20 Temmuz 2018 Cuma

Türkiye Ekonomisi ve Aşırı Isınma

Otomobil Motoru Niçin Isınır ve Sonucu ne Olur?
Otomobil motorunun çalışırken ısınması normaldir. Bunun normal kabul edilebilmesi için otomobilin motor ısı göstergesinin, araçtan araca değişiklik gösterse de, genellikle 90 dereceyi geçmemesi gerekir. Eğer gösterge 90 dereceyi geçiyorsa o zaman motorun aşırı ısındığı anlaşılır. Aşırı ısınan motor, bozulabileceği gibi araca da zarar verebilir.

Normal olarak araçtaki soğutma sistemi motor ısındığında devreye girer ve ısıyı düşürür. Müşür denilen parça, arabanın motor ısısı belli bir dereceye ulaştığı zaman araba fanının çalışmasını ve motoru soğutmasını sağlar. Eğer müşür bozulmuşsa fan çalışmaz ve motoru soğutamaz. Isınmanın bir nedeni de kalorifer sisteminin düzgün çalışmaması olabilir. Soğutma sisteminde motor içinde dönen su, aracın kabinini ısıtmak için de kullanılır. Bu su, motor içerisinde devri daim yaparken kalorifer radyatöründen geçer ve kalorifer açıldığında arabanın içini ısıtır. Eğer kalorifer radyatörünün petekleri tıkalıysa burada bekleyen sıcak su çevresine fazla ısı yayarak motorun da ısınmasına yol açabilir. Aşırı ısınmanın bir başka nedeni elektrik sisteminden kaynaklanan bir arıza olabilir. İlk akla gelecek olanlar bunlar olmakla birlikte başka mekanik nedenler de olabilir. Öncelikle bu tür mekanik arızaların olup olmadığının gözden geçirilmesi ve bunlarda bir bozukluk varsa onların tamir edilmesi gerekir.

19 Temmuz 2018 Perşembe

Uluslararası Doğrudan Yatırımlar

Bir ülkeye yönelik uluslararası yatırımları iki başlıkta incelemek mümkündür: (1) Uluslararası doğrudan yatırımlar; bir ülke sınırları dışındaki yatırımcıların ilgili ülkeye fabrika gibi üretim tesisleri kurarak, şube açarak, taşınmaz mal edinerek veya var olan bir şirketi tamamen ya da kısmen satın alarak yaptıkları yatırımlardır. (2) Uluslararası dolaylı yatırımlar; bir ülke sınırları dışındaki yatırımcıların o ülkeden hisse senedi alımı, tahvil alımı gibi yollarla gerçekleştirdikleri portföy yatırımlarıdır (plasman). 

Uluslararası doğrudan ve dolaylı yatırımlar arasındaki üç temel fark vardır: (1) Doğrudan yatırımlar kalıcıdır (uzun vadeli) buna karşılık dolaylı yatırımlar geçicidir (kısa vadeli.) O nedenle dolaylı yatırımlar, borçlar, krediler, mevduat gibi kaynaklarla birlikte sıcak para kategorisinde değerlendirilir. (2) Doğrudan yatırımlar, yatırımcısına yönetim yetkisi vermesine karşılık dolaylı yatırımlar yatırımcısına yönetime karışma yetkisi vermez. (3) Doğrudan yatırım yapanlar, kârlılığı artırmak için verimliliği artırmaya dolayısıyla yeni teknoloji getirmeye veya üretim biçiminde değişikliğe gitmeye dönük değişiklikler yapmaya odaklanırlar. Oysa dolaylı yatırımları yapanların bu yatırımları yaptıkları şirketler üzerinde yönetim yetkisi olmadığı için böyle değişikliklere gitme hakkı yoktur.

16 Temmuz 2018 Pazartesi

Üretmeden Tüketme Tezi

Basit bir şekilde anlatırsak üretim açısından GSYH, ülkede bir yılda üretilen bütün nihai mal ve hizmetlerin piyasa fiyatlarının toplanmasıyla hesaplanır. Harcamalar açısından bakarsak bu hesaplama bir yılda yapılan bütün nihai tüketim, yatırım harcamaları, kamu kesimi harcamaları ve ihracat ithalat farkı toplanarak yapılır.[i] Bir ekonomide bir yıl içinde üretilen nihai mal ve hizmetlerin değeri o ekonomide aynı yıl içinde yapılan harcamaların toplamına eşittir.

GSYH, üretim yönünden hesaplandığında tarım, sanayi, inşaat ve hizmetler kesimlerinde yapılan üretilen nihai mal ve hizmetlerin değerleri üzerinden hesaplanır. Bu hesaplama fiyat hareketlerinden arındırılmamışsa bize fiziksel üretimde artış olup olmadığı hakkında bir fikir vermez. Fiziksel üretimde artış olup olmadığını anlamak için belirli bir yılın fiyat hareketlerinden arındırılmış GSYH’sini 100 olarak kabul edip sonraki yıllarda bunun üzerinde bir artış olup olmadığına bakmamız gerekir. 2009 yılını temel alıp (2009 = 100) kurulmuş bulunan GSYH zincirleme endeksindeki gelişmeye bakarsak 2009 yılında 100 birim üreten Türkiye ekonomisinin 2017 yılında 157,8 birim üretmiş olduğunu görürüz. Türkiye ekonomisinin yalnızca ekmek üreten bir ekonomi olduğunu varsayarsak bunun anlamı şudur: Türkiye 2009 yılında 100 adet ekmek üretirken 2017 yılında 157,8 adet ekmek üretmiş yani ekmek üretimini 8 yılda yüzde 57,8 artırmış demektir.

13 Temmuz 2018 Cuma

Dört Ekonomi Dört Öykü

Bir ekonomide GSYH harcamalar yönünden yani bir yıl içinde yapılmış bütün harcamaların toplamı açısından yazıldığında şöyle bir denklem çıkar karşımıza: Y = C + I + G + (X – M)

Bu denklemdeki harfler şu anlama gelir: Y: GSYH, C: Tüketim harcamaları, G: Kamu harcamaları, (X – M): İhracat – İthalat. Kolaylık olsun diye (X – M)’i NX (net ihracat) olarak göstereceğiz.

Bazı ekonomilerde tüketim harcamalarının payı çok yüksek, bazı ekonomilerde tasarruf eğilimi çok yüksektir. Tasarruf eğilimi yüksek olan ekonomilerde yatırım harcamaları da yüksektir.

Aşağıdaki tablo ABD, Türkiye, Çin ve Kore ekonomilerinin 2016 verilerine göre GSYH içinde çeşitli harcama gruplarının ve iç tasarrufların paylarını ortaya koyuyor.

ABD
Türkiye
Çin
Güney Kore
GSYH (Y)
100
100
100
100
Tüketim (C) / GSYH (%)
68
59
39
49
Yatırımlar (I) / GSYH (%)
20
28
43
29
Kamu Harcamaları (G) / GSYH (%)
14
16
15
15
Dış Denge (NX) / GSYH (%)
-2
-3
3
7
İç Tasarruflar / GSYH (%)
18
25
46
36

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...