Kayıtlar

Değeri Yaratan Nedir?

Ekonomide değer, bir mal veya hizmetin insanlara sağladığı faydanın ölçüsü olarak kabul edilir ve genellikle fiyat ile ölçülür. Domatesin kilosu 40 lira denildiğinde bir kilogram domatesin değerinin 40 lira olduğu anlaşılır.  Ekonominin bir bilim olarak ortaya çıktığı ilk zamanlardan beri en önemli tartışma konularının başında mal ve hizmetlerin değerinin nereden kaynaklandığı ve neye göre biçimlendiği sorusu gelir. Bir kilo domates 40 lira ederken avokadonun bir tanesi niçin 45 lira ediyor? Bu değer farklılığını yaratan şey nedir? Bu soruya çeşitli ekonomi okulları farklı yanıtlar vermiştir. Adam Smith ile başlayıp David Ricardo ve John Stuart Mill ile doruk noktasına çıkan klasik ekonomi okulunun ve Karl Marx ile başlayan Marksist ekonomi okulunun bu soruya ortak yanıtı “değeri yaratan emektir” şeklindedir. Bir malın veya hizmetin üretilmesinde ve sunulmasındaki emek, o mal veya hizmetin değerini belirler. Marx, sermayenin de üretimdeki katkısını yine emekle açıklar. Sermaye,...

Altın ve Gümüş Fiyatları

Resim
Aşağıdaki tablo 2024 yılı itibarıyla dünya altın ve gümüş üretiminde en fazla payı olan 10 ülkeyi gösteriyor (kaynak: www.tradingeconomics.com , Wikipedi): Tabloya göre altın üretiminde birinci sırada bulunan Çin, gümüş üretiminde de ikinci sırada yer alıyor. ABD, her iki değerli metalin üretiminde de Çin’in oldukça gerisinde bulunuyor. Üretilen altının yüzde 10’dan fazlası tıp, elektronik, otomotiv, savunma ve havacılık sanayilerinde kullanılıyor. Geri kalanın önemli bir bölümü külçe, para olarak saklanıyor ve br bölümü de takı, mücevher yapımında kullanılıyor. Risklere karşı bir çeşit güvence görevi gördüğü için risklerin arttığı dönemlerde talebi ve dolayısıyla fiyatı artıyor. Gümüş; pil yapımında, takı ve kuyumculukta, tıp alanında, fotoğrafçılıkta, elektronik sanayisinde, dişçilikte, güneş enerjisi üretimi sağlayan panellerde, elektrikli otomotiv sanayisinde ve diğer bazı alanlarda kullanılıyor. Özellikle son yıllarda enerji üretimine alternatif oluşturmak için geliştirile...

Ekonomiyi Tek Tabloyla Açıklamak Gerekse

Resim
Aşağıda Gelir Dağılımı 2026 başlıklı yazımda kullandığım tabloyu bir kez daha sunuyorum (Tablonun nüfus ve pay sütunu verileri, GSYH verisi TÜİK istatistiklerinden alınmış, son üç sütunu bu veriler kullanılarak tarafımdan hesaplanmıştır):   Bu tabloyla Türkiye ekonomisini nasıl açıklayabiliriz? (1) Türkiye’nin 2024 yılı itibarıyla nüfusu 85.665 bin kişi ve GSYH’si (ülkenin toplam geliri) 1.358,3 milyar dolarmış. Kişi başına yıllık ortalama gelir 15.856 dolarmış. (2) 1.358 milyar dolarlık GSYH’nin 651,3 milyar dolarlık kısmını (yüzde 48’ini) nüfusun yüzde 20’si (17,1 milyon kişi) alıyor. Nüfusun geri kalan 68,5 milyonu (yüzde 80’i) 707 milyar doları paylaşıyor. (3) Gelirden en düşük payı alan 17,1 milyon kişinin GSYH’den aldığı toplam pay 86,8 milyar dolar (yüzde 6,4.) (4) 2024 yılında asgari ücret 17.002 liraydı. Bu tutarın yukarıdaki USD/TL kuruyla karşılığı 517, yıllığı 6.209 dolar ediyor. Buna göre ilk yüzde 20’lik grupta yer alan en düşük ortalama gelirliler asgari ücretin altı...

2026 Tuhaf Bir Yıl Olacak

Resim
Altın, Gümüş, Petrol Fiyatları ve Trump Aşağıdaki tablo altın, gümüş ve ham petrol (Brent) fiyatlarının Trump göreve başlamadan bir gün önceki fiyatlarıyla bugünkü fiyatlarını ve iki tarih arasındaki değişim oranını gösteriyor: Altın bir yılda yüzde 64, gümüş yüzde 163 değer kazanmış, ham petrol ise yüzde 27 değer kaybetmiş. Altın ve gümüşün sanayide kullanımının artması bu artışlarda etkili olmakla birlikte Trump’ın yarattığı riskler nedeniyle merkez bankalarının altın rezervlerini artırmaya yönelmesinin ve insanların da güvenli liman olarak görülen altına taleplerini yükseltmesinin etkisi daha büyük. Özellikle güneş panellerinde ve elektrikli otomobillerde kullanılmasıyla sanayideki talebi artan gümüşe insanların da yatırım aracı olarak yönelmesi sonucu fiyat astronomik bir şekilde yükselişe geçti. Avrupa’da, Çin’de, Japonya’da ekonomilerin büyüme ivmelerini kaybetmesi petrole olan talebi azaltır ve fiyat düşüşüne yol açtı. Trump’ın Venezuela operasyonu petrol fiyatının daha da düş...

Enflasyonu Asgari Ücretli ve Emekliye Ödetmek

Asgari ücretlilere satın alma gücü kayıplarının altında ücret artışı yapılması konusunu burada uzun uzun matematiksel yanlışlarını da ortaya koyarak eleştirmiştik: https://www.mahfiegilmez.com/2025/12/asgari-ucret-hesabnn-dogrusu.html Bu eleştiriyi yaparken temel dayanağımız her şeyden önce 2025 yılı başındaki asgari ücretin kaybettiği satın alma gücünü iade edip ücret artışını sonra ele almak üzerineydi. Bu durumun bir benzeri emeklilerin başına geldi.  SSK veya BAĞ-KUR emeklisi ve memur emeklisi iki kişi düşünelim. Örneğimizi basitçe ortaya koyabilmek için diyelim ki ikisi de farklı süreler ve derecelerle emekli oldukları için tesadüfen aynı emekli ücretini alıyor olsunlar. Önce eldeki verileri yazalım: Diyelim ki her ikisinin de 2025 yılbaşında aldıkları zamlarla emekli aylıkları 100 lira olsun (anlatım kolaylığı için 100 lira olarak ele alıyoruz.)   Temmuz 2025’de SSK ve BAĞ-KUR emeklilerine yüzde 16,67, memur emeklilerine de yüzde 15,57 maaş artışı yapıldı. Bu duru...

Borç ve Faiz Sorunumuz

Resim
Kamu kesimi ve özel kuruluşlar açısından baktığımızda iki tür borçlanma, borç servisi, borç stoku ve borç yükü söz konusu: İç borçlar, dış borçlar. Kamuoyunda yaygın ve yanlış kanıya göre alınan borç Türk Lirası cinsindense iç borç, döviz cinsindense dış borç sayılıyor. Oysa gerçek öyle değil. Eğer kamu kesimi veya özel kuruluşlar yurt içi kaynaklardan borç almışsa buna iç borçlanma deniyor. Bu borcun dayandığı para biriminin Türk Lirası ya da döviz olması önemli değil. Yurtiçinde yerleşik kişi veya kuruluşlardan alınan borç para birimi ne olursa olsun iç borç, yurtdışı yerleşik kişi veya kuruluşlardan alınan borç ise para birimi ne olursa olsun dış borç sayılıyor. Bununla birlikte dövizle yapılan iç borçlanma da tıpkı yurt dışı yerleşiklerden yapılan dış borçlanma gibi kur riski taşır. Borç stoku belli bir tarihteki toplam borç tutarını gösterir. Yine belli bir tarihteki borç stokunu o yıla ilişkin GSYH toplamına bölersek o dönemin borç yükünü buluruz (Borç Yükü = Borç Stoku / GSY...

2026 Tahminleri

Resim
2025 yılında dünya GSYH’sinin 117,2 trilyon dolar olacağı tahmin ediliyor. 2026 yılı için tahmin edilen tutar; 124 trilyon dolar. Dünya ticaret hacminin 2026 yılında yüzde 2,8 büyümesi bekleniyor. Bu oran 2025 yılı için yapılan yüzde 2,4’lük tahmine göre daha iyimser bir beklentiye işaret ediyor. Buna karşılık ABD’nin özellikle gümrük vergisi tarifelerini kullanarak bu beklentileri bozması olasılığı da söz konusu olabilir. Aşağıdaki tablo dört temel makroekonomik göstergesini ele alarak ABD, Euro Bölgesi, Çin, Arjantin ve Türkiye açısından 2026 yılına ilişkin tahminlerini gösteriyor (kaynaklar: IMF, WEO Database December 2025, OVP 2026 – 2028 ve OECD Global Report December 2025):    Bu tablodan da bazı önemli ipuçları çıkıyor: (1) Dünyanın en büyük ekonomisi olan ABD 2026’da potansiyel büyümesinin (yüzde 2,5 kabul ediliyor) altında büyüyecek ama resesyona girmeyecek gibi görünüyor. IMF, ABD büyümesi konusunda OECD’ye göre daha iyimser duruyor. Buna karşılık Euro bölgesi, eğe...

Gelir Dağılımının Arka Yüzü

Resim
2024 yılına ilişkin gelir dağılımı istatistiklerine göre 2024 yılında gelir dağılımı eşitsizliğini gösteren Gini Katsayısı 0,410 olarak ortaya çıkıyor. Bu katsayı 0 ile 1 arasında bir değer alır, 0’a ne kadar yakınsa gelir dağılımı o kadar iyi, 1’e ne kadar yakınsa gelir dağılımı o kadar bozuktur. Bizde Gini katsayısı yıllardır 0,40 dolayında bulunuyor. Bu oran gelir dağılımının bozuk olduğunu gösterir. P80/P20 oranı (ya da Kuznets Oranı) en yüksek yüzde 20’lik gelir grubuyla en düşük yüzde 20’lik gelir grubu arasındaki gelir farkını gösteriyor. Bizde bu oran 2024 yılında 7,5’tir. Buna göre en yüksek gelir grubuyla en düşük gelir grubu arasında 7,5 kat fark vardır. Son yıllarda bu oranda az da olsa bir düzelme göze çarpıyor.   Nüfusun yüzde 20’lik gruplara bölünmesi ve her bir grubun ülkenin toplam gelirinden (GSYH) aldığı payların gösterilmesi bize gelir dağılımı hakkında daha net bir fikir verir: Şimdi bu tablodan, GSYH verilerinden ve nüfustan hareketle bir tablo da biz oluştu...

Gıda Fiyatları 2017'den 2025'e

Resim
Evde eski dergileri karıştırırken aralarında bir marketin 2017 yılı Mart ayına ilişkin fiyat broşürünü buldum (yazının altında paylaşıyorum.) Sonra aynı marketin internet sayfasına girerek aynı ürünlerin bugünkü fiyatlarını çıkardım ve bu iki fiyat setini karşılaştırdım.  Not: (1) Market adını ve ürün markalarını yazmıyorum. Bütün ürün fiyatları her iki yılda da aynı marketten alınmıştır. (2) Farklı markalara ait fiyatlar farklı olabilir. Farklı marketlerde aynı ürünlere ait fiyatlar farklı olabilir.  

2000 ve 2025 Asgari Ücret Karşılaştırması

Resim
Bazı okurlar bugünkü asgari ücreti 2000 yılındaki asgari ücretle karşılaştırarak dolar bazında ciddi artış olduğunu ve bugünkü durumun çok daha iyi olduğunu öne sürüyor. Bunun doğru olup olmadığını anlamak için bu iki yıla ilişkin asgari ücrete bakmak yeterli değil. Bu yıllarda üç kişilik bir çekirdek ailenin asgari giderlerine de bakmak gerekiyor. 2000 yılına ilişkin verileri derlemek ne yazık ki kolay değil o nedenle verileri derlemek için yapay zekâdan yararlandım. Türk Lirasıyla karşılaştırma enflasyonun yüksekliği ve kur nedeniyle çok anlamlı olmadığı için karşılaştırmayı dolar bazında yaptım. Buna göre ortaya çıkan tablo aşağıdadır. Bu tablo hazırlanırken asgari ücretli ailenin herhangi bir lüks harcamasının, tatil harcamasının, dışarıda yemek harcamasının, sağlık, eğitim, giyim harcamasının bulunmadığı varsayılmıştır.    Bu karşılaştırma bize şunları gösteriyor: (1) Asgari ücret dolar olarak hesaplandığında 2025’de 2000’e göre daha yüksek. Bunu asgari ücreti kişi başına...