22 Temmuz 2017 Cumartesi

Türkiye'de Hazine İçin Borçlanma Limiti Var mı?

Borç Tavanı
ABD’de Hazine borç stoku için konulan limite borç tavanı deniyor. Amerikan Anayasası’na göre Hazine’nin borçlanmasına izin verme yetkisi Kongre’ye ait bulunuyor. 1776’dan 1917’ye kadar Hazine’nin yapacağı bütün borçlanmalar için tek tek Kongre’den yasa geçiriliyordu. I. Dünya Savaşı’nın gerektirdiği harcamaların karşılanabilmesi amacıyla daha esnek bir sistem arayışı sonucu 1917 yılında Kongre borçlanma için bir tavan belirledi ve bu tavana ulaşılıncaya kadar yapılacak borçlanmalar için Kongre, Hazine’ye onay vermiş oldu. 1941 yılında çıkarılan Kamu Borçlanması Yasası gereğince söz konusu tavana ulaşıldıktan sonra bu tavanın artırılması için yeniden Kongre’den yasa geçirilerek izin alınması gerekiyor. Eğer izin alınamazsa ve acil durumlar için ayrılan fonlar da tükenirse bu durumda kamu çalışanlarından acil işlerde çalışanlar dışındakiler işten çıkarılıyor ve ABD’de devlet faaliyetlerinin önemli bir bölümü duruyor. 16 Mart 2017 itibariyle söz konusu tavana ulaşıldı ve Kongre henüz tavanın artırılması yönünde karar vermemiş durumda. ABD’de devlet hizmetleri, bugün itibariyle acil durumlar için ayrılan fonlarla yönetiliyor. Bir süre sonra tavan yükseltilmezse devlette birçok faaliyet tatil edilecek.

Türkiye’de Borçlanma Limiti
Fazla bilinen bir şey olmasa da Türkiye’de de benzer bir sistem var. Buna borç tavanı demek yanlış olur çünkü ABD’deki gibi borç stokunun ulaşabileceği limit belirlenmiyor. Onun yerine Hazine’nin her yıl yapabileceği borçlanmanın limiti belirleniyor. O nedenle buna borç tavanı yerine borçlanma limiti demek daha doğru olur.[i]

21 Temmuz 2017 Cuma

Okuduğum Kitaplar

David Ricardo, Siyasal İktisadın ve Vergilendirmenin İlkeleri (Çeviren: Barış Zeren), Türkiye İş Bankası Yayınları, II. Basım, 2015
Klasik ekonomi düşüncesinin temel taşlarından birisini oluşturan, aynı zamanda da değer teorisine yaptığı katkılarla Marksist düşünceye de ışık tutan Ricardo’nun bu ünlü kitabının İngilizcesi babamın kitaplığında vardı. Mülkiye’de son sınıfa geçtiğimde yaz tatilinde okumuştum ilk kez. Aslında benim bu kitabı yazın okumam tamamen bir tesadüftü. Babamın zengin kitaplığını karıştırırken tesadüfen görmüştüm Ricardo’nun kitabını. Üçüncü sınıfta okuduğumuz İktisadi Düşünceler Tarihi dersi daha çok emek – değer teorisi ağırlıklıydı. Ve o derste David Ricardo’nun önemli bir yeri vardı. O nedenle kitaplıkta Ricardo’nun kitabını bulunca aldım elime ve neredeyse bütün bir yaz bu kitapla uğraştım. Kitabı okumakta ve anlamakta iki zorluk vardı karşımda: Ricardo, anlaşılması kolay olmayan bir iktisatçıydı ve İngilizce düzeyim o zaman pek parlak değildi. Ama inatla okudum. Kitabı okumakla ne kadar iyi bir iş yaptığımı bir süre sonra daha iyi anladım. Kitap, kafamı kurcalayan teorik ekonomi sorunlarına farklı bir bakış açısı elde etmemi sağlamasının yanı sıra İngilizce bilgime de büyük katkı yapmıştı.

19 Temmuz 2017 Çarşamba

Mezun Olunca Ne Yapacağınıza Karar Verin Bölüm Seçiminizi Ona Göre Yapın

Sorun ne?
Günün popüler sorusu üniversitede hangi bölümü seçeyim sorusu. Doğal olarak bu soruyu bana soranlar iktisadi ve idari bilimler fakültelerinin bölümleri arasındaki tercihi soruyorlar. Bu konuda daha önce birkaç yazı yazmıştım. Aynı şeyi yine yazmamak için bunlardan birisini hatırlatmakla yetineceğim. http://www.mahfiegilmez.com/2014/07/iibfde-bolum-secimi.html.

Hangi bölümü seçmeniz daha uygun olur sorusunun yanıtı bu yazımda var. Elbette ki bu benim görüşümü yansıtıyor. Hangi üniversite iyidir sorusunun yanıtını vermek ise kolay değil. Bazen bir tek hoca bütün yaşamınızı etkileyecek kadar önemli katkı yapabilir. Onun için burada kesin bir şey söylemek kolay değil. En kestirme yol; sizin puanınızla gidilebilecek en yüksek puanlı olan üniversiteye gitmektir. Ama bunun yanında o üniversitenin bulunduğu kentin sizin durumunuza uygunluğu, yurt olanakları, burs olanakları vb de önemli unsurlar.

17 Temmuz 2017 Pazartesi

Trump'dan Bu Yana TL'nin Negatif Ayrışması

Donald Trump’ın ABD Başkanı seçildiği günün akşamı ile 2016 yılının sonuna kadar geçen sürede Dolar prim yaptı. Bunun temel nedenlerinden birisi Fed’in faiz artırımlarını sıklaştıracağı beklentisi diğeri de Trump’ın Başkan olduktan sonra uygulayacağını açıkladığı politikaların kapsamıydı.
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...