Denge Bozulmadan Önce
Dünya'nın kendi ekseni etrafında, ekvatorda saatte yaklaşık 1.670 kilometre, Güneş'in etrafında ise saatte yaklaşık 107 bin kilometre gibi büyük bir hızla hareket ettiğini biliyoruz. Bu inanılmaz hızlara rağmen uzaya savrulmak bir yana, Dünya'nın hareket ettiğini bile hissetmiyoruz.
Çünkü hareket tek başına önemli
değildir. Önemli olan, hareketin sabit bir hızda, ani hızlanma veya
yavaşlamalar (ivme) olmadan gerçekleşmesidir.
Ekonomide de benzer bir durum
vardır. Para sürekli el değiştirir, fiyatlar yükselir veya düşer, ücretler
artar, borçlar büyür, şirketler yatırım yapar, insanlar tüketir ya da tasarruf
eder. Bütün bunlar sürekli hareket halindedir; ancak biz çoğunu günlük
hayatımızda fark etmeyiz. Ta ki ekonomik sistemin parçaları birbirinden farklı
hızlarda hareket etmeye başlayana kadar.
Bir çalışanın maaşı yılda yüzde
20 artıyorsa, bunun ne anlama geldiğini tek başına söyleyemeyiz. Aynı dönemde
fiyatlar yüzde 10 artıyorsa başka, yüzde 30 artıyorsa başka bir tablo ortaya
çıkar. Dolayısıyla ekonomide önemli olan yalnızca bir değişkenin ne kadar
arttığı değil, diğer değişkenlere göre hangi hızda hareket ettiğidir.
Ücretler, fiyatlar, kiralar,
faizler ve borçlar arasındaki farklar bir süre yönetilebilir. Fakat bu farklar
büyüdükçe sistemin dengesi değişmeye başlar. Bir hanenin gelirinin giderek daha
büyük bölümünü borç ödemelerine ayırması buna basit bir örnektir. Başlangıçta
yalnızca o hanenin bütçesinde görünen sorun, zamanla tüketimi, şirketlerin
satışlarını ve yatırımları etkileyebilir.
Ekonomik değişimlerin tehlikeli
tarafı da burada ortaya çıkar: Kritik eşikler çoğu zaman önceden hissedilmez.
Değişimler küçük küçük birikir. İnsanlar, şirketler ve kurumlar bu değişimlere
ayrı ayrı uyum sağlamaya çalışır. Bir noktadan sonra ise artık yalnızca
rakamlar değil, davranışlar da değişmeye başlar.
Bu nedenle ekonomik dengeyi
hareketsizlik olarak düşünmemek gerekir. Denge, hiçbir şeyin değişmediği bir
durum değil; değişen parçaların birbirleriyle uyum içinde hareket edebildiği
bir durumdur.
Dünya'nın kendi ekseni ve Güneş
etrafındaki hareketi bizi uzaya savurmuyor; çünkü bu hareket, Dünya'nın
kütleçekimiyle birlikte bir denge içinde gerçekleşiyor. Ekonomide de benzer
biçimde gelirler, harcamalar, borçlar, üretim ve fiyatlar arasında sürekli bir
denge arayışı vardır. Sorun hareketin kendisi değil, bazı parçaların
diğerlerinden uzun süre çok daha hızlı hareket etmesidir.
Bu yüzden ekonomi hakkında
yalnızca "Ne kadar büyüdü?" veya "Fiyatlar ne kadar arttı?"
diye sormak yeterli değildir. Belki daha önemli soru şudur: Neye göre ve ne
kadar hızlı değişti?
Ekonomik krizler çoğu zaman
ortaya çıktıkları anda başlamaz. Bir süre boyunca görünmeyen farklar birikir,
dengeler yavaş yavaş değişir ve sonunda herkes ortaya çıkan sonucu görür.
Tıpkı Dünya'nın dönüşünü
hissetmediğimiz gibi, ekonomik sistemdeki bazı hareketleri de ancak denge
bozulmaya başladığında hissederiz.
Savrulmaya başladığımız an, çoğu
zaman sürecin başladığı an değildir. Asıl süreç çok daha önce başlamıştır.
Teşekkürler..günaydınlar
YanıtlaSilDünya iyiki köşeli değilde yuvarlak.. kare veya dikdörtgen olsaydı 🤔🙄😳❗️
🙏
SilÇok güzel bir anlatım olmuş. Teşekkür ederiz.
SilŞimdi ise:
YanıtlaSil• "Atatürk" diye birinin aslında tarihte hiç var olmadığı,
• Bize okullarda anlatılan "Atatürk"ün; İngilizlerin yetiştirdiği epey nitelikli bir "ajan" olduğu,
• "Türkiye Cumhuriyeti"nin aslında İngiltere'nin geleceğe yönelik amaçlarını adım adım, safha safha gerçekleştirmek için kurulan "proje" bir devlet olduğu,
• Günümüzde "Yeni Parti"nin (yani "Özgür Özel"in) aslında İngilizlerin amaçlarına göre siyaset yaptığı,
• Taaaaa 1920'lerin başında İngilizlerin kurduğu plânın bugün bile tıkır tıkır işlediği söylentileri dolaşıyor.
Bütün bunları söyleyenlere ne cevap vermemizi önerirsiniz Mahfi bey?
Her geri zekalı soruya yanıt vermekle uğraşırsanız yaşamınız anlamsız hale gelebilir. Yanıtlamayın.
SilHocam elinize sağlık. Ülkede sanki iklim krizi var. Saygılarımla Fatih Demirtaş
YanıtlaSil🙏
SilAlkışlayın diye yazmadım hocam .Ülkede realite bu. Saygılarımla Fatih Demirtaş
SilO alkış değil katılıyorum anlamına.
SilBen alkış diye biliyorum ama olsun hocam .Saygılarımla Fatih Demirtaş
SilBu 👏 alkış emojisi, bu da 🙏 teşekkür, katılıyorum falan anlamına gelen emojiymiş
SilHocam bu 👏 alkış emojisi, bu da 🙏 teşekkür etmek, dua etmek, rica etmek ve yalvarmak anlamına geliyor.
SilKriz, değişim için en iyi fırsattır.
YanıtlaSilProf. Peter Drucker, (1909~2005)
Hocam, sanki bu sonuçlar hiç beklenmiyormuş gibi anlatıyorsunuz. Oysa kapitalist sistemin yapısı gereği bu krizlerin yaşanması kaçınılmazdır. Sizin de 'Kapitalizm ve Üç Büyük Krizi' başlıklı yazılarınızda belirttiğiniz gibi, sistemin doğal bir sonucu olarak bu krizler ve savaşlar doğmaktadır. Bu sistemde ısrar edildiği sürece, belirli periyotlarla benzer krizler yaşanmaya devam edecektir. Hatta mevcut tüketim çılgınlığı, artık Dünya gezegeninin fiziksel sınırlarını zorlar hale geldi. Sizin gibi bilim insanları; küresel ısınmanın önümüzdeki elli yıl boyunca bu ivmeyle devam etmesi halinde, dünya nüfusunun yarısından fazlasının yok olacağını görsel, işitsel ve matematiksel kanıtlarla ortaya koyuyor. Tüketim, kâr ve büyüme odaklı bir sistemin —sizin de daha önce kaleme aldığınız üzere— bu tür krizler üretmesi son derece normal değil mi? Şimdi kalkmış dengeden bahsediyorsunuz. Aslında bu kriz, işlerin tam da planlandığı gibi tıkırında gittiğinin başlıca göstergesidir. Bu sonuç, kapitalizmin kendi iç dengesini bulduğunun kanıtıdır; aksi takdirde zengin daha da zenginleşemezdi. Sistem yıllardır silah üretip duruyor, şimdi ise sıra onları kullanmaya geldi.
YanıtlaSilŞimdi hep birlikte seyreyleyelim gümbürtüyü.
Bu krizler bir sistem krizi değildir. Sistem krizi farklı bir şeydir. O üretimden, tüketimden, yetersiz tasarruflardan vb kaynaklanır.
SilBunlar ahbap - çavuş yönetimlerinde oluşan krizlerdir. Kapitalizm de olsa başka rejimler de olsa iktidar-yandaş, ahbap - çavuş ilişkileri mevcutsa bu krizler çıkar.
Onun için bu tür krizleri kapitalizm yaratıyor deyip suçu sisteme yıkarak suçluları suçsuz göstermeye çalışmak suçlulara yardım etmek anlamına geliyor.
Sayın Hocam,
YanıtlaSilişi bilmeyenleri, aç gözlüleri, başkalarının haklarını yiyenleri, kanunsuz işlere bulaşanları ÇAVUŞ yapmayacaksınız.
Bu da benim 3L kuralım olsun: Laiklik, Liyakat, Legal tarafta kalmak.
Saygılarımla,
Ö.Aydoğan
Çok doğru.
SilHatta L'lerin sayısını artırabiliriz. , Laubali olmamak, Lüzumsuz işlerle uğraşmamak, Lakayitliğe hiçbir şekilde fırsat vermemek. 6L oldu.
SilAdsız1 Ekim 2026 10:53
SilSayın Oya Aydoğan'ın yorumuna ben de katılıyorum.
Krizler artık tansiyon ilacı gibi oldu hayatımızda her gün olmazsa olmaz gibi
YanıtlaSilDaha doğrusu krizler tansiyon, ilacı da doğru politikalar. Ama ne yazık ki biz o ilacı kullanmak yerine kocakarı ilaçlarını kullanıyoruz.
SilHocam öyle diyosunuz ama, neo-klasik ekonomi düşüncesinden epistemolojik bir kopuşu temsil eden heterodoks yaklaşım günümüzde giderek ön plana çıkan davranışsal ekonomi ve nöro ekonomiyle daha fazla önem kazanmaktadır.
SilEpistemolojik kopuş derken zaten kopuk olduğumuz bilimden tümüyle koptuk.
SilDünyanın hareketi ile ekonomi dinamiklerinin hareketlerini benzetmeniz müthiş olmuş, teşekkürler hocam.
YanıtlaSil🙏
SilDenge, denetleme mekanizması ile korunabilir.
YanıtlaSilÇocuk oyun parklarındaki tahteravalli'yi çok severdim. Bir ucundaki çocuk ani den kalkarsa diğer çocuk pat diye düşerdi, yaralanırdı. Sistemi dengede tutan diğer uçtaki denetlemede bozulursa pat diye düşeriz. Orta nokta da "ahlak" dersek o civata sökülürse o zaman denetlemede dengeyi kuramaz.
Çok doğru.
SilOrtadaki tahta ise devlettir. Devlette istikrar olmazsa tahtarevalli de olmaz.
SilMahfi bey banker kastelli için wikipediada yazanları okudum. O zamanda aynıymış. (8 ay ceza almış. Sonunda intihar etmiş)
YanıtlaSilİntiharı şüphelidir.
SilTürkiye'yi milyarlarca kilometre ileri götürmüş, Atatürk'ün de değerini hissetmiyoruz hocam!
YanıtlaSilEdiyoruz ediyoruz merak etmeyin. Bu kadar uğraşıya karşın bu ülkede bir takım değerler hala ayakta durabiliyorsa onu hissettiğimiz içindir.
SilMahfi bey, denge ve denklik konusunu çok güzel özetlemişsiniz, hayat bir denge oyunu gibi, ekonomide arz talep dengesi, üretimde üretim ve tüketim dengesi, finansta borç alacak dengasi, aktif ve pasif dengesi gibi önemli olan bozulmanın kabul edilebilir seviyede olması, köylü eşeğin semerinin iki yanına eşit yük sarmaz ise eşek yalpalayarak gider, bir müddet sonra semer bir yana kayar yükler düşer, yada eşekle birlikte ziyan olur, dengenin bozulması ya kar yazar yada zarar, bizim payımıza genelde zarar düşüyor, acaba neden, selamlar,
YanıtlaSilTeşekkürler.
SilMucizelerin masallarda değil gerçek yaşamda var olduğunu sanıyoruz da ondan.
Mucizelere inanalım. Hayatın kendisi bile bir mucize. Çiçeklerin açması, mevsimlerin değişmesi bile gören gözler için birer mucizedir.
SilMucizeler masallarda olur, bilimde mucize yoktur.
SilHocam hayatın varoluşu bile başlı başına bir mucizedir.
SilKuantum fiziğindeki süperpozisyon bile mucizeye bir örnektir, hocam
SilEskiden açıklanamayan şeyler mucize olarak adlandırıldı. Bilim artık o eski şeyleri açıkladığı için mucize olmaktan çıktılar.
SilHâlâ kuantum alanının varlığı açıklanamıyor hocam, ömürboyu açıklanmayacakta
SilDaha düne kadar gezegenlerin güneş siteminde neredeyse bir düzlem etrafında döndüğünü sanıyorduk. Okullarda belki hala böyle okutuluyor. Hepsinin helezonik bir biçimde kendisi de bir yörüngede ilerleyen güneşin etrafında döndüğünü daha yeni öğrendik. Bilim hızla ilerliyor. Şimdi artık yapay zeka da işin içinde. Bilinmeyen pek çok şey bilinir hale gelecek.
SilMucize vardır hocam. Atatürk, o mucizenin adı! O dönemde şu an bile yapılamayacak şeyleri yaptı!
SilTürk halkı ivmelenmelere tamamen hazırlıksız değil, yastık altı ekonomi patronaj ilişkileri karaborsacılık vergi kacirma enflasyon firsatciligi vs darbe oncesi ve sonrasına adaptasyon hali, oldurmeyip sıtmaya razı olma hali gibi, medeni bir hayat tarzi degil tabiki toplumun kodlarına kara düzen bir şekilde yerleşmiş toparlanamıyor
YanıtlaSilHocam, Platon, "Bir gemiyi fırtınada yürütmek için rotayı, rüzgarı, yıldızları bilen bir kaptan gerekir. Gemideki yolculara 'kaptanı siz seçin' derseniz, popülist ve güzel konuşan ama denizcilikten anlamayan birini seçerler ve gemi batar" der. Aynı durum ülke yönetimi için de geçerli değil midir? Tarihte şehzadeler bile tecrübe kazanması için vilayetlere gönderilir; yabancı dilden, devlet yönetimine kadar bir çok hususta eğitilirdi. Bu bağlamda devleti liyakatle yönetmek için başta ekonomi ve hukuk olmak üzere devlet yönetimi için uzmanlık gerektiren tüm alanlarda bir ''Devlet Yönetimi Üniversitesinin'' kurulması gerekmez mi? Kamu yönetimi bölümü memurları kapsıyor; siyasetçi yetiştiren bir bölüm değil. Ülkenin bekası ve geminin batmaması için tüm alanlarda uzmanlık seviyesine ulaşmış, devlet adamı yetiştiren bir kurumun kurulması gerekmez mi? Hatta Trump'ı düşününce bunun tüm dünyaya yayılması gerekmez mi? Dünya liyakate bu kadar muhtaçken, sadece geminin kaptanı olabilecek donanıma sahip olanların seçilmesi gerekmez mi?
YanıtlaSilBizim ahlak üniversitesi kurmamız lazım.
SilHocam bizde küçüklükten beri din kültürü ve ahlak bilgisi dersleri var fakat insanlar falakaya yatırılmadıkça adam olmuyorlar. Yani demem o ki adalet sağlanmayınca, birileri sürekli kaytarılınca (ceza alması gerekenler cezasız bırakılınca) adalete olan güven de yerle bir olmuş oluyor. Nitekim adaletin olmadığı bir yerde ahlaktan söz etmek de mümkün değildir. Türkiye hariç. Çünkü bizde adalet birilerine var, birilerine yok ve bu adalet terazisini bozanlar da yeri geliyor en güzek ahlak cümlelerini kuruyorlar. Böylece trajikomik bir durum ortaya çıkmış oluyor.
SilSağlam bir adalet mekanizmasının kurulması (ve en önemlisi de bunun uygulanması) lazım ki ahlaksızlar türeyemesin. Oysaki sistem koyucular adaleti tek taraflı işletiyorlar. İşte sorun da burada başlıyor. Halbuki öyle bir mekanizma olmalı ki, yargı siyasetten tamamen bağımsız olsun, herkes hesapverebilir olsun ve kimseye de bir ayrıcalık tanınmasın. Adalet herkes için eşit olsun. Ahlaksızlık yapanlar da cezasını bulsun. Böylesi bir sistemi inşa etmek için de sadece uzman olmak yetmiyor; her şeyden önce (sözde değil, özde) ahlaklı olmak gerekiyor ki mevcut kurallar herkes için ''uygulanabilir'' olsun; haklısınız.
Balık baştan kokar. Bir yerde en üsttekiler kurallara uymuyorsa ötekiler de uymaz. Bu işler din dersiyle ahlak dersiyle olmaz. Bu işler bağımsız, tarafsız bir hukuk düzeni kurularak olur.
Silhukukla da olmuyor hocam. amerika birleşik devletlerindeki malum olaylardan biliyoruz.
SilPeki hocam sizin de tavsiyeniz üzerine Türkiye'de ahlak üniversiteleri kurulursa, bu üniversitelerden mezun olanlar ahlaklı mı olurlar? O zaman kimse çalıp çırpmaz mı hocam?
SilOnu espri olarak söyledim. Ahlâk, okulda öğretilemez. Ahlâk ailede öğretilir, okullarda pekiştirilir. Aileden ahlâklı yetişmeyen bir kişiye sonradan ne öğretseniz işe yaramaz. Çocuğun ilk rol modelleri annesi, babası, amcası, dedesi, teyzesi, abisi, ablasıdır. Onlara bakarak yaklaşımları biçimlenir. O nedenle ahlâk dersi verilecekse ana ve babalardan başlanması gerekir.
SilBu rejimin kuracağı ahlak üniversitesinden ancak ahlaksızlar mezun olabilir. Ciddiyim.
SilFakat hocam insan büyüdüğünde doğru ile yanlışı seçebilme özgürlüğüne de sahip oluyor. Ben mesela çevremden çok örnekler gördüm. Babası üçkağıtçı, oğlu pırlanta. Yani çocuk küçükken aileden iyi bir ahlak görmemiş olsa bile, büyüdüğünde ben babam gibi olmayacağım diyebiliyor. Fakat haklısınız; önce anne baba doğru eğitilmeli ki çocukların eğitim süreci de kolay olsun.
SilSayın Eğilmez, Merkez Bankası bu hafta 10 Milyar TL basıp piyasaya sürse, bu piyasa süratiyle bizler, halk, enflasyon artışı etkisini ne zaman hissetmeye başlarız?
YanıtlaSil10 milyar çok önemli bir miktar değil hissedilmesi uzun sürer.
SilSayın Eğilmez,
YanıtlaSilBiz sıradan vatandaş olarak; "pay repo"nun ne demek olduğunu bilmek, öğrenmek zorunda mıyız?
Çok spesifik bir şey mi bu? Öğrenmemize gerek var mı?
Türkiye'de yaşadığımız için her şeyi bilmek zorundayız. İşe yarasın yaramasın.
SilEn çokta hukuk bilmek zorundayız.
SilHocam, bu fon krizi çözülünce krize giden yol ve müdahalede nerde ne hata yapıldı bunun kritiğini yazacak mısınız?
YanıtlaSilYazdık zaten. Bir daha yazayım. Siyasetin karıştığı bütün teknik konularda kriz yaşanması kaçınılmazdır. Denetim otoritesini yönetenler ve denetim görevini yapanlar siyasetten ari olsaydı kriz olmazdı.
SilHocam aklınıza sağlık. Cok güzel bir yazı...
YanıtlaSilTeşekkür ederim.
SilKritik eşikler çoğu zaman önceden hissedilmez , denge bozulduğu anda hissedilir. Krizden ancak "Ekonomik Hawking Işıması" ile çıkarız. Biraz distopik oldu .
YanıtlaSilHawking ışıması benzetmesi güzeldi. Bu durumda kimileri gerçekten fonzede olacak ve kara deliğe düşecek, kimileri de kurtarılıp kara delikten uzaklaşacak.
SilVallahi başlayalı cok oldu bunu hepimiz iliklerimizde hissediyoruzda lakin sayın hocam savrula savrula sonunu bulamadık uzay galaksisinde sonsuz bir boşlukta aklımızı yitirmemek üzere bir mücadele içinde savruldukca savruluyoruz ne bitiği var ne biteceği
YanıtlaSilMaalesef böyle.
SilBu analiz aynı zamanda homoekonomikus'un uzaylı olduğunu teyit ediyor.
YanıtlaSilHocam, bizim umudumuz bitti ama siz bilale anlatır gibi anlatmaktan bıkmadınız.Demokrasi bize altın tepside sunulduğu için hiçbir dönem kıymetini bilemeyen bir toplum olduk maalesef.
YanıtlaSilBitmesin. Umut bitmez. Pandoranın kutusundan her şey çıkıp etrafa saçılmıştır yalnızca umut kalmıştır kutuda. O nedenle umut bitmez.
SilDoğa kanunlarında bilimsel temel vardır ekonomilerde iktidarların arzu ve çıkarlarının etkileri vardır yani insan temellidir bu etki hele ki kurumsallaşmamış demokrasilerde aşırı fazladır .
YanıtlaSilGüzel Yazınız için teşekkürler saglık ve esenlikler dilerim
Teşekkür ederim.
SilMahfi Hoca;
YanıtlaSilKapalı Fon nedir? Tamam, okuyorum; az sayıdaki kişi kendi aralarında paslaşıyor, O, Ona; O, Ona bir şeyler satıyor ve fiyatları şişiriyorlar; ama ortada olmayan veya yeteri kadar olmayan, aynı zamanda değersiz bir şeyi nasıl birbirlerine satıyorlar ve satın almaki için bu para nereden geliyor? Örneklerle açıklardanız, sevinirim.
Çok uzun zamandır inanmadığımız ve durumu tam yansıtmayan resmi ekonomik ve siyasal gösterge rakamları kamuoyuna deklare edildiği için gerçek değerler bir sis perdesi ile örtüldü. Böylece doğru-yanlış dengesi de kayboldu.. Yazınız için sağolunuz...
YanıtlaSilEvet maalesef sisi yaratan o gerçek dışı veriler ve bilgilerdir.
Sil