Yapay Zekâ ve Jevons Çelişkisi
Teknoloji dünyasında yaygın bir varsayım vardır: Bir süreç daha verimli hâle geldiğinde daha az kaynak ve enerji kullanılır, daha az zaman harcanır ve maliyetler düşer. Bu, ilk bakışta oldukça mantıklı görünse de tarih, verimliliğin her zaman daha az tüketim anlamına gelmediğini gösteriyor.
1865 yılında İngiliz iktisatçı
William Stanley Jevons, The Coal Question
adlı eserinde dikkat çekici bir gözlem ortaya koydu. Buhar makineleri geliştikçe
aynı işi yapmak için daha az kömür gerekiyordu. Doğal beklenti, kömür
tüketiminin azalmasıydı. Fakat tam tersi gerçekleşti. Buhar gücü ucuzladıkça
fabrikalar bu teknolojiyi daha yaygın kullanmaya başladı, üretim arttı ve yeni
kullanım alanları ortaya çıktı. Sonuç olarak her bir makine daha verimli
çalışmasına karşın toplam kömür tüketimi hızla yükseldi. Bu olgu bugün Jevons
Çelişkisi adıyla biliniyor.
Teknoloji tarihinde bu durumun
pek çok örneğiyle karşılaşıyoruz. Yakıt tasarruflu otomobiller yaygınlaştıkça
insanlar daha uzun mesafeler kat ediyor. İnternet bağlantıları hızlandığında
daha az değil, daha fazla veri tüketiliyor. Kısacası verimlilik artışı, çoğu
zaman tüketimi azaltmak yerine daha da artırıyor.
Benzer bir durum şehir ulaşımında
da görülüyor. Ulaşım ekonomisinde uyarılmış talep olarak bilinen olguya göre,
yeni bir köprü ya da otoyol yapıldığında ilk beklenti trafiğin kalıcı olarak
azalmasıdır. Ancak artan ulaşım kapasitesi daha fazla kişinin otomobille
yolculuk yapmasını teşvik edebilir. Daha önce toplu taşımayı kullananlar,
farklı saatlerde seyahat edenler veya yolculuğunu erteleyenler yeni kapasiteden
yararlanmak için yola çıkmaya başlar. Sonuçta başlangıçta rahatlayan trafik
zaman içinde yeniden yoğunlaşabilir. İstanbul Boğazı'nda inşa edilen yeni
köprülerin trafik üzerindeki etkisi de bu olgu bağlamında sıkça tartışılıyor. Kısacası,
kapasite arttıkça talep de çoğu zaman artar.
Bugün aynı dinamiği yapay zekâ
alanında da açıkça görebiliyoruz. Son birkaç yılda yapay zekâ araçları dijital
içerik ve bilgi üretiminin maliyetini önemli ölçüde düşürdü. Daha önce saatler
süren araştırmalar dakikalar içinde tamamlanabiliyor. Yazılım geliştirme
süreçleri hızlanıyor, tasarım üretimi kolaylaşıyor, müşteri hizmetleri
otomatikleşiyor ve içerik üretimi büyük ölçüde artıyor. Her bir görevin
maliyeti azalırken toplam üretim kapasitesi hızla yükseliyor. Bir içerik
üreticisi aynı sürede çok daha fazla içerik hazırlayabiliyor, bir geliştirici
daha kısa sürede daha fazla ürün ortaya koyabiliyor, şirketler ise daha büyük
operasyonları daha küçük ekiplerle yönetebiliyor.
Tam da bu noktada Jevons
Çelişkisi yeniden karşımıza çıkıyor. Yapay zekâ modelleri her geçen yıl daha
verimli hâle gelse de kullanımın yaygınlaşmasıyla veri merkezlerinin sayısı
artıyor, daha güçlü işlemcilere ihtiyaç duyuluyor ve enerji talebi büyüyor. Bir
sorgunun maliyeti düşerken toplam sorgu sayısı katlanıyor. Verimlilik arttıkça
yapay zekâya dayalı uygulamaların ve kullanım senaryolarının sayısı da hızla
artıyor. Sonuçta görev başına harcanan enerji azalmasına karşın sistem
genelindeki toplam enerji tüketimi artıyor. Bu durum, verimlilik artışının
yalnızca ekonomik değil, çevresel bir geri tepme etkisi de yaratabileceğini
gösteriyor. Başka bir deyişle, bireysel ve kurumsal düzeyde tasarruf
sağlanırken küresel ölçekte enerji tüketimi ve çevresel baskı artabiliyor.
Bu etki yalnızca enerji
tüketimiyle de sınırlı değil. İş dünyasında da benzer bir dönüşüm yaşanıyor.
Yapay zekâ bazı görevleri otomatikleştirirken aynı zamanda yeni uzmanlık alanları
oluşturuyor. Veri hazırlama, model eğitimi, yapay zekâ entegrasyonu, kalite
kontrol, etik denetim ve yapay zekâ destekli ürün geliştirme gibi alanlar
giderek öne çıkıyor. Tarih boyunca birçok teknolojik dönüşüm bazı meslekleri
ortadan kaldırırken yenilerini de ortaya çıkardı. Yapay zekânın da benzer
biçimde iş gücünü azaltmaktan çok dönüştürmesi olası görünüyor.
Bu nedenle yapay zekâ
tartışmalarında asıl odaklanılması gereken konu verimliliğin kendisi değil,
verimliliğin nasıl kullanıldığıdır. Eğer amaç aynı çıktıyı daha az kaynakla
üretmekse toplam tüketim gerçekten azalabilir. Ancak elde edilen verimlilik
daha fazla üretim yapmak, daha fazla kullanıcıya ulaşmak ve daha fazla işlem
gerçekleştirmek için kullanılıyorsa toplam kaynak tüketimi büyümeye devam
edecektir. Çünkü teknolojinin başarısı, çoğu zaman onu daha az değil, daha
fazla kullanmamıza yol açar.
Yapay zekâ, Jevons Çelişkisi'nin
günümüzdeki en görünür örneklerinden biri hâline geliyor. Bu da bizi temel bir
soruyla karşı karşıya bırakıyor: Verimlilik arttığında gerçekten tasarruf mu
ediyoruz, yoksa yalnızca daha fazlasını üretip tüketmenin önünü mü açıyoruz?
Hocam, yapay zeka mesleklerimizi elimizden mi alacak?
YanıtlaSilMesleğine bağlı.
SilÜst düzey bilgi ve beceri gerektirmeyen tüm işlerde, yapay zeka kısa zaman içerisinde insan faktörünü gereksiz kılacak. Örneğin danışma, temizlik, düz fabrika/depo işçiliği, müşteri temsilciliği vb
SilBelirli seviyenin üstünde bilgi ve beceri gerektiren işlerde ise yapay zeka ihtiyaç duyulan kişi sayısını önemli ölçüde düşürecek ve dolayısı ile işsizliğe sebep olabilecektir. Örneğin, 10 kişilik ekibin 24 ayda ürettiği bir yazılım, yapay zeka desteği ile bugün 5 kişilik ekip ile 6 ayda üretilebiliyor.
Tabi bu verimlilik artışı yukarıdaki yazıda belirtildiği gibi bir talep artışına sebep olur mu bunu hocam daha iyi bilir.
Çok deyerli bir ilaç firmasında cto-chr olrak görev yapmaktayım hocam.
SilStealth977: Çok doğru tespitler.
SilAdsız 12.40: Sizin durumunuzda CTO luk kalır CHR'lık gidebilir.
Her işi etkiler hocam.
SilÜretim tüketimi veya tüketim üretimi besler bu kısır bir döngü değil normal bir döngüdür!
YanıtlaSilÇok doğru ama buradaki çelişki verimlilik artışının tasarrufu değil tüketimi artırmasıdır.
SilSevgili üstadım,… zamanlaması ve kapsamı ile fevkalade bilimsel bir yazı ve yorum. Emeğinize teşekkürler.
YanıtlaSilSağ olun.
SilHocam Yapay Zeka Matbaacılık Sektörü nü de Bitirebilir mi.?
YanıtlaSilMuhtemelen bir süre sonra basılı kitap vb kalkacak. Bu durumda o sektör de gider.
SilSorum "komplo teorisi" gibi gözükebilir, ama değil:
SilElle tuttuğumuz fizikî kitaplar, fizikî dergiler, fizikî broşürler, fizikî ansiklopediler; yani şu an hâlâ hayatımızda olan "elle tutulur, fizikî matbuat"ın içindeki metinlere, kelimelere, paragraflara, sayılara, kanıtlara, fikirlere, anlatılara, cümlelere kötü niyetli amaçla tek tek müdahale etmek, bütün bunları tek tek tahrif etmek mümkün değil. Teknolojinin seviyesi; "elle tutulur, fizikî matbuat"ı tamamen çarpıtacak, tamamen tahrif edecek seviyeye ulaşmadı henüz.
Fakat:
"İnternet" erişimine açık, devasa boyuttaki; e-kitaplar (e-books), üniversite tez dosyaları, bankaların malî ve muhasebe kayıtları, icatların patent kayıt dosyaları, hastanelerin hasta kayıt dosyaları, e-ansiklopediler, Mahfi bey'in kişisel "blog" sitesi gibi milyonlarca websitesi, ve aklımıza asla gelmeyecek internetteki her tür platform, kötü niyetli amaçla "yapay zekâ uygulamaları" aracılığıyla çok kolay ve çok çabuk tahrif edilebilir, çarpıtılabilir mi?
Mesela:
Eğer ben kötü niyetli bir kişi olsaydım;
Mahfi bey'in kişisel "blog" sitesinde, 2011 yılından beri yazdığı yazılar ve yorumlara verdiği cevaplar arasından "faiz" kelimesini temel alarak; "Faiz, bütün kötülüklerin anasıdır. Faiz sebep, enflasyon sonuçtur." yazarak bütün "blog"un arşivini değiştirebilirdim, böylelikle Mahfi bey'in websitesini baştan-sona tahrif edebilirdim.
Ama Mahfi bey'in "elle tutulur, fizikî" kitaplarında yazdığı "faiz" ile ilgili olan kısımlara müdahale edemezdim.
Sizin görüşünüz nedir Mahfi bey?
Bu dediğiniz olabilir tıpkı internet üzerinden virüs bulaşması, hackleme gibi. Ve mutlaka Norton vb gibi şirketler bir zaman sonra bunları önleyici programları parayla satarlar.
SilHocam, basılı kitabıma dokunma. Dijital kitaplarda odaklanmak zor, bilgiyi içselleştirmek zor.
SilBen dokunmuyorum Storytel dokunuyor.
SilGerçek zafer, savaşmadan kazanılan zaferdir; gerçek önder, savaşmadan kazanan önderdir.
YanıtlaSilSun Tzu, (MÖ 544~MÖ 496, Savaş Sanatı)
Bilinç yoktur, bilinçaltı vardır.
YanıtlaSilTüketim ve üretim ruhunu, bilinçaltı belirler.
Verimliliğin esas sayıldığı ülkelerde, matematikçilerin bilinçaltı göreve başlar.
Yüzlerce sayfalık bir roman, bir cümlenin etrafında döner durur.
Bit yerde pozitif/matematiksel verimlilik artıyorsa, hırsızlık ve cinayet azalır.
Bilinçaltı !
Siz ne dersiniz ?
Ne diyeyim?
SilBir de bunun tersi var:
YanıtlaSilBir mala talep çok düşünce üretim ve tedarik zinciri bozulduğu için fiyatı yükselebiliyor.
Örneğin fotoğraf filimi ve baskı ücretleri.
Yapay zeka nedeni ile rafa kalkabilecek bazı ürünler de olabilecektir,
Doğru.
SilVerimlilik bizi daha az tüketmeye götürmez; aksine tüketimin sınırlarını genişletir. Bir şeyi daha ucuz ve erişilebilir hâle getirdiğinizde, insanlar onu daha fazla kullanır. Yapay zekâ da bunun istisnası değil. Modeller verimli oldukça maliyetler düşüyor, kullanım alanları çoğalıyor ve toplam enerji, hesaplama gücü ve veri talebi büyüyor. Jevonsçu bakışa göre verimlilik, tasarrufun değil, büyüyen tüketimin motorudur.
YanıtlaSilVerimlilik tasarruf üretmez; talep üretir. Yapay zekâ ne kadar verimli hâle gelirse, o kadar yaygınlaşır ve sonunda toplam kaynak tüketimi azalmak yerine artar.
Doğrudur.
SilSayın Eğilmez, aynı şeyi bilgisayar kullanımı içinde söyleyebilir miyiz? Bilgisayar kullanımı kağıt tüketimini azaltacaktı, hatta kağıt kullanılmayan ofisler olacaktı. Galiba bilgisayar kullanımı kağıt tüketimini azaltmadı, daha fazlalaştırdı. Bürokratlar daha çok makaleler yazmaya başladılar, eski makaleleri bazı değişikliklerle yeni makale gibi yayınlamaya başladılar ve kağıt tüketimi yarışına başladılar. Yazıların artması okuyanların yetişemediği seviyelere ulaştı, Yapay Zeka da kağıt tüketiminin artmasına sebep olabilir mi?
YanıtlaSilBen kendi kullanımıma baktığımda kağıt tüketimini oldukça azaltmış durumdayım. Ama benim durumum geneli açıklamaz tabii.
SilGeçmişte yaşanan kağıtsız ofis beklentisi ile bugünkü yapay zekâ bizi zamandan kurtaracak beklentisi birbirine oldukça benziyor. Teknoloji tek başına iş yükünü azaltmıyor; çoğu zaman üretim kapasitesini artırıyor. İş yükünün gerçekten azalması, insanların ve kurumların çalışma biçimlerini ve başarı ölçütlerini değiştirmesine bağlı oluyor.
SilYani mesai saatleri sabit ama çalışma şekli değişiyor! Verimlilik üretimi artırıyor üretim de gelişmeyi arttırıyor.
Sil1929 gibi olmaz umarım..altın çağ dedikleri ,zifiri karanlığa dönmüş!
YanıtlaSilİnsanoğlunun aç gözlülüğü sona ermedikçe daha çok kriz yaşarız.
SilHocam açgözlülükten sıyrılmak için ne gibi yapısal reformlar yapmak gerekir?
SilKapitalizmi regüle edecek babayiğitler gerekir.
SilAçgözlülük normaldir. Elinizdeki telefon, araba, uçak, jet, televizyon hatta konuşma hakkınız bile açgözlülük sayesindedir. Açgözlülüğün tersini düşünün, mesela arabalar gelişirken ilk kıvılcıma yakanlar "aman atlar yetiyor, istediğimiz yere gidiyoruz aç gözlü olmayalım" veya telefonlar veya bilgisayarların ilk kıvılcımını yakanlar "tamam artık buradan nereye gidececeğiz" deseydi de bunlar olmazdı. Eğer insanlar "aman hakka ne gerek var" deseydi de bunalar olmazdı.
SilÇok sakat bir bakış açınız ve açgözlülük tanımınız var. Aç gözlülük mesela 2 eviniz varken 522 inci evi istemeye almaya ve hala doymamaya denir. Öte yandan hiç arabası olmayan birinin bir araba istemesi açgözlülük değildir. Tarif ettiğiniz bilimsel ve teknolojik gelişmelerin açgözlülükle hiç bir ilgisi yok. Atlar vardı ama yoruluyordu bakımı zordu, içten yanmalı motorlar ve arabaları hayal etmek ve üretmekle, arabalar varken daha hızlı ulaşabilmek için uçak icat etmekle açgözlülük arasında bir ilişki kuramadım ben şahsen. En iyisi Açgözlülük sözlük anlamını size chatgpt anlatsın..
SilAçgözlülük, sözlük anlamıyla:
Sahip olduğuyla yetinmeyip sürekli daha fazlasını isteme; mal, para, güç veya çıkar elde etme konusunda aşırı istekli olma durumu.
Türkçede yakın anlamlı kelimeler:
Hırs (her zaman olumsuz değildir)
Tamah
Gözü doymazlık
Oburluk (yiyecek için kullanıldığında)
Açgözlü olma
Burada önemli bir nüans var:
Hırs tek başına olumsuz bir kelime değildir. Bir insan çalışarak başarılı olmak isteyebilir; buna hırs denebilir.
Açgözlülük ise genellikle olumsuz bir anlam taşır. Kişinin ihtiyacının ötesinde, başkalarının hakkını da gözetmeden, elindekinden memnun olmayarak sürekli daha fazlasını istemesini ifade eder.
Örnekler:
"Maaşını artırmak istemesi açgözlülük değildir; emeğinin karşılığını istemesidir."
"Milyonları olmasına rağmen çalışanlarının maaşını artırmayıp daha fazla kâr peşinde koşması açgözlülük olarak değerlendirilebilir."
Kısacası sözlük özetiyle:
Açgözlülük = Elindekine razı olmayıp, sürekli daha fazlasını isteme ve bunun için aşırı istek gösterme.
Bu tanım, tek başına kişinin ne kadar mala sahip olduğuna değil, doymak bilmeyen isteme eğilimine işaret eder.
Açgözlülük kelimesini doğru yerde kullanmadınız!
SilHocam bir low cost günlük tüketim ürünleri firmasının büyük bir şubesinde , tahsilat departmanında ürün kontrol ,barkod okuma ve bireysel tahsilat şefi olarak çalışıyorum. AI benim kariyerimi de etkiler mi?
YanıtlaSilEtkiler :(
SilHocam bireysel tahsilat yöneticliği mesleği hep var olacak bana kalırsa.
SilAI ürünü doğru şekilde barkodan geçirip ödemeyi alamaz. Hele ki para üstü konusunda tamamen çuvallar.Bizler sadece tahsilatı değil, müşteri ilişkisini de yönetiyoruz.
Fiziksel paraların kalkacağı ve olayın tamamen hesaba döneceği bir gelecekte ne para üstü vermeye ne de para çekmeye gerek kalmayacaktır muhtemelen. Ama bu dediğim sizin görev sürenizde olmayabilir.
SilHocam Sn. Adsız'ı üzmemek için kandırmaya çalışmayın. Bu onun dönemimde olacak, en son işsiz kalacak kesim halkın aşağı gördüğü teknikerler, fiziksel işler yapanlar, tadilatçılardır.
SilAynı şey hukuk fakülteleri için de geçerli Hocam. Her yer hukuk fakültesi oldu tonla mezun veriyorlar ama avukatlık ücretleri düşmediği gibi hane halkı avukat harcaması da giderek artıyor. Düşük puanlarla avukat oluyorlar.Uluslararası Kıbrıs Üniversitesi mezunu olduğunu sonradan öğrendiğim bir avukata 200bin tlden fazla ücret ödedim. Ücreti ibana gönderme diyor elden alıyor hukuk işimiz ve vekalet verdiğimiz için mecburen elden verdik. Kazanılacak davayı kaybetti. Ekrem İmamoğlu'nun diplomasını iptal edenler böyle kalitesiz düşük puanlı hukuk fakültelerinden mezun olan avukatların vergi kaçırmasına milletin hakkını yarım yamalak hukuk bilgisiyle zayi etmesine bir de üstüne o kadar para kazanmasına ses çıkarmıyor. Bir de şimdi 30 milyon tl üstü gayrimenkullerin satışında bu kalitesiz avukatlar yine para kazanacakmış.Jevons çeliskisi burada da geçerli Hocam.
YanıtlaSilEğitim kalitesindeki düşüş inanılmaz bir boyutta ne yazık ki. Ama bu düşüş yalnız üniversitede değil ilkokuldan başlıyor.
SilHukuk ayrı bir facia. Bir sürü hukuk fakültesi açıldı ama hukuka uyan kalmadı.
Hukuka uyan kalmaması fakültelerin kalitesizliğinden mi? Ne alaka?
Silİki tespit ayrı ayrı. İki ayrı konuya iki ayrı yanıt niteliğinde. İkisini birleştirirseniz anlamsız olur böyle.
SilHocam elinize sağlık, harika bir analiz olmuş. 1. Yapay zeka artık bir lüks değil, kaçınılmaz bir dönüm noktasıdır. Tarihte kılıçla tüfeğin karşısında durulamadığı gibi, bugün de yapay zekaya adapte olamayanlar elenmeye mahkumdur. 2. İnsanlığın bitmek bilmeyen enerji iştahı. Tarih boyunca enerji tüketimimiz hep katlanarak arttı; kömür ve petrol hala zirvede, güneş ve rüzgar devrede, nükleer enerji ise yeniden masada. Yapay zeka süreçleri ne kadar verimli hale getirirse getirsin, yarattığı devasa ekosistemle bu enerji açlığını daha da büyütecek gibi görünüyor. İnsanlığın bu enerji açlığı hiç bitmeyecek mi? (gerçi üremeyi bırakıyoruz belki 15 - 20 seneye düşer)
YanıtlaSilTeşekkür ederim.
SilNe kadar çelişki çıkarsa çıksın yapay zekâ alıp başını gidecek.
İnsanın açlığı enerji değil aslında hep daha fazla bir şeylere sahip olma açlığı.
Geçen yüzyılda sahip olduğumuz şeylerle bu yüzyılı kıyaslarsak inanılmaz bir tablo çıkar.
Hocam bu şirketleri nasıl etkiler. Daha fazla mı monopoli olur yoksa bebek şirketler yapay zekayı kullanıp eşitlenir mi
SilSanki monopol oluşturmak daha zorlaşır gibi görünüyor.
SilEvet bu dediğiniz bana da mantıklı geldi.
SilHocam bir varsayımım var, katsayılar kullanarak;
YanıtlaSila = verimlilik katsayısı
b = tüketici saysındaki artış oranı
(Son durumdaki tüketiciler/ ilk durumdaki tüketiciler)
Örnek:
Bir araç 20 L yakıt kullanarak 200 km yol gidiyor ve aracı 10 kişi kullanıyor.
Daha sonra araç daha verimli hale geliyor ve 10 L yakıt kullanarak 200 km yol gitmeye başlıyor
(Aracı kullananlar hep 200 km yol gidiyorlar, yani gidilen yolu her iki durumda da eşit düşünün.)
Bu durumda;
a = 2 olur çünkü aynı benzinle iki kat yol gitmeye başladı. Kaynak iki kat daha verimli kullanılıyor.
Önemli kısım şu ki, b = 2 ya da son durumdaki kullanan sayısı 20 oluncaya kadar kullanılan yakıt aynı kalır.
(Yapılan iş miktarını yine iki durumda da eşit düşünerek)
-> a>b ise kullanılan toplam kaynak miktarı verimlilik sonrası daha azdır
-> a=b ise kullanılan toplam kaynak miktarı her iki durumda eşittir
-> a<b ise çelişkinin de öngördüğü gibi kullanılan toplam kaynak miktarı son durumda artmıştır.
Kısacası büyük resme baktığımızda verimliliğin getirdiği aynı işte kullanılan kaynaktaki azalışın oranı ilk ve son durumdaki kullanıcı sayılarının oranına eşitse kaynak kullanımı sabittir. Bir denge sağlanabilir. Hocam genelde a<b mi olur?
Güzel tespit.
SilBunu yanıtlayabilmek için tek tek üretim süreçlerini ve sonuçlarını ele alan bir tablo hazırlamak lazım. Tabii önce bu konuda veri bulmak gerekecek.
Hocam peki üzerine araştırma yapmaya değer bir konu mudur? Okuyunca yorum biraz ilgimi çekti.
SilEğer akademik bir makaleyle ilgileniyorsanız bence değer bir konu.
SilHocam peki makalenin temel sorusu ne olurdu ve siz bu varsayım üzerine yazacağınız makaleyi nasıl yazardınız. Üzerinde duracağız ve önem vereceğiniz kısımlar neler olurdu?
SilBurada tek bir cevap yoktur. Bu tamamen talebin verimliliğe ne kadar tepki verdiğine bağlıdır.
SilÜç farklı durum görülebilir:
1.b < a (kısmi geri tepme)En yaygın durum budur.
Örneğin:Araç %50 daha az yakıyor (a = 2)
Kullanıcı sayısı %20 artıyor (b = 1,2)
Toplam tüketim:T₁/T₀ = 1,2 / 2 = 0,6
Yani toplam tüketim %40 azalıyor.
2.b = a Bu sınır durumudur.Verimlilikten gelen kazancın tamamı yeni kullanıcılar tarafından kullanılır.Toplam kaynak tüketimi değişmez.
3.b > a (Jevons paradoksu)Bazen gerçekten böyle olur.Örneğin bilgisayarlar çok ucuzlar ve çok verimli hale gelir. Sonuçta dünyadaki bilgisayar sayısı onlarca kat artar. Tek tek cihazlar çok daha az enerji harcasa bile toplam elektrik tüketimi artar.
Benzer örnekler:LED ampuller,Klima,Otomobil kullanımı,Veri merkezleri,Yapay zekâ hesaplama altyapısı,burada talep, verimlilikten daha hızlı büyür.
"Genelde" hangisi olur?Aslında evrensel bir "genelde" yoktur.
Eğer ihtiyaç zaten doymuşsa (örneğin buzdolabı), çoğu zaman b < a olur.
Eğer maliyet düştüğünde yeni kullanım alanları ortaya çıkıyorsa (örneğin internet, yapay zekâ ve bilgi işlem), bazen b > a olabilir.
Bazı sektörlerde ise b ≈ a görülebilir.
Dolayısıyla senin eşitsizliğin:Toplam kaynak değişim oranı = b / a oldukça genel ve kullanışlı bir sonuç veriyor. Asıl araştırılması gereken büyüklük, verimlilik arttığında b katsayısının nasıl değiştiğidir. Ekonomi literatüründeki temel soru da budur: Verimlilik kazancı talepte ne kadar artışa yol açıyor? Eğer bu artış verimlilik kazancını aşarsa (b > a), toplam kaynak tüketimi artabilir; aşmazsa (b ≤ a), toplam tüketim sabit kalır ya da azalır.
Makalenin konusu aynen benim yazımdaki gibi olurdu. Belki sadece yapay zeka değil her konuda ortaya çıkan Jevons Çelişkileri incelenebilirdi. Adı da Örneklerle Jevons Çelişkisi olabilirdi.
Silhocam iyi çalışmalar 5 yıl sonra yks ye girecek bir gencimize seçmesi için hangi meslekleri önerirsiniz. şimdiden teşekkür ederim..
YanıtlaSilTıp (yapay zekâdan, robotlardan yararlanma artacak olsa da) her zaman işe yarayacak. Elektrik elektronik mühendisliği: Kendi alanında iş bulamasa finans alanında iş bulabilir. Matematik: Yapay zekânın kullanımını gerektiren alanlarda işe yaramaya devam edecek. Psikoloji: İnsanlara yapay zekâ yerine akıl verecek, danışmanlık yapacak birilerine ihtiyaç olmaya devam edecek.
SilHocam, yeni çıkan işler için de yapay zeka eğitilmez mi? Siz patronsunuz diyelim, çünkü burada önemli olan onlar. Uyumayan, tatil istemeyen, sigorta istemeyen, sadece çalışan lak lak etmeyen bir yapay zeka&robot mu alırdınız yoksa insan mı? Eğer insan alırsanız diğerleri robotlara yaptıracağı için sizin işletmeniz zarar edecektir.Artık seçim çağı bitti. Hele Türkiye'de türkiyedeki eğitim mentalitesinden dolayı daha çabuk bitti. Aşırı ezberci bir sistem, o yüzden türkiyedeki mühendislerin çoğu mühendis değildir, ezberci sistemde mühendis yetişmez.
SilDuruma göre değişir. Bazı işler vardır ki (en azından bugünkü durum itibarıyla) hala insana ihtiyaç duyuyor.
SilÇok teşekkürler hocam.
SilYapay zeka her zaman doğruyu söylemez .İnsan eliyle yazılmış örnek yoksa, yapay zeka modelinin tahmin mekanizması boşluğu tahminle doldurur ve doğruluk garantisi düşer. İnsan zekası veya yorumu yoksa, yapay zeka ne diyeceğini bilemiyor . Çünkü bilmiyor , " Yapay zeka bilinenleri toparlayıp çok çabuk analiz edebiliyor ve yorum yapabiliyor , yoksa boşta kalıyor . "
YanıtlaSilAslına bakarsanız insan da aynı şeyi yapıyor. Bilinenleri topluyor, analiz ediyor ve yeni sonuçlar çıkarıyor.
SilYok hocam, insan sezgisel davranıyor. Neye yakınsa onu yapıyor, hocam.
SilHerkes değil. Bilimle objektif uğraşanlar (ki sayıları fazla değil, kabul ediyorum) sezgileri ve duyguları bir kenara bırakabiliyor.
SilHocam, Godfather nasıl bir film?
YanıtlaSilÇok iyi.
SilTuzak filmdir.
SilNorman Mailer, Mario Puzo'nun hikaye anlatımını övdü ancak aynı zamanda "Baba"nın seyircilerini gücü ve mafya mitosunu sorgulamaktan ziyade hayranlık duymaya "tuzaklayabilecek" baştan çıkarıcı bir ticari yapım olduğunu savundu.
SilBu da bir görüş ama o zaman sadece Baba değil pek çok filmi yapmamak gerekir.
SilBenzer bir durum "A Bug's Life" https://www.imdb.com/title/tt0120623/ filminde olmustu :
YanıtlaSilYönetmen Rendering denen resimlerin bilgisayarda yaratılması isleminin haftalar sürmesinden rahatsız olup sikayet edince bir sonraki filmin daha gelismis bilgisayarlar tarafından daha kısa sürede hesaplanacagi sözüyle avutulmustu.
Sonraki filmin resimleri hesaplanacagında bilgisayar gücünün ilk filme göre 10 kat daha fazla oldugunu duyan yönetmen islemin onda bir sürede tamamlanacagını varsayarak çok memnun olmustu.
Tüm islemin daha uzun(!) sürdügünü ögrenip küplere binen yönetmene verilen açıklamada, resimleri tasarlayan sanatçıların 10 kat güçlü bilgisayarı duyunca böcekleri, yaprakları, ... çok daha detaylı tasarlayarak bu avantajı kendi yaratıcılıkları için kullandıkları ortaya çıkmıstı ;-)
Hocam eskiden Türkiye Prodüktivite Merkezi veya eski adıyla Milli Prodüktivite Merkezi (MPM) vardı. 2011 yılında kapatılarak görevleri ve arşivi T.C. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı çatısı altında kurulan Stratejik Araştırmalar ve Verimlilik Genel Müdürlüğü'ne devredilmiş (bu bilgileri yapay zekadan aldım). Bu yapısıyla işe yarıyor mu? Türkiye Prodüktivite Merkezi gibi kurumların yeniden faaliyete geçmeleri ülke faydasına olmaz mı? Bence verimlilik sadece T.C. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı'nı ilgilendiren bir konu değil sanırım.
YanıtlaSilMPM iyi bir kurumdu. Kapatılması yanlış oldu.
SilHocam yazın hangi tatil beldesinde olursunuz?
SilBir haftalığına Antalya'da bir otelde.
SilHocam, yapay zeka ile iş verimliliği artıyor, derdinizi doğru anlatıp talep ediyorsunuz sizin için excel dosyası bile oluşturuyor; formül ve pivot tablolar vs.
YanıtlaSilAma şu var yinede halen insan kontrolüne muhtaç. Örneğin; dün tv de yarışmada gördüm deve yavrusuna ne denir diye sordum, "sıpa" yanıtını aldım. Sıpa eşeğin yavrusu neden hatalı bilgi veriyorsun diyince özür dileyip bilgimi doğruladı. Halen böylesi basit bir bilgide bile en hızlı yanıta odaklandığından rastgele bilgi erişimi yapıyor.
Daha çok yeni, zamanla düzelir.
SilHocam bankacılık sektöründe kamu katılım bankalarının birleştirilmesi ve sermaye büyüklüğünün ve hareketliliğinin artmasının finansal sisteme katkısı ne olur?
YanıtlaSilİyi olmaz. Devlet bankacılık yapmamalı. Özel kesimin bu kadar bankası varken kamu kesimi bankasına gerek yok.
YanıtlaSilYazınız için teşekkür ederim.
YanıtlaSilSağ olun.
SilEsprili bir örnekle destek vermek isterim. Bilgisayar oyunlarında level ilerledikçe işlem geliriniz olağanüstü artmaya başlar. "Ohooo ben bu gelirlerle artık uçarım" dersiniz, ama umutlarınızın sönmesi uzun sürmez. Çünkü giderleriniz de olağanüstü artmıştır. :))
YanıtlaSilGüzel örnek.
SilMahfi hocamıza temkinli olması için bir uyarı:
YanıtlaSilMahfi hocamızın YouTube'da hâlihazırda var olan videolarını "Yapay Zekâ" ile manipüle ederek, sanki Mahfi hocamız bizzat kendi ağzıyla söylüyormuşçasına; "Faiz, bütün kötülüklerin anasıdır. Faiz sebep, enflasyon sonuçtur." cümlesini söylediği sahte videolar hazırlamak artık mümkün hâle geldi.
Zaten Mahfi hocamız yatırım tavsiyesi verMEdiği hâlde; onun takım elbiseli fotoğraflarını "Google Images"dan kopyala/yapıştır yaparak kullanan, sanki kendisi yatırım tavsiyesi veriyormuşçasına sahte reklam görselleri hazırlayıp, bu sahte görselleri "çeşitli WhatsApp grupları"nda yayarak, Mahfi hocamızın güvenilirliğini adeta bir tuzak gibi kullanıp istismar ederek, onun güvenini manipüle ederek, sıradan insanların paralarını gasp etmek isteyenler var. Mahfi hocamız belki bu tür sahte görsellerle karşılaşmıştır.
Buna ek:
Eğer bir de "Yapay Zekâ" ile hazırlanmış sahte "yatırım tavsiyesi" videoları ortada dolaşmaya başlarsa; Mahfi hocamızın günleri sancılı geçer herhâlde.
Neyin "gerçek", neyin "sahte" olduğunu ispatlamak için avukatlarıyla beraber epey zorlanırlar.
Uyarı için teşekkürler.
SilBu dediklerinizi yapan bir takım dolandırıcılar var. Ben her sosyal medya mecrasındaki hesaplarımda insanları bunların dolandırıcı olduğu konusunda uyarıyor. Beni izleyenler zaten benim kimseye yatırım tavsiyesi vermediğimi, parayla bilgilendirme yapmadığımı, bildiklerimi ücretsiz olarak bloğumda yayınladığımı biliyor.
Ayrıca bunları en başta gerekli makamlara da şikayet ettim. Ne olduğunu bilmiyorum.
Benim yapabileceğim budur.
Üretim, tüketim arttıkça ve hayat sür'atlendikçe insanların daha mutsuz olduğunu görüyorum maalesef. Evet bugün hayatı kolaylaştıran şeyler var, ama hayatın zorlukları da insanları olgunlaştırıyor, hayatı yaşamayı ve keyf alınacak zamanların değerini daha iyi bilmelerine vesile oluyordu. AÇ
YanıtlaSilDoğru söylüyorsunuz.
SilTarih boyunca birçok teknolojik dönüşüm bazı meslekleri ortadan kaldırırken yenilerini de ortaya çıkardı. Ortaçağ mantığıyla sanayi devrimini açıklmaya çalışmak bu. AI eskisi gibi sadece bir alnda uzmanlaşmış bir makina değil öğrenebilen karar verebilen mantık yürütebilen ve insanın yapablieceği herşeyi yapam potansiyeline sahip birşey. O yüzden yeni iş kollarının çıkması istihdam yaratmaz çünkü AI yeni iş kllarınıda öğrenip o işleride yapabilir. Talebin artmasıda isthidam yaratmaz çnükü 10-20 sene sonra "sıfır insan çarpanı" olacak. Yani bütün rietim dağıtım süreçlerini AI yapacak. Talep 1000 kat artsa bile 1000 * 0 ( Sıfır İnsna Çarpanı ) = 0 ( istihdam ) formülü gerçekleşecek. Bunu yaşayıp göreceğiz. Lütfen ortaçağ mantığıylr sanayi devrimini açıklamaya çalışmayın. Şu an yaptığını bu. AI bambaşka birşey dah aönceki hiçbişrye benzemiyor. Yepyeni analizlere ihtiyaç var.
YanıtlaSilBu yorum yazar tarafından silindi.
YanıtlaSilRahmetli babam 1945 de ziraat mektebinden mezun bir devlet memuru idi.Ben 1969-75 arası ortaokul lise yıllarımda fizik matematik kimyada derslerimde anlayamadıgım yerlerde sordugumda yardımcı olurdu benden 9 yaş büyük ablamın okudugu ders kitabı ile bende okudum.Yani nesillerin egitimleri benzerdi temel bilgiler hala degişmedi ama aramızda 50 yaş fark olan torunların ders kitaplarından ve fen derslerinden anlamadıgım çok şey var o yüzden de ne onlar bana soruyor ne de ben okul nasıl diye sormuyorum çünki ortak bilgimiz çok az.Gençler bu bilgi benim işime yaramaz diyerek bazı konuları hiç ögrenmeden geçip vaktini enerjisini hedeflediği alana yönelik bilgi kaynaklarına yöneltiyorlar.Yani ögrenmede de beyinsel enerji tasarrufu ile amaca yönelik bilgi üretimine gidiliyor.Yapay zeka da sanki bu yeni nesil ögrenciler gibi soruya cevapı kısa zamanda bulmaya yönelik arşiv tarayıcı süper hızlı bir memur gibi çalışmakta gereksiz gördüklerini elemektedir.Yani eldeki bilgilerle insan beyni gibi yeni çıkarımlar sentezler yaratıcı fikirler oluşturmak yerine sadece mevcut bilgilerin dökümü ile yetinmektedir.Yani ressam gibi resim yapmak yerine fotograf makinesi gibi mevcut durumun resmini tespit etmektedir.
YanıtlaSilYapay zeka insanlıgı ileri taşımak yerine yaratıcılıgını öldürecek tehlikeli bir yapıdır.Dışardan manipule edilmesi toplumları yönlendirme vb ile toplum hayatınıda 1984 romanındaki gibi otokrasiye götürme riskide vardır.gerçek ile sanalın karıştırıldıgı medya agları ile insanlık maniple edilebilir.
İşin ekonomik kısmına gelirsek verimlilik ve maliyet düşürülmesi ucuz hizmet,ürünün topluma sunulma ihtimalide dogru degildir.Bu sistemlerin sadece sogutulma masrafları yogun enerji tüketimi ve su israfı ile çevreyide tahrip edecektir.
Bu sistemi kurmak isteyen süpergüçlerin gariban halka hizmet aşkı ile bu işi teşvik ettiklerini söylemesi en büyük yalandır.İnsanlık tarihinin en karanlık çagına dogru adım atmaktadır.
Saygılarımla esenlikler dilerim
Mahfi hocam, bu yapay zeka botuna hisse taraması ve analizi yaptırıyorlarmış. X de kimi hesaplarda gördüm. Yapay zeka finansal alanda gelişip borsada hisse alıp satımına verdiği danışman gibi tavsiyeler dolayısıyla bu borsa için risk değil midir? Hatta alım satım yapan botlar varmış. O zaman borsa makinaların kar savaşına dönmez mi? programlayabilen için çok iyi de peki küçük yatırımcı dediğimiz bilgi ve imkan kısıtı olan (emir iletim hızı, akd, takas, vs için ek ücret) olanlar için yatırım nasıl olacak?
YanıtlaSilYapacak bir şey yok, gidiş o gidiş.
SilKüçük yatırımcılar da bugün çoğunun yaptıkları gibi bankalardaki portföy yöneticilerinden danışmanlık alarak işlem yapacak.
Bilge hükümdar planlarını, iyi komutan kaynaklarını önceden hazırlar.
YanıtlaSilSun Tzu, (MÖ 544~MÖ 496, Savaş Sanatı)
Hersey Tüketim için
YanıtlaSilHocam, 'Yapay zeka mesleklerimizi elimizden mi alacak?' sorusu tam olarak yazınızda anlattığınız Jevons Çelişkisi'yle düğümleniyor aslında.
YanıtlaSilYapay zekanın operasyonel süreçleri ve yazılım geliştirmeyi bu kadar verimli hale getirmesi, ilk bakışta istihdamı azaltacak gibi görünse de; maliyetlerin düşmesi ve hızın artması, şirketlerin ve sektörlerin yapay zekaya olan talebini devasa boyutta körüklüyor. Haliyle yapay zeka araçları ile alt kademe bazı işler erirken, arka planda model eğitimi, entegrasyon ve prompt optimizasyonu gibi yepyeni uzmanlık alanları doğuyor. Yani yapay zeka iş gücünü yok etmekten ziyade, uyarılmış bir taleple onu hızla dönüştürüyor.