3 Aralık 2019 Salı

Baz Etkisi Her Zaman Lehte Çalışmaz

Bir ay önce 4 Kasım 2019’da “Olumlu Baz Etkisinin[i] Sonuna Geldik” başlıklı yazımda şunları yazmıştım.  

“Kasım ayında baz etkisinin olumsuz etkisi devreye girecek
Şimdi de son 2 yılın enflasyonuna TÜFE bazında bakalım (Kaynak: TÜİK Tüketici Fiyat Endeksi, Haber Bültenleri.)

ENFLASYON (TÜFE)
2018
2018 
2019
2019 
Aylar
 Aylık
 12 Aylık
Aylık
12 Aylık
Ocak
1,02
10,35
1,06
20,35
Şubat
0,73
10,26
0,16
19,67
Mart
0,99
10,23
1,03
19,71
Nisan
1,87
10,85
1,69
19,50
Mayıs
1,62
12,15
0,95
18,71
Haziran
2,61
15,39
0,03
15,72
Temmuz
0,55
15,85
1,36
16,65
Ağustos
2,30
17,90
0,86
15,01
Eylül
6,30
24,52
0,99
9,26
Ekim
2,67
25,24
2,00
8,55
Kasım
-1,44
21,62
0,38
10,56
Aralık
-0,40
20,30



2 Aralık 2019 Pazartesi

Büyümenin Arkası

GSYH büyümesi 2017 yılında inişli çıkışlı ama hep artı tarafta bir patika izledikten sonra 2018 yılında düşüşe geçti ve dördüncü çeyrekte küçülmeye döndü. 2018 yılının son çeyreği de dahil olmak üzere büyüme, üç çeyrek eksi çıktıktan sonra 2019’un üçüncü çeyreğinde yeniden artıya geçerek geçen yılın aynı çeyreğine göre yüzde 0,9 olarak gerçekleşti. 2017 başından bu yana büyümenin görünümü şöyle bir grafik izliyor.


Büyümeyi yukarı çeken (pozitif katkı veren) ve aşağıya iten (negatif katkı veren) kesimleri ve gelişmeleri görebilmek için ayrıntılara bakalım.

30 Kasım 2019 Cumartesi

Faizin Doğuşu ve Yasaklanışı

Faiz, parasal ekonomiden de tek tanrılı dinlerden de çok daha önce ortaya çıktı.  

Antik dünyada çiftçiler başta buğday, arpa olmak üzere ürettikleri tarımsal ürünlerin eşkıyalar ya da hükümdarlar tarafından el konulmasından bıkmış usanmışlardı. Bu ürünleri çuvallara koyup tapınaklara emanet etmeye başladılar. Mallarını, ihtiyaç oluncaya kadar tapınaklara emanet etmelerinin onlara iki önemli avantajı oluyordu: (1) Tapınaklar tanrıların evi olarak kabul edilip kutsal sayıldığı için kimse içeri zorla girip bu mallara el koyamıyordu. (2) Tapınaklarda görevli rahipler dönemin en iyi yetişmiş, okuma yazma ve ölçü, hesap bilen kişileri olduğu için tapınağa getirilen tahılları tartıyor, ölçüyor ve kayda geçiyorlardı. Böylece tapınağa teslim edilen malın aynen geri alınmasında hiçbir tartışmaya yer kalmıyordu.

28 Kasım 2019 Perşembe

Bu Yazıya Başlık Bulamadım

Birkaç önemli ekonomik veri açıklandığında ya da çeyrek dönemler tamamlandığında nereye gittiğimize ilişkin bir yazı yazmak adetimdir. Benim gibi düşünen ve yazan başkaları da var. Bu yazılarda genellikle sanayi üretimindeki değişim, kapasite kullanımındaki farklar, cari açık, bütçe açığı, enflasyon, faizler gibi göstergeleri kullanarak bir durum tespiti yapmaya çalışırım. Daima resmi verileri kullanırım. Resmi verilere güvenilmiyor olması konusunu “veriler yanlış olsa da trend doğruyu gösterir” diye bana ait bir yaklaşımla aşarım.

Uzunca bir süredir Türkiye ekonomisi kötüye gidiş yaşıyordu. Büyüme eksiye düşmüş, enflasyon iki hanede gidiyor, cari açık düşüyor ama büyümeyi de peşinden sürüklüyordu, bütçe açığı yükseliyor ve tek seferlik gelirlerle çözüm aranıyordu, riskler yükseldiği için dış borçlanma zorlaşıyor, maliyetleri de artıyordu. Böyle bir durumda konuya tarafsız gözle bakan, bir iktisatçının durum iyiye gidiyor demesi imkânsız. Gerekli uyarıyı yapması, kötü gidişi göstermesi ve varsa çözüm önerilerini de sıralaması gerekir. Benimle birlikte diğer bazı iktisatçılar bu uyarıları yaptılar ve yine benimle birlikte bazıları da çözüm önerilerini açıkladılar. Bu saptamaları bir kesim tarafından hakaretlerle, bir kesim tarafından alkışlarla karşılanırken, bir kesimden de eleştiriler aldı. Hakaret edenler bu uyarıları yapanları felaket tellalı olmakla suçladılar. Alkışlayanlar, bu açıklamaları desteklediler ve gerçekleri halkın daha kolay anlayacağı biçimde yazmamızı önerdiler. Eleştiride bulunanlar genellikle çözüm önerilerimin uzun vadede sonuç vereceğini, kısa vadede sorun çözecek önerilerle gelmemizi söylediler. Her açıklanan veriden sonra tartışmalar aşağı yukarı bu çerçevede sürdü gitti.
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...