23 Ocak 2020 Perşembe

Demokrasi Dosyası: Dünyada ve Türkiye'de Durum

Demokrasinin Düzeyi ve Kalitesinin Ölçülmesi Meselesi
Demokrasinin düzeyi ve kalitesinin ölçülmesinde başvurulacak yöntemler konusunda farklı düşünceler ve yaklaşımlar bulunuyor. Konuyu uluslararası alanda değerlendiren iki önemli kuruluş var: (1) Freedom House (merkezi Washington'da olan ve bazı ülkelerde şubeleri bulunan bir sivil toplum örgütü), (2) The Economist Intelligence Unit (İngiltere kökenli The Economist Dergisi Grubu içinde yer alan, araştırma ve analizler yapan, tahmin ve danışmanlık hizmetleri veren bir kuruluş.) Bu iki kuruluşun demokrasi derecesini ölçme yöntemleri arasında kapsam ve seçilen göstergeler yönünden bazı farklar var. Önce bunları açıklayalım.

The Freedom House, 2019 yılında, önceki yıllarda uyguladığı metodolojide olduğu gibi, İnsan Hakları Evrensel Bildirgesinde yer alan haklardan yola çıkmış ve kişilerin bu haklardan yararlanma derecesine göre ölçüm yapmış. Bu haklara dayalı 25 farklı kategoride ülkelerin durumuna 0 ile 4 arasında not vererek toplamı 100 üzerinden değerlendirmiş. Bütün bu ölçümler sonunda siyasal haklar ve sivil özgürlükler şeklinde bölünen iki kategori esas alınarak en yüksek demokrasi kalitesine sahip ülkeler 1 ve en düşük demokrasi kalitesine sahip ülkeler 7 olacak şekilde nihai değerlendirmeye tabi tutularak ülkeler üç grupta sınıflandırılmış: (1) Özgür Ülkeler, (2) Kısmen Özgür Ülkeler, (3) Özgür Olmayan Ülkeler.      

20 Ocak 2020 Pazartesi

Türkiye’de Para ve Maliye Politikasının Başarısının Ölçülmesi

Maliye Politikası Uygulamasının Sonuçları
Bütçe, vergiler başta olmak üzere gelirleri, harcamaları ve borçlanmayı kapsadığı için maliye politikasının en önemli uygulama aracı konumundadır. Buna göre bütçede başlangıç için öngörülen açık (ya da fazla) ile gerçekleşen (açık ya da fazla) arasındaki farklar (sapmalar) bize maliye politikasının ne kadar başarılı olduğunu gösterir.

Aşağıdaki grafiklerden soldaki 2002 – 2019 yılları arasında bütçe dengesinde başlangıç öngörüsüyle gerçekleşen durum arasındaki sapmayı, sağdaki grafik aynı durumun 2010 – 2019 yılları arasındaki görünümünü sergiliyor. Sağdaki grafiğin kapsanan süre dışındaki bir farkı da 2019 yılında tarihte ilk kez kullanılan TCMB yedek akçesini dışarıda bırakmış olmasıdır.

18 Ocak 2020 Cumartesi

Ticaret Savaşı ABD'ye Yarar mı?

ABD Merkez Bankası Fed’in iki ekonomisti Aaron Flaaen ve Justin Pierce’in 23 Aralık 2019’da Fed tarafından yayınlanan ‘Disentangling the Effects of the 2018-2019 Tariffs on a Globally Connected U.S. Manufacturing Sector’[i] başlıklı çalışmalarında ABD Başkanı Donald Trump’ın ABD’li imalatçıları korumak ve güçlendirmek adına tarifeleri yükseltme stratejisinin ters sonuçlar verdiği, iş kayıplarına yol açarak üretici fiyatlarında artışa sebep olduğu ortaya konuluyor. Çalışmada, tarifelerin ABD iç piyasasında bazı sanayi kollarında rekabeti düşürdüğüne de değiniliyor. Yazarlar, ticaret politikasının yerli üretimin korunması ve geliştirilmesi amacıyla geleneksel kullanımının günümüzde birbirine bağlı küresel arz zincirinin varlığı altında karmaşık sonuçlara yol açtığına değiniyorlar. Bu politikanın gelişmiş ülke ekonomilerine bir yarar sağlayacaksa bunun çok sınırlı olacağına dikkati çekiyorlar.   

15 Ocak 2020 Çarşamba

Büyümeye Dönüşün Maliyeti

TÜİK’in açıkladığı Kasım ayı verileri daha önce Ekim ayı verileri üzerine yaptığımız ekonomideki dipten dönüş işaretleri yorumumuzu güçlendiriyor. Aşağıdaki üç grafikten sol üstteki arz (üretim) tarafını temsil etmek üzere kullandığımız sanayi üretimindeki yıllık değişim oranlarını, sağ üstteki talep (tüketim) tarafını temsil etmek üzere kullandığımız perakende satış hacmi yıllık değişim oranlarını ve en alttaki de konut satış sayılarını gösteriyor (Grafikler için kaynak: TÜİK, Haber Bültenleri.)


Grafiklerden görüleceği gibi 2019 yılının Eylül, Ekim ve Kasım aylarında değişim oranları 2018 yılındaki aynı aylara göre pozitif değişime dönüşmüş yani arz da talep de artmış bulunuyor. Üç aydır devem eden bir artış eğilimini artık işaret olarak nitelendirmek doğru olmaz, dönüş başlamış diye yorumlamak gerekir. Bu dönüşü, konut satışlarındaki artışlardan ve buraya grafiğini almadığımız otomotiv sektöründeki toparlanmadan da görmek mümkün.

11 Ocak 2020 Cumartesi

Kitaplar ve Yorumlarım

Kathleen Sears, Mitoloji 101 (Çeviren: Ekin Duru), 8. Baskı, Say Yayınları, 2019.
Yunan ve Roma mitolojisi benim pek sevdiğim bir daldır. Her biri içinden dersler çıkarılacak öykülerdir. Arada bir dalıp mitolojiyi gözden geçirir, yeni öyküler bulur, dersler çıkarırım. Kathleen Seras’in mitoloji kitabı bu anlamda harika bir özet.

Şenol Çarık (derleyen), Cumhuriyet’in Ekonomi Politiği, Tarihçi Kitabevi, 2019
Şenol Çarık ilginç bir derleme yapmış. Aralarında benim de bulunduğum iktisatçı, sosyal bilimci ve gazetecilerin Cumhuriyet döneminin ekonomik ve sosyal durumuyla ilgili yazılarını, görüşlerini bir araya getirmiş ve kolay okunur, anlaşılır bir kitap çıkarmış ortaya. Farklı yaklaşımlara sahip yazarların birçok konuda birleştiği derlemeyi okumakta yarar var.

8 Ocak 2020 Çarşamba

Ekonomide Tehlikeli Deneyler

Türkiye, hızlı bir faiz indirimi sarmalına girdi. İlk sonuçlar başarılı göründüğü için pek çok kişi faizleri hızlı düşürmenin yanlış olabileceğini savunan iktisatçıları suçlamaya koyuldu.
Faiz bir ekonomide ne kadar önemlidir ve eğer düşürülürse yatırımlara ayrılacak tasarruflar artar mı? Önce bu soruyu yanıtlayalım. Bu sorunun yanıtını verebilmek için üretim faaliyetinde yer alan faktörlere ve onların üretimden aldığı paylara bakmak gerekir.  

Bir ekonomide üretim yapılabilmesi için dört üretim faktörünün bir araya gelmesi gerekir: Emek, sermaye, doğal kaynaklar, girişimcilik (müteşebbislik.) Girişimci, emek, sermaye ve doğal kaynakları bir araya getirip organize ederek üretimi gerçekleştiren kişidir. Bu üretim faktörlerinin üretime yaptıkları katkı karşılığında aldıkları paylar da şöyledir:

Üretim Faktörü
Üretimden Aldığı Pay
Emek
Ücret
Sermaye
Faiz
Doğal Kaynaklar
Rant
Girişimcilik
Kâr

Herhangi bir mal veya hizmetin üretimi amacıyla yatırım yapacak olan kişi ister kredi alarak isterse kendi parasını sermaye olarak koysun faiz hesabını yapmak zorundadır. Çünkü kendi parasını sermaye olarak koyduğunda o parayı bankaya koyarak veya tahvil alarak elde edeceği faizden vazgeçmiş olur (alternatif maliyet.)

2 Ocak 2020 Perşembe

Türkiye Ekonomisinin Son 17 Yılı

AKP, 17 yıldır tek başına iktidarda bulunuyor. Türkiye Cumhuriyeti tarihinde hiçbir siyasal parti bu kadar uzun süre iktidarda tek başına kalamadı. Öteden beri yaygın olan bir inanç vardır: “Tek başına iktidar istikrar demektir ve dolayısıyla ekonominin de istikrarlı olmasını sağlar.” Bu inancın doğru olup olmadığını test etmek için elimizde yeterince uzun bir süre iktidar süresi ve yeterince veri var. Şimdi bu verileri kullanarak 2002 – 2018 arası dönemi, 1985 – 2001 arası dönemle karşılaştırarak değerlendirmeye çalışalım.

Kaynaklar ve Yöntem Hakkında Açıklama
Verilere dayalı değerlendirmelere girişmeden önce kullandığımız veriler ve yöntem hakkında kısa bir açıklama yapalım.

Bu yazıda kullanılan bütün veriler (son tablo hariç) devletin (TÜİK, Hazine ve Maliye Bakanlığı, TCMB ve Özelleştirme İdaresi) yayınladığı resmi veriler kullanılarak oluşturulmuştur. Son tablo (küresel sistemdeki yerimiz) ise IMF sitesindeki veriler (IMF, World Economic Outlook Database, October 2019) esas alınarak düzenlenmiştir.   

Dönem karşılaştırmaları yaparken AKP’nin iktidarda olduğu 17 yıllık süreyi (2003 – 2019) esas aldık. Öyle olunca önceki dönemi de 1985 – 2001 yılları olarak aldık. 2002 yılına her iki dönemde (ilki için karşılaştırmanın son yılı, ikincisi için karşılaştırmanın ilk yılı olarak yer verdik. 2019 yılı verileri gerçekleşme tahminleridir.
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...