Yeni Enflasyon Tahmini Yüzde 18

TCMB yetkilileri, piyasanın dört gözle beklediği 2026 yılının ilk Enflasyon Raporunu açıkladı. Raporun iki önemli bölümü var. İlki 2026 yılsonu enflasyon oranı tahmini. 2026 yılına girmeden önce yılsonu enflasyon hedefi yüzde 5, tahmini de hem Orta Vadeli Programda hem de TCMB’nin Kasım 2025 tarihli bir önceki Enflasyon Raporunda yüzde 16 olarak belirlenmişti. TCMB bu yeni raporunda 2026 yılsonu enflasyon tahminini yüzde 18 olarak güncellemiş yüzde 5’lik enflasyon hedefi ise adeta demirbaş. Tutmuyor, tutma ihtimali yok ama yerinde durmaya devam ediyor. TCMB yetkilileri, 2026 yılsonu enflasyon tahminini yüzde 16’dan 18’e güncellemelerinin gerekçeleri arasında TÜİK’in TÜFE endeksini hesaplama yönteminde yaptığı değişikliklerden biri olan hizmet grubunun endeksi oluşturan sepet içindeki payının artmasını gösteriyor. Bu pay artışının yıllık enflasyon tahminine yukarı yönlü 1 puan kadar etkili olacağı vurgulanıyor. Buna ek olarak petrol ve enerji fiyatlarının ilk tahmin yapılırken varsayıldığı düzeyden yukarıda oluşmasının beklenmesini de etkili olacağı açıklanıyor. Gıda fiyatı varsayımındaki sınırlı güncelleme de tahminleri yukarı çeken bir başka etken olarak ortaya konuyor. Öte yandan çıktı açığının öngörülenden daha yüksek düzeyde olmasının da tahminin güncellemesinde rol oynadığı vurgulanıyor.

TCMB yetkilileri,  enflasyonu yukarıya doğru iten bu olumsuz gelişmelere karşın kira ve eğitim kalemleri başta olmak üzere hizmet enflasyonundaki gerilemenin devam ederek dezenflasyon sürecini desteklemesini bekliyor. Parasal sıkılığın korunduğu ve makroihtiyati politikalarla desteklendiği bir görünüm altında para politikasının talep koşulları üzerindeki etkisinin belirginleşmesi ve enflasyon beklentilerinin de bu çerçevede iyileşmesini öngörüyor.  

Raporun ikinci önemli bölümü 2025 yılı için yapılan yüzde 24’lük tahminin niçin tutmadığına ilişkin 3.1 numaralı analiz kutusu. Bu analize göre yüzde 24’lük tahminin tutmamasında şu varsayımlardaki sapmalar etkili olmuş: (1) İhracat ağırlıklı küresel büyüme (0,2 puan artış). (2) USD/Varil cinsinden petrol fiyatı (3,2 dolar artış). (3) USD bazlı ithal fiyatları artışı (yüzde 2,5 artış). (4) Gıda fiyatları enflasyonu artışı 1,8 puan artış).

Varsayımlardaki bu sapmaların da etkisiyle 2025 yılsonu enflasyon tahmininden 6,9 puanlık bir sapma meydana gelmiş:  


6,9 puanlık sapma, tahminin yaklaşık yüzde 29 oranında sapması anlamına geliyor ki bu, teknik bir revizyon değil; ciddi bir tahmin hatasıdır.

Bu yeni enflasyon tahminine yakın bir düzeyde enflasyon gerçekleşmesi açısından en önemli faktörlerden birisi enflasyon beklentilerin kırılıp kırılamayacağı meselesidir. TCMB’nin piyasa katılımcıları, reel sektör temsilcileri ve hane halkı temsilcilerine uyguladığı anketler yüzde 18’lik bir beklentiyi onaylamıyor. Örneğin 12 ay sonrası için çeşitli kesimlerin enflasyon beklentileri şöyledir:

Görüleceği gibi TCMB’nin tahminine en yakın konumdaki piyasa temsilcilerinin beklentisi bile 4,2 puan daha yüksektir. Bu gruplar içinde tahmini en ciddiye alınması gereken kesim reel sektör temsilcileridir çünkü fiyatlara karar verenler çoğunlukla o kesimdedir. Ki onların tahmini TCMB tahmininden 14,9 puan yukarıdadır. Bu tahminler, geleceğe ilişkin olumsuz beklentilerin kırılamadığını gösteriyor. Beklentiler, gerçekleşmeyi belirler. Beklentileri yalnızca para politikası araçlarıyla kırmak kolay değildir.

Sorun tahminin 2 puan artması değil; tahminlere kimsenin inanmıyor olması.


Yorumlar

  1. Hocam ne tahmini ne sonucu ne sorunu memleket ortadoguya donmus 30 senedir yasadigimiz mahalleyi taniyamaz olduk.sadece sunu biliyorum uzun omrunuz olsun, sizden sonra daha da kötü olacak. (

    YanıtlaSil
  2. Birilerinin birşeye inanıp inanmaması gerçekleri değiştirmez. Reel kesim dövizin artmadıgı ve artmayacagı bir senaryoda nasıl oluyorda enfflasyonun yüzde 33 artacagını iddia ediyor. Demek ki salla gitsin diye tahminde bulunuyorlar. MB Döviz rezervleri 218 milyar dolar olmuş güya bunu bile sigorta olarak görmüyorlar. Pandemi döneminde alıstıkları gibi fırsatçılık yapıp fiyatları tırmandırma hevesindeler. Önceden zamlar için petrol ve döviz artısinı sebep gosterirlerdi. Döviz ve petrol fiyatları yerinde sayarken şimdi sebep sunmadan fırsat zamları yapmayı hayal ediyorlar. Piyasa katılımcılarının yüzde 22 tahmini yüksek olmakla beraber daha makul görünüyor.

    YanıtlaSil
  3. Sevgili Hocam, Bu tutarsız tahminlerle uzun süredir yaşıyoruz. Bu tahminlerin gerçeğe herhangi bir katkısı, olumlu veya olumsuz bir etkisi var mı? Güven kaybına sebep olmanın dışında ülkenin nesine yarıyor veya böyle tahminler yurtdışına verilen bir mesaj mı?

    YanıtlaSil
  4. %18'lik hedef teknik bir tahminden ziyade temenni kategorisinde kalıyor. Verimlilik ve adalet odaklı temel düzenlemeler olmadan, sadece baz etkisine ve kağıt üzerindeki sıkılaşmaya güvenen bir programın ''beklenti yönetiminde'' başarılı olması çok güç. Enflasyonun sadece bir sayı değil, bozulan bir ahlak ve güven meselesi olduğunu kabul etmediğimiz sürece, gerçek enflasyon ile hedeflenen arasındaki o kronik makas kapanmayacak gibi görünüyor. Rasyonelliğe dönüşün ''mış gibi'' yaparak değil, acı reçeteyi eşit dağıtarak mümkün olacağını ne zaman anlayacağız?

    Göz ardı edilen temel adaletsizlik; dezenflasyon sürecinin tüm yükünün bir ''fedakarlık testi'' gibi sadece dar gelirli ve bordrolu kesimin üzerine yıkılmasıdır. Gerçek bir başarı için bu yükün eşit dağıtılması şart; yani sadece ücretlerin baskılanması değil, kamu harcamalarındaki israfın durdurulması, kayıt dışılığın üzerine gidilmesi ve sermaye kazançlarının da bu yükü sırtlanması gerekiyor. Fedakarlık tek taraflı olduğunda toplumsal rıza zayıflıyor, bu da enflasyonla mücadelenin en önemli yakıtı olan ''güveni'' yok ediyor. Sonuçta, enflasyonu yalnızca talebi boğarak değil, adaleti tesis ederek yenebiliriz; aksi takdirde yaptığımız şey yoksulluğu yönetmekten öteye geçemez.

    YanıtlaSil
  5. Kıymetli Mahfi bey. Ben de enflasyonun düşeceğine inanmıyorum, beklenti enflasyonunun etkisi çok daha büyük. Devletin yaptığı şeyler şu an için bu beklentiyi düşürmeye yetmiyor. Ancak Türkiye'yi etkileyecek önemli olaylardan birisi de Hindistan-AB anlaşmasıdır, Türkiye'nin ürünleri bildiğim kadarıyla artık ucuz değil. Bu Türkiye'nin Avrupa'daki pazar payını etkileyen önemli hususlardan birisi olacaktır. Sizden ricam bunun üzerine de fikirlerinizi paylaşmanız olur, iyi günler.

    YanıtlaSil

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

Asgari Ücret 2026

İkinci Varlık Vergisi Faciasına Doğru

Asgari Ücret Hesabının Doğrusu