19 Eylül 2018 Çarşamba

Faiz Artırımı Niçin Çözüm Olmuyor?

Son zamanlarda yaygın bir akıl yürütme söz konusu: “Faizi artırdık ama kurlar düşmedi, demek ki faizi artırmak işe yaramıyormuş.” Akıl yürütme Sherlock Holmes’in bir konuda sonuca varmak için kullandığı oldukça yararlı ve basit bir yöntem. Yalnız biraz tehlikelidir. Çünkü neden – sonuç ilişkilerini etkileyecek unsurlar dikkate alınmazsa tamamen ters sonuçlara varılmasına yol açabilir. O nedenle bu yöntemi kullanırken çok dikkatli ve titiz olunması, hiçbir ayrıntının atlanmaması gerekir. 

18 Eylül 2018 Salı

İktisatçı Adaylarına Öneriler

Aslında bu yazının başlığı sosyal bilimlerle ilgilenenlere öneriler olmalıydı. Çünkü burada yapacağım öneriler iktisatçı adayları kadar, sosyoloji, psikoloji, siyaset bilimi, maliye, finans hatta edebiyat gibi dallarda yetişenler için de geçerli. Bu tür yazılar genellikle kitap ve makale önerileriyle dolu olur. Ben bu kez öyle yapmayacağım. Kitap önerilerimi zaten ara sıra yazıyorum. Bu kez yaşamdan öğrenilmesi gereken bilgilerin edinilmesi için öneriler yapacağım. Çünkü Antoine de Saint Exupery’nin[1] çok sevdiğim sözünde ifade ettiği gibi: “Yaşam, kitapların öğrettiğinden fazlasını öğretir bize.”

15 Eylül 2018 Cumartesi

Tarhuncu Ahmet Paşa'nın Bütçesi

IV. Mehmed (Avcı Mehmed) 1648 yılında, henüz altı yaşındayken, Osmanlı tahtına çıktığında, Hazine’nin finansal açıkları sürekli artış halindeydi. 1652 yılında IV. Mehmed’in annesi Valide Turhan Sultan’ın takdiriyle sadrazamlığa Tarhuncu Ahmet Paşa getirildi. Paşa, işbaşına gelir gelmez, giderleri azaltmaya ve mali işleri yoluna koymaya girişti. Padişaha (asıl olarak Valide Turhan Sultan’a), gelirlerin yetersizliği ve yönetimin düzensizliğine ilişkin bir rapor sundu. Bu rapor üzerine IV. Mehmed, Tersanede bir divan topladı. Sadrazam Tarhuncu Ahmet Paşa, hazırladığı raporu divanda okudu. Bu rapor, önceki yılın gerçekleşmelerini ortaya koymanın yanı sıra, geleceğe ilişkin tahminleri de içeriyordu. Dolayısıyla bugünkü anlamda Osmanlı İmparatorluğu’nun ilk bütçesi olarak kabul edilebilir[1].

9 Eylül 2018 Pazar

Geleceğin Dünyası: ITER Projesi

Fisyon ve füzyon nükleer enerjinin iki farklı biçimde ortaya çıkış biçimidir. Fisyon; bir nötronun, uranyum gibi ağır bir element atomunun çekirdeğine çarparak yutulması sonucunda bu atomun kararsız hale gelerek daha küçük iki veya daha fazla farklı çekirdeğe bölünmesi tepkimesidir. Füzyon; hafif radyoaktif atom çekirdeklerinin birleşerek daha ağır atom çekirdeklerini meydana getirmesi tepkimesidir. Füzyon tepkimesinde ortaya çıkan sıcaklık çok daha büyüktür. Güneşteki tepkimeler bu gruba girer. 
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...