Yazılarınız objektif olmaya en yakın yazılar bence. Benim düşünceme göre bu hükümet dönemindeki on yıllık rahatlama ve refah dönemi tamamen kapitalin dikta ettiklerini yapmamız nedeniyle olmuştur. O on yıllık dönemde yok eşitlik vardı, özgürlük vardı erklerin ayrılığı vardı gibi söylemler angarya. Biz o on yıllık dönemde doların altına oturduk, kapital işine gelmeyince de doları altımızdan çekti. Bizde şuan taşta oturuyorum ve karnımız ağrıyor, olay bu. Siz ne dersiniz?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Kimse altımızdan bir şey çekmedi, biz kendi kendimize ettik ne ettiysek.

      Sil
  65. Hocam merhaba konudan bağımsız olarak soruyorum. Kendinden önceki iki kuşak eğitimli olmayan biri bu eksiği gidermek için fazladan ne yapmalı ?

    YanıtlaSil
  66. ovp aciklandi sizce beklentileri karsilar mi hocam?

    YanıtlaSil
  67. Bugun aklimdan birsey geciyordu buyuk borc eger faiz dusuk ise bence sorun bile degil fakat egrr borcunuz dusuk ise faiz yuksek ise o zaman o dusuk borc agir gelebiluyor aslinda ikinci senaryo hil olmamasi lazi eger faiz riskin karsiligi ise yulsek borclu bir ulkenin faiz de karsiliginda yuksek olmasi gerekie eger faiz barometre ise fakat bu gelismis ekonomilerde tersine calisiyor cunku borclari yuksek te olsa ihracatlarin ithalatinin yuksek olmasi bunlara disardan gelecek enflyasona firewall etkisi yapiyor cikardigim sonuc

    YanıtlaSil
  68. Yani hersey ya petrol bulursun yada o da o bulamzsan o noksanligi giderecek teknoloji ihracati yaparsin denklemimde donuyor

    YanıtlaSil
  69. hocam ABD 10 yıllıkları 3,0743 olmuş...yandı gülüm keten helva sür eşeği Niğde ye... :))))

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. onumuzdeki yillarda fed faiz arttirimini bitirdigi vakit 4.50-5.00 bandina kadar cikar.

      Sil
  70. Hocam yazılarınızla bizi aydınlattığınız için teşekkürler. Her zaman yapısal reformların yapılması gerektiğinden, bunların ne olduğundan resmen ilkokuldaki çocuğun anlayacağı bir dille bahsettiniz. Benim sorum biraz siyasi olabilir ama çözüm arayışı içerisindeyim emin olun ki. Hocam yapısal reformların bu hükümet tarafından pek yapılabilir olduğunu düşünmüyorum belli sebeplerden ötürü. Peki bu sorunun yapısal reformlardan başka uzun vadeli çözüm yolu var mıdır? Ben sadece bu kısır döngüden yapılabilirliliği olan bir çıkış yolu arıyorum çünkü şu anda hükümet bu sistemi ne olursa olsun ittire kaktıra gidebildiği yere kadar götürmenin derdinde. Yoksa sistem çöktüğünde hangi sistemin bize en uygun olduğunu mu düşünmeye başlamalıyız? İtiraf etmeliyim aklım çok karışık.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Herkesin aklı karışık ve durumu sizden farklı değil merak etmeyin.

      Sil
  71. Hocam iyi günler ovp açıklandı ama kişi başına düşen milli gelir veya gelecek yılara ait dolar tahminleri yok neden şimdiden teşekkürler

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Dolar tahmini hiçbir zaman olmaz zaten. Onu biz TL GSYH/Dolar GSYH'den hesaplarız.

      Sil
  72. Hocam Türk borsasının çok ucuz olduğu yönünde açıklamalar duyuyorum. Borsa 85binlerdeyken yapılmayan açıklamanın mevcut durumda 95binlerde yapılıyor olması ne kadar sağlıklı?
    Ayrıca bugün açıklanana OVP ile ilgili kısa düşüncelerinize öğrenebilir miyim?

    Çok teşekkür ederim,

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Döviz cinsinden ucuz deniliyor. 85 binken usd 4 TL ise, 95 binken 6.2. Yani yabancı için yada elinde hatırı sayılır miktarda döviz olan yatırımcılar açısından ucuz.

      Sil
  73. Hocam, diyelim TR'de bir sepet 100 TL, US'de ayni sepet 20 USD. Sadece bu sepetlere göre nominal kur usd/tl=5 olmali. Dolayisiyla da REK=1. Ancak piyasada nominal kur 5 degil de 6 ise REK=0.83 oluyor.
    Bunu; US'de 1 usd'lik mal icin TR kisisi US kisisinden 0.17 usd daha fazla ödüyor diye mi yorumlamaliyiz?

    YanıtlaSil
  74. YEP Yeni Ekonomi Programı yani OVP dediğimiz Orta Vadeli Program sayısal olarak gerçekci değil rakamlar tutmayacak 2019 büyüme 2.3 olmaz hatta 2 rakamını bulmaz eğer 1 olursa dua etsinler. işsizlik 12 demişler bence kesinlikle çok daha fazla fazla olacak ama işsizliği elleriyle yazdıkları için istediği rakamı söylüyorlar. Enflasyon 16 denilmiş ama rakamı sayısal olarak küçük göstermek için 15.9 yazılmış hikaye esas enflasyon 2019 da fiyatlara yansıyınca çıkacak tabi dengelenme derken üfe % 30 şuan emin olun 2019 da işsiz kalan kimse kar etmeden ürün satmaz artık enflasyon 20 olacak.
    2020 ve 2021 hepsinde rakamlar beklentiden kötü çıkacak. seçim arafesinde para bulup accil şoklarla 2023 e girmek isterler bakın nasıl düzelecek dedik derler devam durmak yok sallamaya devam

    YanıtlaSil
  75. OVP ya da yeni adıyla YEP!. 2019 GSYH büyümesi %2,3 2020 GSYH büyümesi %3,5 ve 2021 büyümesi GSYH %5,0 enflasyon 2018 20,8 2019 %15,9 2020 %9,8 2021 %6,0 bütçe açığı 2019 GSYH nin olmak üzere %1,8 2020 %1,9 ve 2012 %1,7 cari açık GSYH nin 2019 %3,3 2020 %2,7 2021 %2,6 işsizlik 2018 %11,3 2019 %12,1 2020 %11,9 2021 %10.8 olarak hedeflenmiş. ovp de sanki salt içsel faktörler dikkate alınarak ve piyasaya sıkı maliye-para politikaları uygulayacağız mesajı verilerek dinginlik havası yaratılmaya çalışılmış. 1-bütçe açığı ila cari açığın eş zamanlı düşürülmesi neredeyse imkansızdır ya da çok zordur. zira: cari açık vererek büyüyen ekonomi yapısallığı nedeniyle büyüdükçe cari açık veren ama artan vergi gelirleriyle beraber bütçe açığı küçülen bir makro yapımız vardır. ekonomi yavaşladıkça cari açık azalır ancak vergi gelirleri de düşer ve bu sefer de bütçe açığımız büyür.özellikle tüketim düştüğünde vergi tabanımızın %70 inin dolaylı vergilerden oluştuğunu düşünürsek tüketim motoru soğuyunca bütçe açığımız giderek ısınır. ovp de önümüzdeki üç yıl boyunca cari açığımızın küçüleceği buna karşın bütçe açığımızın yine de %2 seviyesinin altında kalacağı öngörülmüş. burada ciddi bir paradoksallık var kanaatimce!. eğer vergiler artırılarak bütçe açığı düşük tutulacaksa ki; başka bir yolu da görünmüyor artan vergiler talebi-yatırım iştahını da azaltacaktır. 2- şu anki enflasyon yapısı da ciddi oranda üfe fazlıdır. üfe tarafında da kurların büyük etkisi olduğu hepimizin malumudur. 2012 deki %6,0 lık hedef için öncelikle kurların ciddi oranda aşağıya çekilmesi gerekiyor. kaldı ki; 2019-20020 yılları enflasyonlarının tutturulabilmesi için de kurların aşağıya çekilmesi elzemdir. sadece talep daraltılarak enflasyonun yeniden tek haneye üstelik de %6,0 a çekilmesi mucize olur oysa iktisatta mucizelere asla yer yoktur. ekonominin son yıllarda yüksek boyutlarda dolarize edilmiş olduğundan yola çıkacak olursak özellikle dolar kurunun aşağılara çekilmeden enflasyonun tek haneye inmesi kanaatimce söz konusu olamaz. ithalata ve dolayısıyla dövize olan bağımlılığın %80 e koştuğu bir konjonktürde büyümenizi aşağıya bile çekseniz türkiye ekonomisi %75 oranında iç taleple büyüyen bir iktisat yapısına sahiptir, bu motoru soğutsanız dahi yine de özellikle üfe bazlı enflasyonu fazla aşağıya çekebilmeniz kolay değildir. ayrıca döviz kurlarının aşağı yönlü olması artık önemli ölçüde dışsal konjonktürel dalgalanmalara bağımlıdır. fed, faiz artırımlarını durduracak hatta yeniden Qe genleşmeleri yaratacak, Avrupa merkez bankası 2019 da varlık alımlarını durdurmayıp alımlara devam edip faizler artırmayacak, küresel ticaret savaşları olmayacak, neo-liberal politikalar aynı hızda uygulanmaya devam edecek, poiyik-askeri ve bölgesel gerginlikler azalmaya başlayacak, vb gibi pozitif gelişmeler olacak yeniden uluslar arası sermaye akımları artacak ve 3 yıllık makro iktisadi bu hedefler tutturulacak da ekonomik güven yeniden tesis edilmiş olacak. bunlar olmazsa tek başımıza bizim sıkı para-maliye politikaları uygulamamız da yetmeyecektir. kaldı ki türkiye artık %2,5 büyümeyle bile cari açık verecek kadar hastalanmış bir ekonomidir. bu da kurların aşağıya gelmesini zorlaştıran bir unsurdur. eğer enflasyonuz tüfe bazlı olsaydı sıkılaştırmalarla kontrol altına alınması kolay olabilirdi. talep esnektir enflasyonu da nispeten esnektir. ancak arz katıdır ve enflasyonu da bu yüzden yapışkandır. mücadelesi kolay değildir. enflasyon hedeflerinin tutması bence zordur.2-bir başka paradoks ise bu makro ekonomik hedeflerle merkez bankasının sahip olduğu net döviz rezervinin uyumsuzluğudur. kurların kontrol dışına çıkmamasını sağlayacak önemli araçlardan birisi de net döviz rezervidir. makro bazda yavaşlama belki döviz gereksinim düzeyini azaltacaktır ancak yine de dövize ihtiyaç bitmeyecektir. ayrıca döviz cinsinden finansal yükümlülüklerimizin yapısı da hem vadesel boyutta hem de miktarsal bazda kalitesizdir. kısa vadede neredeyse milli gelirimizin %35 i kadar dış finansman gereksinimimiz bulunuyor. bu durum kurların tarafımızca kontrol edilmesini oldukça zorlaştırıyor.

    YanıtlaSil
  76. Hocam, YEP konusunda acik ve net tek cümle ile fikrinizi ögrenmek isteriz.

    Bana göre cok iyi cümleler ile yazilmis, 15 temmuz darbesi ve gezi olaylari ile damardan girilmis. 2002-20013 arasi güzellemeler ile süslenmis ici bos bir program.

    somut olarak sadece 76 milyarlik hedef bir tasarrutan bahsediliyor.

    Gerisi.. cek,cak, cegiz, cagiz..

    Siz ne dersiniz.?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Sıcak para çekmek için piyasanın beklentisini karşılayacağız yazısının adı YEP.
      Dedikleri olmayacak tasarruf falanda hikaye kısmı mali olarak destek verecez kısmıdır. Kendi zengin çevresini batırırsa etrafımda kimse kalmayacağını bildikleri için etrafı kurtarmaya devam edecekler sonrasında hedefler tutmadı ama sorun neden hep bu ABD AB Dünya ekonomisi kötü biz bundan tabi etkilendik.
      Bu söylenenlere inan varsa ya aklı yoktur yada taraftır. Zamanında dolar çıkacak derken birileri dolar 3 TL olsun kendimi yakarım diyenler gibi popülist söylemler halk kandırmacası

      Sil
  77. YAZIMIN DEVAMIDIR: 3-2020 sonrasında büyüme hızlanacak da cari açık hala nasıl düşmeye devam edecek sorusunun net cevabını ovp içinde bulamadım hocam!. yine büyümenin %2,3 den %5,0 a çıkması öngörülürken aynı dönemde bütçe açığının birbirine çok yakın düzeyde kalması da bir başka tezatlıktır. normal olan büyüme hızlanınca bütçe açığının ters orantılı olarak düşmesidir.4-2021 enflasyon hedefiyle cari açık hedefi arasında ciddi bir tutarsızlık görünüyor. tek haneye inecek enflasyonda eğer uluslar arası fon akımları yeterli olmazsa ki; yeterli olacağını öngörüyorlar sanırım talep yine artar ve bugünkü gibi enflasyon-faiz-kur sarmalına girilebilir. işsizlik: reel ekonomi tarafında bilançolarda ciddi kambiyo zararı oluşmaktadır. reel ekonomi zayıflarken ve işçi çıkarımları kapının eşiğindeyken ve zaten bir süre büyümeyi de gözden çıkarmış iken nasıl oluyor da hali hazırda %11,0 e dayanmış işsizlik %12 den tekrar geriliyor. %7 lik büyümede bile net istihdam artışları sağlayamayan bir ekonomik yapı nasıl oluyor da % lik büyümeyle işsizliği %11 in altına geriletebiliyor. o halde kamusal istihdamı artıracaksınız demektir. bu durumda nasıl sıkı maliye politikası uyguluyoruz diyebilecek siniz?. o halde bütçe açığını nasıl olacsk da %2 nin altında tutacağım hedefini önünüze koyabiliyorsunuz?. hocam ne dersiniz?. kanaatimce ovp bazı ciddi paradokslar içeriyor. yoksa ben mi yanlış algılıyorum?. iyi çalışmalar, iyi günler...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Karşıt bir görüş olarak değil teoride mümkün olabiliri ortaya koymak adına; cari açık ile bütçe açığı eş zamanlı düşebilir.

      Ama önce şu soruya doğru bir cevap vermek gerekir; bir malı ithal etmek mi, o malı üretmek mi ülkeye daha fazla vergi kazandırır?

      O malı AB den ithal ediyorsanız gümrük vergisi geliriz yok demektir. Evet ithalden alınan KDV geliri oluşuyor maliyenin ama bu nihai bir vergi değil. İthalatçı mdüyor o KDVyi ama indirim konusu da yapıyor. Yani Türkiyede üretilen bir ürün olsaydı, Maliyenin daha çok KDV geliri olurdu.

      100 liraya sattığınız bir ürün için 80 TL lik bir ithalat yapıyorsanız sonuçta 20 TL lik bir katma değer kalıyor ve bu 20 TL üzerinden vergi alabilirsiniz. Ama artık o ürün için 80 TL ithalat değilde 50 TL ithalat yapar duruma gelirseniz ülkede kalan katma değer 50 TL olur ve bu 50 TL üzerinden vergi geliriniz oluşur.

      Ayrıca üretim arttığı için istihdam da artacağından buradan da vergi gelirleriniz oluşur.

      Bu yanıyla düşündüğünüzde ithalat bütçenin gelirlerini arttırıcı değil aslında azaltıcı bir unsurdur. Tabi mutlak anlamda azaltır demiyorum.

      Siz bu konuda ne düşünürsünüz?

      Sil
    2. Verdiğim örnekten yola çıkarak ithalat oranını yüzde 37,5 düşürerek (yüzde 80'den yüzde 50ye düşüyor), katma değerini 2,5 kat arttırıyorsun(20 TL lik katma değer 50 TL ye çıkıyor)

      Tabi bu oranlar kusa zaman diliminde olmaz hele birülke ölçeğinde.

      Ama süreç değişti artık. TL nin aşırı değerli olduğu zamanlarda işleyen süreçler bu dönemde aynı şekilde işlemeyecektir.

      Büyümenin yüzde 5e yaklaştığında bütçe açığının aynı düzeyde kalmasının başka bir izahı olabilir. Yine mali bir gevşeme öngörülüyor olabilir.

      Bu arada kurgunuz yanlış demiyorum. Kendi içinde tutarlı bence. Bu şekilde gerçekleşebilir de. Sadece dikkat çekmek istediğim başka bir süreçteyiz artık.

      Birşey de aklıma takıldı. GSYH verilerinde mal ve hizmet ithalatı tutarının, ithalat hariç GSYH oranı yüzde 25 ler çivarında. Peki nasıl oluyorda üretimimizin içindeki ithalat oranı yüzde 80 olabiliyor? Bazı ürünlerde yüzde 90 bile olabilir. Ama burada ülke ortalamasından bahsediyorsak yüzde 80 çok yüksek bir oran. Bu oranda bir hata olabilir mi?

      Sil
  78. Paylasiminiz icin tesekkur ederim. Is Bankasi acikamalari kasitli olabilir. Merkez Bankasi’min hamlesini bosa cikarici bir karsi hamle. Ne dersiniz? Tek patron olma isteginden kaynaklanan bir itibarsizlastirma cabasi. TSK’ya da ayni sekilde davranilmisti.

    YanıtlaSil
  79. Hocam merhaba,
    Yazılarınızı takip eden bir İİBF mezunu olarak soru sormak istedim.Sizce benim gibi mezun öğrenciler ne yapmalı?Çok yüksek puanlar alan arkadaşlarımız bile atanamazken,iş bulamazken nasıl umutsuz olmamalıyız?Birde biliyorsunuz toplum baskısı diye bir mevzuu var ki ülkemizde bu yüzden intihar etmiş insanlar...Önerilerinizi heyecanla bekliyorum.iyi günler.

    YanıtlaSil
  80. Hocam , önümüzdeki yıl Türkiye GSYH olarak dünyada kaçıncı sırada olur?

    YanıtlaSil
  81. Hocam , bu sene Türkiye GSYH olarak dünyada kaçıncı sırada olur?

    YanıtlaSil

  82. Hocam merhabalar.

    Makine mühendisiyim ve sanayiciyim. Siz dahil 5 ekonomist takip ediyorum. Mesleğim olmamakla birlikte mecburen ekonomiyi takip etmek durumundayım. Ancak hiçbir ekonomist neyin ne olacağını bilmiyor. Biz imalat yapmak için malzeme alıyoruz işliyoruz ve sonucu net olarak görüyoruz. Ancak bu işin maddi kısmında bu şekildeki dönemlerde zarar ediyor veya batıyoruz. Hem de izafi kişilerin izafi sözleri ile.
    Şahsi olarak söylemem gerekirse; faiz, enflasyon, kur… Vb. tüm parametreler emekle değil para ile para kazanan eski ismi ile tefecilerin zahmetiz para kazanma yöntemi olarak görmekteyim. Sakıp Sabancı’nın değimi ile “sen ağa, ben ağa, bu ineği kim sağa”.
    Çözüm olarak söylediklerinize gelince, yapısal reformlar deniliyor herkes tarafından. Yargının ve eğitimin siyasallaşması. Bu konu her zaman vardı ve hala var ve bundan sonrada olacak. Eskiden ADD ciler, sonra FETO cular şimdi KİMCİLER bilmiyorum ama hep olacak. Demokrasinin ahbap çavuş ilişkisi, kapitalizmin ahbap çavuş ilişkisi demokrasinin beşiği olarak kabul edilen ABD de en tepede. ABD üretiminin ithalata bağlılığı problem olmuyor, bizimki oluyor. Yazı uzamasın diyerek devam etmiyorum.
    Kadı ki farzı misal dedikleriniz yapıldı ekonominin düzeleceğine siz inanıyor musunuz? İnanın bana yapılmaz ama yapıldığı gün cari işlemler bilmem nesinin oranın bilmem ne oranı çıkar veya düşer faiz artırmak lazım, kurun şu seviyede olmazı lazım bla bla bla. Söylemler iş geçtikten sonra şu şunu yapması lazım, bu yanlış oldu, bu yapısal reformları bi yapamadık gibi bir sürü bahane. Bu işi bilen yok mu?
    Demem o ki; inek gibi sağılmaya devam, ağa olana kadar.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Makina mühendisi ve sanayicisiniz.

      2013 yılından buyana kur devamlı yükselişte. Yani TL nin değeri üretime destek veriyor neredeyse 6 yıldır. Ve bolca dağıtılan teşvikler de mevcut. Bu süreçte İŞKUR neredeyse işletmelere sıfır maliyetli işçilik sağladı. Artı istihdam sağlanan işçilerin yükü sıfırlandı.

      Bu süreçte siz nasıl bir pozisyon aldınız?

      Üretilmeyeni üretmeyi düşündünüz mü?

      Bir üniversitemizin bir haberi vardı. İthal ettiğimiz hatta sipariş ettikten sonra iki ay beklediğiğimiz bir ürünü çok daha ucuza ve daha kısa sürede teslim eden bir çalışmaya imza atmışlar. Tabi bu ucuza maletme yeni bir teknoloji sayesinde değil TL nin değer kaybetmesi nedeniyle olmuştur kuşkusuz.

      Hani sonucu da net gören birisi olarak, piyasanın ihtiyaç duyduğu ithal girdileri ve maliyetleri bilen bir sanayici olarak bu süreci verimli olarak geçirdiniz mi?

      Sil
    2. Kardesim hakli yazmissin.

      Bu yuksek faizde yuksek sok kurda yuksek ve yukselen enflasyon sartlarinda kimse uretemez urettigini de satamaz.

      Yapisal reformlar ancak ve ancak krizin olmadigi yani yuksek enflasyon yuksek faiz ve kur sokunun olmadigi daha stabil durumlarda ele alinir uygulanir. Ancak boyle bir atmosferde yoneticiler ve kamuoyu bu islerle ilgili profesyoneller daha zinde dusunur program yapar ve boyle bir atmosferde yapisal reformlar daha basarili olur.

      Suan itibariyle Turkiyenin yapisal reforma degil ne yazik ki kosullar geregi "ortodox ekonomi" politikalarina ihtiyac vardir. Bu ortodox ekonomi politikalari da ulke ekonomisinde faiz kur enflasyon cari denegeleri yerine oturtmaya yoneliktir. Yani atesi sondurup ulke ekonomisini normale stabil olmaya yoneltmekle ilgilidir. Ondan sonra yapisal reformlar dile getirilir.

      Bu anda stabil bir ekonomiden kastim Turkiye icin enflasyon %5 faiz%7 cari acik%4 butce fazlasi %0.5dir. Toplam ikiz acik %3.5-4 bandidir. Buyume ise %4.5

      Boyle bir duruma gelindiginde Turkiye ekonomisi uzerinde yapisal reformlarin dile getirilmesi konsulmasi uygulanmasinin daha basarili sonuclar verebilecegini dusunuyorum

      Sizin durumunuzda uretici ihracatci gucler belirsiz ortamda yatirimi birakin uretimi birakir. Cunku faiz yuksek cunku enflasyon belirsizligi soz konusu. Kurun nerede oldugu belli degil.



      Sil
    3. Faiz enflasyonu durdurmak için yani tüketimi azaltmak için kullanılıyor. parayı bankaya nasıl çağırırsın faiz vererek insanlar yatırımı faize çevirir üretmeden para kazanır kısa zamanda tüketim düşer talep düşünce fiyatlar geriler ve enflasyon frenlenir eğer frenlenmez ise ozaman piyasada fiyatlar bozulur karaborsa başlar faizden yüksek gelir ede edenler gibi karaborsadan yüksek gelir elde edenler oluşur halk ayaklanır.
      para bankada toplanınca yatırıma dönüştürmek için kredi verilir faizler indirilir yatırımlar yeni tüketim ve üretim anlayışına uygun fabrikalar ve üretim tesisleri hizmetler gibi yenilikçi kısaca yapısal reform beklentisini karşılar katma değeri olan yenilikçi ürünler piyasaya ve ihracata çıkar fiyatı yüksek olur kar marjı yüksek getirisi yüksek olur bu gelen paralar ekonomiye girer devlet kdv vergi birçok para getirisi olur sonuçta yeni yatırımlar size avantaj sağlar rakip ülkelere karşı yada rakip ürünlere karşı.
      kısaca kendinizi sürekli yenilemelisiniz fakat sistemi yöneten kendini yenilemezse sizin yenilikleriniz yetmez hatta size zarar verir. devlet vergiler yatırımlar krediler sübvansiyonlar konusunda inşaata değilde yeni inovasyonlu katma değerli teknolojik ürünlere destek veririrse ozaman ıphone yapmaya çalışan nesiller insanlar çıkar. sistem baştan yenilikçi olmalı değişime ayak uydurmalı hatta değişimi kendi başlatıp ilk uygulayıcısı olmalı taklit yolu ile yenilik değil kendisi diğer ülkelerden pazarlardan önce fırsatları görmeli tüketim alışkanlıklarını değiştirmeli.
      Devleti kaldırıp yerine A.Ş. gibi yönetecem denilirse ozaman herkes devlet arar denetleme ve düzenleme için olay yönetimde sıkıntı yönetimde kuralları koyan denetleyecek olan onlar uygulayacak olan insanlar cezayı bilecek kuralları uygulayacak uygulamayanada gereği yapılacak.
      Eğer derdiniz A.Ş. olmak olursa ozaman sizi denetleyecek devlette dış güçler olur.

      Sil
  83. Kendinden önceki iki kuşak eğitimlileri okunmalıdır.Bunlardan yüzlerce var.Bize ait olanlardan en büyük olani ATATÜRK .

    YanıtlaSil
  84. Iktisat bir bilimdir ve iktisatcida bir bilimadamidir ve herbilim adami gibi tarafsizdir. Iktisat ilmi kisilerle yurumez. Bir butundur. Hane halki devlet isadami. Ureten tuketen. Ekonomi cikmaza girdiginde herkes etkilenir etkileniyor da. Oynak fiyatlar yuzunden ya ihtiyacimiz olani alamiyoruz ya da eskiden bir lira verdigimiz bi urune simdi 5lira veriyoruz.

    YanıtlaSil
  85. OVP ( Orta Vadeli Program )
    YEP ( Yeni Ekonomi Programı )
    Gerçek ise ETP ( Ekonomi Temenni Programı )
    İsim değiştirerek yenilik yapmış olunmuyor eskiden OVP sonrasında YEP neticede hepsi aynı kapıya çıkan isim değişiklikleri ile ekonomik temenni programı açıklaması yapılıyor.
    Ekonomi Temenni Programı Türkiyenin sert durgunluğa gireceğini ama bunu rakamlarda tutmayan önceki temenniler yada tahminler gibi rakamlara dökerek böyle olmasını bekliyoruz demek doğru değil direksiyonu buna göre çevirmeniz gerekli söylenenle rakamlar arasındaki fark bu belirsizliklerden kaynaklanıyor.
    OVP de dolar kuru tahminlerine baktığımız 2018 için öngörülenin iki katına çıkmış hiç yaklaşamamış olmasının sebebi söylemle eylem arasındaki farklardan oluşuyor.
    Merkez enflasyon rakamları çok komik kalınca yıllık hedef % 5 gibi akıl almaz gerçek dışı olmakla kalmayıp enflasyon % 15 li rakamları geçince aman faiz artırayım geç kaldım ama yakalarım sanıyor.
    Hükümet dolar tahmini 3 ise dolar 6 oluyor.
    Ekonomide tahminleriniz öngörüleriniz tutmaya bilir fakat arada çok uçuk farklar varsa ve tüm imkanlar elinizdeyken bunları kullanmıyorsanız size kimsenin güveni kalmaz, YEP denilen yeni ekonomi programınada güvenmiyorum rakamları yaz tutmayınca dış köjektör deyince işin işinden çıkmayı amaçlayan bir anlayışın programına güven olmaz. Hatta bizde ekonomik kriz yok diyerek gerçeklerle yüzleşmemek kimseyi ikna etmez. ekonomideki manipülasyon demek iyide manipülasyona neden olacak demekki açıkların var ozaman niye kendini manipülasyonlara karşı korumuyorsun ülkeyi neden açık pozisyonda bırakıyorsun kurtlara kuşlara yem ediyorsun diye sorarız. buyurun cevaplayın?

    YanıtlaSil
  86. Hocam merhaba. Aciklanan OVP icin yorumunuz nedir. Ulkemizi duzluge cikaracak niteliktemi.

    YanıtlaSil
  87. Ülkenin icinde bulundugu durum vahim. 80 milyaonun bekledigi yeni ekonomik program aciklandi. Tam 25 dakika sürdü. Hazine Bakanimizin (Damadin) eline verilen kagidi bir cirpida okudu..

    Inanilmaz rahatladik.

    YanıtlaSil
  88. Hocam bizim cds primimiz kurlar 6.50 civarındayken 550 civarıydı. Aradan zaman geçti mb mb f artırdı derken kur 6.30 civarına düştü ama cds çok daha sert düşerek 420 civarına geldi. Cds'in bu kadar çok düştüğü bir ortamda kurların daha düşük seviyede olması gerekmez miydi?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. CDS şu an itibariyle 400. Demek ki YEP ile atılacak adımı beğendi piyasalar. Nedir o adım? Bankaları kurtarma operasyonu. Dış alacaklılar en çok kimden alacaklı? Bankalardan. Bankalar kurtarılınca dış alacaklılar rahatlayacak. Bu durumda CDS'in hızlı düşmesi normal.

      Sil
  89. Hocam ellerinize yureginize saglik.
    Acaba yapisal reformlari yap(a)miyorlar mi?
    Bazen kucuk bir firmada bile bazi degisiklikleri yapmak cok zordur. Devlet gibi bir aygitta cikar gruplari,vekiller,burokratlar ve hatta belki halk...

    YanıtlaSil
  90. Mahfi hocam, su zındık dolar yıl sonunda 5'e düşer mi? Dolarla çok borç var da.

    YanıtlaSil
  91. Maliye ve Hazine Bakanı Berat Albayrak 'Yeni Ekonomi Programını' anlattı. Bakan Albayrak, "Bizim için önemli olan husus sağlıklı bir ekonomi için sağlıklı bir reel sektör lazım. Bugün açıkladığımız Maliye ve Hazine Bakanı Berat Albayrak CNN TÜRK ve A haber ortak yayınında 'Yeni Ekonomi Programını' anlattı. Bakan Albayrak, "Bizim için önemli olan husus sağlıklı bir ekonomi için sağlıklı bir reel sektör lazım. Bugün açıkladığımız mali durum tespit çalışmasını pazartesi günü başlatacağız." dedi.
    nı pazartesi günü başlatacağız." dedi.

    Hocam rica ediyorum.. Lütfen neye baslayacaklarini siz bizlere aciklayabilirmisiniz.?

    Allah askina ""Mali durum tespit calismasi"" ne demektir. Bu tespit daha yapilmadi mi.? Beklenilen cözüm getirecek adimlar degilmidir.?

    Hem durum tespiti gayet acik degilmi..? Bizim istedigimiz bu vahim durumu düzeltecek somut adimlari madde madde halka anlatilmasi.

    25 dakikada kagittan okudugu ne oldugu belli olmayan bir garabeti recete diye sunmak tam da bize yakisan sekil olsa gerek.

    Cok yazik..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bankalar ciddi sıkıntıda. Batık veya batık olmaya aday krediler çok fazla. Bunlara çözüm aranıyor.

      Sil

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...