Kayıtlar

Eylül, 2026 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

Devlet Kapitalizmi ve Çin

Kapitalizm deyince aklımıza özel mülkiyet, girişimcilik, rekabet ve piyasa gelir. Sosyalizm deyince devlet mülkiyeti ve merkezi planlama. Oysa bugün bazı ülkeler bu iki sistemin tam ortasında, ikisinin özelliklerini bir arada taşıyan bir model uyguluyor: devlet kapitalizmi. Devlet kapitalizminde özel şirketler vardır, kâr vardır, borsa vardır, rekabet vardır. Ancak devlet de ekonominin kenarında oturup olup biteni seyretmez. Stratejik sektörlerde şirket sahibidir, kredi ve yatırımları yönlendirebilir, bazı sektörleri teşvik eder ve ekonominin geleceğine ilişkin hedefler belirler. Bu sistemi şöyle özetleyebiliriz: Direksiyonda devlet oturuyor ama otomobili piyasa kullanıyor. Bu modelin en önemli örneği Çin'dir. Çin, 1978 sonrasında merkezi planlamanın katılığını azaltarak özel girişime ve piyasa mekanizmasına giderek daha fazla alan açtı. Yabancı sermayeyi ülkeye çekti, dış ticareti geliştirdi ve özel sektörün büyümesine izin verdi. Ama devlet ekonomiden çekilmedi. Enerji, fin...

Orta Vadeli Program (2027 – 2029) Üzerine Düşünceler

Resim
Hükümetin 2027-2029 dönemine ilişkin ekonomi politikalarını ve temel makroekonomik hedeflerini içeren Orta Vadeli Program (OVP) açıklandı. Bu yazıda programın politika hedeflerinden çok, bu hedeflerin sonucunda ortaya çıkması beklenen ekonomik göstergelere bakacağız. Metnin altındaki ilk tablo OVP’de yer alan temel tahminleri özetliyor. İkinci tablo ise bu tahminlerin bir önceki yıl açıklanan OVP’ye göre ne kadar değiştiğini gösteriyor. Şimdi bu iki tabloyu birlikte değerlendirelim. Tahminler ve Tutarlılıkları Önce büyüme tahminlerine bakalım. OVP’deki tahminler, Türkiye ekonomisinin 2025 yılını da hesaba kattığımızda dört yıl boyunca potansiyel büyüme oranı olarak kabul edilen yüzde 4,8’in altında büyüyeceğini, ancak 2029 yılında bu düzeye ulaşabileceğini gösteriyor. Bu tahminlerin tutarlı olup olmadığını anlamak için enflasyon oranlarına bakalım. OVP, bu yılın sonunda enflasyonun yüzde 28,4 olacağını tahmin ediyor. Bu oran, TCMB’nin son tahmini olan yüzde 28’in 0,4 puan ü...

Futbolda Hakem Sorununun Çözümü

Her hafta hakemleri tartışıyoruz. Orta hakem, yardımcı hakem, dördüncü hakem ya da VAR hakemi… Fark etmiyor. Her hafta yeni bir tartışma, yeni bir hata iddiası, yeni bir kriz çıkıyor. Daha ilginç olan ise şu: Maçın ardından tekrarları izlediğimizde, tartışmaların ve öne sürülen iddiaların önemli bir bölümünün gerçekten de karşılığı olduğunu görüyoruz. Sorun Kişilerde mi Sistemde mi? Bugüne kadar çözüm için farklı öneriler getirildi. Bunlardan biri, Türkiye Futbol Federasyonu (TFF) Başkanının ve/veya Merkez Hakem Kurulu (MHK) Başkanının görevden alınması ve yerlerine yeni isimlerin getirilmesiydi. Geçmişte bu yönde değişiklikler yapıldı. Ancak hakemlerle ilgili şikâyetler sona ermedi. Bir başka öneri, maçların yabancı hakemler tarafından yönetilmesi ve VAR hakemlerinin de yabancılardan seçilmesiydi. Yabancı orta hakem uygulamasına geçilmedi; ancak yabancı VAR hakemleri görevlendirildi. Buna karşın eleştiriler ve şikâyetler ortadan kalkmadı. Buradan şu sonucu çıkarmak mümkü...

Hangi İşsizlik?

Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) açıkladığı işgücü verileri, ekonominin gidişatını anlamak için önemli göstergelerden biri olarak öne çıkıyor. Ancak manşetlere taşınan işsizlik oranı, Türkiye’deki istihdam piyasasının tamamını tek başına anlatmıyor. Temmuz 2026’da mevsim etkisinden arındırılmış işsizlik oranı 0,5 puan artarak yüzde 8,1’e, işsiz sayısı ise 2 milyon 860 bine yükseldi. Fakat tablo yalnızca bu sayıdan ibaret değil. Yüzde 8,1’lik İşsizlik Oranı Ne Anlatıyor? Dar tanımlı işsizlik oranı, belirli istatistiksel kriterlere göre hesaplanıyor. Çalışmayan, iş arayan ve çalışmaya hazır olan kişiler bu kapsamda değerlendiriliyor. Bu çerçevede iş aramaktan vazgeçen veya aktif olarak iş aramadığı için işsiz olarak sınıflandırılmayan bazı gruplar, yüzde 8,1’lik oranın dışında kalabiliyor. Bu, oranın yanlış olduğu anlamına gelmiyor. Ancak işgücü piyasasının tamamını anlamak için tek başına yeterli olmadığını gösteriyor. Atıl İşgücü Oranı Neden Önem...

Yatırım Fonlarına İlişkin Yeni Düzenleme

Sermaye Piyasası Kurulu’nun (SPK) 28 Ağustos 2026 tarihinde Yatırım Fonlarına İlişkin Rehber’de yaptığı değişiklikler, yatırım fonlarının portföy yönetiminden belirli hisselerde taşıyabilecekleri pozisyonlara kadar birçok alanda yeni kurallar getiriyor. Düzenleme, özellikle serbest fonların yatırım stratejileri ve portföy yönetim şirketlerinin faaliyetleri açısından önemli değişiklikler içeriyor. Fonların Hisse Pozisyonlarına Yeni Sınırlar Düzenlemenin öne çıkan başlıklarından biri, yatırım fonlarının belirli hisselerde oluşturabileceği pozisyonlara ilişkin sınırlar. Buna göre fonların bir şirkette taşıyabileceği pozisyon büyüklüğü, şirketin fiili dolaşım oranı dikkate alınarak belirli limitlere tabi olacak. Bunun yanında, aynı portföy yönetim şirketi tarafından yönetilen birden fazla fonun aynı hissede oluşturabileceği toplam pozisyon da sınırlandırılacak. Bu değişiklik, özellikle fiili dolaşım oranı düşük şirketlerde yüksek pozisyon taşıyan fonlar açısından önem taşıyor. ...