TCMB’nin Görünümü

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), para politikası ve finansal piyasalar açısından Türkiye ekonomisinin en önemli kurumlarından biri. Ancak Merkez Bankası hakkında kamuoyunda sıkça sorulan bazı temel sorular var: Bankanın sahibi kim? Altın rezervleri nerede tutuluyor? Son yıllarda zarar etti mi? Bankalara hangi faiz oranından borç veriyor? Enflasyon hedefi ne?

Bu yazıda, eldeki son verilerle TCMB’ye ilişkin bu temel sorulara kısa ve anlaşılır yanıtlar vermeye çalışıyoruz.

Merkez Bankasının sahibi

2025 yılsonu itibarıyla TCMB’nin sermayesindeki pay sahipleri aşağıdaki tabloda yer alıyor. Hazine ve Maliye Bakanlığı, yüzde 55’lik payla Merkez Bankası’nın en büyük ortağı konumunda. Ancak Bankanın ortaklık yapısına daha geniş bir perspektiften bakıldığında, en büyük payın kamu kesimine ait olduğu görülüyor. Kamu kesiminin toplam payı; yüzde 55 Hazine, yüzde 19 T.C. Ziraat Bankası ve yüzde 2 SGK olmak üzere yaklaşık yüzde 76 düzeyinde bulunuyor.

Dolayısıyla TCMB’nin sermayesinde farklı ortaklar bulunsa da, ortaklık yapısında kamu kesimi açık ara ağırlığa sahip. 

Merkez Bankası’nın altın rezervleri nerede saklanıyor?

TCMB’nin altın rezervlerinin tamamı aynı yerde saklanmıyor.

2025 yılsonu itibarıyla altın rezervlerinin ne kadar olduğu ve hangi merkezlerde saklandığı aşağıdaki tabloda gösteriliyor.

Buna göre altın rezervlerinin bir bölümü İngiltere Merkez Bankası’nda, bir bölümü Borsa İstanbul’da (BIST), kalan bölümü ise TCMB’nin kendi kasalarında tutuluyor.

Bu dağılım, Merkez Bankası’nın altın rezervlerini farklı merkezlerde muhafaza ettiğini gösteriyor.

Merkez Bankası zarar mı ediyor?

TCMB’nin son yıllardaki mali sonuçları, özellikle Kur Korumalı Mevduat (KKM) uygulaması sonrasında dikkat çekici boyutlara ulaştı.

KKM uygulamasının başladığı yılı izleyen yıldan itibaren TCMB, 2023-2025 döneminde toplam yaklaşık 2,6 trilyon TL zarar etti. Yıllara göre zarar tutarları şöyle: 2023: 818 milyar TL, 2024: 700 milyar TL, 2025: yaklaşık 1 trilyon TL

Böylece üç yıllık dönemdeki toplam zarar yaklaşık 2,6 trilyon TL’ye ulaşıyor.

Son iki yıla ilişkin kâr-zarar tablosu aşağıdaki gibidir.

Merkez Bankası’nın bankalara uyguladığı faiz oranı kaçtır?

TCMB’nin bankalara uyguladığı faiz oranı, para politikasının en önemli göstergelerinden biridir.

Normal koşullarda TCMB, bankalara haftalık repo ihaleleri yoluyla borç verir. Bu işlemlerde uygulanan faiz oranı politika faizi olarak adlandırılır.

Politika faizi şu anda yüzde 37 olarak ilan edilmiş durumda. Ancak bir süredir Banka, bankaların fonlama ihtiyacının tamamını bu kanaldan karşılamıyor ve gecelik borç verme imkânını kullanıyor.

Bu nedenle ilan edilen politika faizi yüzde 37 olmasına rağmen, bankaların TCMB’den fiilen sağladığı fonlamanın maliyeti daha yüksek olabiliyor.

Mevcut durumda TCMB’nin bankalara gecelik yüzde 40 faiz üzerinden borç verdiği görülüyor. Bu nedenle yalnızca politika faizine bakarak Merkez Bankası’nın bankalara sağladığı fonlamanın gerçek maliyetini değerlendirmek yanıltıcı olabilir.

Merkez Bankası’nın enflasyon hedefi nedir?

TCMB’nin uzun yıllardır temel enflasyon hedefi yüzde 5.

Bu hedef 2026 yılı için de geçerli. Enflasyon hedefi, TCMB ile hükümet tarafından belirleniyor ve Orta Vadeli Program kapsamında ortaya konuluyor.

Burada önemli bir ayrım yapmak gerekiyor: Enflasyon hedefi ile TCMB’nin enflasyon tahmini aynı şey değil.

TCMB, dönem dönem yayımladığı enflasyon raporlarında geleceğe ilişkin enflasyon tahminleri açıklıyor. 2026 yılı için açıklanan son tahmin ise yüzde 24 düzeyinde.

Piyasalar açısından bu tahmin zaman zaman “hedef” gibi algılanabiliyor. Oysa yüzde 24, TCMB’nin 2026 yılı için açıkladığı tahmin; resmi enflasyon hedefi ise yüzde 5.

Bu nedenle yılsonunda gerçekleşen enflasyonun hedeften ne kadar saptığını ölçmek istediğimizde, karşılaştırmayı yüzde 5’lik resmi hedef üzerinden yapmak gerekiyor.

Sonuç: Merkez Bankası’na bakarken hangi rakamları takip etmeli?

TCMB’ni değerlendirirken tek bir göstergeye odaklanmak yeterli değil. Bankanın ortaklık yapısı, rezervlerinin dağılımı, kâr-zarar durumu, bankalara uyguladığı fonlama maliyeti ve enflasyon hedefi birlikte değerlendirilmelidir.

Özellikle politika faizi ile bankaların fiilen karşılaştığı fonlama maliyeti ve enflasyon tahmini ile resmi enflasyon hedefi arasındaki farkların bilinmesi, TCMB’nin politikalarını ve ekonomideki etkilerini anlamak açısından önem taşıyor.

Bu nedenle TCMB’nin görünümünü değerlendirirken yalnızca açıklanan tek bir rakama değil, bu rakamların hangi çerçevede ve hangi göstergeyle karşılaştırıldığına da bakmak gerekiyor. 

Not: Yazıdaki tabloların tamamı TCMB 2025 Yılı Bağımsız Denetim Raporundan alınmıştır. 



Yorumlar

  1. Diğer hissedarlar?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok sayıda şahıs. TCMB kurulurken vatandaştan destek istenmiş. Birçok kişi hisse satın almış.

      Sil
  2. Hocam MB halka arz olurmu?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. İlk kuruluşta olmuştu sonrasında arz edilmez. Çünkü kanun gereği hissesinin en az % 55'i Hazineye (devlete) ait olmak zorunda. Öte yandan kâr ederse çok büyük kısmını da Hazineye devretmek zorunda. Böyle bir kurum halka arz edilse de kimse almaz.

      Sil
  3. Borsa istanbulda tutulan altın rezervleri, darphane altın s1 sertifikası olarak işlem gören altın değil sanırım.
    Doğru biliyorsam neden borsada işleme açılmıyor bu bist rezervdeki altının bir kısmı?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Hayır değil. Bunlar külçe altın.
      Çünkü bunlar adından da anlaşılacağı gibi rezerv. Yani kötü günler ve olağanüstü zamanlar için saklanıyor.

      Sil
    2. https://www.dunya.com/ekonomi/hazineden-dijital-kiymetli-maden-duzenlemesi-borsa-istanbulda-islem-gorebilecek-haberi-834087

      Sil
  4. İyi zarar etmiş valla; peki bu zarar nasıl karşılanıyor?

    YanıtlaSil

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

İkinci Varlık Vergisi Faciasına Doğru

ABD - İran Savaşının Türkiye Ekonomisine Etkileri

Yatırım Araçlarının Son 10 Yıldaki Getirileri Üzerine Bir Karşılaştırma