22 Mart 2019 Cuma

Değişen Koşullar, Değişen Yaklaşımlar

2018 yılının son çeyreğinde dünyada farklı bir görünüm vardı. ABD neredeyse artık krizden çıkmış, Avrupa benzer aşamaya geçişte epey bir yol almış, Japonya neredeyse 30 yıl sonra tünelin ucunda ışığı görmüş gibiydi. Gelişmiş ülkeler kategorisinde tek sorun Brexit olarak duruyor onun da çözümü yolunda ilerleme sağlanıyor gibi görünüyordu. Gelişme yolundaki ekonomilerde de durum istikrarlı bir görünüm içindeydi. Sadece Çin’de büyüme ivme kaybediyor bir de gelişmiş ekonomilerin parasal sıkılaştırmaya başlaması dış finansmana aşırı bağlı gelişme yolundaki ekonomilerde bazı finansmana erişim sorunları yaratabilecek gibi duruyordu. Bu durum da büyük endişe yaratmıyor, yönetilebilir olarak kabul ediliyordu.

18 Mart 2019 Pazartesi

Tükenmişlik Sendromu ve Sosyolojik Yansıması

Herbert Freudenberger tarafından ortaya atılan, İngilizcesi burnout (yanmak, kül olmak) olan ve yorgunluk, isteksizlik, ilgisizlik şeklinde kendini gösteren durum Türkçe’ye tükenmişlik sendromu olarak geçmiş bulunuyor. Türkçe karşılığı olan tükenmişlik sendromu, olguyu, aslında İngilizcesine (burnout) göre çok daha iyi tanımlıyor. Tükenmişlik sendromu beklentiyle gerçekleşme, taleple talebi karşılama arasındaki farkın açılmasıyla oluşan bir boşluğu temsil ediyor.

15 Mart 2019 Cuma

Hollanda Hastalığı ve Türkiye

Hollanda Hastalığı; ekonomide para biriminin aşırı değer kazanması sonucunda ortaya çıkan negatif gelişmeleri anlatmakta kullanılan bir deyimdir. Bu deyim ilk kez 1977 yılında The Economist Dergisi tarafından kullanıldı. Hollanda’da 1959 yılında büyük doğal gaz rezervleri bulununca Hollanda Florini hızla değerlendi ve ülke giderek bir ithalat ülkesi haline dönüştü. Üretim düştü, GSYH büyümesi durdu. Benzer bir durum Venezuela’da her şeyin petrole dayanır hale gelmesiyle oluştu. Petrol fiyatları düşünce ülke ithalat yapamaz hale geldi.

Hollanda hastalığı yararlı bir gelişmenin nasıl zararlı bir sonuca yol açabileceğini anlatmak için kullanılıyor. Bu hastalığa yakalanmamanın yolu ise bu değişimin yaşandığı dönemde harcamaları artırmayıp fazla gelirleri bir fonda toplamaktan geçiyor. Bunu da en iyi biçimde Norveç yaptı. Kuzey Denizinden elde edilen petrol Norveç’e hiç beklemediği bir ek gelir sağladı. Norveç hükümeti buradan gelen geliri kullanmadı ve bir fonda topladı. Bu fon, devraldığı petrol gelirini dünyadaki yatırım projelerine borç vererek faiz geliri elde ederek büyüdü. Bugün bu fonun değeri 1 trilyon dolar dolayında bulunuyor. Böylece Norveç, petrolden gelen bu olağanüstü gelirin ekonomiyi bozmasına izin vermemiş oldu.

13 Mart 2019 Çarşamba

Ekonomik Krizler ve Türkiye

Kriz Halleri ve Tanımları
Stagflasyon = Enflasyon + Sıfır (ya da sıfır dolayında) Büyüme
Resesyon = 2 çeyrek üst üste Küçülme
Slumpflasyon = Yüksek Enflasyon + Küçülme
Depresyon = Artan İşsizlik + Süregiden Küçülme 
Deflasyon = Fiyatların Sürekli Düşmesi + Küçülme

Kötülük Sıralaması (En kötüden daha az kötüye doğru)
1.    Depresyon
2.    Slumpflasyon
3.    Deflasyon
4.    Resesyon
            5.  Stagflasyon

Hızına Göre Enflasyon Çeşitleri 
Enflasyon: Fiyatlar genel düzeyinin sürekli olarak artması.
Normal Enflasyon: Gelişmiş ekonomiler için yüzde 2 – 3, gelişme yolundaki ekonomiler için yüzde 5 – 6’ya kadar enflasyon normal enflasyon düzeyi olarak kabul edilir.
Normalin Üzerinde Enflasyon: Normal enflasyon düzeyi olarak kabul edilen düzeyin üstü. 
Yüksek Enflasyon: İki haneli enflasyon. 

Türkiye’nin Son 12 Çeyrekteki Durumu


1; Stagflasyon, 1 – 2 arası; Enflasyonlu büyüme, 3; Slumpflasyon.


Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...