Freudyen Bastırma ve Kur Baskılaması

Psikanaliz insanın iç dünyasını, ekonomi ise üretim, para ve piyasa ilişkilerini inceler. İlk bakışta birbirinden oldukça farklı görünen bu iki alanın ortak bir yönü vardır: Sorunun kendisini çözmek yerine, ortaya çıkan etkilerini kontrol etmeye çalışmak. Bu yazı, Freud'un bastırma kavramı ile kur baskılaması arasında bir analoji kurmayı amaçlıyor.

Freud'a göre zihnimiz yalnızca bilinçten oluşmaz. Düşüncelerimizin ve davranışlarımızın önemli bir kısmı, farkında olmadığımız bilinçdışı süreçlerden etkilenir. Bu süreçlerden birisi olan bastırma; kişinin kabul etmekte zorlandığı, kaygı uyandıran ya da benlik algısıyla çatışan duygu ve düşüncelerinin bilinçdışına itilmesidir. Ancak bastırılan şey yok olmaz. Yalnızca görünmez hâle gelir. Bir süre sonra ise farklı biçimlerde geri döner. Nedensiz görünen kaygılar, tekrar eden davranışlar, rüyalar ya da dil sürçmeleri bunun örnekleri olabilir. Freud'a göre bunlar, bastırılanın kendisini dolaylı biçimde yeniden göstermesidir. Psikanalizde buna "semptom" denir.

Günlük yaşamda bu tür davranışları her yerde görebiliriz. Yoğun kaygı yaşayan birinin sürekli evi toplaması, durmadan çalışması ya da kendini sürekli meşgul etmesi dışarıdan bakıldığında üretkenlik gibi görünebilir. Oysa çoğu zaman değişen şey kaygının kendisi değil, onun ifade ediliş biçimidir. Aynı durum tıpta da görülür. Ağrı kesici ağrıyı azaltabilir, ancak enfeksiyonu tedavi etmez. Belirti hafiflemiştir; neden ise hâlâ yerindedir.

Benzer bir durum ekonomide de görülebilir. Kur baskılaması, döviz kurunun yükselmesini çeşitli politika araçlarıyla sınırlama ya da geciktirme çabasıdır. Bunun amacı kısa vadede fiyat artışlarını yavaşlatmak, enflasyonu kontrol altında tutmak ve piyasalara istikrar mesajı vermektir. Yani kur tamamen serbest bırakılmaz; belirli bir düzeyde tutulmaya çalışılır.

Türkiye ekonomisinde bunun etkileri günlük yaşamda görülebiliyor. Kur uzun süre sakin kaldığında insanlar ekonominin de sakinleştiğini düşünebilir. İthal elektronik ürünlerinin fiyatları bir süre daha yavaş artar, akaryakıt zamları gecikir ya da dövize bağlı maliyetler hemen hissedilmez. Bu durum geçici bir rahatlama yaratır.  Ne var ki aynı dönemde enflasyon yüksek kalıyor, üretim maliyetleri artıyor, dış finansman ihtiyacı devam ediyor ya da rezervler eriyor ve dolayısıyla kurdaki sakinlik tek başına sorunun çözüldüğü anlamına gelmiyor.

Baskı sürdürülemediğinde ertelenen fiyat artışları kısa sürede peş peşe gelir. Bir sabah otomobilin, telefonun ya da ithal bir ilacın fiyatındaki ani yükseliş, çoğu zaman yeni bir sorunun ortaya çıkmasından çok, uzun süredir biriken baskının açığa çıkmasıdır.

Freud için semptom, bastırılan çatışmanın yeniden görünür hâle gelmesidir. Benzer şekilde ekonomide de ani kur sıçramaları, yüksek enflasyon ya da hızla artan fiyatlar çoğu zaman yapısal sorunların belirtileridir. Bunlar yeni bir sorunun ortaya çıktığını değil, uzun süredir var olan dengesizliklerin artık görünür hâle geldiğini gösterir.

Ekonomi yalnızca rakamlardan ibaret değildir. İnsanların beklentileri de ekonomiyi etkiler. Ekonominin kötüleşeceğini düşünen biri döviz alabilir, harcamasını erteleyebilir ya da tasarrufa yönelebilir. Bu bireysel kararlar zamanla ekonomik sürecin kendisini de etkiler. Ekonomi ile psikoloji bu noktada birbirinden tamamen bağımsız değildir.

Bu benzetme, kur baskılamasının nedenini psikolojiyle açıklama iddiası taşımaz. Döviz kuru; enflasyon, dış borç, sermaye hareketleri, rezervler ve küresel finansal koşullar gibi birçok ekonomik değişkenin etkisi altında şekillenir. Ancak ekonomik kararlar yalnızca teknik hesaplarla alınmaz. Toplumun beklentileri, piyasa psikolojisi ve siyasal öncelikler de bu kararların önemli parçalarıdır.

Bastırma ile kur baskılaması arasındaki ortak nokta, ikisinin de zamanı satın almaya çalışmasıdır. Her ikisi de sorunu tamamen ortadan kaldırmaz; yalnızca görünmesini geciktirir. Ancak geciken her şey yok olmaz. Bastırılan duygu nasıl uygun zamanda yeniden ortaya çıkıyorsa, ekonomik gerçeklerle uyumsuz biçimde uzun süre baskılanan kur da uygun koşullar oluştuğunda yeniden hareket eder. Çünkü ister insan zihninde ister ekonomide olsun, neden ortadan kalkmadığı sürece belirti de geri dönmeye devam eder.

Belirtileri yönetmek mümkündür; ancak kalıcı çözüm, onları üreten nedenlerle yüzleşmekten geçer.

Yorumlar

  1. Murat DAĞLIOĞLU4 Temmuz 2026 16:35

    Yazınız için teşekkür ederim. Elinize sağlık.

    YanıtlaSil
  2. Kaleminize sağlık sanırım bu yüzleşme hiç gerçekleşmeyecek,gittiği yere kadar artık

    YanıtlaSil
  3. Bu yazıdan hareketle Freudian bakış, kötü ekonomi artan şiddet vakalarının önemli bir nedenidir, varsayımını doğrular.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Hayat bir sınavdır. Nasıl ki sınavda kazık sorular çıkınca dökülen öğrenci çok olur. Hayatta da şartlar zor oldu mu dökülen insan çok olur. Ancak zor şartlarda basarılı olmak da kişinin kalitesini gösterir!

      Sil
    2. Ne alaka!? Hayat sınav değildir? Hayat yaşamdır, yaşamasını bilene..

      Sil
  4. Freudyen bastırmayla kur baskısını bir tutmanız çok iyi fikir. Ben de biraz psikanaliz bilgisiyle ekleme yapayım dedim.Freud'a göre 1-3 yaş arası anal dönem var ya. İşte o dönemde çocuğa tuvalet eğitimi çok katı verilirse ilerde pinti oluyor insan. Çünkü çocuk dışkısını tutmayı öğreniyor, "tutmak" güvenli oluyor, "bırakmak" kaygı verici.İşte kur baskılaması da tam olarak o hesap. Otorite piyasaya "tutmayı" öğretiyor. Dövizi tut, bırakma. Tıpkı anal dönemdeki katı ebeveyn gibi.Ama ne oluyor? Bastırılan dışkı nasıl ilerde kabızlık yapıp ansızın geri dönüyorsa, baskılanan kur da bir gün patlıyor. O sabah bir bakmışsın dolar uçmuş, enflasyon tavan yapmış. İşte o an anlıyorsun ki tutulan şey yok olmuyor, sadece erteleniyor.Hocam sizin "geciken her şey yok olmaz" sözünüz tam yerinde. Pinti ne kadar biriktirirse biriktirsin sonunda yaşam kalitesi düşüyor. Aynı bu politika da öyle. Kısa vadede rahatlık veriyor ama uzun vadede üretim ölüyor, rekabet bitiyor.Yani ne bireyde ne ekonomide bastırmak çözüm değil. Sorunun kaynağına inmek lazım. Yazı için ellerinize sağlık Hocam. Düşündürdü.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkürler, demek ki amaç hasıl oldu.

      Sil
    2. Sonuçta ekonomi yöneticisinin seçimi psikanaliz sonuçlarına göre yapılmalıdır.

      Sil
  5. Hocam kral adamsın vallaha.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Cumhuriyetten yanayım ama olsun yine de hoşuna gidiyor insanın.

      Sil
    2. yani Hocam, güldürdünüz bu ince "Kral" karşılığınızla 😊

      Sil
  6. Yüksek enflasyon kuru yukarı, kendine doğru çekmeye çalışıyor. Enflasyona karşı bir şey yapamayan iktidar kuru bastırıyor. Sayenizde psikoekonomiyi de öğrenmiş olduk.

    YanıtlaSil
  7. Mahfi hocam,
    Freudian açıdan değil de Lacan yaklaşımı daha uyumlu değil mi?
    Lacan açısından:
    Bastırma, gerçeğin doğrudan görünmesini engelleyen simgesel düzen içindeki bir örüntüdür. Dolar kuru meselesinde piyasa, “devlet ne yapacak?”, “otorite ne biliyor?”, “kur nerede dengelenir?” sorularıyla Öteki’nin garantisini ister.
    Sorunu bastırmak, eksikliği kapatmaya çalışmaktır; ama Lacan’a göre eksiklik yapısaldır, tamamen kapatılamaz. Bu yüzden kurda tam kontrol vaadi, çoğu zaman daha büyük kaygı üretir.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Lacan da yaklaşım "öteki" yani otorite (ekonomi yönetimi, MerkezBankası) odaklıdır. Kaygının kaynağı eksikliğin maskelenmesidir, ötekinin piyasaya verdiği güven yıkılınca dolara hucüm başlar der. FED de de durum aynı veri açklanıyor ama 30dk sonraki basın bülteninde piyasaya açıklamaları daha büyük etki yaratıyor. Aslında herkes soruunun halı altına süpürüldüğünü biliyor fakat Problem güven boşluğu oluştuğunda başlıyor.

      Sil
    2. Evet ama hepsinin babası Freud.

      Sil
  8. Yazınızdan sonra baktım prompter dan okumayıp spontane konuştuklarında siyasetçilerin de bayağı freduan dil sürçmeleri mevcut YouTube da

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ben çocuklarıma helal lokma yedirmedim veya, biz bu millete köle olmaya değil efendi olmaya geldik,, gibi gibi..

      Sil
  9. Mükemmel bir anlatım yapmışsınız, ders kitaplarına girmeli…

    YanıtlaSil
  10. Hocam, baba gibisiniz.

    YanıtlaSil
  11. Hocam Çiller de profesördü

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çiller ekonomide basarılı olamadı

      Sil
    2. Başarılı olduğu herhangi bir konu var mı?

      Sil
    3. Elinize sağlık hocam. Başarılı olduğu konu var. 2 anahtarı ondan sonra hiç bir siyasetçi vaat etmedi. 60 ve üstü anlamıştır.Bu günlerde de emeği çok. Saygılarımla Fatih Demirtaş

      Sil
  12. Yıllarca anlatılan 'Lozan'ın gizli maddeleri' söylemi de psikolojik bir kompleksin yansıması mı oluyor bu durumda?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bence sadece Atatürk ve Cumhuriyet düşmanlığını yansıması o.

      Sil
  13. hüseyin Uygun4 Temmuz 2026 22:10

    Yazınızda,psikanaliz ve ekonomik yöntemleri bir havuzda analiz edip benzetmeler üzerinden sentez çıkarma isteğinizi anlıyorum. Fakat bu psikanaliz bireyin ruh halinin arazlarını tespit ederken kur baskılama bir toplumdaki döviz eksikliği yüzünden arzın talebi karşılaması için bulunan yöntemleri mecazi anlamda da benzetmeler üzerinden olsa tarifte bir paralellik fark edemedim. Öte yandan kuru suni ve zararlı bir şekilde kur baskılama yöntemi aç bir insanın gıdaya ulaşmak için gerçek gıdalardan ziyade zararlı gıda tercihleri ile beslenme modeli noktasında ki hatalı seçim üzerinden bir benzetme yoluna gidilebilirdi diye düşünüyorum. Yazınız ve emeğinize teşekkür ederim. Zira bu toplumunun ekonomi yöntemlerini anlayacağı şekilde sadeleştirme benzetmeler üzerinden anlatma gayretinizi önemli ve değerli buluyorum.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Şöyle anlatayım. Bastırma, utanılacak bazı düşünce ve eğilimlerin gün yüzüne çıkmaması için bilinç dışına itilmesidir. Kur baskılama ise düşük gelirlerden utanıldığı için onları saklama girişimidir. Yani her ikisinde de utanılacak bir durumu saklama, bastırma eğilimi söz konusudur.

      Sil
  14. İnsan psikolojisi inkara yatkındır ya da durumu gerçekçi olmaktan çok iyimser yorumlamaya meyillidir belki de sorunu çözme kapasitesine sahip olunmadıgı zaman çözümü kadere şansa bırakmak beyini rahatlatmaktadır iyi ki de böyledir çünki bunu başaramayanlar intiharı ciddi seçenek olarak düşünürler.Devletler birey gibi inkar ya da iyimser yola ancak çok basiretsiz yöneticilere sahipse girerler ama çogunlukla sorunlara gerçekçi yaklaşırlar.Burada yönetimlerin kararını belirleyen şey ülkelerinin menfaatlerini kendi çıkarlarının üstünde tutmasıdır.Basiretsizliğin dışında sorunu çözmemenin sebebi siyasetçinin acı reçetenin kendisi için de acı sonuçlar doguracağından endişe etmesidir.Radikal kararlar almak cesur kararlı ve görev bilinci olan siyasilerin yapabilecegi bir şeydir.Ama insanların kendi hayatlarındaki sorunların yarattıgı ruhsal durum eğer siyasi aktörlerde de yönetimsel sorunlar karşısında aynısını oluşturursa ciddi sorundur.Yani yöneticiler devletin kaderi ile kendi kaderinin paralel oldugu yanlışına kapılırlarsa orada çözüm üretilmesi imkansızdır.Son aşamada maalesef gazetelerin 3.sayfasına haber olan birey gibi devletlerde tarihin tozlu sayfalarına karışır.
    Saygılar sunar,esenlikler dilerim

    YanıtlaSil
  15. Mahfi hocam, klasik iktisat sadece, bankalardaki resmi mevduata (m3 para arzına) bakar.dünya genelinde en büyük yastık altı döviz ve altın bulunduran ülkelerden biri türkiyedir. Bu kayıt dışı para hane halkının ekonomik krizde bir kısmını bozdurarak ekonomiye enjekte etmektedir. Ülke ekonomisinin 32 aydır yüksek faize ve darboğaza dayanmasının sırrı bu olabilirmi.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Darboğaz nerede? 10 milyon kişinin bankalarda minimum 250 bin lirası var. Bu yüzden tüketimde sorun yok!

      Sil
    2. Ülke nüfusu ise mültecileri de sayarsak 100 milyona yaklaşmış durumda. Sizin bahsettiğiniz 10 milyon sadece %10

      Sil
    3. O yüzde 10 aileleriyle en az yüzde 30 eder!

      Sil
    4. Goygoya bak bankada 250 binle tüketim dönüyormuş,yarın çocuklara çanta ayakkabı vb alsak biter o para.

      Sil
    5. çocuklara çanta ayakkabı vb alınınca tüketim daha da artar. O para birinde biter bir başkasında birikim devam eder. Yani bugün 10 milyon kişide bu para varsa yarın ve her gün daha fazla kişide olacaktır!

      Sil
    6. Adsız 00.15. %10 aileler ile birlikte nasıl %30 ediyor? Neyse sözün biri de bir bini de bir…. Bin lafta etsek ikna olmak istemeyen ikna olmaz!

      Sil
  16. Sayın hocam bir evvelki yazısında İktisat tarihini, bu defa da İktisat ile psikanalizi çok iyi harmanlayarak ,İnsan davranışı ve beklentiler faktörünü gayet yalın bir analiz ile ortaya koyuyor. Sn.Eğilmez’in Kendi blogunda evvelce yazdığı bazı yazılar içeriğinde bu hususa önem atfettiği de ayrı bir gerçektir. Bu defa konu bir bütün olarak ele alınmış ve sade bir üslup ile detaylandırılmış. Liyakatli kaleme teşekkürlerimi sunuyorum.

    YanıtlaSil
  17. Bu yorum yazar tarafından silindi.

    YanıtlaSil
  18. Hocam iktisatında bir inavosyona ihtiyacı var.yüksek faiz düşük kurla bir ekonomi 24 ay sürdürülemez derken, türkiye ekonomisi 33. Ayına giriyor. Sizce bir başarı hikayesimi yazılıyor.

    YanıtlaSil
  19. Hocam yazın ada sahillerine gelirmisiniz?

    YanıtlaSil
  20. Hocam Fatih Sultan Mehmet köprüsünü amerikan bayrağı şeklinde ışıklandırmanın ekonomi ve psikoloji bilimindeki karşılığı ne olur sizce?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Önceden utanma, yerin dibine girme diye ahlaki psikolojik değerler vardı ülkemizde. Bunlar artık olmadığı için yaşadığımız olaylar bunlar. Çok kafaya takarsanız psikolojinizi bozarsınız iyice.

      Sil
    2. Sen her sene kaç milyar dolar dış borç bulmak zorunda olduğumuzu biliyor musun kardeş?

      Sil
    3. Ekonomi pek bilmem ama psikolojik olarak asagilanma ve ofke olabilir, malumunuz 4 temmuzda askeri basina cuval geciren ülkenin bayrak renkleri i bu ülkenin koprusune yansitmak ben de baska bir sey uyandirmiyor..

      Sil
  21. Mahfi bey'in uzmanlık alanı ile ilgili:

    https://m.youtube.com/watch?v=t-NRxyaY1_w

    "Why Mainstream Economics Gets Capitalism Wrong?"

    İtalyan iktisatçı akademisyen "Clara E. Mattei" açıklıyor.

    3 Temmuz 2026 Cuma

    YanıtlaSil
  22. Hocam, nato zirvesi sonrası Savunma, ulaşım, teknoloji sektörüne yönelik işbirlikleri-anlaşmalar olur mu? Ekonomiye katkı sağlar mı?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Eskiden Türkiye yabancı misafirlere antika halı kilim gösterirdi şimdi ise siha helikopter uçak gösteriyor diyorlar!

      Sil
    2. Halı, kilim iyiydi, barışçı mesajlardı. Şimdikiler hep saldırganlık işi.

      Sil
    3. Zalim orduları durdurmak için de silah gerekiyor. Silah yoksa o zaman zalimin ayağına halı serilir zaten!

      Sil
  23. Sayın Eğilmez, çok güzel ve eğitici yazınız için teşekkürler. Ekonomide "Bastırma" yöntemi, gelir dağılımının bozulmasına sebep olur diye düşünüyorum. Yanlış mı düşünüyorum.

    YanıtlaSil
  24. Çok net ifade etmişsiniz Mahfi Hocam, aklınıza sağlık...

    YanıtlaSil
  25. Dolar'da kur artışı Sizce ne zaman olur ve o tarihte dolar kaç TL olur?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bu yüksek faizi vermeye ne kadar devam edebilirsek o kadar sürer. Ama her geçen gün ülkeye maliyeti katlanarak artıyor.

      Sil
    2. Geçen hafta MB rezervleri 149 milyar dolardı şimdi 160 milyar dolara çıktı. Bu gidişle dövizde artış olması zor görünüyor!

      Sil
  26. Hocam düşünmenize, kaleminize ve bakış açınız a sağlık. Teşekkürler

    YanıtlaSil
  27. Muhterem hocam, çok güzel bir benzetme yapmışsınız, buna acizane olarak şöyle bir ilave yapmak mümkün olabilir: gerçeklerde aynı neticeye tabidir, ne kadar bastırılsa veya üstü örtülse bile bir gün açıklığa kavuşurlar. Yazılarınız için çok teşekkür ederim.

    YanıtlaSil
  28. Saygıdeğer hocam,konudan bağımsız olarak; alanı veya mesleği ekonomi olmayan biri olarak Ekonomi 101, Ekonominin Temelleri, Örneklerle Kolay Ekonomi ve Türkiye’den Örneklerle Ekonomi Politikası eserlerinizi okuma şansı buldum. Emeğiniz ve ayırdığınız zaman için çok teşekkür ederim.

    YanıtlaSil
  29. Hocam neden sadık müşteri cezalandırılıyor?

    YanıtlaSil
  30. Ağrı kesici ağrıyı azaltabilir, ancak enfeksiyonu tedavi etmez. Bazı durumlarda ağrı kesici uygulamak ölümcül sonuçlar doğurur . Tıpta örnekleri vardır . Hasta ağrı hissetmediği için şikayeti yoktur ama bir süre sonra yapacak bir şey yoktur .

    YanıtlaSil
  31. 16mbit adsl e 385 tl ödüyordum, taahhütüm bitiyor. Fiber altyapı yok adsl devam, bu sene yeni sözleşme için 690tl 18ay taahüttü fiyat diyor. Ne olacak bu iletişim ücretleri hocam? Neden bu alana müdahale edilmiyor.

    YanıtlaSil
  32. Hocam, bugünlerde izlediğiniz bir dizi yoksa
    Prime video da Spider-Noir 1. sezonu yayında Nicolas Cage başrolde. imdb puanı 7.8/10

    https://www.imdb.com/title/tt30460310/

    YanıtlaSil
  33. Abd bosna maçında bir abdli futbolcu kurmızı kart görmüş trupm fifa başkanını arıyor kart cezası iptal ediliyor trump fifaya teşkr ediyor..bu ve benzeri haberlerde bizim içimizdeki umut ve iyiye dönüş hevesimizi baskılıyor:(güzel bir yazı olmuş elinize saglık
    Kura gelince dış ticaret dengesi yine bozulmuş..bu filmin sonu kötü degil cok kötü bitecek:(

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Trump her alanı rezil eden bir profil çiziyor.

      Sil
    2. Ama Türkiye'yi hep övüyor!

      Sil
    3. Türkçede bir söz vardır: "Bayram değil seyran değil eniştem beni niye öptü" diye. Mutlaka karşılığında bir şeyler alıyordur. Bunların ne olduğu ileride ortaya çıkar.

      Sil
    4. Ülkeler arasında gizli alışveriş olmaz!

      Sil
    5. Kamuoyunun denetimi olan ülkeler arasında olmaz. Ötekiler arasında her şey olabilir.

      Sil
  34. Gerçek zafer, savaşmadan kazanılan zaferdir; gerçek önder, savaşmadan kazanan önderdir.

    Sun Tzu, (MÖ 544~MÖ 496, Savaş Sanatı)

    YanıtlaSil
  35. Değerli hocam ben mühendisim finansdan anlamam ama maliyet ve tedarik zinciri uzmanıyım. Net şuna eminim TL önden koşturdu döviz kurunu solladı geri bakmak istemedi. Fiyatlar diğer ülkelerde % 5 artarken bizde ithaline veya ithal katkılı yerlisine % 35-40-50 kondu. 5 yıldır belli maliyetler ki buna tazı olan inşaat işçilik ve nakliye fiyatlarıdır ki piyasa aktörlerinin basılan veya akümüle olan paradan pay kapmak adına yapacaklarına inandıkları müstakbel satışlar adına durmamalarından kaynaklandığına inanıyorum. Onlar yavaşlamadıkça ana ve yan madde ve hammadde tedarikçileri de kalemi en yüksek marjlardan oynatmakta! Örneğin nakliye fiyatları; 5 sene önce 1000 tl maliyete 2.000 tl fiyatla iş yapan nakliyeci şu anda 10.000 tl maliyete 25-30.000tl fiyatla iş yapmaya çıpalamış durumda mekanizmasını. Yani önden çok kazanmazsam geleceği çeviremem dedikçe dip dalgası gibi başlattıkları bu etki bir süre sonra tsunami oluyor kendi bulundukları sahili de vuruyor! Herkes aynı ete soğan doğruyor ama köfte köftelikten çıkıp yenilemeyeceğinde et buluruz yalanına kendini inandırmış durumda. Lakin çoğu mal ve hizmette bizim kadar borcu ve enflasyonu olmayan GSMH ı bizden ikii üç kat fazla avrupa ülkeleri ile kurun bu mertebede olduğu durumda başa başız hatta bazen € bazında pahalıyız. Bu durum yani işçilik ve servis/mal ekonomisindeki fiyatların makul seviyelere inmesi ile dengelenme şansı, yolu hiç mi yoktur? Eskiden USD çıpalı ülke ekonomisi neden bu raydan kolay çıktı?

    YanıtlaSil
  36. Galiba insanların fiyat algısı tamamen bozuldu.

    Sadece enflasyon terminolojisi ile açıklanamayacak kadar derin bir problemle karşı karşıyayız.

    İktisat biliminde bunun bir adı var mı, bilmiyorum.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. var, greedflasyon

      Sil
    2. Sayın adsız 7 temmuz 19:03

      Buyrun bundan daha geniş enflasyon ve enflasyon türleri dersi bulamazsınız:

      Enflasyon Rehberi, Ocak 2024

      https://www.mahfiegilmez.com/2024/01/enflasyon-rehberi.html

      Sil
    3. Mahfi bey hâlâ eski iktisat kalıpları içinde kaldığı için "greedflation"ın ne demek olduğunu bilmiyor olabilir.

      Emin değilim, belki biliyordur...

      Sil
    4. Bir üstteki yorumu okusaydınız keşke. Hep söylüyorum bizim insanımızın temel sorunumuz okumamak veya okuduğunu anlamamak.

      Sil
    5. Bizde fiyatlar dolar bazında o derece arttı ki, kişi başına geliri bizim çok üzerimizdeki ülkelerden bile pahalı duruma geldik.
      Hatta kişi başına gelir artışımızın neredeyse tamamı fiyat şişmesinden oluşuyor bile diyebiliriz. Reel refah artışı yaşamadan sanal bir zenginlik içinde çırpınıp duruyoruz.
      Sonu hiç iyi olmayacak.

      Sil
    6. Bu dediğiniz doğru ancak tüketimde bir sıkıntı yok. Bu yüzden ürünlere yapılan absürt zamları piyasa kaldırıyor. Çünkü ülkede 70 bin lira ve üzeri maaş alan en az 7 milyon insan var. Bu absürt zam furyası yavaş yavaş dinecek ve ürünlere uzun bir süre sembolik zamlar yapılacak. Tabi bu dediklerim dövizdeki artışlar bu seviyede gittigï surece geçerli!

      Sil
  37. Hocam kapılar kapanıyormu?

    YanıtlaSil
  38. Sayın Hocam,

    Sizin daima "sistemsel çözümler" öneren yaklaşımınız var, kesinlikle haklısınız.

    Aynı anda palyatif (geçici) çözümler de bir miktar ferahlık sağlayabilir mi?

    https://www.youtube.com/shorts/-T5viS5MmrA

    Palyatif bile olsa bu yöntem ile ilgili görüşünüz nedir?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Palyatif hiçbir yöntem doğru çözüm getirmez

      Sil
  39. Mahfi hocam, haberi gördünüz mü?
    "MSCI'ın uyarılarının ardından S&P Dow Jones da Türkiye'yi 'sınır piyasa' için izlemeye aldı"
    https://www.bloomberght.com/s-p-dow-jones-da-turk-hisseleriyle-ilgili-uyari-yayimladi-3782261

    Bu haberin etkisi ne olur?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Zaten sınırdayız.

      Sil
    2. Yabancılar bu yüzden mi tahvile yönelmeye başladı hocam?
      Risk primi kadar etkili bir haber midir?

      Sil
    3. Yabancılar inanılmaz faiz getirisi nedeniyle tahvildeler.

      Sil
  40. Hocam ekonomide kara delikmi var?

    YanıtlaSil
  41. Ekonomist olarak o kadar yazdınız anlattınız. Bu sefer de bir psikolog perspektifinden giderek içinde bulunduğumuz vaziyeti ortaya koydunuz. Ancak buradan yola çıkarsak bir de hastalıkla yüzleşmek istemeyen hastalar (veya doktorlar) var. Kaçınganlık sendromu mudur nedir?

    YanıtlaSil
  42. 7-8-9 Temmuz'da blog'unuzda neredeyse hiç yorum yazmadınız.

    Acaba sizde mi "NATO zirvesi"ne katılmak için Ankara’ya gittiniz Mahfi bey?

    YanıtlaSil
  43. Hocam depresyona girdi bu yaşta

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Hocam bu değirmenin suyu nereden geliyor

      Sil
    2. Nereden gelecek dereden! Demek ki zamanında şimdiki gençler gibi binbir dereden su getirip şikayet etmemiş çok çalışmış!.

      Sil
  44. Hatırlar mısınız; bir zamanlar "T.Ü.S.İ.A.D." diye bir şey vardı...

    O da buharlaşıp gitti...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yok onlar artık işine gücüne bakıyor. Siyasetle ilgilenmiyor doğrusu da bu!

      Sil
  45. Peki hocam döviz kurunun bastirildigi halde yine de yukariya ani bir şekilde hizlanmasi hangi şartlar altinda olur yani nelere bakarak biz bu yükselişi tahmin edebiliriz çok teşekkür ederim sizin gibi bilgili vizyon sahibi vatansever insanlara bu ulkenin okadar çok ihtiyaci var ki..

    YanıtlaSil

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

İkinci Varlık Vergisi Faciasına Doğru

Son İki Günde Olanlar ve Ekonomiye Yansımaları

ABD - İran Savaşının Türkiye Ekonomisine Etkileri