Yatırım Fonlarına İlişkin Yeni Düzenleme
Sermaye Piyasası Kurulu’nun (SPK) 28 Ağustos 2026 tarihinde Yatırım Fonlarına İlişkin Rehber’de yaptığı değişiklikler, yatırım fonlarının portföy yönetiminden belirli hisselerde taşıyabilecekleri pozisyonlara kadar birçok alanda yeni kurallar getiriyor.
Düzenleme, özellikle serbest
fonların yatırım stratejileri ve portföy yönetim şirketlerinin faaliyetleri
açısından önemli değişiklikler içeriyor.
Fonların Hisse Pozisyonlarına Yeni Sınırlar
Düzenlemenin öne çıkan
başlıklarından biri, yatırım fonlarının belirli hisselerde oluşturabileceği
pozisyonlara ilişkin sınırlar.
Buna göre fonların bir şirkette
taşıyabileceği pozisyon büyüklüğü, şirketin fiili dolaşım oranı dikkate
alınarak belirli limitlere tabi olacak. Bunun yanında, aynı portföy yönetim
şirketi tarafından yönetilen birden fazla fonun aynı hissede oluşturabileceği
toplam pozisyon da sınırlandırılacak.
Bu değişiklik, özellikle fiili
dolaşım oranı düşük şirketlerde yüksek pozisyon taşıyan fonlar açısından önem
taşıyor.
Yeni kurallara uyum sağlamak
amacıyla bazı fonların portföylerinde değişiklik yapması gerekebilir. Belirli
hisselerdeki pozisyonların azaltılması durumunda, fon yöneticileri farklı
hisselere veya başka yatırım araçlarına yönelebilir.
Burada yatırımcıların dikkat
etmesi gereken önemli bir ayrıntı var: Bir fonun belirli bir hissedeki
pozisyonunu azaltması, fon yöneticisinin o şirket hakkındaki görüşünün olumsuz
olduğu anlamına gelmeyebilir. Gerçekleşen satışın nedeni yalnızca yeni mevzuata
uyum sağlamak da olabilir.
Hangi Fonlar Daha Fazla Etkilenecek?
Düzenlemenin tüm fonlar
üzerindeki etkisinin aynı olması beklenmiyor. Etkinin boyutu, fonun türüne,
yatırım stratejisine ve mevcut portföy dağılımına göre değişebilir.
Para piyasası fonları: Kısa
vadeli ve likit araçlara yatırım yapan para piyasası fonlarında düzenlemenin
doğrudan etkisinin daha sınırlı olması beklenebilir.
Altın ve kıymetli maden fonları: Altın
ve diğer kıymetli madenlere odaklanan fonlarda düzenlemenin etkisi görece
sınırlı kalabilir. Bu fonların performansında altın fiyatları ve döviz kuru
gibi piyasa dinamikleri daha belirleyici olmaya devam edecektir.
Hisse senedi fonları: Özellikle
fiili dolaşım oranı düşük şirketlerde yüksek pozisyon taşıyan fonlar açısından
portföy değişiklikleri gündeme gelebilir.
Serbest fonlar: Daha esnek
yatırım stratejileri ve farklı yatırım araçlarını kullanabilmeleri nedeniyle
serbest fonlar, yeni pozisyon sınırlarının etkilerinin daha yakından izlenmesi gereken
fon gruplarından biri.
Bu nedenle serbest fon
yatırımcıları açısından yalnızca fonun geçmiş performansına değil, önümüzdeki
dönemde portföy dağılımında meydana gelebilecek değişikliklere de bakmak önem
kazanıyor.
Portföy Yönetim Şirketleri İçin de Yeni Koşullar Geliyor
Değişikliklerin etkisi yalnızca
yatırım fonlarıyla sınırlı değil. Portföy yönetim şirketlerinin sermaye yapısı
ve faaliyetlerine ilişkin de yeni koşullar getiriyor.
2027 yılı için geniş yetkili
portföy yönetim şirketlerinde başlangıç ve asgari ödenmiş sermaye şartının 500
milyon TL, faaliyetleri sınırlı şirketlerde ise 250 milyon TL olarak
belirlenmesi öngörülüyor.
Bunun yanı sıra,
oluşturulabilecek serbest fon sayısının şirket bünyesinde çalışan portföy
yöneticisi sayısıyla ilişkilendirilmesine yönelik düzenlemeler de bulunuyor.
Bu değişiklikler, yalnızca
fonların portföy yapısını değil, portföy yönetim sektöründeki şirketlerin
faaliyet modellerini ve fon kurma kapasitelerini de etkileyebilecek nitelikte.
Yatırımcı Ne Yapmalı?
Yeni düzenlemeyi gören
yatırımcıların aklına gelen ilk soru genellikle aynı: “Fonumu satmalı
mıyım?”
Ancak bu düzenleme açısından tüm
fonlar için geçerli tek bir cevap vermek mümkün değil.
Öncelikle fonun türüne, yatırım
stratejisine ve portföy dağılımına bakmak gerekiyor. Özellikle belirli hisselerde
yoğunlaşan veya serbest fon gibi daha esnek yatırım stratejilerine sahip
fonlarda, yeni kuralların portföyü nasıl etkileyebileceği takip edilmeli.
Bununla birlikte, yalnızca
düzenleme haberine dayanarak bir alım veya satım kararı vermek doğru bir
yaklaşım olmayabilir.
Yatırımcı açısından daha önemli
olan, fonun mevcut portföyünü ve fon yöneticisinin yeni kurallara uyum
kapsamında yapabileceği değişiklikleri anlamak.
Örneğin bir fonda belirli bir
hissenin ağırlığının azalması, her zaman o hisseye ilişkin yatırım görüşünün
değiştiği anlamına gelmeyebilir. Mevzuat kaynaklı zorunlu portföy
değişiklikleri ile yatırım kararı nedeniyle yapılan işlemleri birbirinden
ayırmak gerekiyor.
Fonumu Satmalı mıyım?
Özellikle serbest fonlar ile
portföy yönetim şirketlerinin yeni düzenlemeleri yakından takip etmesi
gerekiyor. Diğer fonlarda ise etkinin boyutu mevcut portföy dağılımına bağlı
olarak değişebilir.
Bu nedenle yatırımcı açısından
asıl soru “Fonumu satmalı mıyım?” değil; “Fonumun portföyünde ne
var ve yeni kurallar bu portföyü nasıl değiştirebilir?” olmalı.
Yeni düzenlemeleri
değerlendirirken fonun yatırım stratejisine, portföy dağılımına ve
yapılabilecek değişikliklerin fonun risk ve getiri profilini nasıl
etkileyebileceğine birlikte bakmak daha sağlıklı bir yaklaşım olacaktır.
Sayın hocam,borsada hisse şirketi kredi aldığı bankanın holdinginden daha fazla borsada para kazanıyor.Bu normal bir durum değil.
YanıtlaSilYazınız için teşekkür ederim.
YanıtlaSil🙏
SilYapı kredi bankası pörtföy fon kısmını 15 yıllığına azimut grubuna satıyorsa, düşünülmesi gereken bir çok şey var mahfi hocam.
YanıtlaSilBU OLAYA MALİ POLİTİKAMI, YOKSA EKONOMİ POLİTİKASI OLARAKMI OKUMALIYIZ HOCAM.
YanıtlaSilBu biraz karma bir ekonomi politikası: İşin maliye politikası tarafı da var, para politikası tarafı da. B Buna daha çok makroihtiyati önlem desek doğru olur.
Silekonomide irasyonel politikadan rasyonelleğe geçişmi var.
YanıtlaSilBu adım bunu dememiz için yeterli değil.
SilEmekli adamsın, serbest fon senin neyine? Darbe yiyince Likit fona demir attım:))
YanıtlaSilKKM nin bitiş tarihiyle, bu düzenlemenin başlaması arasında bir baģlantı olabilirmi hocam.
YanıtlaSilOlabilir.
SilEnflasyon düşmedi, yastık altı sermaye dışarı çıkmadi, faizler yüksek, KKM ye ödenen faiz 60 milyar dolar, alım gücü en berbat seviyede, biz son 3 yılda ne yaptık hocam.
YanıtlaSilSaçma sapan işler yapıyor gibiyiz.
SilHocam değerli bilgilendirmeniz için teşekkürler. ABD ETF’leri dahi yıllık bazda USD cinsinden, şu anda gündemde olan bazı serbest fonlarımız kadar yüksek getiri sağlayamazken, buradaki anomaliyi (düzen bozukluğunu) nasıl açıklayabilirsiniz? Kaldı ki kendi endeksimiz USD bazında baktığımızda uzun süredir kayda değer bir yere gidemiyorken…
YanıtlaSilSizce bu fonların elde ettiği getiriler sürdürülebilir getiriler mi, yoksa mevcut piyasa koşullarından kaynaklanan geçici bir durum mu?
Eğer fonun getirisi mevduatın biraz üzerindeyse normaldir. Çok yüksek getiriler daima yüksek riskler barındırır.
Silhocam ismini vermek istemediğim meşhur fonları ponzi olarak değerlendirir misiniz ?
YanıtlaSilmevcut piyasa koşullarında parayı başka yerde değerlendirme imkanımız kalmadı dolayısıyla bu alanlara mecburen yatırım yaptık.
mevcut getirilere bakınca dünyada benzeri olmayan bir getiri sağladığının farkındayız. ( dünya borsalarındaki bazı şirketler hariç )
zarar görmemek açısından tavsiyeleriniz nelerdir
Anormal getirilerin söz konusu olduğu her alanda sorun olabilir.
SilHocam bu meşhur fonlar sizce nerde duracak sizin öngörünüz nedir bu konuyla ilgili yargı spk ne zaman bu işe dur der
YanıtlaSilBu konuda öngörüm yok ne yazık ki, çünkü kimse bağımsız değil. Öyle olmayınca hukuk, kurallar vb askıda duruyor.
SilŞu web sayfasını bir düzenletmediniz gitti. Böyle olmaz.
YanıtlaSilYakından izlediğim PYŞ'ler ve fonların yüklü miktarda tahtasını elinde tuttukları hisseler vardı. Bunlarda BofA veya bofa robotu alıma geldiğinde tahtada üstüne yüksek fiyattan yıkıp çıktıkları hisseler vardı. Küçük pyş'lerin durumdan rahatsız olup şikayet ettikleri tartışmaları da okudum ama asıl sebep MSCI endek değerlendirmesindeki uyarılar sanırım. Borsada ilk yansıma iki gündür fonların hali çok kötü. Ama iki büyük pyş'nin popüler fonları dışında getiriler kötü olunca para ve yatırımcı akışı oraya gidiyor. Bist 30 yönlendirmesi de bist30 a yaramadı. Düzenleme de sistemde çok karışık, halen anlamaya çalışıyorum. Sonuçlarıyla birlikte daha net anlaşılabilecek gibi.
YanıtlaSilAMA fonlardaki büyük pay sahipliğinin açıklanması, porföy içindeki hisselerin açıklanmasının aylıktan haftalığa düşmesi, çok büyük miktarda blok hisse satış ve devrindeki denetim şeffaflık açısından iyi olacak gibi. Neden daha önce düzenleme gelmediği de ayrı bir eleştiri konusu.
Yakın zamanda bu düzenlemenin etkilerini içeren görüş yazar mısınız?
Benim de tahminim asıl nedenin MSCI Endeksiyle ilgili uyarılar olduğu şeklinde. Biraz zaman geçince etkileri daha net görebileceğiz.
SilYazı için teşekkür ederim. Merak ettiğim bir konu var. serbest fonların son dönem( haftalık, aylık, 3aylık ve yıllık) getirilerine, taşıdığı ana hisselerin fon içindeki payına ve o hisselerin getiri ve takasındaki pay sahipliklerine baktınız mı?
YanıtlaSilMSCI Türkiye endeks raporuna ve son karar değişiliğine ilişkin haberlere göz attınız mı?
Borsacı değilsiniz ama kitap ve makalelerinizi okuyorum çok iyi araştırmacısınız. Bu yazı özelinde buraya yazmasanızda arka planda bu düzenlemenin gereklilik ve yeterliliğini nasıl araştırırdınız?
Evet zaten benim tahminim bu değişiklikler MSCI Endeksindeki konumumuza ilişkin uyarılar sonrası geldiği yönünde. Genellikle bu tür düzenlemeleri yapmakta gecikiyoruz. Nedenini bilmiyorum. Bilmediğim için de bir yorum yapmak istemiyorum. Kötüye kullanımlar ortaya çıkıyor ağır eleştiriler geliyor ve sonra telaşla düzenlemeler yapıyoruz. Bu düzenlemeler genellikle kurunun yanında yaşın da yanmasına yol açıyor.
SilYatırım fonları ve borsa uzmanlarından bu değişiklikleri değerlendirmek isteyenler olabilir. Buraya yorum yazabilirler.
Mahfi Hocam, fon denilince aklıma hep Jim Carrey'nin filmi geliyor. Jim Carrey filmde Dick Harper karakterini canlandırır ve devasa bir holding olan Globodyne Corporation'da İletişimden Sorumlu Başkan Yardımcılığı (VP of Communications) pozisyonuna terfi eder.....
YanıtlaSilMahfi Bey, Hazine ve Maliye Bakanlığının ISO27001 belgesi ile ilgili olarak 2025 ve 2026 yılında ortaya büyük bir uyumsuzluk çıkmıştır. Emekteki Hazine Müsteşarlığı binasının 2022 yılı başında başlayan sağlamlık testi talebi ve 2023'de sağlam olmadığı yönündeki rapor akabinde binanın 2024 yılında boşaltılarak ghost bina vaziyetine gelmesinden dolayı ISO 27001 Bilgi güvenliği yönetim sistemi standardı A.9.1.1, A.9.1.2, A.9.1.3 , A.9.1.4 , A.9.1.5 ve A.9.1.6 maddeleri ile Bilgi Teknolojileri Genel Müdürlüğünün yönetimindeki Bilgi Güvenliği Yönetim Sistemi, kamu finansmanı BT ekipmanının 2026 Ağustos ayının sonuna kadar orada durması sebebiyle de Iso27001 A.14.1 1, A.14.1.2, A.14.1.3, A.14.1.4, A.14.1.5 maddelerine aykırı olarak olmayacak kadar uzun bir süre çalışmıştır.
YanıtlaSilTamam Hocam her şey iyi güzel hoş, regülasyonlar kesinlikle olmalı ama bundan önceki SPK yönetimi nerdeydi 2 senedir? Meşhur PYŞ piyasayı tarumar ederken KY soyulurken hiç önlem almayan SPK’dan hiç mi hesap sorulmayacak? hep mi daha yeni yeni finansal okuryazar olan KY suçlu?
YanıtlaSilHer şey iyi, güzel, hoş değil tabii. Haklısınız, banker faciasını yaşamış, defalarca benzer şekilde halkının sorulmasını gözlemlemiş bir devlet yönetiminin bu kadar gecikmesini açıklamak bence de mümkün değil.
SilMerhaba hocam, konudan biraz bağımsız olarak; gösterge faiz oranının şu anki değeri ile zaman serisi verisine nereden ulaşabilirim acaba? EVDS kodu var mıdır?
YanıtlaSilBu düzenlemeden mutlaka kısmi geri adım atılacak serbest fonlar mal boşalttıkça küçük yatırımcının fon katılım payları elinde kalacak kısıtlamalar gerekliydi fakat serbest fona bu kadar kısıtlama olmaz
YanıtlaSil