18 Kasım 2018 Pazar

Faizler Nasıl Düşürülür?

1970’lerde Fiyat belirlemek serbest değildi. Fiyat artırmak isteyenler çeşitli bakanlık temsilcilerinden oluşan Fiyat Tespit Komitesi adlı bir komiteye başvurup oradan onay almak zorundaydı. O dönemde bu izinleri almadan fiyat artıranlarla kolluk kuvvetleri uğraşırdı. Faizler de serbest değildi. Merkez Bankası belirlerdi faizlerin tavanını. Bankalar faizle sağlayamadıkları rekabeti çeşitli ikramiye çekilişleriyle sağlamaya çalışırlardı.

Bunların çoğu dönemin koşullarından kaynaklanan düzenlemelerdi. Döviz kurlarının belirlenmesi sabit kur yöntemiyle yapılırdı. Ayrıca kambiyo denetimi vardı. Kimse istediği dövizi alıp satamaz, bankalarda döviz hesabı açamazdı. Sermaye hareketleri serbest değildi.

14 Kasım 2018 Çarşamba

Finanse Edilmeyen Cari Açık Olmaz Ama Nasıl Finanse Edildiği Önemlidir

Cari Açık Otomatik Olarak Finanse Edilir mi?
Bir zamanlar çok yaygın bir söylem vardı: “Finanse edildiği sürece cari açık sorun olmaz.” Sonrasında bu yaygın söyleme yaygınlık kazanmış bir başka söylemle yanıt verilir oldu: “Finanse edilemezse zaten cari açık verilmez.”

Aslında söylemlerin ikincisi daha doğru. Ortada bir açık varsa bir şekilde finanse edilmiş olmalı. Sorun asıl olarak nasıl finanse edilmiş olduğunda ortaya çıkıyor.

13 Kasım 2018 Salı

Yine Kitaplar

Türkiye Ekonomisinde Kalkınma ve Dönüşüm Taner Berksoy’a Armağan, Derleyenler: Nazım Engin, Erhan Aslanoğlu, Oral Erdoğan, Burhan Can Karahasan, Kenan Tata, İmge Kitabevi, 2018
Bu kitabın nasıl bir uğraşı sonucu bu noktaya geldiğini dışarıdan da olsa yaşadığım için kitabı derleyenlerin emeklerinin her türlü teşekkürü hak ettiğini vurgulayarak başlayayım değerlendirmeme. Kitap, Taner Berksoy’un anılarıyla başlıyor ve sonra 30 önemli akademisyenin son derecede önemli konular üzerine yazdığı makaleleriyle devam ediyor. Ekonomi ve sosyal bilimler öğrencileri için olduğu kadar akademisyenler ve konuyla ilgilenenler için de esaslı bir başvuru kitabı. Ayrıca Taner hocanın anlattıklarıyla Asaf Savaş Akat’ın iktisat öğretimi üzerinde yazdığı makale bu konularda eğitim alacaklar için de rehber niteliği taşıyor. Bendeniz kitaba Türkiye’nin dış finansmana bağımlılığı konusundaki uzun makalemle katkıda bulundum. Osmanlı’da kapitülasyonlar ve dış borçlarla başlayan dış finansmana bağımlılığın nasıl geliştiğini, nasıl sonlandırıldığını ve 1950’lerden başlayarak yeniden nasıl ortaya çıktığını ele alarak inceledim.

Önemli makalelerle dolu bu kitabı herkese öneriyorum.

10 Kasım 2018 Cumartesi

Gerçek Yapısal Reformlar Atatürk Devrimleridir

Yapısal reform mutlak monarşiyi cumhuriyete dönüştürebilmektir (1923.) Hilafetin kaldırılması (1924), şeri hukukun yerine medeni hukukun yürürlüğe konulması (1926), eğitimin dinsel temelden bilimsel yapıya dönüştürülmesidir (1924.) Çiftçiyi ezen aşarın kaldırılmasıdır (1925.) Dünyada pek az ülkede varken kadınlara erkeklerle eşit haklar verebilmektir (1926.) Uçak fabrikasını 1926 yılında kurabilmektir yapısal reform. Okullarda karma eğitime geçilmesi (1927), kendi dilinde konuşup yazabilmeyi sağlayan harf ve dil devrimlerinin yaşama geçirilmesidir (1928.) Yabancılara tanınan ayrıcalıkların kaldırılması (1926), ulusal merkez bankasının kurulmasıdır (1931.) Halkevlerinin açılmasıdır (1932.) Kadınlara seçme ve seçilme hakkı verilmesidir (1934). Laikliğin kabul edilmesidir yapısal reform (1937.) 

Filanca kanunun falanca maddesinin değiştirilmesiyle yapısal reform yapılmaz. Belki iyi bir şey yapılmış olur ama her iyi şey yapısal reform değildir. Yapısal reform bir toplumun yapısını ileriye doğru değiştirebilmektir.

Bilimsel düşüncede mucizeye yer yoktur. Ama eğer illa mucize aranacaksa Osmanlı’nın yıkıntıları üzerinde bir Cumhuriyet kurup bu yapısal reformları yapmak bir mucize olarak kabul edilebilir mesela.


Saygıyla, minnetle…

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...