30 Nisan 2017 Pazar

Yüksek Faiz, Yüksek Kur, Yüksek Enflasyon

Merkez Bankası hafta içindeki Para Politikası Kurulu toplantısında, artık gerçek politika faizi halini almış olan, geç likidite penceresi faizini yüzde 11,75’den 12,25’e yükseltme kararı aldı. Türk Lirasının yabancı paralara karşı değer kazanmaya başladığı bir ortamda alınan bu yükseltme kararı sürpriz etkisi yarattı. Oysa Stanley Fischer: “Merkez Bankaları sürpriz yapmamalı” diyerek rasyonel bekleyişler teorisinin temel yaklaşımını tekrarlayalı daha bir hafta olmamıştı.

Merkez Bankası Ocak ortasından beri döviz kurlarındaki yükselişi ve dolayısıyla büyük ölçüde kur kaynaklı maliyet enflasyonunu denetim altına alabilmek için faizleri yükseltiyor. Kurlardaki baskı artınca dünya listelerinde yer alan politika faizini yükseltmeyi tercih etmeyen Merkez bankası, Ocak ayında, olağan dışı bir imkân olan geç likidite penceresini olağan bir imkân haline çevirerek kullanıma açtı ve kuru bu yolla denetlemeyi seçti. O tarihten sonra giderek borç verme ağırlığını geç likidite penceresine kaydıran Merkez Bankası ağırlıklı ortalama fonlama maliyetini de (ortalama faizi) son olarak yüzde 11,80’e kadar yükseltti.   

22 Nisan 2017 Cumartesi

Türkiye'nin Finansal Durumu

Bir önceki yazımda yeni yayınlanan IMF verilerini ele alarak dünya ve Türkiye ekonomisinin görünümünü ele alıp karşılaştırmalı olarak incelemeye çalıştım. Bu yazımda da Türkiye’nin finansal durumunu ele alıp değerlendirmeye çalışacağım.

Borç Stoku
Türkiye’nin borçluluk durumu aşağıdaki tabloda özetle gösteriliyor.

Milyar TL
2002
2002 GSYH (%)
2016
2016 GSYH (%)
KAMU KESİMİ BORÇ STOKU
271,6
77
803,8
31
  Toplam Hazine Borç Stoku 
242,7
69
759,6
29
    İç Borç Stoku  
149,9
43
468,6
18
    Dış Borç Stoku 
92,8
26
291
11
  KİT Borçları 
27,6
8
38,0
1,5
    İç Borçları
15,8
5
31,8
1,2
    Dış Borçları
11,8
3
6,2
0,2
  Belediyelerin Banka Borçları
1,3
0
15,0
0,6
ÖZEL KESİM BORÇ STOKU
94,4
27
2.149,3
83
    Finansal Kuruluşlar Hariç Dış Borçlar (Milyar USD)
30,7
13
137,2
16
    Özel Kesim Kredi Borç Stoku (Bankalar hariç)
87,8
25
1.709,5
66
    Hanehalkının Borçları
6,6
2
439,8
17
KAMU KESİMİ + ÖZEL KESİM BORÇ STOKU
366
104
2.953,1
114

19 Nisan 2017 Çarşamba

Dünya ve Türkiye'nin Ekonomik Görünümü

Dünyanın Ekonomik Görünümü
Aşağıda dünyanın ekonomik görünümünü özetleyen iki tablo sunuyorum. Tablolar 1999 ile 2016 yıllarına ait.

1999
Sayı
GSYH Payı (%)
İhracat Payı (%)
Nüfus Payı (%)
Toplam Ekonomi
184
100,0
100,0
100,0
Gelişmiş Ekonomiler
28
57,4
63,7
15,5
     ABD
21,9
14,0
4,6
     Euro Bölgesi
15,8
39,3
6,3
     Japonya
7,6
6,7
2,1
     Diğer Gelişmiş Ekonomiler
12,1
3,7
2,5
Gelişen Ekonomiler
156
42,6
36,3
84,5
     Çin
11,2
3,1
21,1
     Hindistan
4,6
0,7
16,6
     Rusya
2,4
1,3
2,5
     Brezilya
3,2
0,9
2,8
     Diğer Gelişen Ekonomiler

21,2
30,3
41,5

2016
Sayı
GSYH Payı (%)
İhracat Payı (%)
Nüfus Payı (%)
Toplam Ekonomi
192
100,0
100,0
100,0
Gelişmiş Ekonomiler
39
41,9
64,4
14,5
     ABD
15,5
10,8
4,4
     Euro Bölgesi
11,8
26,3
4,6
     Japonya
4,4
3,9
1,7
     Diğer Gelişmiş Ekonomiler

10,2
23,4
3,8
Gelişen Ekonomiler
153
58,1
35,6
85,5
     Çin
17,8
10,7
19,0
     Hindistan
7,2
2,1
17,9
     Rusya
3,2
1,6
2,0
     Brezilya
2,6
1,1
2,8
     Diğer Gelişen Ekonomiler

27,3
20,1
43,8


2016’ya ilişkin tabloya bakarsak IMF üyesi 192 ülkenin 39’u gelişmiş ekonomi, 153’ü de gelişmekte olan ekonomi. Buradan giderek şöyle bir analoji yazabiliriz. Eğer dünya 100 kişinin yaşadığı, 100 Dolar GSYH’sı olan, 100 Dolarlık ihracat yapan bir köy olsaydı bu köyde 20 kişi gelişmiş, 80 kişi gelişmekte olan kişi konumunda olacaktı. Gelişmiş 14,5 kişi bu köyün 100 Dolarlık gelirinin 41,9 Dolarlık kısmını (kişi başına 2,89 USD), gelişmekte olan 85,5 kişi ise gelirin 58,1 Dolarlık kısmını (kişi başına 0,68 USD) alıyor olacaktı. Köydeki en yüksek kişi başına gelir 3,5 USD ile Amerikalılara ait olacaktı.
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...