Kayıtlar

Altın Dosyası

Resim
Altın Altın, parlak, ağır ve kolay tepkimeye girmeyen bir metaldir. O nedenle dış etkenlerden fazlaca etkilenmez. Örneğin paslanmaz ve kararmaz. Saf haliyle son derecede yumuşak olduğu için kolay şekil verilebilir. Aslında iletkenliği yüksek olduğu halde az bulunduğu için iletken olarak kullanılamayacak kadar pahalıdır.  Tarih boyunca çıkarılan altının toplamı 165 bin metrik ton dolayında tahmin edilmektedir. Bu miktar ancak üç buçuk adet olimpik havuzu doldurabilir.   Altının saflık derecesi ayar ya da karat denilen ölçüyle ölçülür. Ayarın formülü şöyledir: X = 24 (Mg/Mm) Bu formülde; X altının ayarını, Mg alaşımdaki altın miktarını, Mm alaşımın toplam ağırlığını gösteriyor. Bu formülü kullanarak örneğin 91,6 gram altınla 8,4 gram gümüşün karışımından oluşan bir alaşımın ayarını bulalım: X = 24 (91,6 / 100) = 21,99 = 22 ayar. 24 ayar altın yüzde 100, 22 ayar altın yüzde 91,6, 18 ayar altın yüzde 75,14, 14 ayar altın ise yüzde 58,5 oranında saf altın içerir. Ger...

Zeytin Dosyası

Resim
Zeytin Zeytin (Olea Europea), Akdeniz iklimine sahip bölgelerde yetişen, zeytingiller familyasına mensup, meyvesi yenen bir ağaçtır. Geniş, kıvrımlı ve düzgün olmayan bir gövdeye sahip olan zeytin ağacı on metreye kadar uzayabiliyor. Yaşam süresi oldukça uzun olan zeytin ağacının 2000 yıldan yaşlı olanları var. Ağacın meyve verir hale gelmesi normal koşullarda ortalama 25 yılı alıyor. Buna karşılık fidandan yetiştirilen zeytin ağaçları çok daha erken (3 – 4 yılda) meyve verebiliyor. Yüzden fazla madde içeren zeytin yaprağı da ayrı bir değer. Yaprakta yer alan oleuropein, zeytin ağacını zararlılara ve hastalıklara karşı koruyan ve zeytin ağacının yüzlerce yıl ayakta kalmasını sağlayan en önemli maddelerden birisi. Zeytin yaprağının zengin içeriğini oluşturan bu uçucu yağlar ve maddeler ilaç sanayiinde kullanılıyor.  Dünyada en fazla bilinen zeytin türleri şunlar: Mazanilla (İspanyol, yeşil), picholine (Fransız, yeşil), kalamata (Yunan, siyah), niçoise (Fransız, siyah), li...

Petrol Dosyası

Resim
Konvansiyonel Petrol Petrol (petroleum) kelimesi, Latince taş anlamını gelen “petra” ile yağ anlamına gelen “oleum” kelimelerinin birleşmesiyle oluşmuştur. Milyonlarca yıl önce denizlerle kaplı olan yerküre içerisindeki binlerce bitki ve hayvan artığının çürüyerek yer tabanında biriktiği ve zamanla deniz sularının çekilmesiyle bu artıkların üzerinin kum ve toprakla kapandığı, daha sonra yerin altında oluşan sıcaklık ve basıncın etkisiyle petrolün oluştuğu tahmin ediliyor. Milyonlarca yıl süren bu oluşum sonucunda yerin altında sıkışan petrol, çoğunlukla geçirgen tabakalarda rezervuar olarak adlandırılan yerlerde birikmiş bulunuyor. Bileşiğinde yoğun olarak metan, etan ve propan gazları bulunuyor. Ham petrolün işlenmesiyle benzin, dizel, gaz yağı ve fuel oil elde ediliyor ve bu ürünler bugün pek çok alanda enerji kaynağı olarak kullanılıyor. Dünyada ilk petrol kuyusu ABD’nin Pennyslvania eyaletinin Rouseville kentinin Titusville kasabasında, 16 Ağustos 1861’de Albay...

TL Niçin Pozitif Ayrışmaya Başladı?

Resim
TL, son bir haftada başta Dolar olmak üzere yabancı paralara karşı değer kazanmaya başladı. Bu eğilimin bir süre daha devam etmesi ve büyük ölçüde kur artışının yarattığı maliyet baskısıyla yukarı giden enflasyonun da buna paralel olarak inişe geçmesi bekleniyor. Bu gelişme kimine göre ekonominin iyiye gitmesinden kaynaklanıyor, kimine göre sadece bir illüzyonun sonucu. Sherlock Holmes diyor ki; “İnsanların göz ardı ettiği şeyleri görmek, sonuca ulaşmanın ilk kuralıdır.” Bu ilkeden hareketle incelememize başlayalım. TL, son üç yılda Dolara karşı ciddi değer kayıpları yaşadı. TL’nin, Dolar karşısındaki durumunu, kırılgan beşliyi oluşturan ülke paralarıyla birlikte aşağıdaki tabloda özetliyorum (Tablodaki verileri www.bloomberg.com/markets/currencies sitesinden aldım. Hesaplamalar bana ait.) 1 USD =  2013 2014 Fark (%) 2015 Fark (%) 2016 Sonu Fark (%) Brezilya (Real) 2,3383 2,6692 -14,2 3,9443 -47,8...

Osmanlı Dış Borçlanmasından Menkul Kıymetleştirmeye

Bugünlerde çok konuşulan sürekli tartışılan konuların başında menkul kıymetleştirme (securitization) geliyor. Menkul kıymet, finans dilinde, hisse senedi, tahvil, bono gibi gelir getiren bir kıymetli evrakı tanımlamakta kullanılır. Alacaklar, krediler ya da kira gelirleri gibi varlıkların temsil ettiği alacak haklarının ihraç edilen menkul kıymete dayanak oluşturması ve bundan gelir sağlanması işlemine de menkul kıymetleştirme denir.  A Bankasının 100 milyon TL’lik bir yıl vadeli yüzde 15 faizli kredi alacağı karşılığında 100 milyon TL nominal değerli bir senet hazırlayıp bunu B Bankasına 90 milyon TL’ye satması menkul kıymetleştirme işlemidir. Sistem basit biçimde şöyle işleyecektir: A Bankası bir yıl vadeli yüzde 15 faizli 100 milyon TL’lik kredi açmıştır. Yılsonunda bunu yüzde 15 faiziyle birlikte 115 milyon TL olarak tahsil edecektir. A Bankası bu kredi alacağını karşılık göstererek menkul kıymetleştirme yapmış ve hazırladığı senedi B Bankasına 90 milyon TL’ye satmışt...

Yıl Ortasında Türkiye Ekonomisinin Durumu

Resim
2017 yılının ortasına gelmiş bulunuyoruz. Bu yılbaşında tahmin yapmadığım için yıl ortasında bir durum değerlendirmesi yapmam şart oldu. Aşağıdaki tablo; Türkiye ekonomisinin çeşitli göstergelerini karşılaştırmalı olarak ele alacak biçimde hazırlandı (verilerin derlendiği kaynaklar: TÜİK, Maliye Bakanlığı, Hazine, TCMB, BDDK web siteleri.) 2014 2015 2016 2017 2017 Durum İmalat Sanayiinde Kapasite Kullanımı 74,8 74,8 76,6 77,2 4 aylık Aylık Sanayi Üretim Endeks Değişimi 5,8 1,2 4,7 2,1 IÇ’ler Yeni Konut Fiyat Endeksi 168,4 194,5 216,5 224,2 Mart İşsizlik Oranı (%) 9,9 10,3 10,9 12,6 Şubat Enflasyon (%) 8,2 8,8 7,5 11,9 Nisan Gösterge Faiz (%) 8,02 11,15 10,63 11,15 Mayıs Bütçe Dengesi / GSYH (%) -1,1 -1,0 -1,1 -2,0 Tahmin ...

Euro Bölgesinin Son Durumu

Avrupa Merkez Bankası (ECB) Başkanı Mario Draghi, uygulanan parasal politikaların toparlanmaya yardımcı olduğunu ancak daha alınacak yol olduğunu ve dolayısıyla parasal önlemlerin devam ettirilmesi gerektiğini söyleyince Euro değer kaybetmeye başladı. Oysa Draghi tümüyle gerçekleri dile getirmişti. ECB ve Euro Bölgesi krizi Öncelikle ECB’nin küresel kriz karşısında neler yaptığını bir hatırlatalım. 2008’de başlayan küresel krize Avrupa Merkez Bankası’nın (ECB) ilk tepkisi konvansiyonel para politikası araçlarıyla müdahale etmeye çalışmak biçiminde oldu. Zaman ilerledikçe ECB de Fed gibi konvansiyonel olmayan bir para politikasına döndü. ECB, 2010’da genişletilmiş kredi destek programı (enhanced credit support) uygulamaya geçti ve Fed ile bir swap hattı kurdu (Term Auction Facility - TAF.) Yeniden finansman mekanizması çerçevesinde bütün bankalara sabit faizle ve sınırsız olarak kredi imkanı sundu (Long term Refinancing Operation – LTRO.) 2009 yılı Mayıs ayında ilk tahvil alım pr...

Kredi Garanti Fonu ve Varlık Fonu Uygulamaları Üzerine Bir Değerlendirme

Kredi Garanti Fonu Kredi Garanti Fonu (KGF) sanılanın aksine oldukça eski bir fon. 1993 yılında yeterli teminatı olmayan KOBİ’lere kefil olmak suretiyle onların finansmana erişimini kolaylaştırmak amacıyla kuruldu. KGF’nin temel görevi KOBİ’lere teminat desteği sağlamak olarak tanımlanıyor. Türkiye’deki işletmelerin yüzde 99,8’inin KOBİ olduğu, çalışanların yüzde 78’inin KOBİ’ler tarafından istihdam edildiği, toplam yatırımların üçte birinden fazlasının KOBİ’ler tarafından yapıldığı, üretimin yüzde 54’ünün ve yaratılan katma değerin yüzde 55’inin KOBİ’lere ait olduğu dikkate alınırsa KOBİ’lerin finansmana erişimine sağlanan desteğin ne kadar önemli bir görev olduğu anlaşılabilir. KGF’nin kaynakları şunlardır: (1) Sermayesi, (2) Hazinenin sağladığı fonlar, (3) Avrupa Yatırım Fonu’nun verdiği kaynaklar, Bakû boru hattı projesinden elde edilen kaynaklar.

Türkiye'de uygulanan Ekonomi Politikası Başarılı mı?

Resim
Ekonomi politikasının iki temel alt politikası var: Maliye politikası ve para politikası. Bu iki alt politikanın 2002’den bu yana başarılı olup olmadığını ele alıp ölçmeye çalışalım. Maliye politikası Maliye politikası bir ekonomideki dengesizlikleri gidermek veya daha iyi dengelere ulaşmak için vergi, harcamalar, borçlanma, teşvik, destekleme alımları gibi alt politikaları kullanarak yürütülen bir ekonomi politikası türü. Her ne kadar teşvik ve desteklemenin başarısını ölçebilmek için başka bazı analizler yapmak gerekse de maliye politikasının genel olarak başarılı olup olmadığı kamu kesimi dengesinin açık verip vermediğine, vermişse bu açığın hangi düzeyde olduğuna, kamu borç yükünün hangi düzeyde bulunduğuna bakarak ölçülür. Biz de bu iki ölçüyü kullanarak Türkiye’de uygulanan maliye politikasının başarılı olup olmadığını ölçmeye çalışacağız.

Piyasa Çelişkisi

Mal ve hizmetleri satın almak isteyenler yani talep edenlerle bu mal ve hizmetleri satmak isteyenler yani arz edenlerin buluştukları yer piyasa olarak tanımlanıyor. Piyasa fiziksel bir yer olabileceği gibi telefon, internet gibi iletişim ve ulaşım kanalları üzerinden, fiziksel görüşme olmaksızın da oluşturulabiliyor. Aldıkları kararlarla piyasada arz veya talep miktarını, mal ve hizmet fiyatlarını veya kuralları etkileyebilen kişi veya kurumlara piyasa aktörleri deniyor. Buna göre bir malın üreticileri kadar o malı satın almak isteyenler de piyasada aktör konumunda bulunuyor. Diyelim ki sendikalar bir sektörde ücret artımını sağlarlarsa piyasayı etkilemiş olurlar. Çünkü üretici o artışı mal ya da hizmetin fiyatına yansıtır, bu da malın satışından üretimine kadar birçok aşamayı etkiler.