Dünyada ve Türkiye’de Rezervler
Rezerv, gelecekte kullanılmak
üzere saklanan, biriktirilen kaynaklardır. Ekonomi ve Merkez Bankası bağlamında
ise brüt rezerv, banka rezervleri, net rezerv ve swap hariç net rezerv gibi
kalemlerle ölçülen, dış ödemelerde ve kriz anlarında kullanılmaya hazır dış
varlıklardır.
Brüt Rezervler: Merkez
Bankası’nın sahip olduğu toplam altın, döviz ve diğer uluslararası varlıkların
tamamıdır.
Net Rezervler: Brüt rezervlerden
Merkez Bankası’nın bankacılık sistemine olan bazı yükümlülüklerinin (banka
rezervleri) çıkarılmasıyla bulunur.
Swap Hariç Net Rezerv: Net rezerv
rakamından swap (ödünç alınan/takas edilen) dövizlerin düşülmesiyle elde
edilen, ülkenin kendi sahipliği altındaki net dış varlıkları gösteren en kritik
kısımdır.
Rezerv Para: Küresel ticarette ve
merkez bankalarının kasalarında herkesçe kabul gören para birimleridir. Rezerv
para olarak kabul edilen paralar; ABD Doları, Euro, Japon Yeni, İngiliz
Sterlinidir. Son zamanlarda Çin Yuan’ı da en azından bölgesel rezerv para
olarak kabul görmektedir.
Aşağıdaki tablo, dünyada ve Türkiye’deki rezervleri ve dünya rezervlerinde bulunan rezerv paraların toplam içindeki paylarını gösteriyor.
Tablo bize dünyada rezervlerin,
özellikle de altın rezervlerinin sürekli arttığını gösteriyor. Son yıllarda
altın fiyatlarında yaşanan artışların bir nedeni altın rezervlerinin
artmasıdır. Bu, altına talebi, dolayısıyla da altın fiyatını yükseltmiştir.
2026 yılında altın rezervlerinde görülen durgunlaşmanın nedeni Trump
yönetiminin yarattığı belirsizlik nedeniyle tahvil faizlerinin yükselmesi ve
merkez bankalarının altın satışına geçmiş olmaları ve dolaysıyla altın
fiyatının düşmüş olmasıdır.
Türkiye’nin rezervlerinde son
altı yılda dövizin ağırlığı artmış görünüyor. 2025’de önemli bir artış gösteren
rezervler 2026’da gerilemeye yönelmiştir.
Tablonun son bölümü dünyanın
toplam rezervinde ABD Dolarının payında bir gerileme ortaya çıkmış olsa da
doların hala en büyük rezerv para olma konumunu açık ara sürdürdüğünü
gösteriyor.
Aşağıdaki tablo Türkiye’nin
rezervlerinin 2026 yılındaki değişimini ayrıntılı olarak gösteriyor:
Rezervlerde Eylül ayının üçüncü
çeyreğinden itibaren hızlı bir erime yaşandı. Bunun nedenleri arasında dünya
borsalarında görülen çöküşlerin BIST’e etkileri ve Türkiye’de yaşanan Fon
Vurgunu öne çıkıyor. Fon Vurgunu yatırım fonlarında erimeye neden olurken aynı
zamanda borsada da büyük değer kayıpları yaşanmasına yol açtı. Döviz talebi
arttı ve ister istemez rezervler kullanıldığı için rezervlerde düşüş ortaya
çıktı.
Tablonun alt kısmında yer alan
Guidotti – Greenspan rezerv açığı hesabı rezervlerin 1 yıl içinde ödenecek dış
borçların ne kadarını karşılayabileceğini anlatıyor. Buna göre Türkiye’nin
ciddi rezerv açığı olduğu görülüyor.
Rezervlerin yükselmesini sağlayacak
en önemli unsur risklerin düşürülmesidir. Dış dünyada oluşan riskleri ve
onların Türkiye’ye etkisini önleme şansımız bulunmuyor. Buna karşılık içeride
risk yaratmamak bu tür çöküşleri önlemenin ve dış şokların etkisini azaltmanın
bilinen tek yolu olarak karşımıza çıkıyor. Türkiye’nin söz konusu rezerv
açığını kapatabilmesi için sürekli yeni riskler yaratarak yaşamaya devam
etmekten vazgeçmesi gerekiyor.


Yazınız için çok teşekkür ederim.
YanıtlaSil🙏
SilSayıları bakınca nasıl bir soygunun içinde olduğumuz görülüyor. 2026 yılı için emekliye ödenecek para yaklaşık 90 milyar dolar. ama sadece dış faize ödenecek 243 milyar dolar. asıl sazan sarmalı bu.
YanıtlaSilFon vurgunu ortaya çıktığından beri borsa düşüyor.
YanıtlaSilÜlke risk puanımız yükseliyor, rezervlerimiz eriyor.
Dış borçla yaşayan bir ülke olduğumuz için borçlanma maliyetimiz yükseliyor.
Bunun bedelini 86 milyon vatandaş (hatta onların doğmamış çocukları) ödeyecek.
Yani fon vurgununu kimler planlayıp yaptı, kimler çanak tuttuysa, vurgun yaptığı paralar onlardan tahsil edilip ceza alsalar bile ülkeye verilen zarar vurgun tutarından daha çok büyük olacak.
Oyunun en sonunda bakacağız ki vurgunu yapanlar yeniden oyundalar, yeni vurgun projeleri yapıyorlar.
Hep böyle oldu.
Hala açık ara yüksek rezerv para birimi dolar olması bana güven vermiyor. Belki de abd nin geçen yazınızda bahsettiğiniz aşil topuğu bu olacaktır. Hergeçen gün dinamizm hızı artan dünya dengesinin çok kısa zamanda değişebileceğini düşünüyorum. Belki çok hayalperest, ütopik veya bilimdışı kabul edilebilir tabi bu düşünce.
YanıtlaSil