İkarus'tan Fon Krizine
Günümüzde yaşanan fon krizinin nedenlerini henüz bütün yönleriyle bilmiyoruz. Ancak ilk bakılması gereken yerlerden biri denetim mekanizmasıdır. Denetim yetersiz miydi? Yoksa denetim sorunları ortaya çıkardığı halde, bu sorunların üzerine zamanında gidilmedi mi?
Finansal krizlerin nasıl ortaya
çıktığını anlamak için bazen ekonomi kitaplarından değil, öykülerden de
yararlanabiliriz. Çünkü yüzyıllar önce anlatılan bazı öyküler, bugün finansal
sistemlerde karşılaştığımız aşırı güven, sistemik risk, karmaşıklık ve yanlış
teşvik gibi sorunları şaşırtıcı biçimde açıklayabiliyor.
İkarus'un Kanatları: Aşırı Güven ve Risk
Daidalos, oğlu İkarus ile Girit
Adası'nda hapsedildiği yerden kaçmak için kuş tüyleri ve balmumu kullanarak
kanatlar yapar. Uçmadan önce oğlunu uyarır: Çok alçaktan uçulursa denizin nemi
kanatları ağırlaştırabilir. Çok yüksekten uçulursa güneş balmumunu eritebilir.
Ancak İkarus uçmanın heyecanıyla
babasının uyarısını unutur. Giderek yükselir, güneşe yaklaşır. Balmumu erir,
kanatlar parçalanır ve İkarus denize düşer.
Fon krizinde de benzer bir
dinamik ortaya çıkmış olabilir. Piyasalar yükselirken yatırımcıların risk
iştahı arttı. Getiriler yükseldikçe daha fazla risk almak makul görünmeye
başladı. İyi niyetli yatırımcı, denetim mekanizmasına güvendiği için aldığı
riskin gerçekten kontrol altında olduğunu düşünüyordu.
Böylece sorun yalnızca risk almak
olmaktan çıktı; alınan riskin artık risk olarak görülmemesine dönüştü.
Pandora'nın Kutusu: Sistemik Risk
Yunan mitolojisinde Zeus,
Pandora'ya açmaması gereken mühürlü bir kutu verir. Pandora merakına yenilip
kutuyu açtığında kötülükler dünyaya yayılır. Kutunun yeniden kapatılması mümkün
olsa da ortaya çıkanları geri almak kolay değildir.
Finansal sistemlerde de güven
kaybı buna benzer bir etki yaratabilir. Finansal piyasalar birbirine bağlıdır.
Fon krizinde ortaya çıkan sorunların ve güven kaybının başka fonları ve
piyasaları da etkilemesi, bu bağlantının ne kadar önemli olduğunu gösteriyor.
Bu nedenle finansal krizlerde
kaybedilen yalnızca para değildir. Güven de kaybedilir. Güveni yeniden tesis
etmek ise çoğu zaman zararın kendisini telafi etmekten daha uzun sürer.
Pandora'nın kutusunda geriye umut
kalmıştı. Ancak finansal piyasalarda umut tek başına bir risk yönetimi
stratejisi değildir.
Babil Kulesi: Karmaşıklık
Babil Kulesi öyküsünde insanlar
Tanrı'ya ulaşmak amacıyla devasa bir yapı inşa eder. Yapı yükseldikçe
kibirlenirler. Bunun üzerine Tanrı, bu kibirli tavırlarını cezalandırmak için dillerini
ayırır. İnsanlar birbirlerini anlayamaz hale gelir ve yapı tamamlanamaz.
Finans dünyası da benzer bir
karmaşıklık sorununa son derece açıktır.
Fonların içine başka fonlar,
onların içine borçlanmalar, türev ürünler ve farklı finansal araçlar yerleştirildikçe
yapı giderek karmaşıklaşır. Bir noktadan sonra yatırımcı, denetçi,
derecelendirme kuruluşu ve fon yöneticisi aynı yapıya baksa bile aynı riski
görmeyebilir.
Sorun yalnızca kimsenin riski
görmemesi değildir. Daha tehlikeli ihtimal, herkesin kendi açısından doğru bir
şey görmesi ancak bütünün taşıdığı riski kimsenin tam olarak görememesidir.
Kobra Etkisi: Yanlış Teşvik
Öyküye göre İngiliz sömürge
yönetimi Delhi'deki kobraların sayısını azaltmak için ölü kobra getirene ödül
vermeye başlar. İnsanlar ödül kazanmak için kobra yetiştirmeye yönelir. Ödül
kaldırılınca yetiştirilen kobralar doğaya salınır ve sorun daha da büyür.
Bu öykünün finansal sistem
açısından verdiği ders basittir: Kurallar yalnızca neyi yasakladıklarıyla
değil, neyi teşvik ettikleriyle de değerlendirilmelidir.
Finansal düzenlemeler belirli bir
riski azaltmaya çalışırken, başka bir davranışı teşvik ederek yeni bir risk
yaratabilir.
Dolayısıyla sorulması gereken
soru yalnızca “Kural var mı?” değildir. Asıl soru, kuralın piyasa aktörlerini
nasıl davranmaya teşvik ettiğidir.
Devekuşu Etkisi: Denetimin Sonuçları Uygulanmadığında
Devekuşu etkisi, insanların
olumsuz, stres yaratan veya hoşlarına gitmeyen bilgileri görmezden gelme ya da
onlardan kaçınma eğilimini ifade eder.
Finansal sistem açısından bu
etkinin daha kurumsal bir karşılığı olabilir: Sorunları görmek ile sorunların
gereğini yapmak aynı şey değildir.
İzlanda'nın üç büyük bankası
2000'li yıllarda olağanüstü bir hızla büyüdü. 2007 sonunda bu bankaların toplam
varlıkları ülke GSYH'sinin yaklaşık dokuz katına ulaşmıştı. Bankacılık
sistemindeki kırılganlıklara ilişkin uyarılar ve denetim tartışmaları mevcut
olmasına rağmen, büyümenin yarattığı riskler yeterince sınırlanamadı. 2008
küresel finansal krizinin ardından ülkenin üç büyük bankası kısa süre içinde
çöktü.
İzlanda deneyimi, finansal sistem
büyürken yalnızca sermayenin ve işlem hacminin değil, denetim kapasitesinin ve
risk yönetimi kapasitesinin de aynı ölçüde güçlendirilmesi gerektiğini
gösteriyor.
Finansal sistem büyürken denetim
ve risk yönetimi kapasitesi de büyümelidir.
Kıssadan Hisseler
İkarus bize aşırı güvenin ve
kontrolsüz risk iştahının tehlikesini hatırlatıyor. Pandora'nın kutusu,
finansal sistemlerde güven kaybının nasıl yayılabileceğini düşündürüyor. Babil
Kulesi, karmaşıklığın riskleri görünmez hale getirebileceğini gösteriyor. Kobra
etkisi, yanlış tasarlanmış teşviklerin beklenmedik sonuçlar doğurabileceğini
anlatıyor.
Devekuşu etkisi ise belki de en
önemli soruyu önümüze koyuyor: Bir riski görmek ile o risk karşısında harekete
geçmek arasında ne kadar mesafe var?
Bu nedenle bugün yaşanan fon
krizinde sorulması gereken sorular yalnızca “Ne oldu?” ile sınırlı olmamalı. Hangi
riskler alındı? Bu riskler neden zamanında görülmedi? Görüldüyse neden müdahale
edilmedi? Denetim mi yetersizdi, yoksa denetimin ortaya çıkardığı sorunların
gereği mi yapılmadı? Kurallar gerçekten riski azaltıyor muydu, yoksa riskin
daha karmaşık bir biçimde görünmez hale gelmesine mi neden oluyordu? Finansal
sistemlerde mesele yalnızca denetim yapmak değildir. Asıl mesele, denetimin
ortaya çıkardığı sonuçlara göre önlemleri zamanında ve eksiksiz biçimde
alabilmektir.
Sorun çoğu kez, kimsenin
tehlikeyi görmemesi değildir. Sorun, tehlike görüldüğünde herkesin başka tarafa
bakmasıdır.
Peki hocam, bu açık usulsüzlüklere neden bu kadar süre göz yumuldu ve herkes kafasını kuma gömdü? Denetim mekanizmalarının sessiz kalması, ucu siyasi ve nüfuzlu çevrelere uzanan yapılara bulaşarak kendi pozisyonlarını tehlikeye atmama refleksinden mi kaynaklanıyor? Kurumlar görevini yaparken neden bu kadar korkuyor?
YanıtlaSilOrasını bilemiyoruz. Yan kurumlar mı görevini yapmadı yoksa birileri onların yaptığı görevi mi engelledi ya da yazdıklarını sümen altı etti orasını bilmiyoruz.
SilHocam, nefse uyup hak yemek nasıl oluyor da marifete tabi olabiliyor? Usulsüzlük yapanlara ceza verip vermemek siyasi algılara göre mi şekilleniyor? Yarım milyon kişinin hakkı yendi; vatandaşın malına çöküldü ve bunu yapanlar da bizi yönetenlerden oluşuyor. Eğer bir toplumda yöneticilere ve kurumlara güven yoksa, bu güvensizlik iklimi toplumun tüm kademelerine sirayet eder; kimse kimseye güvenmez. Güvenin olmadığı yerde de ekonomi düzelmez. Kendi eliyle adaleti ayaklar altına alan bir mekanizma, sonrasında ne yaparsa yapsın hiçbir olumlu sonuç elde edemez; adeta akıntıya karşı kürek çekmiş gibi boşa çaba göstermiş olur. Vatandaşın malının, mülkünün korunmadığı, hukukun çiğnendiği ve hukuk önünde herkesin eşit olmadığı böylesi bir güvensizlik ortamında, maalesef hiçbir şey düzelmez.
SilHocam biz ne zaman akıllanacağız? Ya da daha doğru bir ifade ile biz ne zaman düzeleceğiz? İnsanların tek umudunun sandık olması, Türkiye'de yaşamış ya da yaşayan eski ve yeni neslin ortak kaderi mi?
SilORGANİZE BİR DOLANDIRICILIK ve BİLGİSİZ YATIRIMCILARI KANDIRMA VAKASIDIR.
SilTürkiye görünürde hukuk devleti fakat uygulamada idari keyfiliğin ve baskının öne çıktığı bir polis devleti yapısına büründü. İşte bu yüzden denetim mekanizmaları korkuyor. Eğer Türkiye uygulamada da kurumların ve hukukun güvencesi altında olsaydı, hiç kimse siyasi çevrelerden çekinmez, baskılardan korkmaz; herkes sorumlu olduğu denetim görevini eksiksiz yerine getirir, fon krizine yol açan usulsüzlüklere en başından müdahale ederdi.
YanıtlaSilO kadar doğru ki bu yorumunuz, ekleyecek bir şey yok.
SilHocam bizde kobrayı saldık,devekuşunu gömdük..
YanıtlaSilAynen öyle oldu.
SilKobrayı salan salana.
SilBu son ponzi sistemiyle '' bile bile lades '' oldular hocam
YanıtlaSilDoğru.
Sil300 milyarlık repo ihalesi, zorunlu karşılıkların düşürülmesi , neden ilaç olmuyor hocam.
YanıtlaSilİtibar ve güven bir kez sistemi terk etti mi yeniden kazanılması öyle kolay değildir.
SilSPK,BDDK,TSMF, bunlar göremediyse fon krizini, kimi suçlayacağız MAHFİ BEY.
YanıtlaSilBelki de gördüler ama dinletemediler. Orası açık değil henüz.
SilSuçu kendinde aramasınıda bilmeli insan.
SilBacası tütmeyen, işçisi olmayan şirketler 3 yılda,100 yıllık koçu, sabancıyı, ülkeri, eczacibaşını sermaye olarak yakalamış ,forbes zenginler listesine girmişler.Biz ne yaşadık ne gördük ne anlamalıyız HOCAM.
YanıtlaSilBu kim bilir kaçıncı olay ama biz anlayamıyoruz.
SilAnlayan anlamıştır.
SilFon krizinin yaşanma nedeni Atatürk'ün çizdiği yoldan gitmememizdir hocam!
YanıtlaSilSadece bu fon krizinin değil bugün içinde bulunduğumuz durumun nedeni o.
SilNe diyor ÖMER KOÇ, nitelikli insan,öz sermaye, arge, yatırım ve finansman gücü. bunların hiçbirisi olmayan şirketlere milyarlarca para akıtılmış. 1e 100 kazanmak için.aslında herşeyden haberimiz vardı.tamahkarlik ve açgözlülük bize unutturdu.
YanıtlaSilBu, iyi kötü bu işleri bilen insanların bileceği iş. Herkes bunları bilmek zorunda değil. Ama herkes bunların denetlendiğine inandı. Mesele oarada.
SilNasil inandılar hocam? Bu insanlar 20 yıldır başka bir ülkede yaşıyorlardı da geçen sene mi Turkiye'ye geldiler? Depremde yıkılan yepyeni binaları, avrupa gumruklerinden donen ilaçlı gıdaları, kartalkaya'da otellerin yangın yönetmeliğine uygunluğunu, yenidoğan unitelerindeki medikal işlemleri denetleyen yonetimin is finansal piyasalara gelince daha becerikli/etik davranacağını düşünmek fazla bir optimizim değil mi?
SilFonun riski, içerdiği geriği getirisindeki dalgalanmayla ilgiliydi, şimdi ikincil bir risk daha ortaya çıktı. Bu riske denetim mekanizmasıda hazırlıksız yakalandı ki 2 haftadır çözüm net değil.
YanıtlaSilEvet maalesef Pandora'nın kutusu açıldı bir kez.
SilPandora'nın kutusundaki şeyler çıkınca kutuda kalan şey de umuttur hocam.
SilSayın hocam yılın son çeyreği şirket bilançolarında kimin ne kadar götürdüğü belli olmaz mı.
YanıtlaSilEmin değilim.
SilMAHFİ HOCAM İLK DEFA KELEBEK ETKİSİNİN, EKONOMİDE DEVASA YANSIMASINI GÖRDÜM.BİR ŞİRKET, YÜZBİNLERCE İNSANI PERİŞAN ETTİ.
YanıtlaSilEvet.
Sil94 tansu çiller krizi, 2001 ecevit krizi, son olarak bu fon krizi. Hepsinin ortak sonucu.yargılanan bir tek siyasi ve bürokrat yok, binlerce mağdur vatandaş var.
YanıtlaSilMuhalif siyasetçiler yargılanır.
SilEğer hırsız evin içindeyse kapıya nasıl bir kilit en uygunudur?
YanıtlaSilHırsız içerdeyse ne yapsanız boştur.
SilEn uygunu kapıyı açık bırakmak olur.
SilBence hırsızla beraber evi yakmak olur, tabi ev sigortalı olacak. Yeniden restore, yeni eşyalar, hırsızda kül olur, toprağa karışır.
SilKonuşurken herkes aynı şeyi konuşuyor. Tepkiler, övgüler hepsi 10 numara, iş uygulama gelince konuştuklarını yapmak yerine herkes kendi menfaatine olanı yapıyor. Işler ters gitmeye başlayınca aaa ben bunun böyle olacağını biliyordum şu gün şu saat söylemiştim oluyor. Kimse doğruyu konuştuktan sonra sorun çıkıncaya kadar ne yaptığına bakmıyor.
YanıtlaSilHatta sorunlu fon alanlardan bazıları bile ben böyle olacağını biliyordum diyor.
SilKrizin temel nedeni regülasyon eksikliği midir, yoksa regülasyonların varlığına rağmen piyasa aktörlerinin mevzuattaki arkadan dolanma yollarını (regulatory arbitrage) kullanması mıdır hocam?
YanıtlaSilBen regülasyon eksikliği olduğunu düşünmüyorum. Yasa ve etik dışı davranışlara göz yumulmuş belli ki.
SilOyun kurmuşlar aralarında bu bir ekip işi olmalı.
SilÜstadın bu yazısının bütünsel okunması ve değerlendirilmesi lazım geldiği kanaatindeyim. Yazının omurgası; beş anlatının beş ayrı kırılganlığa karşı gelmesi ile çok fazla anlam kazanması.
YanıtlaSilSayın Eğilmez’in en isabetli tespiti, sorunun sadece riskin varlığı değil,risk olarak algılanmaması olduğunu ifade etmesi. Her dizayn edici kendi bakışından doğruyu görmesi, ama bütünü görememe ihtimalinin olması da ayrıca itinalı bir üslupla yazıda önem arzediyor. Teşekkürler.
Çok teşekkür ederim 🙏
SilMahfi Hocam, öyküleri kullanarak yazdığınız ekonomik makaleleri okumaktan büyük keyif alıyorum. Her ne kadar bu konu özelinde üzücü bir durum olsa da net bir şekilde anlaşılır, yalın, sıkıcı olmayacak şekilde öğretici, kolayca okunan yazılarınız için teşekkür ederim.
YanıtlaSil🙏
SilHocam piyasada beklentiler bozuluyormu?
YanıtlaSilPiyasa var mı ki?
SilHocam sisteme reset mi atılıyor?
YanıtlaSilReset atılması için ortada bir sistem olması gerek.
SilHocam MSCI yapılan hamlelere rağmen yine de memnun kalmayacak gibi. Siz ne dersiniz, sayın hocam
YanıtlaSilAynı kanıdayım.
SilHocam sistemlerden ilkelerden ahlaktan vs. bahsedip yıllarını tüketmeyip, azıcık güzelleme yapaydın bunlara şimdiye yolunu bulmuştun en kötü whatsApp gruplarından vs atılırdın hocam
YanıtlaSilBen öyle yetişmedim. Durumumdan en ufak bir şikayetim yok.
SilYa işte görüyoruz hocam. Eski nesil sizin gibi pür-i pak iken yeni nesil birbirini vuruyor, 7/24 video kaydırıyor, topluma saygı yok, iyilik edene enayi diyorlar. Üstelik petrole kurşun döküldüğü zamanlar eski neslin zekasında düşüş güzlemlenmiş sonra Türkiye'de 2004'de kaldırılmış ama yine de eski nesil yenilerden daha zeki, daha çalışkan, daha ahlaklı. Helal olsun
SilHocam, bu fon krizi ve dolayısıyla piyasadan çekilen para enflasyonda düşüş etkisi yaratır mı?
YanıtlaSilEğer başka bir yoldan yeniden sisteme girmezse az da olsa yapar.
SilTam tersi, para basımı yoluyla yapılacak ödemeler enflasyonu arttıracaktır.
SilEğer çıkan para yeniden sisteme bir şekilde girmezse enflasyonu düşürücü etki yapar.
SilÇıkan paranın yerine aynı miktar tekrar girerse nötr etki olur.
Çıkan paranın yerine daha fazlası girerse enflasyonu artırıcı etki yapar.
Hocam bu kadar benzetmeye bir önceki yazınızdaki Hawking Işımasını da ekleyelim .
YanıtlaSilBu yazıda kullandıklarım mitolojik ve tarihsel öyküler. Oysa Hawking Işıması bilimsel bir çıkarım. Bu yazıdakilerle pek uymuyor. Belki başlı başına ayrı bir yazı konusu olabilir.
SilEkonomik olayların mitolojik öykülerle açıklanması çok hoş olmuş ; bence henüz orta boyutta bir şirketin 30 liraya halka arz ettiği bir hissenin iki yıldan kısa bir sürede 3712 lirayı görmesi ve kriz patlayınca bugün 161 liradan işlem görmesini açıklayacak bir hikâye henüz yazılmamış...Yazınız için sağolunuz...
YanıtlaSilTeşekkür ederim.
SilEdebiyatta bu tür hikayelere büyülü gerçeklik deniyor.
SilMahfi bey, borsa, ve fonlar temelde spekülasyon ve manipülasyon üzerine kurulu bir piyasa yapısı değilmi, gerçekte olmayan fason firmaların değeri bin kat, dört bin kat artması kar artışı, verimlilikle alakası olabilirmi, gerçeklikle alakası kalmayan fonlara yatırım yapanlar bunu bir mantık süzgecinden geçirmezmi, türev enstrümanları Rus matruçkaları gibi iç içe geçmiş yapılar, koyun sürüsünden bir tanesi dağdaki yardan atladığında diğerleri onun uçtuğunu sanıp hepsi sırayla atlayıp telef olduğu gerçeğini herkes bilir, fon krizindede böyle bir görüntü oluştu, Ege Cansen hocam bir TV konuşmasında borsa esasta bir kumar oyunu demişti, bir daha onu TV ye çıkarmadılar, selamlar,
YanıtlaSilHayır değil. Manipülasyon yasalarla yasaklanmış bir şey. Çünkü o yolla insanların kandırılması ve bir anlamda dolandırılması söz konusu. Spekülasyon ise yasal bir şey. Spekülasyon bir tahmin aslında. Bir malı fiyatının ileride artacağını düşünüyorsunuz ve o maldan ileride değerlenince satmayı planlayarak alıyorsunuz.
SilBorsa, doğru işlediğinde, iyi denetlendiğinde manipülasyona kapalıdır ve o nedenle kumar değildir. Ege Beyin kastettiği bence borsanın bizde son yaşanan olayda olduğu gibi kötüye kullanımlara ses çıkarılmayarak manipülasyona açık hale getirilmesidir.
Doğru denetlenen ve denetim sonuçları doğru uygulanan bir borsa aslında ülke kalkınması için temel taşlarından biridir.
Sevgili Üstat merhaba,
YanıtlaSilDeve kuşu örneğinize ilişkin öğrendiğim ilginç bir bilgiyi sizinle paylaşmak istedim. Meğer deve kuşunun kafasını kuma sokmasının sebebi tehlikeden kaçmak değil, yerden gelen titreşimleri dinleyerek yaklaşan tehlikeyi daha uzaktayken fark etmekmiş. Ben de bunu yeni öğrendim.
Yani belki de deve kuşuna biraz haksızlık ediyoruz.
Çok selam ve sevgiler.
Evet bunu ben de biliyorum ama bazen yaygın olarak yanlış bilinen şeyleri olduğu gibi bırakmakta yarar vardır. Bunun bir de sözü var:
Sil"Galat-ı meşhur, lügat-ı fasîhten evlâdır."
Anlamı:
Yani bir hata toplumun diline tamamen yerleştiyse, onu zorla düzeltmeye çalışmak yerine olduğu gibi kabul etmek daha doğrudur mantığını taşır.
İşte bu yüzden deve mi, kuş mu, diye sorulur.
Sil:)
SilGüven kaybından yana endişeniz olmasın. İddiam şu; "Yeni bir kanat icat ettik" deyin, 100 Türk güneşe uçmak için yarın kapınızda sıra olur.
YanıtlaSil😀
SilFon rezaletini mitolojik ve epik öykülerle açıklamanız çok hoş olmuş, zihninize sağlık hocam.
YanıtlaSilBir de kök nedeni bulmak için “5 niçin” tekniğini kullanarak olayı irdeleyelim.
NİÇİN yatırımcılar zarara uğradı ?
-Kötü niyetli aktörler manipülasyon yaptı
NİÇİN manipülasyonlar engellenmedi ?
-Kontrol mekanizmaları çalışmadı
NİÇİN kontrol mekanizmaları çalışmadı?
- Kontrolden sorumlu kişiler ya siyasi baskı altındalar yada çıkar bağlantısı içindeler
NİÇİN siyasi kişi ve kurumlar kontrol mekanizmalarını işlevsiz kılabilecek güce sahipler
-Çünkü hukuk dışı davranışlarının cezai bir karşılığı olmadığını biliyorlar
NİÇİN hukukuk dışılığın cezai bir karşılığı yok
-Çünkü her halukarda erk sahibi olarak kalmalarını sağlayan, siyasi bedel ödetmeyen bir seçmen kitlesi var
Sorunun kök nedenine ulaşmak için sormaya devam etmek gerekiyor…. Çok uzatmamak için ben 5’de durdum.
Sağlıkla kalınız sayın hocam.
Harika bir yorum. Çok net. Katkı için teşekkürler.
SilHocam avrupada yüksek lisans yapan ve gerçekten ülkesine dönmek isteyen bir çok arkadaşım var .Kendim de onlardan biriyim. Fakat bu olayları gördükten sonra neden diye sorup duruyorum,duruyoruz. Ben bir Türk evladı olarak bize bunu yaşatanlara hakkımı helal etmiyorum. Mustafa Kemal ‘ in sizleri kıvılcım olarak gönderdik ,ateşler olarak geri döneceksiniz sözünü gerçekleştirmek için çabamız mücadelemiz devam edecektir sonuna kadar . Sizler gibi bu ülkeye , bayrağa liyakatli bir şekilde hizmet etmeyi Allah inşallah bizlere de nasip eder.
YanıtlaSilSaygılarımla
İnşallah.
SilHocam 16.07.2026 tarihli 33311 sayılı resmi gazete de yayımlanan yönetmelik değişikliğinde YTM yönetmeliğindeki değişiklik çok tartışılıyor. Gerçekten bu değişiklik bugünki fon krizinde fon yatırımcısının zararının karşılanmasını önlemek amaçlı mı yapıldı yoksa herkes paranoyak mı oldu. Siz bu değişikliği nasıl yorumluyorsunuz?
YanıtlaSilhttps://www.ytm.gov.tr/File/?id=16-7-2026-yd.pdf
Epeyce kafa karıştırıcı bir mesele. Haklı olabilirsiniz.
SilGerçekten bir şey anlamadık hocam, spk açıklamalarını bile herkes farklı yorumladı sonradan ikinci açıklama geldi kişi başı değil fon başı 1m 'a kadarödeme denildi, orda da pblk, emir önceliği vs derken iyice kafalar yine karıştı.
SilNeden kurumlar netlikten uzak ya da vatandaşın kafası çok karışık, Türkçe metne bile tercüme arıyoruz :(
Kurumlardaki insanların kafaları bizim kafalarımızdan da karışık. Herkes yukarıya bakıyor. Ta o zaman söylemiştik bunu: Tek adam sisteminde durum böyle olur.
SilPuzzle gibi, ne güzel.
SilSıradan bir vatandaş olarak başkanlık sistemi kabul edilmemeli diye kıçımızı yırttık!? Olmadı!? Bu sistemde kim başkan olursa olsun çoğunluğa açlık, yoksulluk, azınlığa mutluluk var hocam.
YanıtlaSilMaalesef öyle.
Siltoplumuna göre değişir. singapurda tam tersi oldu. kültür, efendiler kültür. kültürdür belirleyici etmen.
SilSayın Hocam;
YanıtlaSilYazınız güzel, akademik bir çerçevede normal yatırımcının tepkileri ile riskleri görememesi görmezden gelmesini açıklamışsınız.
Bu yazdıklarınız örneğin Amerika'daki dotcom balonu olayını açıklar: Yatırımcıların toplu bir psikolojik histeriyle hareket etmesi, aşırı iyimserlik ve piyasa açgözlülüğüydü.
Sizinle aynı görüşte olmadığım nokta: Bu son fon vurgunu öyle bir şey değil.
Yaşadığımız olay organize bir dolandırıcılık vakasıdır. (savcılık soruşturma başlatmıştır)
Olayı yumuşatmaya gerek yok.
Amerika'daki dot.com olayının bu olaydan çok az farkı var. ABD'de de savcılık soruşturma yaptı ve dolandırıcıları mahkemeye çıkardı. Kısa yoldan köşe dönmeye can atan insanlar yoksa ya da devlet kurumları dolandırıcılığı önleyecek şekilde çalışıyorsa dolandırıcılar hiçbir şey yapamaz.
Silİşte bu "çok az fark" olayı direk dolandırıcılığa dönüştürüyor.
Sildotcom balonu: Piyasa/Finansal Spekülasyon Balonudur
Fon vurgunu: Ponzi / Saadet Zinciri Dolandırıcılığıdır
Neden?
Çünkü dotcom balonu gerçek bir sanayi/teknoloji dönüşümünün aşırı köpürmesiydi.
Fon vurgununda ise az sayıda sığ hissenin 3-5 oyuncu tarafından dolandırıcılık amacı ile aşırı şişirilerek bu kağıtların tekrar fona sokulması gibi bir yol izlendi. Cirosu 3 milyar olan bir firmanın 12 milyarlık hissesinin tek kişide olması balonla açıklanamaz.
1980 bankerler, 2000 bankalar simdi de fonlar. Ayni hatayi yapip farkli sonuc bekliyoruz. bir konuda cezasizlik. Ceza olmayinca veya az olunca suc da cok oluyor.
YanıtlaSilKonu yalnızca ceza olmaması değil. O çok önemli bir bölümü. Hukuk tarafsız ve bağımsız olmayınca her şey bozuluyor. Orası kesin. Ama burada kamu otoritesinin görevini yapmaması veya engellenmesi ya da sonuçlarının üzerinin örtülmesi söz konusu.
SilMerak ettiğim bir sorum var:
YanıtlaSilSPK nın da bağlı olduğu Mehmet Şimşek, 4 Kasım 2025 tarihinde düzenlenen Türkiye Sermaye Piyasaları Kongresi'nde şunu demiş:
"Özellikle bazı fonlar üzerinden manipülasyonların yapıldığını biliyoruz. Düzenleme eksikliğinin farkındayız, bu alanda da eksikleri gidereceğiz."
Şimdi normal bir piyasada sadece bu açıklama bile yeterdi ve piyasa bir düzeltme yapardı. Ama tam tersine durum yaşanmış, 2026 yılı Temmuz'a kadar bu fonlar 4-6 misli daha şişmiş.
Bu nasıl oluyor?
Ben borsadan, fondan falan anlamam. (Ama fonum olsaydı ve bu açıklamayı duyunca direk satardım)
Sayın Hocam veya bunlardan anlayan bir arkadaş bana açıklayabilir mi bu durumu.
Sanırım yanıt bir altta yazan izleyicinin yazdığında.
SilPolisiye sevenler bilir.
YanıtlaSilSherlock Holmes bir soruşturmayı, bekçi köpeğinin havlamaması bulgusuyla çözer. (Silver Blaze)
Köpek havlamadığına göre katil tanıdıktır.
Bu durumu fon krizine de uyarlayabiliriz.
Denetleyici, düzenleyici kurumlara İngilizce'de 'bekçi köpeği (watchdog)' denir.
Bu kurumlar bir sorun gördüklerinde havlayarak alarm verirler.
Fon vurgunu devam ederken Türkiye'deki düzenleyici ve denetleyici kurumlar da harekete geçmemiştir (yani havlamamışlardır)
Çünkü hırsız tanıdıktır.
👍
SilİYİ NİYETLİ OLMAYIN.ORTADA BİR SUÇ ÖRGÜTÜ VAR
YanıtlaSilHocam bu mesele de hititler ile anlatılabilir mi?
YanıtlaSilKumar yasaklanmasaydı bu fon krizinin etkisini azaltabilir miydi hocam, saygılar.
YanıtlaSilHocam, yeni bir polisiye roman için bu yaşanan krizlerden özel karekterler yaratıyor musunuz? Porfiri olsa bugün nasıl davranırdı gibi.
YanıtlaSilBaşka bir roman üzerinde çalışıyorum. Bu duruma benzer bir polisiyem var zaten: Fon (Remzi Kitabevi Yayını.)
Silhttps://www.remzi.com.tr/kitap/fon
Hocam ileride para tamamen silinir mi? Boyanmış kağıt parçasıyla gerçek değer almak doğru gelmiyor. Para hikayedir hocam. Ben diyelim Mahfi Eğilmez'den mal ve hizmet alacağım, Mahfi Eğilmez'e para veriyorum Mahfi Eğilmez de bana ürün veriyor. Yarın veya birkaç saat sonra hop bir karar açıklanıyor devalüasyon oluyor, Mahfi Eğilmez'in hizmeti için aldığı para ile ekmek bile alınmıyor! Sadece devalüasyona da gerek yok, diyelim o parayla artık vergi alınmıyor yine para bu sefer tamamen buharlaştı. Paranın değeri onunla vergi ödeniliyor mu oradan gelir. Bu kadar basit bir öncüle milyarlarca insan bel bağlıyor.
YanıtlaSilMarquez kırmızı pazartesi, adım adım gelmekte olan cinayeti herkes bilir ama umursamaz
YanıtlaSilBenziyor.
SilHer kararın bir merkezden beklenmesi ve alınan ve alınacak olan kararlar bir merkezin memnuniyetine göre olursa başka bir şey beklemek anlamsız
YanıtlaSilÇok doğru. Bunu çok anlattık, yazdık, çizdik ama maalesef en akıllı sandığımız insanlar arasından bile "tek merkezden alınan kararlar hızlı çıkar böylece bürokrasi aşılır" diye desteklediler. Ben tam tersine tek merkezden alınacak kararların yanlış olacağını, tartışılmadan alınan kararların hatalı olacağını anlatmaya çalıştım. Dinlemediler. Sonuç bu.
SilHocam sizce bu fon krizi nasıl çözülmeli? İnsanlar devletin kontrolünde olan bir sisteme güvenip birikimlerini yatırdılar sonra da mağdur oldular. Burada devletin bir ihmalkarlığı söz konusu. Eğer devlet görevini yapsaydı bu insanlar da paralarını kaybetmeyecekti. Bu durumda sizce bu insanların enflasyona karşı anaparalarını devlet mi karşılamalı, yoksa vurgun yapanların (yaptıkları vurgunun iki katına kadar mal varlıklarına el konulup) bu mal varlıkları üzerinden mağdurların paraları mı ödenmeli? Fakat ben haberlere bakıyorum kimsenin böyle bir derdi yok. Hakkı yenene hakkını teslim etme gibi bir dertleri yok. Varsa yoksa AKP bu durumdan nasıl aklanır, AKP rozeti takanlara nasıl ceza verilmez meselesi hakim. Fonlar iktidar yanlısı, bu fonları alanlar da iktidar yanlısı. Yani vurgunu yapanlar da mağdur olanlar da aynı tarafta. Bu durumda devlet kontrolünde olan bir sistemden mağdur olanlar enflasyona karşı anaparalarını da alamazlarsa, AKP'ye ilk seçimlerde eksi yarım milyon oy mu yazar, yoksa bu kara düzenin ve bu güvensizlik ortamının insanların vicdanında sorgulanmasıyla bu eksi oylar katlanarak milyonları bulur mu? Sizce bu fon krizi nasıl çözülmelidir?
YanıtlaSilHukuk tam olarak, tarafsız ve bağımsız olarak çalışmıyorsa ne bu fon krizi tam olarak çözülebilir ne de başka sorunlar.
SilHocam bir de iade edilen paralar hazineye kalacak deniliyor. Bu durumda mağdur olan Ahmet'in, Mehmet'in parası devlete geçmiş olmuyor mu? Bu durumda devlet, haksızlığa uğrayanın hakkını teslim etmek bir yana, asıl fonlamayı yapmış olmuyor mu? Çünkü bu para vurguncuların değil; Ahmet'in, Mehmet'in parası.
YanıtlaSilÖyle olacağını sanmıyorum. Öte yandan kimsenin para iade ettiği falan da yok galiba.
SilHaklısınız öyle olsaydı devlet iade belgesi paylaşırdı. Demek ki kimse iade bile yapmamış. Yazıklar olsun böylesi kara düzene. Bu kadar insanın hakkı yendi. Bu paralar nereye gitti? Hem insanların malına çöküyorlar hem de cezasız kalıyorlar. Bu nasıl adalet? Kıskıvrak yakalandılar fakat ceza yok. Böyle adalet mi olur, yazıklar olsun.
SilBu yeni bir şey değil.
SilHocam iktisat genel olarak ne kadar matematik, ne kadar yoruma dayalı?
YanıtlaSilMahfi hoca, Kolay Ekonomi kitabı yoruma dayalı mı yoksa saf bilgi mi içeriyor?
YanıtlaSilEkonomi teorisi kısımları teorik, uygulama kısımları yoruma dayanıyor.
SilHocam folk şarkı sever misiniz?
YanıtlaSilHepsini değil.
SilHocam, bir de tilkiyi tavuk kümesine bekçi yapma hikayesi var.
YanıtlaSilEvet, bir de kurt, tilki ve ağaca asılı tavuk öyküsü var.
Sil