11 Eylül 2020 Cuma

Bir Maskeden Çıkan Ekonomik Analiz

Covid-19 salgını çıkıncaya kadar cerrahi maske; ameliyatlarda, nezle, grip gibi bazı bulaşıcı hastalıklarda, tecrit gerektiren hastalıklarda, temizlik işlerinde, Japonlar tarafından yolculuklarda kullanılan bir nesneydi. Maske tüketimini karşılayacak kadar üretim vardı. Zaman içinde mevsimsel olarak nezle, grip gibi hastalıkların arttığı kış aylarında ya da gezilerin yoğunlaştığı yaz aylarında maske talebi artıyor, bu artışlar, öngörülebilir artışlar olduğu ve maskelerde son kullanma tarihi olmadığı için stoklarla karşılanabiliyor ve fiyat artışına yol açmıyordu. Ekonomi diliyle söylemek gerekirse, Covid-19 salgını öncesinde, Türkiye’deki cerrahi maske arz ve talebi 1 TL/Adet dolayında dengede bulunuyordu.

Covid-19 salgını çıkınca maske kullanımı artmaya başladı. Kamu otoritelerince kullanımı zorunlu kılındıktan sonra talep artışı hızlandı. Bu gelişme piyasa için yapılan mevcut üretimin (arz) tüketim için satın alınmak istenen miktarı (talep) karşılayamaz hale gelmesine, fiyatların yükselmesine ve maskelerin çoğu yerde tezgâh altına inmesine yol açtı. Kamu otoritesi maske fiyatlarına sınırlama getirmeye çalışsa da arz artıncaya kadar karaborsa piyasası oluştu ve maskeler 2 TL/Adet dolayında bir fiyatla satılır oldu.  

Piyasada Covid-19 salgını sonucu ortaya çıkan cerrahi maske talebi artışı üreticiyi harekete geçirince gerek mevcut üretim kapasitesinin daha fazla çalıştırılması, gerekse yeni üretim birimlerinin devreye girmesiyle arzda artış başladı. Arz miktarı artınca fiyat da yükseldiği yerden gerileyerek eski düzeyine düştü. Böylece maskeler 1 TL/Adet fiyatına geri dönmüş oldu.

İş burada bitmedi. Arz artışı, talep artışını aşınca bu kez arz fazlası ortaya çıktı. Yeni üreticilerin devreye girmesi ve mevcut üreticilerin kapasite artırması sonucunda devam eden üretim artışının yol açtığı arz fazlası fiyatların daha da düşmesine yol açtı. Bu arz fazlasının oluşmasıyla maske fiyatları 0,25 TL ile 0,50 TL/Adet aralığına kadar geriledi.

Bugün geldiğimiz noktada maske fiyatları başlangıçtaki fiyatının dörtte biriyle yarısı arasında bir yerde dengelenmiş görünüyor.

Buraya kadar anlattıklarım beyaz cerrahi maske için geçerli. Arz fazlasının ortaya çıkardığı rekabet ve fiyat düşüşü üreticiyi bu kez insanların en insancıl ama irrasyonel yanından yararlanmaya yöneltti. Tamamen aynı nitelikteki cerrahi maskelerin renkli, resimli ve desenli olanları üretilerek daha yüksek fiyatlarla (1,5 – 2,5 TL/Adet gibi) satışa çıkarıldı[i]. Böylece cerrahi maske piyasasında hepsi aynı işlevi görse de beyaz maskeler ve diğerleri için farklı fiyatlar oluştu.

Bunlara ek olarak üreticiler züppe etkisinden[ii] yararlanma yolunu burada da yaşama geçirdiler. Ünlü markalar kendi markalarını, logolarını taşıyan bez maskeleri çok yüksek fiyatlarla (saptayabildiğim en pahalı logolu bez maske 270 dolar) piyasaya sürdüler. Bu bez maskeler kuşkusuz kâğıt maskelere göre daha uzun kullanma imkânına sahip olsa da fiyatları dayanıklılıklarıyla çok uyumlu değil. Bununla birlikte bu ünlü markalar Covid-19 salgını çıktığında sağlık merkezlerinin emrine çok sayıda ücretsiz maske üretip vermişlerdi. Bu hamleleriyle oradaki harcamalarını karşılıyorlar. Yani bir anlamda zenginden alıp fakire aktarmış ve arada da para kazanmış oluyorlar.  

Piyasanın yaratıcılığı burada da durmadı. Yeni bir mal çıkmıştı ortaya. Buna ek mallar çıkarmayı planlayan üreticiler bu kez maske takma aparatı, maskeleri saklama kutusu ya da cüzdanı gibi tamamlayıcı ürünleri üretip piyasaya sürdüler.


Ek: Beyaz Cerrahi Maskenin Piyasa Dengesindeki Değişimin Görsel Analizi


     

Covid-19 öncesi cerrahi maske arz ve talebi (W noktası; 0p1-0q1)

Covid-19 sonrası cerrahi maske arz ve talebi (X noktası; 0p2-0q2)

Arz artışının yarattığı ilk fiyat düşüşüyle oluşan yeni cerrahi maske arz ve talebi (Y noktası; 0p3-0q3)

Arz artışının devam etmesinin yarattığı ikincil fiyat düşüşüyle oluşan yeni cerrahi maske arz ve talebi (Z noktası; 0p4-0q4)

Böylece W noktasından başlayan piyasa dengesi talep artışı ve bu artışın stoklar ve kapasite kullanımıyla karşılanan arz artışıyla X noktasına, arzdaki artışın devam etmesiyle Y ve en son olarak da Z noktasına gelmiş oldu.

Notlar:

1. Talep doğrusunun esnekliği arz doğrusuna göre düşüktür çünkü salgın öncesi sınırlı kullanımı olan cerrahi maske talebinin fiyat düşüşüne veya artışına karşı duyarlılığı sınırlıdır. Bir başka ifadeyle kimse o aşamada ucuz diye maske talep etmemektedir. Buna karşılık arz doğrusunun esnekliği daha fazladır. Fiyatı artan her malda olduğu gibi burada da artan fiyatlar üreticiyi üretimi artıracak atılımlar yapmaya çekmektedir.

2. Covid-19 salgını sonuçlandığında beyaz cerrahi maskenin talebinde düşüş olacaktır. Buna karşılık talep q1’e değil muhtemelen q1 ile q2 arasında bir noktaya yerleşecektir. Çünkü insanların, Covid-19 salgını geçse bile, maske kullanımının geçmişe göre daha yüksek bir miktarda olacağı tahmin edilmektedir.  



[i] Aynı ihtiyaca yanıt verdiği halde tüketicinin farklı bir malmış gibi algılamasına yol açan bu tasarım veya sunum değişikliklerine ekonomide ürün (mal ve hizmet) farklılaştırması deniyor.

[ii] Züppe etkisi’ (snob effect); yüksek gelirli insanların bir tüketim ürününe karşı taleplerinin düşük gelirli insanların talebiyle ters yönde oluşmasını açıklayan bir kavramdır. Örneğin markalı bir maskenin fiyatı yüksek olduğu için normal maskelere göre çok daha az miktarda talep edilir (talep yasası.) Buna karşılık bu maskenin fiyatı düştükçe talebi artmaz. Çünkü fiyatı hala diğer maskelere göre çok yüksektir ve belirli gelirin altında geliri olanlar fiyatı düşmüş olsa da bu maskeleri pahalı bulur ve alamazlar. Buna karşılık maskenin fiyatı yükseldikçe bu maskeyi talep edenlerin sayısında artış olur. Çünkü bu maskeyi alanlar artık maskenin daha az kişide olacağını ve kendileri açısından farklılık yaratacağını düşünerek hareket ederler.

 

71 yorum:

  1. Pandemi başladığında (Mart ortası) bir tane maske edindim. Arabada tutuyorum, markete giderken takıyorum. 6. Aya girdik, maskeyle adeta bütünleştik. Sanırım bu maskeyle salgını bitireceğim. Hayırlısı bakalım...

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Hiç takmamaktan iyidir mi desem, ne desem bilemedim. 6 aydır topladığı mikroplarla ömrünüzü bitirmeyinde.

      Sil
    2. Sn. Anonim 21:52

      Yanlış anlamayın, durumum biraz farklı. Orman içinde izole bir bölgede yaşıyorum, haftada bir-iki kere markete gidiyorum. Büyük şehirde olsam muhtemelen ben de günde 2-3 kere maske değiştirirdim ama burada gerekmiyor. Biliyorsunuz, maske sizi çevrenizdeki virüslerden korumuyor, çevrenizdekileri sizin saçabileceğiniz partiküllerden koruyor. Bu şartlarda ikide bir maske değiştirmek anlamsız, benim maske zaten arabada beklerken yüksek ısı ile kendi kendine sterilize oluyor...

      Sil
    3. Yanlış bilgi veriyorsunuz, maske sizi korur, maskenin türleri vardır ve ona göre koruma dereceleri, N95 en güvenlisidir, cerrahi maske de belli oranda korur.

      Sil
    4. Mesuliyetsiz hiç bir şey anlamamışsın, 6 ay aynı maske ne demek? Allah akıl fikir versin sana diyeceğim ama boşa

      Sil
    5. Ne kadar da bilimsel bir yaklaşım!

      Sil
    6. Nazar değdirdiniz, bu sabah takarken lastiği koptu :)

      Sil
    7. Eğer yoğun virüs yükü bulunan hastane ortamlarına giriyor ya da oralarda çalışıyorsanız N95, ya da bizim ülkede Avrupa standartlarına göre ffp3 olarak satılan ventilli maskelerden kullanmanız doğru bir yaklaşımdır, sizi belli ölçülerde korur ama hastaysanız ve bu maskelerin ventilli olanlarını kullanarak ortalarda dolaşırsanız karşınızdakilere bol bol virüs saçarsınız. Bu maskeler dışarıdan aldığınız havayı filtreleyerek size iletir ama sizin dışarı verdiğiniz havayı filtrelemezler. Bu nedenle de özellikle enfekte olmayan sağlık çalışanlarının kullanmaları önerilir. Ülkemizde ffp1 ya da ffp2 standartlarındaki maskeler yaygın şekilde N95 olarak satılmakta ve büyük oranda haksız kazanç elde edilmektedir.

      Cerrahi maske denen bez maskeler ise sadece büyük partiküllerle direkt teması engellerler. Özellikle de öksürmek, hapşırmak gibi durumlarda sizden çıkan partiküllere mekanik bariyer etkisi yaparak çevreye saçılmalarını -bir dereceye kadar- önlerler. Cerrahi maske denmelerinin sebebi de ameliyatlarda amliyathane personelinin saçabilecekleri partiküllerden, korunmasız durumdaki hastayı korumalarıdır. Karşınızda öksüren, tıksıran enfekte bir kişi varsa alabileceğiniz en iyi önlem maske değil mesafedir, bu mesafe ne kadar uzak olursa o kadar iyidir zira virüs çok kolaylıkla havada yayılarak bez maskelerin gözeneklerinden geçer.

      Çevresinde öksüren, tıksıran kimse bulunmayan, haftada bir iki kez marketlerin en tenha zamanlarında alışverişe giden, orada da işini en hızlı şekilde halledip geri dönen, kendisi de öksürüp tıksırmayan kişilerin aslında maske takmalarına bile gerek yoktur ama jandarmaya yakalanıp ceza yeme riskini engellemek ve market çalışanlarının tatsız bakışlarından kurtulabilmek için usulen maske takmaları kendileri açısından yararlıdır.

      Sil
    8. Üzgünüm ama nedense büyük insan Aziz Nesin'i hatırladım!

      Sil
    9. Sayın Yılmaz Koçer,

      Yaşadığım bölgeye uzun mesafeli doğa yürüyüşü yapmak için gelirken yanlarında bol miktarda bez maske, lateks eldiven ve dezenfektan getirip dönüşte de bunları etrafa atarak bölgeyi terk eden ve tarifi çok zor bir çevre kirliliğine yol açan, bu arada da ülkenin en temiz havalı bölgelerinden birinde bunlarla hijyen kurallarına uyarak kendilerini virüsten koruduklarını zanneden halkımızı gördükçe ben de Aziz Nesin üstadı bol bol anıyorum...

      Sil
    10. Kimse bu Mahduşa inanmasın lütfen ve lütfen maske takın ve çevrenizdekilere takdırın Ve günde en az 1 kere değiştirin.

      Sil
    11. Hacı, borsada dikiş tutmayınca merdivenaltı maske üretimine mi girdin? :)

      Sil
    12. 6 ay boyunca aynı maskeyi kullanıyorum diyorsun, utanmadan cevap veriyorsun, çevreyi kirletmeden maske takılamıyor mu? konuyu her zaman ki gibi çarpıtıyorsun, 6 ay boyunca aynı maske kullanmanın tek bir cevabı var; "CEHALET"

      Sil
    13. Hacı, hep söylüyorum, şu okuduğunu anlama konusuna ağırlık ver artık. 1 market alışverişi ortalama 20 dk sürse, haftada 2 alışveriş 40 dk. 1 ayda 160 dk, yani 2 saat 40 dk. Hadi diyelim 3 saat. 6 ayda 18 saat.

      Bilmem anlatabildim mi? Her seferinde bir maske değiştirsen çöpe kaç maske gideceğini de sen hesapla artık...

      Sil
    14. Ben her çıkışta yeni maske kullanıyorum. Gün içinde farklı zamanlarda farklı yerlere gidiyorsam yine maske değiştiriyorum. Mahdut Mesuliyetli'nin yaşam tarzı nedeniyle farklı ve açıklanabilir tercihleri olabilir. Ama genel olarak konuşursak toplum içinde kesinlikle maske kulanmayı ve sık sık değiştirmeyi unutmayalım. Bize birşey olmaz mantığıyla gidersek, hepimiz hasta oluruz.

      Sil
    15. Haydaa, covide karsi koruma etkisi olmayan Don, corap vbyi hic degistirmek bence... Saka saka.

      Sil
    16. Market sürenizi azaltıp 2-3 yıl takabilir siniz maskenizi.

      Sil
  2. hocam devletin "maske başına 1 tl üzeri satılamaz" regülasyonunu da eklemek gerekir.

    YanıtlayınSil
  3. Hocam. Bir maske üzerinden büyük bir ekonomi dersi verdiniz. Maske=$ olarak okuyunca çok şeyler anlaşılıyor. Teşekkür ederim.

    YanıtlayınSil
  4. Hocam burada markalı ve pahalı maske satışını tetikleyen etki snob’dan ziyade veblen etkisi gibi görünüyor. Snob’da ‘herkes a maskesi takıyor, ben b maskesi takayım’ derken, Veblen etkisinde ‘270 dolarlık maske takıyorum, çünkü bunu takabilecek gücüm var’ deniliyor.

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Aslında hepsinin özü snob etkisidir de ufak tefek farklar var.

      Sil
  5. Arz esnekliğinin sonuçları bile var burada....

    YanıtlayınSil
  6. Tarım ürünlerindeki fiyatı artan ürüne tüm üreticilerin yönelmesi ve oluşan arz fazlasıyla ürün fiyatının yarıya düşmesi hikayesi yaşandı. Logolu maskelerin ise koruyuculuğu bile tartışılır.

    YanıtlayınSil
  7. Ocak ayında salgının ülkemize geleceğini tahmin edip 150 tane maskeyi kargo dahil 25 TL'ye almıştım. Fakat salgının böyle uzun olacağını düşünmemiştim. Keşke daha çok almış olsaydım.

    YanıtlayınSil
  8. Hocam kitabınızı okurken bir şeye takıldım. GSYH hesaplanırken diyelim ki bir otomotiv parçası dükkanlara satılıyor. Dükkanlar da alıp müşteriye satıyor. Burada mesela OTOKOÇ'un ürettiği dükkanlara sattığı parça mı GSYH'ye dahil ediliyor yoksa küçük dükkanların sattığı mı? Yoksa iki kere mi sayılıyor?

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. GSYH hesaplarında sadece nihai satışlar hesaba katılır.

      Sil
  9. Devletin uyguladığı tavan fiyat uygulaması (1TL) olmasaydı eğer piyasa fiyatı çok daha yüksek olacaktı kanaatimce hocam, herkes stokçuluk peşindeydi bir ara ülkemizde.

    YanıtlayınSil
  10. Pandemi öncesi 1 maskenin 10 kuruş gibi bir fiyatla ithal edildiğini öğrendim. Eczanelere geliş fiyatı 15-20 kuruş gibiymiş. Ki bazıları isteyene eşantiyon olarak ücretsiz veriyormuş. Pandemi başladığı zaman bizde yayılması gelişmiş ülkelere göre daha geç oldu. Ve eldeki stoklar ihraç edildi.Öyle bir durum ki zeytin ihraç eden bir üretici aylık düzenli ürün gönderdiği almanyadaki firmayı zeytin için arayinca onu alırızda maske bulabilirmisiniz maske lazım demiş. Talebin arza göre çok fazla olduğu dönemlerde fiyatlar 3 ila 5 TL olmuştu. O dönem önünü gelen maske işine girdi. Büyük tekstil firmaları bile maske üretti. Bir ara maske satışı yasaklandı.Devlet eliyle ücretsiz dağıtılacağı söylendi. Bir süre sonra üst fiyat 1 TL olarak belirlendi. Şuan işler ekonomok şartlara göre dengelenmiş görünüyor. Umarım biran önce herşey normale dönerde bu maske kullanımı anılarda kalır.

    YanıtlayınSil
  11. Hocam konudışı olacak ama,biliyosunuz moddys bugün not indirdi ve bikaç seviye daha indirebilegini de teyit etti görünümü de negatifte tutarak,piyasalar diger iki kuruluştan da benzer indirimler bekliyorlar bu sonbaharda 1-2basamaklık indirimler daha..benim sorum şu:3kuruluşta notumuzu 2021 de arjantin seviyesine düşürürse bu temerrüte düştügümüzü mü gösterir,yok hayır bir ülke ben iflas ettim demeden batmış sayılmazmı?bir ikinci sorum yine notumuz venezuela seviyesine inerse kademeli olarak 3kuruluş tarafından bundan kur etkilenirmi?yoksa hayır biz şuanda kapalı bir ekonomik sistemiz,kur dalgalı falanda deyil,bu yüzden enfazla 7,50 ise enfazla 7,80olur gün içi 7,90olur kesinlikle gün içinde biranda 9-10-12-15 olmaz öyle diyebilirmiyiz?bir üçüncü sorum faiz 13,20 bir haftadır sebebi nedir?son sorum reyting notlarımı cds üzerinde etkilidir yoksa tersimi,hangisi?şimdiden tşkkürler,iyi çalışmalar hocam..

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. 1.Ülkeler, şirketler gibi batmıyor biliyorsunuz. Ülke batması dediğimiz şey eskiden mesela % 5 ile bulduğunuz dış krediyi şimdi % 7 ile 10 ile bulmanız demek.
      2.Kur etkilenir, etkileniyor da zaten.
      3.Olabilir, limit yok.
      4.Faizler baskılanıyor.

      Sil
    2. Moody's sadece not indirmedi, raporda öyle şeyler yazmışlar ki kavgada söylenmez. Mesela ekonomi yönetiminin sorunları çözmekte isteksiz, ya da çözmek konusunda yetersiz olduğunu söylemişler. Yani aslında aklı başındaki her T.C. vatandaşının gördüğü bu basit gerçeği Moody's ekonomi yönetiminin yüzüne vurmuş ki bu Trump'ın bir süre önce cumhurbaşkanına yazdığı hakaretamiz mektubun ekonomik versiyonu. Ha, bizde ne olacak derseniz, Eeeey Muudiiiz diye nutuk atılıp dış güçlerin saldırısından bahsedilecek ve aynı kafayla gittiği yere kadar gidilecek çünkü bildikleri tek şey bu...

      Sil
    3. Trump'ın mektubu Erdoğan için çok büyük hezimet. Trump seçimden sonra giderse, Erdoğan birşeyler söyler ama bir şey ifade etmez. Moody's in raporu da gerçekten sert. Sert ama bir taraftan da gerçekler. Sert olması onlardan çok bizimle ilgili. Çünkü durumumuz böyle. Zaten konuşulan şeylerdi ama parça parça herkes bir tarafını söylüyordu. Hepsini biraraya getirip hap gibi yazmışlar. Bu hapı yutsan bir türlü, yutmasan bir türlü. Uzun lafın kısası, hemen cidiyetle kendimize çekidüzen vermeliyiz. Ey demeler ekonomik realiteyi değiştirmiyor, kendimizi kandırırız.

      Sil
    4. Moody's tum yabanci yatirimcilarin iki yildir aklinda olan ama kimsenin medya onunde dile getirmedigi bir durumu olabildigince acik belirtmis: Damat ekonominin basindan gitmeli. Hele bir de yerine yabanci sermayenin onaylayabilecegi bir isim gelirse Turkiye ikinci baharini yasar, en az iki uc yillik yeni bir ralli baslar. Fakat bu, damadin siyasi hayatini bitirir ki bir hanedanlikta en yapilmayacak seydir akraba, hele hele veliaht satmak.

      Sil
  12. Ekonomiyi bu yüzden seviyorum hocam.
    Hocam iktisat ve ahlâk üzerine bir yazım var da, 4 dakikalık, uygun zamanınızda okuma imkanınız var mı acaba? Linki paylaşıyorum. Saygılarımla, sağlıklı günler.
    https://twitter.com/DogukanBasturkk/status/1304071291520126980?s=19

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Güzel yazı. Emeğinize sağlık.

      Sil
    2. Zamanınızı ayırdığınız ve yorumladığınız için çok teşekkür ederim hocam. 🙏

      Sil
  13. Ne güzel..Tekstil konusunda iyiyiz..Hızlı tepki verip yeni kapasiteler yaratabiliyor ve mevcutları arttırıyoruz..Darısı diğer üretim dallarının başına...

    YanıtlayınSil
  14. Arz, talepten fazla olursa fiyat düşer. Enflasyonda düşüş olur. Paranın değerini ne iktidar ne de Merkez Bankası belirler. Paranın değerini üretim belirler. Moody's kredi notumuzu düşürdü ve görünümünü negatif yaptı. Yani B3 seviyesine indirebilir. Kredi notumuz çöp seviyesinde.

    YanıtlayınSil
  15. Sn hocam.Yokluk günlerinde eczaneden 3.75 ytl ye mecburen aldık.Uyandık.Sabunla yıkayıp kullanır haldeyiz.

    YanıtlayınSil
  16. Hocam, Moodys ekonomi yonetiminin maskesini dusurmus.

    Turkce boyle bir dildir.

    YanıtlayınSil
  17. İş güvenliği açısından gerekli alanlarda maske takılmasını görmek sevindirici. Onun dışındakilerin komik19 mücadelelerini hayretle takip ediyorum. Haber diye sattıkları şeylerden korunsanız iyi edersiniz. Sağlıklı beslenen ve spora da düzenli olarak zaman ayıran bünyelere hiçbir şey olmaz. Ne yediğinizi bilin. Kimyasal ilaçlara pek fazla güvenmeyin, reçete edilen her ilaca ( buna aşılar da dahil ) şifa gözüyle bakmayın. Gen havuzu bozulduktan sonra savunmasız bünyeler en hafif mikrobun bile üstesinden gelemez. Bilinçlenmek adına toplumun genelinde duyarsızlık var maalesef. Haberde gördüğü her şeyi doğru kabul eden ve sonra da teyitsiz bu bilgiyi başkalarına satıp, yaymaya çalışan boş kitleler var. Maske takmak bağışıklık sistemini dayanıklı kılmaz, beraberinde kronik rahatsızlık varsa maske ölüme sebebiyet verebilir. Her önüne gelene maske taktırmak kritik sonuçlar doğurabilir. Detaylı sağlık taraması yaptırmadan sadece virüs kitleriyle bir takım test sonucuna bakarak tahlili eksik yapmış olursunuz.

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Aşılar mı gen havuzunu bozuyor,yoksa ilaçlar mı?İlaçlar ise zaten şimdiye kadar bozulmuştur.Sağlıklı beslenen ve spor yapan bünyeye HİV bulaşmıyor mu? Ya da kuduz virüsü? İspanyol gribi binlerce insanı öldürdüğü çağda gıdalar doğaldı ve eminim insanlar daha hareketliydi.Ama öldüler.Gen havuzunu bilimsel gücünüzü artırmazsanız asla koruyamazsınız.Bir de toplumunu seven bilim insanları ve yöneticileriniz olmadan.İsrail gibi bir erinize dahi sahip çıkarsanız,11 Eylül'deki gibi(İkiz Kuleler) kamuoyu oluşturmak için vatandaşınıza kıymazsanız o zaman kendimi iyi hissederim. Yoksa gen havuzunuzda bozulur.Genom şifrelerinizde kullanılır.Bazen Abd'nin guantanamo hapishanesinde Şu Irak'da boğaz kesen,her türlü ilkelliği (Kadın satan)yapan İşid militanlarının beyniyle oynandığından şüphe ediyorum. Çünkü hiç bir yobaz inanç bile böyle insanlar yetiştiremez. Ama sadece şüphelenmekle kalıyorum.Şüpheyi ispat edecek bilimsel birikimim yok.Ne yazık ki

      Sil
  18. Hocam yazı için teşekkürler. Yurt dışına gönderdiğimiz maskeler S'yi sola kaydırmaz mı, ilk fiyat artışının etkisi içinde hem talep artması hem de arz azalması yok mudur? Yoksa yurt dışına gönderilen maskeler, S'yi ikinci duruma göre daha az kaydırır diye mi düşünmeliyiz? Bir de şahsi bir sorum var: Türkiye Ekonomisi kitabınız Kurum Sınavı için yeterli olur mu. Saygılar.

    YanıtlayınSil
  19. Secimler yaklasiyor elhamduillah
    Artik secim meydanlarinda liderler parti logo ve amblemlerinin oldugu maskeleri dagitirlar. Halk da maskeli gezer gezmesine de ne zaman siyasetcilerin yuzundeki maskeyi cikartilar bilinmez.

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Maske 1 kurus olacak
      Mazot 1 lira olacak

      Sil
  20. Sevgili Hocam iktisadın ülkemizde sadece arz talep yasası maskede gerçekleşmiş ama diğer kurallar sanki gerçekleşmemiş gibi meselâ pandemi döneminde topluma düşük faiz ve ileri vadeli kullandırılan krediler ile piyasayı canlı tutmak istediler likitide sorunu olmaması adına da mb emisyon gücü ile hazineye dolaylı yoldan para aktarımı sağladı ama yine de hissedilen enflasyon uçtu gitti aslında beklenti tam tersiydi üreticiye kredi tüketiciye kredi dengeyi koruyalım nitekim öyle olmadı

    YanıtlayınSil
  21. Teşekkürler hocam, çok güzel ve ilginç bir yazı olmuş, ellerinize sağlık, sevgi ve saygılarımla 🤗

    YanıtlayınSil
  22. Emeklerinize sağlık hocam. Ancak bu kadar sade ve anlaşılır anlatılabilirdi. Teşekkürler.

    YanıtlayınSil
  23. Piyasanın yaratıcılığı burada da durmadı...
    Siz Piyasanın Yaratıcılığını birde Ankarada gezerken görseydiniz! Salgının tavan yaptığı günlerde Ankaranın hemen hemen her yüz metresinde bir 'Bakanlık Onaylı Nano Maske Satan' işportacı vardı. En trajik olanda Sıhhiyede Eski (92 yıllık) Sağlık Bakanlığının önünde satanı idi. İşportacıya 'Hani bunda Bakanlık Onayı Yok' desen, girip binaya onaylatıp (onaylayıp) gelecek, ortalıkta hiç kimse yok. Artık toplumumuzda bu traji komik durumları oynayacak tiyatrocuda kalmadı, kitaba dönüştürecek (Devlet Babanın tonton çocuğu gibi) yazarda kalmadı sanırım, devlet erkanına nükteylede olsa dokunulmuyor bu aralar!

    YanıtlayınSil
  24. Çok güzel açıklamışsınız hocam teşekkür ederim

    YanıtlayınSil
  25. Mahfi hocam pandemi hiç başlamadan önce cerrahi maske fiyatları 1 TL değildi. 2019 haziran ayında yeni doğan çocuğumla yakın temasta kullanmak üzere eczaneden 50'lik kutusunu 12 liraya almıştım. Şimdi piyasada olanlardan çok daha kaliteli.

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Fiyata takılmayın, her yerde farklıydı. Fiyat önemli değil, önemli olan hareketin nasıl olduğu.

      Sil
  26. Şu sıralar maske makinası imalatı son zamanlarda azaldı ve tek tük sayılara düştü. Nisan - haziran arasında bayağı bir imalat girişimi oldu ve bizde payımıza düşeni aldık. Yani maske para etmeyecek kadar çok üretildi. Anadolunun bütün ücra köşelerinde yerlere atılmış maske görmek mümkün olduğunu düşünmekteyim. Mesele maskeden ziyade, maskenin takıldığı yüz ile lastiğinin takıldığı 2 kulak arasında kalan beynin düşünce yapısının, virüsten daha zararlı bir yapıda olması. Kral donsuz fakat maske ile kamufule edilmiş gibi. :)

    YanıtlayınSil
  27. Hocam maliye bakanlığı ABD çeyrek büyümesi ile Türkiye çeyrek büyüme oranlarını gösterip, Türkiyenin daha az küçüldüğünü göstermeye çalıştı, halbuki o tabloda ABD verisi yıllıklandırılmıştı, doğru bir karşılaştırma değildi, sizden rica etsem Türkiyenin yıllıklandırılmış hesaplamasını paylaşabilir misiniz? Yada tam tersi ABD'nin Çeyrek Çeyrek karşılaştırmasını? Bu konu hakkında bir yazı süper olur :)
    teşekkürler

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Amerikalılar'ın konu ettiği % - 31,7'lik küçülme ikinci çeyreğin yıllıklandırılmış büyüme oranı. Yani biz de -9,9'u 4 çeyrekte olacak şekilde yıllıklandırsak bizimki - % 40 dolayında çıkar. Dolayısıyla bizim bir önceki yılın aynı çeyreğine göre bakarak hesapladığımız % -9,9'luk ikinci çeyrek oranıyla ABD'nin yıllıklandırarak bulduğu % - 31,7 oranı aynı şey değil. Bu iki oran karşılaştırılabilir oranlar değil.

      Sil
    2. Bende aynı şeyi söyledim, yıllıklandırmanın formülünü sordum :) neyse

      Sil
  28. Pandeminin yukselis zamaninda maske takmadan ofise gelmeyin dediler. Kagittan Drakula maskesi takip gittim, maske dediniz takip geldim iste dedim. Epeyi bir gulduler. Sonra cebimdeki beyaz maskeyi takip calismaya basladim ama ofise gittigime degmedi. Gozlukler surekli bugulandigi icin gozluk silmekten is yapamadim. Evden calisirken de hanim rahat vermiyor. Bitse de kurtulsak su pandemiden.

    YanıtlayınSil
  29. Hocam okuduğunuz ekonomi gazeteleri var mı ?

    YanıtlayınSil
  30. Basit, anlasılır ama bilgi dolu bir uslup ve anlatım... 2-3 dakikalık kısa ama yogun bir ders .
    Cok tesekkur ederim...

    YanıtlayınSil
  31. Zafer ORNEK
    Eğilmez'in yukaridaki yazısındaki önermelerden 3 tanesini kisaca aciklayalim:

    Birincisi, kamu müdahalesine rağmen, piyasanin bir süre sonra kendince fiyatlari dengeye getirdigi önermesi. Esasinda, kamu, müdahaleleri veya mudahalesizligi ile üretici karlari ve vergi için bir mal veya hizmet piyasasını oluşturur. Piyasa serbestce isleyen, müdahale sonrasi kendini düzelten, ve toplumsal sagligi dikkate alarak iyilikler yapan bir müessese değildir. Örneğin, ilk dönemde Istanbul'da ve diger buyuk sehirlerde toplu taşımada maske sartinin olmamasi, piyasanin elindeki maskeleri Asya'ya satarak toplum sagligini hice saymasini ve fahis fiyatlar üzerinden yüksek kar oranlarini mümkün kılmıştır. Sonraki dönemde yürürlüğe konulan maske sarti, 1 tl satis fiyati veya uretime meslek liseleri üzerinden destek politikalari marifetiyle üreticilerin karlari ve toplanacak vergi için zemin hazirlanmistir. Yazida, maskenin salgin oncesi 1 tl ve salgin doneminde 2 tl olduğu iddia ediliyor. Bu tip maddi hatalar, hem ucuncu onermenin politik altyapısını oluşturuyor, hem de ikinci onermeyi curutmenin ehemmiyetini artırıyor.

    İdeolojik açıdan daha cok önyargılı olan ikinci onerme, üreticilerin ilk ve kisa vadede kamuya veya hastanelere ucretsiz maske sağlama politikasi ile fakire yardim ettiklerini, daha sonra ise bunun karsiligini ürünü farklılaştırarak, yani pahali/markali maske üreterek, zenginden aldıklarını, böylelikle arada da kar yaptıklarını iddia ediyor. Burada naifce cizilen Robin Hood tablosunun aksine, piyasadaki ureticiler, ilk ve kisa vadede kamuya veya hastanelere ucretsiz maske saglama politikasini, ancak ve ancak orta ve uzun vadedeki karlarini artiracagi inanciyla hayata geçirirler. Yani, bir nevi 'sosyal' sorumluluk projesi üzerinden, maddi cikar hesabinin gizlenmeye calisilmasidir soz konusu olan. Ayrica bu tip projeler sayesinde ureticiler, kamu müdahalesi veya müdahalesizlik ile tam da o anda oluşmakta/değişmekte olan bir mal veya hizmet piyasasi hakkinda bilgi edinebilecekleri hastaneler ve kamu idarecileri ile dirsek temasi kurma ihtiyaclarini karsilamis olurlar. Yani fakire aktarılanin, zenginden geri alinmasi soz konusu degildir. Ucuncu onerme çürütülerek, durumun bunun tam tersi oldugu ortaya cikiyor.

    Ucuncu onerme, maskenin gittikce ucuzlayarak 0.2-0.5 tl bandina gelmesinin nedeninin, piyasanin uretici gucu nedeniyle yarattigi arz fazlasi oldugunu iddia ediyor. Burada esas sebep, lokal ekonomideki eşitlik karşıtı bir kar ve vergi düzeninin devaminin saglanmasi amacidir. Cunku, dusuk ucretler ve insanlik disi calisma/hayat şartlarının, toplumsal bir infial çıkmaksızın surmesinin ön koşulu, ucuz tüketim maddelerinin varligidir. Ucuz maske bunlardan biridir. Ayrica, ironiktir ki, esitsiz ve insanlik disi duzenin surmesi, maske uretiminin ucuzlayarak surmesine aşikar nedenlerletıbben de muhtactir. Belki de, Eğilmez'in maskenin lokal fiyatını bilmemesi, onun bu düzendeki yerini, bu duzene tepkisizlikten sagladigi cikari, ve piyasa güzellemesi yaparak yerini ve cikarini sağlamaya almayi amacladiginin işareti sayilabilir.

    Bu 3 önermeye, ancak ve ancak, piyasanin sosyal ve politik açidan içkin dinamiklerini goz ardi eden ve onun iyilik yapabilecek bir müessese oldugunu dusunen 'ekonomistler' inanabilir. Bunlarin, inançlarını ve cikarlarini bu tarz kisa analizlerle tahkim etmeleri hiç de az rastlanır bir durum değildir. Unuttuklari (veya belki de saklamaya çalıştıkları) sey, yer yer irkci referanslar tasisa ve esasen kolonyal bir merkezin idarecileri ve kapitalistlerinin cikarlarinin teorik altyapisini olustursa da, Adam Smith'in dahi, bu sistemin kendi haline bırakıldığında toplumu sosyal açıdan esitsiz ve hiyerarsik bir yapiya goturecegi gercegini yaklasik 250 yil once gormus olmasıdır.

    Smith ve Eğilmez'in ortak bir noktasi da var: İkisi de, guzellemesini yaptiklari bu uretim ve piyasa düzeninin, toplumun doğal, maddi ve tibbi altyapisini bozdugunu goremediler. Çevresel afetler ve covid-19 gibi salgınlar, maalesef, artan hizla yayilacaklar...

    YanıtlayınSil
  32. Merhaba Mahfi Bey,
    Bu yazınızla ilgili bir ilave yapmak istiyorum. Grip vb nedenlerle düzenli olarak maske kullanıyorum (işyerinde veya evde bulaştırmsmak. Örnek olarak Roll marka tek tek paketlenen ve steril özellikli maskeyi eczaneden 0.5 TL fiyata Ocak ayında aldım.
    Şubat ayından itibaren bu maskeler ortalıktan kayboldu, steril maske satışı durdu ve 3-5 tl arasına burun teli dahi olmayan merdiven altı imalat maske almak zorunda kaldık. Yetkililer sabit fiyat belirledikten hemen sonta BİM, ŞOK vb marketler 150 TL ye zor bulunan 50 adetlik (steril olmayan ve tek tek paketli olmayan) maskeleri 50 AD=50 Tl olarak satmaya başladılar.
    Aradan aylar geçti, nitelikli cerrahi tip, tek tek paketli, steril maske hala piyasada yok. Yani maske alıyoruz, ancak steril orjinal cerrahi maskeye göre ne kadar performans gösterdikleri markadan markaya, üretimden üretime değişiyor.
    Saygılarımla.

    YanıtlayınSil
  33. Merhaba Hocam,

    Züppe etkisine göre pahalı malın fiyatı düşüş gösterse dahi kişilerin bu mala talebi artmaz, çünkü geliri belli düzeyde kişiler için bu malın fiyatı halen yüksektir.
    Fakat insani duyguları reel olarak düşündüğümüz zaman fiyatı yüksek olan maskenin bir talep noktası varken fiyatı düştükçe buna özenen ve gelir düzeyleri yüksek kişilere erişebilme, onlar gibi hissetme duygusu gelir düzeyi düşük yada orta gelir düzeyindeki kişilerce küçük bir miktar da olsa talepte artışa sebep olmaz mı?

    YanıtlayınSil

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...