Kayıtlar

Bütçe Finansmanında Tuhaflıklar

Bütçe dengesi konu olduğunda karşımıza iki tür denge çıkar: (1) Bütçe dengesi, (2) Nakit dengesi. Bütçe dengesi bütçe gelirlerinden bütçe giderleri düşülerek bulunur. Gelirler giderlerden küçükse bütçe açığı ortaya çıkar. Bütçe dengesinde bütçe gelirleri tahsilat esasına yani kasaya giren para esas alınarak, bütçe giderleri ise tahakkuk esasına yani ödeme yapılmamış olsa bile gider kararına göre yazılır. Bütçe dengesinden henüz ödenemediği için emanete alınan paralar ile avans olarak ödendiği halde henüz bütçeye gider yazılmamış olan paraların düşülmesi (eklenmesi) ile nakit dengesine ulaşılır. Uzun dönemde bu iki denge birbirine eşitlense de anlık ölçümlerde farklı çıkabilir. Hazine’yi ilgilendiren nakit dengesidir. Çünkü finanse etmesi gereken miktar nakit gelir – gider farkıdır.

Vergilere Neler Oluyor?

Resim
Buraya Nasıl Geldik? Son 2 yıla gelinceye kadar para politikasının bazen gevşek bazen sıkı uygulamalarına karşılık maliye politikası, mali disipline uygun şekilde yürütülüyordu. Bazı yıllarda sorunlar bir seferlik gelirlerle çözülse bile maliye politikasının fazlaca eleştirilecek bir yanı yoktu. Bu görünüm 2015 yılının Kasım ayında Rus uçağının düşürülmesiyle birlikte bozulmaya başladı. 2016 yılının Temmuz ayında yaşanan darbe girişiminin ekonomik faaliyetlerde yarattığı daralma ekonomide sıkıntıları doruğa çıkardı. Ardından referandum gündeme geldi. Bu kez kamu harcamaları önceki seçimlerle kıyaslanmayacak hızla artmaya başladı.   2016 yılı Ekim ayında hazırlanan ‘Orta Vadeli Program 2017 – 2019’daki tahminlerle yeni açıklanan ‘Orta Vadeli Program 2018 – 2020’deki 2017 gerçekleşme tahminlerini aşağıdaki tabloda karşılaştırmalı olarak sunuyorum. 2017 Tahmin 2017 Gerçekleşme Tahmini Fark (%) Giderler 645,1 673,7 4,4  ...

Orta Vadeli Programın Eleştirisi

2018 – 2020 yıllarını kapsayan Orta Vadeli Program (OVP) açıklandı. OVP’de yer alan 2016 yılı için kesin, 2017 yılı için gerçekleşme tahmini ve 2018 – 2020 yılları için program tahmini olan bu verileri ekte bir tablo halinde sunuyorum. Açıklanan sayısal verileri içsel tutarsızlıkları ve genel çelişkileri itibariyle ele alıp değerlendirelim.   Büyüme Oranı: GSYH büyümesi 2017 yılı dâhil olmak üzere 4 yıl için yüzde 5,5 olarak tahmin edilmiş bulunuyor. Bütün yılların yüzde 5,5 olarak tahmin edilmesi bende önce büyüme oranının esas alındığı ve sonra diğer tahminlerin bu büyüme oranlarına göre ayarlandığı izlenimi yarattı. Yani diğer verilere dayalı olarak büyüme oranı hesaplanacak yerde sanki önce büyüme oranı ne olsun sorusu sorulmuş sonra bunun her yıl için yüzde 5,5 olması benimsenmiş ve diğer tahminler buna uydurulmuş gibi duruyor. Aksi takdirde yani büyüme oranının bir kalıntı (residual) olarak hesaplanması söz konusu olsaydı herhalde 4 yılın büyüme oranı milimetrik olarak ...

Dışsal Artı Ekonomiden Dışsal Eksi Ekonomiye

Resim
Artısı ve eksisiyle dışsal ekonomiler Bir ekonomik birimin bazı faaliyetleri sonucunda bir başka ekonomik birime, herhangi bir karşılık söz konusu olmaksızın ekonomik bir fayda sağlaması ya da maliyet yüklemesine dışsal ekonomik etki deniyor. Tanımdan görüleceği gibi dışsal ekonomik etki iki şekilde ortaya çıkabilir. Eğer bu tür bir faaliyet, başka ekonomik birimlere yararlı etkiler yaratmışsa dışsal artı ekonomi, tersine bu faaliyet başka ekonomik birimlere zarar getirmişse dışsal eksi ekonomi olarak adlandırılıyor. Fabrikasının yakınından otoyol geçmesi halinde ürettiği malı pazara çok daha kolay ve düşük maliyetle nakledebilecek duruma gelen şirketin maliyetlerindeki düşüş dışsal artı ekonominin örneğidir. Bir fabrikanın nehre bıraktığı atıklar o nehrin suyunu tarlalarını sulamada kullanan komşu çiftliğin daha pahalı olan şebeke suyunu kullanmak zorunda kalması sonucunu yaratmışsa buradaki maliyet artışı da dışsal eksi ekonominin örneğidir.   Fabrikanın atıklarıyla nehri ...

Türkiye'de Dışlama ve Yer Açma Etkisi

Resim
Teorik açıklama Kamu kesiminin borç verilebilir fonlar piyasasına sunulan kaynaklara aşırı biçimde talepte bulunmak suretiyle özel kesimin bu kaynaklardan yeterince yararlanmasına engel olmasına ‘dışlama etkisi’ (İngilizcesi crowding out effect) deniyor. Kamu kesimi yarattığı bu aşırı taleple özel kesimin kendisiyle rekabet etmesini önlemiş, özel kesimi piyasadan dışarı itmiş oluyor. Kamu kesiminin borç verilebilir fonlar piyasasında aşırı talepte bulunması halinde bile borç verenlerce özel kesime tercih etmelerinin başlıca 2 nedeni var: (1) Kamu kesiminin riski daha düşük olduğu için, ya da bu yolda bir genel kabul olduğu için, borç verenler kamu kesimine borç vermeyi daha fazla tercih ediyor. (2) Kamu kesimi faizin düzeyini yani borçlanmanın maliyetini özel kesim kadar önemsemiyor. Dolayısıyla alacağı borç için daha yüksek faiz önerebiliyor.  Kamu kesiminin borç verilebilir fonlar piyasasına sunulan kaynaklara olan talebini azaltması sonucu özel kesimin bu kaynaklardan dah...

Niceliksel Genişlemeden Niceliksel Sıkılaştırmaya

Küresel kriz çıktıktan sonra uygulamaya sokulan ekonomik önlemler, geçmişte yaşanan benzer olaylarda geliştirilen ekonomik önlemlere ilk bakışta benzese de bazı farklar taşıyordu. Mesela 1929 Büyük Depresyonu’nda uygulamaya sokulan ekonomi politikası, tıpkı küresel krizde uygulamaya sokulan ekonomi politikası gibi genişlemeci bir politikaydı. İkisi de sonuçta piyasadaki para miktarını (likiditeyi) artırarak ekonomiyi canlandırmayı hedef alıyordu. Ne var ki ikisi arasında ciddi bir fark var: 1929’da uygulanan genişlemeci ekonomi politikası maliye politikasına dayanıyor, kamu harcamalarının artırılıp, vergilerin düşürülmesini esas alıyordu. Oysa küresel krizde uygulanan ekonomi politikası parasal politikayı esas alıyor ve piyasadan tahvil alıp karşılığında borçlu kurumlar (Hazine ve mortgage kuruluşları) adına erken ödeme yapılmasına dayanıyor. Küresel krizde ilk kez ABD Merkez Bankası Fed’in uygulamaya başladığı piyasadan vadesi gelmemiş tahvilleri alıp karşılığında para verme ve ...

Fed Ne Dedi?

ABD Merkez Bankası Fed’in Açık Piyasa İşlemleri Komitesi (FOMC) bütün dünyanın beklediği Eylül ayı toplantısı sonrasında yapılan değerlendirmeleri, alınan kararları ve üyelerin tahminlerini açıkladı. Bu açıklamayı uzun uzun tekrarlamanın anlamı yok. Meraklısı Fed’in web sitesinden bunun ayrıntılarını inceleyebilir. Toplantıda yapılan değerlendirmeler ve alınan kararları aşağıdaki gibi özetleyebiliriz: Fed Açık Piyasa İşlemleri Komitesi toplantısından çıkan görüşler, kararlar (1)    Faiz (Fed’s Fund Rate) 1,00 – 1,25 arasında kalmaya devam ediyor. (2)    Yılsonuna kadar bir kez daha faiz artırımı eğilimi ciddi ağırlık kazandı. (3)    Enflasyon şimdilik düşük seyrediyor, hedefe (yüzde 2) 2019’da varması bekleniyor. (4)    Büyüme, beklentilere paralel seyrediyor. (5)    İstihdam ciddi toparlanma sergiliyor. (6)    Bilanço küçültme operasyonu gelecek ay başlayacak. Fed Açık Piyasa İşlemleri Komitesi üyelerinin...

Gelir Dağılımı Bozulmaya Devam Ediyor

Kişisel Gelir Dağılımı Türkiye’de gelir dağılımı araştırması, gelir ve yaşam koşulları araştırması adı altında TÜİK tarafından ve yıllık bazda yapılıyor. TÜİK bu araştırmayı yaparken örnekleme yöntemini kullanıyor ve Türkiye Cumhuriyeti sınırları içindeki bütün yerleşim yerlerini ve tüm hane halklarını kapsama alıyor.  Aşağıdaki tablo Türkiye’de gelir dağılımını (Gini katsayısı bazında) 2002 yılından bu yana göstermektedir. 2002 ile 2005 yılları arasında katsayının ölçümü farklı bir anket olan Hanehalkı Bütçe Araştırması anketi sonuçlarına göre yapılıyordu. O nedenle bu tabloya bunları da almakla birlikte yöntem farklılıkları nedeniyle 2002 – 2005 yılları sonuçlarıyla 2006 – 2016 yılları sonuçları arasında bire bir kıyaslama yapılamayacağını vurgulamak isterim. Tabloda son sütunda yer alan P80/P20 oranları; gelirden en fazla pay alan yüzde 20’lik grubun geliriyle en düşük pay alan yüzde 20’lik grubun geliri arasında kaç kat fark olduğunu gösteriyor.

Nutuk'u Bir Kez Daha Okurken

Nutuk’u geçmişte birkaç kez okudum. Şimdi bir kez daha okurken üç konu dikkatimi çekti. Bunları paylaşmak isterim. Atatürk, telgraf sistemini adeta internet gibi kullanmış. [i] 1920’lerde elektriğin Osmanlı’da her yerde olmadığı, olan elektriğin sürekliliğinin pek sağlanamadığı, Mors alfabesinin okunup yazıya dökülmesinin belirli bir süre aldığı gerçekleri göz önünde tutulursa bunun hiç de kolay bir iş olmadığı anlaşılacaktır. Buna karşın Nutuk, neredeyse yarısına yakın bölümü itibariyle telgrafla yapılan yazışmalara dayanıyor. Bu da gösteriyor ki Atatürk, milli mücadelenin önemli bir bölümünü sürekli olarak telgraf başında örgütleme faaliyetleri, ikna çabaları, zaman zaman tehdit girişimleriyle geçirmiş. Telgrafı günümüzün e-postası, whatsapp’ı gibi kullanarak, İstanbul’dan, hükümetin ne yaptığından, düşman kuvvetlerinin nerede olduğundan sürekli bilgi sahibi olmuş.  

Merkez Bankası ve Sıkı Para Politikası

Mevcut görünüm Merkez Bankası Para Politikası Kurulu Eylül ayı toplantısında faiz oranlarını değiştirmeme kararı aldı. Buna göre Merkez Bankası faizlerinde son durum şöyle: Faize Konu İşlem Faiz Oranı (%) İşlem İçeriği Gecelik borç verme (marjinal faiz oranı) 9,25 TCMB’nin kaynak ihtiyacı olan bankalara gecelik vadeyle borç vermesi Gecelik borç alma 7,25 Bankaların ellerindeki fazla parayı TCMB’ye gecelik vadeyle borç vermesi Bir hafta vadeli repo ihalesiyle borç verme 8,00 TCMB’nin bankalardan tahvil, senet alarak karşılığında haftalık vadeyle borç vermesi Geç Likidite penceresi borç alma 0,00 Saat 16.00–17.00 arasında bankaların TCMB’ye ellerindeki fazla  parayı gecelik vadeyle borç vermesi Geç Likidite penceresi  borç verme 12,25 Saat 16.00–17.00 arasında bankaların TCMB’den gecelik vadeyle borç alması Merkez Bankası, Ocak ayının ortalarından ...