21 Ekim 2014 Salı

Osmanlı'dan Bu yana Kişi Başına Gelir (Uluslararası Karşılaştırma)

‘Osmanlı’dan Bugüne GSYH’ başlıklı yazımda 1500 yılından 2008 yılına kadar GSYH, nüfus ve kişi başına gelirdeki gelişmeleri ele alıp inceledim. Bu yazımda da 1600 yılındaki GSYH, nüfus ve kişi başına gelirleri ele alarak Osmanlı / Türkiye’nin de dahil bulunduğu bir uluslararası karşılaştırma yapacağım.

20 Ekim 2014 Pazartesi

Osmanlı'dan Bugüne Kişi Başına Gelir

Osmanlı ekonomisinin ne durumda olduğunu ayrıntılı olarak ölçebilecek durumda değiliz. Elimizdeki veriler çok sınırlı. Osmanlı ekonomisi üzerine yapılmış çok değerli araştırmalar ve yayınlar olsa da bu araştırma ve yayınlarda yer alan veriler bir bütün olarak bize Osmanlı ekonomisi hakkında tam bir bilgi veremiyor. Bu eksiklere karşılık İngiliz iktisatçı Angus Maddison’un OECD için yaptığı ve daha sonra bir proje haline dönmüş olan bir çalışması var. Bu çalışmada Maddison, ülkelerin nüfuslarını, GSYH’larını ve kişi başına gelirlerini 1 yılına (milat) kadar geri giderek hesaplamış bulunuyor.

19 Ekim 2014 Pazar

Üniversite Süresini Nasıl Değerlendirmeli?

Varoluşçu felsefenin kurucusu sayılan Danimarkalı filozof Sören Kierkegaard’ın çok sevdiğim bir sözü var: “Yaşam yalnızca geriye bakarak anlaşılabilir ama ileriye doğru yaşanmalıdır.”

Bazı arkadaşlar yazdıkları e-postalarda ya da yazılarımın altına yaptıkları yorumlarda şöyle ifadeler kullanıyor: “Keşke yazdıklarınızı daha önce okusaymışım. Koskoca bir üniversite yaşamını boşa geçirdim. Liseden sonra üniversiteyi kazanınca her şey bitti sanıp ders çalışmayı bir yana bırakmıştım. Sadece okutulanları ezberleyip sınıf geçerek okulu bitirdim. Şimdi hiçbir şey bilmediğimi hissediyorum.” Ne yazık ki bu ifadeler üniversiteye bilinçsizce başlayan öğrencilerin pek çoğunu bekleyen tuzağın bir özeti.

17 Ekim 2014 Cuma

Dünya Nereye Gidiyor?

Küresel sistemin bugünkü görünümü
Küresel ekonominin bugünkü görünümü özetle şöyle:
(1)   Küresel sistem, krizin uzayan etkisiyle, geçmişe göre oldukça düşük bir hızla büyüyor. Düşük büyüme gelişme yolundaki ülkeleri hem ihracat hem de dış finansman bulma yönünden sıkıntıya sokuyor.
(2)   Jeopolitik risklerdeki artış yatırımcıyı tedirgin ediyor ve yatırımların artmasına engel oluşturuyor. Yatırımların yeterince artmaması büyümeyi daha da frenliyor.
(3)   Çin’de olumsuz gelişmeler su yüzüne çıkmaya başladıkça finansal piyasaları daha fazla tedirginleşiyor.  
(4)   Avrupa ülkeleri, içinde bulundukları ağır borç yükü nedeniyle gevşek maliye politikası uygulamasına geçemiyorlar. Maliye politikasının gevşetilememesine ek olarak Avrupa Merkez Bankası’nın, bir türlü güçlü bir parasal program uygulamaya koyup Euro bölgesindeki gerilemeyi durdurmayı başaramaması Avrupa’nın toparlanamayacağı havasının yaygınlaşmasına neden oluyor.   
(5)   Toparlanmaya ilk başlayan ekonomi olan ABD’den gelen karışık sinyaller piyasalardaki yatırımcıların kafasını daha da karıştırıyor.
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...