Enflasyon Niçin Fazla Düşmez?
Türkiye’de enflasyonun kalıcı olmasının nedeni teknik bir yetersizlik değil; büyümeden ve onun yarattığı sanal refahtan vazgeçemeyen bilinçli bir siyasal tercihtir.
Enflasyon, bir aydan diğerine
fiyatlar genel düzeyindeki artış eğilimidir. En çok kullanılan endeks tüketici
fiyatlarına dayalı TÜFE’dir. Bu endeksin ortaya koyduğu enflasyona manşet
enflasyon deniyor.
Büyüme; bir ekonominin bir
çeyrekten sonrakine reel olarak (enflasyondan arındırılmış fiyatlarla) ne kadar
büyüdüğünü ortaya koyan bir göstergedir.
Türkiye, yaklaşık yarım
yüzyıldır, dönemsel sapmalar dışında, enflasyonla ve onun beslediği tüketim
artışıyla büyüyen bir ekonomik modeli bilinçli olarak uyguluyor. Bunun belki en
uzun süreli istisnası 2008 – 2016 arası dönemdir.
Aşağıdaki grafik enflasyonla
büyüme ilişkisini ortaya koyuyor (grafik; TÜİK’in enflasyon ve büyüme verileri
kullanılarak tarafımızdan hazırlandı. Veriler arasında uyum sağlayabilmek için
TÜİK’in aylık TÜFE endeks değişimlerinin üçer aylık ortalamaları alındı):
Grafiğe göre ekonomi, 2020
yılında pandemideki çöküşe bir yıl sonrasında sert bir çıkışla yanıt vermiş. Ne
var ki aynı dönemde, kredi genişlemesi ve tüketim artışıyla enflasyon artışının
da tohumları ekilmiş. 2021 yılsonunda yükselen enflasyona karşın başlayan faiz
indirimleri enflasyonu rekor düzeylere çıkarırken büyüme de potansiyel büyüme
(yüzde 5) ortalaması dolayında kalmaya devam etmiş.
Kırıklı trend çizgileri büyümenin
ivme kaybına karşın potansiyel düzeyi dolayında kaldığını buna karşılık
enflasyonun artış eğiliminde olduğunu gösteriyor.
Türkiye’de enflasyonu belirli bir
oranın altına düşürmek teknisyenlerin ne kadar arzuladığı bir hedef olsa da, siyasetçinin
pek işine gelmez. Çünkü verimliliği artırmak, teknolojiyi yükseltmek ya da
dünya çapında markalar yaratmak zor ve zahmetli yollardır. Türk siyasetçisi, enflasyonu
halka bir şekilde anlatabilse de ekonomik küçülmenin yarattığı işsizlik
artışını anlatabilmesinin çok zor olduğunun bilincindedir. Öte yandan yüksek enflasyon,
GSYH’yi ve dolayısıyla kişi başına geliri, gerçekte olması gerekenden daha
yüksek göstermek suretiyle siyasetçiye övünme olanağı da yaratır.
Sonuç olarak, Türkiye’de
enflasyonun yüzde 5’lere düşmesini ve bu düzeyde kalıcı olmasını beklemek,
mevcut siyasal-ekonomik tercih seti değişmediği sürece gerçekçi değildir.
Sayın Eğilmez, yazınız ve verdiğiniz bilgi için teşekkürler. Ülkemiz yıllık yüzde 5 büyüme için en düşük enflasyon ne olabilir? Siyasetçilerin kendi menfaatlerini düşünmeleri sonunda artık kendimizi hazırlamamız gereken en alt enflasyon seviyesi ne kadar olabilir.
YanıtlaSilBir insanın satın alabileceği en pahalı ve yaygın araç otomotovdir.Türkiye'de 2025 yılında 1 milyon 370 bin sıfır ataç satıldı. Bu rakamlarla İspanyayı solladık. İtalya ve Fransa ın ensesindeiz. Buna rağmen enflasyonda istikrar olmaması garip bir durum. Söz konusu dönemde Almanya'da 2 milyon 857 bin, Fransa'da 1 milyon 632 bin, İtalya'da 1 milyon 525 bin ve İspanya'da 1 milyon 149 bin yeni otomobil satıldı.
YanıtlaSilBu anlattıklarınız enflasyonun nedeni ve aynı zamanda da sonucu zaten.
SilHocam, hem siz hem okuyucularınız şaşırMAyın diye hatırlatıyorum bunları:
YanıtlaSil"6 Şubat 2026" itibariyle; internetteki uluslararası alışveriş websiteleri üzerinden yapılan satın alma işlemlerinde "30 EURO veya USD" limiti artık tamamen kaldırıldı. Yani; "1 EURO veya USD" meblağında olan bir ürün satın almak isteseniz bile; epey yüksek meblağda gümrük vergisi, (gerekirse) "numune raporu" parası, "ordino" parası, "nakliye" parası ödemek zorunda kalırsınız.
Ama "yabancı dil (İngilizce, Almanca, Rusça, İspanyolca, Fransızca, Arapça, vb.) kitaplar"ı; "1500 EURO veya USD"yi aşmayacak meblağda satın almaya devam edebiliyorsunuz.
Şimdi lütfen dikkat ediniz:
Eğer bu websiteleri aracılığı ile yurtdışından "İngilizce kitaplar" satın almak isterseniz; "amazon.com.tr"deki satıcılar arasından "Amazon Germany" ve "Amazon US" artık satış yapMAmaya karar verdi.
Yani sadece; siteye üye olan "bireysel satıcılar" satış yapabiliyor o kadar.
Bu "bireysel satıcılar"ın güvenilir olup/olmadığını anlamanız için; almak istediğiniz kitabın altına yazılmış yorumları okumanızı, ve "bireysel satıcının profili"ne tıklayıp, ondan daha önce kitap satın almış müşterilerin tecrübelerini, memnun kalıp/kalmadıklarını dikkatle incelemenizi öneririm.
"Bireysel satıcılar"ın büyük çoğunluğu; satışa sundukları kitapları kendi kitabevlerinde veya depolarında hazırda bekletiyorlar. Eğer kendilerine bir müşteriden sipariş komutu gelirse; ilgili kitap hangisiyse onu raftan çıkarıp, kendi anlaşmalı oldukları "uluslararası kargo (kurye) şirketi"ne teslim ediyorlar.
Bu sebeple; kitabın normal satış fiyatına ek olarak, "epey yüksek meblağda" kargo masrafı ödemek zorunda kalabilirsiniz.
Örnek veriyorum:
• Kitabın satış fiyatı = 20 EURO
• "Kargo" nakliye (taşıma) bedeli = 35 EURO
• Toplam (total) = 55 EURO
[Not: "TL cinsi"nden kargo masrafı = "550 TL ile 2800 TL arası"nda değişebiliyor.]
Bu sebeple:
Sipariş oluşturma aşamasında, "ödeme ekranı" kısmına geldiğinizde; "kargo masrafının niçin yüksek gözüktüğü"ne şaşırMAyınız.
Eğer "Amazon Germany" ve "Amazon US" bizzat satış yapmaktan çekilMEmiş olsa idi; onların "kargo masrafları" daha ucuz olacaktı:
Eğer satıcı "Amazon Germany" ise, kargo masrafı = "148 TL civarı"nda oluyordu. Artık bu imkân kalktı.
Eğer satıcı "Amazon US" ise, kargo masrafı = "258 TL civarı"nda oluyordu. Artık bu imkân kalktı.
Son olarak:
"www.amazon.com" (ABD) websitesinde de;
"www.amazon.de" (Almanya) websitesinde de;
"www.amazon.co.uk" (İngiltere) websitesinde de;
Türkiye'ye yapılan kitap satışlarında sadece "bireysel satıcılar"a hak tanınmış. Yani; bu üç websitesinde de satıcı yine "Amazon"un bizzat kendisi değil.
Eğer "bireysel satıcılar"la güvenilir bir iletişim kurabilirseniz, "yüksek kargo masrafı"nı ödemeyi kabul ederseniz; gönül rahatlığıyla sipariş verebilirsiniz.
Sipariş verdiğiniz kitabınız; Türkiye sınırlarına vardığında "gümrük kontrolü"ne takılMAyacak, doğrudan ev adresinize ulaştırılacaktır.
Haberiniz olsun Mahfi hocam.
Saygılarımla.
Yazınız için çok teşekkür ederim. Bu yazınızdan da yine çok önemli çıkarımlar elde ettim. Yazacaklarım bu kadar! Elinize sağlık.
YanıtlaSil