Finansal Riskler Görünmez Olduğunda

Meteorolojide sis, havadaki su buharının yoğuşarak küçük su damlacıklarına dönüşmesi ve yeryüzüne yakın bir tabaka oluşturmasıdır. Görüş mesafesi azalır; yakınınızdaki nesneleri bile seçmek zorlaşır.

Ekonominin de kendine özgü bir sisi vardır: yüksek enflasyon. Türkiye ekonomisinin son yıllardaki en belirgin belirsizlik kaynaklarından biri budur.

Yüksek enflasyon, paranın satın alma gücünü aşındırırken bireyleri ve kurumları tasarruflarını korumak için daha yüksek getiri arayışına yöneltebilir. Getiri arayışı güçlendikçe, yatırımcıların daha yüksek risk almaya razı olması da mümkün hale gelir.

Sorun da burada başlar. Enflasyonun uzun süre yüksek seyrettiği dönemlerde, yüksek getiri sağlayan yatırım araçları daha çekici görünebilir. Yüksek getirinin kendisi tek başına bir sorun değildir. Asıl soru, bu getirinin hangi risk karşılığında elde edildiğidir.

Bir yatırım aracının gerçek değeri nedir? Varlıkları ne kadarı likittir? Fonun yükümlülükleri nelerdir? Yatırımcıların önemli bir bölümünün aynı anda paralarını çekmek istemesi halinde bu talepler karşılanabilir mi?

Bu soruların yanıtları yeterince açık değilse, yüksek getiri vaadi finansal sisin içinde olduğundan daha güvenli görünebilir.

Sisli bir havada yol kaybolmaz, nereye gittiğini görmek zorlaşır. Finansal piyasalarda da riskler ortadan kalkmaz; ancak enflasyonun yarattığı belirsizlik ortamında görünürlükleri azalabilir.

Sorun, çok sayıda yatırımcının aynı anda çıkış kapısına yönelmesiyle büyür. Normal koşullarda kolayca alınıp satılabilen bir varlık, çok sayıda yatırımcının aynı anda satış yapmak istemesi halinde aynı ölçüde likit olmayabilir. Böyle bir durumda güven kaybı bir likidite sorununa, likidite sorunu ise bir finansal krize dönüşebilir.

Tıpkı sisli bir yolda başlayan zincirleme kaza gibi.

Bu riskleri azaltmak mümkündür. Öncelikle yolun iyi aydınlatılması gerekir. Finansal piyasalarda bunun karşılığı etkin denetim ve şeffaflıktır. Fonların hangi varlıklara yatırım yaptığı, hangi riskleri taşıdığı ve yükümlülüklerinin ne olduğu izlenmeli ve kamuoyuyla paylaşılmalıdır.

Aydınlatma tek başına yeterli olmaz. Yol kurallarının belirlenmesi ve uygulanması, risklerin zamanında tespit edilmesi ve gerektiğinde müdahale edilebilmesi gerekir. Stres testleri ve benzeri araçlarla, piyasalarda yaşanabilecek sert dalgalanmalar karşısında finansal yapıların dayanıklılığı düzenli olarak sınanabilir.

Piyasalarda işlem yapan yatırımcıların da kendi “sis farlarını” kullanması gerekir.

Yüksek getiri vaadi tek başına bir dolandırıcılık göstergesi değildir. Ancak bir yatırımın nasıl ve hangi riskler alınarak yüksek getiri ürettiğinin açıklanamaması, risklerin yeterince görünür olmaması veya getirinin olağandışı biçimde yüksek gösterilmesi dikkat edilmesi gereken işaretlerdir.

Bu nedenle finansal piyasalarda en büyük risk, risk almaktan çok riski görememektir.

Türkiye'nin son yıllardaki yüksek enflasyon deneyimi de bu açıdan önemli bir ders veriyor. 2021 sonrasında uygulanan düşük faiz politikaları, küresel koşulların da etkisiyle birlikte, enflasyonist baskıların belirgin biçimde arttığı ve ekonomik aktörlerin geleceğe ilişkin öngörülerinin zorlaştığı bir dönemi beraberinde getirdi.

Enflasyonla mücadelenin kalıcı sonuç vermesi ise yalnızca para politikasına bağlı değil. Ekonomik beklentilerin güçlenmesi, öngörülebilirliğin artması ve yapısal sorunların azaltılması da bu sürecin önemli parçaları arasında yer alıyor. Çünkü ekonomik istikrar yalnızca bugünkü sisi dağıtmakla değil, yarının sisini oluşturabilecek koşulları da azaltmakla mümkün.

Sis tamamen ortadan kalkmayabilir. Fakat görüş mesafesini artırmak mümkündür.

 

Yorumlar

  1. Hocam gerçekten bu büyük yalanı açıklama çabanıza hayranım. Neden sistemin başlı başına yalan ve yanlışlardan olduğunu ve bunun ancak yerine yeni, eşit paylaşım ve insan hakları temelinde bir sistem kurulması gerektiğini ve bunun nasıl yapılabileceğini anlat mıyorsunuz da sürekli çalınan minareye kılıflar uyduruyorsunuz. Siz yapılanlara isim verdikçe bunlar meşrulaşıyor. Hocam yanlış temele yapısal reformlar uygulayamazsınız. Yapı önünde sonunda çöker. Şimdi inisiyatif almak ve bu dönen yalan yanlış sisteme daha insancıl, doğa dostu, iyi, güzel ve gerçek bir seçenek sunmak lazım. Yoksa ortaya çıkacak sorunları isimlendirmek için masal bol...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Sevgili kardeşim, hangi sistemi kurarsanız kurun bu dediklerimi yapmak zorundasınız. Ne minaresi ne kılıfı? Enflasyonun bu kadar yüksek olduğu bir yerde dünyanın en iyi sistemini de kursanız bir süre sonra bunlar olur.
      Atatürk, dünyanın en yanlış temeline yapısal reformlar uyguladı. Bugün bu kadar rezilliğe karşın ayakta durabiliyorsak onlar sayesinde.

      Sil
    2. Asıl siz bu işlerin sistem sorunu olduğunu söyleyerek yapanlara ve göz yumanlara destek verdiğinizin farkında değil misiniz?

      Sil
    3. Sistem sorunu diye birşey yoktur sistemi sürdüren insanlardır,insan sorunu vardır.

      Sil
    4. Sorunu yaratanlar sistemi doğru işletmeyenlerdir.

      Sil
  2. Murat DAĞLIOĞLU29 Eylül 2026 10:14

    Yazınız için teşekkür ederim.

    YanıtlaSil
  3. Hocam, hiç bir hissede piyasa öncesi, piyasa açılış ve gün sonu kapanışına dikkat edip açtığı marjı izlediniz mi?

    Bu dönem yatırımcının sorumluluklarına odaklanılacak bir dönem değil. Yatırımcının fonlarda edindiği bilgi teknik ve karmaşık, üstelik fonun içeriği 1 ay gecikmeliydi, son düzenleme ile süreyi kısalttılar.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Doğrudur ama ülkede normal getirinin enflasyonun biraz üzerinde olduğu bir yerde onun iki katı üç katı getiri vaat edilmişse, üstelik geçmişte de bu yolda defalarca benzer ponzi oyunlarıyla insanlar kandırılmışsa artık biraz dikkatli olmak gerekmez mi?

      Sil
    2. Hocam siyasette istifa durumu işletilmediği için bu işler çok sıradan ve kolay hale gedi.

      Sil
    3. En doğru tespit bu. Sadece istifa da değil hesap sorma yok. İktidardakilerden bu tür işlere girenler istifa edince ya da görevden alınınca konu mahkemeye götürülmeden kapanıyor.

      Sil

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

Fon Krizinin Faturasını Kim Ödeyecek?

ABD - İran Savaşının Türkiye Ekonomisine Etkileri

Yatırım Araçlarının Son 10 Yıldaki Getirileri Üzerine Bir Karşılaştırma