20 Ekim 2018 Cumartesi

Korumacılık ve Türkiye

Uluslararası Ticarette İki Farklı Yaklaşım
Uluslararası ticaret konusunda başlıca iki teori vardır: Liberal teori ve milliyetçi teori. Liberal teori yandaşları Adam Smith’den bu yana uluslararası ticaretin serbest olmasını, korumacılığa yer verilmemesini savunurlar. Onlara göre uluslararası ticaretin serbestliği uluslararası refahın artmasını sağlar. David Ricardo ile doruk noktasına varan bu yaklaşım uluslararası ticarete giren her ülkenin kazançlı çıkacağı iddiasındadır. Milliyetçiler tersi düşüncededirler. Onlara göre uluslararası ticaretin serbestliği ülkelerin gelişmelerine sekte vurur. Milliyetçi teorinin temelini oluşturan yerli sanayiyi korumayı amaçlayan ithal ikameci görüşler Amerikan Hazine Bakanı Alexander Hamilton tarafından 1700’lerin sonuna doğru ortaya konulmuştur. Bu iki görüş zaman içinde birbiriyle çekişerek küresel sistemde zaman zaman serbest ticaretin zaman zaman da ithal ikamesine dayalı korumacılığın öne geçtiği bir gelişim tutturmuşlardır.

12 Ekim 2018 Cuma

İktisatçıların Günü

İşler iyi giderken sahne finansçılarındır. Nereden, nasıl en çok para kazanılır, ekonomideki gidiş nasıl değerlendirilir de kazançlar artırılır onlar bilir ve anlatırlar. En ince hesapları yaparlar, hangi yatırım aracından hangisine ne zaman geçileceğini net bir biçimde söylerler. İşler iyi giderken gözler hep finansçıları arar, kulaklar onlara döner. Tek kelimelerini kaçırmamaya çalışır yöneticiler ve karar alıcılar. Şirketlerde bir de iktisatçılar vardır. Hepsinde yoktur ama televizyon kanallarında, sosyal medyada ya da yazılı basında vardırlar en azından. Finansçılar kadar gözde olmasalar da onlar da bir şeyler söylerler, yazarlar. İyi zamanlarda insanların büyük bölümü onların dediklerini pek dinlemez, dinler görünenler de kendilerini vermediği için ne dediklerini pek anlamaz. Sağ olsunlar iktisatçılar da anlaşılmaz konuşmayı sevdiklerinden midir yoksa konunun karmaşıklığından mıdır anlaşılmaya pek çaba göstermezler. Büyük şirketlerde ve özellikle finans şirketlerinde bir iktisatçı bulunur. Bazı toplantılara çağrılır ve görüşleri sorulur. Çağrıldığında genellikle iyi giden işlerin hep böyle gitmeyebileceğini, makro dengelerin bozulmaya başladığını, böyle bir durumda şirketin zor duruma düşebileceğini ve şimdiden önlem alınması gerektiğini anlatıp gider. Çoğu yönetici iktisatçının anlattıklarından pek hoşlanmaz. Şirket çalışanlarının gerekli gereksiz moralini bozduğunu düşünürler. Hatta işten çıkarıp çıkarmamayı kafalarında evirip çevirirler. Ya unutulduğu için ya da çok maliyetli olmadıkları için iktisatçılar işte kalmaya devam ederler. 

10 Ekim 2018 Çarşamba

Resesyon mu Stagflasyon mu?

Krizlerin tanımları
Türkiye ekonomisine ilişkin tahminler ortaya çıktıkça başta stagflasyon olmak üzere resesyon, slumpflasyon, depresyon gibi kriz çeşidini tanımlayan kavramlar da ortada dolaşmaya başladı. Nerede oluğumuzu ve nereye gittiğimizi belirlemeden önce bu kavramları bir kez daha ele alalım.

Enflasyon 
Enflasyon en basit tanımıyla fiyatlar genel düzeyinde ortaya çıkan sürekli artış demektir. Bu basit tanımı ayrıntılarıyla bir kez daha ortaya koyalım: (1) Tek tek fiyat artışları enflasyon olarak tanımlanamaz. (2) Fiyatlar genel düzeyinin sürekli bir artış içinde olması gereklidir. Bir veya birkaç malın fiyatının sürekli artış göstermesi, ya da bütün malların bir defa artış göstermesi enflasyon değildir.

Deflasyon
Deflasyon en kısa tanımıyla fiyatlar genel düzeyinde sürekli düşüş halidir. Burada dikkat edilmesi gereken konu fiyat düşüşünün genel olması ve süreklilik göstermesidir. Bir başka ifadeyle bir ya da iki malın fiyatının düşmesi ya da bütün malların fiyatının bir defaya özgü olarak düşmesi deflasyon olarak tanımlanamaz. 

Resesyon
Resesyon ekonomide küçülme halidir. Bununla birlikte ekonomide bir çeyreklik dönemde yaşanacak bir küçülme hali resesyon olarak tanımlanmamaktadır. Ekonomide üst üste iki çeyrek GSYH küçülmesi yaşanmışsa resesyon söz konusu demektir.

Depresyon
Bir ekonomide ekonomik küçülmenin sürekliliği ve diğer ekonomik faaliyetlerin uzun süre canlılığını yitirmesi hali depresyon durumunu ifade eder.

Stagflasyon   
Bir ekonomide enflasyon olgusu yaşanırken ekonomi büyümüyorsa yani sıfır dolayında bir reel büyüme sergiliyorsa o ekonomide stagflasyon (enflasyon içinde durgunluk) hali var demektir.

Slumpflasyon
Bir ekonomide enflasyon olgusu yaşanırken ekonomi küçülüyorsa o ekonomide slumpflasyon (enflasyon içinde küçülme) hali var demektir. 

Bunlara ek olarak bir de genel olarak kriz diye tanımlanmayan ama krize yakın bir durum vardır: Enflasyon içinde büyüme. Bu, bir ekonomide reel büyümeye normal kabul edilen enflasyon oranının (yüzde 2 – 3) üzerinde bir enflasyonun eşlik etmesi halidir.

Türkiye’nin Bugünkü Durumu
Elimizdeki son verilere göre Türkiye yılın ilk yarısında yüzde 6,3 büyümüş durumda bulunuyor. Üçüncü çeyrekte büyümenin düşeceği tahmin edilse de ilk 9 ayın büyümesinin yüzde 5 dolayında olacağı düşünülüyor. Eylül ayı sonu itibariyle enflasyon oranının da yüzde 24,52 düzeyinde olduğunu dikkate alırsak Türkiye’nin mevcut durumunu enflasyon içinde büyüme olarak tanımlamamız mümkün görünüyor. Son çeyrekte büyümenin biraz daha gerilemesi ve yıllık büyümenin yüzde 3 – 4 arasında bir oranda olması bekleniyor. Yılsonu enflasyon oranının da yüzde 25 dolayında olması halinde Türkiye’nin 2018 yılını enflasyonun yükseldiği ve büyümenin düştüğü bir görünüm içinde tamamlayacağı anlaşılıyor.

2019’da Ne Bekleniyor?
2019’da Türkiye ekonomisinin nasıl bir konumda olacağına ilişkin beklentiyi dayandırabileceğimiz iki güncel tahmin seti var elimizde: Yeni Ekonomi Programı 2019 – 2021 ve IMF Dünya Ekonomik Görünümü Raporu Ekim 2018. Bu iki setteki 2019 büyüme ve enflasyon tahminlerini bir tabloda birlikte gösterelim.

2019
YEP
IMF
Büyüme
2,3
0,4
Enflasyon (yılsonu)
15,9
15,5

YEP tahminleri Türkiye’nin 2019’da düşük büyüme ve yüksek enflasyon içinde olacağını buna karşılık IMF tahminleri 2019 yılında Türkiye’nin stagflasyon (enflasyon içinde durgunluk) yaşayacağını anlatıyor. Ne var ki her iki tahmin seti de 2019 yılı için yıllık büyüme oranlarını verdiği için çeyrek dönemler itibariyle durumun nasıl gelişeceğini anlatmıyor. Örneğin IMF tahminlerinde 2019 yılının ilk iki çeyreği eksi büyümeyi öngörüyorsa o zaman o dönemde ekonomi resesyona girecek demektir.

Hangi açıdan bakarsak bakalım 2019 yılında Türkiye büyük olasılıkla stagflasyon ve/veya resesyon olgusuyla karşılaşacak gibi duruyor. İki çeyrekten öteye giden bir resesyon olgusu yaşanırsa o zaman slumpflasyonu da görme olasılığı söz konusu olabilir.  

Bu tahminler kuşkusuz eldeki mevcut verilere ve uygulanmakta olan ekonomi politikasına bakılarak yapılan tahminler. Türkiye doğru bir ekonomi politikası izlemeye başlarsa görünüm değişebilir.

7 Ekim 2018 Pazar

Son Okuduklarımdan Seçtiğim Üç Kitap

Gavin Menzies, 1421: Çin’in Dünyayı Keşfettiği Yıl, Türkçesi: Kardelen Kala, Kalkedon Yayınları
İngiliz Kraliyet Donanmasında uzun yıllar denizaltı subaylığı ve komutanlığı yapmış olan Gavin Menzies, denizcilik bilgisi, kartografi bilgisi ve tarih merakını bir araya getirerek eline geçen bir haritadaki tuhaflığı incelemeye başlıyor. Bu inceleme adeta bir yün yumağındaki yünün ucunu çekmek gibi ilerliyor. Yumak açıldıkça sürprizler çıkıyor. Menzies’in araştırmaları başka haritalar, dikili taşlar, bir takım bitki ve hayvanlar gibi birçok alana yayılıyor. Ve sonuçta Menzies, Vasco de Gama, Bartolomeu Dias ve Kristof Kolomb’dan yıllar önce Çinlilerin Ümit Burnundan geçtiğini, Güney kutbunu ve Amerika’yı keşfettiğini kanıtlıyor. Menzies ayrıca Piri Reis haritasının Çinli amirallerin çizdiği haritadan yararlanılarak çizildiğini ortaya koyuyor. 15’inci yüzyılın ilk çeyreğindeki bu keşifleri Ming Hanedanının 3’üncü İmparatoru Zhu Di’nin (Yongle) düzenlettirdiğini ve filoya Amiral Zeng He’nin komuta ettiğini yazıyor. Zeng He, Zhu Di’nin, kendisine karşı Mandarinleri kullanarak savaşan yeğenini yenerek tahtı ele geçirmesine yardım eden Hadımağalarının önde gelenlerinden birisi. Müslüman olan Zeng He bu keşiflere yollanan Hazine Yelkenlilerinin de komutanı. 
Coğrafi keşiflerle ilgili bilgilerimizi alt üst eden bu önemli kitabı okumanızı öneriyorum. 
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...