Kayıtlar

Türkiyenin Ekonomik Büyümesi ve Krizler (1924 - 2010)

Resim
Aşağıda Türkiye'nin 1924 ile 2010 yılları arasında gerçekleştirdiği büyüme oranlarını bir grafik olarak sunuyorum.  Ekonomik büyüme, 1924 ile 1950 yılları arasında sert çıkışlar ve inişler yaşamış görünüyor. Bu iniş ve çıkışların nedenleri arasında Osmanlı'dan devralınan sanayi yapısının zayıflığı, Osmanlı borçları nedeniyle mali yapının iflas aşamasına gelmesi, kurtuluş savaşında kaynakların neredeyse tüketilmesi, bunların ardından 1929'da başlayan büyük depresyonun olumsuz etkiler yaratmış olması sayılabilir. Ekonominin toparlanmaya başladığı 1930'lu yılların ilk yarısından sonra dünyanın hızla II. Dünya Savaşına doğru gidişi ve savaşın çıkmasıyla ekonomi yeniden daralma dönemine girmiştir. II. Dünya Savaşı sonrasında başlayan toparlanma Demokrat Parti iktidarının ilk yıllarında özellikle tarıma traktör gibi araçların girmesiyle önemli bir sıçramaya ulaşmış görünüyor. 1954 yılında kötü hava koşulları sonucu büyüme yeniden düşüşe geçmiş olsa da izleyen yıllarda...

Döviz ve Altın Rezervleri Ne İşe Yarar?

Dışticarette, günlük hayatta dünya çapında alış verişte kullanılan ve herkes tarafından kabul gören paralara rezerv para deniyor. Kâğıt para altın karşılığı olarak basılırken kâğıt paranın altınla olan bu ilişkisine konvertibilite (dönüştürülebilirlik) denirdi. 1971’de doların da altın karşılığı kaldırılınca dünyadaki bütün paralar karşılıksız kaldı. O zaman konvertibilitenin tanımı da değişti ve Merkez Bankalarının kendi bastığı parayı getirene açıklanmış kur üzerinden istediği parayı vermeyi kabul ve taahhüt etmesi konvertibilite olarak tanımlanır oldu. Günümüzde Merkez Bankaları altın ve yabancı para bulunduruyorlar. Bu para ve altınlara uluslar arası rezerv adı veriliyor. Bu rezervleri bir çeşit ekonomik sıkıntı hallerinde başvurmak üzere biriktirilmiş tasarruflar olarak düşünmek mümkündür. Örneğin ekonomik sıkıntılar nedeniyle döviz gelirinde aksama olan bir ekonomi bu rezervlere başvurarak ithalatını bir süre daha sürdürebilir.   Döviz Rezervi en fazla olan 5 ülke ş...

Fenerbahçe Galatasaray Derbisi

Bugün Kadıköy'de Fenerbahçe Şükrü Saracoğlu stadında Fenerbahçe Galatasaray derbisi var. Şimdiye kadar iki takım arasında oynanan 368 maçla ilgili istatistiklere bir bakalım. Fenerbahçe ile Galatasaray arasındaki ilk maç 17 Ocak 1909’da Papazın Çayırında oynanmış ve Galatasaray Fenerbahçe’yi 2 – 0 yenmiş. Bugüne kadar iki takım 368 kez karşı karşıya gelmişler. Fenerbahçe’nin 140, Galatasaray’ın 117 galibiyeti var. 111 maç berabere bitmiş. 368 maçta toplam 982 gol olmuş. Fenerbahçe 515 gol atmış, Galatasaray ise 467 gol. Fenerbahçe Galatasaray derbilerinde en çok forma giyen oyuncu Galatasaray kalecisi Turgay Şeren. Turgay Şeren Fenerbahçe’ye karşı 54 kez forma giymiş. Onu Galatasaraylı Cüneyt Tanman ( 53 maç) ve Fenerbahçeliler Esat Kaner (49 maç) ve Şeref Has (49 maç) izliyor.   İki takımın birbirlerine attığı gollerle ilgili gol krallığı sıralaması yapılsa Fenerbahçeli üç futbolcu Zeki Rıza Sporel (27 gol), Alaattin Baydar (24 gol) ve Lefter Küçükandony...

Bütçe Açığı ve Faiz Dışı Fazla

Resim
Bu blogda daha önce yayımlanan Bütçe Dersi başlıklı yazımda kamu kesimi bütçe denklemini şöyle yazmıştım: Bütçe Dengesi = Bütçe Gelirleri (vergi gelirleri + diğer gelirler) – Bütçe giderleri (faiz dışı giderler + faiz giderleri) Vergi gelirleri dolaylı ve dolaysız vergiler, faiz dışı giderler de personel giderleri, yatırım giderleri, transfer giderleri ve diğer cari giderlerden oluşur. Borçlanmalar bütçeye gelir veya gider yazılmaz, ayrı bir borç hesabında izlenir. Buna karşılık borçlar için ödenen faiz giderleri, bütçenin gelirlerinden ödendiği için bütçeye gider yazılır. Faizler hariç tutularak bakılan dengeye de faiz dışı bütçe dengesi deniyor. Bunu da şöyle formüle edebiliriz: Faiz dışı denge = Bütçe gelirleri – faiz dışı giderler Faiz dışı dengenin önemi büyüktür. Bu dengeye bakmanın amacı şu soruyu yanıtlamaktır: Eğer faiz ödemesi olmasaydı bütçe açık mı verirdi fazla mı? Bunun için bütçe gelirlerinden faiz dışında kalan giderleri düşerek bir denge buluruz. Bu ...

Türkiye'nin İstihdam ve İşsizlik Şeması

Resim
Türkiye İstatistik Enstitüsü (TÜİK), işsizlik oranını hesaplarken Uluslararası Emek Örgütünün (ILO) standart hesaplama yöntemlerini kullanıyor. Buna göre 15 yaşından büyük olan ve tam gün esasına göre bir işte çalışmıyor olanlar gruplara ayrılıyor. TÜİK’in kullandığı uluslararası standarda göre istihdam edilmeyen, son üç ayda iş aramış olan ve 15 gün içinde bir işte istihdam edilebilecek durumda olan kişiler işsiz olarak sınıflandırılıyor ve oran bu sayıya göre hesaplanıyor. Bu hesaplamaya iş bulma ümidi olmadığı için son üç ayda iş aramayı bırakmış olup da iş bulsa çalışacak olanlar, mevsimlik işlerde çalıştığı için iş aramayan ama sürekli iş bulsa çalışmaya hazır olanlar, ev kadını, emekli, irad sahibi, öğrenci ya da özürlü, yaşlı ve hasta olduğu için iş aramayan ama bulsa çalışmaya hazır olanlar, diğer nedenlerle iş aramayan ama iş olsa işbaşı yapmaya hazır olanlar dahil edilmiyor. Özetle 15 yaşından büyük olup da son üç ay içinde iş arayan ve 15 gün içinde işbaşı yapmaya haz...

Suç ve Ceza

Raskolnikov, işlediği cinayetin başlangıçta bir suç olduğuna tam olarak inanmasa da zaman onu, bunun bir suç olduğunu önce kendisine sonra da polise itiraf etmeye kadar götürür. Dostoyevski’ye göre vicdanı, insanın beynini rahat bırakmaz. İnsan bir suç işlemişse bunu sonsuza kadar inkâr etmeyi sürdüremez, sonunda vicdanının sesine teslim olur. Ve adalet sistemi suçun arkasındaki olayları dikkate alsa da cezayı uygular.   Biz bunu tersine çevirmeyi başardık. Üstelik iki yönlü olarak başardık. Suçsuz olanları suçlu gibi göstermeyi ve tutuklu tutmayı, suçlu olanları ise zaman aşımından salıvermeyi başardık. Çünkü aradığımız şey yalnızca suç ve suçlu değil. Modern ceza hukuku yaklaşımı, cezayı vermeden önce suçun, suçlu tarafından hangi güdülerle işlendiğine bakar. Buna göre cezanın en alt limitle en üst limit arasında nerede yer alacağını belirler. Bizde durum farklı, biz suçlunun arkasında kim olduğuna bakıyoruz. Eğer suçlunun arkasında olanlar bizdense suçluyu kurtarmanın ...

Güncellenmiş Cari Açık ve Finansmanı Dersi

Cari denge = (Mal ihracatı gelirleri + satılan hizmetlerden sağlanan gelirler + diğer gelirler) – (mal ithalatı giderleri + satın alınan hizmetlere ödenen giderleri + diğer giderler) +/- cari transferler Hizmetler; ulaştırma, turizm, haberleşme hizmetleri, inşaat hizmetleri, sigorta hizmetleri, mali hizmetler, kişisel, kültürel hizmetler gibi kalemlerden oluşur. Bunları yabancılara sunduğumuzda gelir, onlardan aldığımızda gider olur. Gelirler; doğrudan yatırım, portföy yatırımları ve diğer yatırımlardan elde edilen faiz, hisse geliri, kâr payı, gelir gibi tutarları içermektedir. Bu gelirleri yabancılardan elde ettiğimizde gelir, yabancılara ödediğimizde gider yazarız. Cari transferler (Karşılıksız transferler); örneğin yurtdışındaki işçilerimizin gönderdiği paralar bu kategoriye girer.   Türkiye’nin Ocak 2012 yılı ödemeler dengesi sayıları şöyledir (milyar dolar): İhracat: 11,0 İthalat:  16,9 Hizmet Gelirleri:  2,0 ...

Semt Pazarları Kaldırılmalı mı?

Bir aksilik olmadıkça ve hava koşulları izin verdiği sürece her Çarşamba Sarıyer pazarına giderim. Bir yandan taze sebze, meyve, peynir, zeytin, hatta bazen giyecek bir şeyler alırım, bir yandan da fiyatları, alıcıların tepkilerini, satıcıların karşı tepkilerini incelerim. Esnafla konuşurum, işlerinin gidiş hakkında bilgi alırım. Onlar bana altının veya doların ne olacağını sorarlar ben de onlara maliyetlerinde bir artış olup olmadığını, eğer değişmişse fiyatların geçen haftaya göre neden değiştiğini sorarım. Hem mal hem de bilgi alış verişi yaparım. Kafamdaki teorik yapıda bunları yerlerine oturturum. Ekonominin temeli olan arz ve talep ilişkisini zihnimde her bir ürün için şekillendiririm. Birçok tanıdığımla pazarda karşılaşırım, beni tanıyanlarla sohbet ederim. Bu açıdan bakınca pazar alış verişin yanında bir çeşit açık hava sohbet alanı oluşturur. Geçen Çarşamba pazar esnafı “pazarlar kaldırılıyormuş biliyor musunuz?” diye sordu. Duymuştum ama pek de ihtimal vermiyordum aslın...

Sanayi Üretimi ve Kapasite Kullanımı Nasıl Ölçülür?

Sanayi Üretim Endeksi , sanayi sektöründe yer alan kuruluşların üretimlerindeki değişimi gösteren bir endekstir. TÜİK tarafından 2005 yılı üretimi 100 olarak alınmak suretiyle, her ay 4850 işyerinden Aylık Sanayi Üretim Anketiyle derlenen verilere dayanılarak hesaplanmaktadır. Her ay bu endeksteki değişimlere göre sanayi üretimindeki artış ve gerilemeler ölçülmektedir. Örneğin 2005 yılında 100 olan toplam sanayi üretim endeksi 2011 Aralık ayı 141,2 olarak açıklanmıştır. Buna göre sanayi üretimi 2005’den bu yana yüzde 41,2 oranında artış göstermiştir. Kasım ayında endeks 126,7 idi. Buna göre 2011 yılı Aralık ayında aylık olarak sanayi üretimi yüzde 11,4 oranında artış göstermiştir. Türkiye’de sanayi sektöründeki kuruluşlar üç alt sektörde sınıflandırılmış bulunuyor. Bu alt sektörler ve toplam üretim endeksi içindeki ağırlıkları şöyledir: (1) İmalat sanayi sektörü (yüzde 85,85), (2) Elektrik, gaz, buhar ve iklimlendirme üretim ve dağıtımı alt sektörü (yüzde 10,55), (3) Madencilik v...

Türkiye Ekonomisi Küresel Sistemin Neresinde?

Burada bir karşılaştırma yaparak Türkiye’nin küresel ekonomideki yerini belirlemeye çalışacağım. Bu belirlemenin birçok eksikleri olacağını şimdiden söylemeliyim. Çünkü eğitim, sağlık, adalet, demokrasi, fikri mülkiyet hakları, insan hakları, hatta hayvan hakları gibi konular bunlara eklenmeden yapılacak karşılaştırmalar yetersiz kalacaktır. Ama yine de eldeki verilerle bir karşılaştırma yapmaya çalışacağım. 2011 yılı itibariyle dünyanın GSYH’sı cari fiyatlarla 70 trilyon dolar. Aynı yılda dünya nüfusu 7 milyar kişi. Buna göre dünyada kişi başına yıllık ortalama gelir 10.000 dolar ediyor. Türkiye’nin GSYH’sı 736 milyar dolar, nüfusu ise 73 milyon kişi. Buna göre kişi başına geliri yıllık ortalama olarak 10.080 dolar ediyor. Türkiye, GSYH büyüklüğü olarak dünyada 17. sırada, nüfus büyüklüğü olarak 19. sırada, kişi başına gelir düzeyi olarak da 63. sırada yer alıyor. Demek ki Türkiye, dünya nüfusunun yüzde 1,1’ine ve dünya GSYH’sının yüzde 1,1’ine sahip bulunuyor. Türkiye’de ki...