Kayıtlar

büyüme ve dezenflasyon aramasıyla eşleşen yayınlar gösteriliyor

Yüzde 2,5 Büyüdük Ne Demek?

Resim
TÜİK, 2024 yılının ikinci çeyreğinde gayrisafi yurtiçi hasılanın (GSYH) yüzde 2,5 büyüdüğünü açıkladı. Mayıs sonunda yüzde 5,7 olarak açıklanmış olan ilk çeyrek büyümesi de yüzde 5,3 olarak revize edildi. Buna göre 2024 yılının ilk yarısında ekonomi yüzde 3,9 dolayında büyümüş oldu. Büyüme Nedir? Yüzde 2,5 Büyüme Ne Anlama Gelir? Büyüme; bir dönemden sonrakine ekonomide nihai mal ve hizmet üretiminde görülen reel artışı ifade eder. Burada üç önemli nokta var: Nihai mal ve hizmetler ne demektir?   Üretim artışını nasıl ölçeceğiz? Reel artış ne anlama geliyor? Nihai mal ve hizmetler, tüketim ve yatırım için başkaca bir işleme gerek kalmaksızın kullanılabilecek mal ve hizmetleri ifade eder. Mesela ekmek nihai maldır. Buna karşılık ekmeğin üretiminde kullanılan un nihai mal değildir. Ekmeğin içindeki unu ayrıca GSYH hesabına katarsak çifte sayım yapmış oluruz. Üretim artışını ölçmenin en kestirme yolu GSYH’deki değişimi ölçmekten geçer. GSYH, bir ülkede belirli bir dönemde üret...

Para Arzı Artışı ile Enflasyon İlişkisi

Resim
Ekonomide parasal sistem ile reel sistem arasındaki klasik dengeyi göstermenin en kolay yolu Irving Fisher’in ünlü miktar teorisi denklemini kullanmaktır:             MV = PQ = Nominal GSYH Burada M para arzını, V paranın dolaşım hızını (yani belirli bir sürede kaç kez el değiştirdiğini), P fiyatlar genel düzeyini ve Q da fiziksel üretim miktarını gösterir. Kısa dönemde V ve Q’nun değişmeyeceği varsayılırsa şu sonuca ulaşırız: Kısa dönemde M artarsa, V ve Q sabit kabul edildiğinde, P üzerinde yukarı yönlü baskı oluşur. Para arzı artışının enflasyon üzerinde olumsuz etkide bulunup bulunmadığını değerlendirmek için para arzı büyümesini yıllık ortalama enflasyon oranı ve reel büyüme toplamıyla (nominal GSYH artışı) karşılaştıran bir denklem kullanılabilir. Burada temel fikir şudur: Eğer para arzı ekonominin nominal büyümesinden daha hızlı artmışsa bu durum enflasyonun yükselmesine yol açmış olabilir. Buna karşılık para arzı nom...

Para Arzı ile Enflasyon İlişkisi

Resim
Parasalcı (monetarist) iktisatçıların önderi kabul edilen Milton Friedman’ın ünlü bir sözü var: “Enflasyon, her zaman ve her yerde parasal bir olgudur.” Enflasyon olgusunun parasal nedenlerden doğduğunu ifadeden öte bu olgunun parasal bir yaklaşımla çözülmesi gerektiğini de işaret eden bu yaklaşımın önce ABD’de sonra da Avrupa’da benimsenmesiyle birlikte, 1970’lerin ortalarına kadar geçerli olan Keynesyen maliye politikasının yerini yavaş yavaş para politikası aldı. İlk zamanlarda para politikası, piyasadaki para miktarını, enflasyon oranıyla paralel artırmak suretiyle enflasyonu denetleme yaklaşımı olarak uygulandı. Fed başta olmak üzere çoğu merkez bankası para arzının artışını bu yolla kısıtlamaya yöneldi. 1990’larda bu kez enflasyon hedeflemesi yaklaşımına geçildi ve enflasyon için yılsonu hedefi açıklanarak para politikası o hedefi yakalayacak şekilde ayarlanmaya başlandı. Para politikasının en etkili aracı faiz politikası olduğu için merkez bankaları enflasyon yükselirken faizi o...

2024 Biterken Ekonomide Artılar ve Eksiler

Resim
Enflasyon Türkiye ekonomisinin en uzun soluklu derdi enflasyondur. Yarım yüzyıldan bu yana enflasyonla mücadele hiç bitmedi. Bu uzun mücadeleye karşın enflasyon bu süre içinde ideal oran olarak tanımlanan yüzde 2 -3 düzeylerine hiç indirilemedi. 2021 yılının Eylül ayında “faiz sebep enflasyon sonuçtur” söylemine dayanarak yola çıkan Merkez Bankası’nın faiz indirimiyle başlayan enflasyon patlaması 2023 Haziran ayında rasyonel yaklaşımlara dönülerek yani faiz artırılarak denetim altına alındı. Aşağıdaki grafik enflasyonun 2020 başından 2024 Ekim ayına kadar olan seyrini gösteriyor (grafik; TÜİK TÜFE verilerinden tarafımdan hazırlanmıştır.) Enflasyonda düşüş yaşanmasına karşılık bu düşüş beklendiği kadar hızlı değil. Merkez Bankası 2024 sonu için enflasyon tahminini yüzde 38’den yüzde 44’e revize etmek zorunda kaldı. Bu ağır düşüş 2025 yılını da olumsuz etkileyecek gibi görünüyor. Döviz kurları, TL’ye verilen faizin çekiciliği nedeniyle bir yandan carry trade yoluyla dışarıdan gelen d...

Büyümeden Ödün Vermeden Enflasyonu Düşürmek Mümkün Olabilir mi?

Merkez Bankası Başkanı, TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu’na yaptığı sunumda ‘büyümeden ödün vermeden enflasyonun düşürülebileceği’ konusunu vurguladı ve hemen sonrasında bu ifadeler tartışma konusu oldu. Bazıları, asıl görevi fiyat istikrarını sağlamak olan bir merkez bankası başkanının büyüme konusuna girmesinin doğru olmadığını ileri sürdü. Bunu söyleyenler dezenflasyon ile büyümenin bir arada yürütülmesinin pek mümkün olmadığı, bu iki gösterge arasında genellikle bir ödünleşme (trade off) olduğu görüşünde olsalar gerek. Bazıları merkez bankası başkanının büyümeyi vurgulamasının doğru olduğunu, dezenflasyonla uğraşırken ekonominin küçülmeyle karşılaşmaması gerektiğini savunuyor. Merkez Bankası Başkanı’nın görüşünün yanlış olmadığını ama eksik olduğunu düşünüyorum. Büyümeyle dezenflasyon genellikle bir ödünleşme içindedir. Bu durum, üretimde kullanılan girdilerin önemli bölümünü ithal eden ülkeler için daha fazla geçerlidir. Büyüme demek üretimin artırılması demektir. Eğer üretim artışı...

Orta Vadeli Program (2027 – 2029) Üzerine Düşünceler

Resim
Hükümetin 2027-2029 dönemine ilişkin ekonomi politikalarını ve temel makroekonomik hedeflerini içeren Orta Vadeli Program (OVP) açıklandı. Bu yazıda programın politika hedeflerinden çok, bu hedeflerin sonucunda ortaya çıkması beklenen ekonomik göstergelere bakacağız. Metnin altındaki ilk tablo OVP’de yer alan temel tahminleri özetliyor. İkinci tablo ise bu tahminlerin bir önceki yıl açıklanan OVP’ye göre ne kadar değiştiğini gösteriyor. Şimdi bu iki tabloyu birlikte değerlendirelim. Tahminler ve Tutarlılıkları Önce büyüme tahminlerine bakalım. OVP’deki tahminler, Türkiye ekonomisinin 2025 yılını da hesaba kattığımızda dört yıl boyunca potansiyel büyüme oranı olarak kabul edilen yüzde 4,8’in altında büyüyeceğini, ancak 2029 yılında bu düzeye ulaşabileceğini gösteriyor. Bu tahminlerin tutarlı olup olmadığını anlamak için enflasyon oranlarına bakalım. OVP, bu yılın sonunda enflasyonun yüzde 28,4 olacağını tahmin ediyor. Bu oran, TCMB’nin son tahmini olan yüzde 28’in 0,4 puan ü...

Dünyanın Ekonomik Görünümü ve Türkiye

Resim
IMF’nin yeni yayınlanmış olan World Economic Outlook raporundaki verileri kullanarak dünyanın ekonomik görümü ve gidişini, analize Türkiye’yi de katarak değerlendirmeye çalışacağım (aksi belirtilmedikçe bu yazıda kullanılan verilerin tamamı IMF, World Economic Outlook, October 2024 Raporundan alınmıştır.) Dünya Ekonomisinin Genel Görünümü ve Gidişi Öncelikle dünyanın ekonomik görünümünü genel ve özet olarak birisi 1999 yılına diğeri de 2023 yılına ait iki tabloda bir tabloda gösterelim: 1999 ve 2023 yıllarının dünya ekonomik görünümünü karşılaştırdığımızda dikkat çeken konuları sıralayalım: (1) Özellikle Sovyet blokunun dağılmasıyla birlikte IMF’ye yeni üyeler girmesiyle üye sayısı 184’den 196’ya yükselmiş bulunuyor. (2) Gelişmiş ekonomi sayısı 28’den 41’e yükselmiş bulunuyor. (3) Gelişmiş ekonomilerin dünyadaki ağırlığı azalırken gelişmekte olan ekonomilerin ağırlığı artıyor. Örneğin dünya toplam GSYH’si içinde gelişmiş ekonomilerin payı 1999’da yüzde 57,4 ve toplam ihracattaki pa...

Büyüme Buysa Niçin Şikâyet Ediyorlar?

Resim
TÜİK, üçüncü çeyrek büyüme verisini açıkladı. Buna göre Türkiye ekonomisi üçüncü çeyrekte geçen yılın aynı çeyreğine göre yüzde 3,7 artmış bulunuyor. Büyümeye mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış olarak bakarsak bu yılı çeyreğine göre yüzde 1,1, geçen yılın üçüncü çeyreğine göre yüzde 3,4 artış söz konusu. Yıllıklandırılmış bazda yüzde 3,7 oranında artış bizim potansiyel büyüme oranımız olan yüzde 4,9’a göre düşük olmakla birlikte dünyada büyüme hızlarının genel olarak düştüğü bir ortamda bu, iyi bir oran olarak kabul edilebilir. Büyümenin ayrıntılarına indiğimizde bazı kafa karıştıran unsurlar var. Geçen yılın üçüncü çeyreğine göre neler olduğunu bir tabloya dökelim (kaynak: TÜİK, Dönemsel Gayrisafi Yurt İçi Hâsıla, III. Çeyrek: Temmuz-Eylül, 2025, Haber Bülteni 1 Aralık 2025): Tabloya göre tarım sektörü hariç bütün sektörler büyümüş. Tek kaybeden, üstelik de yüzde 12,7 gibi ciddi bir oranla, tarım sektörü olmuş. Tarım sektöründeki bu olumsuz gidişin maliyeti giderek ağırlaşıy...

Türkiye Ekonomisi Ne Durumda (İnteraktif Yazı)

Resim
Geçtiğimiz günlerde Yunanistan Nasıl Bu Hale Düştü? başlığı altında grafikler sundum ve bu grafiklerden giderek yazıyı sizin yorumlarınızla tamamlayacağımı söyledim. İki günün sonunda grafiklerden ve sizlerin yorumlarınızdan yola çıkarak yazıyı tamamladım. Yazının üç önemli özelliği vardı: (1) Hep birlikte yazdık (interaktif özellik), (2) Bir cinayetin işlendiği olay yerini inceler gibi durumu inceleyerek analiz yaptık. (3) Yunanistan ekonomisinin nereden nereye gediğini kuşbakışı görmüş olduk. Ekonomide analiz nasıl yapılır sorusunun yanıtını sunmuş olduk. Şimdi aynı analizi Türkiye ekonomisinin ne durumda olduğunu yorumlamak için yapacağız. Ben burada size Türkiye ekonomisinin grafiklerini (karşılaştırma yapabilmeniz için Yunanistan grafikleriyle birlikte) sunacağım, siz de yorumlarınızla Türkiye ekonominin ne durumda olduğunu, hangi yanlarının güçlü, hangi yanlarının zayıf olduğunu yorumlayacaksınız. İki gün sonra varılan sonucu paylaşacağım.  

Tüketimle Birlikte Enflasyon da Büyüme de Düşüyor

Resim
Yılın ilk çeyreğinde yüzde 5,3 büyüyen ekonomi, faizin başrolde olduğu dezenflasyon programıyla hız kesmeye başlamıştı. İkinci çeyrekte büyüme yüzde 2,3’e ve üçüncü çeyrekte de yüzde 2,1’e geriledi. Geçen yılın son çeyreğini de katarak 12 aylık büyüme oranına bakarsak yüzde 3,6’lık bir büyüme oranı karşımıza çıkar. Ekim ve Kasım aylarının sanayi üretim endeksi ve kapasite kullanım oranlarından giderek bir tahmin yapacak olursak yıllık büyüme oranının yüzde 3 dolayında bir yerlerde çıkacağını tahmin edebiliriz. Demek ki ekonomide bir soğuma var. Şimdiye kadarki görünüm yumuşak iniş denilen görünüme uygun. Ekonomideki soğumanın arkasında yatan neden tüketim harcamalarının yani talebin hız kesmiş olması. Bunu değerlendirebilmek için tüketim harcamalarının bir önceki yıl ortalamasına göre nasıl değiştiğine bakmamız gerekir. TÜİK, Dönemsel Gayrisafi Yurt İçi Hasıla, III. Çeyrek: Temmuz-Eylül, 2024 Haber Bülteni ve eklerindeki verileri kullanarak ürettiğim aşağıdaki tablo bu durumu gösteri...

2026 Tuhaf Bir Yıl Olacak

Resim
Altın, Gümüş, Petrol Fiyatları ve Trump Aşağıdaki tablo altın, gümüş ve ham petrol (Brent) fiyatlarının Trump göreve başlamadan bir gün önceki fiyatlarıyla bugünkü fiyatlarını ve iki tarih arasındaki değişim oranını gösteriyor: Altın bir yılda yüzde 64, gümüş yüzde 163 değer kazanmış, ham petrol ise yüzde 27 değer kaybetmiş. Altın ve gümüşün sanayide kullanımının artması bu artışlarda etkili olmakla birlikte Trump’ın yarattığı riskler nedeniyle merkez bankalarının altın rezervlerini artırmaya yönelmesinin ve insanların da güvenli liman olarak görülen altına taleplerini yükseltmesinin etkisi daha büyük. Özellikle güneş panellerinde ve elektrikli otomobillerde kullanılmasıyla sanayideki talebi artan gümüşe insanların da yatırım aracı olarak yönelmesi sonucu fiyat astronomik bir şekilde yükselişe geçti. Avrupa’da, Çin’de, Japonya’da ekonomilerin büyüme ivmelerini kaybetmesi petrole olan talebi azaltır ve fiyat düşüşüne yol açtı. Trump’ın Venezuela operasyonu petrol fiyatının daha da düş...