29 Mayıs 2016 Pazar

Fed Faizi Artıracak mı?

ABD Merkez Bankası Fed’in parasal genişlemeyi sona erdirdiği Ekim 2014 tarihinden itibaren yaklaşık 1,5 yıldır finansal piyasaları en çok işgal eden konu Fed’in ne zaman ve hangi hızla faiz artıracağı sorusuna aranan yanıt. Soru değişmese de cevaplar sürekli değişti. Yılbaşında bu soruya verilen genel cevap “Fed bu yıl 4 kez faiz artırabilir” şeklindeydi. Mart ayına gelindiğinde cevap “1 veya en çok 2 kez artırabilir” şekline dönüştü. Nisan ayı sonlarında “Fed galiba bu yıl faiz artırımı yapmayacak ya da en fazla 1 kez yapacak” şeklindeki tahminler yoğunluk kazandı. Aynı soruyu bugünlerde sorsak alacağımız cevapların çoğunluğu “2 faiz artırımı yapacak herhalde” şeklinde olur. Hem Fed yetkililerinin hem de piyasaların bu konudaki kafa karışıklığı ABD ekonomisinin performansındaki dalgalanmalarla ilgili. Fed’in kaç kez faiz artırımı yapacağı ABD ekonomisinin bundan sonra göstereceği performansa bağlı bulunuyor.  

27 Mayıs 2016 Cuma

Aynı Konuda Birden Fazla Doğru Olabilir mi?

Ele aldığımız konu, insanın içinde yer aldığı, zamana ve koşullara göre farklı görünümler alabilen ekonomi bilimine ilişkin bir meseleyle ilgiliyse o konuda birden fazla doğru olabilir. İnsan ve toplum her yerde farklı örgütlenmelere, farklı alışkanlıklara, farklı geleneklere sahip olabilir. Bu durumda ekonominin görünümü, yapısı, dengeleri farkı olabilir. Bu farklılıklara zaman ve koşulların farklılığı da eklenirse bir yerde doğru görünen bir durum başka bir yerde doğru olmayabilir.   

21 Mayıs 2016 Cumartesi

AKP'nin Ekonomide Üç Dönemi

Türkiye ekonomisi, AKP’nin iktidarda olduğu 2003 yılından bu yana iki farklı dönem yaşadı. İlki; 2003 – 2008 arasında ana çizgileri IMF tarafından çizilmiş ve 2001 krizi sonrasında yürürlüğe konulmuş olan güçlü ekonomiye geçiş programının uygulamada olduğu dönemdi. Bu dönemde Türkiye enflasyonu yüzde 70’lerden tek haneli oranlara düşürdü, bütçe açığı sorununu büyük ölçüde çözdü, bankacılık kesimini sağlam ve güçlü bir yapıya kavuşturdu, ihracatını artırdı, büyümesini potansiyel büyüme oranının üzerine taşıdı, Avrupa Birliği (AB) ile ilişkisini üyelik müzakeresi aşamasına çıkardı. Bütün bunların ve özellikle 2005 yılında AB ile tam üyelik müzakerelerine başlama sürecinin olumlu etkisiyle Türkiye’ye rekor miktarda yıllık doğrudan yabancı sermaye girişi oldu. Türkiye’nin risk primleri (CDS primi) hızla geriledi. Türkiye’nin bu dönemdeki sorunları artan cari açık, yükselen işsizlik ve bankacılık ile kamu kesimi mali disiplini dışında bir türlü uygulamasına girişilemeyen yapısal sorunlardı.

18 Mayıs 2016 Çarşamba

ABD Hazinesini Kim Finanse Ediyor?

ABD Hazinesi’nin Mart 2016 itibariyle toplam borç stoku yaklaşık olarak 19,2 trilyon USD. Bunun yaklaşık 13,9 trilyon doları kişilere, kurumlara ve yabancılara, yaklaşık 5,3 trilyon USD’lik bölümü de federal yönetimlere, belediyelere vb ABD’li kamu kurumlarına ait bulunuyor (Kaynak: https://www.fiscal.treasury.gov/fsreports/rpt/mthTreasStmt/mts0316.pdf.)   

Mart 2016 itibariyle ABD Hazinesi’nin tahvillerini ellerinde bulunduran yabancı ülkeleri ve ellerindeki ABD tahvillerinin tutarını aşağıdaki tabloda özetle gösterelim (milyar USD.) (Kaynak: http://ticdata.treasury.gov/Publish/mfh.txt)
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...