Kayıtlar

Rusya Krizinin Etkileri

Rusya Federasyonu (Rusya) uçağının düşürülmesi sonrasında Rusya – Türkiye ilişkilerinde hızlı bir bozulma yaşandı. Önce Rusya bir dizi yaptırım açıkladı, ardından Türkiye misilleme yapacağını açıkladı. Bu gergin ortamda Rusya ile karşılıklı ekonomik ilişkilerimize bakmakta yarar var. Türkiye ile Rusya’nın ekonomik ilişkileri, askeri alandaki işbirliği bir kenara bırakılırsa, maddi anlamda beş kategoride toplanabilir: (1) Dış ticaret  ve bavul ticareti (karşılıklı mal alım – satımları.) (2) Turizm (Rus ve Türk turistlerin ülkelere bıraktığı dövizler.) (3) Müteahhitlik hizmetleri (Türk inşaat şirketlerinin Rusya’da yaptıkları çeşitli inşaatlar karşılığında elde edilen döviz gelirleri.) (4) Proje işleri (Türk ve Rus firmalarının diğer ülkede yaptığı projelerden elde edilen döviz gelirleri.) (5) Türkiye ve Rusya'da çalışan diğer ülke firmalarının durumu.  

Siyasal Ekonomi ve Davranışsal Ekonomi

Ekonomi bilimi ilk kez bilimsel bir çerçevede ortaya atıldığında adına siyasal ekonomi (İngilizcede political economy) denmişti. Siyasal ekonomi denmesinin nedeni bu yeni bilim dalının siyasetle ve içinde bulunduğu sistemin ideolojisiyle iç içe konumda bulunmasıydı. Her siyasal sistemin ayrı bir ekonomi bilimi vardır. Evrenselliği konusundaki en önemli eleştiri de buradan gelir zaten. Kapitalizmin ekonomi bilimi ayrıdır, sosyalizmin ekonomi bilimi ayrıdır.     Siyasal ekonomiye, ekonomi (İngilizcede economics) denilmesi Alfred Marshall ile başladı. Marshall’a kadar yazılan bütün ekonomi kitapları siyasal ekonomi adını taşırdı. Matematiksel analizi ve psikolojiyi ekonomi bilimine birer analiz aracı sokan Marshall, ekonomi biliminin artık ideolojiden soyutlandığını ve fizik (physics) gibi matematik (mathematics) gibi bir bilim haline dönüştüğünü ve dolayısıyla ekonomi (economics) adını almayı hak ettiğini düşünmüş olmalı.   

Krizin Üçüncü Aşamasının Öncü Sinyalleri

Resim
Baltık Exchange Ltd. Londra bazlı bir kurumdur. Bu kurum, dünyada deniz ticareti, deniz yoluyla fiziksel ve türevsel taşımacılık sözleşmeleriyle ilgili piyasa bilgileri konusundaki tek bağımsız kurumdur. Dünya deniz ticaretinin büyük bölümüne egemen olan 600’ü aşkın gemi brokerliği şirketi bu kurumun üyesi konumundadır. Kurumun Singapur, Şangay ve Atina’da şubeleri vardır. Kurumun sermayesinin pay sahipleri çoğunlukla kurumun üyesi durumundaki şirketlerdir.   Baltık Exchange Ltd., 26 deniz taşımacılığı rotasını esas alarak brokerlerin okyanus taşımacılığı için bu rotalardan kote ettiği fiyatları toplayarak ve her gün bunları bir endekse uyarlayarak yayınlıyor. Böylece günlük ortalama deniz taşımacılığı fiyatları ortaya çıkıyor.  

İronik Bir Ödül

Türkiye Yatırımcı İlişkileri Derneği (TÜYİD), Türkiye’nin önde gelen 60 kuruluşunun üyesi olduğu bir dernek. Yatırımcı ilişkilerini dünya standartlarına taşımak, halka açılma ve yatırımcı ilişkileri konusunda çalışmalar yapmak, bu konularda kurumları bilgilendirmek, yatırımcı ilişkileri alanında uzman yetiştirmek gibi görevleri üstlenmiş bulunuyor. ( http://www.tuyid.org/tr/show.php?id=33&etkinlikno=388 ) 24 Kasım 2015 günü 4. TÜYİD Yatırımcı İlişkileri Zirvesi Conrad Otel’de yapıldı. Çeşitli ülkelerden konuşmacıların davet edildiği, geniş katılımlı, bütün gün süren 3 panel sonrasında akşam zirve yemeği ve ödül töreni vardı. TÜYİD yöneticileri, yemek sırasında, çeşitli alanlarda ödül verdi. Bu ödüller içinde ‘yılın ekonomi köşe yazarı’ ödülü de bana verildi. Ödül töreni öncesinde bana gönderilen yazıda derneğim yatırımcı ilişkileri profesyonelleri arasında yaptığı anket sonucunda yatırımcı ilişkileri profesyonellerinin beni ‘en çok izlenen ekonomi köşe yazarı’ olarak seçtikler...

Önümüzdeki Dönem İçin 3 Senaryo ve Olası Gelişmeler

Önümüzdeki Dönem için 3 Farklı Senaryo İyimser Senaryo Kötümser Senaryo Olası Senaryo Yeni hükümet yapısal reformları takvimiyle birlikte açıklar Yapısal reformlar gündeme gelmez Yapısal reformlar açıklanır ama çoğu uygulamaya geçmez Çözüm süreci için yeni ve yapıcı görüşmeler başlar Çözüm süreci terk edilir ve savaş sürer Çözüm süreci devam eder gibi görünür ama sonuç çıkmaz Fed, faiz artırımını 2016 ortalarına erteler Fed, Aralık’ta faizi artırır ve 2 -3 ayda bir faiz artırmayı takvime bağlar Fed, Aralıkta faizi artırır, devamı için bağlayıcı bir açıklama yapmaz Brent petrol 40 USD’ye geriler ve doğal gazda ucuzlama olur Brent petrol 70 dolara kadar artar, doğal gaz fiyatı da yükselir Brent petrol 40 – 50 dolar arsında kalır, doğal gaz fiyatı değişmez Türkiye’nin kredi notlarındaki ekler olumlu yönde değişir Türkiye’nin kredi notu veya ekleri olumsuz değişir ...

Yapısal Reformlar Listesi

2016 yılı gelişme yolundaki ülkeler ve özellikle de dış finansmana bağımlı ekonomiler açısından çok zor bir yıl olacak. Bu ekonomiler arasından pozitif olarak ayrışabilmek için zaman geçirmeden bir yapısal reform takvimi ilan edilmesi gerekli bulunmaktadır. Reform alanlarını aşağıda sunuyorum.

Asgari Ücret Artışının Makroekonomik Analizi

Resim
Önceki ki yazımda asgari ücrette yapılacak yüzde 30 oranındaki artışın olumlu ve olumsuz olası etkilerini mikroekonomik analize tabi tutarak incelemeye çalıştım. Bu kez konuyu ekonominin geneline yönelik etkisi yani makroekonomi açısından ele alıp irdelemeye çalışacağım. Makroekonomide, ekonominin genel dengesini açıklayan çeşitli yaklaşımlar vardır. Bunlardan en çok bilinen ve yaygın kullanılanı Keynesyen Çapraz denilen, toplam arz (AS) ile toplam talebin (AD) kesişme noktasına göre konuyu açıklayan analizdir. Burada ben de bu analize göre konuyu ele alıp açıklayacağım. 

Asgari Ücret Artışının Artıları ve Eksileri

Son dönemde en çok tartışılan konulardan birisi hükümetin asgari ücretin yüzde 30 oranında artırılacak olmasına ilişkin taahhüdü. Aslında AKP, 1 Haziran seçiminden önce öteki partilerin bu konuda taahhütleri olmasına karşın herhangi bir taahhütte bulunmamıştı ama 1 Kasım seçimi öncesinde o da asgari ücreti 1.300 TL yapacağını taahhüt edince olay değişti. Muhalefet partilerinin vaatleri bir anlamda ‘nasıl olsa iktidara gelemeyecekleri için bol keseden yapılmış taahhütler' kapsamındaydı ama AKP, iktidara ya tek başına ya da koalisyon ortağı olarak geleceği için taahhüdü söz anlamına geliyordu. Ve AKP, tek başına iktidara gelince bu taahhüdü kucağında buldu. Şimdi sözünü tutmak zorunda bulunuyor. Dolayısıyla 2016 başından itibaren asgari ücrete yüzde 30 artış gelecek.

Asgari Ücretin Artırılmasının Olası Sonuçları

Resim
Seçim öncesi verilen vaatlerin yerine getirilme zamanı geliyor. Bunlardan en önemlisi asgari ücretin net olarak 1.000 TL’den 1.300 TL’ye çıkarılması. Asgari ücretin bu şekilde artırılmasının işverene getireceği yük 20 – 25 milyar TL arasında hesaplanıyor. İşverenler, bu artışı kendi başlarına karşılamalarının çok zor olduğunu, özellikle küçük işletme grubunda çok sayıda işten çıkarma olayı yaşanacağını söylüyorlar. Önce asgari ücretin yüzde 30 arttırılmasının yaratabileceği sorunlara bir bakalım.

Türkiye Ekonomisinin Küresel Ekonomideki Yeri

Resim
Yeni OVP ile satın alma gücü paritesiyle (SAGP) yapılan GSYH hesabına dönünce geçmişe bir uzanıp bakayım Türkiye SAGP cinsinden GSYH büyüklüğü olarak dünya GSYH’sı içinde nereden nereye gelmiş dedim. Bu konuda eldeki en güvenilir kaynak IMF’nin Dünyanın Ekonomik Görünümü veri seti. Oradaki seri 1980’e kadar geri gidiyor. Ben de bu seriyi alarak 1980’den 2015’e kadar SAGP ile ölçülen GSYH’mızın dünya SAGP ile ölçülen GSYH’sında nasıl seyrettiğini grafik haline getirdim. Ortaya aşağıdaki grafik çıktı.